Etiket: Uyuşmazlık Çözüm Kurulu

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi: “TFF Tahkim Kurulu Bağımsız ve Tarafsız Değil”

Beklenen gün geldi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu ile ilgili birkaç kararını yayınladı. Karar için bkz. http://hudoc.echr.coe.int/eng?i=001-200548

AİHM, TFF Tahkim Kurulu’nun bağımsız ve tarafsız olmadığına karar verdi. AİHM, bu sorunun yapısal/sistematik bir sorun olduğunu tespit etti. Mahkeme, Türkiye’yi bu yapısal sorunun ortadan kaldırılması için gerekli tedbirleri almaya davet etti.

İlerleyen günlerde kararı kapsamlı şekilde değerlendireceğim.

Bu yazıda sadece AİHM’nin bazı tespitlerini kısaca paylaşacağım:

  • TFF Tahkim Kurulu, kanunla kurulmuş bir mahkemedir. Başvurucular bu hususu tartışmaya açmamış ancak mahkeme tartışmış.
  • Türkiye’de “zorunlu tahkim” olan futbol tahkiminde, TFF Tahkim Kurulu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde aranan bağımsızlık ve tarafsızlık kriterlerini sağlayamamaktadır.TFF Tahkim Kurulu, TFF başkanının önerisiyle, TFF yönetim kurulu tarafından atanmaktadır. TFF yönetim kurulunun seçildiği genel kurulda ise ekseri çoğunluk kulüplerden oluşmaktadır. TFF yönetim kurulu ise çoğunlukla kulüplerin eski yöneticileri ve üyelerinden oluşmaktadır. Bu kişiler futboldan çok kulüplerin menfaatlerini koruyacaklardır.
  • TFF Tahkim Kurulu üyelerinin, görevlerini layığıyla yapmalarını sağlayacak ve onları denetleyecek hiçbir düzenleme, davranış kuralları bulunmamaktadır. Bu kişilerin görevlerini kötüye kullanmaları halinde görevden alınmalarını sağlayacak bir mekanizma yoktur. Bu kişiler, göreve başlarken yemin etmemekte, bağımsızlık ve tarafsızlık beyanında bulunmamaktadır.
  • TFF Tahkim Kurulu’nun görev süresi, onu atayan yönetim kurulunun görev süresi kadardır. Bu durum, kurulun bağımsızlığı ve tarafsızlığı açısından şüphe yaratmaktadır.
  • TFF Tahkim Kurulu üyeleri, göreve başlarken bağımsızlık ve tarafsızlık beyanında bulunmamaktadır. TFF mevzuatında TFF Tahkim Kurulu üyelerinin reddedilmesi halinde hangi usulün uygulanacağı, bu itiraz hakkında hangi makamın karar vereceği öngörülmemiştir.
  • Yukarıdaki hususlar dikkate alındığında, TFF yürütme kurulu ile TFF Tahkim Kurulu arasında yapısal bağ olduğu ortaya çıkmaktadır. TFF yürütme kurulunun TFF Tahkim Kurulu üzerinde etki edebildiği izlenimi doğmaktadır. TFF Tahkim Kurulu dış baskılardan koruyan bir yapılanma bulunmamaktadır.

AİHM, bizim yıllardan beri dile getirdiğimiz sorunlardan bazıları hakkında önemli bir karar verdi. Türk spor tahkimi sisteminin bozuk olduğunu, TFF Tahkim Kurulu’nun bağımsız olmadığını ortaya koydu.

AİHM sadece ihlal kararı vermekle yetinmedi. Türkiye Cumhuriyeti devletine pozitif yükümlülük yükledi. AİHM, devlete TFF Tahkim Kurulu ile ilgili sistematik sorunların ortadan kaldırılması gerektiğini hatırlattı.

Kararla ilgili bir küçük eleştiriyi de paylaşayım. AİHM, TFF Tahkim Kurulu’nu mahkeme olarak kabul etmiş ancak kurulun kararlarına karşı yargı yoluna başvuru yasağını değerlendirmemiş. Anayasa’nın 59’uncu maddesinde yer alan yasağı tartışmamış. Belki diğer başvuruları değerlendirirken tartışır.

