Altılı Masa’nın Anayasa Değişikliği Önerisi’nde Önemli Eksik

Geçen gün, siyaset tarihi için önemli bir gündü.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA), Demokrat Parti (DP), Gelecek Partisi, İyi Parti ve Saadet Partisi’nden oluşan ve Altılı Masa olarak adlandırılan oluşum “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem – Anayasa Değişikliği Önerisimetnini kamuoyu ile paylaştı.

Okumaya devam et Altılı Masa’nın Anayasa Değişikliği Önerisi’nde Önemli Eksik

Kamu Denetçiliği Kurumu: “Gençlik ve Spor Bakanlığı Tahkim Kurulu Kararları Kişisel Veriler Korunarak ve Gerekçeli Şekilde Yayımlanmalıdır”

Bir genç meslektaşım, çok değerli bir avukat Gençlik ve Spor Bakanlığı Tahkim Kurulunun 2016 yılından günümüze kadar vermiş olduğu kararların Kurulun ve/veya ilgili Bakanlığın resmi internet sitesinde ya da başka suretlerle kamunun yararlanacağı, erişebileceği biçimde (6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununa aykırılık oluşturmayacak şekilde) yayımlanmasına karar verilmesini talep etmiş.

Gençlik ve Spor Bakanlığı Tahkim Kurulu, talebi reddetmiş.

Tahkim Kurulu, Bilgi Edinme mevzuatını gerekçe göstermiş.

Kamu Denetçiliği Kurumu ise Tahkim Kurulu’nun red gerekçelerini tek tek çürütmüş ve Tahkim Kurulu kararlarının kişisel veriler korunarak ve gerekçeli şekilde yayımlanması hususunda Gençlik ve Spor Bakanlığına tavsiyede bulunulmasına karar vermiş.

GSB Tahkim Kurulu bu tavsiye kararına uyar mı, uymaz mı bilmiyorum.

GSB Tahkim Kurulu’nun tüm kararlarını yayınlayacağından emin değilim. Kurulun çoğu gerekçeli (!) gerekçeli kararı aslında gerekçe barındırmıyor.

GSB Tahkim Kurulu’nun hukuka aykırı yapılanması ve işleyişi ile ilgili görüşlerimi sık sık dile getiriyorum. Kamu Denetçiliği Kurumu’nun tavsiye kararını değerlendireceğim yazıda GSB Tahkim Kurulu’nu detaylı şekilde anlatacağım.

KDK’nın kararına uyulmasını ve GSB Tahkim Kurulu’nun bütün kararlarının yayınlanmasını diliyorum.

KDK’nın kararı aşağıdadır:

Okumaya devam et Kamu Denetçiliği Kurumu: “Gençlik ve Spor Bakanlığı Tahkim Kurulu Kararları Kişisel Veriler Korunarak ve Gerekçeli Şekilde Yayımlanmalıdır”

Tahir Kum Yanlış Yazmış. Fenerbahçe’nin AİHM Başvurusu Milat Değil

Geçen günlerde Fenerbahçe Spor Kulübü, kulübün, kulüp başkanı Ali Koç ve yönetim kurulu üyesi Alper Pirşen’in Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) yaptıkları başvurular hakkında açıklama yayınladı.

Açıklamaya göre, devlet üç başvurucu ile uzlaşmış.

Hürriyet yazarı Tahir Kum, bu gelişme hakkında bir yazı kaleme almış.

Yazıdaki yorum bölümü yanlış, gerçeğe aykırı.

Kum, yazısının son paragrafında aşağıdaki ifadeleri kullanmış:

Okumaya devam et Tahir Kum Yanlış Yazmış. Fenerbahçe’nin AİHM Başvurusu Milat Değil

7405 Sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu Paneli (14.05.2022)

İstanbul Barosu Spor ve Spor Hukuku Komisyonu, 14 Mayıs 2022 tarihinde 7405 Sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu Paneli düzenledi.

3 oturumda gerçekleşen panelde kanun birçok yönüyle tartışıldı.

Aşağıda panel programını ve oturum videolarını paylaşıyorum.

İlerleyen günlerde panel notlarımı derleyip paylaşacağım.

Okumaya devam et 7405 Sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu Paneli (14.05.2022)

O Yemin Tutmaz(dı)

Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu Nisan ayında yürürlüğe girdi.

Bu kanunda hiçbir pratik etkisi olmayacak, sadece cila niteliğinde birçok düzenleme var.

O düzenlemelerden biri Türkiye Futbol Federasyonu’nun ilk derece kurulları ile Tahkim Kurulu üyeleri için getirilen yemin zorunluluğu.

Okumaya devam et O Yemin Tutmaz(dı)

Futbol Hakemleri Anayasa Mahkemesine Başvurabilirler mi?

Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu (MHK), Süper Lig’de görev alan hakem kadrosunu yeniden belirlerken 13 ismi listeden çıkardı.

Cüneyt Çakır, Fırat Aydınus, Ali Palabıyık, Halis Özkahya, Abdulkadir Bitigen, Bahattin Şimşek, Hüseyin Göçek, Suat Arslanboğa, Burak Şeker, Alper Ulusoy, Mert Güzenge, Tugay Kaan Numanoğlu ve Özgür Yankaya‘nın görevlerine bu sezon için son verildi.

Bu hakemlerin listeden çıkarılmaları hakkında çok spekülasyon yapıldı.

MHK başkanı Ferhat Gündoğdu’nun yayıncı kuruluşa verdiği röportaj kafaları karıştırdı.

Ferhat Gündoğdu’nun açıklamaları MHK’nın kararının hukuka aykırı olduğunu açıkça ortaya koydu.

Bazı hakemler TFF Tahkim Kurulu’na başvurdular.

TFF Tahkim Kurulu hukuka göre hareket ederse, MHK’nın kararını iptal etmeli ancak bu kurul bu şekilde çalışmıyor. Kurulun başvuruları reddetmesi sürpriz olmaz.

Peki TFF Tahkim Kurulu başvuruları reddederse ne olacak? Hakemler TFF Tahkim Kurulu kararına karşı bir makama başvurabilirler mi?

Sorunun cevabı çok basit olmasına rağmen Türkiye’de bazı spor hukukçularının mevzuattan bihaber şekilde yorum yaptıklarını gördüm.

Doğru cevabı vereyim.

Hakemler, TFF Tahkim Kurulu’nun olası red kararına karşı Türkiye’de hiçbir yargı merciine başvuramayacaklar.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, zorunlu tahkim kararlarına karşı devlet mahkemelerine başvurulmasını yasaklıyor.

Türkiye’de bazı spor hukukçuları “yargı merciine başvuru” yasağını bölge adliye mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ile sınırlı başvuru yasağı zannediyorlar. Bu hukukçular TFF Tahkim Kurulu’nun kararlarının verilmekle kesinleşeceğini ve bu kesinleşen kararlara karşı Anayasa Mahkemesi’ne başvurulabileceğini, bireysel başvuru yapılabileceğini iddia ediyorlar.

Bu görüş (!) mevzuat bilmemekten kaynaklanıyor.

Anayasa Mahkemesine bireysel başvurunun şartları özel kanunda düzenleniyor.

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun uyarınca, Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler bireysel başvurunun konusu olamaz.

Anayasa, sporda zorunlu tahkim kararlarını yargı denetimi dışında bırakıyor. Haliyle, zorunlu tahkim kararlar hakkında Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılamaz.

Sonuç olarak, MHK’nın liste dışı bıraktığı hakemler, TFF Tahkim Kurulu’nun olası red kararlarına karşı Anayasa Mahkemesi’ne başvuramayacaklar.

TFF Tahkim Kurulu’nun kararı ile iç hukuk yolları tükenmiş olacak. Hakemler Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurabilecekler.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2021 Yılı Raporu’nu Yayınladı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 2021 yılı faaliyet raporunu yayınladı.

Raporda mahkemenin 2021 yılında verdiği önemli kararlar, 2021 yılı istatistikleri yer alıyor.

Türkiye, istatistiklerde yine öne çıkmayı başardı. Bu, gurur duyulacak bir konu değil.

2021 sonu itibarıyla İHAM önünde Türkiye’ye karşı yapılmış toplam başvuru sayısı 15.251. Türkiye, Rusya’nın ardından ikinci sırada.

2021 yılında Türkiye’ye karşı 78 karar verildi.

2021 yılında, Türkiye, 31 ihlal kararıyla ifade özgürlüğünü Avrupa Konseyi üyesi ülkeler içerisinde en fazla ihlal eden devlet oldu.

AİHM KARARLARI TÜRK SPOR TAHKİMİ SİSTEMİNİ DEĞİŞTİRECEK Mİ?

AİHM’nin 2021 yılında Türkiye aleyhine verdiği bazı kararlar Türk sporunu, Türk spor hukukunu yakından ilgilendiriyor.

AİHM, 2021 yılında, Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu ve Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu’nun kararlarına karşı yapılan bazı başvurular hakkında ihlal kararları verdi.

AİHM, başvurucuların adil yargılanma, ifade özgürlüğü, özel hayata ve aile hayatına saygı haklarının ihlal edildiğine karar verdi.

TFF Tahkim Kurulu açısından, İbrahim Tokmak / Türkiye, Naki ve Amed Sportif Faaliyetler Kulübü Derneği / Türkiye, Sedat Doğan / Türkiye, Ekşioğlu ve Mosturoğlu / Türkiye kararları 2021 yılına damga vurdu.

Bu kararların ortak noktası, TFF Tahkim Kurulu’nun bağımsız ve tarafsız olmadığının ortaya konması oldu.

Üç kararda başvurucuların ifade özgürlüklerinin ihlal edildiği tespit edildi.

Ekşioğlu ve Mosturoğlu / Türkiye kararında ise, AİHM, ceza yargılamasında kullanılan telefon tapelerinin TFF tarafından kullanılmasının özel hayata ve aile hayatına saygı hakkını ihlal ettiğini belirtti. AİHM, bu delillerin disiplin yargılamasında kullanılması için, kanunda açık düzenleme bulunması gerektiğine işaret etti (par. 53).

Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu açısından ise A.M. / Türkiye kararı, SHGM Tahkim Kurulu’nun hukuk tanımaz, içler acısı halini ortaya koydu. İtiraf edeyim, bu kararı okurken, SHGM Tahkim Kurulu üyelerinin yerine utandım. Bu karardan sonra kurul üyelerinin istifa etmemelerini, hiç utanmadan o kurulda görev almaya devam etmelerini yadırgadım.

AİHM, A.M. / Türkiye kararında, Herkes İçin Spor Federasyonu’nun Hazreti Muhammed’e hakareti cezalandırmak için yürürlükte olmayan disiplin talimatını kullanması ve SGM Tahkim Kurulu’nun zamanaşımını aşmak için Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen ”İnsanlığa Karşı Suçlar” ile kıyas yapmasının kanunilik koşulunu ihlal ettiğini hükme bağladı.

Yukarıda sayılan kararlar bir yandan sevindirici olmakla birlikte, diğer yandan AİHM’ye duyulan güveni sarstı.

AİHM, başvurucular tarafından ileri sürülen bazı ihlal iddialarını değerlendirmekten imtina etti.

AİHM,

  • TFF Tahkim Kurulu’nun kanunla düzenlenen bir mahkeme olmadığı,
  • SHGM Tahkim Kurulu’nun bağımsız ve tarafsız olmadığı,
  • Anayasa’nın 59’uncu maddesinde düzenlenen, tahkim kurulu kararlarına karşı devlet yargısına başvuru yasağının AİHS’yi ihlal ettiği,
  • Futbol dışı paylaşımların cezalandırılmasını öngören Talimat hükümlerinin TFF Kanunu ve TFF Statüsü’ne aykırı olduğu,
  • Duruşma yapılmamasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiği,
  • Duruşmaların kapalı yapılmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiği,
  • TFF Tahkim Kurulu’na başvuru ücretinin çok yüksek olması sebebiyle, mahkemeye erişim hakkının engellendiği,
  • Tahkim yargılamasında adli yardım uygulanmamasının AİHS’yi ihlal ettiği,
  • Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği

İddialarını değerlendirmedi.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, AİHM’nin 2020 yılında yayınlanan Ali Rıza ve Diğerleri Kararı’ndan sonra, Nisan 2021 tarihinde yayınladığı İnsan Hakları Eylem Planı ve Uygulama Takvimi’nde ’spor tahkim kurullarının yapısının ve işleyişinin AİHM kararları da dikkate alınarak yeniden düzenleneceğini’ duyurmuş; Gençlik ve Spor Bakanlığı’na 6 ay süre verildiğini ilan etmişti.

Nisan 2021’in üzerinden 9 ay geçti ancak Gençlik ve Spor Bakanlığı spor tahkim kurullarının yapısı ve işleyişini AİHM kararlarına uygun olacak şekilde düzenlemedi.

