Türkiye Futbol Federasyonu’nda AİHM Etkisi

Türkiye Futbol Federasyonu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ihlal kararlarından sonra yapılan yeniden yargılama taleplerini değerlendirmeye başladı.

Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu, daha önce ceza verdiği ancak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ilgili ceza kararları hakkında ihlal kararları verdiği dosyaları tekrar incelemeye başladı.

PFDK, hakem İbrahim Tokmak, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün eski yöneticileri Mehmet Şekip Mosturoğlu ile İlhan Yüksel Ekşioğlu’nun yeniden yargılama başvurularını kabul etti ve bu isimler hakkında ceza tayinine yer olmadığına karar verdi.

PFDK ÜYELERİ ARASINDA YANLIŞTA ISRAR EDENLER VAR

PFDK’nın bu kararları oyçokluğu ile aldığını dikkate alalım.

PFDK içinde ayrışma olmuş. Bir veya birkaç üye AİHM kararlarına rağmen ceza verilmesi konusunda ısrarcı olmuş.

Bu üyeler kim? Hangi gerekçeyle hukuka aykırılıkta inat ediyorlar?

Yanıtları gerekçeli kararlar tebliğ edildiğinde öğrenebiliriz.

Müvekkilim İbrahim Tokmak’ın dosyası ile ilgili gerekçeli karar tarafıma tebliğ edildiğinde, detayları blogda paylaşacağım.

AİHM’YE BAŞVURULAR ARTACAK

AİHM ihlal kararlarından sonra PFDK’nın yeniden yargılama yapması ve ceza tayinine yer olmadığına karar vermesi Türk spor hukuku açısından büyük önem arz ediyor.

Maalesef Türk Anayasası spor federasyonlarının sporun disiplinine ilişkin kararlarına karşı devlet mahkemesine başvurmayı yasaklıyor. Anayasa bu haller için zorunlu tahkim öngörüyor.

Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu ile Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu’nun bağımsız ve tarafsız olmadığı kabul ediliyor.

Ne yazık ki bu tahkim kurullarının kararlarına karşı yargıya başvurmak yasak.

Anayasa zorunlu tahkim kararlarını yargı denetimi dışında bıraktığı için bu kararlara karşı Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunmak da mümkün değil (Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun md. 45/III).

TFF Tahkim Kurulu ve SGM Tahkim Kurulu kararlarına karşı devlet yargısına başvurulamadığı için mağdurlar ancak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurabiliyorlar.

Bugüne kadar AİHM’ye çok az başvuru yapıldı.

2020 yılından beri AİHM önce TFF Tahkim Kurulu’nun yapısı, adil yargılanma hakkı ve ifade özgürlüğü ile ilgili ihlal kararları verdi. AİHM son olarak SGM Tahkim Kurulu’nun kararına karşı yapılan başvuruda ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini belirtti.

AİHM’nin ihlal kararları sonucunda Türkiye’de yargılamanın yenilenmesi talep edilebiliyor.

PFDK’nın ceza tayinine yer olmadığına dair kararları Türk futbol camiası için uyarı olmalı!

Adil yargılanmadığını düşünen, insan haklarının ihlal edildiğine kanaat getiren herkes TFF Tahkim Kurulu kararlarına karşı AİHM’ye başvurmalı.

AİHM’ye gerçek kişiler (insanlar) ve tüzel kişiler (kulüpler, şirketler) başvurabilir.

İlerleyen günlerde çok sayıda sporcu, antrenör, yönetici, hakemin AİHM’ye başvuracağını düşünüyorum. Başvurucu sayısının katlanarak artmasını umuyorum.

NOT:

AİHM’nin TFF ile ilgili ihlal kararı verdiği başvurular aşağıdadır.

Ali Rıza ve Diğerleri Başvurusu

İbrahim Tokmak Başvurusu

Sedat Doğan Başvurusu

Deniz Naki ve Amed Sportif Faaliyetler Kulübü Derneği Başvurusu

Ekşioğlu ve Mosturoğlu Başvurusu

TFF Statüsü Değişiklikleri Resmî Gazete’de Yayımlandı

28.07.2021 tarihli Türkiye Futbol Federasyonu Olağan Genel Kurulu’nda kabul edilen Türkiye Futbol Federasyonu Statüsü’nde yapılan değişiklikler, 11 Ağustos 2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.

İşin ilginç yanı, oylayanlar hangi metni oyladıklarını bilmiyorlardı.

TFF genel kurulunda Kulüpler Birliği adına Galatasaray Spor Kulübü yöneticisi Rezan Epözdemir söz almış ve oylamadan önce bu değişiklikleri kısaca anlatmıştı.

Değişiklik metni delegelere gösterilmedi.

Oylamadan önce sunum yapılıp yapılmayacağı tartışıldı. “Oylamadan sonra” denilerek geçiştirildi.

Düşünün, oylanacak değişikliklerle ilgili sunumun oylamadan sonra yapılmasına karar verildi.

Oylama oldu bittiye getirildi.

Delegeler de “Ne oluyoruz? Biz neyi oyluyoruz?” demediler. Kendilerine verilen talimatı paşa paşa yerine getirdiler.

Oylamadan sonra sunum yapılmadı.

Konuyla ilgili bir diğer tuhaflık ise, Statü değişikliklerinin genel kuruldan üç hafta sonra yayımlanması oldu.

Yukarıda belirttiğim gibi, değişiklik metni delegelere ilan edilmedi, gösterilmedi. Metin genel kurulda tartışılmadı. Oylamadan sonra bile metin üzerinde oynanmış olması muhtemel.

DEĞİŞİKLİKLİKLER

Aşağıda Resmî Gazete’de yayımlanmış Statü değişikliği metnini paylaşıyorum.

Değişiklikler ile ilgili görüşlerimi daha sonra paylaşacağım.

Tek cümleyle özetlersem, sadece cila değişti.

Kulüplerin kurullar üzerindeki etkisi güçlendirildi. Kulüpler dışındaki futbol paydaşları açısından kurulların bağımsızlığı ve tarafsızlığı sorun teşkil etmeye devam edecek. Görünüşte bile bu kurul tarafsız ve bağımsız olmayacak. Olamayacak.

Anayasa’daki spor tahkimi düzenlemesi değişmedikçe, TFF Tahkim Kurulu’nun kararları yargı denetimine tabi tutulmadıkça bu kurul istediği gibi at oynatmaya devam edecek. Denetlenmeyen, hesap vermeyen kurul üyeleri, kulüplerin iradesine göre karar verecekler.

TFF Tahkim Kurulu lağvedilmelidir. Spor teşkilatından, federasyonlardan bağımsız, ayrı tüzel kişiliği olan spor tahkim mahkemesi kurulmalı ya da İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC), spor uyuşmazlıkları için görevli kılınmalıdır. ISTAC bünyesinde Spor Tahkimi Dairesi kurulabilir.

Aşağıda Statü değişikliklerini paylaşıyorum.

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığından:

TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU STATÜSÜ DEĞİŞİKLİKLERİ

28.07.2021 tarihli Türkiye Futbol Federasyonu Olağan Genel Kurulu’nda kabul edilen Türkiye Futbol Federasyonu Statüsü’nde yapılan değişiklikler, 5894 sayılı Kanun’un 3. Maddesinin 2. Fıkrası ve TFF Statüsü’nün 30. Maddesi uyarınca aşağıda ilan olunur.

TFF Statüsü’nün 35’inci maddesinin 1’inci fıkrasının (y) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(y) Kulüp Lisans Kurulu ve Etik Kurulu başkanları ile asıl ve yedek üyelerini atamak;”

TFF Statüsü’nün 37’nci maddesinin 2’nci fıkrasının (i) ve (j) bentleri yürürlükten kaldırılmıştır.

TFF Statüsü’nün 54’üncü maddesinin 2, 3 ve 4’üncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, maddeye aşağıdaki yeni 5 ve 6. fıkralar eklenmiştir.

“2. TFF Hukuk Kurullarından Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu ve Tahkim Kurulu, Hukuk Kurulları Aday Komisyonu tarafından belirlenen adaylar arasından Genel Kurul tarafından seçilir. Amatör Futbol Disiplin Kurulu, Kulüp Lisans Kurulu ve Etik Kurulu ise TFF Yönetim Kurulu kararı ile seçilecek üyelerden oluşur.

Hukuk Kurulları Aday Komisyonu, TFF tarafından bildirilen 3 üye, Süper Lig Kulüpler Birliği Vakfı tarafından bildirilen 3 üye, TFF 1. Lig Kulüpler Birliği tarafından bildirilen 1 üye, TFF 2. Lig ve TFF 3. Lig Kulüplerini temsilen TFF 2 ve 3. Lig Kulüpler Birliği tarafından bildirilen 2 üye, Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu 1 üye, Profesyonel Futbolcular Derneği tarafından bildirilen 1 üye, Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği tarafından bildirilen 1 üye ve Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği tarafından bildirilen 1 üye olmak üzere toplamda 13 üyeden oluşur. Hukuk Kurulları Aday Komisyonu, kendi içinden bir başkan, bir başkan vekili ve bir raportör seçer.

Hukuk Kurulları Aday Komisyonu, hukuk kurullarında görev almak için başvuran adaylar arasından her bir üyelik için üçer aday tespit eder. Hukuk Kurulları Aday Komisyonu, en az yedi üyeyle toplanır, kararlar oy çokluğuyla alınır. Oyların eşitliği halinde, başkanın oyu belirleyicidir.

Hukuk Kurulları Aday Komisyonu’nun ve bu kurula yapılacak başvuruların usul ve esasları ve çalışma prensipleri talimatla belirlenir.

Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, Amatör ve Profesyonel Futbol Disiplin Kurulları, Kulüp Lisans Kurulu, Etik Kurulu ve Tahkim Kurulu’na seçilen başkan ve üyelerin görev süresi 4 yıldır. Hukuk Kurulu başkan ve üyeleri, 4 yıllık süre sona ermiş olsa dahi, yeni seçilecek olan Hukuk Kurulu başkan ve üyeleri göreve başlayana kadar görevlerine devam eder.

Başkan ve üyeler istifa etmedikçe veya çekilmiş sayılmadıkça yerlerine yeni üye seçilemez. Herhangi bir nedenle üyeliğin boşalması halinde, sırasıyla yedek üyeler arasından en fazla oy alan yedek üye kurulun kalan süresi kadar görev yapar. Oyların eşit olması durumunda mesleki kıdemi fazla olan yedek üye boşalan asil üyenin yerine görev yapar.

Hukuk Kurullarının asıl ve yedek üyelerinin tamamının boşalması veya asgari üye sayısının altına düşmesi halinde, boşalan kurul üyeliklerine kalan sürede görev yapmak üzere Yönetim Kurulu tarafından yeni üyeler atanır.

Hukuk Kurullarının çalışma usul ve esasları, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, Futbol Disiplin Talimatı, Kulüp Lisans Talimatı, Etik Kurulu Talimatı ve Tahkim Kurulu Talimatı ve konuya ilişkin diğer talimatlar ile belirlenir.

3. Hukuk Kurulları tarafından futbolun yönetimi ve disiplinine ilişkin olarak verilen kararlar kesin ve bağlayıcıdır. Bu kararlara karşı, kararın taraflarına resmen tebliğ ve/veya talimat ve düzenlemelerinin yayımlanmasını takip eden 7 gün içinde Tahkim Kurulu nezdinde itiraz edilmez ise, karar ilgili tüm taraflar hakkında kesin hüküm teşkil eder. Futbolun yönetimi ve disiplinine ilişkin olarak verilen kararlara karşı başka herhangi bir yargılama makamına başvuru kesin olarak yasaklanmıştır.

4. a- Hukuk Kurullarının tüm üyeleri görevlerinde tarafsız ve bağımsızdır. Kurullar görevleri süresince tarafsızlık ve bağımsızlıklarını korumakla yükümlüdür. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında Hukuk Kurullarına emir ve talimat veremez, tavsiye ve telkinde bulunamaz. Hukuk kurullarının hiçbir üyesi görevleri sırasında TFF’ye bağlı herhangi bir üye veya kulüp için çalışamayacağı gibi TFF Yönetim Kurulunda ya da daimi veya geçici başka herhangi bir kurulunda ya da Genel Sekreterlikte görev alamaz. Hukuk Kurullarının tüm üyeleri kanun, TFF Statüsü, Talimat ve düzenlemeleri ile bağlıdır.

b- Hukuk Kurulları üyeleri göreve başlamadan önce gelecekteki faaliyetleri bağlamında menfaat çatışması durumuna yol açabilecek her türlü ilişkiyi ve menfaati açıklamak zorundadır.

