Yazar: Mert Yaşar

STADYUM VE SPOR SALONLARINDAN KİRA ALINMAYACAK

Gençlik ve Spor Bakanlığı, koronavirüs salgını nedeniyle ertelenen futbol, voleybol, basketbol ve hentbol karşılaşmalarının yapılacağı stadyum ve spor salonları ile faaliyetleri durdurulan spor tesisleri içerisinde bulunan ve gelirini yalnızca bu karşılaşmalardan, organizasyona katılanlardan ve seyircilerden elde eden ticari ünitelerden kira bedeli almayacak.

Bakanlığın sitesinde yayınlanacak açıklama aşağıdaki gibidir:

“Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, 81 il müdürlüğüne bir genelge gönderdi. Bakan Kasapoğlu, yayınladığı genelgede koronavirüs ile mücadele kapsamında alınan tedbirler nedeniyle etkilenen kiracılardan, faaliyete başlayacakları tarihe kadar kira bedeli alınmamasını istedi.

Bakan Kasapoğlu’nun 81 il müdürlüğüne gönderdiği genelgede, bakanlıkça kiraya verilmiş olan taşınmazlardan; İçişleri Bakanlığı tarafından geçici süre ile faaliyet gösteremeyeceği belirtilen, kafeterya, yüzme havuzu, spor merkezi gibi ticari ünitelerin 16 Mart tarihinden, faaliyete başlayacakları tarihe kadar geçen sürede kira bedeli alınmayacağı, kira sürelerine mücbir sebeple kullanamadıkları gün kadar ekleme yapılacağı dile getirildi.

Genelge kulüpleri de rahatlatacak

Bakan Kasapoğlu’nun imzaladığı genelgede, önce seyircisiz oynanmasına karar verilen ardından da ertelenen futbol, voleybol, basketbol ve hentbol karşılaşmalarının yapılacağı stadyum ve spor salonları ile faaliyetleri durdurulan spor tesisleri (yüzme havuzları vs.) içerisinde bulunan ve gelirini yalnızca bu karşılaşmalardan, organizasyona katılanlardan ve seyircilerden elde eden ticari ünitelerin kira ödemelerinin 13. Mart tarihinden başlamak üzere faaliyete başlayacakları tarihe kadar geçen sürede kira bedeli alınmayacağını vurguladı. Genelgede, söz konusu ticari ünitelerin, kira sürelerine mücbir sebeple kullanamadıkları gün kadar ekleme yapılacağı da belirtildi.

Genelgede, faaliyetlerine devam eden, ancak alınan tedbirler kapsamında etkilenen ticari ünitelerin Mart-Nisan-Mayıs-Haziran 2020 aylarına isabet eden kira bedellerinin ilgilisinin talebi halinde 4 ay süreli ve faizsiz olarak erteleneceği, kira sürelerine mücbir sebeple kullanamadıkları gün kadar ekleme yapılacağı veya talepleri halinde fesih yoluna gidileceği de kaydedildi.

Bakan Kasapoğlu’nca yayınlanan genelgede ayrıca, sezonluk, yıllık veya daha uzun süreli olarak kulüplere, federasyonlara, belediyelere, kamu kurum ve kuruluşlarına kiralanmış olan tesis ve taşınmazların talepleri halinde liglerin ertelendiği 19 Mart tarihinden itibaren Mart-Nisan-Mayıs-Haziran aylarına ait kira bedellerinin ödemelerinin faizsiz olarak 4 ay süreli olarak erteleneceği de vurgulandı.”

CAS – Futbol Dışı Kararları (Türkiye)

Bu dönem verdiğim yüksek lisans dersinde futbol dışındaki dallarda uyuşmazlıkların çözümünü anlatıyorum.

Dün akşam öğrencilerime CAS’ın bazı kararlarından bahsettim. Türk sporcuların, antrenörlerin, kulüplerin, federasyonların taraf olduğu, futbol dışında verilen kararların listesini paylaştım. Futbolla ilgili olmasına rağmen temelde doping cezasını konu alan bir karara da yer verdim.

Bu karar listesini ilgilenenlerle de paylaşmak istiyorum. Özellikle spor hukukuna ilgi duyan hukuk fakültesi öğrencilerine ve genç meslektaşlarıma bu kararları okumalarını öneririm.

