Etiket: Trabzonspor

Erteleme Kararına Nasıl Geldik?

Koronavirüs salgınının Türkiye’de başlamasının ardından spor alanında da bazı önlemler alındı.

Önce maçların seyircisiz oynanmasına karar verildi.

Kamuoyu bu karara sert tepki gösterdi. Büyük bir kesim, maçların ertelenmesi gerektiğini savundu.

Kamuoyu tepkisi Cumhurbaşkanını, Gençlik ve Spor Bakanı‘nı, Türkiye Futbol Federasyonu‘nu hiç etkilemedi. Seyircisiz oynama kararında ısrar ettiler.

Ne olduysa oldu, bugün yıldırım hızıyla toplantı yapıldı ve liglerin ertelenmesine karar verildi.

Aşağıda gelişmeleri kronolojik sırada özetlemek istiyorum. Kimin ne dediğini, ne talep ettiğini, neye itiraz ettiğini hatırlamak gerekiyor. Hatırlayalım ki, bugün yapılan açıklamaların samimi olmadığını görelim.

Okumaya devam et “Erteleme Kararına Nasıl Geldik?”

UEFA Turnuvaları Erteledi. Türkiye’de Ne Olacak?

UEFA, üye ulusal federasyon yetkilileri ile yaptığı toplantının ardından bir açıklama yayınladı.

Avrupa Erkekler Futbol Şampiyonası (EURO 2020) 2021 yılına ertelendi.

Bütün UEFA turnuvaları ve -özel maçlar dahil- kulüpler ve milli takımlar arasında oynanacak maçlar askıya alındı.

UEFA, EURO 2020’nin ertelenmesi sayesinde ulusal liglerin – geç de olsa- tamamlanmasını umuyor.

TÜRKİYE’DE FUTBOL MÜSABAKALARI ERTELENECEK Mİ?

UEFA, EURO 2020’yi erteleyerek ulusal liglerin tamamlanmasını umsa da, bu beklentinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği tamamen ulusal federasyonların inisiyatifinde.

Avrupa’da … federasyon maçları erteledi.

Türkiye’de ise bütün spor dallarında karşılaşmalar inatla seyircisiz oynatılıyor.

Kamuoyunda maçların ertelenmesi yönünde beklenti varken, sporcular oynamak istemediklerini dile getirmesine rağmen cumhurbaşkanı başdanışmanları (Hamza Yerlikaya ve Hidayet Türkoğlu), Gençlik ve Spor Bakanı ölü taklidi yapıyorlar.

Hidayet Türkoğlu ortada yok.

Hamza Yerlikaya, “antrenman yapmayın” diyor ama maçların antrenmansız nasıl oynanacağı hakkında görüş bildirmiyor.

Gençlik ve Spor Bakanı, kulağının üzerine yatmış; spor karşılaşmalarının ertelenmesi taleplerini duymazdan geliyor.

Türkiye Futbol Federasyonu, seyircisiz oynama kararında etkileri olmadığını duyurdu.

Hatırlayalım, TFF başkanı Nihat Özdemir, maçların seyircisiz oynanmasını düşünmediklerini açıklamıştı. O açıklamanın üzerinden üç gün geçmeden cumhurbaşkanı, maçların seyircisiz oynanmasına karar verdi. Bu kararın TFF’ye rağmen alındığı belli.

Avrupa’da neredeyse bütün federasyonlar maçları, karşılaşmaları, turnuvaları ertelerken neden Türkiye’de maçlar ertelenmiyor?

Bu sorunun yanıtını uzun uzun düşündüm. Tek bir mantıklı yanıt, gerekçe bulamadım.

Aradığım yanıtı gökten ararken yerde buldum.

Trabzonspor başkanı Ahmet Ağaoğlu, yüzüne maske takarak yaptığı basın toplantısında maçların ertelenmesi tartışması hakkında ilginç yorumlar yaptı.

Ağaoğlu, ağzında maske ile şunları söyledi:

Bugüne kadar insan sağlığı konusunda hassas değildik de, son 24-48 saat içinde mi hassas olduk?