Menfaat çatışması, bu kurallara bağlı kişilerin kendileri, kurulların üyeleri veya ilgili taraflar için olası herhangi bir avantaj elde edilmesi halidir.

c- Hukuk Kurulu üyeleri, görevlerinin ifası sırasında bir menfaat çatışmasının ortaya çıkması halinde, ilgili dosyadan çekilerek durumu derhal görev yaptıkları kurula yazılı olarak bildirmek zorundadır. Hukuk Kurulu üyeleri, birbirleri ile ya da TFF’nin diğer organlarında görev yapan kişiler ile arasında menfaat çatışması yaratacak bir durum ortaya çıktığında, bu durumu derhal görev yaptıkları kurula yazılı olarak bildirmek suretiyle üyelik görevinden çekilmek zorundadır.

d- Menfaat çatışması yaratacak ilgili taraflar/haller (sayılan hallerle sınırlı olmamak üzere) şu şekildedir:

TFF bünyesinde ve/veya üye kulüplerde görev yapan şahısları kapsayacak şekilde • temsilci ve çalışan;

• eş ve ev arkadaşı;

• kişisel ilişkiye bakılmaksızın aynı haneyi paylaşan birey;

• üçüncü dereceye kadar ilişki içinde oldukları diğer aile üyeleri;

• tüzel kişilik, ortaklık ve herhangi bir kurum nedeniyle avantaj elde eden veya bu kurumlarda yönetici olarak görev yapan kişiler;

• doğrudan veya dolaylı olarak tüzel kişiliği, ortaklığı veya kurumu kontrol etmesi veya lehtarı olması hali;

• resmi bir sözleşmenin varlığına bakılmaksızın, bu tür bir kuruluş, ortaklık veya kurum adına hizmetler gerçekleştirmesi hali.

5. Hukuk Kurulu üyeleri, görevleri kapsamında verilen kararlardan dolayı ağır kusurlu halleri haricinde sorumlu tutulamazlar.

6. Hukuk Kurulu başkan ve üyeleri göreve başlamadan önce, yazılı olarak ilgili talimatlarda yer alan “Görevi kabul, Bağımsızlık, Tarafsızlık ve Göreve Uygunluk Beyanını” imzalayarak sunmaları zorunludur. Başkan ve üyeler göreve başlamadan, kurulun ilk toplantısının öncesinde ve Kurul önünde ilgili talimatta belirtilen yemin metnini okumak sureti ile yemin etmek zorundadır.

PFDK, UÇK ve Tahkim Kurulu başkan ve üyelerine ödenecek olan huzur hakkı, ücret ve hak edişler genel kurul tarafından belirlenir ve bu kurullara başvuran taraflarca ödenen harç ve yargılama masraflarından karşılanır.”

TFF Statüsü’nün 55’inci maddesinin 1, 2 ve 4’üncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“1. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, olağan seçimli genel kuruldan bir sonraki olağan genel kuruldan sonra Hukuk Kurulları Aday Komisyonu tarafından tespit edilen adaylar arasından genel kurulca yapılacak seçim ile seçilir. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, bir (1) Başkan, altı (6) asıl ve altı (6) yedek üyeden oluşur. Kurul üyelerinin en az 10 yıllık tecrübeye sahip hukuk fakültesi mezunu olması zorunludur.

Kurul üyeleri, TFF Hukuk Kurullarının yargı yetkisine tabi olan spor kulüplerinin üyesi veya bu kulüplerin iştirak şirketlerinin hissedarı, yöneticisi ve denetim kurulu üyesi olamaz.

Hukuk Kurulları Aday Komisyonu, tespit ettiği adayları en geç seçimden bir hafta öncesine kadar genel kurul üyeleri ile paylaşır. Her delege bir adaya oy verebilir. Yapılan seçim sonucunda sırası ile en çok oyu alan aday başkan, en çok oy alan ilk 6 aday sırası ile asıl üye, en çok oy alan ikinci 6 aday sırası ile yedek üye olarak seçilirler. Adayların eşit oy alması durumunda mesleki tecrübe kriterine göre fazla olandan başlamak üzere sıralama yapılır.

2. Uyuşmazlık Çözüm Kurulunun görev süresi, 4 yıldır. Üyeler kendi aralarından bir başkan vekili ve bir raportör seçer.

4. Kurul, görevinde tarafsız ve bağımsızdır. Üyeler istifa etmedikçe veya çekilmiş sayılmadıkça yerlerine yeni üye görevlendirilemez. Ölüm, istifa ve başka nedenlerle oluşan boşalmalarda, boşalan üyelik için yedek üyeler sırası ile asil üyeliğe geçer. Bu fıkra uyarınca seçilen yedek üyeler, kalan süre kadar görev yapar.”

TFF Statüsü’nün 57’nci maddesinin 2, 3, 4, 5 ve 6’ncı fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, maddenin 7. Fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

“2. Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu, olağan seçimli genel kuruldan bir sonraki olağan genel kuruldan sonra Hukuk Kurulları Aday Komisyonu tarafından tespit edilen adaylar arasından genel kurulca yapılacak seçim ile seçilir. Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu, bir (1) Başkan, altı (6) asıl ve altı (6) yedek üyeden oluşur. Kurul üyelerinin en az 10 yıllık tecrübeye sahip hukuk fakültesi mezunu olması zorunludur.

Kurul üyeleri, TFF Hukuk Kurullarının yargı yetkisine tabi olan spor kulüplerinin üyesi veya bu kulüplerin iştirak şirketlerinin hissedarı, yöneticisi ve denetim kurulu üyesi olamaz.

Hukuk Kurulları Aday Komisyonu, tespit ettiği adayları en geç seçimden bir hafta öncesine kadar genel kurul üyeleri ile paylaşır. Her delege bir adaya oy verebilir. Yapılan seçim sonucunda sırası ile en çok oyu alan aday başkan, en çok oy alan ilk 6 aday sırası ile asıl üye, en çok oy alan ikinci 6 aday sırası ile yedek üye olarak seçilirler. Adayların eşit oy alması durumunda mesleki tecrübe kriterine göre fazla olandan başlamak üzere sıralama yapılır.

Profesyonel Futbol Disiplin Kurulunun toplantı yeter sayısı beştir. Kararlar toplantıda hazır bulunan üyelerin salt çoğunluğu ile alınır. Oyların eşitliği halinde Başkanın oyu belirleyicidir.

3. Amatör Futbol Disiplin Kurulu, Yönetim Kurulu tarafından, İl Disiplin Kurulları ise Federasyon Başkanı tarafından atanır. Atama, PFDK, UÇK ve Tahkim Kurulu seçiminin yapıldığı Genel Kurulu müteakip ilk Yönetim Kurulu toplantısında yapılır.

4. Amatör Futbol Disiplin Kurulu birer Başkan ve altışar üyeden; İl Disiplin Kurulu ise bir başkan ve illerin sportif faaliyetlerine göre en az iki en fazla dört üyeden oluşur. Kurullara asıl üye kadar yedek üye atanır.

5. İl Disiplin Kurulu üyeleri hariç, Amatör Futbol Disiplin Kuruluna atanacak asıl ve yedek üyelerin hukuk fakültesi mezunu ve en az beş yıllık mesleki tecrübeye sahip hukuk fakültesi mezunu olması zorunludur. 6. Disiplin kurullarının görev süresi 4 yıldır.”

TFF Statüsü’nün 59’uncu maddesinin 3 ve 4’üncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“3. Kulüp Lisans Kurulu, Yönetim Kurulu tarafından atanacak bir Başkan, bir Başkan Yardımcısı olmak üzere yedi (7) asıl ve yedi (7) yedek üyeden oluşur. Atama, PFDK, UÇK ve Tahkim Kurulu seçiminin yapıldığı Genel Kurulu müteakip ilk Yönetim Kurulu toplantısında yapılır. Kulüp Lisans Kurulu’nda;

a) Bir üyenin en az beş (5) yıllık mesleki deneyime sahip hukukçu,

b) Bir üyenin Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’na göre yetkilendirilmiş yeminli mali müşavir,

c) İki üyenin 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yayınlanan Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’nca yetkilendirilmiş bağımsız denetçi,

d) Bir üyenin Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’na göre yetkilendirilmiş serbest muhasebeci mali müşavir,

e) İki üyenin işletme veya ekonomi alanında en az beş (5) yıllık mesleki deneyime sahip, üniversite mezunu olması şarttır.

4. Kulüp Lisans Kurulunun görev süresi dört (4) yıldır.”

TFF Statüsü’nün 60’ıncı maddesinin 1 ve 2’nci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“1. Etik Kurulu, Yönetim Kurulunun kararı ile seçilecek bir Başkan ve dört (4) asıl ve dört (4) yedek üyeden oluşur. Atama, PFDK, UÇK ve Tahkim Kurulu seçiminin yapıldığı Genel Kurulu müteakip ilk Yönetim Kurulu toplantısında yapılır. Üyelerin tamamının on beş (15) yıllık hukukçu olması zorunludur. Etik Kurulu, Türk Futbolunun etik değerleri ve marka değerinin korunması ve toplumdaki saygınlığının zedelenmesinin önüne geçilmesi konusunda gerekli hukuki denetimleri yapar.

2. Etik Kurulunun görev süresi dört (4) yıldır.”

TFF Statüsü’nün 61’inci maddesinin 1, 2, 4 ve 5’inci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“1. Tahkim Kurulu, olağan seçimli genel kuruldan bir sonraki olağan genel kuruldan sonra Hukuk Kurulları Aday Komisyonu tarafından tespit edilen adaylar arasından genel kurulca yapılacak seçim ile seçilir. Tahkim Kurulu, bir (1) Başkan, altı (6) asıl ve altı (6) yedek üyeden oluşur. Kurul üyeleri en az 15 yıllık tecrübeye sahip hukuk fakültesi mezunları arasından Hukuk Kurulları Aday Komisyonu tarafından seçilir.

Kurul üyeleri, TFF Hukuk Kurullarının yargı yetkisine tabi olan spor kulüplerinin üyesi veya bu kulüplerin iştirak şirketlerinin hissedarı, yöneticisi ve denetim kurulu üyesi olamaz.

Hukuk Kurulları Aday Komisyonu, tespit ettiği adayları en geç seçimden bir hafta öncesine kadar genel kurul üyeleri ile paylaşır. Her delege bir adaya oy verebilir. Yapılan seçim sonucunda sırası ile en çok oyu alan aday başkan, en çok oy alan ilk 6 aday sırası ile asıl üye, en çok oy alan ikinci 6 aday sırası ile yedek üye olarak seçilirler. Adayların eşit oy alması durumunda mesleki tecrübe kriterine göre fazla olandan başlamak üzere sıralama yapılır.

2. Tahkim Kurulunun görev süresi, 4 yıldır. Üyeler kendi aralarından bir başkan vekili ve bir raportör seçer.

4. Kurul, görevinde tarafsız ve bağımsızdır. Üyeler istifa etmedikçe veya çekilmiş sayılmadıkça yerlerine yeni üye görevlendirilemez. Ölüm, istifa ve başka nedenlerle oluşan boşalmalarda boşalan görev için yedek üyeler sırası ile asil üyeliğe geçer. Bu fıkra uyarınca seçilen yedek üyeler, kalan süre kadar görev yapar.

5. Kurulun toplantı yeter sayısı beştir. Kararlar toplantıda hazır bulunan üyelerin salt çoğunluğu ile alınır. Oyların eşitliği halinde Başkanın oyu belirleyicidir.”

TFF Statüsü’ne aşağıdaki Geçici 2. Madde eklenmiştir.

“1. İşbu Statünün 55, 57 ve 61. Maddelerinde yapılan değişikliklerin yürürlüğe girmesini müteakip Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu ve Tahkim Kurulu 2022 TFF Olağan Genel Kurulu toplantısında Genel Kurul tarafından seçilir.

Bu maddeye göre seçilecek olan hukuk kurullarının görev süresi ilk yapılacak olağan seçimli genel kuruldan bir sonraki olağan genel kurula kadar devam eder. Bu maddeye göre seçilecek olan hukuk kurullarının göreve başlamasıyla birlikte, mevcut hukuk kurullarının görevi sona erer.

2. İşbu statüde yapılacak değişiklikler nedeni ile yeni seçilecek hukuk kurullarının göreve başlama tarihine kadar görev yapacak olan mevcut hukuk kurulları üyelerinin “Görevi Kabul, Bağımsızlık, Tarafsızlık ve Göreve Uygunluk Beyanını“ imzalayarak Kurul Koordinatörlüklerine sunmaları ve ilk toplantıda Kurul önünde ilgili talimatlarda belirtilen yemin metnini sözlü olarak etmeleri zorunludur.”

TFF Statüsü’ne aşağıdaki Geçici 3. Madde eklenmiştir.

“İş bu Statü’nün yürürlüğe girmesini müteakip 3 (üç) ay içerisinde, TFF yönetimi tarafından İş bu Statü’nün 54. Maddesi uyarınca kurulacak Hukuk Kurulları Aday Komisyonu’nun ve bu kurula yapılacak başvuruların usul ve esasları ile çalışma prensiplerine ilişkin talimat hazırlanacaktır.”

TFF, Covid-19 ile Mücadele Kapsamında Yargı Sürecine İlişkin Alınan Kararlarını Duyurdu

TFF yönetim kurulunun kararlarına ilişkin duyuru aşağıdadır:

TFF Yönetim Kurulunun 31.03.2020 tarih ve 28 sayılı toplantısında, Tahkim Kurulu ve TFF  Hukuk Kurullarının  toplantıları ile bu kurulların karar alma sürecine ilişkin sürelerin ve Tahkim Kuruluna başvuru süresinin durdurulması kabul edilerek;

Covid-19 salgın hastalığı ile mücadele kapsamında, Tahkim Kurulu, Disiplin Kurulları, Etik Kurulu, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu ve Kulüp Lisans Kurulunun tüm toplantıları ile bu kurulların talimatlarında belirlenen yargılama sürecine ilişkin sürelerin bu kararın TFF internet sitesinde yayın tarihinden (bu tarih dâhil) itibaren 30.04.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durdurulmasına,

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7226 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi uyarınca, TFF Yönetim Kurulu ile TFF ilk derece hukuk kurullarının kararlarına karşı itiraz edilen kararın tebliğinden ve TFF talimatlarının yayımından itibaren yedi gün olarak belirlenen Tahkim Kuruluna başvuru süresi 13.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30.04.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durdurulmasına,

Tahkim Kuruluna başvuru ve yargılama sürecine ilişkin sürelerin durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlamasına

Karar verilmiştir.

