Etiket: Uyuşmazlık Çözüm Kurulu

Ticari İşlerde Zorunlu Arabuluculuk Kabul Edildi

Türkiye Büyük Millet Meclisi, ticari işlerde zorunlu arabuluculuk öngören düzenlemeyi kabul etti.

Ticari işlerde zorunlu arabuluculuğu öngören Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun, 19 Aralık 2018 tarihli ve  30630 sayılı Resmî Gazete‘de yayımlandı (Kanunla ilgili Komisyon Raporu için bkz. https://goo.gl/8QrFMK. Kanunun kabul edildiği oturumun tutanağı için bkz. https://goo.gl/4BQNBU) Continue reading “Ticari İşlerde Zorunlu Arabuluculuk Kabul Edildi”

TFF’de Özer Hurmacı Krizi

TFF kurullarından Uyuşmazlık Çözüm Kurulu (UÇK), bugün Osmanlıspor forması giyen Özer Hurmacı ile futbolcunun eski kulübü Trabzonspor arasında çıkan anlaşmazlıkta Hurmacı hakkında 6 ay müsabakalardan men kararı vermişti.

Dünya Profesyonel Futbolcular Birliği (FIFPro), bu uyuşmazlığa müdahil oldu.

FIFPro, bugün yayınladığı bir açıklama ile, Profesyonel Futbolcular Derneği’nin UÇK kararına karşı hukuki yollara başvurduğunu ve bu konuda PFD’yi desteklediğini duyurdu. Continue reading “TFF’de Özer Hurmacı Krizi”

UÇK Kararlarında İsimler Yayınlanmamalı

Türkiye Futbol Federasyonu, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu kararlarının hüküm kısımlarını İnternet sitesinde yayınlıyor.

UÇK’nın kararlarında tarafların isimlerini görüyoruz.

Oysa bu isimler gizli tutulmalı! Continue reading “UÇK Kararlarında İsimler Yayınlanmamalı”

2017 Yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Yayınlandı

2017 yılında uygulanacak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, Resmî Gazete’de yayımlandı.

Tarife ile, Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu’nun karşı tarafa yükletmesi gereken avukatlık ücretleri de öngörüldü.

SGM Tahkim Kurulu, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde Danıştay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde ilk derecede görülen davalar için öngörülen avukatlık ücretine hükmedecek. Bu düzenlemeye göre, SGM Tahkim Kurulu, duruşmasız işlerde 1.800 TL, duruşmalı işlerde ise 3.600 TL avukatlık ücretine hükmedecek.

Türkiye Futbol Federasyonu ise bu konuda kendi mevzuatını uyguluyor. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu Talimatı‘na göre, UÇK Talimatı kapsamındaki uyuşmazlıklarda Asliye Mahkemelerinde takip edilen davalar için uygulanan maktu avukatlık ücretine hükmedilmektedir (UÇK Talimatı md. 20/son).

TFF’nin yukarıdaki düzenlemesi hukuka aykırıdır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, hakem önünde yapılan her türlü hukuki yardımlarda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerinin uygulanması gerekir (Tarife md. 17/I). TFF, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne aykırı düzenleme getiremez.

TFF’nin bu düzenlemesinin iptali için dava açılabilir.

TFF 1. Lig Kulüpleri Birliği İlk Günden Kontrolü Kaybetti

TFF 1. Lig Kulüpleri Birliği, ‘kulüplerinden sorunlu ayrılan oyuncuları kendi aralarında transfer etmeme‘ kararı almıştı.

Bu kararla ilgili bazı hukuki sorunları yazmıştım.

Türkiye Profesyonel Futbolcular Derneği (TPFD) de bu konuda bir kamuoyu açıklaması yayınladı.

TPFD’nin açıklamasına göre, dernek başkanı Hakan Ünsal, Birlik Başkanı ve Eskişehirspor Başkanı Halil Ünal ile telefon görüşmesi gerçekleştirmiş. Bu görüşmede Halil Ünal, TFF 1. Lig’de kulüp başkanlarından oluşan bir Etik Kurul – UÇK (Uyuşmazlık Çözüm Kurulu) benzeri bir yapı oluşturduklarını ve ‘Sorunlu oyuncuları kendi aralarında transfer etmeme’ kararı aldıklarını açıklamış.