AİHM’nin bu kararının ardından Türk spor tahkimi sistemi tartışmaya açılacak. Kısa zaman içinde kanun değişikliklerinin yapılması şart. TFF Statüsü de değişmeli!

Mevzuat değişene kadar önümüzde çok yol var. Bu süreçte AİHM’ye başvuruların çoğalacağını düşünüyorum. Umarım başvurular çığ gibi artar ve AİHM kararları kanun koyucu için baskı unsuru haline gelir.

TFF Tahkim Kurulu İçin Kader Günü

Türkiye’de çok küçük bir azınlık, TFF Tahkim Kurulu ve SGM Tahkim Kurulu’na karşı hukuk savaşı veriyor.

2011 yılında Anayasa’da yapılan değişiklik ile, sporla ilgili çoğu uyuşmazlık için bu tahkim kurullarına başvuru zorunlu hale getirildi ve kurul kararlarına karşı yargı yolu kapatıldı.

Biz Anayasa değişikliği teklifi TBMM’ye getirildiğinden beri bu düzenlemenin doğru olmadığını, Anayasa’ya Anayasaya aykırı düzenleme getirileceğini, böyle bir düzenlemenin dünyada tek bir örneğinin olmadığını, adil yargılanma hakkının ihlal edileceğini, devletin mahkum edileceğini söyleyip durduk.

Ve o gün geldi.

Yarın devlet, Anayasadaki düzenlemeden ötürü büyük ihtimalle mahkum edilecek.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), TFF Tahkim Kurulu ile ilgili 5 başvuru hakkında kararlarını yayınlayacak.

AİHM’nin sitesinde yayınlanan basın bültenine göre, AİHM 5 dosyayı Ali Rıza ve Diğerleri v. Türkiye Kararı olarak yayınlayacak.

Okumaya devam et “TFF Tahkim Kurulu İçin Kader Günü”

TFF’nin Kurulları Ne Zaman Atandı?

Türkiye Futbol Federasyonu genel kurulu 1 Haziran’da gerçekleşti. Göstermelik seçimde, Nihat Özdemir TFF’nin yeni başkanı oldu.

Bugün TFF‘nin sitesinde bir araştırma yaparken TFF‘nin kurullarına baktım. Gördüğüm kadarıyla geçmiş dönemde kurullarda yer alan kişiler pozisyonlarını korumuşlar.

Belki de kurullara henüz atama yapılmadı. Bilmiyoruz.

TFF mevzuatına göre, kurulların görev süreleri, yönetim kurulunun görev süresiyle sınırlı. Yönetim kurulunun görevi sona erince, kurullar da başka bir işleme gerek olmaksızın lağvedilmiş sayılıyor. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu‘nda görevli Başkanlar Kurulu’nun ve UÇK‘ya atanmış hakemlerin de görev süreleri sona eriyor.

Geçmiş dönemlerde kurullara atama yapıldığı zaman, bu atamalar TFF’nin sitesinde ilan edilirdi. Oysa TFF genel kurulundan bugüne kadar TFF’nin sitesinde duyuru yayınlanmadı.

Özellikle Uyuşmazlık Çözüm Kurulu‘na ve TFF Tahkim Kurulu‘na başvuracak yahut PFDK‘ya savunma verecek kişiler bu hususa dikkat etmeli ve gerekirse resmî atama yapılıp yapılmadığını araştırmalılar. Zira görev süresi sona ermiş kurullara ve bu kurulların kararlarına itiraz edebilirler.

Türkiye Profesyonel Futbolcular Derneği, kurullar hakkında açıklama yapmadı. Yoksa dernek kurulların, özellikle Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’na atanmış hakemlerin görev sürelerinin bittiğinin farkında değil mi?

