Etiket: TFF Tahkim Kurulu

Yeni TFF Tahkim Kurulu’nda İlk Çatlak

15 Temmuz darbe girişiminin ardından TFF’nin birçok kurulu baştan dizayn edildi. FETÖ ile bağlantılı üyeler görevden alındı.

TFF Tahkim Kurulu’nda önce üç asıl üye değişti. Yedek üyelerin tamamı devre dışı bırakıldı. Soruşturma krizinin ardından bu sefer Kurul başkanı Engin Tuzcuoğlu’nun istifası TFF’yi sarstı. Bu istifadan birkaç gün sonra bir başka üye daha istifa etti.

En sonunda TFF Tahkim Kurulu son halini aldı.

TFF Tahkim Kurulu, oturan düzeni ile ilk toplantısını bugün gerçekleştirdi.

Ve ilk toplantıda çatlak sesler çıkmaya başladı.

TFF Tahkim Kurulu’nun bugün gerçekleştirdiği toplantıdan ilginç bir karar çıktı. Continue reading “Yeni TFF Tahkim Kurulu’nda İlk Çatlak”

TFF, UÇK Kararlarını Yayınlarken Gizliliğe Özen Göstermeli

TFF, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’ne götürülen davalarda tarafların kişilik haklarını korumuyor, gizlilik kuralına riayet etmiyor.

Mevzuata göre, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun kararlarına karşı TFF Tahkim Kurulu’na başvuruluyor.

TFF, Tahkim Kurulu’nun itiraz sonucu verdiği kısa kararları yayınlıyor. Ne yazık ki, TFF Tahkim Kurulu’nun kararlarında ilgili uyuşmazlıkların taraflarının isimleri açıkça zikrediliyor.

Oysa TFF, 13.11.2008 tarihinde yayınladığı açıklamada, “şahısların alacak taleplerine ilişkin konularda kişilik haklarının korunmasına ilişkin menfaat ağır basması sebebiyle, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun kararlarının, Türkiye Futbol Federasyonu’nun internet sitesinde, taraf isimleri belirtilmeksizin, sadece esas numaraları zikredilerek yayınlandığı “duyurmuştu.

TFF, aynı hassasiyetle hareket etmeye devam etmeli ve UÇK kararlarında taraf isimlerini zikretmekten imtina etmelidir.

TFF Tahkim Kurulu, Deniz Naki’nin Cezasını Onadı

deniz_nakiden_yeni

TFF Tahkim Kurulu, Amedsporlu futbolcu Deniz Naki‘ye verilen cezayı onadı.

Tahkim Kurulu’nun kararına karşı Türk devletinin mahkemelerine başvuru hukuken mümkün değil. Anayasa’nın 59’uncu maddesi bu hakkı ortadan kaldırdı.

Deniz Naki‘nin elinde birkaç imkan var:

Continue reading “TFF Tahkim Kurulu, Deniz Naki’nin Cezasını Onadı”

Tahkim Kurulu da Eksildi

TFF Yönetim Kurulu dünden beri kurulları belirlemeye çalışıyor. Bir türlü beceremedi.

Tahkim Kurulu başkanı ve asıl üyeleri dün belirlenmişti. Yedek üye listesi ise önce yayınlanıp sonra kaldırılmıştı. Yayınlanan listede ise altı üyeden oluşması gereken yedek listeye yedi isim yazıldığını açıklamıştım.

Bugün yedek liste tekrar düzenlenmiş. Yedi kişilik liste altı kişiye indirilmiş. İlk listede yer alan Mustafa Serdar Akdoğan listeden çıkarılmış.

Bu listeler hazırlanırken ne tür pazarlıklar dönüyor bilemiyoruz ama listenin devamlı değiştirilmesi rahatsız ediyor.

TFF Tahkim Kurulu’nun Yedek Üye Listesi Aşırıya Kaçmış

Bugün TFF’nin sitesinde birçok kurulla ilgili atama kararları yayınlandı.

 

PFDK ile Tahkim Kurulu’nun asıl ve yedek üyeleri yayınlandıktan kısa süre sonra her iki kurulun yedek üye listeleri silindi.