TPFD, bu açıklama ile ilgili bazı çekincelerini paylaşmış.

Birkaç hususa daha dikkat çekmek isterim.

BU BİRLİĞİN HUKUKÇUSU/AVUKATI KİM?

Halil Ünal‘ın açıklaması akıllara zarar.TFF 1. Lig’de kulüp başkanlarından oluşan bir Etik Kurul – UÇK (Uyuşmazlık Çözüm Kurulu) benzeri bir yapı oluşturmuşlar.

Böyle bir yapı oluşturulamaz.

Bir kurul hem Etik Kurulu hem de UÇK olarak işlev göremez. Üstelik böyle bir kurul sadece ve sadece Birlik üyesi kulüpler hakkında karar alabilir. Birlik üyesi kulüplerin yöneticilerinin Birliğe karşı disiplin ihlallerini soruşturabilir. Oysa bu kurul, futbolcular hakkında kararlar alacak.

Birlik bünyesinde Uyuşmazlık Çözüm Kurulu oluşturulamaz. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu sadece kulüp başkanlarından oluşamaz. Futbolcuların da temsilcilerinin bulunması gerekir. Üstelik UÇK’da görev alacak hakemlerin bağımsız ve tarafsız olması gerekir. Ayrıca sözde Uyuşmazlık Çözüm Kurulu kararlarına karşı hangi makama itiraz edilecek? Bu kurul, hiçbir şekilde FIFA’nın öngördüğü ulusal uyuşmazlık çözüm kurulu yapısının özelliklerini taşımamaktadır.

TFF 1. Lig Kulüpler Birliği, kendi bünyesinde Uyuşmazlık Çözüm Kurulu oluşturamaz. Birlik, TFF bünyesindeki UÇK’ya hakem listesi göndermek için uğraşmalıdır.

Halil Ünal hukukçu değil. Ne dediğini bilmiyor olabilir. Birliğin tüzüğünü görmek, tüzüğü yorumlamak gerekir. Birliğin tüzüğü nerede? 

Bu Birliğin hukukçusunun kim olduğunu, hangi hukukçuların bu birliğe danışmanlık hizmeti verdiklerini çok merak ediyorum. Birliğin hukukçusu, hukuk danışmanı var ise, lütfen bizimle Birliğin tüzüğünü ve talimatlarını paylaşsın!

ŞİKECİ, KULÜBÜ BORÇ BATAKLIĞINA SÜRÜKLEYEN YÖNETİCİLER NE OLACAK?

Yukarıda da belirttiğim gibi, TFF 1. Lig Kulüpler Birliği bünyesinde oluşturulacak Etik Kurulu sadece Birlik üyesi kulüpler, kulüp yöneticileri hakkında karar alabilir.

Bugün TFF 1. Lig kulüpleri içinde şike ve teşvik primi sebebiyle ceza alan kulüpler bulunmaktadır. Aynı şekilde, şikeye ve teşvik primine karışan yöneticiler spor kamuoyu tarafından bilinmektedir. Birliğin Etik Kurulu öncelikle bu kulüpleri ve yöneticilerini radarına almalı.

Kulüpleri borç bataklığına sürükleyen, futbolculara ücretlerini ödemeyen kulüpler ne olacak? Daha geçen hafta kulübünün anahtarını Eskişehir Valisi’ne teslim eden Halil Ünal, nasıl oluyor da “sorunlu futbolculara” iş vermemeye cüret edebiliyor? Birliğin Etik Kurulu, Halil Ünal‘a da ceza verecek mi?

REKABET KURULU, BU BİRLİK HAKKINDA SORUŞTURMA AÇMALIDIR

Önceki yazımda da belirtmiştim. Rekabet Kurulu hemen TFF 1. Lig Kulüpler Birliği hakkında soruşturma açmalıdır. Bu birliğin futbolcularla ilgili aldığı karar açıkça Rekabet Kanunu’na aykırıdır.

