Etiket: FIFA

Türkiye Futbol Federasyonu, TBMM’de Savunma Verdi

Türkiye Futbol Federasyonu ile Kamu Denetçiliği Kurumu arasındaki gerginlik TBMM‘ye taşındı.

Kamu Denetçiliği Kurumu, iki seneden beri Türkiye Futbol Federasyonu‘na karşı yapılan başvurularda TFF‘nin kamu kurumu olduğuna işaret ediyor ve TFF‘nin özellikle adil yargılanma ilkesine aykırı davrandığını tespit ederek tavsiye kararları veriyor.

TFF, KDK‘nın soruşturmalarında KDK‘ya yanıt bile vermekten imtina ediyor. TFF, Anayasa’daki spor tahkimi ile ilgili düzenlemesini gerekçe gösteriyor ve KDK‘nın TFF hakkında soruşturma açamayacağını, TFF ile ilgili karar veremeyeceğini iddia ediyor.

TFF‘nin hukuk tanımaz ve TBMM‘nin iradesini hiçe sayan tutumu tepki görmeye başladı. En sonunda, TFF, TBMM‘ye davet edildi ve savunma vermesi istendi.

TFF başkan vekili ve aynı zamanda Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan, TFF’yi temsilen TBMM Dilekçe Komisyonu İle İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Alt Komisyonu‘nda savunma yaptı. Toplantı tutanağı için bkz. https://tinyurl.com/y2ccrgpn

Okumaya devam et “Türkiye Futbol Federasyonu, TBMM’de Savunma Verdi”

Şike ile Mücadele mi, Yolsuzluk mu?

Türkiye’de spor kamuoyu iki haftadır Spor Tahkim Mahkemesi‘nin (CAS) kararını tartışıyor.

CAS, Trabzonspor‘un FIFA, Türkiye Futbol Federasyonu ve Fenerbahçe’ye karşı yaptığı başvuruyu reddetti.

CAS, kararını bir basın bülteni ile duyurdu.

Basın bülteninde özetle,

  • Fenerbahçe‘nin şike yapması sebebiyle Trabzonspor’un doğrudan, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın şampiyon ilan edilmesini sağlayan bir düzenleme bulunmadığı,
  • Trabzonspor‘un sürecin tarafı olmadığı, kurumların verdiği kararlardan doğrudan etkilenmediği; bu sebeple Trabzonspor‘un TFF ve Fenerbahçe‘nin cezalandırılması için FIFA‘ya başvurmasında hukuki yararı olmadığı,

belirtildi.

CAS‘ın basın bülteni yayınlanır yayınlanmaz, kulüplerden karşılıklı açıklamalar geldi.

Fenerbahçe, “alın teri ile kazandıkları 2010-2011 sezonu şampiyonluğunun ‘bir kez daha’ tescillendiğini” açıkladı. Oysa CAS‘ın basın bülteninde bile Fenerbahçe’nin şike faaliyetlerinde bulunduğu ifade edilmişti.

Trabzonspor ise, çok ağır bir açıklama yayınladı.

Trabzonspor, CAS‘ın kararını komik ve hukukla izah edilemez olarak nitelendirdi. Kulüp, “Avrupa futbolunu yönetme iddiasındaki UEFA’nın, dünya futbolunu yönetme iddiasındaki FIFA’nın ve yaşanan adaletsizlikleri ortadan kaldırma iddiasındaki Spor Tahkim Mahkemesi CAS’ın, tarihin en belirgin emek hırsızlığı karşısında tarihi bir sorumluluk üstlenmek yerine asla unutulmayacak bir garabetin öznesi haline geldiklerini” iddia etti.

CAS‘ın basın bülteni pek açık olmadığı için, basın bültenindeki ifadeler tartışılmaya başlandı. Özellikle TFF ve Fenerbahçe‘ye ceza verilmesi talebinin reddi gerekçesi pek mantıklı gelmedi. Bırakalım Trabzonspor’un başvurmasını, CAS‘ın Türkiye’deki şike süreci ile ilgili kararları yayınlandıktan sonra FIFA‘nın re’sen (görevi gereği) Fenerbahçe ve TFF hakkında soruşturma açması ve özellikle TFF‘yi cezalandırması gerekiyordu.

CAS‘ın FIFA Disiplin Talimatı’nı nasıl yorumladığı basın bülteninden anlaşılmıyordu.