NOT:

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7226 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi aşağıdaki gibidir:

Okumaya devam et TFF, Covid-19 ile Mücadele Kapsamında Yargı Sürecine İlişkin Alınan Kararlarını Duyurdu

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi: “TFF Tahkim Kurulu Bağımsız ve Tarafsız Değil”

Beklenen gün geldi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu ile ilgili birkaç kararını yayınladı. Karar için bkz. http://hudoc.echr.coe.int/eng?i=001-200548

AİHM, TFF Tahkim Kurulu’nun bağımsız ve tarafsız olmadığına karar verdi. AİHM, bu sorunun yapısal/sistematik bir sorun olduğunu tespit etti. Mahkeme, Türkiye’yi bu yapısal sorunun ortadan kaldırılması için gerekli tedbirleri almaya davet etti.

İlerleyen günlerde kararı kapsamlı şekilde değerlendireceğim.

Bu yazıda sadece AİHM’nin bazı tespitlerini kısaca paylaşacağım:

  • TFF Tahkim Kurulu, kanunla kurulmuş bir mahkemedir. Başvurucular bu hususu tartışmaya açmamış ancak mahkeme tartışmış.
  • Türkiye’de “zorunlu tahkim” olan futbol tahkiminde, TFF Tahkim Kurulu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde aranan bağımsızlık ve tarafsızlık kriterlerini sağlayamamaktadır.TFF Tahkim Kurulu, TFF başkanının önerisiyle, TFF yönetim kurulu tarafından atanmaktadır. TFF yönetim kurulunun seçildiği genel kurulda ise ekseri çoğunluk kulüplerden oluşmaktadır. TFF yönetim kurulu ise çoğunlukla kulüplerin eski yöneticileri ve üyelerinden oluşmaktadır. Bu kişiler futboldan çok kulüplerin menfaatlerini koruyacaklardır.
  • TFF Tahkim Kurulu üyelerinin, görevlerini layığıyla yapmalarını sağlayacak ve onları denetleyecek hiçbir düzenleme, davranış kuralları bulunmamaktadır. Bu kişilerin görevlerini kötüye kullanmaları halinde görevden alınmalarını sağlayacak bir mekanizma yoktur. Bu kişiler, göreve başlarken yemin etmemekte, bağımsızlık ve tarafsızlık beyanında bulunmamaktadır.
  • TFF Tahkim Kurulu’nun görev süresi, onu atayan yönetim kurulunun görev süresi kadardır. Bu durum, kurulun bağımsızlığı ve tarafsızlığı açısından şüphe yaratmaktadır.
  • TFF Tahkim Kurulu üyeleri, göreve başlarken bağımsızlık ve tarafsızlık beyanında bulunmamaktadır. TFF mevzuatında TFF Tahkim Kurulu üyelerinin reddedilmesi halinde hangi usulün uygulanacağı, bu itiraz hakkında hangi makamın karar vereceği öngörülmemiştir.
  • Yukarıdaki hususlar dikkate alındığında, TFF yürütme kurulu ile TFF Tahkim Kurulu arasında yapısal bağ olduğu ortaya çıkmaktadır. TFF yürütme kurulunun TFF Tahkim Kurulu üzerinde etki edebildiği izlenimi doğmaktadır. TFF Tahkim Kurulu dış baskılardan koruyan bir yapılanma bulunmamaktadır.

AİHM, bizim yıllardan beri dile getirdiğimiz sorunlardan bazıları hakkında önemli bir karar verdi. Türk spor tahkimi sisteminin bozuk olduğunu, TFF Tahkim Kurulu’nun bağımsız olmadığını ortaya koydu.

AİHM sadece ihlal kararı vermekle yetinmedi. Türkiye Cumhuriyeti devletine pozitif yükümlülük yükledi. AİHM, devlete TFF Tahkim Kurulu ile ilgili sistematik sorunların ortadan kaldırılması gerektiğini hatırlattı.

Kararla ilgili bir küçük eleştiriyi de paylaşayım. AİHM, TFF Tahkim Kurulu’nu mahkeme olarak kabul etmiş ancak kurulun kararlarına karşı yargı yoluna başvuru yasağını değerlendirmemiş. Anayasa’nın 59’uncu maddesinde yer alan yasağı tartışmamış. Belki diğer başvuruları değerlendirirken tartışır.

AİHM’nin bu kararının ardından Türk spor tahkimi sistemi tartışmaya açılacak. Kısa zaman içinde kanun değişikliklerinin yapılması şart. TFF Statüsü de değişmeli!

Mevzuat değişene kadar önümüzde çok yol var. Bu süreçte AİHM’ye başvuruların çoğalacağını düşünüyorum. Umarım başvurular çığ gibi artar ve AİHM kararları kanun koyucu için baskı unsuru haline gelir.

TFF Tahkim Kurulu İçin Kader Günü

Türkiye’de çok küçük bir azınlık, TFF Tahkim Kurulu ve SGM Tahkim Kurulu’na karşı hukuk savaşı veriyor.

2011 yılında Anayasa’da yapılan değişiklik ile, sporla ilgili çoğu uyuşmazlık için bu tahkim kurullarına başvuru zorunlu hale getirildi ve kurul kararlarına karşı yargı yolu kapatıldı.

Biz Anayasa değişikliği teklifi TBMM’ye getirildiğinden beri bu düzenlemenin doğru olmadığını, Anayasa’ya Anayasaya aykırı düzenleme getirileceğini, böyle bir düzenlemenin dünyada tek bir örneğinin olmadığını, adil yargılanma hakkının ihlal edileceğini, devletin mahkum edileceğini söyleyip durduk.

Ve o gün geldi.

Yarın devlet, Anayasadaki düzenlemeden ötürü büyük ihtimalle mahkum edilecek.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), TFF Tahkim Kurulu ile ilgili 5 başvuru hakkında kararlarını yayınlayacak.

AİHM’nin sitesinde yayınlanan basın bültenine göre, AİHM 5 dosyayı Ali Rıza ve Diğerleri v. Türkiye Kararı olarak yayınlayacak.

Okumaya devam et TFF Tahkim Kurulu İçin Kader Günü

TFF’nin Kurulları Ne Zaman Atandı?

Türkiye Futbol Federasyonu genel kurulu 1 Haziran’da gerçekleşti. Göstermelik seçimde, Nihat Özdemir TFF’nin yeni başkanı oldu.

Bugün TFF‘nin sitesinde bir araştırma yaparken TFF‘nin kurullarına baktım. Gördüğüm kadarıyla geçmiş dönemde kurullarda yer alan kişiler pozisyonlarını korumuşlar.

Belki de kurullara henüz atama yapılmadı. Bilmiyoruz.

TFF mevzuatına göre, kurulların görev süreleri, yönetim kurulunun görev süresiyle sınırlı. Yönetim kurulunun görevi sona erince, kurullar da başka bir işleme gerek olmaksızın lağvedilmiş sayılıyor. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu‘nda görevli Başkanlar Kurulu’nun ve UÇK‘ya atanmış hakemlerin de görev süreleri sona eriyor.

Geçmiş dönemlerde kurullara atama yapıldığı zaman, bu atamalar TFF’nin sitesinde ilan edilirdi. Oysa TFF genel kurulundan bugüne kadar TFF’nin sitesinde duyuru yayınlanmadı.

Özellikle Uyuşmazlık Çözüm Kurulu‘na ve TFF Tahkim Kurulu‘na başvuracak yahut PFDK‘ya savunma verecek kişiler bu hususa dikkat etmeli ve gerekirse resmî atama yapılıp yapılmadığını araştırmalılar. Zira görev süresi sona ermiş kurullara ve bu kurulların kararlarına itiraz edebilirler.

Türkiye Profesyonel Futbolcular Derneği, kurullar hakkında açıklama yapmadı. Yoksa dernek kurulların, özellikle Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’na atanmış hakemlerin görev sürelerinin bittiğinin farkında değil mi?

Anayasa Mahkemesi’nden Türkiye Futbol Federasyonu’na Ağır Darbe

Birkaç hafta önce Anayasa Mahkemesi’nin Türkiye Futbol Federasyonu Kanunu ile ilgili görüşme yaptığını yazmıştım. Mahkeme, kanunun 5’inci maddesi hakkındaki iptal başvurusunu esastan görüşmüştü ancak kararı bir türlü yayınlamamıştı.

Yaklaşık 1,5 aydır sabırsızlıkla bu kararı bekliyordum.

Bugün önemli bir çalıştayda “Spor Tahkimi” hakkında konuşacağım. Program belli olduğundan beri, “keşke Anayasa Mahkemesi’nin kararı Çalıştay günü yayınlansa! Herkes kararın şaşkınlığı ile salona gelse. Bilmeyenler de salonda öğrenip şaşırsalar” diyordum.

Kalbim çok temizmiş.

Anayasa Mahkemesi’nin kararı, 2 Mart 2018 Tarihli ve 30348 Sayılı Resmî Gazete‘de yayımlandı. (Alternatif link: https://tinyurl.com/y754rmzd)

Okumaya devam et Anayasa Mahkemesi’nden Türkiye Futbol Federasyonu’na Ağır Darbe

TFF Tahkim Kurulu İçin Çember Daralıyor

Gün geçmiyor ki, spor camiası Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu‘nu eleştirmesin!

Bu kurulun bağımsız ve tarafsız olmadığını sık sık dile getiriyoruz. Kurulun yapısını, karar alma süreçlerini, gerekçesiz kararlarını eleştiriyoruz. Anayasa’ya eklenen Anayasaya aykırı “spor tahkimi” düzenlemesinin kaldırılmasını gerektiğini söyleyip duruyoruz.

İktidar partisi, muhalefet partileri bu eleştirileri dikkate almıyor. Adalet Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı, spor tahkim kurullarının verdiği zararı umursamıyor.

TFF Tahkim Kurulu‘nun kararlarına karşı yargı yolu kapatıldığı için, soluğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde aldık.

AİHM, Eylül ayında, Galatasaray Spor Kulübünün eksi yöneticisi Sedat Doğan‘ın başvurusu ile ilgili sorularını Türkiye Cumhuriyeti devletine gönderdi.

AİHM, bu ay içinde, TFF Tahkim Kurulu kararlarına karşı yapılan iki başvuruyu daha devlete bildirdi ve devletten bazı soruların yanıtlanmasını istedi.

AİHM, devlete İbrahim Tokmak‘ın başvurusu ile Deniz Naki ve Amed Sportif Faaliyetler Kulübü Derneğinin ortak başvurusu hakkında sorular gönderdi. Okumaya devam et TFF Tahkim Kurulu İçin Çember Daralıyor

TFF’Yİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ DİZE GETİRECEK

Türkiye Futbol Federasyonu’nun hukuk kurulları uzun zamandan beri tartışılıyor. Özellikle PFDK ve Tahkim Kurulu her hafta gündeme geliyor. Bu kurulların verdiği kararlar kimseyi memnun etmiyor. Herkes hukuka aykırı kararlar verildiğini iddia ediyor.

Bu hafta bu kurullarla ilgili ilginç iddialar ortaya atıldı. Okumaya devam et TFF’Yİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ DİZE GETİRECEK

Şenol Güneş Nasıl Kurtuldu?

Beşiktaş A.Ş. teknik sorumlusu Şenol Güneş, Fenerbahçe-Beşiktaş arasında oynanan maçta hakemlere küfretti.

Bu küfürler yayıncı kuruluş tarafından yayınlandı. Birçok mecrada küfürler paylaşıldı.

Maçın ardından, Şenol Güneş, “HAKARETİ” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 41’inci maddesi uyarınca 24.09.2017 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevk edildi.

PFDK ise, Güneş’in hareketini “hakaret” olarak nitelendirmedi. PFDK, Güneş’in hareketini “sportmenliğe aykırı hareket” olarak kabul etti ve Güneş’in takdiren 1 RESMİ MÜSABAKADA SOYUNMA ODASINA ve YEDEK KULÜBESİNE GİRİŞ YASAĞI ve 13.000.- TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına karar verdi.

Şenol Güneş, “hakaret” nedeniyle sevk edilmişken, nasıl oldu da “sportmenliğe aykırı hareket” sebebiyle cezalandırıldı?

TFF‘de başkanlık düşünen, futbol camiasında fitne fesatla cebini dolduran bazı şahıslar maç raporunun, hakem raporunun değiştirildiğini iddia ettiler.

Raporlar değiştirildi ise, disiplin sevki nasıl oldu da “hakaret” isnadı ile yapıldı? Okumaya devam et Şenol Güneş Nasıl Kurtuldu?

Yıldırım Demirören A Haber ve A Spor’a konuk oldu

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören A Haber ve A Spor’a konuk oldu.

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören’in programda yaptığı açıklamalar şöyle: Okumaya devam et Yıldırım Demirören A Haber ve A Spor’a konuk oldu

Medyascope TV’de Aziz Yıldırım’ı ve Başakşehir’i Konuştuk

TFF’de Tuz Koktu

Başakşehirli futbolcuların gazetecilere yönelik saldırıları kamuoyunda tepki ile karşılandı.

Saldırı fiilinin cezası en az 5 müsabakadan men olması gerekirken, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’nun milli kaleci Volkan Babacan’a verdiği 1 maç men cezası şok etkisi yarattı.

