Etiket: Anayasa Mahkemesi

Anayasa Mahkemesi’nin Futbol Federasyonu Kanunu ile ilgili Kararı Nerede?

Anayasa Mahkemesi çok önemli bir iptal başvurusunu esastan görüşecekti.

Mahkemenin 18 Ocak 2018 tarihli toplantı gündeminde 5.5.2009 tarihli ve 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin (2) numaralı fıkrasının iptaline karar verilmesi talebi vardı. İlgili dosyanın Esas numarası 2017/136 idi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi’nin iptal başvurusuna konu ettiği düzenlemeyi hatırlatayım: “İlk derece hukuk kurulları kulüp lisansı ile ilgili kararlar almaya veya bu Kanun, TFF Statüsü, TFF’nin diğer talimat ve düzenlemeleri ile diğer yetkili TFF kurul ve organları tarafından alınacak kararlara ilişkin olarak çıkacak ihtilaflarda karar vermeye münhasıran yetkilidir.”

Anayasa Mahkemesi, 18 Ocak günü bu dosyayı esastan görüşmüş olması lazım. Peki Anayasa Mahkemesi nasıl bir karar verdi? Bilmiyoruz. Bilemiyoruz.

Anayasa Mahkemesi, 18 Ocak günü görüşülen dosyaların sonuçlarını yayınladı ancak listede 5894 sayılı Kanun ile ilgili dosya bulunmuyor.

Listeye baktığımızda esastan görüşülmesi gereken hiçbir dosyanın sonucunun yayınlanmadığını görüyoruz. TFF Kanunu dışında, 6741, 5307, 6001 sayılı kanunlara ilişkin kararlar da yayınlanmamış.

Umarım Anayasa Mahkemesi, TFF Kanunu ile ilgili kararını en kısa zamanda yayınlar. Şubat ayı bitmeden kararın yayınlanmasını ümit ediyorum.

 

Anayasa Mahkemesi’nden “Sporda İfade Özgürlüğü” Kararı

Sporda ifade özgürlüğü var mıdır? Sporcular, antrenörler, yöneticiler rahatlıkla yorum yapabilirler mi? Rakiplerini, eski antrenörlerini ve sporcularını acımasızca eleştirebilirler mi?

Spor federasyonları bu tür eleştirileri genellikle “spor ahlakına aykırı açıklama/davranış” olarak değerlendirir ve söz sahibine disiplin cezası verir. “Sert eleştiri” olarak değerlendirilebilecek, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi tarafından korunan ifade özgürlüğü spor  camiası içinde cezalandırılır.

Bir antrenör, eski sporcusu hakkında bir gazetede köşe yazısı yazıp, o sporcunun ringi sürünerek terk ettiğini belirtse, ilgili federasyon o antrenöre “spor ahlakına aykırı açıklama/davranış” sebebiyle ceza verir. Antrenör ise bu cezaya karşı spor tahkimine başvurmak zorundadır. Antrenör, futbol antrenörü ise, TFF Tahkim Kurulu’na başvurmalıdır. TFF dışındaki federasyonların kararlarına karşı ise Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu’na başvurulmalıdır. Bu kurulların kararlarına karşı ise maalesef devlet yargısına başvurulamaz. Anayasamız spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabileceğini öngörmüştür. Tahkim kurulu kararları kesin olup bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz (Anayasa md. 59).

Peki hakkında yazı yazılan sporcu, savcılığa başvurursa ne olur? Continue reading “Anayasa Mahkemesi’nden “Sporda İfade Özgürlüğü” Kararı”

Ahmet Şan ve Bylock

Bugün güne Atiker Konyaspor Başkanı Ahmet Şan‘ın Bylock kullanıcısı olması sebebiyle gözaltına alındığını ve ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldığını öğrenerek başladık.

Kamuoyu, Ahmet Şan‘ı İzmir Marşı‘na karşı ölçüsüz tepkisi ile tanıyor. Continue reading “Ahmet Şan ve Bylock”

Futbol Kulüpleri Anayasa Mahkemesi’ne Gidiyorlar. Yanlış Yapıyorlar.

anayasa_mahkemesiTFF tarafından puan silme cezasına çarptırılan Denizlispor, Bucaspor, Kahramanmaraşspor, Ankaragücü, Orduspor, Samsunspor ve Tarsus İdmanyurdu kulüpleri, Anayasa Mahkemesi’ne başvurma kararı aldı.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), mali kriterlere uymadıkları gerekçesiyle Denizlispor, Bucaspor, Kahramanmaraşspor, Ankaragücü, Orduspor, Samsunspor ve Tarsus İdmanyurdu kulüplerine geçtiğimiz Eylül ayında puan silme cezaları vermişti. Ceza alan 7 kulüp Tahkim Kurulu’na başvurarak karara itiraz etti, ancak reddedildi.