CAS‘ın kararındaki detaylar bilinmediği için tartışma havada kaldı. Bir kesim, Trabzonspor yönetimini suçladı. Yönetimin davaya sahip çıkmadığını, bütün taleplerin dilekçeye yazılmadığını ileri sürenler oldu. Hatta işi daha ileri götürüp, taraf ehliyeti olmadığını bile bile CAS‘a başvurulduğunu ve kulübün büyük ekonomik zarara uğratıldığını iddia eden avukatlar ortamı iyice gerdiler.

Birkaç gün geçmeden CAS kararının detayları ortaya çıkmaya başladı.

Önce süreci yakından bilen ve kulübe hukuki destek veren Avukat Hakan Orhan, CAS kararını bir gazete için yorumladı.

YABANCI UZMANDAN TEPKİ

CAS kararı sadece Türkiye’de tartışılmadı. CAS‘ın basın bülteni yurtdışında da tepkiyle karşılandı.

En sert tepki Kanada’dan geldi.

Kanada Spor Hukuku Derneği başkanı, Kanada Futbol Federasyonu eski yönetim kurulu üyesi, spor hukuku profesörü Amélia S. Fouques, önce basın bülteni hakkında tweetler yazdı. Fouques, bir şekilde CAS’ın kararını elde ettikten sonra kararla ilgili çok uzun bir yazı kaleme aldı.

FIFA, Şikeyle Mücadelede Ciddi mi?” başlıklı yazıda, Fouques, hem FIFA hem de CAS‘ı ağır dille eleştirdi.

Fouques, özetle,

  • Dünya futbolunu yöneten ve üyesi federasyonlar için futbolu koruma görevi olan FIFA‘nın görevini ihmal ettiğini, ceza verme yükümlülüğü öngören Talimat hükümlerini uygulamadığını, yolsuz davrandığını, şikeyi neredeyse serbest bıraktığını;
  • FIFA Disiplin Talimatı‘nın şike yapanlara ve şikeyle mücadele etmeyi reddeden federasyonlara ceza verilmesini öngören düzenlemelere rağmen, CAS‘ın bu düzenlemelerin FIFA’yı ceza vermeye zorlamadığını iddia etmesinin FIFA‘nın saygınlığını ve güvenirliğine zarar vereceğini; FIFA‘nın kendi mevzuatını uygulamaktan imtina etmesi halinde, FIFA‘nın, kurulma amacını ve FIFA‘nın varlığını tehlike altına sokacağını,
  • TFF Süper Lig şampiyonluk kupasının, şike yaptığı CAS kararlarıyla belgelenen Fenerbahçe‘den alınıp Trabzonspor‘a verilmesinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu; bu konuda özel bir düzenleme aranmasının anlaşılmaz olduğunu, zira benzer bir suç olan dopingte doping yapan sporcuların derecelerinin ortadan kaldırılıp onların yerine arkadaki sporcuların getirilmesi ve ödüllerin o sporculara verilmesi için özel düzenleme aranmadığını,
  • Şikenin, sporun düşmanı ve karşı takıma saygısızlık olduğunu; şikenin açıkça ortaya çıkmasından sonra federasyonlardan kararlı adımlar beklendiğini,
  • CAS‘ın şeffaf davranmadığını, duruşma tarihini bile yayınlamaktan kaçındığını,
  • Trabzonspor‘un açık yargılama, duruşma, tanık (özellikle  FIFA Disiplin Kurulu başkan ve üyelerini) dinletme taleplerini reddeden CAS‘ın adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini,
  • Şikeden mağdur olmuş ve adalet arayan bir kulübün kendisine gelmesi halinde, o kulübe ‘bu işi unut! Paran sende kalsın. Dava 10 yıl sürecek ve kaybedeceksin. Üstelik yargılama masraflarına da sen katlanacaksın‘ diyeceğini,
  • FIFA‘nın Disiplin Talimatı’nı değiştirmesi ve şikeden ötürü kusursuz sorumluluk rejimini hayata geçirmesi gerektiğini,
  • Trabzonspor‘un hak ettiği adaleti elde etmesini dilediğini; bunun sadece Trabzonspor için değil, futbol ailesi ile birlikte ayrıca temiz oynayan ve  sporda ahlakı ve sporcuları koruması beklenen uluslararası federasyonlar tarafından haksızlığa uğratılan sporcular için büyük bir zafer olacağını

yazdı.