Kararları en yeniden en eskiye, kronolojik şekilde listeleledim.

Bu kararlar CAS’ın kararlar veritabanında yer almaktadır. Bu veritabanına göz atmayı ihmal etmeyin!

Erteleme Kararına Nasıl Geldik?

Koronavirüs salgınının Türkiye’de başlamasının ardından spor alanında da bazı önlemler alındı.

Önce maçların seyircisiz oynanmasına karar verildi.

Kamuoyu bu karara sert tepki gösterdi. Büyük bir kesim, maçların ertelenmesi gerektiğini savundu.

Kamuoyu tepkisi Cumhurbaşkanını, Gençlik ve Spor Bakanı‘nı, Türkiye Futbol Federasyonu‘nu hiç etkilemedi. Seyircisiz oynama kararında ısrar ettiler.

Ne olduysa oldu, bugün yıldırım hızıyla toplantı yapıldı ve liglerin ertelenmesine karar verildi.

Aşağıda gelişmeleri kronolojik sırada özetlemek istiyorum. Kimin ne dediğini, ne talep ettiğini, neye itiraz ettiğini hatırlamak gerekiyor. Hatırlayalım ki, bugün yapılan açıklamaların samimi olmadığını görelim.

Okumaya devam et “Erteleme Kararına Nasıl Geldik?”

Futbol Maçlarında ve Diğer Spor Müsabakalarında Bütüncül Bir Emniyet, Güvenlik ve Hizmet Yaklaşımı Üzerine Avrupa Konseyi Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Yayımlandı

Türkiye Cumhuriyeti adına 29 Kasım 2016 tarihinde Budapeşte’de imzalanan “Futbol Maçlarında ve Diğer Spor Müsabakalarında Bütüncül Bir Emniyet, Güvenlik ve Hizmet Yaklaşımı Üzerine Avrupa Konseyi Sözleşmesi”nin beyanla birlikte onaylanması uygun bulundu.

İlgili kanun, 20 Mart 2020 Tarihli ve 31074 Sayılı Resmi Gazetede yayımlandı.

Sözleşme metni için bkz. https://tinyurl.com/vhsynj7

Sözleşme ile ilgili açıklayıcı rapor için bkz. https://tinyurl.com/qn4s733

Sözleşme ile ilgili Türkçe broşür için bkz. https://tinyurl.com/ublgyzt

Su Altında Korunması Gerekli Kültür ve Tabiat Varlığı Bulunan Bölgelerde Turizm ve Sportif Amaçlı Dalış Alanlarının Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik Yayımlandı

Kültür ve Turizm Bakanlığının hazırladığı Su Altında Korunması Gerekli Kültür ve Tabiat Varlığı Bulunan Bölgelerde Turizm ve Sportif Amaçlı Dalış Alanlarının Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, 20 Mart 2020 Tarihli ve 31074 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yönetmelik aşağıdaki gibidir:

Kültür ve Turizm Bakanlığından:

SU ALTINDA KORUNMASI GEREKLİ KÜLTÜR VE TABİAT VARLIĞI

BULUNAN BÖLGELERDE TURİZM VE SPORTİF AMAÇLI

DALIŞ ALANLARININ BELİRLENMESİNE İLİŞKİN

USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı; su altında korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı bulunan bölgelerden, Kültür ve Turizm Bakanlığınca belirlenen yerlerde yapılacak turizm ve sportif amaçlı dalışlara ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun ek 6 ncı maddesi ve 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dokuzuncu Bölümü hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;

a) Bakanlık: Kültür ve Turizm Bakanlığını,

b) Genel Müdür: Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürünü,

c) Genel Müdürlük: Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünü,

ç) Koruma Bölge Kurulu: 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu gereğince kurulan Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları ile 16/6/2005 tarihli ve 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun gereğince kurulan Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarını,

d) Su altı koruma bölgesi: 2863 sayılı Kanunun 35 inci maddesi kapsamında Cumhurbaşkanlığı Kararı ile tespit edilen ve yayımlanan su altında korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu bölgeleri,

e) Su Altı Koruma Komisyonu: Su altı koruma bölgelerinde 2863 sayılı Kanun kapsamındaki bilimsel kazı ve araştırmalar dışında yapılacak turizm ve sportif amaçlı dalışlara ilişkin olarak ilgili mevzuat çerçevesinde karar veren komisyonu,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Su Altı Koruma Komisyonunun Kuruluşu,

Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları

Su Altı Koruma Komisyonunun kuruluşu

MADDE 4 – (1) Su altı koruma bölgeleri içerisinde turizm ve sportif amaçlı dalış alanı belirlenmesi yönündeki talepleri değerlendirmek üzere Su Altı Koruma Komisyonu kurulur.