Gençlik ve Spor Bakanı görevini ihmal etmekte iken, TFF genel kurulu TFF Statüsü’nde değişiklik yapan düzenlemeleri kabul etti. Statü değişikliği ile, TFF Tahkim Kurulu’nun yapısında ve işleyişinde değişiklikler yapıldı. Maalesef bu değişiklikler TFF Tahkim Kurulu’nu bağımsız ve tarafsız hale getirmeyecek. Aksine, kurul tamamen kulüplerin güdümüne girecek.

AİHM’YE BİNLERCE BAŞVURU YAPILMALI!

AİHM’nin Türk spor federasyonları ve spor tahkim kurulları ile ilgili verdiği kararlar, sporun paydaşları için büyük önem arz ediyor.

Sporcular, antrenörler, yöneticiler, hakemler başta olmak üzere tahkim kurulu kararlarından doğrudan etkilenen herkes AİHM’ye başvurabilir.

TFF Tahkim Kurulu’nun bağımsız ve tarafsız olmadığını ispatlamaya gerek yok. AİHM, bu kurulun yapısının bozukluğunu tespit etti.

AİHM’nin CAS ve TFF Tahkim Kurulu kararlarında kabul ettiği ilkeler dikkate alındığında, SGM Tahkim Kurulu’nun bağımsız ve tarafsız olmadığı rahatlıkla kabul edilecek.

Bu kurulların bozuk yapısı bile, tek başına, AİHM’den ihlal kararı çıkarmak için büyük avantaj sağlıyor.

Umarım her spor dalından AİHM’ye yüzlerce, binlerce başvuru yapılır ve devlet mahkum edilir.

Başka türlü, sporda insan haklarına saygılı yapılanma hayata geçirilmeyecek.

Savcılıktan Galatasaray’a Kötü Haber

Galatasaray ile TFF arasında büyük gerilime yol açan Oğulcan Çağlayan davasında, görevi kötüye kullandıkları gerekçesiyle Galatasaray’ın Tahkim Kurulu üyeleri hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı suç duyurusunda takipsizlik kararı kesinleşti.

Galatasaray SK, 11 Ağustos 2021 tarihinde, TFF Tahkim Kurulu Başkanı Murat Balcı ve üyeler Emine Yazıcıoğlu, Abdürrahim Güneşdoğdu, Eyüp Kul, Hüseyin Haluk Sonsuz, Murat Erbilen ve Osman Baturhan Dursun hakkında “Görevi kötüye kullanma” suçu işledikleri iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

GALATASARAY’IN İTİRAZI DA REDDEDİLDİ, KARAR KESİNLEŞTİ

İlk olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yetkisizlik kararı sonrasında şikayet dilekçisini İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu inceledi.

Soruşturmayı yürüten savcılık, inceleme sonucunda Galatasaray Kulübü’nün TFF Yönetim Kurulu’nun kararlarına istinaden başvurusunu değerlendiren TahkimKurulu’nun kararında herhangi bir suç unsuru olmadığına hükmederek, 15.11.2021 tarihli kararıyla kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Ardından Galatasaray karara itiraz etti.

Başvuruyu değerlendiren İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliği, itiraza konu olan kararı usul ve yasaya uygun bularak itirazı reddetti. Böylece, TFF Tahkim Kurulu üyeleri hakkındaki takipsizlik kararı kesinleşmiş oldu.

GALATASARAY HER KULVARDA YENİLİYOR

Galatasaray yönetimi, Oğulcan Çağlayan Olayı’nda TFF Tahkim Kurulu üyeleri hakkında sadece savcılığa başvurmakla yetinmemiş; TFF Tahkim Kurulu kararının iptali için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne başvurmuştu.

İstanbul BAM, Galatasaray SK’nın başvurusunu reddetmişti.

Açıkçası, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin iptal davasını reddetmesinin ardından savcılığın da takipsizlik kararı vermesi bekleniyordu.

Teknik hukuk bilgisi gerektiren, FIFA ve CAS kararlarıyla şekillenen futbol uyuşmazlıkları hakkında TFF Tahkim Kurulu’nun görevini kötüye kullandığını iddia ederken, Tahkim Kurulu’nun bilerek ve isteyerek hukuka aykırı karar verdiğini ispatlamak gerekiyordu. İstanbul Bölge Adliyesi, iptal davasını reddedince, savcılık da takipsizlik kararı verdi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı hukuka uygun mu?

Tartışılır.

Özellikle Galatasaray SK’nın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne dayanarak TFF Tahkim Kurulu’nun bağımsız ve tarafsız olmadığına yönelik iddiasının mahkeme tarafından savuşturulmasının üzerinde durmak gerekiyor.

Mahkemenin gerekçesini paylaşıyorum:

Avrupa İnsan Haklar Mahkemesi, Ömer Kerim Ali Rıza kararında “(…) adil yargılanma hakkının Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Tahkim Kurulunun bağımsızlığı ve tarafsızlığı açısından ihlal edildiğine karar vermiştir. (…). Hal böyle iken; Türkiye Futbol Federasyonu Uyuşmazlık Çözüm Kurulu nezdinde, gerekse Tahkim Kurulu nezdinde bu yönde bir itirazda bulunmadıkları gibi hukuki dinlenilme ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği savını ileri sürmemişler yargı yetkisini benimsemişlerdir. Bu iddianın bilahare ileri sürülmesi çelişkili davranış yasağı ve MK 2. maddesi gereğince dürüstlük kuralı kapsamında değerlendirilmelidir ve anılı hususlara aykırılık teşkil eder. (…) Tahkim Kurulu’nun yapısı ve oluşumu hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde kabul edilemez. Tahkim kurulunun oluşum ve faaliyetlerinde kamu düzenine ve yasaya aykırılık bulunmadığı, yazılı ve görsel basında çıkan yorum ve haber içerikli bir kısım yayının kurulun bağımsız ve tarafsız olmadığı şeklindeki ağır hukuki sonuçlar doğuran iddiaya tek başına ve yeterli dayanak olmayıp emsal gösterilen AİHM kararlarının ancak karara konu olay yönünden aykırılığı tespit edip tüm tahkim karar ve heyetleri yönünden geçerli ve bağlayıcı kabul edilemeyeceği değerlendirilmiştir. (…).

Mahkemenin yukarıdaki gerekçesi hukuka aykırı.

Mahkeme AİHM’nin kararını okumamış ya da içeriğini saptırmayı tercih etmiş.

AİHM, Ali Rıza ve Diğerleri Kararı’nda TFF Tahkim Kurulu’nun bağımsız ve tarafsız olmadığını tespit ettikten sonra, bu durumun sistematik bir sorun olduğunu açıklamış ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin bu sistematik sorunu en kısa sürede çözümlemesi gerekiğine işaret etmiştir.

AİHM, ”bu sistematik sorundur” demesine rağmen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin “AİHM kararlarının ancak karara konu olay yönünden aykırılığı tespit edip tüm tahkim karar ve heyetleri yönünden geçerli ve bağlayıcı kabul edilemeyeceği” şeklinde uydurduğu gerekçesi hukuka aykırıdır.

Mahkemenin sistematik sorunu görmezden gelmesi kabul edilemez.

Galatasaray SK’nın İstanbul BAM’ın red kararından sonra Yargıtay’a başvurduğunu biliyoruz.

Kulübün kesinleşen takipsizlik kararına karşı harekete geçip geçmeyeceğini zaman gösterecek.

Galatasaray SK, soluğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde alır mı?

Galatasaray SK bugüne kadar onlarca hukuk katliamının mağduru oldu. Kulüp hiçbir dosyayı AİHM’ye taşımadı.

Belki bu kez şeytanın bacağını kırarlar.

Spor Uyuşmazlıklarının Çözümünde Tahkim Semineri (Video)

Türkiye Futbol Federasyonu’nda AİHM Etkisi

Türkiye Futbol Federasyonu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ihlal kararlarından sonra yapılan yeniden yargılama taleplerini değerlendirmeye başladı.

Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu, daha önce ceza verdiği ancak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ilgili ceza kararları hakkında ihlal kararları verdiği dosyaları tekrar incelemeye başladı.

PFDK, hakem İbrahim Tokmak, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün eski yöneticileri Mehmet Şekip Mosturoğlu ile İlhan Yüksel Ekşioğlu’nun yeniden yargılama başvurularını kabul etti ve bu isimler hakkında ceza tayinine yer olmadığına karar verdi.

PFDK ÜYELERİ ARASINDA YANLIŞTA ISRAR EDENLER VAR

PFDK’nın bu kararları oyçokluğu ile aldığını dikkate alalım.

PFDK içinde ayrışma olmuş. Bir veya birkaç üye AİHM kararlarına rağmen ceza verilmesi konusunda ısrarcı olmuş.

Bu üyeler kim? Hangi gerekçeyle hukuka aykırılıkta inat ediyorlar?

Yanıtları gerekçeli kararlar tebliğ edildiğinde öğrenebiliriz.

Müvekkilim İbrahim Tokmak’ın dosyası ile ilgili gerekçeli karar tarafıma tebliğ edildiğinde, detayları blogda paylaşacağım.

AİHM’YE BAŞVURULAR ARTACAK

AİHM ihlal kararlarından sonra PFDK’nın yeniden yargılama yapması ve ceza tayinine yer olmadığına karar vermesi Türk spor hukuku açısından büyük önem arz ediyor.

Maalesef Türk Anayasası spor federasyonlarının sporun disiplinine ilişkin kararlarına karşı devlet mahkemesine başvurmayı yasaklıyor. Anayasa bu haller için zorunlu tahkim öngörüyor.

Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu ile Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu’nun bağımsız ve tarafsız olmadığı kabul ediliyor.

Ne yazık ki bu tahkim kurullarının kararlarına karşı yargıya başvurmak yasak.

Anayasa zorunlu tahkim kararlarını yargı denetimi dışında bıraktığı için bu kararlara karşı Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunmak da mümkün değil (Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun md. 45/III).

TFF Tahkim Kurulu ve SGM Tahkim Kurulu kararlarına karşı devlet yargısına başvurulamadığı için mağdurlar ancak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurabiliyorlar.

Bugüne kadar AİHM’ye çok az başvuru yapıldı.

2020 yılından beri AİHM önce TFF Tahkim Kurulu’nun yapısı, adil yargılanma hakkı ve ifade özgürlüğü ile ilgili ihlal kararları verdi. AİHM son olarak SGM Tahkim Kurulu’nun kararına karşı yapılan başvuruda ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini belirtti.

AİHM’nin ihlal kararları sonucunda Türkiye’de yargılamanın yenilenmesi talep edilebiliyor.

PFDK’nın ceza tayinine yer olmadığına dair kararları Türk futbol camiası için uyarı olmalı!

Adil yargılanmadığını düşünen, insan haklarının ihlal edildiğine kanaat getiren herkes TFF Tahkim Kurulu kararlarına karşı AİHM’ye başvurmalı.

AİHM’ye gerçek kişiler (insanlar) ve tüzel kişiler (kulüpler, şirketler) başvurabilir.

İlerleyen günlerde çok sayıda sporcu, antrenör, yönetici, hakemin AİHM’ye başvuracağını düşünüyorum. Başvurucu sayısının katlanarak artmasını umuyorum.

NOT:

AİHM’nin TFF ile ilgili ihlal kararı verdiği başvurular aşağıdadır.

Ali Rıza ve Diğerleri Başvurusu

İbrahim Tokmak Başvurusu

Sedat Doğan Başvurusu

Deniz Naki ve Amed Sportif Faaliyetler Kulübü Derneği Başvurusu

Ekşioğlu ve Mosturoğlu Başvurusu

TFF Tahkim Kurulu, Serkan Akal’ın İtirazını Reddetti

Eski futbol hakemi Serkan Akal ile Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) arasındaki uyuşmazlık yeni bir boyut kazandı.

Hikâyeyi hatırlayalım.

Merkez Hakem Kurulu, Serkan Akal’ın klasman dışı bırakınca Akal, MHK’nın kararına karşı TFF Tahkim Kurulu’na başvurmuştu.

Tahkim Kurulu itirazı reddedince, Akal soluğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) aldı.

AİHM, Akal’ın başvurusunu kabul etti.

AİHM, TFF kurullarının ve özellikle TFF Tahkim Kurulu’nun bağımsız ve tarafsız olmadığını tespit etti. AİHM, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verdi ve Türkiye Cumhuriyeti devletini tazminat ödemeye mahkum etti.

Mevzuata göre, AİHM’nin ihlal kararı vermesi halinde, bu ihlal kararı yeniden yargılama sebebi oluyor.

Serkan Akal da TFF’ye başvurarak hakem klasmanına geri alınmasını ve kendisine görev verilmesini talep etti.

İlk aşamada, yeniden yargılamayı hangi kurulun yapacağı tartışıldı. Dosya MHK ile TFF Tahkim Kurulu arasında dolaştı. En sonunda, MHK’nin yeniden yargılama yapacağona karar verildi.