Continue reading “Futbol Kulüpleri Anayasa Mahkemesi’ne Gidiyorlar. Yanlış Yapıyorlar.”

Anayasa Mahkemesi’nin E-Biletle İlgili Kararı Yayınlandı

Anayasa Mahkemesi’nin elektronik biletle ilgili 2/11/2015 Tarihli ve E: 2014/196, K: 2015/103 Sayılı Kararı, 16 Aralık 2015 Tarihli ve 29564 Sayılı Resmî Gazete‘de yayımlandı.

Anayasa Mahkemesi, kararla ilgili basın duyurusu yayınladı: http://goo.gl/jQEl5I

Anayasa Mahkemesi itirazın önemli bölümünü oyçokluğu ile reddetti.

Mahkeme sadece Kanun’un 5’inci maddesinin 11’inci fıkrasının “c” bendindeki iki cümleyi iptal etti:

  • Elektronik kart bilgilerinin kulüpler adına reklam ve pazarlamasında ilgili federasyonlar yetkilidir.
  • Federasyonlar bu fıkra kapsamında belirtilen yetkilerini kısmen veya tamamen üçüncü kişilere devredebilir.

KARŞIOYLAR DİKKATE ALINMALI!

Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı oybirliği ile değil, oyçokluğu ile aldığını unutmamak lazım.

Karşıoylar şu şekilde özetlenebilir:

Continue reading “Anayasa Mahkemesi’nin E-Biletle İlgili Kararı Yayınlandı”

Anayasa Mahkemesi, 3289 Sayılı Kanun’daki Bazı Düzenlemelerle İlgili Anayasaya Aykırılık İddialarını Reddetti

Anayasa Mahkemesi, 3289 sayılı Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un bazı düzenlemelerinin iptaline ilişkin başvuruyu reddetti. 16/1/2014 Tarihli ve E: 2013/77, K: 2014/4 Sayılı Karar4 Mart 2015 Tarihli ve 29285 Sayılı Resmî Gazete‘de yayımlandı.

Anayasa Mahkemesi, Danıştay’ın 10’uncu Dairesinin itirazlarını aşağıdaki şekilde reddetti:

“21.5.1986 günlü, 3289 sayılı Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un;

A- 1- 29.3.2011 günlü, 6215 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle değiştirilen ek 9. maddesinin;

a- İkinci fıkrasının;

aa- Dördüncü cümlesinde yer alan “…iki üyesi seçimle belirlenen, üç üyesi ise Genel Müdürlükçe görevlendirilen…” ibaresinin,

ab- Son cümlesinde yer alan “…teklifi ve Genel Müdürün…” ibaresinin,

b- Üçüncü fıkrasının;

ba- “Genel kurul üye sayısı olimpik ve paralimpik spor dallarında 150’den az 300 üyeden fazla, diğer branşlarda ise 100’den az 200 üyeden fazla olamaz.” biçimindeki yedinci cümlesinin,

bb- (a) bendinde yer alan “…üç ay içerisinde…” ibaresinin,

bc- (b) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan “Sportif Değerlendirme ve Geliştirme Kurulu raporlarında yeterli düzeyde görülmeyen veya…” ibaresinin,

c- Dördüncü fıkrasının “Genel kurulun delege sayısının yüzde 10’u Genel Müdürlük temsilcilerinden oluşur.” biçimindeki onuncu cümlesinin,

2- 6215 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle eklenen geçici 11. maddesinin son fıkrasının,

iptallerine karar verilmesi istemiyle yapılan itiraz başvurusunun, Anayasa’nın 152. maddesinin son fıkrası ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 41. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince REDDİNE,

B- 1- 6215 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle değiştirilen ek 9. maddesinin;

a- İkinci fıkrasının;

aa- Dördüncü cümlesinde yer alan “…iki üyesi seçimle belirlenen, üç üyesi ise Genel Müdürlükçe görevlendirilen…” ibaresi,

ab-  Son cümlesinde yer alan “…teklifi ve Genel Müdürün…” ibaresi,

b- Üçüncü fıkrasının;

ba- Yedinci cümlesi,

bb- (a) bendinde yer alan “…üç ay içerisinde…” ibaresi,

bc- (b) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan Sportif Değerlendirme ve Geliştirme Kurulu raporlarında yeterli düzeyde görülmeyen veya…” ibaresi,

c- Dördüncü fıkrasının onuncu cümlesi,

dışında kalan bölümlerinin Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve itirazın REDDİNE,

16.1.2014 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.”