(2) Su Altı Koruma Komisyonu aşağıda sayılan yedi daimi üyeden oluşturulur:

a) Genel Müdürlüğün bağlı olduğu Bakan Yardımcısı.

b) Genel Müdür.

c) Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü.

ç) Genel Müdürlük Kazılar Dairesi Başkanı.

d)Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü Deniz Turizmi Dairesi Başkanı.

e) Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Müdürü.

f) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından görevlendirilecek bir üye.

(3) Su altı Koruma Komisyonunun başkanı Genel Müdürlüğün bağlı olduğu Bakan Yardımcısı, başkan yardımcısı ise Genel Müdürdür.

Su Altı Koruma Komisyonunun görevleri

MADDE 5 – (1) Su Altı Koruma Komisyonunun görev ve yetkileri şunlardır:

a) Su altı koruma bölgelerinde, turizm ve sportif amaçlı dalış alanlarının belirlenmesi hakkında karar vermek.

b) Bu Yönetmelik kapsamındaki iş ve işlemlere ilişkin olarak uygulamadan doğan sorunlar hakkında koruma bölge kurulu kararlarını da dikkate alarak görüş vermek.

c) Su altı koruma bölgeleri dışında korunması gerekli su altı kültür varlıklarının tespiti halinde bölgedeki ilgili idari merciler ile koordinasyon sağlayarak kültür varlıklarının korunmasına yönelik gerekli tedbirleri aldırmak.

ç) Su altı koruma bölgelerinde su altında bulunan kültür varlıklarının ziyarete açılmasına yönelik olarak su altı ören yeri, su altı parkı veya arkeopark gibi uygulamalara ilişkin Bakanlıkça hazırlanan veya hazırlatılan projeleri değerlendirip görüş vermek.

Su Altı Koruma Komisyonunun çalışma usul ve esasları

MADDE 6 – (1) Su Altı Koruma Komisyonunun sekretarya hizmetleri Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Kazılar Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülür.

(2) Su Altı Koruma Komisyonu Bakanlıkça gerekli görülmesi halinde toplantıya çağrılır. Komisyonun toplantı gündemi Genel Müdürlükçe hazırlanır.

(3) Su Altı Koruma Komisyonu üye tam sayısı ile toplanır, kararlar oy çokluğu ile alınır, çekimser oy kullanılamaz.

(4) Gündemdeki konu ile kişisel veya üçüncü dereceye kadar (üçüncü derece dahil) kan veya sıhri hısımları açısından ilişkisi veya menfaati olan üye bu konunun değerlendirilmesi sırasında Su Altı Koruma Komisyonu toplantısına katılamaz ve oy kullanamaz.

(5) Gündemdeki konu ile ilgili olarak, gerekli görülmesi halinde toplantıya Bakanlık dışından ilgili diğer kurum veya kuruluşlardan da katılımcı çağrılarak bilgisine başvurulabilir.

(6) Gündemdeki su altı koruma bölgesi ile ilgili arkeolojik kazı veya araştırmalara başkanlık yapmış bilim insanları toplantılara çağrılarak bilgisine başvurulabilir.

(7) Gündemdeki konunun niteliğine göre oy hakkı olmamak kaydıyla toplantıya ilgili koruma bölge kurulu müdürü ve ilgili müze müdürü de çağrılabilir.

(8) Su Altı Koruma Komisyonu yerinde inceleme çalışmalarına eşlik edebilir, gerekli görmesi halinde toplantılarını gündem konusu bölgede gerçekleştirebilir.

(9) Su Altı Koruma Komisyonu toplantısında alınacak kararlar, toplantı sonunda başkan ve üyelerce imzalanır ve Bakanlık Makamının onayına sunulur. Onaylanan kararlar resmî yazışma usullerine göre Genel Müdürlükçe ilgili yerlere bildirilir.