Tahkim Kurulu’nun yedek üye listesini okuduğumda çok şaşırdım. Liste hukuka aykırı hazırlanmış.

Tahkim Kurulu’nun bir Başkan ile altı asıl, altı yedek üyeden oluşması gerekiyor.

TFF’nin bugün yayınlandığı yedek üye listesi ise 7 (yedi) kişiden oluşuyor: Av. Uğur Mutlu, Av. Mürteza Zengin, Av. Yalçın Güdül, Av. Selahattin Kalkan, Av. Mustafa Serdar Akdoğan, Av. Muhammed Yusuf Dündar ve Yard. Doç. Dr. Aslan Delice.

TFF yönetim kurulu, yedek üye olarak altı kişi yerine yedi kişi atamış.

Bu, çok büyük bir hata! Tahkim Kurulu listesini TFF yönetim kurulunun önüne kim koydu? Yönetim kurulunda mevzuatı bilen üye yok mu?

Tahkim Kurulu yedek üye listesi bu hatanın düzeltilmesi amacıyla mı silindi bilmiyorum. Öyle ise, PFDK’nın yedek üye listesinin silinmesinin gerekçesi nedir?

TFF Kurullarında Kulüp Üyelerinin ve Avukatlarının Yer Alması Doğru Değil

TFF yönetim kurulu birçok kurula atama yaptı.

Kurul üyeleri irdelendiğinde, özellikle PFDK ve Tahkim Kurulu üyelerinin bazı kulüplerle yakın ilişki içinde olduğu görülüyor.

Kurul kararlarının hukuka uygun, adil, tarafsız olduğuna inanmak zor olacak.

TFF Futbol Disiplin Talimatı’nın 70’inci maddesinde PFDK üyeleri için çekilme yükümlülüğü öngörülüyor. PFDK üyeleri, tarafsızlıklarından ciddi şüpheyi gerektirecek haklı sebeplerin varlığı halinde ilgili dosyaya ilişkin olarak kuruldan derhal çekilmek zorundadır.

Talimatta bazı hallerde hallerde üyenin tarafsızlığından ciddi şüpheyi gerektirecek haklı sebebin var olduğu kabul ediliyor. Bu haller:

a) Disiplin dosyası ile doğrudan veya dolaylı olarak, kişisel ya da bir tüzel kişinin organı  olarak ilgili olması,

b) Disiplin dosyası, kurullarında görev aldığı bir kulüple ilgili olması,

c) Disiplin dosyası tarafları ile arasında üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil olmak üzere) kan veya kayın hısımlığı söz konusu olması,

d) Disiplin dosyası tarafları veya temsilcileri ile arasında maddi menfaat birliği veya yakın  ilişki söz konusu olmasıdır.

 

Talimatta “özellikle” ifadesi kullanılıyor. Bu ifade, talimatta açıkça belirtilen hallerin sadece örnek olduğunu, başka hallerde de üyelerin tarafsızlığından ciddi şüphe edilebileceğini gösteriyor.

PFDK, Tahkim Kurulu üyesi hukukçunun üye olduğu, kongre ve divan kurulu üyesi olduğu kulübün davasına bakması doğru mu? Kulüp üyeliği, divan kurulu üyeliği tarafsızlıktan ciddi şüpheyi gerektirecek haklı sebep midir?

Bugün yürürlükte olan talimatta kulüp üyeliği tek başına çekilme yükümlülüğü gerektirmiyor. Talimatta kurul üyesinin kulübün organı olması sebebiyle davayla ilgisi olması veya kulüp kurullarıda görev alması gerekiyor.

Bu hüküm 3 Temmuz sürecinde değiştirildi. 2009 yılında değiştirilen talimatta b) bendi aşağıdaki gibiydi:

b) Disiplin dosyası, üyesi bulunduğu ya da kurullarında görev aldığı bir kulüple ilgili ise,

3 Temmuz sürecinden önce PFDK üyeleri, üyesi oldukları kulüple ilgili disiplin dosyasında görev alamıyorlardı. 3 Temmuz sürecinde talimatta yapılan değişikliklerden bu madde de nasibini aldı ve “kulüp üyeliği” çekilme yükümlülüğü gerektiren hal olmaktan çıkarıldı. TFF yönetimi bu değişiklikle PFDK üyelerinin, üyesi oldukları kulübün disiplin dosyalarına bakmalarını sağlamayı amaçladı.