Ligler tatil edilsin, bilmem ne, niye tatil edilsin? 2-3 gün önce böyle bir şey yokken, şu 3 gün içerisinde liglerin tamamen tatil edilmesi için doğan sebepler neler? Demek ki birileri bir şey bekliyor.”

“Bu kadar fazla liglere ara verilirse, seyircisiz oynanırsa bir ay sonra boşanma davalarına bakacak hakim de bulamayız bu ülkede. Futbol, ülke insanının ciddi şekilde stresini attığı, eğlendiği, meşgul olduğu bir olgu. Bunu da göz ardı etmemek lazım.”

Ağaoğlu’nun sözleri komik bile değil. Cevap vermeye değmez. 

Cumhurbaşkanı, UEFA’nın da aldığı kararlardan sonra ligleri ertelemeli!

Erteleyecek mi?

Sanmam.

Bu kararın olası sebeplerini başka bir yazıda irdeleyeceğim.

TFF Tahkim Kurulu İçin Kader Günü

Türkiye’de çok küçük bir azınlık, TFF Tahkim Kurulu ve SGM Tahkim Kurulu’na karşı hukuk savaşı veriyor.

2011 yılında Anayasa’da yapılan değişiklik ile, sporla ilgili çoğu uyuşmazlık için bu tahkim kurullarına başvuru zorunlu hale getirildi ve kurul kararlarına karşı yargı yolu kapatıldı.

Biz Anayasa değişikliği teklifi TBMM’ye getirildiğinden beri bu düzenlemenin doğru olmadığını, Anayasa’ya Anayasaya aykırı düzenleme getirileceğini, böyle bir düzenlemenin dünyada tek bir örneğinin olmadığını, adil yargılanma hakkının ihlal edileceğini, devletin mahkum edileceğini söyleyip durduk.

Ve o gün geldi.

Yarın devlet, Anayasadaki düzenlemeden ötürü büyük ihtimalle mahkum edilecek.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), TFF Tahkim Kurulu ile ilgili 5 başvuru hakkında kararlarını yayınlayacak.

AİHM’nin sitesinde yayınlanan basın bültenine göre, AİHM 5 dosyayı Ali Rıza ve Diğerleri v. Türkiye Kararı olarak yayınlayacak.

Okumaya devam et “TFF Tahkim Kurulu İçin Kader Günü”

Şike ile Mücadele mi, Yolsuzluk mu?

Türkiye’de spor kamuoyu iki haftadır Spor Tahkim Mahkemesi‘nin (CAS) kararını tartışıyor.

CAS, Trabzonspor‘un FIFA, Türkiye Futbol Federasyonu ve Fenerbahçe’ye karşı yaptığı başvuruyu reddetti.

CAS, kararını bir basın bülteni ile duyurdu.

Basın bülteninde özetle,

  • Fenerbahçe‘nin şike yapması sebebiyle Trabzonspor’un doğrudan, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın şampiyon ilan edilmesini sağlayan bir düzenleme bulunmadığı,
  • Trabzonspor‘un sürecin tarafı olmadığı, kurumların verdiği kararlardan doğrudan etkilenmediği; bu sebeple Trabzonspor‘un TFF ve Fenerbahçe‘nin cezalandırılması için FIFA‘ya başvurmasında hukuki yararı olmadığı,

belirtildi.

CAS‘ın basın bülteni yayınlanır yayınlanmaz, kulüplerden karşılıklı açıklamalar geldi.

Fenerbahçe, “alın teri ile kazandıkları 2010-2011 sezonu şampiyonluğunun ‘bir kez daha’ tescillendiğini” açıkladı. Oysa CAS‘ın basın bülteninde bile Fenerbahçe’nin şike faaliyetlerinde bulunduğu ifade edilmişti.

Trabzonspor ise, çok ağır bir açıklama yayınladı.