(10) Su Altı Koruma Komisyonu toplantısına veya yerinde yapılacak toplantı ya da incelemelere, diğer kurum ve kuruluşlardan çağrılan katılımcıların yol masrafı ve gündelikleri 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre alınacak onay çerçevesinde Genel Müdürlükçe karşılanır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Su Altı Koruma Bölgelerinde Turizm ve Sportif Amaçlı Dalış Alanlarının Belirlenmesi, Su Altı Görüntüleme, Film ve Fotoğraf Çekimleri

Su altı koruma bölgelerinde turizm ve sportif amaçlı dalış alanlarının belirlenmesi

MADDE 7 – (1) Su altı koruma bölgelerinde turizm ve sportif amaçlı dalış alanı belirlenmesi ile ilgili olarak sunulan öneriler hakkında Su Altı Koruma Komisyonunca aşağıdaki usul ve esaslar çerçevesinde değerlendirme yapılır:

a) Su altı koruma bölgesinde dalış alanı belirlenebilmesi için başvuru yapılan alan ve çevresinde her yönden 100 metre mesafe içinde Genel Müdürlükçe oluşturulacak bir ekibe su altı incelemesi yaptırılır. İncelemelerde, su altında görünür kültür varlığı bulunup bulunmadığı, komşu kara kesimindeki sit alanı varlığı, su altında korunması gerekli kültür varlığına olan mesafe, yapılacak olan dalışların deniz tabanındaki kültür varlıklarına olası etkileri ve genel koruma ilkeleri göz önüne alınarak rapor hazırlanır.

b) Hazırlanan rapor içeriğinde, su altı koruma bölgesinin yeri ve genel tanımı, sit ve mülkiyet durumu, varsa yürürlükteki plan kararları, koruma bölge kurulu kararları ve yargı kararları ile gerekçeli görüşlere ve önerilere yer verilir. Raporun hazırlanma tarihi, isim, imza, rapor eklerinin listesi, raporu destekleyen belgeler ve uygun ölçekli bir harita, plan ya da kroki ile varsa diğer ilgili belgeler rapora eklenir.

c) Hazırlanan rapor ve varsa ilgili kurumların görüşleri, Su Altı Koruma Komisyonunun gündemine alınmak üzere Genel Müdürlüğe gönderilir.

ç) Su altı koruma bölgelerinde rekreasyon ve su sporlarına yönelik inşai faaliyet içermeyen turizm amaçlı duba, şamandıra, tonoz ve benzeri uygulamalara ilişkin talepler de Genel Müdürlükçe oluşturulacak ekibe yaptırılacak su altı incelemesi sonucuna göre Su Altı Koruma Komisyonu tarafından değerlendirilir. Değerlendirme neticesi, Komisyonda bulunan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı temsilcisi vasıtasıyla Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığına bildirilir.

(2) Bu madde kapsamında talep edilen uygulamaların yapılacağı alanda su altı koruma bölgesi ile sit alanlarının çakışması halinde ilgili koruma bölge kurulunun veya Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun görüşü alınır.

(3) Yapılan inceleme sonucunda, tespit ve tescil işlemine gerek görülmesi halinde,  alanın önerilen koruma statüsü Genel Müdürlükçe değerlendirilmek üzere ilgili koruma bölge kuruluna bildirilir.

(4) Su altı komisyonu kararları Bakanlık Makamınca onaylanarak yürürlüğe girer.

(5) Su altı komisyonunun turizm ve sportif amaçlı dalış alanı belirlenmesine ilişkin kararları Bakanlığın internet sayfasında duyurulur.

Su altı görüntüleme, film ve fotoğraf çekimleri

MADDE 8 – (1) Bakanlıkça dalışa izin verilen alanlarda, yerli veya yabancı gerçek veya tüzel kişilerce yapılacak su altı görüntüleme, film ve fotoğraf çekimi talepleri Genel Müdürlükçe değerlendirilir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Askerî Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgelerinde Yapılacak

Turizm ve Sportif Amaçlı Dalışlar

Askerî yasak bölgeler ve güvenlik bölgelerinde yapılacak turizm ve sportif amaçlı dalışlar

MADDE 9 – (1) Askerî yasak bölgeler ve güvenlik bölgelerinde oluşturulmak istenen turizm ve sportif amaçlı dalış alanlarının belirlenmesi veya bu alanlarda yapılacak uygulamalar hakkındaki talep ve önerilerin Su Altı Koruma Komisyonu gündemine alınabilmesi için Milli Savunma Bakanlığından uygun görüş alınması zorunludur.