Yargıtay Kararı – Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, İhtiyari Tahkim (2014)

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 2016/20902 E., 2019/1275 K.

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalı kulüp ile aralarında imzalanmış 19.06.2012 başlangıç tarihli Profesyonel Futbolcu Sözleşmesi kapsamında, toplam hakedişinin 124.457,68 TL olduğunu ileri sürerek; fazlaya dair haklar saklı tutulmak suretiyle ödenmeyen 47.727,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesinden bahsedilerek, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yerinin, TFF Uyuşmazlık Çözüm Kurulu (UÇK) olduğundan bahisle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki; eldeki dava 27.10.2014 tarihinde açılmış olup, bu tarihteki düzenlemelere göre UÇK’nın görev alanının belirlenmesi gerekeceği açıktır. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Ana Statüsünün 21.7.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren değişik 56.maddesinde, “Kulüpler, futbolcular teknik direktörler, antrenörler, futbolcu temsilcileri, sağlık personelleri ve müsabaka organizatörleri aralarındaki futbolla ilgili her türlü sözleşmeden doğan ihtilafların çözümü için uyuşmazlık çözüm kurulunun yetkisini kabul edip etmemekte serbesttirler. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun yetkili olabilmesi için tarafların ihtilafın ortaya çıkmasından sonra kurulun yetkisini yazılı olarak kabul etmeleri şarttır. Bununla birlikte sportif cezalarla, yetiştirme tazminatına ilişkin ihtilaflar münhasıran uyuşmazlık Çözüm Kurulu önünde çözülür. Bu kararlara karşı ancak Tahkim Kurulu’na itiraz edilebilir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir. Bu düzenleme ile, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun mecburi tahkim ve ihtiyari tahkim şeklinde iki ayrı görevi bulunduğu, sadece sportif cezalarla yetiştirme tazminatlarına ilişkin uyuşmazlıkların mecburi hakem olarak Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nda görülebileceği, diğer uyuşmazlıkların ise, genel hükümlere tabi olup, ancak her iki tarafın da yazılı olarak kabul etmesi halinde, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu tarafından ihtiyari tahkim sıfatıyla bakıp sonuçlandırabileceği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, davanın niteliğine göre, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun mecburi tahkim değil, ihtiyari tahkim yetkisi bulunduğundan, adı geçen Kurulun yetkili olabilmesi için, tarafların ihtilafın ortaya çıkmasından sonra kurulun yetkisini yazılı olarak kabul etmeleri şarttır. Davacı ise, alacağının tahsili için eldeki davayı açmış olduğundan, ihtiyari tahkim niteliğindeki Uyuşmazlık Çözüm Kurulunun yetkisini kabul etmediğini ortaya koymuş, tercihini genel mahkemelerde dava açmaktan yana kullanmıştır. O halde, uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemeler görevlidir. O halde, mahkemece işin esası incelenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın usulden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 05/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Ticari İşlerde Zorunlu Arabuluculuk Kabul Edildi

Türkiye Büyük Millet Meclisi, ticari işlerde zorunlu arabuluculuk öngören düzenlemeyi kabul etti.

Ticari işlerde zorunlu arabuluculuğu öngören Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun, 19 Aralık 2018 tarihli ve  30630 sayılı Resmî Gazete‘de yayımlandı (Kanunla ilgili Komisyon Raporu için bkz. https://goo.gl/8QrFMK. Kanunun kabul edildiği oturumun tutanağı için bkz. https://goo.gl/4BQNBU) Okumaya devam et “Ticari İşlerde Zorunlu Arabuluculuk Kabul Edildi”

TFF’de Özer Hurmacı Krizi

TFF kurullarından Uyuşmazlık Çözüm Kurulu (UÇK), bugün Osmanlıspor forması giyen Özer Hurmacı ile futbolcunun eski kulübü Trabzonspor arasında çıkan anlaşmazlıkta Hurmacı hakkında 6 ay müsabakalardan men kararı vermişti.

Dünya Profesyonel Futbolcular Birliği (FIFPro), bu uyuşmazlığa müdahil oldu.