Trabzonspor, CAS‘ın kararını komik ve hukukla izah edilemez olarak nitelendirdi. Kulüp, “Avrupa futbolunu yönetme iddiasındaki UEFA’nın, dünya futbolunu yönetme iddiasındaki FIFA’nın ve yaşanan adaletsizlikleri ortadan kaldırma iddiasındaki Spor Tahkim Mahkemesi CAS’ın, tarihin en belirgin emek hırsızlığı karşısında tarihi bir sorumluluk üstlenmek yerine asla unutulmayacak bir garabetin öznesi haline geldiklerini” iddia etti.

CAS‘ın basın bülteni pek açık olmadığı için, basın bültenindeki ifadeler tartışılmaya başlandı. Özellikle TFF ve Fenerbahçe‘ye ceza verilmesi talebinin reddi gerekçesi pek mantıklı gelmedi. Bırakalım Trabzonspor’un başvurmasını, CAS‘ın Türkiye’deki şike süreci ile ilgili kararları yayınlandıktan sonra FIFA‘nın re’sen (görevi gereği) Fenerbahçe ve TFF hakkında soruşturma açması ve özellikle TFF‘yi cezalandırması gerekiyordu.

CAS‘ın FIFA Disiplin Talimatı’nı nasıl yorumladığı basın bülteninden anlaşılmıyordu.

CAS‘ın kararındaki detaylar bilinmediği için tartışma havada kaldı. Bir kesim, Trabzonspor yönetimini suçladı. Yönetimin davaya sahip çıkmadığını, bütün taleplerin dilekçeye yazılmadığını ileri sürenler oldu. Hatta işi daha ileri götürüp, taraf ehliyeti olmadığını bile bile CAS‘a başvurulduğunu ve kulübün büyük ekonomik zarara uğratıldığını iddia eden avukatlar ortamı iyice gerdiler.

Birkaç gün geçmeden CAS kararının detayları ortaya çıkmaya başladı.

Önce süreci yakından bilen ve kulübe hukuki destek veren Avukat Hakan Orhan, CAS kararını bir gazete için yorumladı.

YABANCI UZMANDAN TEPKİ

CAS kararı sadece Türkiye’de tartışılmadı. CAS‘ın basın bülteni yurtdışında da tepkiyle karşılandı.

En sert tepki Kanada’dan geldi.

Kanada Spor Hukuku Derneği başkanı, Kanada Futbol Federasyonu eski yönetim kurulu üyesi, spor hukuku profesörü Amélia S. Fouques, önce basın bülteni hakkında tweetler yazdı. Fouques, bir şekilde CAS’ın kararını elde ettikten sonra kararla ilgili çok uzun bir yazı kaleme aldı.

FIFA, Şikeyle Mücadelede Ciddi mi?” başlıklı yazıda, Fouques, hem FIFA hem de CAS‘ı ağır dille eleştirdi.

Fouques, özetle,

  • Dünya futbolunu yöneten ve üyesi federasyonlar için futbolu koruma görevi olan FIFA‘nın görevini ihmal ettiğini, ceza verme yükümlülüğü öngören Talimat hükümlerini uygulamadığını, yolsuz davrandığını, şikeyi neredeyse serbest bıraktığını;
  • FIFA Disiplin Talimatı‘nın şike yapanlara ve şikeyle mücadele etmeyi reddeden federasyonlara ceza verilmesini öngören düzenlemelere rağmen, CAS‘ın bu düzenlemelerin FIFA’yı ceza vermeye zorlamadığını iddia etmesinin FIFA‘nın saygınlığını ve güvenirliğine zarar vereceğini; FIFA‘nın kendi mevzuatını uygulamaktan imtina etmesi halinde, FIFA‘nın, kurulma amacını ve FIFA‘nın varlığını tehlike altına sokacağını,
  • TFF Süper Lig şampiyonluk kupasının, şike yaptığı CAS kararlarıyla belgelenen Fenerbahçe‘den alınıp Trabzonspor‘a verilmesinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu; bu konuda özel bir düzenleme aranmasının anlaşılmaz olduğunu, zira benzer bir suç olan dopingte doping yapan sporcuların derecelerinin ortadan kaldırılıp onların yerine arkadaki sporcuların getirilmesi ve ödüllerin o sporculara verilmesi için özel düzenleme aranmadığını,
  • Şikenin, sporun düşmanı ve karşı takıma saygısızlık olduğunu; şikenin açıkça ortaya çıkmasından sonra federasyonlardan kararlı adımlar beklendiğini,
  • CAS‘ın şeffaf davranmadığını, duruşma tarihini bile yayınlamaktan kaçındığını,
  • Trabzonspor‘un açık yargılama, duruşma, tanık (özellikle  FIFA Disiplin Kurulu başkan ve üyelerini) dinletme taleplerini reddeden CAS‘ın adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini,
  • Şikeden mağdur olmuş ve adalet arayan bir kulübün kendisine gelmesi halinde, o kulübe ‘bu işi unut! Paran sende kalsın. Dava 10 yıl sürecek ve kaybedeceksin. Üstelik yargılama masraflarına da sen katlanacaksın‘ diyeceğini,
  • FIFA‘nın Disiplin Talimatı’nı değiştirmesi ve şikeden ötürü kusursuz sorumluluk rejimini hayata geçirmesi gerektiğini,
  • Trabzonspor‘un hak ettiği adaleti elde etmesini dilediğini; bunun sadece Trabzonspor için değil, futbol ailesi ile birlikte ayrıca temiz oynayan ve  sporda ahlakı ve sporcuları koruması beklenen uluslararası federasyonlar tarafından haksızlığa uğratılan sporcular için büyük bir zafer olacağını