Fouques‘un yazısı, spor yönetimi ve spor tahkimi açısından çok önemli. Yabancı hukukçular, spor insanları bu yazıya yorum yapıyor ve yazıyı paylaşıyorlar.

O yazı, Türkiye’de de sosyal medyada paylaşılıyor. Yabancı dil bilmeyen taraftarlar yazının içeriğini öğrenmek için yoğun çaba harcıyorlar. Bazı taraftarlar, Trabzonspor yönetiminin bu yazıyı tercüme ederek yayınlamasını ve hatta Fouques‘u Türkiye’ye davet edip ona konferans verdirmesini önerdiler.

ŞİMDİ NE OLACAK?

Trabzonspor, CAS‘ın kararına karşı İsviçre Federal Mahkemesi‘nde iptal davası açacaktır. Mahkemeden olumsuz karar çıkarsa, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi‘ne başvurabilir. Bu süreçte Trabzonspor taraftarları da Avrupa’nın dört bir yanında gösteri yapmaya devam edeceklerdir. Dünyaca ünlü, başarılı ve etkili bir spor hukukçusunun Trabzonspor‘a destek vermesi ve Trabzonspor‘dan bağımsız olarak FIFA ve CAS ile uğraşması dünya spor kamuoyunun Trabzonspor davası ile ilgilenmesini sağlayabilir.

FIFA, PROFESYONEL FUTBOLCULARIN STATÜSÜ VE TRANSFERİ TALİMATI 2018’İ YAYINLADI

Screen Shot 2018-01-07 at 02.20.29FIFA, Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferi Talimatı 2018‘i yayınladı.

FIFA, Talimat’ta yapılan değişiklikleri 1603 sayılı Sirküler ile ulusal federasyonlara duyurmuştu.

FIFA ayrıca Oyuncular Statüsü Komitesi ve Uyuşmazlık Çözüm Kurulu Usullerini Düzenleyen Kurallar‘da da değişiklik yaptı. Kuralların son versiyonu için bkz. https://goo.gl/yKXB74

CAS, Yeni Kararlarını Yayınladı

Spor Tahkim Mahkemesi (CAS), 100’den fazla kararını yayınladı.

Yeni Kararlar (Recent Decisions)” başlığında yayınlanan kararlar arasında tarafları Türk olan kararlar da bulunuyor. Okumaya devam et “CAS, Yeni Kararlarını Yayınladı”

CAS, TPO Yasağı’nı Uygulamadı. Geriye Dönüşün İlk Adımı mı?

FIFA’nın Mayıs ayında yürürlüğe koyduğu “Üçüncü Kişi Mülkiyeti Yasağı” kuralı bugüne kadar istisnasız uygulanıyordu. Bir kesim, bu kuralın Avrupa Birliği hukukuna aykırı olduğunu iddia etse de, FIFA bu kurala dayanarak ceza veriyordu.

Bu uygulama, CAS’ın geçen hafta verdiği bir karardan sonra riske girecek gibi.

CAS, Portekiz Kulübü Sporting Clube de Portugal ile Doyen Sports Investments Ltd arasındaki tahkim davasında iki futbolcunun ekonomik haklarından doğan uyuşmazlığı inceledi.

Okumaya devam et “CAS, TPO Yasağı’nı Uygulamadı. Geriye Dönüşün İlk Adımı mı?”

TFF, Futbolda Üçüncü Kişi Mülkiyetini Yasaklayan Düzenleme Getirdi

Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu’nun 24.12.2015 tarih ve 11 sayılı toplantısında alınan kararla, “Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı”nda değişiklik yapıldı.

Talimat’ın “Üçüncü Kişilerin Kulüp Üzerindeki Etkisi” başlıklı 23’üncü maddesine yeni 2’nci fıkra eklendi.

Okumaya devam et “TFF, Futbolda Üçüncü Kişi Mülkiyetini Yasaklayan Düzenleme Getirdi”

Fred, Doping, Hükmen Yenilgi Bilmecesi

Fenerbahçe – Shakhtar Donetsk arasında oynanan Şampiyonlar Ligi 3’üncü Ön Eleme Turu ilk maçı 0-0 bitti ama şimdiden tarihe geçti.

Maçtan bir gün önce Shakhtar Donetsk’in yıldız futbolcusu Fred’in A numunesinin pozitif çıktığı öğrenildi. Fenerbahçe, UEFA’ya durumu bildirdi. Ukrayna takımının teknik direktörü Lucescu, UEFA’nın kendilerini Fred’i oynatmamaları konusunda uyardığını ancak sporcusuna güvendiğini açıkladı.