MHK, Serkan Akal’ın hakem klasmanına geri alınma talebini reddetti.

Akal, bu karara karşı Tahkim Kurulu’na başvurdu.

TFF Tahkim Kurulu, Akal’ın itirazını reddetti.

Tahkim Kurulu’nun kısa kararı aşağıdaki gibidir:

Başvurunun esası hakkında yapılan inceleme neticesinde, Tahkim Kurulu tarafından, Merkez Hakem Kurulu’nun kararlarının denetiminin, ilgili uluslararası spor hukuku kuralları, FIFA ve UEFA düzenlemeleri uyarınca iç hukuk yönünden hukuki denetim ile sınırlı olarak yapılabileceği ve yerindelik denetimi yapılamayacağından, bu kapsamda Tahkim Kurulu’nun Merkez Hakem Kurulu kararını kaldırılarak Merkez Hakem Kurulu yerine gerçerek karar vermesinin hukuken mümkün olmadığından; Başvurucu Serkan Akal’ın üst klasman yardımcı hakem olarak listeye alınması ve göreve başlatılması yönündeki talebinin icraî nitelikte karar alınmasını gerektirdiğinden; yargılamanın iadesi talebi kabul edilerek yapılan değerlendirme neticesinde Merkez Hakem Kurulu’nun aldığı 17.08.2021 tarihli karar bakımından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının uygulanması da söz konusu olamayacağından, Başvurucu Serkan Akal’ın talebinin reddine, oybirliği ile karar verilmiştir.

Sosyal medyada bazı hukukçuların yukarıdaki kararı hukuka aykırı bulduklarını okudum.

Bu karar uzun uzadıya tartışılmalı.

MHK’nın gerekçeli kararına erişebilirsek, hem MHK hem de TFF Tahkim Kurulu’nun kararlarını sağlıklı değerlendirebiliriz.

Genel olarak, teorik açıdan görüşümü kısaca paylaşmak isterim.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ihlal kararı sadece yeniden yargılama imkânı verir. AİHM’nin MHK’nın klasman dışı bırakma kararını kendiliğinden hukuka aykırı bulmadığını da dikkate alalım.

MHK yeniden yargılama yaptığında yine hakemin talep ettiği klasmanda yer almaya uygun olmadığına karar verebilir.

Önemli bir ayrıntıyı da dikkate almak gerekir.

Serkan Akal, hakemlikten kendi isteğiyle istifa etmişti. Disiplin kovuşturması sonucunda bir ceza alıp hakemlik lisansı iptal edilmiş değil.

Akal, istifa ettikten sonra, AİHM kararını gerekçe göstererek klasmana geri alınmasını talep edebilir mi?

Dosya karmaşık. Birçok hukuki sorun barındırıyor.

Belki ilerideki günlerde bu süreçle ilgili paneller düzenlenir, makaleler yazılır.

TFF Statüsü Değişiklikleri Resmî Gazete’de Yayımlandı

28.07.2021 tarihli Türkiye Futbol Federasyonu Olağan Genel Kurulu’nda kabul edilen Türkiye Futbol Federasyonu Statüsü’nde yapılan değişiklikler, 11 Ağustos 2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.

İşin ilginç yanı, oylayanlar hangi metni oyladıklarını bilmiyorlardı.

TFF genel kurulunda Kulüpler Birliği adına Galatasaray Spor Kulübü yöneticisi Rezan Epözdemir söz almış ve oylamadan önce bu değişiklikleri kısaca anlatmıştı.

Değişiklik metni delegelere gösterilmedi.

Oylamadan önce sunum yapılıp yapılmayacağı tartışıldı. “Oylamadan sonra” denilerek geçiştirildi.

Düşünün, oylanacak değişikliklerle ilgili sunumun oylamadan sonra yapılmasına karar verildi.

Oylama oldu bittiye getirildi.

Delegeler de “Ne oluyoruz? Biz neyi oyluyoruz?” demediler. Kendilerine verilen talimatı paşa paşa yerine getirdiler.

Oylamadan sonra sunum yapılmadı.

Konuyla ilgili bir diğer tuhaflık ise, Statü değişikliklerinin genel kuruldan üç hafta sonra yayımlanması oldu.

Yukarıda belirttiğim gibi, değişiklik metni delegelere ilan edilmedi, gösterilmedi. Metin genel kurulda tartışılmadı. Oylamadan sonra bile metin üzerinde oynanmış olması muhtemel.

DEĞİŞİKLİKLİKLER

Aşağıda Resmî Gazete’de yayımlanmış Statü değişikliği metnini paylaşıyorum.

Değişiklikler ile ilgili görüşlerimi daha sonra paylaşacağım.

Tek cümleyle özetlersem, sadece cila değişti.

Kulüplerin kurullar üzerindeki etkisi güçlendirildi. Kulüpler dışındaki futbol paydaşları açısından kurulların bağımsızlığı ve tarafsızlığı sorun teşkil etmeye devam edecek. Görünüşte bile bu kurul tarafsız ve bağımsız olmayacak. Olamayacak.

Anayasa’daki spor tahkimi düzenlemesi değişmedikçe, TFF Tahkim Kurulu’nun kararları yargı denetimine tabi tutulmadıkça bu kurul istediği gibi at oynatmaya devam edecek. Denetlenmeyen, hesap vermeyen kurul üyeleri, kulüplerin iradesine göre karar verecekler.

TFF Tahkim Kurulu lağvedilmelidir. Spor teşkilatından, federasyonlardan bağımsız, ayrı tüzel kişiliği olan spor tahkim mahkemesi kurulmalı ya da İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC), spor uyuşmazlıkları için görevli kılınmalıdır. ISTAC bünyesinde Spor Tahkimi Dairesi kurulabilir.

Aşağıda Statü değişikliklerini paylaşıyorum.

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığından:

TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU STATÜSÜ DEĞİŞİKLİKLERİ

28.07.2021 tarihli Türkiye Futbol Federasyonu Olağan Genel Kurulu’nda kabul edilen Türkiye Futbol Federasyonu Statüsü’nde yapılan değişiklikler, 5894 sayılı Kanun’un 3. Maddesinin 2. Fıkrası ve TFF Statüsü’nün 30. Maddesi uyarınca aşağıda ilan olunur.

TFF Statüsü’nün 35’inci maddesinin 1’inci fıkrasının (y) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(y) Kulüp Lisans Kurulu ve Etik Kurulu başkanları ile asıl ve yedek üyelerini atamak;”

TFF Statüsü’nün 37’nci maddesinin 2’nci fıkrasının (i) ve (j) bentleri yürürlükten kaldırılmıştır.

TFF Statüsü’nün 54’üncü maddesinin 2, 3 ve 4’üncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, maddeye aşağıdaki yeni 5 ve 6. fıkralar eklenmiştir.

“2. TFF Hukuk Kurullarından Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu ve Tahkim Kurulu, Hukuk Kurulları Aday Komisyonu tarafından belirlenen adaylar arasından Genel Kurul tarafından seçilir. Amatör Futbol Disiplin Kurulu, Kulüp Lisans Kurulu ve Etik Kurulu ise TFF Yönetim Kurulu kararı ile seçilecek üyelerden oluşur.

Hukuk Kurulları Aday Komisyonu, TFF tarafından bildirilen 3 üye, Süper Lig Kulüpler Birliği Vakfı tarafından bildirilen 3 üye, TFF 1. Lig Kulüpler Birliği tarafından bildirilen 1 üye, TFF 2. Lig ve TFF 3. Lig Kulüplerini temsilen TFF 2 ve 3. Lig Kulüpler Birliği tarafından bildirilen 2 üye, Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu 1 üye, Profesyonel Futbolcular Derneği tarafından bildirilen 1 üye, Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği tarafından bildirilen 1 üye ve Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği tarafından bildirilen 1 üye olmak üzere toplamda 13 üyeden oluşur. Hukuk Kurulları Aday Komisyonu, kendi içinden bir başkan, bir başkan vekili ve bir raportör seçer.

Hukuk Kurulları Aday Komisyonu, hukuk kurullarında görev almak için başvuran adaylar arasından her bir üyelik için üçer aday tespit eder. Hukuk Kurulları Aday Komisyonu, en az yedi üyeyle toplanır, kararlar oy çokluğuyla alınır. Oyların eşitliği halinde, başkanın oyu belirleyicidir.

Hukuk Kurulları Aday Komisyonu’nun ve bu kurula yapılacak başvuruların usul ve esasları ve çalışma prensipleri talimatla belirlenir.

Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, Amatör ve Profesyonel Futbol Disiplin Kurulları, Kulüp Lisans Kurulu, Etik Kurulu ve Tahkim Kurulu’na seçilen başkan ve üyelerin görev süresi 4 yıldır. Hukuk Kurulu başkan ve üyeleri, 4 yıllık süre sona ermiş olsa dahi, yeni seçilecek olan Hukuk Kurulu başkan ve üyeleri göreve başlayana kadar görevlerine devam eder.

Başkan ve üyeler istifa etmedikçe veya çekilmiş sayılmadıkça yerlerine yeni üye seçilemez. Herhangi bir nedenle üyeliğin boşalması halinde, sırasıyla yedek üyeler arasından en fazla oy alan yedek üye kurulun kalan süresi kadar görev yapar. Oyların eşit olması durumunda mesleki kıdemi fazla olan yedek üye boşalan asil üyenin yerine görev yapar.

Hukuk Kurullarının asıl ve yedek üyelerinin tamamının boşalması veya asgari üye sayısının altına düşmesi halinde, boşalan kurul üyeliklerine kalan sürede görev yapmak üzere Yönetim Kurulu tarafından yeni üyeler atanır.

Hukuk Kurullarının çalışma usul ve esasları, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, Futbol Disiplin Talimatı, Kulüp Lisans Talimatı, Etik Kurulu Talimatı ve Tahkim Kurulu Talimatı ve konuya ilişkin diğer talimatlar ile belirlenir.

3. Hukuk Kurulları tarafından futbolun yönetimi ve disiplinine ilişkin olarak verilen kararlar kesin ve bağlayıcıdır. Bu kararlara karşı, kararın taraflarına resmen tebliğ ve/veya talimat ve düzenlemelerinin yayımlanmasını takip eden 7 gün içinde Tahkim Kurulu nezdinde itiraz edilmez ise, karar ilgili tüm taraflar hakkında kesin hüküm teşkil eder. Futbolun yönetimi ve disiplinine ilişkin olarak verilen kararlara karşı başka herhangi bir yargılama makamına başvuru kesin olarak yasaklanmıştır.

4. a- Hukuk Kurullarının tüm üyeleri görevlerinde tarafsız ve bağımsızdır. Kurullar görevleri süresince tarafsızlık ve bağımsızlıklarını korumakla yükümlüdür. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında Hukuk Kurullarına emir ve talimat veremez, tavsiye ve telkinde bulunamaz. Hukuk kurullarının hiçbir üyesi görevleri sırasında TFF’ye bağlı herhangi bir üye veya kulüp için çalışamayacağı gibi TFF Yönetim Kurulunda ya da daimi veya geçici başka herhangi bir kurulunda ya da Genel Sekreterlikte görev alamaz. Hukuk Kurullarının tüm üyeleri kanun, TFF Statüsü, Talimat ve düzenlemeleri ile bağlıdır.

b- Hukuk Kurulları üyeleri göreve başlamadan önce gelecekteki faaliyetleri bağlamında menfaat çatışması durumuna yol açabilecek her türlü ilişkiyi ve menfaati açıklamak zorundadır.

Menfaat çatışması, bu kurallara bağlı kişilerin kendileri, kurulların üyeleri veya ilgili taraflar için olası herhangi bir avantaj elde edilmesi halidir.

c- Hukuk Kurulu üyeleri, görevlerinin ifası sırasında bir menfaat çatışmasının ortaya çıkması halinde, ilgili dosyadan çekilerek durumu derhal görev yaptıkları kurula yazılı olarak bildirmek zorundadır. Hukuk Kurulu üyeleri, birbirleri ile ya da TFF’nin diğer organlarında görev yapan kişiler ile arasında menfaat çatışması yaratacak bir durum ortaya çıktığında, bu durumu derhal görev yaptıkları kurula yazılı olarak bildirmek suretiyle üyelik görevinden çekilmek zorundadır.

d- Menfaat çatışması yaratacak ilgili taraflar/haller (sayılan hallerle sınırlı olmamak üzere) şu şekildedir:

TFF bünyesinde ve/veya üye kulüplerde görev yapan şahısları kapsayacak şekilde • temsilci ve çalışan;

• eş ve ev arkadaşı;

• kişisel ilişkiye bakılmaksızın aynı haneyi paylaşan birey;

• üçüncü dereceye kadar ilişki içinde oldukları diğer aile üyeleri;

• tüzel kişilik, ortaklık ve herhangi bir kurum nedeniyle avantaj elde eden veya bu kurumlarda yönetici olarak görev yapan kişiler;

• doğrudan veya dolaylı olarak tüzel kişiliği, ortaklığı veya kurumu kontrol etmesi veya lehtarı olması hali;

• resmi bir sözleşmenin varlığına bakılmaksızın, bu tür bir kuruluş, ortaklık veya kurum adına hizmetler gerçekleştirmesi hali.