yazdı.

Fouques‘un yazısı, spor yönetimi ve spor tahkimi açısından çok önemli. Yabancı hukukçular, spor insanları bu yazıya yorum yapıyor ve yazıyı paylaşıyorlar.

O yazı, Türkiye’de de sosyal medyada paylaşılıyor. Yabancı dil bilmeyen taraftarlar yazının içeriğini öğrenmek için yoğun çaba harcıyorlar. Bazı taraftarlar, Trabzonspor yönetiminin bu yazıyı tercüme ederek yayınlamasını ve hatta Fouques‘u Türkiye’ye davet edip ona konferans verdirmesini önerdiler.

ŞİMDİ NE OLACAK?

Trabzonspor, CAS‘ın kararına karşı İsviçre Federal Mahkemesi‘nde iptal davası açacaktır. Mahkemeden olumsuz karar çıkarsa, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi‘ne başvurabilir. Bu süreçte Trabzonspor taraftarları da Avrupa’nın dört bir yanında gösteri yapmaya devam edeceklerdir. Dünyaca ünlü, başarılı ve etkili bir spor hukukçusunun Trabzonspor‘a destek vermesi ve Trabzonspor‘dan bağımsız olarak FIFA ve CAS ile uğraşması dünya spor kamuoyunun Trabzonspor davası ile ilgilenmesini sağlayabilir.

TFF’de Özer Hurmacı Krizi

TFF kurullarından Uyuşmazlık Çözüm Kurulu (UÇK), bugün Osmanlıspor forması giyen Özer Hurmacı ile futbolcunun eski kulübü Trabzonspor arasında çıkan anlaşmazlıkta Hurmacı hakkında 6 ay müsabakalardan men kararı vermişti.

Dünya Profesyonel Futbolcular Birliği (FIFPro), bu uyuşmazlığa müdahil oldu.

FIFPro, bugün yayınladığı bir açıklama ile, Profesyonel Futbolcular Derneği’nin UÇK kararına karşı hukuki yollara başvurduğunu ve bu konuda PFD’yi desteklediğini duyurdu. Okumaya devam et “TFF’de Özer Hurmacı Krizi”

Makale – “Averaj Puanının Hisselere Etkisi: Dört Büyükler Üzerine Bir Uygulama”

soccer-money-2

İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisat Yüksek Lisans Programı öğrencisi Mefule Fındıkçı, Borsa İstanbul’da işlem gören spor kulüplerine ait anonim şirketlerin finansal performansı ile spor kulüplerinin profesyonel futbol şubelerinin Spor Toto Süper Lig’deki sportif başarıları arasındaki ilişkiyi incelemiş: http://goo.gl/H9sm0Y.