Bu amaç gerçekleşti mi? Elbette hayır. Talimatta yer alan “özellikle” ifadesi, kulüp üyeliğinin de çekilme yükümlülüğünü gerektirmektedir.

Maddenin d) bendinde ise “Disiplin dosyası tarafları veya temsilcileri ile arasında maddi menfaat birliği veya yakın ilişki söz konusu olması” da üyenin tarafsızlığı hakkında ciddi şüphe doğuran bir ihtimal olarak kabul ediliyor.

PFDK üyesi bir avukatın, vekâletini üstlendiği bir kulüple ilgili uyuşmazlıkta karar verecek olması, o karar hakkında ciddi şüphe doğuracaktır.

Sadece PFDK değil, TFF’nin bütün hukuk kurulları için büyük risk söz konusudur. Kulüplerle yakın ilişki içinde olan hukukçular bu kurullara atanmışlardır. Bu kurulların sağlıklı yapıya sahip olmadığı artık herkes tarafından kabul edilmektedir. Bu kurulların adil yargılama yapması ve kararlarının güven duygusuyla benimsenmesi, sindirilmesi mümkün değildir.

TFF Tahkim Kurulu Belirlendi

TFF Yönetim Kurulu, Tahkim Kurulu’nu belirledi.

Avukat Engin Tuzcuoğlu başkanlığındaki Tahkim Kurulu aşağıdaki isimlerden oluşuyor:

1 – Av. Engin Tuzcuoğlu (BAŞKAN)
2 – Av. Can Yalçınkaya
3 – Av. Sait Yalazay
4 – Doç. Dr. Murat Balcı
5 – Av. İsmail Esin
6- Av. Fuat Göktaş
7- Prof. Dr. Emine Yazıcıoğlu

Tahkim Kurulu, Federasyon Başkanının teklifi ve Yönetim Kurulunun kararı ile en az beş yıllık meslekî tecrübeye sahip Hukuk Fakültesi mezunları arasından seçilecek bir Başkan ile altı asıl, altı yedek üyeden oluşuyor.

TFF Yönetim Kurulu sadece asıl üyeleri atadı. Yedek üyelerin listesi henüz açıklanmadı. Diğer kurulların yedek üye listesi açıklanmışken, Tahkim Kurulu’nun yedek listesinin ilan edilmemesi şüphe ile karşılandı.

Not: Kısa bir araştırmadan sonra TFF Tahkim Kurulu yedek üyelerinin de önce ilan edildiğini ancak listenin silindiğini öğrendim.

TFF’nin yayınladığı ilk listede yer alan yedek üyeler aşağıdaki gibiydi:
1- Uğur Mutlu
2- Mürteza Zengin
3- Yalçın Güdül
4- Selahattin Kalkan
5- Mustafa Serdar Akdoğan
6- Muhammed Yusuf Dündar
7- Aslan Delice

Yukarıdaki liste mevzuata aykırıydı. Yedek üye sayısı en fazla 6 olabilirken, TFF’nin yayınladığı ilk listede 7 üye bulunuyordu.

PFDK ve Tahkim Kurulu’nda Kulüp Üyeleri Yer Almamalı

TFF’nin olağan seçimli genel kurulu 25 Haziran’da gerçekleşecek. Yıldırım Demirören ve Haluk Ulusoy başkan adaylıklarını açıkladılar.
 
Medyada iki adayın listeleri hakkında spekülasyonlar yayınlanıyor.
 
TFF yönetiminde en önemli kurullar PFDK ve Tahkim Kurulu. Lobi, bu kurullara üye atanması için yapılıyor. TFF’nin delege yapısında kulüplerin, özellikle Süper Lig kulüplerinin baskın olması, bu kurullarda kulüp etkisini güçlendiriyor.
 