FIFPro, bugün yayınladığı bir açıklama ile, Profesyonel Futbolcular Derneği’nin UÇK kararına karşı hukuki yollara başvurduğunu ve bu konuda PFD’yi desteklediğini duyurdu. Okumaya devam et “TFF’de Özer Hurmacı Krizi”

UÇK Kararlarında İsimler Yayınlanmamalı

Türkiye Futbol Federasyonu, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu kararlarının hüküm kısımlarını İnternet sitesinde yayınlıyor.

UÇK’nın kararlarında tarafların isimlerini görüyoruz.

Oysa bu isimler gizli tutulmalı! Okumaya devam et “UÇK Kararlarında İsimler Yayınlanmamalı”

2017 Yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Yayınlandı

2017 yılında uygulanacak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, Resmî Gazete’de yayımlandı.

Tarife ile, Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu’nun karşı tarafa yükletmesi gereken avukatlık ücretleri de öngörüldü.

SGM Tahkim Kurulu, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde Danıştay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde ilk derecede görülen davalar için öngörülen avukatlık ücretine hükmedecek. Bu düzenlemeye göre, SGM Tahkim Kurulu, duruşmasız işlerde 1.800 TL, duruşmalı işlerde ise 3.600 TL avukatlık ücretine hükmedecek.

Türkiye Futbol Federasyonu ise bu konuda kendi mevzuatını uyguluyor. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu Talimatı‘na göre, UÇK Talimatı kapsamındaki uyuşmazlıklarda Asliye Mahkemelerinde takip edilen davalar için uygulanan maktu avukatlık ücretine hükmedilmektedir (UÇK Talimatı md. 20/son).

TFF’nin yukarıdaki düzenlemesi hukuka aykırıdır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, hakem önünde yapılan her türlü hukuki yardımlarda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerinin uygulanması gerekir (Tarife md. 17/I). TFF, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne aykırı düzenleme getiremez.

TFF’nin bu düzenlemesinin iptali için dava açılabilir.

TFF 1. Lig Kulüpleri Birliği İlk Günden Kontrolü Kaybetti

TFF 1. Lig Kulüpleri Birliği, ‘kulüplerinden sorunlu ayrılan oyuncuları kendi aralarında transfer etmeme‘ kararı almıştı.

Bu kararla ilgili bazı hukuki sorunları yazmıştım.

Türkiye Profesyonel Futbolcular Derneği (TPFD) de bu konuda bir kamuoyu açıklaması yayınladı.

TPFD’nin açıklamasına göre, dernek başkanı Hakan Ünsal, Birlik Başkanı ve Eskişehirspor Başkanı Halil Ünal ile telefon görüşmesi gerçekleştirmiş. Bu görüşmede Halil Ünal, TFF 1. Lig’de kulüp başkanlarından oluşan bir Etik Kurul – UÇK (Uyuşmazlık Çözüm Kurulu) benzeri bir yapı oluşturduklarını ve ‘Sorunlu oyuncuları kendi aralarında transfer etmeme’ kararı aldıklarını açıklamış.

TPFD, bu açıklama ile ilgili bazı çekincelerini paylaşmış.

Birkaç hususa daha dikkat çekmek isterim.

BU BİRLİĞİN HUKUKÇUSU/AVUKATI KİM?

Halil Ünal‘ın açıklaması akıllara zarar.TFF 1. Lig’de kulüp başkanlarından oluşan bir Etik Kurul – UÇK (Uyuşmazlık Çözüm Kurulu) benzeri bir yapı oluşturmuşlar.

Böyle bir yapı oluşturulamaz.

Bir kurul hem Etik Kurulu hem de UÇK olarak işlev göremez. Üstelik böyle bir kurul sadece ve sadece Birlik üyesi kulüpler hakkında karar alabilir. Birlik üyesi kulüplerin yöneticilerinin Birliğe karşı disiplin ihlallerini soruşturabilir. Oysa bu kurul, futbolcular hakkında kararlar alacak.