(2) Milli Savunma Bakanlığınca uygun görüş verilen konuların değerlendirildiği Su Altı Koruma Komisyonu toplantılarına Milli Savunma Bakanlığını temsilen bir yetkilinin katılımı sağlanır.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Son Hükümler

Yürürlük

MADDE 10 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 11 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Kültür ve Turizm Bakanı yürütür.

Ligler Ertelendi

Yaklaşık bir aydır devam eden süreç sonunda sona erdi ve ligler ertelendi.

Sonraki yazımda süreci kronolojik olarak anlatacağım.

Bu yazıda şimdilik erteleme kararının alındığı toplantıdan sonra gerçekleşen basın açıklamasını paylaşıyorum.

Nihat Özdemir: “Maçlar Nisan Sonuna Kadar Oynanacak”

UEFA, Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi maçlarını erteledi, özel maçların Haziran ayından itibaren oynanmasına karar verdi.

TFF başkanı Nihat Özdemir, konuyla ilgili basın toplantısı düzenledi.

Nihat Özdemir, Türkiye’de liglerin Nisan sonuna kadar seyircisiz oynanacağını açıkladı.

Özdemir, konuyla ilgili çelişik beyanlarda bulundu.

Özdemir, konuşmasının başında, seyircisiz oynama kararını birkaç gün önce açıklanan cumhurbaşkanı kararına dayandırdı. Cumhurbaşkanının kararını uyguluyorlarmış.

Soru-cevap bölümünde ise Özdemir ağzındaki baklayı çıkardı.

Özdemir, TFF olarak aldıkları her kararı Sağlık Bakanı ve Bilim Kurulu ile görüşerek aldıklarını belirtti.

Özdemir, şu garip cümleyi kurdu: “Aldığımız her karar sadece futbolcularımızı, takımlarımızı, liglerimizi değil; bizim aldığımız her karar Türkiyemiz’i ilgilendiren kararlardır. Her şeyden önce, bizim için en önce gelen Türkiye’dir.

Özdemir, seyircisiz oynama kararının sadece TFF’ye ait olduğunu ağzından kaçırdı.

Maalesef sporcuların, teknik ekiplerin, saha çalışanlarının sağlığını ve onlardan bulaşma riski sebebiyle kamu sağlığını tehdit eden seyircisiz oynama kararının nasıl Türkiye’nin menfaatine olduğunu açıklayamadı.

ÖZDEMİR, UEFA’NIN KARARINI YANLIŞ AKSETTİRDİ

Özdemir, “UEFA’nın bütün liglerin Haziran’a kadar tamamlanmasını arzuladığını” dile getirdi.

Dikkat edelim! UEFA, liglerin Haziran ayına kadar bitirilmesi yönünde talimat vermedi. Böyle bir talimat veremez de. UEFA sadece dileğini paylaştı.

Diyelim ki, UEFA liglerin Haziran’a kadar oynatılması talimatı vermiş olsun. Bu durumda neden Türkiye’de maçlar Nisan’a kadar seyircisiz oynanacak? Nisan’a kadar maçlar oynanabiliyorsa, ligin bitirilmesinin önünde herhangi bir engel var mı?

Nihat Özdemir ve ekibi, kamu sağlığını tehdit ediyor.

Özdemir, “Türkiye’nin menfaatini düşündüklerini” söyledi ama o Türkiye, bizim Türkiye’miz değil.

Maçların seyircisiz oynanmasından menfaat sağlayan sadece iki aktör var: var: Yayıncı kuruluş Beinsports Türkiye ve Yıldırım Demirören’in yönettiği İddaa ile bahis şirketleri

TFF yönetimi, yayıncı kuruluşa ve bahis şirketlerine para kazandırmak için insan sağlığını tehlikeye atıyor.

Kulüpler ise yayın gelirlerinin peşine düşmüş. İşçilerine sahip çıkmıyorlar. “Bu ortamda maç oynanmaz” diyemiyor, erteleme talep edemiyorlar.

PROFESYONEL FUTBOLCULAR DERNEĞİ BUHAR OLDU

Dünyada futbol dahil bütün spor karşılaşmaları ya iptal ediliyor ya da erteleniyor.

Avrupa’da dört ülke dışında bütün ülkelerde ligler ertelendi.

