Etiket: spor hukuku

AİHM, CAS’a Destek Verdi

Spor camiası uzun süredir Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi‘nin (AİHM) futbolcu Adrian Mutu ve Claudia Pechstein‘in başvuruları hakkında vereceği kararı bekliyordu.

Mutunun ve Pechstein‘in başvuruları sonrasında AİHM, İsviçre devletine sorular göndermişti. Bu sorular “CAS’ın bağımsızlığı ve tarafsızlığı” ile “CAS’ta açık duruşma yapılmaması” konularıyla sınırlı idi.

Beklenen gün geldi. AİHM, bugün kararını yayınladı: http://hudoc.echr.coe.int/eng?i=001-186434 (Kararın Fransızca özeti: https://t.co/qVL9tO5zu7)

Karar, spor tahkimini yere göğe sığdıramayanlar için zafer niteliğinde. Ancak kararın oyçokluğu ile alındığını gözden kaçırmamak lazım. Continue reading “AİHM, CAS’a Destek Verdi”

Zeynep Sönmez’e Özel Ceza

Türk tenisçi Zeynep Sönmez, doping cezası aldı.

Uluslararası Tenis Federasyonu‘ndan (ITF), yapılan açıklamaya göre, 21-28 Ekim 2017 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Cumhuriyet Kızları Tenis Turnuvası‘nda mücadele eden Zeynep Sönmez‘in, 24 Ekim 2017’de verdiği doping numunesinde yasaklı “modafinil” maddesine rastlandı.

ITF, Sönmez‘in kasten hareket etmediğini ve sporcunun doping ihlalini kabul ettiğini açıkladı.

ITF, gerekçeli kararı yayınladı: http://www.itftennis.com/media/282367/282367.pdf

Continue reading “Zeynep Sönmez’e Özel Ceza”

Spor Teşkilatında Kadının Adı Yok

Sözcü gazetesinde, 9 Mart 2018 tarihinde yayınlanan yazımı linkler ekleyerek paylaşıyorum.

“Geçen hafta Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın spor il müdürleri ile çektirdiği bir fotoğraf gördüm. Fotoğrafta bir kadın bile yoktu.

ilmudurleriylebirarayageldi_manset

Merak ettim. Bakanlığın, Spor Genel Müdürlüğü’nün ve federasyonların sitelerini inceledim. Kadın yönetici, kurul üyeleri aradım. Maalesef çok az kadın listelerde yer alıyor.

Bakanlık ve genel müdürlük teşkilatının üst yönetiminde kadın yok. Gençlik ve Spor Bakanı, bakan yardımcısı, müsteşar, müsteşar yardımcıları, Spor Genel Müdürü hep erkek. Daire başkanlarının, müdürlerin tamamı erkek. Merkez Danışma Kurulu, Sportif Değerlendirme ve Geliştirme Kurulu, Genel Müdürlük Ceza Kurulu, Merkez Ceza Kurulu gibi kurullarda kadın üye yok. Tahkim Kurulu‘nda sadece bir kadın üye var.

Bakanlık ve Genel Müdürlük bünyesindeki kadına karşı ayrımcı politika, spor federasyonlarına da yansımış. Bugün sadece Oryantiring Federasyonu, Satranç Federasyonu ve Yelken Federasyonu‘nda kadın başkan görüyoruz. Çoğu spor federasyonunun yönetim kurullarında ve diğer kurullarında kadın üye bulunmuyor. Erkek kulübü şeklinde faaliyet gösteren onlarca federasyon var. Bazı federasyonlar göstermelik, sadece bir kadın üye bulunduruyor.

Türkiye’de 4.606.452 faal sporcu bulunuyor. Faal kadın sporcu sayısı ise 1.606.113. Kadınlar, toplam sporcu sayısının üçte birini oluşturuyor. Kadın sporcu sayısı bu kadar yüksek iken, neden spor teşkilatında kadın yönetici bu kadar az? Neden spor teşkilatında kadınlara karşı şiddetli ayrımcılık yapılıyor?