5. Hukuk Kurulu üyeleri, görevleri kapsamında verilen kararlardan dolayı ağır kusurlu halleri haricinde sorumlu tutulamazlar.

6. Hukuk Kurulu başkan ve üyeleri göreve başlamadan önce, yazılı olarak ilgili talimatlarda yer alan “Görevi kabul, Bağımsızlık, Tarafsızlık ve Göreve Uygunluk Beyanını” imzalayarak sunmaları zorunludur. Başkan ve üyeler göreve başlamadan, kurulun ilk toplantısının öncesinde ve Kurul önünde ilgili talimatta belirtilen yemin metnini okumak sureti ile yemin etmek zorundadır.

PFDK, UÇK ve Tahkim Kurulu başkan ve üyelerine ödenecek olan huzur hakkı, ücret ve hak edişler genel kurul tarafından belirlenir ve bu kurullara başvuran taraflarca ödenen harç ve yargılama masraflarından karşılanır.”

TFF Statüsü’nün 55’inci maddesinin 1, 2 ve 4’üncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“1. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, olağan seçimli genel kuruldan bir sonraki olağan genel kuruldan sonra Hukuk Kurulları Aday Komisyonu tarafından tespit edilen adaylar arasından genel kurulca yapılacak seçim ile seçilir. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, bir (1) Başkan, altı (6) asıl ve altı (6) yedek üyeden oluşur. Kurul üyelerinin en az 10 yıllık tecrübeye sahip hukuk fakültesi mezunu olması zorunludur.

Kurul üyeleri, TFF Hukuk Kurullarının yargı yetkisine tabi olan spor kulüplerinin üyesi veya bu kulüplerin iştirak şirketlerinin hissedarı, yöneticisi ve denetim kurulu üyesi olamaz.

Hukuk Kurulları Aday Komisyonu, tespit ettiği adayları en geç seçimden bir hafta öncesine kadar genel kurul üyeleri ile paylaşır. Her delege bir adaya oy verebilir. Yapılan seçim sonucunda sırası ile en çok oyu alan aday başkan, en çok oy alan ilk 6 aday sırası ile asıl üye, en çok oy alan ikinci 6 aday sırası ile yedek üye olarak seçilirler. Adayların eşit oy alması durumunda mesleki tecrübe kriterine göre fazla olandan başlamak üzere sıralama yapılır.

2. Uyuşmazlık Çözüm Kurulunun görev süresi, 4 yıldır. Üyeler kendi aralarından bir başkan vekili ve bir raportör seçer.

4. Kurul, görevinde tarafsız ve bağımsızdır. Üyeler istifa etmedikçe veya çekilmiş sayılmadıkça yerlerine yeni üye görevlendirilemez. Ölüm, istifa ve başka nedenlerle oluşan boşalmalarda, boşalan üyelik için yedek üyeler sırası ile asil üyeliğe geçer. Bu fıkra uyarınca seçilen yedek üyeler, kalan süre kadar görev yapar.”

TFF Statüsü’nün 57’nci maddesinin 2, 3, 4, 5 ve 6’ncı fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, maddenin 7. Fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

“2. Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu, olağan seçimli genel kuruldan bir sonraki olağan genel kuruldan sonra Hukuk Kurulları Aday Komisyonu tarafından tespit edilen adaylar arasından genel kurulca yapılacak seçim ile seçilir. Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu, bir (1) Başkan, altı (6) asıl ve altı (6) yedek üyeden oluşur. Kurul üyelerinin en az 10 yıllık tecrübeye sahip hukuk fakültesi mezunu olması zorunludur.

Kurul üyeleri, TFF Hukuk Kurullarının yargı yetkisine tabi olan spor kulüplerinin üyesi veya bu kulüplerin iştirak şirketlerinin hissedarı, yöneticisi ve denetim kurulu üyesi olamaz.

Hukuk Kurulları Aday Komisyonu, tespit ettiği adayları en geç seçimden bir hafta öncesine kadar genel kurul üyeleri ile paylaşır. Her delege bir adaya oy verebilir. Yapılan seçim sonucunda sırası ile en çok oyu alan aday başkan, en çok oy alan ilk 6 aday sırası ile asıl üye, en çok oy alan ikinci 6 aday sırası ile yedek üye olarak seçilirler. Adayların eşit oy alması durumunda mesleki tecrübe kriterine göre fazla olandan başlamak üzere sıralama yapılır.

Profesyonel Futbol Disiplin Kurulunun toplantı yeter sayısı beştir. Kararlar toplantıda hazır bulunan üyelerin salt çoğunluğu ile alınır. Oyların eşitliği halinde Başkanın oyu belirleyicidir.

3. Amatör Futbol Disiplin Kurulu, Yönetim Kurulu tarafından, İl Disiplin Kurulları ise Federasyon Başkanı tarafından atanır. Atama, PFDK, UÇK ve Tahkim Kurulu seçiminin yapıldığı Genel Kurulu müteakip ilk Yönetim Kurulu toplantısında yapılır.

4. Amatör Futbol Disiplin Kurulu birer Başkan ve altışar üyeden; İl Disiplin Kurulu ise bir başkan ve illerin sportif faaliyetlerine göre en az iki en fazla dört üyeden oluşur. Kurullara asıl üye kadar yedek üye atanır.

5. İl Disiplin Kurulu üyeleri hariç, Amatör Futbol Disiplin Kuruluna atanacak asıl ve yedek üyelerin hukuk fakültesi mezunu ve en az beş yıllık mesleki tecrübeye sahip hukuk fakültesi mezunu olması zorunludur. 6. Disiplin kurullarının görev süresi 4 yıldır.”

TFF Statüsü’nün 59’uncu maddesinin 3 ve 4’üncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“3. Kulüp Lisans Kurulu, Yönetim Kurulu tarafından atanacak bir Başkan, bir Başkan Yardımcısı olmak üzere yedi (7) asıl ve yedi (7) yedek üyeden oluşur. Atama, PFDK, UÇK ve Tahkim Kurulu seçiminin yapıldığı Genel Kurulu müteakip ilk Yönetim Kurulu toplantısında yapılır. Kulüp Lisans Kurulu’nda;

a) Bir üyenin en az beş (5) yıllık mesleki deneyime sahip hukukçu,

b) Bir üyenin Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’na göre yetkilendirilmiş yeminli mali müşavir,

c) İki üyenin 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yayınlanan Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’nca yetkilendirilmiş bağımsız denetçi,

d) Bir üyenin Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’na göre yetkilendirilmiş serbest muhasebeci mali müşavir,

e) İki üyenin işletme veya ekonomi alanında en az beş (5) yıllık mesleki deneyime sahip, üniversite mezunu olması şarttır.

4. Kulüp Lisans Kurulunun görev süresi dört (4) yıldır.”

TFF Statüsü’nün 60’ıncı maddesinin 1 ve 2’nci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“1. Etik Kurulu, Yönetim Kurulunun kararı ile seçilecek bir Başkan ve dört (4) asıl ve dört (4) yedek üyeden oluşur. Atama, PFDK, UÇK ve Tahkim Kurulu seçiminin yapıldığı Genel Kurulu müteakip ilk Yönetim Kurulu toplantısında yapılır. Üyelerin tamamının on beş (15) yıllık hukukçu olması zorunludur. Etik Kurulu, Türk Futbolunun etik değerleri ve marka değerinin korunması ve toplumdaki saygınlığının zedelenmesinin önüne geçilmesi konusunda gerekli hukuki denetimleri yapar.

2. Etik Kurulunun görev süresi dört (4) yıldır.”

TFF Statüsü’nün 61’inci maddesinin 1, 2, 4 ve 5’inci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“1. Tahkim Kurulu, olağan seçimli genel kuruldan bir sonraki olağan genel kuruldan sonra Hukuk Kurulları Aday Komisyonu tarafından tespit edilen adaylar arasından genel kurulca yapılacak seçim ile seçilir. Tahkim Kurulu, bir (1) Başkan, altı (6) asıl ve altı (6) yedek üyeden oluşur. Kurul üyeleri en az 15 yıllık tecrübeye sahip hukuk fakültesi mezunları arasından Hukuk Kurulları Aday Komisyonu tarafından seçilir.

Kurul üyeleri, TFF Hukuk Kurullarının yargı yetkisine tabi olan spor kulüplerinin üyesi veya bu kulüplerin iştirak şirketlerinin hissedarı, yöneticisi ve denetim kurulu üyesi olamaz.

Hukuk Kurulları Aday Komisyonu, tespit ettiği adayları en geç seçimden bir hafta öncesine kadar genel kurul üyeleri ile paylaşır. Her delege bir adaya oy verebilir. Yapılan seçim sonucunda sırası ile en çok oyu alan aday başkan, en çok oy alan ilk 6 aday sırası ile asıl üye, en çok oy alan ikinci 6 aday sırası ile yedek üye olarak seçilirler. Adayların eşit oy alması durumunda mesleki tecrübe kriterine göre fazla olandan başlamak üzere sıralama yapılır.

2. Tahkim Kurulunun görev süresi, 4 yıldır. Üyeler kendi aralarından bir başkan vekili ve bir raportör seçer.

4. Kurul, görevinde tarafsız ve bağımsızdır. Üyeler istifa etmedikçe veya çekilmiş sayılmadıkça yerlerine yeni üye görevlendirilemez. Ölüm, istifa ve başka nedenlerle oluşan boşalmalarda boşalan görev için yedek üyeler sırası ile asil üyeliğe geçer. Bu fıkra uyarınca seçilen yedek üyeler, kalan süre kadar görev yapar.

5. Kurulun toplantı yeter sayısı beştir. Kararlar toplantıda hazır bulunan üyelerin salt çoğunluğu ile alınır. Oyların eşitliği halinde Başkanın oyu belirleyicidir.”

TFF Statüsü’ne aşağıdaki Geçici 2. Madde eklenmiştir.

“1. İşbu Statünün 55, 57 ve 61. Maddelerinde yapılan değişikliklerin yürürlüğe girmesini müteakip Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu ve Tahkim Kurulu 2022 TFF Olağan Genel Kurulu toplantısında Genel Kurul tarafından seçilir.

Bu maddeye göre seçilecek olan hukuk kurullarının görev süresi ilk yapılacak olağan seçimli genel kuruldan bir sonraki olağan genel kurula kadar devam eder. Bu maddeye göre seçilecek olan hukuk kurullarının göreve başlamasıyla birlikte, mevcut hukuk kurullarının görevi sona erer.

2. İşbu statüde yapılacak değişiklikler nedeni ile yeni seçilecek hukuk kurullarının göreve başlama tarihine kadar görev yapacak olan mevcut hukuk kurulları üyelerinin “Görevi Kabul, Bağımsızlık, Tarafsızlık ve Göreve Uygunluk Beyanını“ imzalayarak Kurul Koordinatörlüklerine sunmaları ve ilk toplantıda Kurul önünde ilgili talimatlarda belirtilen yemin metnini sözlü olarak etmeleri zorunludur.”

TFF Statüsü’ne aşağıdaki Geçici 3. Madde eklenmiştir.

“İş bu Statü’nün yürürlüğe girmesini müteakip 3 (üç) ay içerisinde, TFF yönetimi tarafından İş bu Statü’nün 54. Maddesi uyarınca kurulacak Hukuk Kurulları Aday Komisyonu’nun ve bu kurula yapılacak başvuruların usul ve esasları ile çalışma prensiplerine ilişkin talimat hazırlanacaktır.”

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, TFF Tahkim Kurulu ile İlgili Yeni Kararlar Yayınlayacak

Bugün çok güzel bir haber aldık.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu ile ilgili üç kararını açıklayacağını duyurdu.

AİHM İbrahim TokmakSedat Doğan ve Deniz Naki ve AMED Sportif Faaliyetler Kulübü Derneği‘nin başvuruları hakkında kararlarını yayınlayacak.

Basın bülteninde, üç başvurunun ulusal medya ve sosyal medya aracılığıyla paylaştıkları ifadeler nedeniyle TFF Tahkim Kurulu tarafından verilen sportif ve parasal cezalarla ilgili olduğu ifade edildi.

Basın bültenine göre, başvurucular adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, TFF Tahkim Kurulu‘nun kurumsal ve finansal açıdan tarafsız ve bağımsız olmadığını ileri sürüyorlar. Başvurucular ayrıca ifade özgürlüklerinin de ihlal edildiğini savunuyorlar.