Bu birliğe hemen bir ders verilmesi gerekiyor.

Profesyonel Futbolcular Derneği, futbolcuların çalışma haklarının elinden alınmasına yönelik bahsedilen bu ve benzeri uygulamalar için TFF ve ilgili kurumlara da başvuracağını açıkladı. Bu dernek hemen Rekabet Kurulu’na başvurmalıdır.

Yargıtay Kararı – Futbolcu Sözleşmesi, Yerel Uyuşmazlık, Uluslararası Tahkim, FIFA Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, Genel Mahkemelerin Görevi

13. Hukuk Dairesi         2016/18154 E.  ,  2016/22116 K.

“İçtihat Metni”


MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalı kulüp ile aralarında 27.01.2014 başlangıç, 31.05.2014 bitiş tarihli “Profosyonel Futbolcu Tip Sözleşmesi” ve bu sözleşmenin eki niteliğinde “Sözleşme” bulunduğunu, davalı kulüpte görev yaptığı dönem boyunca sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, ancak davalı kulübün “ücret ödeme” yükümlülüğünü sözleşmede belirtildiği şekilde yerine getirimediğini ileri sürerek; asıl dava dosyasında 728.775,4 EURO paranın tahsiline, birleştirilen dava dosyasında ise 29.05.2014 tarih 2014/77 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile verilen 60.000 TL para cezasının haksız olduğunu beyanla iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesinin A bendi uyarınca FİFA Tahkim Mahkemesi nezdinde ileri sürübeleceğini beyanla davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin sair hükümler başlıklı 7. maddesinin “İşbu sözleşme’den doğan uyuşmazlıklar nedeniyle, taraflardan herhangi birince FİFA Zurih, işviçre’deki Uluslararası Futbol Federasyonu Birliği’ne ve bu sözleşmeden doğan taraflar arasında çıkan herhangi uyuşmazlığı çözmek için yetkili kuruluş olan temyiz kurulu olarak CAS ( spor anlaşmazlık Çözüm Kurulu Mahkemesi) ne başvurulabilir.” hükmünün tahkim şartına ilişkin olduğu gerekçesi ile asıl ve birleştirilen davaların usulden reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın futbolcu olan davacının ücret alacağından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Öyle olunca, uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle görev hususunda yasal düzenlemelerin irdelenmesi gerekmektedir. 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun’un Tahkim Kurulu ve görevlerini düzenleyen 13 ve 14. maddesi, 4.12.2007 tarihi ve 26720 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 29.11.2007 tarih ve 5719 sayılı kanunun 10. ve 11. maddeleri ile değiştirilmiş, yine bu kanunun 9. maddesi ile de Kanunun 12. maddesinden sonra gelmek üzere 12/A maddesi eklenmiştir. 3813 sayılı kanuna 5719 sayılı kanunla eklenen “Uyuşmazlık Çözüm Kurulu” başlıklı 12/A maddelerinde önce bu kurulun oluşumu usulü ve çalışma usulleri açıklandıktan sonra, “Uyuşmazlık Çözüm Kurulu” Kulüpler ile kulüpler, Kulüpler ile futbolcular, teknik direktörler, antrenörler, oyuncu temsilcileri, masörler ve müsabaka organizatörleri, oyuncu temsilcileri ile futbolcular, teknik direktörler, antrenörler, arasında her türlü sözleşmeden doğan veya futbolla ilgili olan uyuşmazlıkları, tarafların başvurusu üzerine münhasıran yetkili olarak inceler ve karara bağlar.” hükmüne yer verilmiştir. 5719 sayılı kanunla değişik 3813 Sayılı Kanun, 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır. 5894 Sayılı kanunla uyuşmazlıkların çözüm yeri olarak İlk derece hukuk Kurulları (ki bunlar arasında uyuşmazlık Çözüm kurul da yer almaktadır) ile bunların üstünde olmak üzere Tahkim Kurulu gösterilmişse de, bu kurulların görevine girecek uyuşmazlıkların nelerden ibaret olduğu konusunda açık bir düzenleme getirilmeyerek, bu düzenleme TFF ana Statüsüne bırakılmıştır. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun görev ve yetkileri Futbol Federasyonunun ana statüsünde belirlenmiştir.