Türkiye, İngiltere ve Fransa’yı örnek almalı. En azından spor teşkilatında ve spor federasyonlarında asgari %30 kadın yönetici kotası öngörülmeli. Sadece yönetim kurullarında değil, tüm kurullarda en az %30 oranında kadın üye olmalı.”

Türkiye Wushu Federasyonu’nun İsmi Değiştirildi

Bugün Resmî Gazete’de Türkiye Wushu Federasyonu ile ilgili bir karar yayınlandı.

Tebliğler” bölümünde yayınlanan karar ile, federasyonun ismi Türkiye Wushu Kung-Fu Federasyonu olarak değiştirildi.

Türkiye’nin kung-fu sporu ile ilgili geçmişini bilenler bu kararı gülümseyerek okumuşlardır.

Continue reading “Türkiye Wushu Federasyonu’nun İsmi Değiştirildi”

Anayasa Mahkemesi’nin Futbol Federasyonu Kanunu ile ilgili Kararı Nerede?

Anayasa Mahkemesi çok önemli bir iptal başvurusunu esastan görüşecekti.

Mahkemenin 18 Ocak 2018 tarihli toplantı gündeminde 5.5.2009 tarihli ve 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin (2) numaralı fıkrasının iptaline karar verilmesi talebi vardı. İlgili dosyanın Esas numarası 2017/136 idi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi’nin iptal başvurusuna konu ettiği düzenlemeyi hatırlatayım: “İlk derece hukuk kurulları kulüp lisansı ile ilgili kararlar almaya veya bu Kanun, TFF Statüsü, TFF’nin diğer talimat ve düzenlemeleri ile diğer yetkili TFF kurul ve organları tarafından alınacak kararlara ilişkin olarak çıkacak ihtilaflarda karar vermeye münhasıran yetkilidir.”

Anayasa Mahkemesi, 18 Ocak günü bu dosyayı esastan görüşmüş olması lazım.

Peki Anayasa Mahkemesi nasıl bir karar verdi? Bilmiyoruz. Bilemiyoruz.

Anayasa Mahkemesi, 18 Ocak günü görüşülen dosyaların sonuçlarını yayınladı ancak listede 5894 sayılı Kanun ile ilgili dosya bulunmuyor.

Listeye baktığımızda esastan görüşülmesi gereken hiçbir dosyanın sonucunun yayınlanmadığını görüyoruz. TFF Kanunu dışında, 6741, 5307, 6001 sayılı kanunlara ilişkin kararlar da yayınlanmamış.

Umarım Anayasa Mahkemesi, TFF Kanunu ile ilgili kararını en kısa zamanda yayınlar. Şubat ayı bitmeden kararın yayınlanmasını ümit ediyorum.

NOT: İlgili karar, 2 Mart 2018 Tarihli ve 30348 Sayılı Resmî Gazete‘de yayımlandı. Anayasa Mahkemesi, oyçokluğu ile, ilgili hükmün İPTALİNE ve KARARIN RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE karar verdi.

Amatör Spora Vergi Desteği Geliyor

Profesyonel futbolu kulüpleri amatör spor dalları yüzünden borç batağına girdiklerini iddia ediyor. Bu kulüplerin yöneticileri Cumhurbaşkanı’nın, başbakanın, Maliye Bakanı’nın, Gençlik ve Spor Bakanı’nın kapılarını aşındırıp durdular. Kulüp yöneticileri vergi kolaylığı istediler. Kulüpler Birliği, Gençlik ve Spor Bakanı’nı ziyaret edip vergi konusunda yardım talep etti.

Başbakanlık, kulüpleri duydu ve kulüplere vergi imtiyazı sağlayan bir düzenlemeyi TBMM’ye gönderdi. Continue reading “Amatör Spora Vergi Desteği Geliyor”

Bir Radyo Yayınının Düşündürdükleri

Bugün spor temalı bir radyo istasyonunda bir meslektaşımı dinledim.

Meslektaşımın bazı iddiaları ile ilgili bazı düzeltemeler yapmak zorundayım.