Türkiye’de futbolcuların, bunların yakınlarının ve son tahlilde hepimizin hayatı tehlikede.

Türkiye’de sadece birkaç yabancı sporcu maçların oynanmasına açıkça itiraz etti. Türk sporcular konuşmuyorlar. Konuşamıyorlar. Zira kulüplerinden kovulabilirler, milli takımlardan çıkarılabilirler. Onları kimse korumuyor.

Bu korku imparatorluğunda sesini çıkarabilecek, yüksek sesle itiraz etme gücüne sahip tek bir kurum var: Profesyonel Futbolcular Derneği (PFD).

PFD, Dünya Futbolcular Birliği’nin (FIFPro) üyesi.

FIFPro, geçen hafta bir mesaj yayınladı. FIFPro, futbolcuların maçları çıkmayı reddetme kararlarını desteklediğini açıkladı. FIFPro ilgili kurumları futbolcuların sağlığını korumak için gerekli adımları atmaya ve ligler hakkında hızlı karar vermeye davet etti.

FIFPro her gün yeni açıklama yayınlıyor. Federasyonların maçların ertelenmesi kararını destekliyor.

Peki Profesyonel Futbol Derneği ne yapıyor?

PFD, FIFPro‘nun maçlara çıkmama kararı ile ilgili açıklamasını tercüme edip yayınlamalıydı. Derneğin sitesinde bu açıklama hakkında tek kelime haber bulunmuyor.

Dernek, seyircisiz oynama kararını eleştirmek yerineDevletimizin Aldığı Karara Saygı Duyuyoruzbaşlıklı bir yazı yayınladı.

Böyle meslek birliği olmaz!

Devlet, futbolcuların sağlığını hiçe sayan bir karar almış. Avrupa’da liglerin ertelendiğini gören futbolcular öfkeli ve korkuyorlar.

PFD, maçların ertelenmesi için lobi yapacağına, kamuoyu oluşturacağına devlete mendil açıyor.

Açıkçası bu dernekten başka bir hareket de beklenemezdi.

Bu derneğin yönetim kuruluna bir bakalım. Yönetim kurulu üyeleri ya teknik direktör ya da futbol yorumcusu. Sistemden beslenen adamlar. Bu adamlardan sisteme karşı çıkmaları beklenebilir mi?

Teknik direktörler, işveren temsilcisidir. İşçilerin değil işverenin menfaatlerini savunurlar.

Futbol yorumcuları ise görsel ve yazılı medyada boy gösteriyorlar. Federasyona ve kulüplere yakın olmak zorundalar. Yoksa bir anda kendilerini kapı önünde bulurlar.

KULÜPLERİ ZOR GÜNLER BEKLİYOR

Anlaşılan, Türkiye’de futbolcular yalnız, sahipsiz. Devlet bir kesimin maddi menfaatlerini korumak için futbolcuları ateşe attı.

Gelecek günlerde birçok yabancı futbolcunun sözleşmelerini feshettiğini göreceğiz. Gücü olmayanlar, alacaklarından vazgeçecekler. Damarlı olanlar ise FIFA’ya başvuracaklar.

Bugün susan kulüplere başarılar diliyorum. FIFA ve CAS önünde kimse onların yanında olmayacak.

UEFA Turnuvaları Erteledi. Türkiye’de Ne Olacak?

UEFA, üye ulusal federasyon yetkilileri ile yaptığı toplantının ardından bir açıklama yayınladı.

Avrupa Erkekler Futbol Şampiyonası (EURO 2020) 2021 yılına ertelendi.

Bütün UEFA turnuvaları ve -özel maçlar dahil- kulüpler ve milli takımlar arasında oynanacak maçlar askıya alındı.

UEFA, EURO 2020’nin ertelenmesi sayesinde ulusal liglerin – geç de olsa- tamamlanmasını umuyor.

TÜRKİYE’DE FUTBOL MÜSABAKALARI ERTELENECEK Mİ?

UEFA, EURO 2020’yi erteleyerek ulusal liglerin tamamlanmasını umsa da, bu beklentinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği tamamen ulusal federasyonların inisiyatifinde.

Avrupa’da … federasyon maçları erteledi.

Türkiye’de ise bütün spor dallarında karşılaşmalar inatla seyircisiz oynatılıyor.