TFF Ana statüsünde TFF Genel Kurulu’nca yapılan değişiklik 21.7.2011 tarih ve 280001 sayılı Resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Ana Statünün 21.7.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren değişik 56. maddesinde, 1. Kulüpler, futbolcular teknik direktörler, antrenörler, futbolcu temsilcileri, sağlık personelleri ve müsabaka organizatörleri aralarındaki futbolla ilgili her türlü sözleşmeden doğan ihtilafların çözümü için uyuşmazlık çözüm kurulunun yetkisini kabul edip etmemekte serbesttirler. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun yetkili olabilmesi için tarafların ihtilafın ortaya çıkmasından sonra Kurulun yetkisini yazılı olarak kabul etmeleri şarttır. Bununla birlikte sportif cezalarla, yetiştirme tazminatına ilişkin ihtilaflar münhasıran uyuşmazlık Çözüm Kurulu önünde çözülür. Bu kararlara karşı ancak Tahkim Kurulu’na itiraz edilebilir, şeklinde düzenleme getirilmiştir. Bu düzenleme ile, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun mecburi tahkim ve ihtiyari tahkim şeklinde iki ayrı görevi bulunduğu, sadece sportif cezalarla yetiştirme tazminatlarına ilişkin uyuşmazlıkların mecburi hakem olarak uyuşmazlık Çözüm kurulu’nda görülebileceği, diğer uyuşmazlıkların ise genel hükümlere ve 1. madde uyarınca tarafların anlaşmalarına bağlı olduğu ve uyuşmazlığın doğmasından sonra yazılı olarak kabul etmeleri halinde uyuşmazlık çözüm kurulunun ihtiyari tahkim sıfatıyla bakıp sonuçlandırabileceği ve bu kararlara karşı Genel Hükümler uyarınca yargı yoluna başvurulabileceği anlaşılmaktadır. Yine Geçici 1. madde uyarınca da, uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nca henüz karara bağlanmamış ihtilaflarda taraflara uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun ihtiyari yetkisini kabul edip etmediklerini 10 günlük kesin süre içerisinde bildirmeleri, tarafların Kurulun yetkisini yazılı olarak kabul etmeleri halinde, dosyanın yeni teşekkül ettirilecek hakem heyeti tarafından karara bağlanacağı, söz konusu süre içerisinde taraflarca kurulun yetkisinin yazılı olarak kabul edilmemesi halinde taraflara hakları da hatırlatılmak suretiyle dosyalarının ve harçlarının iade edileceği kararlaştırılmıştır. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan Mahkemece her aşamada re’sen nazara alınması gerekmektedir. Dava açılmadan önce ana statüde değişiklik gerçekleşmiştir. Henüz ihtilaf doğmadan önce statü değişikliği yürürlüğe girdiğine göre, artık statü uyarınca tarafların yazılı olarak uyuşmazlık çözüm kurulunun görevini benimsemesi gerekir. Bu hususta davalı yanın herhangi bir beyanı bulunmamaktadır.
Diğer yandan; 21.6.2001 tarihinde, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK) kabul edilmiş ve 5.7.2001 tarihinde de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Tahkim usulüne uygulanacak kuralları düzenleyen söz konusu kanunun, “amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesi gereğince, yabancılık unsuru taşıyan ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği veya anılan kanun hükümlerinin taraflar ya da hakem veya hakem kurulunca seçildiği uyuşmazlıklarda, MTK’nun uygulanması zorunlu olup, kanunun 5. ve 6. maddelerinde belirtilen hallerde tahkim yerinin Türkiye dışında belirlendiği durumlarda da MTK’nun uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin Türkçe tercümesinin 7. maddesinin “İşbu sözleşme’den doğan uyuşmazlıklar nedeniyle, taraflardan herhangi birince FİFA Zurih, işviçre’deki Uluslararası Futbol Federasyonu Birliği’ne ve bu sözleşmeden doğan taraflar arasında çıkan herhangi uyuşmazlığı çözmek için yetkili kuruluş olan temyiz kurulu olarak CAS (spor anlaşmazlık Çözüm Kurulu Mahkemesi) ne başvurulabilir.” düzenlemesi ile FİFA kapsamında tahkim şartı içerdiği görülmektedir. Davacı futbolcu, mahkeme kararını müteakip 11.08.2015 tarihinde FİFA Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’na müracaat etmiş, 27 Kasım 2015 tarihli kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın uluslararasılık boyutu bulunmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında; uyuşmazlığın çözümünde Genel Mahkemeler görevli olup, HMK.nun 2/1. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemece, bu doğrultuda deliller toplanıp hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin alınan 29,20 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Altınordu FK Oyuncularını Kim Koruyacak?