PFDK’nın kararları zihinlerde sorular oluşturdu:

  1.  Volkan Babacan, kimseye saldırmadı ise, neden saldırı suçu sebebiyle PFDK’ya sevk edildi?
  2. Video görüntüleri ve sevk raporuna rağmen muhabirin “kendisine saldırılmadığına” dair gerçeğe aykırı beyanı nasıl dikkate alındı?
  3. Volkan Babacan, saldırı suçu işlemedi ise, hangi disiplin ihlalinden ötürü 1 maç ceza aldı? Ceza, hangi mevzuata göre verildi?
  4. Volkan Babacan ile ilgili karar oyçokluğu ile alındı. PFDK’nın hangi üyesi/üyeleri karşı oy verdi? Karşıoyun gerekçesi nedir?
  5. Futbol Disiplin Talimatı’na göre, saldırı, hakaret, kavga gibi disiplin ihlali yapan futbolculara 13.000.- TL’den 65.000.-TL’ye kadar para cezası verilmesi gerekiyor. PFDK ise Başakşehirli futbolculara sadece 13.000’er TL ceza verdi. İşini yapan gazetecilere durup dururken, toplu halde ve acımasızca saldıran futbolculara neden asgari ceza verildi?

Yukarıdaki sorulara cevap veril(e)meyeceğini biliyoruz.

PFDK her hafta vicdanları yaralayan kararlar veriyor. TFF disiplin müfettişleri, talimat almadıkça PFDK kararlarına itiraz etmiyorlar. TFF Tahkim Kurulu da değirmene su taşıyor.

PFDK ve TFF Tahkim Kurulu üyeleri, kararları yargı denetimine tabi olmadığı için bu kadar cüretkar hareket edebiliyorlar.

TFF’de tuz koktu. Anayasa’daki spor tahkimi hükmü (AY md. 59/3) kaldırılmadığı sürece, futbol, hukuku katledenlerin oyunu olmaya devam edecek.

NOT: Konuyla ilgili, Medyascope’ta yayınlanan röportajım için bkz. https://medyascope.tv/2017/04/26/gazeteci-darp-eden-futbolculara-verilen-cezalar-ne-kadar-adil-avukat-mert-yasarla-soylesi/

TFF, Terörü Övenlere Dokunmuyor

2017’nin ilk saatlerinde Reina’ya yapılan saldırı hepimizi derinden sarstı.

“Hepimiz” derken, hümanistlerden bahsediyorum.

İslamistler bu saldırıyı coşkuyla kutladılar.

TFF hakemlerinden, İl Hakemi Süleyman Belli de saldırıyı coşkuyla kutlayanlar arasındaydı.

screen-shot-2017-01-02-at-14-49-29

Belli’nin paylaşımı bir kesim tarafından şiddetle kınandı.

TFF ise bu paylaşımla ilgili açıklama yapmak için gece yarısını bekledi. TFF, MHK’nın durumu inceleyeceği ve hakemin Amatör Futbol Disiplin Kurulu’na sevk edileceğini açıkladı.

Peki TFF bu hakeme ne kadar ceza verir? TFF, hakemin lisansını iptal eder mi?

TFF Disiplin Kurulları’nın daha önce verdiği kararlara baktığımızda, bu kurulların ciddi biçimde ayırımcılık yaptığını görüyoruz. Bu kurullar, terörü övenleri ve terörde hayatını kaybedenlerle dalga geçenleri cezalandırmıyor.

TFF’nin terör saldırılarını öven hakemlere çiçek uzattığı iki örneği paylaşayım.

1) BORA ALADAĞ

10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Garı’nda meydana gelen patlamada onlarca vatandaşımız yaralandı ve hayatını kaybetti. Bursa bölgesinden Ulusal Hakem Bora Aladağ, patlamadan sonra aşağıdaki iki mesajını yayınladı.

screen-shot-2017-01-02-at-14-56-30

TFF, Bora Aladağ’a sportmenliğe aykırı açıklamaları nedeniyle sadece 30 gün hak mahrumiyeti verdi.

Bora Aladağ, hakemlik yapmaya devam ediyor.

2) ALİ KAHRIMAN

15 Temmuz 2016 tarihinde Fransa’nın Nice kentinde bir terör saldırısı gerçekleşti. Bir kamyon Bastille Günü için toplanan kalabalığın içine daldı. Saldırıda 84 kişi hayatını kaybederken ülkede olağanüstü hal 3 ay daha uzatıldı.

Dünya olayın şokunu yaşarken, TFF Bursa Bölgesi il hakemlerinden Ali Kahrıman aşağıdaki mesajını paylaştı.

screen-shot-2017-01-02-at-15-11-16

Amatör Futbol Disiplin Kurulu, Kahrıman‘ın savunmasını dikkate alarak Kahrıman’a sadece 15 gün hak mahrumiyeti cezası verdi. Kahrıman‘ın savunmasının içeriği çok merak edildi.

TFF DİSİPLİN KURULLARI DOĞRU TALİMATI UYGULAMIYOR

Hakemlerin sosyal medyadaki söylemleri için verilebilecek cezalar Merkez Hakem Komitesi Talimatı’nda öngörülüyor. Bu Talimat uyarınca, hakemlerin lisanları Disiplin Kurulları tarafından iptal edilebilir, hak mahrumiyeti cezası verilebilir.

TFF Disiplin Kurulları, bazı hakemlere ceza vermemek için yanlış Talimat’ı uygulamayı tercih ediyor.

Örneğin, PFDK, Bora Aladağ‘ın hakemlik lisansının iptal edilmemesi için, hakemlere uygulanması gereken Talimat yerine, Futbol Disiplin Talimatı’nı uyguladı. PFDK, Bora Aladağ‘ın terör öven mesajlarını “sportmenliğe aykırı açıklama” olarak nitelendirmeyi uygun buldu. Oysa bu suç, Merkez Hakem Komitesi Talimatı’nda değil, Futbol Disiplin Talimatı’nda öngörülüyor.

TFF DİSİPLİN KURULLARI, TERÖRÜ ÖVENLERE AZ CEZA VERİYOR

AFDK, Nice şehrinde terör kurbanı olanlarla dalga geçen Ali Kahrıman‘a sadece 15 gün hak mahrumiyeti cezası verdi. AFDK, hiç utanmadan, Ali Kahrıman‘ın savunmasını dikkate aldığını açıkladı.

Ali Kahrıman, savunmasına ne yazmış olabilir? Tahrik mi edilmiş? Dini duygularıyla mı oynanmış? AFDK, savunmayı açıklamadı. Açıklayamaz da.

HERHANGİ BİR SUÇU OLMAYAN HAKEMLERİN, GÖZLEMCİLERİN LİSANSLARI İPTAL EDİLDİ

TFF Disiplin Kurulları, sosyal medyada terörü öven hakemleri kısa cezalarla kutlarken; kapalı sosyal medya hesabında tek bir kişi hakkında yazı yazan hakemlerin lisanslarını iptal etti.

Futbolla ilgisiz, kamunun dikkatini ve tepkisini çekmemiş tek bir mesaj yüzünden bir hakemin kariyeri sona erdirildi.

İktidar partisinin havalimanına yapılan saldırının araştırılması için verilen önergeyi reddetmesini, patatese yapılan zammı hiçbir hakaret olmadan eleştiren bir gözlemcinin lisansı iptal edildi.

AYIRIMCILIĞIN SEBEBİ NEDİR?

TFF Disiplin Kurullarının üyeleri, sırtlarını Anayasa’ya dayamış; kararlarının yargı denetimine tabi olmamasının keyfini sürüyorlar.

Bu kurulların kararlarında gerekçe arayan büyük hayalkırıklığı yaşar. Hem Disiplin Kurulları hem de Tahkim Kurulu yargı denetiminin olmadığı bir ortamda rahatça at koşturuyor.

Disiplin Kurulları, kararlarını gerekçelendirmek zorundalar. Çok ağır suçlar 15 gün ceza ile geçiştirilirken; suç bile oluşturmayan davranışların lisans iptaline sebep olması vicdanları yaralıyor.

HAKEMLER/GÖZLEMCİLER ADİL YARGILANMAK İSTİYORLAR

İnsanlar rahatsız. Bazı hakemler, gözlemciler ağızlarını açtıkları anda başları kesiliyor. Bazıları ise özel ilişkileri ya da tabi oldukları gruplar sayesinde dokunulmazlık zırhıyla ilerliyorlar.

Bazı hakemler ise hiçbir şey yapmamalarına rağmen, camiaların baskısıyla ceza alıyorlar.

Bu hakemler adil yargılanmak istiyorlar.

Bu hakemler ne ile suçlandıklarını (isnadı) bile bilmeden cezalandırılıyorlar.

Duruşma istiyorlar. Kabul edilmiyor.

Tanık dinletmek istiyorlar. Yanıt verilmiyor.

Kararların gerekçelerini istiyorlar. Savunma dilekçesini uzun uzun aktarıp sadece cezayı yazıyorlar.

Tahkim Kurulu da gerekçeli karar vermiyor. Talimat’ta 3 ay içinde gerekçe yazılması gerektiği öngörülmesine rağmen, Tahkim Kurulu gerekçeli kararları yazmıyor.

Kurul içinde akademisyen üyeler görev almalarına rağmen, bu üyeler de hukuksuz düzene hizmet ediyorlar.

ANAYASA’DAKİ “SPOR TAHKİMİ” DÜZENLEMESİ KALDIRILMALI

TFF Kurulları, Anayasa’daki Anayasa’ya aykırı hükme bel bağlıyor ve hukuku katlediyor.

Anayasa değişikliğinin tartışıldığı ortamda, Anayasa’daki “spor tahkimi” hükmünün kaldırılmasına ilişkin kanun taslağı veya kanun teklifi verilmeli. Spor camiasını federasyonların ve Spor Genel Müdürlüğü’nün subjektif ve açıkça hukuka aykırı kararlarına mahkum eden Anayasa hükmü kaldırılmalı.

PFDK Sadece Aziz Yıldırım’da Birleşmiş

Bugün PFDK’nın ilginç kararlarını okuduk.

PFDK, bugün Zafer Bayramı olmasına rağmen toplanmış ve karar çarpıcı kararlar almış.

PFDK, oybirliği ile Aziz Yıldırım‘a 120 gün hak mahrumiyeti cezası ve 140.000 TL para cezası vermiş. TFF Tahkim Kurulu’nun geçmiş kararlarını bildiğimiz için, Aziz Yıldırım‘a verilen cezanın çarpıcı şekilde indirileceğini öngörebiliyoruz. Bu kararın bir özelliği yok.

Ancak PFDK diğer kararlarını OYÇOKLUĞU ile vermiş. PFDK’nın oyçokluğu ile cezalandırdığı kulüp ve kişileri sıralayalım: Bursapor, Bursaspor Başkanı Ali Ay, Galatasaray A.Ş., Galatasaray A.Ş. Başkanı Dursun Aydın Özbek, Trabzonspor A.Ş. yöneticisi Gökhan Saral, TFF Yönetim Kurulu üyesi Yaşar Aşçıoğlu.

PFDK’nın azınlık oyu veren üyesi veya üyeleri kim? Bu üye(ler) neden karşı çıktı(lar)? Cezaları az mı, yoksa çok mu buldu(lar)? Okumaya devam et PFDK Sadece Aziz Yıldırım’da Birleşmiş

PFDK’da Taşlar Oturdu Mu?

15 Temmuz darbe girişiminden sonra TFF’nin kurulları yeniden oluşturuldu. Okumaya devam et PFDK’da Taşlar Oturdu Mu?

Futbolda Fahiş Fiyat Uygulamasının Cezası PFDK’nın İnsafına Kalmış

Bugün PFDK’nın kararları yayınlandı.

En dikkat çeken karar, rakip kulüp seyircisine fahiş fiyat uygulayan Gaziantepspor‘a verilen para cezası verilmesi oldu.

Okumaya devam et Futbolda Fahiş Fiyat Uygulamasının Cezası PFDK’nın İnsafına Kalmış

Spor Hukuku Makale Yarışması Son Gönderim Süresi Uzatıldı

scm20spor20hukuku20makale20yarc4b1c59fmasc4b120afic59fi20-20gc3bcncelKadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Kadir Has Üniversitesi Spor Çalışmaları Merkezi’nin birlikte Spor Hukuku Makale Yarışması düzenlediğini duyurmuştum: http://goo.gl/QRHyWk

Yarışmanın ilk duyurusunda makalelerin son gönderim tarihi 22 Şubat açıklanmıştı.

Bugün yarışma ile ilgili yeni duyuru yapıldı. Makalelerin son gönderim tarihi 1 NİSAN olarak belirlendi. Böylece makale göndermek isteyen adaylara 1,5 ay ek süre verildi.

Okumaya devam et Spor Hukuku Makale Yarışması Son Gönderim Süresi Uzatıldı

TFF, Bir Gün Geçmeden PFDK Üyesini Görevden Aldı

TFF’de garip işler dönüyor.

Dün TFF yönetim kurulu PFDK üyelerini atamıştı. PFDK üyeleri TFF’nin resmî sitesinde ilan edilmişti. Birkaç saat sonra yedek üye listesi yayından kaldırmıştı.

Bugün gariplik devam ediyor. Dün PFDK yedek listesinde yer alan Fatih Erdöl, bugün PFDK asıl üye listesine kaydırıldı. Dün asıl üye olarak tanıtılan Ahmet Yavaşçı ise listeden çıkarıldı.