Birlik bünyesinde Uyuşmazlık Çözüm Kurulu oluşturulamaz. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu sadece kulüp başkanlarından oluşamaz. Futbolcuların da temsilcilerinin bulunması gerekir. Üstelik UÇK’da görev alacak hakemlerin bağımsız ve tarafsız olması gerekir. Ayrıca sözde Uyuşmazlık Çözüm Kurulu kararlarına karşı hangi makama itiraz edilecek? Bu kurul, hiçbir şekilde FIFA’nın öngördüğü ulusal uyuşmazlık çözüm kurulu yapısının özelliklerini taşımamaktadır.

TFF 1. Lig Kulüpler Birliği, kendi bünyesinde Uyuşmazlık Çözüm Kurulu oluşturamaz. Birlik, TFF bünyesindeki UÇK’ya hakem listesi göndermek için uğraşmalıdır.

Halil Ünal hukukçu değil. Ne dediğini bilmiyor olabilir. Birliğin tüzüğünü görmek, tüzüğü yorumlamak gerekir. Birliğin tüzüğü nerede? 

Bu Birliğin hukukçusunun kim olduğunu, hangi hukukçuların bu birliğe danışmanlık hizmeti verdiklerini çok merak ediyorum. Birliğin hukukçusu, hukuk danışmanı var ise, lütfen bizimle Birliğin tüzüğünü ve talimatlarını paylaşsın!

ŞİKECİ, KULÜBÜ BORÇ BATAKLIĞINA SÜRÜKLEYEN YÖNETİCİLER NE OLACAK?

Yukarıda da belirttiğim gibi, TFF 1. Lig Kulüpler Birliği bünyesinde oluşturulacak Etik Kurulu sadece Birlik üyesi kulüpler, kulüp yöneticileri hakkında karar alabilir.

Bugün TFF 1. Lig kulüpleri içinde şike ve teşvik primi sebebiyle ceza alan kulüpler bulunmaktadır. Aynı şekilde, şikeye ve teşvik primine karışan yöneticiler spor kamuoyu tarafından bilinmektedir. Birliğin Etik Kurulu öncelikle bu kulüpleri ve yöneticilerini radarına almalı.

Kulüpleri borç bataklığına sürükleyen, futbolculara ücretlerini ödemeyen kulüpler ne olacak? Daha geçen hafta kulübünün anahtarını Eskişehir Valisi’ne teslim eden Halil Ünal, nasıl oluyor da “sorunlu futbolculara” iş vermemeye cüret edebiliyor? Birliğin Etik Kurulu, Halil Ünal‘a da ceza verecek mi?

REKABET KURULU, BU BİRLİK HAKKINDA SORUŞTURMA AÇMALIDIR

Önceki yazımda da belirtmiştim. Rekabet Kurulu hemen TFF 1. Lig Kulüpler Birliği hakkında soruşturma açmalıdır. Bu birliğin futbolcularla ilgili aldığı karar açıkça Rekabet Kanunu’na aykırıdır.

Bu birliğe hemen bir ders verilmesi gerekiyor.

Profesyonel Futbolcular Derneği, futbolcuların çalışma haklarının elinden alınmasına yönelik bahsedilen bu ve benzeri uygulamalar için TFF ve ilgili kurumlara da başvuracağını açıkladı. Bu dernek hemen Rekabet Kurulu’na başvurmalıdır.