Altınordu FK Başkanı Seyit Mehmet Özkan, 1-1 biten Bandırmaspor maçından sonra futbolcularına açık mektup yazdı. Bu mektup, kulübün Internet sitesinde yayınlandı. Özkan, bu mektupla futbolcuların ara transfer döneminde kulüpten ayrılmalarını istedi.

Bu mektup Türk futbolunun, spor yönetiminin içler acısı haline ortaya koydu. Futbolcuların şamar oğlanına döndüklerini, ciddi mobinge uğradıklarını, hiçbir güvenceleri olmadığını, kaderlerinin kulüp başkanının iki dudağı arasında olduğunu, her an hedef tahtası olabileceklerini gösterdi.

TFF, Özkan’ı disipline sevk edecek mi göreceğiz. TFF’nin hiç düşünmeden sevk etmesi gerekir.

Özkan, hangi futbolculara kapıyı gösterdi? Yola evlatları ile devam edeceğini yazdığına göre, Özkan büyük yaştaki futbolculara seslenmiş olmalı.

Altınordu’nun oyuncu listesine baktığımızda Özkan’ın şu isimlere seslendiğini düşünüyorum: Emre Kara (1989), Erdoğan Yeşilyurt (1993), Göksu Türdoğan (1985), Kenan Karışık (1987), Mehmet Ozan Tahtaişleyen (1985), Muhammed Emel (1995), Murat Hocaoğlu (1995), Serkan Göksu (1993), Sertaç Çam (1992), Sinan Osmanoğlu (1990), Uğur Arslan Kuru (1989), Umut Sözen (1990), Üstün Bilgi (1988), Yusuf Abdioğlu (1989)

Peki futbolcular bu kadar korumasız mı? Onları kim koruyabilir?

İÇERİĞİN KALDIRILMASI VE ERİŞİM ENGELLEME TALEP EDEBİLİRLER

Altınordu FK’nın futbolcuları, kendilerine çeşitli sıfatlar atfederek kişilik haklarına saldıran Özkan’ın yazısının kaldırılmasını veya en azından ilgili yazıya erişimin engellenmesini talep edebilirler. Avukatları, farklı kanunlarda öngörülen yöntemleri kullanabilirler.

FUTBOLCULAR İŞÇİDİR

Özkan’a göre, futbolculuk, bir meslek değil. Sadece bir uğraş. Özkan‘ın “uğraş”tan ne anladığı da belli değil. Yazısından anlaşılmıyor.

Türkiye’de futbolcuların statüsü henüz anlaşılmadı. Medyatik spor hukukçularımız bile futbolcunun niteliğini bilmiyorlar.

Futbolcu, işçidir. Dünyada istisnasız bu şekilde nitelendirilir. Bu konu sadece Türkiye’de tartışmalı. Bu da, Türk akademisyenlerin ve avukatların hukuku sulandırma alışkanlığının sonucu.

Futbolcunun yüksek ücret alması sebebiyle işçi olarak nitelendirilemeyeceğini iddia eden hukukçularımız Borçlar Hukuku Özel Hükümler ders kitaplarını ve ders notlarını tekrar okumalarını tavsiye ederim. “Hizmet sözleşmesi” konusundaki bilgilerini tazelesinler.