Maçın ardından Fenerbahçe, Donetsk’in hükmen mağlup edilmesi için UEFA’ya başvurdu.

Fenerbahçe’nin hangi gerekçeleri ileri sürdüğünü bilmiyoruz. Sosyal medyada paylaşılan iddialar çeşitli ihtimalleri akla getiriyor.

İDDİA 1: Fenerbahçe, UEFA Disiplin Talimatı’nın 21’inci maddesine dayandı. İlgili düzenlemeye göre, uygun olmayan bir oyuncunun müsabakada yer alması ve rakip takımın bu yönde itirazda bulunması halinde, sporcunun takımının hükmen yenilgisine karar veriliyor.

Peki Fred, UEFA Şampiyonlar Ligi kuralları uyarınca “uygun olmayan” oyuncu muydu? 

Fenerbahçeli hukukçulara göre, Fred’in A numunesinin pozitif çıkması başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın Fred’i uygun olmayan sporcu statüsüne soktu. Bu görüş sahipleri, FIFA Dopingle Mücadele Talimatı’nın 25’inci maddesini temel alıyorlar. Bu görüşe göre, A numunesinin pozitif çıkması ile birlikte oyuncu oynama niteliğini kaybeder. Görüş sahipleri, ayrıca bir tedbir kararı gerekmediğini, zira ayrı bir karara gerek olmadan dopingli madde örneği alındığı andan itibaren elde edilen tüm madalya ve kazanımlar iade edileceğini ve oyuncunun müsabakalardan otomatik olarak men edileceğini ileri sürüyorlar.

Bu iddiaya katılmıyorum.

A numunesinin pozitif çıkması, doğrudan sporcuyu “uygun olmayan sporcu” haline getirmez. Tedbir kararı alınmasının sebebi de budur. Duruma göre, futbolcu hakkında tedbir kararı verilir. Tedbir kararı alınması ile futbolcu “uygun olmayan sporcu” haline gelir ve yarışmalara katılamaz. Hakkında tedbir kararı bulunmayan bir sporcuyu müsabakalara katılmaktan yasaklayan bir düzenleme bulunmamaktadır. Shakhtar Donetsk de tedbirli olmayan bir sporcuyu oynatmıştır.

Fred Olayı’nda sorun, onun hakkında tedbir kararı verilmemesi oldu. Fred’in numunesinde çıkan maddenin niteliği, Fred hakkında tedbir kararı alınmasını zorunlu kılabilirdi. Kural olarak, Fred’in savunması alınmadan tedbir kararı verilemezken, zorunlu tedbir alınması gereken hallerde önce tedbir kararı alınıp, en kısa sürede futbolcunun savunmasının alınması gerekiyordu.

Hakkında tedbir kararı bulunmayan bir sporcu yarışmalara katılabilir. Onu oynatan kulüp de sorumlu olmaz. A numunesinin pozitif çıkması, bir sporcuyu doğrudan “uygun olmayan sporcu” kategorisine sokmaz.

İDDİA 2: Diğer bir iddia ise, Shakhtar Donetsk’in oyuncusuyla işbirliği içinde hareket ettiği, bilerek ihmalkarlık yaptığı, oyuncunun dopingine göz yumduğu ve bu sebeple kulübün “yardım ve yataklık”tan ötürü ceza alması yönünde. Bu görüş sahipleri Shakhtar’ın etik dışı, sorumsuzca ihmalkarlığı hakkında yeterli delil olduğunu ve maç sonucunun hükmen Fenerbahçe lehine tescil edilmesi gerektiğini ileri sürüyorlar.

Bu görüşe de katılmak mümkün değil. Bu görüş ancak Fenerbahçe – Shakhtar Donetsk maçından sonra Fred’e doping kontrolü yapılması ve Fred’in doping ihlali yaptığının tespit edilmesi halinde dikkat alınabilir ve tartışılabilirdi.

Neden maçtan sonra Fred’e doping testi yapılmadı?

Bu olayda ilginç bir nokta nedense hiç tartışılmadı.

Fred’in A numunesinin pozitif çıkması, onun doping kullandığı yönünde kesin kanaat oluşturamaz ancak onun doping kullandığı hususunda ciddi şüphe doğurur. Doğurmalıdır.