PFDK’nın asıl üyesinin, atanmasının üzerinden bir gün geçmeden görevden alınması düşündürücüdür. Bu görevden alma, Ahmet Yavaşçı‘nın yerine getirilen Fatih Erdöl‘ün üyeliğini şaibeli hale getirmiştir.

TFF’nin söz konusu görevden alma ve yeni üye ataması işlemlerinin gerekçelerini kamuoyuna açıklaması gerekir.

Fatih Erdöl‘ün PFDK üyeliğinin yanında ayrıca Eskrim Federasyonu yönetim kurulu üyesi olması da dikkat çekici.

TFF Kurullarında Kulüp Üyelerinin ve Avukatlarının Yer Alması Doğru Değil

TFF yönetim kurulu birçok kurula atama yaptı.

Kurul üyeleri irdelendiğinde, özellikle PFDK ve Tahkim Kurulu üyelerinin bazı kulüplerle yakın ilişki içinde olduğu görülüyor.

Kurul kararlarının hukuka uygun, adil, tarafsız olduğuna inanmak zor olacak.

TFF Futbol Disiplin Talimatı’nın 70’inci maddesinde PFDK üyeleri için çekilme yükümlülüğü öngörülüyor. PFDK üyeleri, tarafsızlıklarından ciddi şüpheyi gerektirecek haklı sebeplerin varlığı halinde ilgili dosyaya ilişkin olarak kuruldan derhal çekilmek zorundadır.

Talimatta bazı hallerde hallerde üyenin tarafsızlığından ciddi şüpheyi gerektirecek haklı sebebin var olduğu kabul ediliyor. Bu haller:

a) Disiplin dosyası ile doğrudan veya dolaylı olarak, kişisel ya da bir tüzel kişinin organı  olarak ilgili olması,

b) Disiplin dosyası, kurullarında görev aldığı bir kulüple ilgili olması,

c) Disiplin dosyası tarafları ile arasında üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil olmak üzere) kan veya kayın hısımlığı söz konusu olması,

d) Disiplin dosyası tarafları veya temsilcileri ile arasında maddi menfaat birliği veya yakın  ilişki söz konusu olmasıdır.

 

Talimatta “özellikle” ifadesi kullanılıyor. Bu ifade, talimatta açıkça belirtilen hallerin sadece örnek olduğunu, başka hallerde de üyelerin tarafsızlığından ciddi şüphe edilebileceğini gösteriyor.

PFDK, Tahkim Kurulu üyesi hukukçunun üye olduğu, kongre ve divan kurulu üyesi olduğu kulübün davasına bakması doğru mu? Kulüp üyeliği, divan kurulu üyeliği tarafsızlıktan ciddi şüpheyi gerektirecek haklı sebep midir?

Bugün yürürlükte olan talimatta kulüp üyeliği tek başına çekilme yükümlülüğü gerektirmiyor. Talimatta kurul üyesinin kulübün organı olması sebebiyle davayla ilgisi olması veya kulüp kurullarıda görev alması gerekiyor.

Bu hüküm 3 Temmuz sürecinde değiştirildi. 2009 yılında değiştirilen talimatta b) bendi aşağıdaki gibiydi:

b) Disiplin dosyası, üyesi bulunduğu ya da kurullarında görev aldığı bir kulüple ilgili ise,

3 Temmuz sürecinden önce PFDK üyeleri, üyesi oldukları kulüple ilgili disiplin dosyasında görev alamıyorlardı. 3 Temmuz sürecinde talimatta yapılan değişikliklerden bu madde de nasibini aldı ve “kulüp üyeliği” çekilme yükümlülüğü gerektiren hal olmaktan çıkarıldı. TFF yönetimi bu değişiklikle PFDK üyelerinin, üyesi oldukları kulübün disiplin dosyalarına bakmalarını sağlamayı amaçladı.

Bu amaç gerçekleşti mi? Elbette hayır. Talimatta yer alan “özellikle” ifadesi, kulüp üyeliğinin de çekilme yükümlülüğünü gerektirmektedir.

Maddenin d) bendinde ise “Disiplin dosyası tarafları veya temsilcileri ile arasında maddi menfaat birliği veya yakın ilişki söz konusu olması” da üyenin tarafsızlığı hakkında ciddi şüphe doğuran bir ihtimal olarak kabul ediliyor.

PFDK üyesi bir avukatın, vekâletini üstlendiği bir kulüple ilgili uyuşmazlıkta karar verecek olması, o karar hakkında ciddi şüphe doğuracaktır.

Sadece PFDK değil, TFF’nin bütün hukuk kurulları için büyük risk söz konusudur. Kulüplerle yakın ilişki içinde olan hukukçular bu kurullara atanmışlardır. Bu kurulların sağlıklı yapıya sahip olmadığı artık herkes tarafından kabul edilmektedir. Bu kurulların adil yargılama yapması ve kararlarının güven duygusuyla benimsenmesi, sindirilmesi mümkün değildir.

TFF, Bazı Kurulların Yedek Üyelerini Açıklamıyor

Bugün beklenen oldu ve TFF yönetim kurulu bazı kurulları belirledi.

Açıklamanın üzerinden birkaç saat geçtikten sonra ilginç bir gelişmeye tanık olduk.

TFF, PFDK üyelerini yayınlarken, yedek üyelere de yer vermişti. Birkaç saat sonra PFDK yedek üyelerinin isimlerinin silindiğini gördük. Değiştirilmeden önceki listede yer alan Av. Fatih Erdöl, Av. Ahmet Eren Başkurt, Av. Anıl Soğancıoğlu, Av. Uğur Osman Zincir, Av. Abdülkedir Kocatepe, Arda Erdem ve Av. Oğuzhan İlyas yeni listede yer almıyorlar.

TFF, Tahkim Kurulu üyelerini tanıtırken ise sadece asıl üyeleri yayınlamayı tercih etti. Tahkim Kurulu’nun yedek üyelerini öğrenemedik.

TFF’nin birkaç saat içinde PFDK’nın yedek üyelerini sayfadan kaldırması ve Tahkim Kurulu’nun sadece asıl üyelerini yayınlamakla yetinmesi kuşkuyla karşılandı.

NOT: Kısa bir araştırmadan sonra TFF Tahkim Kurulu yedek üyelerinin de önce ilan edildiğini ancak listenin silindiğini öğrendim.

TFF’nin yayınladığı ilk listede yer alan yedek üyeler aşağıdaki gibiydi:

1- Av. Uğur Mutlu

2- Av. Mürteza Zengin

3- Av. Yalçın Güdül

4- Av. Selahattin Kalkan

5- Av. Mustafa Serdar Akdoğan

6- Av. Muhammed Yusuf Dündar

7- Yard. Doç. Dr. Aslan Delice

PFDK Üyeleri Atandı

TFF Yönetim Kurulu, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu Başkanlığı’na Avukat Hüseyin Karaahmetoğlu’nun getirilmesine karar verdi.
 
Avukat Hüseyin Karaahmetoğlu başkanlığındaki PFDK şu isimlerden oluşuyor:


1- AV.HÜSEYİN KARAAHMETOĞLU (BAŞKAN)
 2- AV. SERDAR ÖLMEZ
3- AV. AHMET YAVAŞÇI
4- AV. ENVER POLAT YILMAZ
5- AV. ALİ KEMAL ATÇEKEN
6- AV. AHMET GÜREL
7- AV. UFUK UYSAL 

YEDEK ÜYELER
1- AV. FATİH ERDÖL 
2- AV. AHMET EREN BAŞKURT
3- AV.ANIL SOĞANCIOĞLU
4- AV. UĞUR OSMAN ZİNCİR
5- AV. ABDÜLKADİR KOCATEPE
6- ARDA ERDEM
7- AV. OĞUZHAN İLYAS

PFDK ve Tahkim Kurulu’nda Kulüp Üyeleri Yer Almamalı

TFF’nin olağan seçimli genel kurulu 25 Haziran’da gerçekleşecek. Yıldırım Demirören ve Haluk Ulusoy başkan adaylıklarını açıkladılar.
 
Medyada iki adayın listeleri hakkında spekülasyonlar yayınlanıyor.
 
TFF yönetiminde en önemli kurullar PFDK ve Tahkim Kurulu. Lobi, bu kurullara üye atanması için yapılıyor. TFF’nin delege yapısında kulüplerin, özellikle Süper Lig kulüplerinin baskın olması, bu kurullarda kulüp etkisini güçlendiriyor.
 
TFF mevzuatında PFDK ve Tahkim Kurulu üyelerinin bağımsız ve tarafsız olduğu öngörülse de, pratiğin bu yönde olmadığını biliyoruz. Şike sürecinde PFDK’nın Trabzonlu üyesi Yusuf Reha Alp ile ilgili tartışmalar unutulmadı.

Okumaya devam et PFDK ve Tahkim Kurulu’nda Kulüp Üyeleri Yer Almamalı

TFF’den UEFA’ya Savunma

Dünya Kupası bitti. Ülkenin gündemine yine şike yerleşti.
 
Herkes UEFA’nın TFF, Fenerbahçe ve Trabzonspor hakkında 17 Temmuz’da vereceği kararları bekliyor.
 
Fenerbahçe ve Trabzonspor’un savunmalarını bilmiyoruz. TFF’nin savunması ise medyada yayınlandı.
 
Savunma ile ilgili yorumlarımı paylaşayım:

Eskişehirspor’dan Şike Soruşturması Açıklaması

Eskişehirspor, UEFA’nın şike soruşturması ile ilgili kamuoyu açıklaması yayınladı.
 
İlgili açıklamada “Lisanslama aşamasında, Türkiye’de yaşanan şike olaylarında, kulüpte o dönemde görev alan bazı kişilerin şike sürecinde adlarının geçmesi nedeniyle konuya ilişkin gerekli açıklama, bilgi ve belgelerin TFF aracılığı ile UEFA’ya sunulduğu” belirtildi.


Aynı açıklamada “Kulübümüzün, şike olayları ile ilgili yapılan tüm soruşturmalarda müdahil olmadığı ve herhangi bir ceza almadığı kamuoyunun malumudur” ifadesine yer verildi.

Bu açıklama eksik.

Okumaya devam et Eskişehirspor’dan Şike Soruşturması Açıklaması

Sivasspor’un Avrupa Hayali Erken Bitecek

Spor Toto Süper Lig sona erdi. Avrupa Kupaları’na katılacak ve küme düşen takımlar belli oldu.

Sezonu şampiyon kapatan Fenerbahçe, şike cezası nedeniyle Avrupa’ya gidemiyor.

TFF, resmi sitesinde Avrupa’ya gidecek takımları açıkladı.

Açıklamaya göre,

Ligi ikinci sırada bitiren Galatasaray, Şampiyonlar Ligi’ne grup aşamasından, lig üçüncüsü Beşiktaş ise Şampiyonlar Ligi’ne 3. ön eleme turundan katılacak.

Lig dördüncüsü Trabzonspor Avrupa Ligi’ne Play-Off turundan, lig beşincisi Sivasspor 3. ön eleme turundan, kupa finalisti Eskişehirspor ise 2. ön eleme turundan katılacak.

Bu açıklamaya göre, Sivasspor Avrupa Ligi’nde ön eleme turu oynayacak. Oysa bu mümkün değil. Sivasspor‘un Avrupa hayali erken sona erecek.

Hatırlanacağı üzere, Sivasspor‘un iki yöneticisi şike suçundan mahkum oldu.

Sivasspor başkanı Mecnun Otyakmaz, Sivasspor – Fenerbahçe (22.05.2011) maçı için şike yapmaktan mahkum oldu. Otyakmaz, Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan da mahkum oldu.

Sivasspor yönetim kurulu üyesi Ahmet Çelebi ise İstanbul Büyükşehir Belediyespor – Fenerbahçe (01.05.2011) ve Sivasspor – Fenerbahçe (22.05.2011) maçlarında şike yapmaktan mahkum oldu.

Yargıtay, Ahmet Çelebi‘ye verilen cezayı onarken; Mecnun Otyakmaz‘a verilen cezanın ertelenip ertelenmeyeceğinin tartışılması gerektiğini belirterek ağır ceza mahkemesinin kararını bozdu.

Sivasspor yönetim kurulu, Yargıtay‘ın kararının ardından yaptığı açıklamada Ahmet Çelebi ile ilgili kesinleşmiş karara hiç değinmezken; Mecnun Otyakmaz lehine bozma kararı verildiğini iddia etti.

Dikkat edilirse, Yargıtay, Mecnun Otyakmaz‘ın şike yaptığını ve Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım ettiğini kabul etti. Yargıtay sadece cezanın ertelenmesinin tartışılması gerektiğini açıkladı.

Ahmet Çelebi hakkındaki kesinleşmiş hapis cezası ve Mecnun Otyakmaz‘ın fiillerinin Yargıtay tarafından da tespit edilmesi, Sivasspor‘u UEFA önünde zora sokacak.

UEFA Avrupa Ligi 2014-2015 sezonuna ilişkin talimata göre, Sivasspor‘un 2 Haziran 2014 tarihine kadar UEFA’ya bazı belgeler göndermesi gerekiyor. Bu belgeler içinde, “kulübün 27 Nisan 2007’den beri şike faaliyetlerine karışmadığını” belirten bir form da bulunuyor.

Sivasspor bu formda şikeye karışmadığını ifade ederse, UEFA ağır ceza mahkemesi ve Yargıtay’ın kararlarına dayanarak Sivasspor’u şikeye karıştığı için Avrupa Ligi’nden men edecek.