TFF mevzuatında PFDK ve Tahkim Kurulu üyelerinin bağımsız ve tarafsız olduğu öngörülse de, pratiğin bu yönde olmadığını biliyoruz. Şike sürecinde PFDK’nın Trabzonlu üyesi Yusuf Reha Alp ile ilgili tartışmalar unutulmadı.

Continue reading “PFDK ve Tahkim Kurulu’nda Kulüp Üyeleri Yer Almamalı”

Tahkim Kurulu, Gökhan Töre ile ilgili İtirazı Reddetti

TFF Tahkim Kurulu, Beşiktaş A.Ş.’nin Gökhan Töre ile ilgili itirazını “yargılamanın yenilenmesi” şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle reddettti.
PFDK eski üyesi Yusuf Reha Alp, bu kararı eleştirmiş: http://www.sabah.com.tr/spor/futbol/2014/11/10/besiktasta-radikal-rotasyon#
Alp’in iddiası ilginç. Sanki yeniden yargılama mümkün olabilir gibi beyanda bulunmuş.
Kanımca şike sürecine ilişkin yeniden yargılama söz konusu olamaz. Gerekçelerini yazmıştım. Çok küçük bir ihtimal olmakla birlikte, kararı veren PFDK üyeleri ile yargılanan kulüpler arasındaki ilişkiye dayanılabilir.
Şike süreci bir yana, TFF Tahkim Kurulu’nun yeniden yargılama koşullarına ilişkin tartışmalı kararı aşağıdaki gibidir:
1- E.2014/239,K.2014/244
Beşiktaş A.Ş.’nin, futbolcusu Gökhan Töre ile ilgili 09.11.2014 tarihli dilekçesi okundu. Başvurunun, Kurulumuzun 01.11.2014 tarihli ve E.2014/239, K.2014/244 K. sayılı kararına karşı yargılamanın iadesi ve uygulamanın durdurulması talebi mahiyetinde olduğu, gerekli harcın yatırıldığı görüldü. Başvurucunun, dayandığı müsabakaya ilişkin belge ve kayıtlar ile tüm dosya üzerinde yapılan müzakere neticesinde;


Yargılamanın yenilenmesi (disiplin yargılamasının iadesi), Futbol Disiplin Talimatı’nın 91. maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir:


“Disiplin Kurullarının, kesinleşen bir kararında dayanılan delillerin gerçeğe aykırı oldukları veya kararı etkileyecek yeni bir delilin meydana çıktığı veya kararın yerine getirilmesi tamamlanmadan önce mevzuatta ilgililer lehine bir değişiklik yapıldığı takdirde; ilgili kişi veya kulüpler ile soruşturma merciileri, kararı veren Disiplin Kurulu’ndan yargılamanın iadesini talep edebilirler. Bu talep üzerine ilgili Disiplin Kurulu, inceleme sonucuna göre, önceki kararın değiştirilmesine yer olmadığına karar verebileceği gibi yeni bir karar da verebilir.”
Görüldüğü üzere FDT’de, yargılamanın yenilenebilmesi için 3 tahdidi neden sayılmış; sadece bu hallerin varlığı halinde yargılamanın yenilenebileceği belirtilmiştir. Olağanüstü bir yargı olan yargılamanın yenilenmesinde, kurulan hükmün sakatlığı ancak, hükme esas delillerle aynı kuvvette bir delil eşliğinde ileri sürüldüğünde dikkate alınabilir.