Önce iddiaları yazacak, sonra yorumlarımı paylaşacağım. Continue reading “Bir Radyo Yayınının Düşündürdükleri”

E-Spor ve Devlet

Elektronik spor (e-spor) sektörü hızla büyüyen ve her geçen gün rekorlar kıran bir sektör. E-spor Türkiye’de de yoğun ilgi görüyor. Gençler e-sporcu olmak için çok çalışıyor ve bu sektörde yer almak için amansız bir rekabetin içinde savaşıyorlar.

Bugün League of Legends Şampiyonluk Ligi’nde Türkiye Büyük Finali gerçekleşecek. Mücadele 14:30’da başlayacak.

Televizyonda ve İnternette canlı yayınlanacak müsabaka öncesi sosyal medyada yoğun PR çalışması yapılıyor. E-sporun güzelliklerinden, yüksek ödüllerden bahsediliyor.

Bu organizasyonda devlet yok. Devlet bu organizasyonu gözetlemiyor, denetlemiyor. Bir şirket bütün sektöre hakim ve Türkiye’de kontrolsüz şekilde faaliyet gösteriyor.

Devletin tek işlevi, sporculara lisans vermek. Başka hiçbir faaliyeti yok. E-spordan sorumlu Dijital Oyunlar As Başkanlığı, bilgisayar oyunlarında İslamofobi avına çıkmış. Bu As Başkanlık hiçbir Talimat yayınlamadı. Ne yaptığı belli değil.

Espor dünyada çok ciddi tartışmalara konu oluyor. E-sporun gerçekten bir spor olup olmadığı tartışılıyor. Bunun dışında doping, şike, bahis, fikri haklar, sporcuların işçi statüsü ve işçi hakları, sporcuların sosyal hakları, sporcuların eğitim hakkı, uyuşmazlıkların çözümü, tahkim yargılaması ve devletin yargı yetkisi, adil yargılanma hakkı gibi konular hep gündemdeki yerlerini koruyor.

Türkiye, e-sporu spor dalı olarak kabul etti ama yukarıdaki konular hakkında hiçbir şey yapmadı. Oysa Fransa’da e-sporcuları koruyan düzenlemeler yürürlüğe girdi. Sporculara asgari haklar tanındı.

Türkiye, e-sporda büyük potansiyel taşıyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı, bu spor dalını sahiplenmeli ve düzenleyici kurum olarak sporcuların haklarını koruyan bir sistem oluşturmalı.

Beşiktaş’ın Antalyaspor Maçı Seyircili mi, Seyircisiz mi Oynanacak?

Beşiktaş ile Atiker Konyaspor arasında oynanan Süper Kupa müsabakasında saha olayları meydana geldi.

PFDK, Beşiktaş‘a 1 maç seyircisiz oynama cezası verdi. Beşiktaş, PFDK‘nın kararına karşı TFF Tahkim Kurulu‘na başvurdu.

Eğer TFF Tahkim Kurulu, PFDK‘nın kararını onarsa, Beşiktaş‘ın evinde oynayacağı maça seyirci alınacak mı, alınmayacak mı?

Bugün sosyal medyada bu konuyu tartışan spor gazetecilerinin iletilerini gördüm.

Bu konuda Talimat hükümleri çok açık.

TFF Süper Kupa Müsabakası Statüsü‘ne göre, “Süper Kupa müsabakasından dolayı seyircisiz oynama cezasının verilmesi halinde, bu ceza kulübün ev sahibi olarak oynayacağı ilk resmi müsabakasında infaz edilir.”

Özetle, Beşiktaş taraftarları, Antalyaspor maçında takımlarına tribünde destek veremeyecekler. Tribünler sessiz kalacak.

Spor gazetecileri, muhabirler TFF‘nin Talimatlar ve “Statüler sayfalarını takip etmeliler.

Ayrıca hatırlatmak isterim: Süper Kupa Müsabakası Statüsü, 2014 yılında yürürlüğe girdi ve bu Statüde bugüne kadar değişiklik yapılmadı.