UEFA sadece men kararıyla yetinmeyecek. UEFA, gerçeğe aykırı beyan sebebiyle, Sivasspor‘un sorumluluğunu daha ağır takdir edecek. Sivasspor en az bir sene men cezası alacak. Yalan beyan sebebiyle, bu cezanın en az iki sene men olması muhtemel.

UEFA sadece Sivasspor‘a ceza vermekle yetinmeyebilir. TFF, Yargıtay‘ın kararına rağmen, yöneticileri şike yapmış bir kulübü Avrupa Ligi’ne gönderme kararı alarak, UEFA‘nın mevzuatına aykırı davranmış olacak. Şikeye karşı sıfır tolerans ilkesini benimseyen ve birkaç ay önce şikeyle mücadeleyi güçlendirmek için önemli kararlar alan UEFA, bu kararlarını öncelikle TFF üzerinde uygulama imkanına sahip olacak.

Zamanında Sivasspor yöneticilerine ceza vermekten imtina eden PFDK ve şike yapan bir futbolcuya sadece üç maç men cezası verecek kadar şuurunu kaybetmiş TFF Tahkim Kurulu, UEFA‘nın muhtemel mektubu karşısında nasıl tavır alacak? Zamanı gelince göreceğiz.

FIFA ve UEFA’nın Muhtemel Yaptırımları

Yargıtay’ın birçok isim için şike sürecini bitiren kararının ardından gözler FIFA ve UEFA‘ya çevrildi.

Medya ve sosyal medyada takip ettiğim hukukçular birbiriyle çelişen yorumlar yapıyorlar.

Yargıtay kararından önce “UEFA kulüplere ceza veremez” diyen bazı hukukçular ağız değiştirdiler. Şimdi UEFA’nın küme düşme cezası verebileceğini iddia ediyorlar.

Bazı hukukçular TFF için yeniden yargılama söz konusu olamayacağını, zira Yargıtay kararının yeni delil olmadığını belirtiyorlar.

Bir kesim TFF’ye bile ceza verilemeyeceğini, UEFA’nın talimat değişikliğinin geçmişe etkili uygulanamayacağını savunuyor. 

Ciddiye almakta zorlandığım tek görüş ise “Türkiye’de yeniden yargılamaya ilişkin kanun değişikliğinin gerçekleşmesi halinde, Yargıtay kararının bozulacağını ve Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeni bir sürecin başlayacağını, spor hukukunun da bu sürecin sonunu beklemesi gerektiğini; olası beraat kararlarının ardından spor hukukunda yeniden yargılama yapılması gerektiği“ni iddia ediyor. Bu görüş sahipleri, Türk yargı sistemindeki yolsuzluğun UEFA’nın dikkatinden kaçamayacağını ileri sürüyorlar.

Eminim gözden kaçırdığım görüşler vardır. Hepsini ayrı ayrı değerlendirmem gerekmiyor. Bu yazıda kendi görüşümü paylaşacağım.

Öncelikle, FIFA ve UEFA Türk yargı sistemindeki yozlaşmayla ilgilenmez. UEFA Disiplin Kurulu, UEFA Temyiz Kurulu ve CAS sadece mahkeme kararını değil, delilleri de dikkate alarak karar verdi. Üstelik Yargıtay tapelerin gerçeği yansıttığını, sanıkların tapelerin içeriğine itiraz etmediklerini hatta sanıkların bazı ses kayıtlarının dinlenmesine karşı çıktıklarını açıkladı. UEFA ve FIFA için tapelerin sahte olmaması, içeriklerine itiraz edilmemesi yeterli. Bu tapelerin nasıl elde edildiğinin hiç önemi yok. Mahkeme kararı olmasaydı bile, tapeler tek başına UEFA için yeterli olacaktı. CAS için de durum aynı. CASAmadou Diakite ve Ahongalu Fusimalohi kararlarında tapeler, temel alarak kararları onadı. CAS, hukuka aykırı elde edildiği iddia edilen tapelerin şike gibi sporun doğasına zarar verecek büyük ihlallerin ispatında önemli delil olduğunu benimsedi. CAS, devlet mahkemeleri için bağlayıcı olan temel ilkelerin özel hukuka tabi tahkim yargılamasında birebir uygulanamayacağını ve İsviçre Federal Mahkemesi’nin bu görüşü kabul ettiğini örnek içtihatlarla ortaya koydu.

Bu sebeple, şike soruşturmasında elde edilen ses kayıtları ceza yargılamasında hukuka aykırı kabul edilse bile, spor hukukunda kesinlikle nazara alınır. Ses kayıtlarının hukuka aykırı elde edilmiş olması tek başına spor hukukunda yeniden yargılamayı gerektirmez. 

FIFA ve UEFA ne tür cezalar verebilir?

Bazı hukukçular UEFA‘nın talimat değişikliğinin geçmişe etkili uygulanamayacağını; şike, ırkçılık gibi temel değerlere saldırı niteliği taşıyan eylemlerin gereği gibi soruşturulmaması durumunda UEFA‘ya ceza verme yetkisi tanıyan yeni hükmün TFF ve yöneticileri şike yapan kulüplere uygulanamayacağını iddia ediyorlar.

CAS, Porto Kararı‘nda UEFA talimatında şike ile getirilen yeni hükümlerin geçmişe etkili uygulanabileceğini kabul etti. Her ne kadar Porto, talimat değişikliğinden önce şike yapmış olsa da, UEFA‘nın yeni talimatı uygulayarak Porto‘yu Avrupa Kupaları’na kabul etmeme yetkisi olduğunu açıkladı. Aynı gerekçeyle, UEFA‘nın son talimat değişikliğinin 3 Temmuz sürecine etkili olabileceği kabul edilebilir.

3 Temmuz sürecinde UEFA, şike sürecinin TFF‘nin egemenliğinde olduğunu ve TFF‘nin iç işleyişine müdahale etmeyeceğini açıklamıştı. Dikkat edilirse, bu açıklamalar talimat değişikliğinden önce yapılmıştı. Talimatın yeni düzenlemeleri UEFA‘ya ulusal federasyonların iç işleyişine karışma, hatta federasyon yerine karar verme yetkisi tanıyor.

UEFA ve FIFA öncelikle TFF‘ye ceza verebilir. TFF, gereği gibi soruşturma yapmadığı gerekçesiyle yaptırıma tabi tutulabilir.

TFF‘ye hangi cezalar verilebilir?

UEFA ve FIFA‘nın kulüplere, federasyonlara verilecek cezalarda geniş takdir yetkisi bulunuyor.

1) Önce, bugüne kadar kimsenin bahsetmediği bir ihtimali tartışmaya açayım.

FIFA Statüsü, FIFA‘ya olağanüstü durumlar söz konusu olduğunda üye federasyonların yönetim kurullarını görevden alma yetkisi vermektedir. Eğer UEFA ve FIFA, TFF‘den Yargıtay kararıyla kesinleşen mahkumiyet kararlarını dikkate alarak ilgili kişi ve kulüplere ceza verilmesini ister ancak TFF bu talebi reddederse, FIFA‘nın TFF‘nin yönetimine müdahale etme ihtimali bulunmaktadır. FIFA, TFF‘nin yönetim kurulunu görevden el çektirerek, belli süre için görev yapacak bir kurul atayabilir. FIFA, bu kararı vermeden önce UEFA‘ya danışmalıdır.

Yukarıdaki ihtimal Türkiye’de bomba etkisi yapar. Bilindiği üzere, futbol camiası TFF‘nin dokunulmaz olduğunu iddia ediyor. Hükümet, Bakanlar, muhalefet partileri de özerkliği dokunulmaz olarak yorumluyor. Her türlü yolsuzluğa imza atanlara müdahale edilemeyeceğini, bu pisliğin TFF‘nin iç sorunu olduğunu savunuyor. İsviçre, İngiltere, Fransa, Güney Afrika’da futbol federasyonları hakkında soruşturmalar açıldı. Hatta FIFA bile soruşturuldu. İsviçre mahkemeleri FIFA‘nın birkaç yöneticisini cezalandırdı. Hiçbir futbol federasyonu dokunulmaz değil. Türkiye hariç. Anayasa değişikliği ile TFF‘nin dokunulmazlığı katmerlendi. Bu da hükümetin ve muhalefet partilerinin ayıbı.

Türkiye’de TFF‘ye dokunulamazken, FIFA üye federasyonların yönetimlerine karışabiliyor. Sadece belli bir kararı almaya zorlamakla yetinmeyip, doğrudan yönetimi görevden alıp, karar verecek yeni bir yönetim getirebiliyor.

2) FIFA ve UEFA, Türk milli takımlarının uluslararası maçlar oynamasını engelleyebilir.

3) TFF’nin üyeliği askıya alınabilir.

Peki FIFA ve UEFA kulüplere ceza verebilir mi?

UEFA’nın 2013 tarihli talimatı sadece UEFA tarafından düzenlenen maç ve turnuvalarda değil, ayrıca UEFA’nın kuruluş amaçlarından birine esaslı aykırılık hallerinde de uygulama alanı bulacak. Bu yetki ancak üye federasyonların yeterli soruşturmayı yapmaları halinde uygulanamayacak (UEFA Disiplin Talimatı md. 2/IV). 

TFF‘nin şike sürecini nasıl yönettiğini biliyoruz. Etik Kurulu’nun saçma raporunu, PFDK‘nın açıkça hukuka aykırı kararını ve TFF Tahkim Kurulu’nun şikeye 3 maç ceza verdiği kararı unutmadık.

UEFA, TFF yönetim kurulu ve hukuk kurullarının şikeyi örtbas etmek için harcadığı çabanın farkında. UEFA, 2013 tarihli talimatını uygulayarak öncelikle TFF‘ye ceza verebilir. Bu talimata dayanarak kulüpleri de cezalandırabilir.

UEFA, kulüplere hangi cezaları verebilir?

Bir hususu unutmamak gerekir. UEFA sadece kendi disiplin talimatında yer alan cezaları verebilir. UEFA’nın küme düşürme yetkisi bulunmamaktadır. UEFA kulüplere “uyarı“dan başlayarak çeşitli cezalar verebilir ama küme düşürme cezası veremez.

Şikeye karışmış kulüplere verilebilecek en ağır cezalar Avrupa Kupaları’ndan men ve en üst ceza olarak lisansın iptalidir.

Fenerbahçe ve Beşiktaş UEFA tarafından cezalandırıldı. Her ne kadar Beşiktaş için cezanın kesin olmadığı, durumun tekrar değerlendirileceği belirtilse bile, cezanın arttırılacağını sanmıyorum.

Türkiye’de Sivasspor, Giresunspor ve Bülent Uygun‘un Yargıtay tarafından yönetici olarak değerlendirilmesinin tartışılmasının ardından belki Eskişehirspor UEFA tarafından cezalandırılabilecektir.

Bu süreçle ilgili asıl aktör FIFA’dır. FIFA’nın kulüplere küme düşme cezası verme yetkisi var. FIFA doğrudan bu cezayı vermeyip, TFF’ye yeni yönetim atadıktan sonra kulüplere ceza verilmesini sağlayabilecek.

Çok önemli bir noktayı atlamayalım. FIFA ve UEFA sadece Yargıtay aşamasından geçmiş kararlarda yer alan maçlarla sınırlı karar vermeyecektir. 6222 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce yapılmış ancak mahkemenin cezalandıramadığı şike olayları da UEFA ve FIFA’nın radarında olacaktır.  

Aynı şekilde, 6222 sayılı Kanun’a göre suç olmayan ancak UEFA talimatına göre suç olan fiiler de UEFA tarafından değerlendirilebilir.

Örneğin, Barış Özbek‘in, o süreçte görev aldığı Galatasaray’ın kadrosunu üçüncü kişilerle paylaşması UEFA düzenlemelerine göre şikeydi. TFF Etik Kurulu bu hareketi sadece etik ihlal olarak değerlendirdi ve oyuncunun Etik Kurulu’na sevk edilmesi gerektiğini açıkladı. TFF ise bu sporcuyu Etik Kurulu’na sevk etmedi.

Aynı şekilde, Hikmet Karaman, kendisine yapılan şike/teşvik primi teklifini kabul etmemesine rağmen, bunu TFF’ye bildirmediği için cezalandırılmalıydı. Karaman hakkında hiçbir işlem yapılmadı.

TFF Etik Kurulu, birçok şike fiilini sadece etik ihlal olarak değerlendirdi. Bu fiillerin listesini paylaşmıştım: http://goo.gl/wC5K1I

Özetle, UEFA ve FIFA, TFF’nin görmezden geldiği bütün şike ve teşvik primlerini göz önüne alacaktır. Kişiler ve kulüpleri cezalandıracaktır.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında, UEFA ve FIFA aşağıdaki maçları da değerlendirebilecektir. FIFA ve UEFA’da lobi yapmaya çalışanların bu maçları özellikle belirtmesi ve iki federasyonun dikkatini çekmesi gerekir:

Manisaspor – Trabzonspor (21.02.2011)

Fenerbahçe – Kasımpaşa (26.02.2011)

Kayserispor – Manisaspor (04.03.2011)

Bursaspor – İstanbul Büyükşehir Belediyespor (06.03.2011)

Gençlerbirliği – Fenerbahçe (07.03.2011)

Galatasaray – Fenerbahçe (18.03.2011)

Gençlerbirliği – Trabzonspor (20.03.2011)

Diyarbakırspor – Giresunspor (04.04.2011)

Eskişehirspor – Fenerbahçe (09.04.2011)

Trabzonspor – Bursaspor (17.04.2011)

Karşıyakaspor – Giresunspor (18.04.2011)

Eskişehirspor – Trabzonspor (22.04.2011)

Giresunspor – Mersin İdman Yurdu (24.04.2011)

Fenerbahçe – İstanbul Büyükşehir Belediyespor (01.05.2011)

Karabükspor – Fenerbahçe (08.05.2011)

Beşiktaş – İstanbul Büyükşehir Belediyespor (11.05.2011)

Fenerbahçe – Ankaragücü (15.05.2011)

Trabzonspor – İstanbul Büyükşehir Belediyespor (15.05.2011)

Sivasspor – Fenerbahçe (22.05.2011)

UEFA’dan Kurtuldular. Ya FIFA?