Yargıtay Kararı – Futbolcu Sözleşmesi, Yerel Uyuşmazlık, Uluslararası Tahkim, FIFA Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, Genel Mahkemelerin Görevi

13. Hukuk Dairesi         2016/18154 E.  ,  2016/22116 K.

“İçtihat Metni”


MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalı kulüp ile aralarında 27.01.2014 başlangıç, 31.05.2014 bitiş tarihli “Profosyonel Futbolcu Tip Sözleşmesi” ve bu sözleşmenin eki niteliğinde “Sözleşme” bulunduğunu, davalı kulüpte görev yaptığı dönem boyunca sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, ancak davalı kulübün “ücret ödeme” yükümlülüğünü sözleşmede belirtildiği şekilde yerine getirimediğini ileri sürerek; asıl dava dosyasında 728.775,4 EURO paranın tahsiline, birleştirilen dava dosyasında ise 29.05.2014 tarih 2014/77 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile verilen 60.000 TL para cezasının haksız olduğunu beyanla iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesinin A bendi uyarınca FİFA Tahkim Mahkemesi nezdinde ileri sürübeleceğini beyanla davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin sair hükümler başlıklı 7. maddesinin “İşbu sözleşme’den doğan uyuşmazlıklar nedeniyle, taraflardan herhangi birince FİFA Zurih, işviçre’deki Uluslararası Futbol Federasyonu Birliği’ne ve bu sözleşmeden doğan taraflar arasında çıkan herhangi uyuşmazlığı çözmek için yetkili kuruluş olan temyiz kurulu olarak CAS ( spor anlaşmazlık Çözüm Kurulu Mahkemesi) ne başvurulabilir.” hükmünün tahkim şartına ilişkin olduğu gerekçesi ile asıl ve birleştirilen davaların usulden reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın futbolcu olan davacının ücret alacağından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Öyle olunca, uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle görev hususunda yasal düzenlemelerin irdelenmesi gerekmektedir. 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun’un Tahkim Kurulu ve görevlerini düzenleyen 13 ve 14. maddesi, 4.12.2007 tarihi ve 26720 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 29.11.2007 tarih ve 5719 sayılı kanunun 10. ve 11. maddeleri ile değiştirilmiş, yine bu kanunun 9. maddesi ile de Kanunun 12. maddesinden sonra gelmek üzere 12/A maddesi eklenmiştir. 3813 sayılı kanuna 5719 sayılı kanunla eklenen “Uyuşmazlık Çözüm Kurulu” başlıklı 12/A maddelerinde önce bu kurulun oluşumu usulü ve çalışma usulleri açıklandıktan sonra, “Uyuşmazlık Çözüm Kurulu” Kulüpler ile kulüpler, Kulüpler ile futbolcular, teknik direktörler, antrenörler, oyuncu temsilcileri, masörler ve müsabaka organizatörleri, oyuncu temsilcileri ile futbolcular, teknik direktörler, antrenörler, arasında her türlü sözleşmeden doğan veya futbolla ilgili olan uyuşmazlıkları, tarafların başvurusu üzerine münhasıran yetkili olarak inceler ve karara bağlar.” hükmüne yer verilmiştir. 5719 sayılı kanunla değişik 3813 Sayılı Kanun, 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır. 5894 Sayılı kanunla uyuşmazlıkların çözüm yeri olarak İlk derece hukuk Kurulları (ki bunlar arasında uyuşmazlık Çözüm kurul da yer almaktadır) ile bunların üstünde olmak üzere Tahkim Kurulu gösterilmişse de, bu kurulların görevine girecek uyuşmazlıkların nelerden ibaret olduğu konusunda açık bir düzenleme getirilmeyerek, bu düzenleme TFF ana Statüsüne bırakılmıştır. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun görev ve yetkileri Futbol Federasyonunun ana statüsünde belirlenmiştir.