Yargılama konusu “hakaret” eylemi, müsabaka görevlilerinin raporlarında yer almış olup bu aşamadan sonra yapılacak tartışmada öncelikle, FDT’nin 76.maddesi dikkate alınarak sunulan tüm delillerin kuvveti belirlenmelidir. FDT’nin 76/I. maddesine göre “Müsabaka görevlilerinin raporlarında bulunan hususlar aksi ispat edilmediği sürece doğru kabul edilir”. Söz konusu hükümden açıkça anlaşıldığı üzere, müsabaka görevlilerinin raporlarında bulunan belirlemeler karine olarak doğru kabul edilmekte, ancak bu karinenin aksinin ispat edilmesine imkân verilerek ispat yükü ise faile yüklenmektedir. Buna göre, futbol disiplin hukukunda, müsabaka görevlilerinin raporlarının, aksi ispat edilmediği sürece,atılı eylemin ispatı ve fail hakkında ceza tayini için tek başına yeterli delil olarak kabul edildiği söylenmelidir. Futbol yargısında, işlediği disiplin ihlali müsabaka görevlerinin raporunda yazılı olan taraf, raporun aksini FDT’nin “Deliller” başlıklı 75. maddesi ve “Disiplin Yargılaması” başlıklı 85.maddesinin 3’ncü fıkrası uyarınca ancak futbol yargısında kabul edilen deliller (müsabaka görevlilerinin raporları, tarafların ve tanıkların beyanları, maddi deliller, uzman görüşleri ve ses ya da video kayıtları), diğer bir deyişle en az müsabaka görevlilerinin raporları kadar kuvvetli deliller vasıtasıyla ispat etme imkânına sahiptir. Ancak bu noktada, adli yargıda olduğu gibi futbol yargısında da, delillerin kuvveti yönünden bir değerlendirme, kuvvet derecelendirmesi yapılması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bilindiği üzere, usul hukukunda yazılı delil karşısında tanık deliline itibar edilmez. Buna karşılık, bir hareketten/eylemden ibaret (şiddetli hareket, sportmenliğe aykırı hareket, tükürme, saldırı gibi) maddi bir fiilin ispatında görsel kayıtlar, yazılı ya da sözlü bir delil karşısında daha kuvvetli ve yeterli bir delil olarak kabul edilir. Bu çerçevede futbol ispat hukukunda da; tamamen maddi bir fiilden ibaret bir disiplin ihlali karşısında, görsel kayıtlarla müsabaka görevlilerinin raporlarının aksinin ispatının mümkün olduğu, buna karşılık sözlü bir ihlal karşısında müsabaka görevlilerinin raporlarının tanık delilinden daha kıymetli olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Hal böyle olmakla birlikte, müsabaka görevlilerinin raporlarında geçen sözlü bir disiplin ihlalinin aksinin, teknik ve hukuki olarak sıhhatinden şüphe edilemeyecek bir ses kaydı ile ispatına imkân tanınmalıdır.


Kulüp, gerek esas yargılamada gerekse yargılamanın yenilenmesi talebinde yeni bir delil sunmadığı gibi, gerekçe gösterdiği olaya dair futbol yargı kurullarındaki bir yargılama veya bu yargı kurullarının bir hükmünden de bahsetmemektedir.Başvuruda müsabaka hakeminin takdir alanı ve yetkisi ile disiplin yargısının başlayacağı zaman ve yer dikkate alınmamış olup müsabaka görevlilerinin raporunda yer almayan, takdir alanı içinde kalan ve bu suretle disiplin mercilerinin yargı yetkisine dâhil olmayan bir olayın, yargılamanın yenilenmesine esas alınması mümkün değildir. Böylece, Kurulumuza yapılan başvuruda, FDT’nin 91.maddesinde belirtilen;


a. Dayanılan delillerin gerçeğe aykırı oldukları,
b. Kararı etkileyecek yeni bir delilin meydana çıktığı,
c. Kararın yerine getirilmesi tamamlanmadan önce mevzuatta ilgililer lehine bir değişiklik yapıldığı,


hallerinden herhangi birinin gerçekleştiğini ispata yeter kuvvette delil sunulmadığı; dilekçede dayanılan beyan ve delillerin, yargılamanın yenilenmesine dayanak olamayacağı anlaşıldığından, Beşiktaş A.Ş.’nin, Gökhan Töre ile ilgili başvurusunun reddine; esas hakkında karar verildiğinden uygulamanın durdurulması talebinin reddine, oybirliği ile (K.2014/244 EK K.);
Karar verilmiştir.
Tahkim Kurulu”