AİHM, Sedat Doğan‘ın ayrıca suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğini, keyfi yargılandığını, taraflı yargılandığını ve PFDK ile TFF Tahkim Kurulu kararlarına karşı devlet yargısına başvuramadığını ileri sürdüğünü açıklamış. AİHM, Sedat Doğan‘ın TFF Tahkim Kurulu‘nun oluşumu ve görev süresi ile ilgili ihlal iddialarında bulunduğunu belirtmiş.

BU KARARLAR TÜRK SPORU İÇİN ÇOK ÖNEMLİ

AİHM’nin nasıl kararlar vereceğini tahmin etmek zor. AİHM, son yıllarda Türkiye’ye karşı verdiği kararlar ile bizi sık sık şaşırtıyor.

AİHM, geçen yıl yayınladığı Ali Rıza ve Diğerleri Kararı‘nda TFF Tahkim Kurulu‘nun tarafsız ve bağımsız olmadığını tespit etti. AİHM, bunun sistematik bir sorun olduğunu ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin acil önlem alması gerektiğine işaret etti.

AİHM‘nin kararı bu yönden sevindirdi ama karar eksikti.

AİHM, o kararda TFF Tahkim Kurulu kararına karşı devlet yargısına başvurulamaması ile ilgili değerlendirme yapmaktan kaçındı. AİHM, TFF Tahkim Kurulu‘nun tarafsız ve bağımsız olmadığını tespit etmesi sebebiyle mahkemeye erişim hakkını ayrıca değerlendirmeye gerek duymadı. Oysa tahkim kurulu kararlarına karşı yargıya erişim hakkının engellenmesinin mutlaka karara bağlanması gerekirdi.

Gelecek hafta AİHM‘nin bu konu dahil, Ali Rıza ve Diğerleri Kararı‘nda değinmediği konulara değineceğini umuyorum.

AİHM, yeni kararlarında sporda ifade özgürlüğü, suçta ve cezada kanunilik ve mahkemeye erişim hakkı konularında karar verecek.

AİHM’nin basın bülteninde yer almayan ama devlete yöneltilen sorularda yer alan bazı konular (futbol hakemleri açısından mahkemeye erişim hakkı, yüksek başvuru ücretleri, adli yardım, kısa savunma süresi, duruşma yapılmaması) da kararlarda yer alabilir.

Mahkeme bu iddiaları reddetse bile, bu konuların tartışılması bile önemli.

Kararlar yayınlandıktan sonra kapsamlı değerlendirmelerimi paylaşacağım.

Yargıtay: “Sözleşmeden Kaynaklanan Uyuşmazlıklarda TFF Tahkim Kurulu Kararlarına Karşı Yargı Yolu Açıktır”

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi sporcu (spor hizmet) sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hakkında önemli kararlar vermeye başladı.

Yargıtay, kulüp ile profesyonel sporcu arasındaki sözleşmenin hizmet sözleşmesi olduğunu açıkça ifade etti, görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu açıkladı.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yakın tarihli bir diğer kararında uygulamada büyük sorunlar yaşanan ve hukukçular arasında tartışılan bir konuya nokta koydu.

Türkiye’de birçok spor hukukçusu TFF Tahkim Kurulu kararlarına karşı yargıya başvurulamayacağını kabul ediyor. Bu hukukçular Anayasanın 59’uncu maddesinde yer alan “tahkim kurulu kararları kesin olup bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz” hükmüne dayanıyorlar.

Oysa yargı yoluna başvuru yasağını konu alan bu düzenlemeyi ilgili maddenin bir diğer cümlesi ile birlikte değerlendirmek gerekiyor.

Anayasanın 59’uncu maddesinde “spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabileceği” öngörülüyor.

Sözleşmesel uyuşmazlıklar yukarıdaki düzenlemenin kapsamında değil.

Anayasa değişikliğine dair kanun teklifinin gerekçesinde ve TBMM Anayasa Komisyonu’nun kanun teklifi ile ilgili raporunda alacak haklarına dair uyuşmazlıkların Anayasa değişikliği kapsamında olmadığı, bu uyuşmazlıkların adli yargıda görüleceği belirtildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, futbolcu Serdar Kesimal‘in Fenerbahçe Futbol A.Ş.‘ye karşı açtığı hakem kararının iptali davasına dair temyiz başvurusunda yukarıda belirttiğim konuları kapsamlı şekilde değerlendirmiş. Mahkeme Anayasanın 59’uncu maddesini tarihi yorum metoduyla yorumlamış. Yargıtay, Anayasa md. 59’un profesyonel futbolcu ile kulübü arasındaki sözleşmesel uyuşmazlıklara uygulanmadığını, TFF Tahkim Kurulu’nun sözleşmesel uyuşmazlıklarla ilgili kararlarının kesin olmadığını ve TFF Tahkim Kurulu’nun bu kararlarının iptali için devlet mahkemesine başvurulabileceğini kabul etmiş.

Bu karar spor hukuku ve özellikle spor tahkimi açısından büyük önem arz ediyor.

Profesyonel futbolcu ve kulüp arasındaki sözleşmede tahkim şartı yer alabilir. Sözleşmede TFF Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun görevli olduğu kabul edilebilir.

Futbolcu, kulübe karşı Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’na başvurabilir ancak UÇK’nın kararından memnun kalmayabilir. Bu durumda futbolcu UÇK’nın kararına karşı TFF Tahkim Kurulu’na başvuracak. TFF Tahkim Kurulu’nun kararı ise kesin değil. Futbolcu veya kulüp TFF Tahkim Kurulu’nun kararının iptali için devlet mahkemesine başvurabilir. Hakem kararının iptalini talep edebilir.

DİĞER SORUNLAR

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin kararını geniş anlamda değerlendirmek, Türk spor yargısı, spor tahkimi ile ilgili bazı sorunları ortaya koymak gerekiyor.

KURULLAR BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ DEĞİL

TFF Uyuşmazlık Çözüm Kurulu ve TFF Tahkim Kurulu gerçek anlamda tahkim faaliyeti yapmıyor. Bu kurullar hukuken tahkim kurulu değil.

UÇK ve TFF Tahkim Kurulu, TFF yönetim kurulu tarafından atanıyor. TFF yönetim kurulu ise TFF genel kurulunda kulüpler tarafından seçiliyor. Kulüpler, UÇK ve TFF Tahkim Kurulu üyelerinin belirlenmesinde baskın rol oynuyor. Kulüpler ile yakın bağı olan hukukçular bu kurullara atanıyorlar. Futbolcular, kulüplerin belirlediği kurullara başvurarak kulüplere karşı haklarını elde etmeye çalışıyorlar.

Gazeteci Atilla Türker, TFF hukuk kurullarının üyelerinin bazı kulüpler ve kulüp yöneticileri ile yakın ilişki içinde olduklarını ve bunun menfaat çatışması yarattığını ortaya koydu.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Ocak 2020’de verdiği Ali Rıza ve Diğerleri / İsviçre Kararı‘nda TFF Tahkim Kurulu üyelerinin bağımsız ve tarafsız olmadıklarını açıkladı. (Kararın Türkçe çevirisi için bkz. https://tinyurl.com/alirizaturkiye)

AİHM’nin TFF Tahkim Kurulu ile ilgili değerlendirmeleri UÇK için de temel alınabilir. UÇK üyeleri de aynı gerekçelerle bağımsız ve tarafsız addedilmelidir.

TAHKİM ŞARTI GEÇERLİ Mİ?

UÇK ihtiyari tahkim olarak değerlendiriliyor. Kulüp ve profesyonel futbolcu arasındaki sözleşmede UÇK’yı görevli kılan tahkim şartı yer alabiliyor.

Peki bu tahkim şartı geçerli mi?

Yargıtay, UÇK’nın zorunlu tahkim olarak nitelendirildiği dönemde çelişkili kararlar veriyordu. Yargıtay’ın farklı daireleri temelde 3 farklı görüşü benimsemişti.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, “sözleşmenin kuruluşunda bizzat sözleşme içeriğinde tahkim şartı öngörülmesi halinde işçi, işverene bağımlı durumda bulunmakla tahkim şartının işçiyi bağladığından bahsedilemez” demiştir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, bir başka kararında “antrenör veya teknik direktör ile işveren arasındaki uyuşmazlıkların çözümü için, bu kişilerin bağlı bulundukları federasyonun yönetmelik veya genelgelerinde özel hukuk veya tahkim kurulunun öngörülmesinin iş mahkemesinin görevini ortadan kaldırma(yacağını)” kabul etmişti.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi ise “Federasyon ile kulüp, federasyon ile hakem, sporcu, teknik direktör, antrenör, idareci ve benzeri spor elemanları ile kulüpler arasında çıkan uyuşmazlıklar için federasyonun kendi özel kanunlarında veya hukuk talimatlarında özel kurullar ve tahkim şartı benimsen(mesi halinde) sporcu, antrenör gibi kimselerin işverenleri olan kulüplerle ilgili uyuşmazlıklarda öncelikle bağlı olduğu federasyonun kurullarına başvurması gerek(tiğini)” benimsemişti.

Bugün kulüp ile profesyonel sporcu arasındaki tahkim şartının geçerliliği, tahkim şartı geçerli ise bu tahkim şartının işçinin devlet mahkemesine başvuru hakkını ortadan kaldırıp kaldırmadığı tartışılmalıdır.

Bu tartışma başlı başına makale konusudur.

KULÜPLERİN BELİRLEDİĞİ SÖZLEŞME CEZALARI GEÇERLİ Mİ?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin kararında, Fenerbahçe Spor A.Ş. ile futbolcusu Serdar Kesimal arasındaki uyuşmazlık incelenmiş.

Serdar Kesimal, kulübün izni olmaksızın bir hastaneye gitmiş ve rapor almış. Kulüp, bu davranışın sözleşmesel yükümlülüklere aykırılık teşkil ettiği gerekçesi ile Kesimal‘a 250.000 Avro para cezası vermiş ve anılan miktarı Kesimal’ın alacağından tenkis etmiş.

UÇK ise futbolcu hakkında tesis edilecek cezanın kazancı ile orantılı olmasının gerektiği bu sebeple 250.000 Avro cezai şart tutarının fazla olduğunu, – dalga geçer gibi – 200.000,00 Avro ceza verilmesinin uygun olacağını belirtmiş.

Kesimal’in avukatı UÇK’da ileri sürdü mü bilmiyorum ama öncelikle sözleşme cezasının geçerliliğinin tartışılması gerekiyordu.

Uygulamada, spor kulüplerinin disiplin talimatları hazırladığı ve bu disiplin talimatlarında sadece kulüpler lehine düzenlemeler getirildiği görülmektedir.

Bu disiplin talimatlarında yer alan cezalar sözleşme cezası niteliğindedir.

Hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir (TBK md. 420/f. 1). Hem işçi hem de işveren yararına öngörülmüş ceza koşulu ile ilgili düzenlemelerde denklik mevcut değilse, bir başka anlatımla işçi aleyhine daha ağır bir ceza koşulu söz konusu ise işçinin sorumluluğu, işverenin sorumluluğundan daha ağır olamaz.

İlgili mevzuat ve Yargıtay içtihatlarının ışığında kulüplerin hazırladığı disiplin talimatlarının ve bu talimatlara dayanarak verdileri cezaların geçersiz olduğu kabul edilmelidir.

Önümüzdeki günlerde Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, TFF Tahkim Kurulu daha çok konuşulacak. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yeni ihlal kararları vermesi bekleniyor. Yargıtay’ın da adalet ve hak arayışı mücadelesinde yeni yollar açmasını umuyorum.

– – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – –

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin kararı aşağıdadır:

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 30/09/2020, 2020/3283 E.,  2020/5165 K.