TFF Ana statüsünde TFF Genel Kurulu’nca yapılan değişiklik 21.7.2011 tarih ve 280001 sayılı Resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Ana Statünün 21.7.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren değişik 56. maddesinde, 1. Kulüpler, futbolcular teknik direktörler, antrenörler, futbolcu temsilcileri, sağlık personelleri ve müsabaka organizatörleri aralarındaki futbolla ilgili her türlü sözleşmeden doğan ihtilafların çözümü için uyuşmazlık çözüm kurulunun yetkisini kabul edip etmemekte serbesttirler. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun yetkili olabilmesi için tarafların ihtilafın ortaya çıkmasından sonra Kurulun yetkisini yazılı olarak kabul etmeleri şarttır. Bununla birlikte sportif cezalarla, yetiştirme tazminatına ilişkin ihtilaflar münhasıran uyuşmazlık Çözüm Kurulu önünde çözülür. Bu kararlara karşı ancak Tahkim Kurulu’na itiraz edilebilir, şeklinde düzenleme getirilmiştir. Bu düzenleme ile, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun mecburi tahkim ve ihtiyari tahkim şeklinde iki ayrı görevi bulunduğu, sadece sportif cezalarla yetiştirme tazminatlarına ilişkin uyuşmazlıkların mecburi hakem olarak uyuşmazlık Çözüm kurulu’nda görülebileceği, diğer uyuşmazlıkların ise genel hükümlere ve 1. madde uyarınca tarafların anlaşmalarına bağlı olduğu ve uyuşmazlığın doğmasından sonra yazılı olarak kabul etmeleri halinde uyuşmazlık çözüm kurulunun ihtiyari tahkim sıfatıyla bakıp sonuçlandırabileceği ve bu kararlara karşı Genel Hükümler uyarınca yargı yoluna başvurulabileceği anlaşılmaktadır. Yine Geçici 1. madde uyarınca da, uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nca henüz karara bağlanmamış ihtilaflarda taraflara uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun ihtiyari yetkisini kabul edip etmediklerini 10 günlük kesin süre içerisinde bildirmeleri, tarafların Kurulun yetkisini yazılı olarak kabul etmeleri halinde, dosyanın yeni teşekkül ettirilecek hakem heyeti tarafından karara bağlanacağı, söz konusu süre içerisinde taraflarca kurulun yetkisinin yazılı olarak kabul edilmemesi halinde taraflara hakları da hatırlatılmak suretiyle dosyalarının ve harçlarının iade edileceği kararlaştırılmıştır. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan Mahkemece her aşamada re’sen nazara alınması gerekmektedir. Dava açılmadan önce ana statüde değişiklik gerçekleşmiştir. Henüz ihtilaf doğmadan önce statü değişikliği yürürlüğe girdiğine göre, artık statü uyarınca tarafların yazılı olarak uyuşmazlık çözüm kurulunun görevini benimsemesi gerekir. Bu hususta davalı yanın herhangi bir beyanı bulunmamaktadır.
Diğer yandan; 21.6.2001 tarihinde, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK) kabul edilmiş ve 5.7.2001 tarihinde de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Tahkim usulüne uygulanacak kuralları düzenleyen söz konusu kanunun, “amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesi gereğince, yabancılık unsuru taşıyan ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği veya anılan kanun hükümlerinin taraflar ya da hakem veya hakem kurulunca seçildiği uyuşmazlıklarda, MTK’nun uygulanması zorunlu olup, kanunun 5. ve 6. maddelerinde belirtilen hallerde tahkim yerinin Türkiye dışında belirlendiği durumlarda da MTK’nun uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin Türkçe tercümesinin 7. maddesinin “İşbu sözleşme’den doğan uyuşmazlıklar nedeniyle, taraflardan herhangi birince FİFA Zurih, işviçre’deki Uluslararası Futbol Federasyonu Birliği’ne ve bu sözleşmeden doğan taraflar arasında çıkan herhangi uyuşmazlığı çözmek için yetkili kuruluş olan temyiz kurulu olarak CAS (spor anlaşmazlık Çözüm Kurulu Mahkemesi) ne başvurulabilir.” düzenlemesi ile FİFA kapsamında tahkim şartı içerdiği görülmektedir. Davacı futbolcu, mahkeme kararını müteakip 11.08.2015 tarihinde FİFA Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’na müracaat etmiş, 27 Kasım 2015 tarihli kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın uluslararasılık boyutu bulunmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında; uyuşmazlığın çözümünde Genel Mahkemeler görevli olup, HMK.nun 2/1. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemece, bu doğrultuda deliller toplanıp hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin alınan 29,20 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.