Elektronik Bilet, Anayasa Mahkemesi Yolunda

Taraftar Hakları Dayanışma Derneği’nin Passolig’in iptali için açtığı davada Ankara Adliyesi 16. Tüketici Mahkemesi, elektronik bilet hariç elektronik kart uygulamasını içeren düzenlemeleri Anayasa’ya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne aykırı bularak, Anayasa Mahkemesi’ne gönderdi.
Anayasa aykırılığı iddia edilen düzenlemeler aşağıda mavi karakterlerle belirtilmiştir:
6222 sayılı Kanun md. 5/f. 4:
“(4) Spor müsabakalarının yapıldığı alanlara girişi sağlayacak biletler, elektronik sistem üzerinden oluşturulur. Bilet satın almak isteyen kişilerle ilgili olarak, üzerinde adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ve fotoğrafı olan bir elektronik kart oluşturulur. Kişinin yabancı olması halinde kart üzerinde Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası yerine uyruğu olduğu devletin adı ile Türkiye’ye giriş yaptığı pasaportun seri numarası kaydedilir. Bilet satışları kişilere özgü elektronik kart üzerinden yapılabilir. Spor müsabakalarına, kişi ancak adına düzenlenen elektronik kart ile izleyici olarak girebilir. Spor müsabakasına izleyici olarak girecek kişilerin kontrolünü ev sahibi kulüp yapmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük ev sahibi olmayan müsabakalarda, müsabakaya katılan her iki kulüp; milli müsabakalarda ise, ilgili federasyon tarafından yerine getirilir.”
6222 sayılı Kanun md. 5/f. 11:
Dördüncü fıkrada belirtilen elektronik kart uygulaması ile ilgili olarak;
a) Bilet organizasyonu ve seyircilerin müsabaka alanlarına giriş ve çıkışına ilişkin kontrol ve denetim yetkisi federasyonlara ait olup federasyonlar bu amaçla bünyelerinde merkezi kontrol sistemi oluşturur. Elektronik kart oluşturulmak amacıyla alınacak kişisel bilgiler federasyon bünyesinde oluşturulan merkezi veri tabanında tutulur. Bu veri tabanı Maliye Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı erişimine açıktır.
b) Elektronik kart ile elektronik kart kapsamında satışı gerçekleştirilecek biletlerin basım, satış ve dağıtımına ilişkin yerel uygulamalar kulüpler tarafından, sistem üzerinden merkezi satışları ise ilgili federasyonlar tarafından gerçekleştirilir.
c) Elektronik kart bilgilerinin kulüpler adına reklam ve pazarlamasında ilgili federasyonlar yetkilidir. Merkezi pazarlama ve bilet satışından elde edilecek gelirler kulüplere ait olup federasyon ya da yetki verdiği üçüncü kişiler nezdinde oluşacak bu gelirler kamu kurum ve kuruluşlara ilişkin alacaklar hariç olmak üzere haczedilemez, devir ve temlik edilemez. Federasyonlar bu fıkra kapsamında belirtilen yetkilerini kısmen veya tamamen üçüncü kişilere devredebilir.

Passolig, Tüketici Mahkemesi için Ne Diyecek?

Bugün Ankara’da tüketici mahkemesi, Passolig ile ilgili itirazları değerlendirdi. Sıra Anayasa Mahkemesi’nde.

Bu dava ile ilgili görüşlerimi daha sonra açıklayacağım. Tutanağın ulaşmasını bekliyorum.

Yarın veya hafta içinde Passolig’den de bir açıklama gelecektir.

Passolig’in saldırgan reklam stratejisi yargı karşısında etkili olmadı. Etkili olmayacağa benzer.

Passolig (Aktif Bank) hukukçularının aklından geçenleri paylaşayım. Onlar görüşlerini çok açık biçinde dile getirmişlerdi.

Mahkemenin itirazları ciddi bulup Anayasa Mahkemesi’ne başvuru kararı alması, mahkemenin Passolig’e karşı olduğunu gösteriyor.

Bu mahkeme de kim oluyor? Yoksa hâkim paralel yapı üyesi mi?

Passolig’in deyimiyle bu hâkim,
Karaborsa ve kayıtdışılıktan beslenenlerden mi?
Fişleme bahanesi ile sorumsuzca davranışlarını sürdürerek takımlarına maç, diğer seyircilere seyir cezası aldırmayı hak görüp çocuğumuzu maça götürme hakkımızı gasp edenler ile şiddete karşı gözüküp rant sağlayanlardan mı?
Yerli firmaların milli projelerinin başarılı olmasını istemeyenlerden mi?
“Bu iş bu kadar etmez. Bu sebeple eli cebe atıp bu kadar para vermenin manası yok” deyip proje hayata geçince gözü kalan şirketlerden birinin hissedarı veya gizli yöneticisi mi?