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ (İLK DERECE SIFATIYLA)

Taraflar arasındaki tahkim kurulu kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde duruşmalı temyiz eden davacı vekili avukat … ile davalı vekili yetki belgesine istinaden avukat … gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

YARGITAY KARARI

Davacı vekili, müvekkilinin 14847 lisans numarası ile Türkiye Futbol Federasyonu nezdinde tescilli Fenerbahçe Futbol A.Ş’nin futbolcusu olduğunu, davalı kulüp tarafından …,… Eğitim ve Araştırma Hastanesine Kulübün veya yetkililerinin yazılı izni olmaksızın gittiği ve rapor aldığı bu durumun Futbolcunun sözleşmesel yükümlülüklerine aykırılık teşkil ettiği gerekçesi ile 250.000,00 Euro para cezası verilerek anılan miktarın futbolcu alacağından tenkis edildiğini, müvekkil futbolcunun tahakkuk etmiş alacaklarından 250.000,00 Euro’nun sözleşmede belirtilen vadeden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ve müvekkil futbolcuya verilen 250.000,00 Euro para cezasının geçersizliğine hükmedilmesi için Uyuşmazlık Çözüm Kuruluna yapılan başvuru sonucunda Uyuşmazlık Çözüm Kurulunca müvekkil futbolcu hakkında tesis edilecek cezanın kazancı ile orantılı olmasının gerektiği bu sebeple 250.000 Euro cezai şart tutarının fazla olduğu, 200.000,00 Euro ceza verilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle alacak talebinin kısmen kabulü ile; 50.000,00 Euro’nun 26.05.2016 tarihinden fiili ödeme tarihine kadar işleyecek 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince kamu bankalarının Euro’ya uyguladıkları en yüksek yıllık tevdiat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine oy birliği ile karar verildiği, taraflarca uyuşmazlık çözüm kurulunun kararına karşı Tahkim Kuruluna başvurulduğu, Tahkim Kurulu 01.11.2018 tarihli kararı ile Uyuşmazlık Çözüm Kurulu kararında usule ve esasa aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun reddi ile kararın onanmasına oy çokluğu ile karar verdiğini ileri sürerek TFF Tahkim Kurulu’nun 01/11/2018 tarihli ve 2018/305 E., 2018/330 K. sayılı kararının iptaline ve 200.000 Euro’nun sözleşmede belirtilen vade tarihlerinden ayrı ayrı işleyecek devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, karar tarihinde yürürlükte olan yasa hükmü gereğince karara karşı yargı yolunun kapalı olduğu gerekçesi ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Somut olayda uyuşmazlık TFF Tahkim Kurulu kararlarına karşı yargı yoluna başvurulup başvurulamayacağı noktasında toplanmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle yasal mevzuatın incelenmesi gerekmektedir.

5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 6. maddesinde yer alan düzenlemeye göre (1) Tahkim Kurulu, bu Kanun uyarınca bağımsız ve tarafsız bir zorunlu tahkim mercii olup TFF’nin en üst hukuk kuruludur ve TFF Statüsü ve ilgili talimatlarda belirtilen nitelikteki uyuşmazlıklar ile ilgili nihai karar merciidir. (2) Tahkim Kurulu, TFF Statüsü ve ilgili talimatlar uyarınca karar verme yetkisine sahip kurul ve organlar tarafından verilecek kararları nihai olarak inceleyerek münhasıran karara bağlar. Tahkim Kuruluna başvuru süresi TFF talimatlarının yayımından veya itiraz edilen kararın tebliğinden itibaren yedi gündür. (3) Tahkim Kurulunun oluşumu, görev, yetki, hak ve sorumlulukları ile üyelerinin sahip olması gereken nitelikler TFF Statüsünde belirlenir. Tahkim Kurulunun işleyişi ve usul kuralları TFF tarafından çıkarılacak talimatta yer alır.

(4) Tahkim Kurulu kendisine yapılan başvuruları kesin ve nihai olarak karara bağlar (…)(1). (5) Tahkim Kurulu üyeleri de bu Kanunun 5 inci maddesinin altıncı fıkrası hükümlerine tabidir.

6. Maddenin 4. Fıkrasındaki “…..ve bu kararlar aleyhine yargı yoluna başvurulamaz.” hükmü Anayasa Mahkemesinin 26.02.2011 tarihli 2010/61 esas 2011/7 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.

Kararın gerekçesinde ” tahkim kurulu tarafından verilen kararlara karşı yargı yoluna başvurulamayacağı belirtilerek, tarafların yargı mercileri önünde dava haklarını kullanmaları engellenmektedir. Yasa koyucu, taraflara görevli ve yetkili mahkemeye başvurmadan önce aralarındaki uyuşmazlığı kısa sürede çözmek üzere tahkim kuruluna başvurma yükümlülüğü getirebilir ise de, bu kurulun kesin ve nihai kararlarına karşı yargı yoluna başvurulamaması Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğü alanına yapılmış açık bir müdahale niteliğinde olup, hak arama özgürlüğü ile bağdaşmaz” . Açıklanan nedenlerle, kuralın “…ve bu kararlar aleyhine yargı yoluna başvurulamaz bölümünün Anayasa’nın 9. ve 36. maddelerine aykırı olduğu iptalinin gerektiği belirtilmiştir.

Anayasa Mahkemesi, 6.1.2011 tarihli ve E.2010/61, K.2011/7 sayılı kararında kanun koyucunun, futbol sporu alanındaki uyuşmazlıkları çözmek üzere görevli ve yetkili mahkemeye başvurmadan önce Tahkim Kuruluna başvurma yükümlülüğü getirebileceğini ancak bu aşamadan sonra kararı benimsemeyen tarafa yargı yolunun açık tutulması gerektiğini vurgulamış ve 5894 sayılı Kanun’un Tahkim Kurulunun görev ve yetkilerini düzenleyen 6. maddesinin (4) numaralı fıkrasının Tahkim Kurulu kararları aleyhine yargı yoluna başvurulamayacağını düzenleyen kısmını Anayasa’nın 9. ve 36. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etmiştir.

Anayasa Mahkemesinin anılan kararından sonra Anayasa’nın 59. maddesinde 6214 sayılı Kanunla üçüncü fıkra eklenerek; spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabileceği, tahkim kurulu kararlarının kesin olduğu ve bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamayacağı öngörülmüştür. Anayasa’nın 59. maddesinde spor federasyonlarının yalnızca spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı zorunlu tahkim yoluna başvurulabileceği ve tahkim kurulu kararlarına karşı yargı merciine başvurulamayacağı öngörülmüştür.

Anayasa’nın 59. maddesinin değişiklik teklif gerekçesine göre; Anayasada yapılan bu değişiklikle, sportif faaliyetlerin yönetilmesine ve disiplinine ilişkin ihtilafların süratle ve yargı denetimine tabi olmaksızın kesin olarak çözüme kavuşturulması amaçlanmıştır. Bu çerçevede ilgili kurulların müsabakalarla, kulüplerle, sporcularla ve sporla ilgili diğer kişiler hakkında verdikleri müsabakadan men, küme düşürme, ligden ihraç, ihraç, seyircisiz oynama ve puan tenzili gibi kararlarına karşı süratli ve kesin bir denetim yolu öngörülmektedir. Bununla birlikte, kulüpler ile sporcu ya da teknik adamlar gibi diğer kişiler arasındaki alacak uyuşmazlıkların bu şekilde çözüme kavuşturulmasına dair bir zorunluluk bulunmamaktadır. Dolayısıyla, spor kulüpleri ile sporcu, teknik adam ve sporla ilgili diğer kişiler arasındaki alacak haklarına dair uyuşmazlıklar yetki ve göreve ilişkin genel hükümler çerçevesinde adli yargı yerlerinde görülecektir. Böylece, sporla ilgili hizmet, vekalet veya benzeri diğer sözleşmelerden kaynaklanan ifa, ifa etmeme, fesih ve tazminat gibi uyuşmazlıklar ile diğer alacak hakları, genel hükümlere tabi olacaktır.

Adalet Komisyon raporuna göre; spor federasyonlarının organ ve kurullarının, sporun yönetilmesi ve disiplinine ilişkin olarak ihtar, kınama, para cezası, küme düşürme, hak mahrumiyeti, ligden ihraç, tescil iptali, üyeliğin askıya alınması ve üyelikten ihraç gibi bunun yanı sıra sporun yönetilmesine yönelik statü, talimat ve benzeri hukuki düzenlemeleri, müsabakaların icrasına, tatiline, ertelenmesine gibi verdikleri tüm kararlarına karşı sadece zorunlu tahkim yoluna gidilebileceği, zorunlu Tahkim Kurullarının kararlarının kesin olduğu, bu kararlara karşı istinaf, temyiz, karar düzeltme gibi kanun yollarına başvurulamayacağı, bu kararların hukuka aykırı olduğu iddiasıyla tespit, iptal ve tazminat davası açılması mümkün olmadığı vurgulanarak yeniden yazılmıştır. Bu düzenleme karşısında kulüp, sporcu, teknik adam, sağlık personeli, menajer ve maç organizatörü gibi sporla ilgili kişilerin kendi aralarında imzaladıkları transfer, geçici transfer, menajerlik, hizmet, vekalet ve maç organizatörlüğü gibi tüm sözleşmelerden kaynaklanan alacak iddia ve talepleri ile mali haklar, sporun yönetilmesi ve disiplinine ilişkin olmadığından bu kapsam dışındadır. Bu çerçevedeki uyuşmazlıklar ya yargı mercileri nezdinde dava yoluyla ya da tarafların tercihine göre, karşılıklı yazılı mutabakatları ile yargı denetimine tabi olmak üzere spor federasyonlarının kurulları önünde de çözülebilecektir.

Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin olmadığı taraflar arasında imzalanan sözleşmeye aykırılıktan kaynaklandığı Anayasa’nın 59 maddesinin 3. fıkrasındaki düzenlemenin spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin olduğu ve anılan konularda çıkan uyuşmazlıklarda zorunlu tahkim yoluna başvurulabileceği, tahkim kurulu kararlarının kesin olduğu ve bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamayacağı öngörüldüğü sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda tahkim kurulunca verilen kararlara karşı yargı yolunun açık olduğu Hal böyleyken mahkemece Tahkim Kurulunun 01.11.2018 tarihli 2018/305 esas 2018/330 sayılı kararının sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlığa ilişkin olduğu ve anılan karara karşı yargı yolunun açık olduğu kabul edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2540TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 44,40 TL harcın istek halinde iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

“Koronavirüs Salgını Sürecinde Futbol Tahkimi” Hakkında Konuştuk

Koronavirüs salgını sürecinde kulüpler futbolculara ücretlerini ödemiyor, futbolcuları ücretlerinde indirim yapmaya zorluyor.

İstanbul Barosu Tahkim Merkezi Başkanı Av. İsmail Altay ile aşağıdaki soruları tartıştık:

  • Futbolcular, kulüplerin indirim taleplerini kabul etmek zorunda mı?
  • Kulüpler sözleşmelerde tek taraflı değişiklik yapabilir mi?
  • Ücreti ödenmeyen futbolcular hangi hukuki yollara başvurabilirler?
  • TFF, kulüpler ve futbolcular arasında çıkacak sözleşmesel uyuşmazlıklara müdahale edebilir mi?
  • Futbolcular Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’na başvurmak zorundalar mı?
  • Uyuşmazlık Çözüm Kurulu gerçek anlamda bir tahkim kurulu mu? Kurulun üyeleri bağımsız ve tarafsız mı?
  • Sözleşmesel uyuşmazlıklar TFF Tahkim Kurulu önüne getirilmeli mi?
  • Futbolcu sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda devlet yargısına başvurulabilir mi?
  • TFF Tahkim Kurulu’nun yapısı nedir? Üyeleri bağımsız ve tarafsız mı?
  • Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin “Ali Rıza ve Diğerleri” kararı Türk spor tahkimi sistemini etkiler mi?
  • Türk spor tahkimi nasıl yapılandırılmalı?

Yayını Youtube’da izleyebilir, Soundcloud ve Spotify’da dinleyebilirsiniz.

mertyasar · Koronavirüs Salgını Sürecinde Futbol Tahkimi



Prof. Hatice Özdemir Kocasakal ile “Spor Tahkimi” Hakkında Sohbet Ettik

TFF, Covid-19 ile Mücadele Kapsamında Yargı Sürecine İlişkin Alınan Kararlarını Duyurdu

TFF yönetim kurulunun kararlarına ilişkin duyuru aşağıdadır:

TFF Yönetim Kurulunun 31.03.2020 tarih ve 28 sayılı toplantısında, Tahkim Kurulu ve TFF  Hukuk Kurullarının  toplantıları ile bu kurulların karar alma sürecine ilişkin sürelerin ve Tahkim Kuruluna başvuru süresinin durdurulması kabul edilerek;

Covid-19 salgın hastalığı ile mücadele kapsamında, Tahkim Kurulu, Disiplin Kurulları, Etik Kurulu, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu ve Kulüp Lisans Kurulunun tüm toplantıları ile bu kurulların talimatlarında belirlenen yargılama sürecine ilişkin sürelerin bu kararın TFF internet sitesinde yayın tarihinden (bu tarih dâhil) itibaren 30.04.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durdurulmasına,

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7226 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi uyarınca, TFF Yönetim Kurulu ile TFF ilk derece hukuk kurullarının kararlarına karşı itiraz edilen kararın tebliğinden ve TFF talimatlarının yayımından itibaren yedi gün olarak belirlenen Tahkim Kuruluna başvuru süresi 13.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30.04.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durdurulmasına,

Tahkim Kuruluna başvuru ve yargılama sürecine ilişkin sürelerin durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlamasına

Karar verilmiştir.

NOT:

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7226 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi aşağıdaki gibidir:

Okumaya devam et TFF, Covid-19 ile Mücadele Kapsamında Yargı Sürecine İlişkin Alınan Kararlarını Duyurdu

TÜRKİYE DOPİNGLE MÜCADELE TALİMATINDA DEĞİŞİKLİK

Türkiye Dopingle Mücadele Komiyonu, bugün Twitter hesabında Türkiye Dopingle Mücadele Talimatı’nın değiştirildiğini duyurdu.