TFF TALİMATLARI HUKUKA AYKIRI

Türkiye’de bir başka hukuki sorun ise, futbolcu-kulüp ilişkisini sadece TFF Talimatları uyarınca değerlendirme çabası.

TFF Talimatları’nı normlar hiyerarşisinde en üste koyan hukukçularımızın bilgi düzeyini tartışmayacağım. TFF Talimatları, Türk Anayasası’nın ve Türk Borçlar Kanunu’nun altındadır. Bu Talimatlar, Türk mevzuatına uygun olmak zorundadır. FIFA talimatına uygunluk, Türk hukukuna uygunluk karinesini doğurmaz. Türk Borçlar Kanunu’nun hizmet sözleşmesine ilişkin hükümleri nisbi emredici niteliktedir. İşçi aleyhine düzenleme getirilemez.

Son olarak, TFF Talimatları, FIFA ve UEFA düzenlemelerine uygun olmadığını belirteyim. FIFA düzenlemelerinde futbolcuyu koruyan hükümler TFF Talimatları’na işlenmedi. Sözleşmenin feshi için öngörülen süre ise FIFA düzenlemesine açıkça aykırı. Futbolcuyu 30 gün kulübe bağlayan ve kulübe her türlü suistimali yapma imkanı tanıyan bu hüküm hala yürürlükte.

BAŞKANIN PSİKOLOJİK TACİZİ ALTINORDU FK’YI BAĞLAR

TFF Talimatları’nın hukuka aykırı ve eksik olması, futbolcuların korumasız olduğu anlamına gelmez.

Futbolcular Türk Borçlar Kanunu’nun hizmet sözleşmesi hükümlerine dayanabilirler. Aynı şekilde, FIFA’nın ulusal mevzuata aynen geçirilmesini istediği hükümleri ileri sürebilirler.

Başkanları tarafından taciz edilen ve taraftarlara yem edilen Altınordu FK futbolcuları öncelikle Türk Borçlar Kanunu’na dayanabilirler.

Türk Borçlar Kanunu’na göre, işveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür (TBK md. 417/I).

Altınordu FK, başkanının psikolojik tacizinden ötürü sorumludur. Futbolcular hem başkandan hem de kulüpten tazminat isteyebilirler. İşverenin kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabi olacaktır (TBK md. 417/III).

Kanun futbolculara tazminat talep etme hakkı verse bile futbolcular kulübe dava açarlar mı?

KADRO DIŞI BIRAKMANIN ÖNÜNE NASIL GEÇİLECEK?

Futbolcular, kulüpten veya başkandan tazminat isterler ise, büyük ihtimalle kadro dışı bırakılacaklar.

Kadro dışı bırakma, haklı ve objektif sebebe dayanması gerekirken, Türkiye’de kulüpler bu imkanı kötüye kullanıyorlar. TFF de kadro dışı bırakma uygulamasına izin veriyor. Bugüne kadar futbolcusunu kadro dışı bıraktığı için cezalandırılan tek bir kulüp yok.

İsviçre Federal Mahkemesi, kadro dışı bırakmanın son çare olması ve ölçülülük ilkesine uygun hareket edilmesi gerekliliğine işaret etmektedir. İFM, antrenörüne hareket çeken futbolcunun kadro dışı bırakılmasını uygun görmemiş ve kadro dışı bırakılan futbolcunun sözleşmeyi haklı sebeple feshettiğini kabul etti.

FIFPro da bu konuda çok hassas. FIFPro, kadro dışı bırakma uygulamasına karşı çıkıyor. FIFPro ulusal mahkemeler, tahkim mahkemeleri ve CAS önünde bu uygulamaya karşı savaş veriyor.

UYUŞMAZLIK ÇÖZÜM KURULU’NA BAŞVURU ZORUNLU MU? UÇK BAĞIMSIZ MI?

Futbolcular, tazminat davası açmaya karar verseler, nereye başvuracaklar? Devlet mahkemelerine mi, TFF bünyesindeki Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’na mı başvurmalılar?