Kamuoyunda maçların ertelenmesi yönünde beklenti varken, sporcular oynamak istemediklerini dile getirmesine rağmen cumhurbaşkanı başdanışmanları (Hamza Yerlikaya ve Hidayet Türkoğlu), Gençlik ve Spor Bakanı ölü taklidi yapıyorlar.

Hidayet Türkoğlu ortada yok.

Hamza Yerlikaya, “antrenman yapmayın” diyor ama maçların antrenmansız nasıl oynanacağı hakkında görüş bildirmiyor.

Gençlik ve Spor Bakanı, kulağının üzerine yatmış; spor karşılaşmalarının ertelenmesi taleplerini duymazdan geliyor.

Türkiye Futbol Federasyonu, seyircisiz oynama kararında etkileri olmadığını duyurdu.

Hatırlayalım, TFF başkanı Nihat Özdemir, maçların seyircisiz oynanmasını düşünmediklerini açıklamıştı. O açıklamanın üzerinden üç gün geçmeden cumhurbaşkanı, maçların seyircisiz oynanmasına karar verdi. Bu kararın TFF’ye rağmen alındığı belli.

Avrupa’da neredeyse bütün federasyonlar maçları, karşılaşmaları, turnuvaları ertelerken neden Türkiye’de maçlar ertelenmiyor?

Bu sorunun yanıtını uzun uzun düşündüm. Tek bir mantıklı yanıt, gerekçe bulamadım.

Aradığım yanıtı gökten ararken yerde buldum.

Trabzonspor başkanı Ahmet Ağaoğlu, yüzüne maske takarak yaptığı basın toplantısında maçların ertelenmesi tartışması hakkında ilginç yorumlar yaptı.

Ağaoğlu, ağzında maske ile şunları söyledi:

Bugüne kadar insan sağlığı konusunda hassas değildik de, son 24-48 saat içinde mi hassas olduk?

Ligler tatil edilsin, bilmem ne, niye tatil edilsin? 2-3 gün önce böyle bir şey yokken, şu 3 gün içerisinde liglerin tamamen tatil edilmesi için doğan sebepler neler? Demek ki birileri bir şey bekliyor.”

“Bu kadar fazla liglere ara verilirse, seyircisiz oynanırsa bir ay sonra boşanma davalarına bakacak hakim de bulamayız bu ülkede. Futbol, ülke insanının ciddi şekilde stresini attığı, eğlendiği, meşgul olduğu bir olgu. Bunu da göz ardı etmemek lazım.”

Ağaoğlu’nun sözleri komik bile değil. Cevap vermeye değmez. 

Cumhurbaşkanı, UEFA’nın da aldığı kararlardan sonra ligleri ertelemeli!

Erteleyecek mi?

Sanmam.

Bu kararın olası sebeplerini başka bir yazıda irdeleyeceğim.

Spor Merkezlerinin Faaliyetleri Durduruldu

Koronavirüs sebebiyle alınan önlemler her geçen gün artıyor.

İçişleri Bakanlığı, önce pavyon, diskotek, bar, gece kulüplerinin 16 Mart saat 10:00 itibariyle geçici süreliğine faaliyetleri durdurulacağını duyurdu.

Kamuoyu bu karara yoğun tepki gösterdi. Sadece alkollü mekanların kapatılması eksik ve hatta kötü niyetli karar olarak değerlendirildi.

Tepkiler üzerine, Bakanlık yeni genelge hazırladı.

Ek genelgede spor merkezlerinin de dahil olduğu birçok mekanın faaliyetlerine son verileceği duyuruldu. Spor kulüplerinin de dahil olduğu Sivil Toplum Kuruluşlarının (Dernek, vakıf ) genel kurulları ve Sivil Toplum Kuruluşlarının eğitimler dâhil insanları toplu olarak bir araya getiren her türlü toplantı ve faaliyetleri geçici olarak ertelendi.

Bakanlığın yeni genelge ile ilgili açıklaması aşağıdaki gibidir:

Bakanlığımız 81 İl Valiliğine Coronavirüs konulu ek bir genelge daha gönderdi.