Bugün spor medyası müjdeli haberi verdi.
 
UEFA Temyiz Kurulu, UEFA Disiplin Kodu’nun 2013 versiyonunu uygulamayacak. Böylece olası ceza kararlarından sonra UEFA’nın TFF’ye ceza vermesine izin veren yeni disiplin kuralı işletilemeyecek. TFF’nin Fenerbahçe ve BJK’ye ceza verip veremeyeceği tartışılmayacak. UEFA, TFF’yi ve TFF üzerinden Türk futboluna yaptırım uygulayamayacak.
 
Geçen günlerde UEFA’nın ilgili kuralının uygulanamayacağını yazmıştım. Teknik açıklamalarla vakit almamak için detaya girmemiştim. Yeni bir ceza hükmü, sanık lehine düzenleme getirmediği müddetçe geçmişe etkili uygulanamaz. UEFA Disiplin Kodu’nun 2013 versiyonunda getirilen çoğu düzenleme ceza hükmüdür. Bu hükümlerin geçmişe etkili uygulanması söz konusu olamaz.
 
Türk medyası şike yapanların korunmasını müjdeli haber olarak sunabilir. Bununla birlikte, FIFA’nın yaptırım yetkisi devam ediyor.
 
FIFA Disiplin Talimatı’nda FIFA’nın ciddi ihlalleri soruşturmayan ulusal federasyonlara yaptırım uygulayabileceği öngörülmüştür. PFDK’nın ihalleri soruşturduğu ancak suç tespit etmediği iddia edilebilir. Bu iddiaya karşı ise ceza mahkemesinin mahkumiyet kararları ile UEFA Temyiz Kurulu’nun olası ihlal kararları ortaya konarak PFDK’nın görevini ihmal ettiği ileri sürülebilir. TFF kurullarının gereği gibi soruşturma yapmadığı kabul edilebilir.


Bu durumda FIFA, yeniden yargılama talep etmeksizin TFF’ye ceza verebilir. UEFA TFF’ye uluslararası faaliyetlerden menden Türkiye’de futbol faaliyetlerinin durdurulmasına kadar geniş bir yelpaze içinde yaptırım uygulayabilir.

UEFA Temyiz Kurulu’nun olası ihlal kararları bir sürecin sonu olacak. Kulüpler için CAS süreci başlayacak. Trabzonspor ve adalet arayan diğer gruplar ise FIFA’nın kapısını çalabilecek.

Türk medyası dereyi görmeden paçaları sıvamasın! Önümüzde çok uzun bir yol var.

Aziz Yıldırım’ın Basın Toplantısı (27.06.2013)

Aziz Yıldırım bugün basın toplantısı düzenledi.

Toplantının videosu aşağıdadır.

TFF, PFDK’yı Kurban Eder mi?

TFF’nin yeniden yargılama yapıp yapamayacağını incelediğim yazıdan sonra çok değerli bir hocamla sohbet ettim. Yazıyı kaleme alırken aklıma gelen ancak TFF’nin uygulayacağına ihtimal vermediğim bir imkanı hocamla tartıştıktan sonra paylaşmaya karar verdim.

PFDK’nın şike kararlarına karşı yargılamanın yenilenmesine başvurulabilmesini sağlayan bir ihtimal daha var.

Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması” yargılamanın iadesi sebeplerinden biridir.

TFF Futbol Disiplin Talimatı’nın 71’inci (Temmuz 2014 tarihli Talimatı’ın 70’nci) maddesinde PFDK üyeleri için çekilme yükümlülüğü öngörülüyor. PFDK üyeleri, tarafsızlıklarından ciddi şüpheyi gerektirecek haklı sebeplerin varlığı halinde ilgili dosyaya ilişkin olarak kuruldan derhal çekilmek zorundadır.

Talimatta bazı hallerde hallerde üyenin tarafsızlığından ciddi şüpheyi gerektirecek haklı sebebin var olduğu kabul ediliyor. Bu haller:
a) Disiplin dosyası ile doğrudan veya dolaylı olarak, kişisel ya da bir tüzel kişinin organı 
olarak ilgili olması,
b) Disiplin dosyası, kurullarında görev aldığı bir kulüple ilgili olması,
c) Disiplin dosyası tarafları ile arasında üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil olmak 
üzere) kan veya kayın hısımlığı söz konusu olması,
d) Disiplin dosyası tarafları veya temsilcileri ile arasında maddi menfaat birliği veya yakın 
ilişki söz konusu olmasıdır.

Talimatta “özellikle” ifadesi kullanılıyor. Bu ifade, talimatta açıkça belirtilen hallerin sadece örnek olduğunu, başka hallerde de üyelerin tarafsızlığından ciddi şüphe edilebileceğini gösteriyor.

Şike davaları açısından, şike sebebiyle yargılanan kulüplerin üyelerinin PFDK’da yer aldığını biliyoruz. 

PFDK üyesi hukukçunun üye olduğu kuübün davasına bakması doğru mu? Kulüp üyeliği, tarafsızlıktan ciddi şüpheyi gerektirecek haklı sebep midir?

Bugün yürürlükte olan talimatta kulüp üyeliği tek başına çekilme yükümlülüğü gerektirmiyor. Talimatta kurul üyesinin kulübün organı olması sebebiyle davayla ilgisi olması veya kulüp kurullarıda görev alması gerekiyor.

Bu hüküm 3 Temmuz sürecinde değiştirildi. 2009 yılında değiştirilen talimatta b) bendi aşağıdaki gibiydi:
b) Disiplin dosyası, üyesi bulunduğu ya da kurullarında görev aldığı bir kulüple ilgili ise,

3 Temmuz sürecinden önce PFDK üyeleri, üyesi oldukları kulüple ilgili disiplin dosyasında görev alamıyorlardı. 3 Temmuz sürecinde talimatta yapılan değişikliklerden bu madde de nasibini aldı ve “kulüp üyeliği” çekilme yükümlülüğü gerektiren hal olmaktan çıkarıldı. TFF yönetimi bu değişiklikle PFDK üyelerinin, üyesi oldukları kulübün disiplin dosyalarına bakmalarını sağlamayı amaçladı.

Bu amaç gerçekleşti mi? Elbette hayır. Talimatta yer alan “özellikle” ifadesi, kulüp üyeliğinin de çekilme yükümlülüğünü gerektirmektedir.

SONUÇ

UEFA Disiplin Kurulu’nun kararı yeni bir delil olamaz. TFF, kendi kurulunun hukuka aykırı oluştuğu gerekçesiyle yeniden yargılama kurumuna başvurabilir. TFF bu gerekçeyle yeniden yargılamayı sağlamak istiyorsa PFDK’nın şike kararlarını verirken Fenerbahçeli üyelerin de kurulda bulunduğunu belirtecek; şu anda, varsa, halen PFDK’da görev alan Fenerbahçe üyesi kurul üyelerini değiştirecek. Bu değişikliğin gerçekleşmesi için ise TFF yönetiminin değişmesi gerekiyor.

TFF Yeniden Yargılama Yapabilir mi?

UEFA Disiplin Kurulu’nun BJK ve Fenerbahçe SK’ya verdiği cezanın ardından TFF’nin şikeden ceza alan isimleri tekrar yargılayıp yargılayamayacağı tartışılmaya başlandı. Olası yargılamanın sonucunda iki kulübe küme düşme cezası verilmesi söz konusu olacak.
 
İki gündür bu konuda çeşitli senaryoları izliyor, okuyorum. Görüşümü paylaşmak isterim.
 
Yazıyı okumaya üşenenler için hemen açıklayayım: TFF’nin yeniden yargılama yapamayacağını düşünüyorum. TFF ancak hukuk kurallarını zorlayarak, amacından saptırarak yeniden yargılama yapabilir. UEFA’nın yetkisi tartışmalı olmakla birlikte, UEFA ve FIFA TFF’nin gereği gibi soruşturma yapmaması sebebiyle TFF’ye yaptırım uygulayabilir.

Okumaya devam et TFF Yeniden Yargılama Yapabilir mi?

PFDK Kararları – 30.05.2013

Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’nun 30.05.2013 tarih ve 88 sayılı toplantısında almış olduğu kararlar TFF’nin Internet sitesinde yayınlandı.

1- TRABZONSPOR A.Ş. sporcusu TOLGA ZENGİN‘in, sportmenliğe aykırı açıklamaları nedeniyle takdiren 1 RESMİ MÜSABAKADAN MEN ve 10.000-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
2- MANİSASPOR Kulübünün, 26.05.2013 tarihinde oynanan MANİSASPOR – TORKU KONYASPOR PTT 1. Lig Play-Off müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren9.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada MANİSASPOR Kulübünün, basın toplantısına teknik direktör ve futbolcuların katılmamasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle takdiren3.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Cezaların birleştirilmesi suretiyle MANİSASPOR Kulübünün, toplam 12.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada MANİSASPOR Kulübü başkanı EMRE HASGÖR‘ün, müsabaka hakemine yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle takdiren 15 GÜN HAK MAHRUMİYETİ ve 7.500.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada MANİSASPOR Kulübü antrenörü ÜMİT ŞENGÜL‘ün, müsabaka hakemine yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle takdiren 1 RESMİ MÜSABAKADA SOYUNMA ODASI VE YEDEK KULÜBESİNE GİRİŞ YASAĞI CEZASI ve 5.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
3- TORKU KONYASPOR Kulübünün, 26.05.2013 tarihinde oynanan MANİSASPOR – TORKU KONYASPOR PTT 1. Lig Play-Off müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 15.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada TORKU KONYASPOR Kulübü sporcusu ALİ TURAN‘ın, cezalı iken akredite alanda yer almasından dolayı takdiren 4.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
4- FETHİYESPOR Kulübü sporcusu ONUR OKAN‘ın, 24.05.2013 tarihinde oynanan FETHİYESPOR – İNEGÖLSPOR Spor Toto 2. Lig Play-Off müsabakasında, slogan içeren tişört giymesinden ve mesajın içeriğinden dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle takdiren İHTAR CEZASI ile cezalandırılmasına,
5- FETHİYESPOR Kulübünün, 28.05.2013 tarihinde oynanan YENİ MALATYASPOR – FETHİYESPOR Spor Toto 2. Lig Play-Off müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 2.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada FETHİYESPOR Kulübünün, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle takdiren 6.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Cezaların birleştirilmesi suretiyle FETHİYESPOR Kulübünün, toplam 8.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada FETHİYESPOR Kulübü başkanı İSMAİL ÖZTÜRK‘ün, müsabaka hakemine yönelik hakareti nedeniyle takdiren 90 GÜN HAK MAHRUMİYETİ ve 11.250.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada FETHİYESPOR Kulübü antrenörü MUAMMER SÜRMELİ‘nin, müsabaka hakemine yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle takdiren 1 RESMİ MÜSABAKADA SOYUNMA ODASI VE YEDEK KULÜBESİNE GİRİŞ YASAĞI CEZASI ve 2.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
6- TEPECİKSPOR A.Ş.‘nin, 24.05.2013 tarihinde oynanan YENİ MALATYASPOR – TEPECİKSPOR A.Ş. Spor Toto 2. Lig Play-Off müsabakasında, takım halinde sportmenliğe aykırı hareket nedeniyle 2.700.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
PFDK Başkanı
Halit Fahri GÜLTEKİN

Bahis Şikesi Yapılan Maçlar – Liste

Birkaç saat önce PFDK’nın 8 Haziran 2011 tarihinde verdiği şike ve bahisle ilgili kararlarını paylaşmıştım.
Bazı okurlarım maçların listesini yayınlamamı önerdiler.