Komisyonun sitesinde yayınlanan açıklama aşağıdaki gibidir:

TÜRKİYE DOPİNGLE MÜCADELE TALİMATINDA DEĞİŞİKLİK

Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu 2019 yılı başında Dünya Dopingle Mücadele Kuralları (Code) ile uyumluluk açısından Dünya Dopingle Mücadele Ajansı’nın (WADA) yetkili birimleri tarafından yerinde denetime tabi tutulmuş ve denetim neticesinde Dünya Dopingle Mücadele Ajansı Denetim Çalışma Grubu tarafından Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonunun, yapısı, işleyişi, Türkiye’deki dopingle mücadele faaliyetlerinin yürütülmesi ve dopingle mücadele disiplin yargılamaları başta olmak üzere toplam 400’e yakın kriter dikkate alınarak  düzeltici eylem planını içerir rapor hazırlanmıştır.

Raporda yer alan düzeltici eylemlerden “kritik” başlığıyla ve düzeltilmemesi halinde Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu ve dolayısıyla da Türkiye’nin “dopingle mücadele kurallarıyla uyumsuz” ilan edilmesi sonucunu doğuracak, dopingle mücadele disiplin yargılamasının uluslararası kurallara uygun, tarafsız, tek bir çatı altında, adil yargılanma ilkelerine bağlı ve uzmanlaşmış bir yapıya kavuşturulması hususuna ilişkin olarak; Dünya Dopingle Mücadele Ajansı ile yürütülen yoğun bir çalışma ve görüş alışverişi neticesinde, Türkiye Dopingle Mücadele Talimatının, 7.9, 8 ve 13. maddelerinde değişikliğe gidilmesi yönünde çalışmalar tamamlanmış ve Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu Yönetim Kurulunun 17.09.2019 tarih ve 32 sayılı toplantısında değişiklik onaylanmıştır.

Değişiklik ile; Türkiye Dopingle Mücadele Talimatında hüküm altına alınmış ihlallere ilişkin olarak yürütülecek dopingle mücadele disiplin yargılaması konusunda, 2 (iki) ay içerisinde oluşturulacak Dopingle Mücadele Disiplin Kurulu ve Dopingle Mücadele İtiraz Kurulu tek yetkili yargı mercileri olarak belirlenmiştir. Yapılan bu değişiklik Dünya Dopingle Mücadele Ajansı tarafından da uygun görülmüş, Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu ve dolayısıyla da Türkiye’nin “dopingle mücadele kurallarıyla uyumsuz” ilan edilmesi sonucu ortadan kaldırılmış ve durum Dünya Dopingle Mücadele Ajansı tarafından teyit edilmiştir.

Dopingle Mücadele Disiplin Kurulu ve Dopingle Mücadele İtiraz Kurulunun oluşturulması için belirlenen 2 (iki) aylık süre boyunca değişiklikten önce uygulanmakta olan, ilgili ulusal spor federasyonlarının disiplin kurulları ile Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurullarının yetkileri devam edecek olup, dopingle mücadele disiplin yargılaması kurullarının oluşturulmasına ilişkin bilgilendirme resmi internet sayfamız (www.tdmk.org.tr) aracılığıyla spor kamuoyuna duyurulacaktır.

Saygılarımızla,

Türkiye Dopingle Mücadele Talimatının son haline aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Türkiye Dopingle Mücadele Talimatı 17 Eylül 2019

Futbolda 2019-2020 Sezonu Hakem ve Gözlemci Klasmanları Belirlendi

Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu, 2019-2020 futbol sezonunda görev yapacak hakem ve gözlemcileri açıkladı

Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu tarafından onaylanan hakem ve gözlemci klasmanları için tıklayınız.

Hakemler ve gözlemciler, klasman listelerine, listelerin tebliğini izleyen yedi (7) gün içinde TFF Tahkim Kurulu’na itiraz edebilirler. Bu itirazlarda bir avukattan destek almanızı tavsiye ederim.

TFF’nin Kurulları Ne Zaman Atandı?

Türkiye Futbol Federasyonu genel kurulu 1 Haziran’da gerçekleşti. Göstermelik seçimde, Nihat Özdemir TFF’nin yeni başkanı oldu.

Bugün TFF‘nin sitesinde bir araştırma yaparken TFF‘nin kurullarına baktım. Gördüğüm kadarıyla geçmiş dönemde kurullarda yer alan kişiler pozisyonlarını korumuşlar.

Belki de kurullara henüz atama yapılmadı. Bilmiyoruz.

TFF mevzuatına göre, kurulların görev süreleri, yönetim kurulunun görev süresiyle sınırlı. Yönetim kurulunun görevi sona erince, kurullar da başka bir işleme gerek olmaksızın lağvedilmiş sayılıyor. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu‘nda görevli Başkanlar Kurulu’nun ve UÇK‘ya atanmış hakemlerin de görev süreleri sona eriyor.

Geçmiş dönemlerde kurullara atama yapıldığı zaman, bu atamalar TFF’nin sitesinde ilan edilirdi. Oysa TFF genel kurulundan bugüne kadar TFF’nin sitesinde duyuru yayınlanmadı.

Özellikle Uyuşmazlık Çözüm Kurulu‘na ve TFF Tahkim Kurulu‘na başvuracak yahut PFDK‘ya savunma verecek kişiler bu hususa dikkat etmeli ve gerekirse resmî atama yapılıp yapılmadığını araştırmalılar. Zira görev süresi sona ermiş kurullara ve bu kurulların kararlarına itiraz edebilirler.

Türkiye Profesyonel Futbolcular Derneği, kurullar hakkında açıklama yapmadı. Yoksa dernek kurulların, özellikle Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’na atanmış hakemlerin görev sürelerinin bittiğinin farkında değil mi?

TFF Tahkim Kurulu İçin Çember Daralıyor

Gün geçmiyor ki, spor camiası Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu‘nu eleştirmesin!

Bu kurulun bağımsız ve tarafsız olmadığını sık sık dile getiriyoruz. Kurulun yapısını, karar alma süreçlerini, gerekçesiz kararlarını eleştiriyoruz. Anayasa’ya eklenen Anayasaya aykırı “spor tahkimi” düzenlemesinin kaldırılmasını gerektiğini söyleyip duruyoruz.

İktidar partisi, muhalefet partileri bu eleştirileri dikkate almıyor. Adalet Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı, spor tahkim kurullarının verdiği zararı umursamıyor.

TFF Tahkim Kurulu‘nun kararlarına karşı yargı yolu kapatıldığı için, soluğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde aldık.

AİHM, Eylül ayında, Galatasaray Spor Kulübünün eksi yöneticisi Sedat Doğan‘ın başvurusu ile ilgili sorularını Türkiye Cumhuriyeti devletine gönderdi.

AİHM, bu ay içinde, TFF Tahkim Kurulu kararlarına karşı yapılan iki başvuruyu daha devlete bildirdi ve devletten bazı soruların yanıtlanmasını istedi.

AİHM, devlete İbrahim Tokmak‘ın başvurusu ile Deniz Naki ve Amed Sportif Faaliyetler Kulübü Derneğinin ortak başvurusu hakkında sorular gönderdi. Okumaya devam et TFF Tahkim Kurulu İçin Çember Daralıyor

TFF’de Özer Hurmacı Krizi

TFF kurullarından Uyuşmazlık Çözüm Kurulu (UÇK), bugün Osmanlıspor forması giyen Özer Hurmacı ile futbolcunun eski kulübü Trabzonspor arasında çıkan anlaşmazlıkta Hurmacı hakkında 6 ay müsabakalardan men kararı vermişti.

Dünya Profesyonel Futbolcular Birliği (FIFPro), bu uyuşmazlığa müdahil oldu.

FIFPro, bugün yayınladığı bir açıklama ile, Profesyonel Futbolcular Derneği’nin UÇK kararına karşı hukuki yollara başvurduğunu ve bu konuda PFD’yi desteklediğini duyurdu. Okumaya devam et TFF’de Özer Hurmacı Krizi

TFF’Yİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ DİZE GETİRECEK

Türkiye Futbol Federasyonu’nun hukuk kurulları uzun zamandan beri tartışılıyor. Özellikle PFDK ve Tahkim Kurulu her hafta gündeme geliyor. Bu kurulların verdiği kararlar kimseyi memnun etmiyor. Herkes hukuka aykırı kararlar verildiğini iddia ediyor.

Bu hafta bu kurullarla ilgili ilginç iddialar ortaya atıldı. Okumaya devam et TFF’Yİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ DİZE GETİRECEK

Şenol Güneş Nasıl Kurtuldu?

Beşiktaş A.Ş. teknik sorumlusu Şenol Güneş, Fenerbahçe-Beşiktaş arasında oynanan maçta hakemlere küfretti.

Bu küfürler yayıncı kuruluş tarafından yayınlandı. Birçok mecrada küfürler paylaşıldı.

Maçın ardından, Şenol Güneş, “HAKARETİ” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 41’inci maddesi uyarınca 24.09.2017 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevk edildi.

PFDK ise, Güneş’in hareketini “hakaret” olarak nitelendirmedi. PFDK, Güneş’in hareketini “sportmenliğe aykırı hareket” olarak kabul etti ve Güneş’in takdiren 1 RESMİ MÜSABAKADA SOYUNMA ODASINA ve YEDEK KULÜBESİNE GİRİŞ YASAĞI ve 13.000.- TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına karar verdi.

Şenol Güneş, “hakaret” nedeniyle sevk edilmişken, nasıl oldu da “sportmenliğe aykırı hareket” sebebiyle cezalandırıldı?

TFF‘de başkanlık düşünen, futbol camiasında fitne fesatla cebini dolduran bazı şahıslar maç raporunun, hakem raporunun değiştirildiğini iddia ettiler.

Raporlar değiştirildi ise, disiplin sevki nasıl oldu da “hakaret” isnadı ile yapıldı? Okumaya devam et Şenol Güneş Nasıl Kurtuldu?

Medyascope TV’de Aziz Yıldırım’ı ve Başakşehir’i Konuştuk

Yeni TFF Tahkim Kurulu’nda İlk Çatlak

15 Temmuz darbe girişiminin ardından TFF’nin birçok kurulu baştan dizayn edildi. FETÖ ile bağlantılı üyeler görevden alındı.

TFF Tahkim Kurulu’nda önce üç asıl üye değişti. Yedek üyelerin tamamı devre dışı bırakıldı. Soruşturma krizinin ardından bu sefer Kurul başkanı Engin Tuzcuoğlu’nun istifası TFF’yi sarstı. Bu istifadan birkaç gün sonra bir başka üye daha istifa etti.

En sonunda TFF Tahkim Kurulu son halini aldı.

TFF Tahkim Kurulu, oturan düzeni ile ilk toplantısını bugün gerçekleştirdi.

Ve ilk toplantıda çatlak sesler çıkmaya başladı.

TFF Tahkim Kurulu’nun bugün gerçekleştirdiği toplantıdan ilginç bir karar çıktı. Okumaya devam et Yeni TFF Tahkim Kurulu’nda İlk Çatlak

Futbol Kulüpleri Anayasa Mahkemesi’ne Gidiyorlar. Yanlış Yapıyorlar.

anayasa_mahkemesiTFF tarafından puan silme cezasına çarptırılan Denizlispor, Bucaspor, Kahramanmaraşspor, Ankaragücü, Orduspor, Samsunspor ve Tarsus İdmanyurdu kulüpleri, Anayasa Mahkemesi’ne başvurma kararı aldı.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), mali kriterlere uymadıkları gerekçesiyle Denizlispor, Bucaspor, Kahramanmaraşspor, Ankaragücü, Orduspor, Samsunspor ve Tarsus İdmanyurdu kulüplerine geçtiğimiz Eylül ayında puan silme cezaları vermişti. Ceza alan 7 kulüp Tahkim Kurulu’na başvurarak karara itiraz etti, ancak reddedildi.

Okumaya devam et Futbol Kulüpleri Anayasa Mahkemesi’ne Gidiyorlar. Yanlış Yapıyorlar.

Spor Hukuku Makale Yarışması Son Gönderim Süresi Uzatıldı

scm20spor20hukuku20makale20yarc4b1c59fmasc4b120afic59fi20-20gc3bcncelKadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Kadir Has Üniversitesi Spor Çalışmaları Merkezi’nin birlikte Spor Hukuku Makale Yarışması düzenlediğini duyurmuştum: http://goo.gl/QRHyWk

Yarışmanın ilk duyurusunda makalelerin son gönderim tarihi 22 Şubat açıklanmıştı.

Bugün yarışma ile ilgili yeni duyuru yapıldı. Makalelerin son gönderim tarihi 1 NİSAN olarak belirlendi. Böylece makale göndermek isteyen adaylara 1,5 ay ek süre verildi.

Okumaya devam et Spor Hukuku Makale Yarışması Son Gönderim Süresi Uzatıldı

Hangi Yerleşik İçtihat?