Genelge ile 81 ilde, tiyatro, sinema, gösteri merkezi, konser salonu, nişan/düğün salonu, çalgılı/müzikli lokanta/kafe, gazino, birahane, taverna, kahvehane, kıraathane, kafeterya, kır bahçesi, nargile salonu, nargile kafe, internet salonu, internet kafe, her türlü oyun salonları, her türlü kapalı çocuk oyun alanları (AVM ve lokanta içindekiler dahil), çay bahçesi, dernek lokalleri, lunapark, yüzme havuzu, hamam, sauna, kaplıca, masaj salonu, SPA ve spor merkezlerinin faaliyetleri geçici bir süreliğine bugün saat 24:00 itibariyle durdurulacak.

Çin’in Vuhan kentinde başlayarak tüm Dünyayı tehdit etmeye devam eden ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak nitelendirilen Coronavirüs (Kovid-19) salgınından vatandaşları korumak ve salgının yayılmasını engellemek amacıyla önlemler alınmaya devam ediyor.

Bu kapsamda Sağlık Bakanlığı ile yapılan değerlendirmeler sonucunda; Umuma Açık İstirahat ve Eğlence Yerleri olarak faaliyet yürüten ve vatandaşlarımızın çok yakın bir mesafede bir arada bulunarak hastalığın bulaşma riskini arttıracağı gerekçesiyle; tiyatro, sinema, gösteri merkezi, konser salonu, nişan/düğün salonu, çalgılı/müzikli lokanta/kafe, gazino, birahane, taverna, kahvehane, kıraathane, kafeterya, kır bahçesi, nargile salonu, nargile kafe, internet salonu, internet kafe, her türlü oyun salonları (atari, playstation vb.), her türlü kapalı çocuk oyun alanları (AVM ve lokanta içindekiler dahil), çay bahçesi, dernek lokalleri, lunapark, yüzme havuzu, hamam, sauna, kaplıca, masaj salonu, SPA ve spor merkezlerinin faaliyetleri geçici bir süreliğine 16.03.2020 pazartesi saat 24:00 itibariyle durdurulacak.

STK’ların Genel Kurulları, Eğitimleri ve Toplantıları Ertelenecek

Sivil Toplum Kuruluşlarının (Dernek, vakıf ) genel kurulları ve Sivil Toplum Kuruluşlarının eğitimler dâhil insanları toplu olarak bir araya getiren her türlü toplantı ve faaliyetleri (icra-i zorunluluk gerektiren yönetim faaliyetleri hariç) 16.03.2020 pazartesi saat 24:00 itibariyle geçici olarak ertelenecek.

Toplu olarak vatandaşların bir arada bulunduğu “Taziye Evleri”nin faaliyetleri 16.03.2020 pazartesi saat 24:00 itibariyle durdurulacak.

Bakanlığımız söz konusu bu tedbirlere ilişkin vali/kaymakamlar tarafından il/ilçe belediyeleri ile işbirliği içinde ilgi Kanun hükümleri çerçevesinde gerekli gerekli tedbirlerin ivedilikle planlanması/uygulanması ve kolluk birimleri tarafından konun takip edilerek uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesini istedi.

“Sigorta Şirketine Dava Açılmadan Önce Zorunlu Arabuluculuğa Başvurulmalıdır”

Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, Ocak 2020’de, trafik kazasında ağır yaralanan ve spor hayatı biten bir gencin sigorta şirketine açtığı davayı “arabuluculuğa başvurulmadığı” gerekçesiyle usulden reddetti. 

Mahkemenin red kararı, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu‘na dayanıyor.

Kanunun “dava şartı arabuluculuk” başlıklı 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda. Kanunda arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği öngörülmüş.

Sigorta şirketinin taraf olduğu davalar ticari dava olarak kabul ediliyor. Sigorta şirketine dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekiyor. Arabulucuya başvurulmadan açılan tazminat davaları usulden reddediliyor.

Kanunun bu düzenlemesi pratik değil. Usul ekonomisi ilkesine aykırı.

Kanunun değiştirilmesi ve kanuna “arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde, mahkemenin davacıya en az bir aylık kesin süre vereceği ve bu süre içinde anlaşma sağlanamazsa, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, aksi halde davanın usulden reddedileceği“ne dair bir hükmün eklenmesi gerekiyor.

İlk derece mahkemesinin kararını örnek olması için paylaşıyorum:

Okumaya devam et ““Sigorta Şirketine Dava Açılmadan Önce Zorunlu Arabuluculuğa Başvurulmalıdır””