Kulüp başkanına karşı devlet mahkemelerinde dava açılabilir. Ancak kulübe karşı açılacak davada görev konusu tartışmalı.

Kulübün sorumluluğu sözleşmeden doğan sorumluluk olarak nitelendirilecek. Sözleşmeden doğan sorumluluğun ise Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun görevi kapsamında olduğu iddia edilebilir.

Sözleşme imzalanırken kabul edilen tahkim şartı geçerli midir? Futbolcunun tahkim konusunda serbest iradesi var mıdır? Sözleşmeden doğan sorumluluktan tahkime başvuru zorunlu değildir. Zira Anayasa değişikliğinde bu konu açıkça kapsam dışında bırakılmıştır. Anayasa’da kapsam dışı bırakılan ve TFF Kanunu’nda açıkça zorunlu başvuru makamı olarak kabul edilmemiş bir kurul, Statü değişikliği ile zorunlu hale getirilebilir mi?

Yukarıdaki sorular Anayasa, usul hukuku ve tahkim uzmanlarının yanıt verebileceği sorulardır. Ne yazık ki spor hukukçuları temelsiz ve gerekçesiz şekilde UÇK’nın zorunlu tahkim makamı haline geldiğini iddia ediyorlar. Sadece UÇK Talimatı’na referans veren bu görüşleri ciddiye almak mümkün değil.

UÇK’ya başvurunun zorunlu hale geldiğini kabul edelim. Bu sefer UÇK’nın yapısı güven vermiyor. Kulüpler tarafından seçilen TFF, UÇK’da Başkanlar Kurulu oluşturdu. UÇK heyetlerinde başkan bu Kurul üyeleri arasından atanıyor. Kulübün atadığı hakem ve kulüplerin seçtiği TFF’nin başkan olarak atadığı hakem karşısında futbolcuların pek şansı yok. Görünüşte bile bağımsız olmayan bir kuruldan adil ve hukuka uygun karar beklemek hayal.

PROFESYONEL FUTBOLCULAR DERNEĞİ NEREDE?

Yukarıda sayılan tüm olumsuzluklar, hukuka aykırlıklar futbolu sarmışken futbolcuların haklarını korumak için kurulduğu iddia edilen ve futbolcuları TFF genel kurulunda temsil eden Profesyonel Futbolcular Derneği ne yapıyor?

Hiçbir şey.

Profesyonel Futbolcular Derneği, TFF’nin hukuka aykırı talimatlarının değiştirilmesi için kılını kıpırdatmıyor. UÇK sisteminin değişmesi için uğraşmıyor. Bu konularda raporlar hazırlayıp yayınlamıyor. Kamuoyunu bilgilendirmiyor. Lobi yapmıyor. FIFPro‘dan destek istemiyor. Futbolcuları dava açmaya yönlendirmiyor. Kendisi davalar açmıyor.

Sormak lazım: Profesyonel Futbolcular Derneği nerede?

TFF, UÇK Kararlarını Yayınlarken Gizliliğe Özen Göstermeli

TFF, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’ne götürülen davalarda tarafların kişilik haklarını korumuyor, gizlilik kuralına riayet etmiyor.

Mevzuata göre, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun kararlarına karşı TFF Tahkim Kurulu’na başvuruluyor.

TFF, Tahkim Kurulu’nun itiraz sonucu verdiği kısa kararları yayınlıyor. Ne yazık ki, TFF Tahkim Kurulu’nun kararlarında ilgili uyuşmazlıkların taraflarının isimleri açıkça zikrediliyor.

Oysa TFF, 13.11.2008 tarihinde yayınladığı açıklamada, “şahısların alacak taleplerine ilişkin konularda kişilik haklarının korunmasına ilişkin menfaat ağır basması sebebiyle, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun kararlarının, Türkiye Futbol Federasyonu’nun internet sitesinde, taraf isimleri belirtilmeksizin, sadece esas numaraları zikredilerek yayınlandığı “duyurmuştu.

TFF, aynı hassasiyetle hareket etmeye devam etmeli ve UÇK kararlarında taraf isimlerini zikretmekten imtina etmelidir.