TFF Tahkim Kurulu’nun Lomana Tresor Lualua‘nın cezasını ertelenmesi kararı kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

Kararın hukuki eleştirisini gelecek günlerde yazacağım.

Şimdilik TFF Tahkim Kurulu’nun ilgili karardaki bir ifadesine değinmek istiyorum.

TFF Tahkim Kurulu, kararın sonuç bölümünde şu ifadeyi kullandı:

Kurulumuzun daha önceki kararlarına da dayanak oluşturan ve FDT’nin 103.maddesinde düzenlenen “yaptırımın ertelenmesi” ne dair ilk kararı olan 2012/127 E.,2012/133 K. sayılı ve 10.05.2012 tarihli kararında ve yukarıda yaptırımın ertelenmesi için “cezanın ertelemeye uygunluğu“, “failin geçmişteki hali“, “failin pişmanlık duyması”, “failin yargılama sürecindeki davranışları“, “cezanın alt sınırdan uzaklaşılmadan verilmiş olması” unsurlarının tamamının birlikte gerçekleşmesi gerektiği ayrıntılı şekilde belirtilmiş olup olayda tüm unsurların gerçekleştiği anlaşıldığından,”

Kurul, “cezanın ertelenmesi”ne ilişkin ilk kararını Fatih Terim ile ilgili verdi. Doğru.

Peki Kurul bu kararda “cezanın ertelenmesi” için gerekli unsurları ayrıntılı şekilde açıkladı mı?

Hayır. Açıklamadı.

İlgili kararı hatırlayalım:

Galatasaray AŞ’nin, Teknik Sorumlusu Fatih Terim ile ilgili PFDK’nun 04.05.2012 tarihli ve E.2011-2012/1129, K.2011-2012/1335 sayılı kararına karşı yapmış olduğu itiraza ilişkin Kurulumuzun E.2012/127 numaraya kayıtlı dosyası incelendi. İtirazın süresinde olduğu ve gerekli harcın yatırıldığı görüldü. Talep doğrultusunda duruşma açıldı. Duruşmaya Galatasaray AŞ’ ni temsilen Av. Mahinur Dengiz ve Teknik Sorumlu Fatih Terim katıldı. Sözlü açıklamaları ve savunmaları dinlendi, tutanak altına alındı. Yapılan müzakere neticesinde, UEFA ve FIFA talimatlarındaki ilgili hükümler ve FDT’nın 105.maddesi dikkate alınarak Galatasaray AŞ’nin başvurusunun kısmen kabulü ile PFDK’nca Teknik Sorumlu Fatih Terim’e müsabaka hakemine yönelik hakareti nedeniyle FDT’nın 43/1-c maddesi uyarınca verilen 3 resmi müsabakada soyunma odasına ve yedek kulübesine giriş yasağı cezasının 1 maçının infaz edildiği görülmüş olup henüz infaz edilmemiş olan 2 resmi müsabakada soyunma odasına ve yedek kulübesine giriş yasağı cezasının 1 yıl süreyle oybirliğiyle ertelenmesine

Görüldüğü üzere, bu kararda “cezanın ertelenmesi”nin unsurları ile ilgili bir kelime bile açıklama bulunmuyor. TFF Tahkim Kurulu, Türk futbolunda yeni bir kurum olan “cezanın ertelenmesi” ile ilgili ilk kararını verirken üstünkörü bir karar verdi. Kamuoyunu bu konuda bilgilendirecek açıklamalardan kaçındı. Belki gerek görmedi. Bilemeyiz.

Tek bildiğimiz, TFF Tahkim Kurulu’nun kısa, gerekçesiz bir kararla ilk sınavını geçiştirmiş olduğu.

Peki Tahkim Kurulu sonraki kararlarında bu kurumun unsurlarını açıkladı mı? Detaylı inceleme ve açıklamada bulundu mu?

Tahkim Kurulu’nun “cezanın ertelenmesi” taleplerine yönelik kararlarını aşağıda paylaşacağım.

Kararları paylaşmadan önce birkaç tespitimi hemen yazmak isterim:

TFF Tahkim Kurulu, taraflara gönderdiği gerekçeli kararda doktrine değinerek kapsamlı bir inceleme bulunmuş olabilir. Biz sadece TFF’nin resmi sitesinde ulaştığımız kararları temel alarak açıklamada bulunabiliyoruz. Somut uyuşmazlığın tarafı olmayan gerçek ve tüzel kişiler de ancak TFF’nin resmi Internet sitesinde yayınlanan kararlar ışığında savunma yapabilir.

TFF Tahkim Kurulu, bugün verdiği karar dışında hiçbir kararında “cezanın ertelenmesi”nin unsurlarını detaylı biçimde açıklamadı. Unsurları detaylı biçimde tek tek incelemedi. Bu unsurların her birinin ilgili olaylarda gerçekleşip gerçekleşmediğini gerekçeleriyle saptamadı. 

TFF Tahkim Kurulu’nun, bazı kararlarında “kurumla ilgili verdiği ilk kararda (Fatih Terim Kararı) cezanın ertelenmesinin unsurlarını detaylı açıkladığına” dair saptaması (iddiası) gerçek dışıdır.

TFF Tahkim Kurulu’nun cezanın ertelenmesi ile ilgili verdiği kararlar henüz içtihat yaratacak olgunlukta değildir. Bugüne kadar verilen 7 gerekçesiz karar içtihat oluşturmaya yetmez. İçtihat ancak bugün verilen karar gibi kararların yeknesaklaşması halinde oluşabilir, gelişebilir. Ayrıca belirtmek gerekir ki, TFF Tahkim Kurulu cezanın ertelenmesi ile ilgili sadece üç karar verdikten sonra, Nurullah Sağlam Davası‘nda Kuul’un yerleşik içtihadı olduğunu ileri sürmüştür. Bu iddia tutarlı değildir.

Aşağıda TFF Tahkim Kurulu’nun cezanın ertelenmesi ile ilgili diğer kararlarını bulacaksınız.

TFF Tahkim Kurulu Kararı (21 Mayıs 2012, E.2012/149 K. 2012/145):
PFDK’ca Çaykur Rizespor A.Ş.‘ye verilen toplam 3 resmi müsabakayı kendi sahasında seyircisiz oynama cezasının; FDT’nin 54/3.maddesi gereğince 1, 54/5 maddesi gereğince 1 olmak üzere toplam 2 resmi müsabakayı kendi sahasında seyircisiz oynama cezası şeklinde değiştirilerek onanmasına; erteleme şartlarını taşımayan ve FDT’nin 105.maddesindeki düzenlemeye uygun olmayan cezanın ertelenmesi talebinin reddine oybirliğiyle (2012/145 K.)”;

TFF Tahkim Kurulu Kararı (31 Mayıs 2012, E.2012/155 K.2012/149)
“PFDK’ca Keçiörengücü Spor Kulübü Futbolcusu Ömer Fırat Çelik‘e rakip takım sporcusuna yönelik hakareti nedeniyle FDT’nin 43/1-a maddesi uyarınca verilen 2 resmi müsabakadan men cezasında, olayın oluş şekli dikkate alınarak FDT’nin 13.maddesinin uygulanması suretiyle cezada ½ oranında indirim yapılmasına, PFDK’ca verilen 2 resmi müsabakadan men cezasının neticeten 1 resmi müsabakadan men cezası şeklinde değiştirilerek onanmasına, cezanın ertelenmesi talebinin takdiren reddine oybirliğiyle”

TFF Tahkim Kurulu Kararı (23 Kasım 2012, E.2012/244 K.2012/255)
Yapılan müzakere neticesinde; PFDK’ca Mersin İdman Yurdu Antrenörü Nurullah Sağlam‘a müsabaka hakemine yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle FDT’nin 36/1-c ve 35/4.maddeleri uyarınca 1 resmi müsabakada soyunma odasına ve yedek kulübesine giriş yasağı ve 10.000.-TL para cezası verilmesinde sübut, hukuki nitelik ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik görülmediğinden, cezanın kaldırılması yönündeki itirazın reddine, cezanın onanmasına oybirliği ile;
Buna karşılık UEFA ve FIFA talimatlarındaki ilgili hükümler ve FDT’nın 103.maddesi dikkate alınarak Mersin İdman Yurdu Antrenörü Nurullah Sağlam‘ın cezanın (yaptırımın) ertelenmesi yönündeki talebinin; özellikle müsabaka hakeminin raporu ve Kurulumuzun yerleşik içtihatları dikkate alınarak kabulü ile PFDK’nca teknik sorumlu Nurullah Sağlam’a müsabaka hakemine yönelik hakareti nedeniyle FDT’nin 36/1-c ve 35/4.maddeleri uyarınca 1 resmi müsabakada soyunma odasına ve yedek kulübesine giriş yasağı ve 10.000.-TL para cezası maçının cezasının 1 yıl süreyle ertelenmesine oybirliğiyle”

Tahkim Kurulu Kararı (24 Kasım 2012, E.2012/245 K.2012/256)
“PFDK’ca Fenerbahçe AŞ‘ye oyuncu kriterlerine uymamasından dolayı FDT’nin 41. uyarınca takdiren 50.000.-TL para cezası verilmesinde subut, hukuki nitelik ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, yapılan itirazın reddine, cezanın onanmasına; Kurulumuzun yerleşik içtihatları dikkate alınarak FDT.’nin ertelemeye ilişkin 103. maddesinin uygulanma koşullarının itiraza konu eylem bakımından mevcut bulunmaması nedeniyle cezanın ertelenmesi talebinin reddine oybirliği ile;”

Tahkim Kurulu Kararı (30 Kasım 2012, E.2012/249 K.2012/262)
“PFDK’ca Darıca Gençlerbirliği Spor Kulübü Teknik sorumlusu Mehmet Kaya‘ya rakip teknik sorumlusuna yönelik hakareti nedeniyle FDT’nin 42/1-c ve 35/4.maddeleri 2 resmi müsabakada soyunma odasına ve yedek kulübesine giriş yasağı ve 1.000.-TL para cezası verilmesinde sübut, hukuki nitelik ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik görülmediğinden, cezanın kaldırılması yönündeki itirazın reddine, cezanın onanmasına;
Kurulumuz içtihatları, erteleme kurumunun genel unsurları ile maddi olayın özellikleri (özellikle failin, eylemden pişman olduğuna dair yargılamanın herhangi bir aşamasında beyanının olmaması) dikkate alınarak cezaların ertelenmesi yönündeki talebinin reddine oybirliği ile;”

TFF Tahkim Kurulu Kararı (27 Aralık 2012, E.2012/263 K.2012/276) (Meireles Kararı)
“Kurulumuzun daha sonraki kararlarına dayanak oluşturan ve FDT’nin 103.maddesinde düzenlenen “yaptırımın ertelenmesi” ne dair ilk kararı olan 2012/127 E.,2012/133 K. sayılı ve 10.05.2012 tarihli kararında yaptırımın ertelenmesi için “cezanın ertelemeye uygunluğu”, “failin geçmişteki hali”, “failin pişmanlık duyması”, “failin yargılama sürecindeki davranışları”, “cezanın alt sınırdan uzaklaşılmadan verilmiş olması” unsurlarının tamamının birlikte gerçekleşmesi gerektiği ayrıntılı şekilde belirtilmiş olup olayda tüm unsurlar gerçekleşmediğinden yaptırımın ertelenmesi talebinin reddine oybirliği ile;”

TFF Tahkim Kurulu, Bucaspor’un İtirazını Reddetti

Bucaspor, Futbol Disiplin Talimatının 58.maddesinde değişiklik yapılmasına ve 105.maddenin eklenmesine dair düzenlemenin, TFF Kanununa ve Statüsüne, UEFA ve FIFA düzenlemelerine aykırı olduğu iddiasıyla ilgili hükümlerin iptali için TFF Tahkim Kurulu’na başvurmuştu.

Tahkim Kurulu, Bucaspor’un başvurusunu reddetti. Kurul, TFF Yönetim Kurulu’nca 5894 sayılı TFF Kanunu’nun 3. maddesi ve TFF Statüsü’nün 35/i maddesi uyarınca münhasıran sahip olduğu düzenleme yapma yetkisi uyarınca Futbol Disiplin Talimatının 58.maddesinde değişiklik yapılmasına ve 105. maddenin eklenmesine dair düzenlemenin, TFF Kanununa ve Statüsüne, UEFA ve FIFA düzenlemelerine aykırı olmadığına karar verdi.

Futbol Disiplin Talimatı’nın 58. maddesinde değişiklik yapılmasına ve 105.maddenin eklenmesine dair düzenlemenin, UEFA ve FIFA düzenlemelerine aykırı olduğunu gerekçeleriyle açıklamıştım. O yazıyı hatırlatmak isterim:  http://sporvehukuk.blogspot.com/2012/05/tff-tahkim-kurulu-disiplin-talimatnn-58.html