Yazara göre, takımların averaj puanı arttıkça, şirketlerin hisse senetleri değer kazanıyor. Takımların ligde aldıkları çok farklı galibiyet ya da mağlubiyet durumları, şirketlerin getirisine etki ediyor. Yatırımcılar, ligdeki performansın en önemli ölçütlerinen biri olan gol sayısını önemsiyorlar.

Trabzonspor, CAS’ın Fenerbahçe ile İlgili Şike Kararının Tercümesini Yayınladı

Trabzonspor, çok sert bir açıklamanın eşliğinde CAS’ın Fenerbahçe ile ilgili şike kararının tercümesini kamuoyu ile paylaştı.
Açıklama aşağıdaki gibidir:

Okumaya devam et “Trabzonspor, CAS’ın Fenerbahçe ile İlgili Şike Kararının Tercümesini Yayınladı”

TFF’den UEFA’ya Savunma

Dünya Kupası bitti. Ülkenin gündemine yine şike yerleşti.
 
Herkes UEFA’nın TFF, Fenerbahçe ve Trabzonspor hakkında 17 Temmuz’da vereceği kararları bekliyor.
 
Fenerbahçe ve Trabzonspor’un savunmalarını bilmiyoruz. TFF’nin savunması ise medyada yayınlandı.
 
Savunma ile ilgili yorumlarımı paylaşayım:

CAS’ın Fenerbahçe Kararı’nda Fenerbahçe ve Şike Hükümlüleri Lehine Bölümler Var

Geçen gün CAS’ın Fenerbahçe Kararı hakkında ilk tespitlerimi paylaşmıştım.

Bu paylaşıma bazı Fenerbahçeliler’den tepki geldi. Bu kişilerin iddialarına göre, kararı istediğim gibi kesip yapıştırmışım; Fenerbahçe lehine olan bölümleri yazmamışım.

O yazımda CAS kararı hakkında başka yazılar da kaleme alacağımı belirtmiştim. 138 sayfalık bir kararın bütün noktalarını tek bir yazıda ortaya sermek mümkün değil.

Beni her şeyi yazmamakla suçlayanlara sormak isterim: Neden siz yazmıyorsunuz? Sadece kararın ilgili bölümünü tercüme edip yayınlayacaktınız. Aranızda hukukçular var. Kararın ilgili paragraflarını bölüşerek, bir gün içinde yazıyı/yazıları bitirebilirdiniz.

Fenerbahçe taraftarlarına ve diğer sporseverlere CAS kararının diğer detaylarını açıklamaya çalışacağım. Eksiklerim olacaktır. 138 sayfanın bir veya birkaç sayfada değerlendirilmesi imkansız. Eklemelerinizi ve yorumlarınızı paylaşmanızı rica ediyorum.

Bu yazımda CAS kararındaki Fenerbahçe ve şike sanıkları lehine olabilecek hususları açıklayacağım. Yazının sonunda ise, bu isimler için avantaj olarak nitelendirilebilecek bir unsurun onlar için büyük bir tehdit olacağını göstereceğim.

Hemen özet vereyim:

1) Karşı oy gerekçesinin karara yazılmasından imtina edilmesi adil yargılanma hakkının ihlali olarak nitelendirilebilir.

2) UEFA’nın ulusal liglerde meydana gelen şike olaylarını cezalandırıp cezalandırmayacağı tartışıldı.

3) Sivasspor-Fenerbahçe maçı ile ilgili olarak Ağır Ceza Mahkemesi bazı yöneticileri şikeden suçlu bulmuştu. CAS, bu maçla ilgili olarak, ağır ceza mahkemesinin çıkarımlarından ayrıldı ve ceza yargısında mahkum olan bazı isimlerin şike faaliyetlerine karışmadığına kanaat getirdi. Bu kararın ceza yargısında ve TFF disiplin kurulları bünyesinde yeniden yargılama sebebi olup olamayacağı kamuoyunda tartışılacaktır.

Detayları yazmak gerekirse,

Okumaya devam et “CAS’ın Fenerbahçe Kararı’nda Fenerbahçe ve Şike Hükümlüleri Lehine Bölümler Var”