Passolig yöneticilerinden Cuma akşamına kadar cevap bekliyoruz. Kaç aydır “malum çevre” hakkında kapsamlı bir açıklama yapacaklardı. Nasip bu haftaya imiş.

Anayasa Mahkemesi, 6222 Sayılı Kanun ile İlgili İptal Başvurusunu Reddetti

Anayasa Mahkemesi, Erzurum 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 31.3.2011 günlü, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’un “Seyirden Yasaklanma” başlıklı 18’inci maddesinin (3), (5), (6), (8) ve (9) numaralı fıkralarının iptallerine karar verilmesi istemiyle yaptığı iptal başvurusunu reddetti.
Anayasa Mahkemesi, 6222 sayılı Kanun’un 18’inci maddesinin (5) ve (6) numaralı fıkralarının, itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu fıkralara ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine karar verdi.
Anayasa Mahkemesi, 6222 sayılı Kanun’un 18. maddesinin (3), (8) ve (9) numaralı fıkralarının Anayasa’ya aykırı olmadığına hükmetti.
Öncelikle 18’inci maddede öngörülen suçları ve cezaları hatırlayalım: “Kişinin, bu Kanunda tanımlanan veya yollamada bulunulan ilgili kanunlardaki suçlardan dolayı mahkemece kurulan hükümde, hakkında güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanmasına karar verilir. Seyirden yasaklanma ibaresinden kişinin müsabakaları ve antrenmanları izlemek amacıyla spor alanlarına girişinin yasaklanması anlaşılır. Hükmün kesinleşmesiyle infazına başlanan seyirden yasaklanma yaptırımının süresi cezanın infazı tamamlandıktan itibaren bir yıl geçmesiyle sona erer. Bu güvenlik tedbirine ceza verilmesine yer olmadığı kararı ile birlikte hükmedilmesi halinde, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl geçmesiyle bu güvenlik tedbirinin uygulanmasına son verilir. Güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklama kararı 25/5/2005 tarihli ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu hükümlerine göre kaydedilir.
Anayasa Mahkemesi’nin Anayasa’ya uygun bulduğu düzenlemeler aşağıdaki gibidir:
3’üncü fıkra: Bu madde kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturma başlatılması halinde şüpheli hakkında spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbiri derhal uygulamaya konulur. Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından bu tedbirin kaldırılmasına karar verilmediği takdirde bu yasağın uygulanmasına koruma tedbiri olarak devam edilir.
8’inci fıkra:Bu madde hükümlerine göre spor müsabakalarını seyirden yasaklanan kişi, yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın katıldığı spor müsabakalarının yapılacağı gün, yurt içinde bulunduğu takdirde, müsabakanın başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine başvurmakla yükümlüdür.”
9’uncu fıkra:Sekizinci fıkradaki yükümlülüğe aykırı hareket eden kişi, yirmibeş günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır.

Anayasa Mahkemesi Aziz Yıldırım’ın Bireysel Başvurusunu Reddetti

3 hafta önce Anayasa Mahkemesi’nin Aziz Yıldırım hakkında verdiği kararı paylaşmıştım.

Anayasa Mahkemesi ilgili kararı aldığı gün (8 Mayıs 2014), Aziz Yıldırım’ın bir başka başvurusunu da inceleyip karara bağlamış. Ancak ikinci karar, birinci kararın yayımlanmasından üç hafta sonra yayımlandı.

Kararı şu şekilde özetleyebiliriz:

  • Aziz Yıldırım, çeşitli iddialarla soruşturmada görev alan yargı mensupları hakkında HSYK’ya başvuruda bulunarak şikayetçi oldu.
  • HSYK Üçüncü Dairesi, soruşturma izni verilmemesine karar verdi. Aziz Yıldırım bu karara itiraz edince bu sefer HSYK Genel Kurulu itirazı reddetti.
  • Aziz Yıldırım HSYK Genel Kurulu kararının ardından Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Anayasa Mahkemesi, HSYK’nın meslekten çıkarma dışındaki kararlarının yargı denetimine tabi olmadığı gerekçesiyle Aziz Yıldırım’ın itirazını “konu bakımından yetkisizlik” gerekçesiyle reddetti.

Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararı ise aşağıdaki gibidir:

Continue reading “Anayasa Mahkemesi Aziz Yıldırım’ın Bireysel Başvurusunu Reddetti”