Fenerbahçe – Shakhtar Donetsk maçından sonra doping kontrolü yapılmalıydı. Doping kontrollerinden önce kulüpleri temsilen hangi sporcuların teste tabi tutulacakları kura ile belirlenmeliydi. Kuradan hangi sporcular çıkarsa çıksın, UEFA temsilcisi veya UEFA doping kontrol görevlileri doping şüphesi sebebiyle Fred’i listeye yazmalı ve Fred’in numune vermesini sağlamalıydılar. Fenerbahçe bu konuda girişimde bulundu mu?

Donetsk Cezalandırılmalıdır Ama Cezalandırılamaz!

Shakhtar Donetsk, A numunesi pozitif çıkan ve maçtan birkaç gün sonra B numunesinin de pozitif çıkacağını bildiği bir futbolcuyu oynatarak etik kurallarını ihlal etti. Ahlaka aykırı hareket etti. 

Fred hakkında tedbir kararı bulunmadığı ve sporcu “uygun olmayan sporcu” kapsamında değerlendirilemeyeceği için Shakhtar Donetsk’e “uygun olmayan sporcu oynattığı” gerekçesiyle ceza verilemeyecektir.

Shakhtar Donetsk sistemdeki boşluktan, disiplin hukukunda da uygulanan kıyas yasağından ve boşluk doldurma imkanının olmamasından faydalandı. Donetsk’in ceza almaması hukuka uygun olacak ama vicdanları rahatsız edecek.

UEFA Disiplin ve Kontrol Komitesi’ni çok zor bir dosya bekliyor. Komite’nin kararı ne olursa olsun, bu dosya CAS’a taşınacaktır. CAS ise doping içtihatları açısından tarihi öneme sahip olacak bir karar verecek.

Bu olay, doping talimatlarının daha açık yazılmasında ve boşlukların doldurulmasında etken olabilir.

AKPM’den FIFA Çağrı: "2022 Dünya Kupası Evsahipliği Oylamasını Tekrarla!"

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM), 2022 Dünya Kupası’nın Katar’da düzenlenmesinden memnun değil. AKPM, Katar’ın evsahipliği rüşvetle kazandığına dikkat çekti ve 2022 Dünya Kupası ev sahipliği oylamasının tekrar yapılması gerektiğini açıkladı.

AKPM, FIFA‘nın yolsuzluk dosyalarını dikkate alarak “Futbol Yönetiminde Reform” başlıklı bir karar aldı. Michael Connarty‘nin kaleme aldığı raporu temel alan 2053 sayılı Karar, geçen gün yayınlandı.

FIFA‘nın bu karara cevabı gecikmedi. FIFA, 2018/2022 ev sahipliği seçimi ile ilgili raporları yayınlayacağını duyurdu. FIFA ayrıca Katar’daki işçi haklarına ilişkin sorunlarla ilgilendiğini ve gelişme kaydedildiğini iddia etti.

İsviçre Federal Mahkemesi’nin Kararının Şike Sürecine Olası Etkileri

Fenerbahçe SK, 11 Nisan 2014 tarihinde CAS kararına karşı yapmış olduğu itirazın; İsviçre Federal Mahkemesi’nin (İFM) 16/10/2014 tarihli kararı ile reddedildiğini duyurdu. Kulüp, İFM’nin kararının Türkiye’de hala tartışılan bir döneme ait hukuk dışı yargılama ve kararlarına dayanılarak alınmış bir karar olduğunu iddia etti ve  yeniden yargılama sürecinin sona ermesini müteakiben söz konusu karara karşı her türlü ceza-i ve tazminat haklarını kullanacağını açıkladı.

İFM kararının öğrenilmesi ile birlikte, birçok olasılık ve yöntem tartışılmaya başlandı. Aşağıda bunlardan bazılarına değineceğim. Okumaya devam et “İsviçre Federal Mahkemesi’nin Kararının Şike Sürecine Olası Etkileri”

Trabzonspor, Futbol Ailesi İçin Basın Bildirisi Yayınladı

Şike sürecinde yeni dönem başladı. Yargıtay’ın kararının ardından Trabzonspor dört koldan TFF’ye savaş açmaya hazırlanıyor.

Kulüp “Futbol Ailesi İçin Basın Bildirisi” başlıklı bir bildiri yayınladı. Türkçe ve İngilizce kaleme alınan bildiri, gelecek günlerde başlayacak hukuk savaşının habercisi oldu.

Bildiri aşağıdadır:

Okumaya devam et “Trabzonspor, Futbol Ailesi İçin Basın Bildirisi Yayınladı”