Kararlara konu olan, şike yapılan veya şikeye teşebbüs edilen (!) maçların listesi şöyle: Okumaya devam et Bahis Şikesi Yapılan Maçlar – Liste

PFDK Kararları – 05.02.2013

Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’nun 05.02.2013 tarih ve 53 sayılı toplantısında almış olduğu kararlar TFF’nin resmi sitesinde yayınlandı:


1- ANKARASPOR A.Ş. sporcusu ÖMER ÇİÇEK‘in, 31.01.2013 tarihinde oynanan ANKARASPOR A.Ş. – SİVAS DÖRT EYLÜL BLD. SPOR A2 Ligi müsabakasında, rakip takım sporcusuna yönelik hakareti nedeniyle takdiren 2 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına,
2- BOLUSPOR Kulübü sporcusu SAMET PİRDAL‘ın, 31.01.2013 tarihinde oynanan BOLUSPOR – BUCASPOR A2 Ligi müsabakasında, müsabaka hakemine yönelik hakareti nedeniyle takdiren 2 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına,
3- BUCASPOR Kulübü sporcusu İSA FUAT DAYI‘nın, 31.01.2013 tarihinde oynanan BOLUSPOR – BUCASPOR A2 Ligi müsabakasında, rakip takım sporcusuna yönelik şiddetli hareketi nedeniyle takdiren 3 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına,
4- ORDUSPOR Kulübü teknik sorumlusu TURGUT KIR‘ın, 31.01.2013 tarihinde oynanan SİVASSPOR – ORDUSPOR A2 Ligi müsabakasında, müsabaka hakemine yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle takdiren 1 RESMİ MÜSABAKADA SOYUNMA ODASI VE YEDEK KULÜBESİNE GİRİŞ YASAĞI CEZASI ile cezalandırılmasına,
5- GAZİANTEPSPOR Kulübü sporcusu MÜSLÜM ELMAS‘ın, 31.01.2013 tarihinde oynanan ŞANLIURFASPOR – GAZİANTEPSPOR A2 Ligi müsabakasında, rakip takım sporcusuna yönelik şiddetli hareketi nedeniyle takdiren 3 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına,
6- SİVASSPOR Kulübü hakkında, 30.01.2013 tarihinde oynanan SİVASSPOR – FENERBAHÇE A.Ş. Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında, çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle sevk yapılmış ise de isnat olunan ihlalin unsurları oluşmadığından CEZA TAYİNİNE YER OLMADIĞINA,

Karar verilmiştir.
PFDK Başkanı
Halit Fahri GÜLTEKİN

PFDK’nın Azınlık Üyeleri "Şekip Mosturoğlu" Kararı’nın Gerekçelerini Paylaşmalıdır

Taraf gazetesi, TFF Etik Kurulu’nun şike skandalı ile ilgili iki raporunu kamuoyu ile paylaştı.

Bu raporlar çelişkilerle dolu. Hatta raporda delillerin göz ardı edildiği, saklandığı iddia ediliyor.

İki rapor arasında kabul edilemez çelişkiler var. İkinci raporun kendi içinde çelişik ifadeler de göze çarpıyor. En şaşırtıcı durum ise, PFDK kararlarının iki raporla uyumsuz olması…

Detayları sonra yazacağım. Şimdilik bir örnek vereyim.

PFDK, oyçokluğu ile, Fenerbahçe asbaşkanı Şekip Mosturoğlu‘nun 08.05.2011 günü oynanan Karabükspor -Fenerbahçe maçında müsabaka sonucunu etkilemekten dolayı ceza tayinine yer olmadığına karar verdi. Tekrarlayım, bu karar oyçokluğu ile alındı.

Oysa TFF Etik Kurulu, ilk raporunda bu maça ilişkin olarak, Mosturoğlu hakkında kanaat oluşturmaya yetecek delil bulunmadığını; ikinci raporunda ise Mosturoğlu‘nun bu maçta şike fiilini işlemediği veya buna teşebbüs etmediğini kabul etmişti.

Bu durumda PFDK’ya sormak gerekir. Etik Kurulu raporlarında önce yeterli delil bulunmadığına, ardından deliller ışığında şike fiilinin işlenmediğine veya buna teşebbüs edilmediğine işaret edilmesine rağmen, PFDK’nın azınlık üyeleri hangi gerekçelerle Mosturoğlu‘nun müsabaka sonucunu etkilediğini ileri sürdüler?


PFDK Kararlarında “Oyçokluğu” 

PFDK, müsabaka sonucu etkilediği ve/veya buna teşebbüs ettiği iddia edilen kişilerle ilgili kararlarını açıkladı.

Bu kararların bazıları oyçokluğu ile verildi. Oyçokluğu ile alınan kararların ayrıca irdelenmesi gerekiyor.
Oyçokluğu ile alınan kararlar şöyle:
“AZİZ YILDIRIM hakkında, 07.03.2011 günü oynanan Gençlerbirliği-Fenerbahçe (oyçokluğu), 01.05.2011 günü oynanan Fenerbahçe- Büyükşehir Belediyespor (oyçokluğu) müsabakalarında, müsabaka sonucunu etkilemekten dolayı sevk yapılmış ise de isnat olunan disiplin ihlalinin unsurları oluşmadığından CEZA TAYİNİNE YER OLMADIĞINA,
MEHMET ŞEKİP MOSTUROĞLU hakkında, 08.05.2011 günü oynanan Karabükspor -Fenerbahçe müsabakasında, müsabaka sonucunu etkilemekten dolayı sevk yapılmış ise de isnat olunan disiplin ihlalinin unsurları oluşmadığından CEZA TAYİNİNE YER OLMADIĞINA,
MEHMET ŞEKİP MOSTUROĞLU’nun 22.04.2011 günü oynanan Eskişehirspor-Trabzonspor müsabakasında müsabaka sonucunu etkilemeye teşebbüsü nedeniyle FDT’nin 58/2-a maddesi uyarınca 1 YIL HAK MAHRUMİYETİ CEZASI ile cezalandırılmasına, (oyçokluğu)
ERDEM KONYAR hakkında, 08.05.2011 günü oynanan Karabükspor -Fenerbahçe müsabakasında, müsabaka sonucunu etkilemekten dolayı sevk yapılmış ise de isnat olunan disiplin ihlalinin unsurları oluşmadığından CEZA TAYİNİNE YER OLMADIĞINA, (oyçokluğu)
FENERBAHÇE A.Ş. hakkında, 07.03.2011 günü oynanan Gençlerbirliği – Fenerbahçe A.Ş. (oyçokluğu), 22.04.2011 günü oynanan Eskişehirspor  – Trabzonspor A.Ş. (oyçokluğu), 01.05.2011 günü oynanan Fenerbahçe A.Ş.- İstanbul BBSK (oyçokluğu), 15.05.2011 günü oynanan Fenerbahçe A.Ş.- MKE Ankaragücü (oyçokluğu) müsabakalarında, müsabaka sonucunu etkilemekten dolayı sevk yapılmış ise de isnat olunan disiplin ihlalinin unsurları oluşmadığından CEZA TAYİNİNE YER OLMADIĞINA,
karar verildi.
Oyçokluğu ile alınan kararların önemli bölümü “cezanın tayinine yer olmadığı” yönünde. Bu kararlarda azınlık üyeleri, PFDK’ya sevk edilen kişilerin müsabaka sonucunu etkilediğini veya buna teşebbüs ettiğini düşünüyor.
Şekip Mosturoğlu’nun 22.04.2011 günü oynanan Eskişehirspor-Trabzonspor müsabakasında müsabaka sonucunu etkilemeye teşebbüs ettiğine dair karar da oyçokluğu ile alınmış. Bu kararda ise azınlık üyeleri suçun oluşmadığı yönünde oy vermişler.
Oyçokluğu ile alınan kararların çoğunluk ve azınlık oyları gerekçeleriyle birlikte kamuoyu ile paylaşılmalı! Karar ve gerekçeleri, TFF Etik Kurulu raporu ile birlikte yayınlanmalı. Etik Kurulu raporunun saklanması için haklı sebep kalmadı. Biz de Türkiye’yi sarsan şike sürecinin detaylarını öğrenelim. 
Oyçokluğu ile alınan PFDK kararları arasında çelişkiler bulunduğunu da belirtmem gerek.
1) PFDK, Şekip Mosturoğlu’nun 22.04.2011 tarihinde oynanan Eskişehirspor-Trabzonspor müsabakasında müsabaka sonucunu etkilemeye teşebbüs ettiğine oyçokluğu ile karar verdi. PFDK, Fenerbahçe’nin bu maçla ilgili teşebbüsten sorumlu olmadığını yine oyçokluğu ile kabul etti. Kulüp yöneticisi Şekip Mosturoğlu’nun disiplin suçu işlediğini düşünen üyeler, Fenerbahçe’nin bu fiilden sorumlu olamayacağını mı iddia ettiler? Yönetici ve kulüp hakkında verilen kararların çelişkili olmasının sebebi nedir? Şekip Mosturoğlu’nun fiili hangi açıdan (TFF hukukçularının icadı sonucu) “ağır teşebbüs” (!) değildir?
2) 15.05.2011 tarihinde oynanan Fenerbahçe-Ankaragücü müsabakasında Fenerbahçe yöneticisi İlhan Yüksel Ekşioğlu, Fenerbahçe altyapı koordinatörü Cemil Turhan, Fenerbahçe Spor Kulübü Güvenlik Sorumlusu Yavuz Ağırgöl müsabaka sonucunu etkilemeye teşebbüs etmişler. PFDK, bu kişilere hak mahrumiyeti cezası vermiş. Ancak aynı PFDK, oyçokluğu ile Fenerbahçe Spor Kulübü’nün sorumlu olmadığına kanaat getirmiş.
Yöneticisi müsabaka sonucunu etkilemeye teşebbüs etmiş bir kulübe ceza verilmez mi? “Ağır teşebbüs” aranıyor ise, kulübün üç yetkilisinin ceza alması bu yöneticilerin “ağır teşebbüs”te bulunduklarını göstermez mi?
Müsabaka sonucunu etkilemeye çalışan ve sahada alınan sonuçla bunu gerçekleştiren yöneticilere “teşebbüs”ten ceza veren PFDK,  teşebbüsün niteliğini hiç tartışmamış. “Ağır teşebbüs” olup olmadığını açıklamamış. Kurul, ceza alan yöneticilerin kulüplerini korumak için “ağır teşebbüs” kavramına sığınmışa benziyor. Keşke bunu kararda açıklasalardı!
PFDK hukuku ayaklar altına aldı. Bu kurulun acilen değişmesi gerekiyor.

PFDK’nın Şike Kararı ile İlgili İlk Görüşler

Türkiye Futbol Federasyonu, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’nun şike ve teşvik primi dosyası ile ilgili kararını gece yarısı açıkladı.

PFDK, hiçbir kulübe ceza vermedi. Birkaç yönetici ve futbolcu ceza aldı.
 
Kararlar kamuoyunda büyük tepki gördü. Hukukçular, spor adamları ve siyasiler kararlar hakkında yorumlarını paylaşacaklar.
 
Kararlar birçok açıdan değerlendirebilir. Bu yazıda, PFDK’nın kararındaki “suç unsurunun oluşmadığına” dair tespitlerin doğru olduğunu kabul ederek görüşlerimi açıklayacağım.
 
Bu yazıda sadece kararlardaki çelişkileri aktaracağım.

Okumaya devam et PFDK’nın Şike Kararı ile İlgili İlk Görüşler

PFDK’nın Şike ve Teşvik Primi Kararları

Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu, şike ve teşvik primi iddiaları ile ilgili kararlarını açıkladı.
Kulüplerin hiçbirinin disiplin ihlalinden sorumlu olmadığı belirtildi.
Fenerbahçe yöneticisi Mehmet Şekip Mosturoğlu‘na 1 yıl hak mahrumiyeti,
Fenerbahçe yöneticisi İlhan Yüksel Ekşioğlu‘na 3 yıl hak mahrumiyeti,
Fenerbahçe altyapı sorumlusu Cemil Turhan‘a 1 yıl hak mahrumiyeti,
İstanbul Büyükşehir Belediyespor futbolcusu İbrahim Akın‘a 3 yıl müsabakalardan men,
Ahmet Çelebi‘ye 2 yıl hak mahrumiyeti,
Gençlerbirliği kalecisi Serdar Kulbilge‘ye 2 yıl müsabakalardan men,
Eskişehirspor teknik sorumlularından Ümit Karan‘a 2 yıl hak mahrumiyeti,
Gençlerbirliği yardımcı antrenörü Cengiz Demirel‘e 1 yıl hak mahrumiyeti,
Yavuz Ağırgöl‘e 1 yıl hak mahrumiyeti,
Mehmet Şen‘e 1 yıl hak mahrumiyeti
cezaları verildi.
PFDK’nın kararlarının tam metni aşağıdaki gibidir:

Okumaya devam et PFDK’nın Şike ve Teşvik Primi Kararları

PFDK ne tarafsız ne de bağımsızdır!

TFF, Etik Kurulu raporunu aynen kabul etti ve raporu PFDK’ya sevk etti. PFDK, 16 takımın savunmasını aldıktan sonra kararlarını açıklayacak.

PFDK’nın yapısını incelediğimizde kurul üyelerinin kulüp temsilcilerinden oluştuğunu görüyoruz. Hatırlanacağı üzere, Trabzonspor başkanı Sadri Şener, TFF kurullarına adamlarını soktuğunu açıklamıştı.

Sadri Şener‘in açıklamalarını hatırlayalım:

““İki arkadaşımız yönetim kuruluna girdi. Kurullar değişti ama o değişen kurullara da arkadaşlarımızı soktuk. Bugüne kadar sürecin hep dışında kaldık ama artık sürecin tam içindeyiz. Süreci yöneten ve istediğini alan bir güç haline geldik. Yıldırım Demirören’le sürekli görüşüyoruz. Şu anda camiadan ve taraftarlardan tepki var ancak attığımız adımların ne kadar yerinde ve haklı adımlar olduğunu yakında herkes görecek.

Görünen o ki, Trabzonspor‘un yönetim kurulu bünyesindeki temsilcileri süreci istedikleri gibi yönetemediler. Şimdi PFDK’daki kulüp temsilcilerinin ne yönde karar verecekleri merak ediliyor.

PFDK üyelerinin kulüplerle yakın ilişkileri, PFDK’nın kararlarını daha tartışılır hale getirecek. Okumaya devam et PFDK ne tarafsız ne de bağımsızdır!