Etiket: bölge adliye mahkemesi

Antrenör Sözleşmesi, Belirli Süreli İş Sözleşmesidir

Bir süredir bir meslektaşımla spor iş sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıkların hangi makam tarafından çözümlenmesi gerektiği hakkında fikir alışverişi yapıyoruz.

Bu akşam meslektaşım bana bir mahkeme kararı gönderdi. Bir antrenör, kulübünden ücretini ve bakiye ücretini talep etmiş. Yerel mahkeme talebi kabul etmiş. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 7. Hukuk Dairesi ise yerel mahkemenin kararının ortadan kaldırılmasına karar vermiş.

Gaziantep BAM 7. Dairesi, futbol kulübünde antrenörlük sözleşmesinin belirli süreli olmadığını belirtmiş.

BAM 7. Dairesi’nin kararına katılmak mümkün değil. Antrenör sözleşmesi, niteliği gereği belirli süreli sözleşmedir. Antrenörler bir veya birkaç sezon için sözleşme yaparlar. Sözleşmenin başlangıç ve bitiş süresi belirlidir. Kesin, açık şekilde süre belirtilmese bile sezonun başlangıç ve bitiş tarihi bellidir. Objektif şekilde belirlenebilir süre söz konusudur.

Üstelik Yargıtay’ın farklı daireleri, hiçbir istisna öngörmeksizin, antrenör sözleşmesinin belirli süreli olduğunu kabul ediyor. Yargıtay 7’nci, 9’uncu, 22’nci Daireleri arasında yorum farkı bulunmuyor.

TFF mevzuatı çok açık iken, doktrinde ve Yargıtay’ın daireleri arasında görüş farkı bulunmamakta iken Gaziantep BAM 7. Hukuk Dairesi‘nin kararı açıkça hukuka aykırıdır.

Merak ediyorum. Antrenörün avukatı TFF mevzuatını anlatmadı mı? Doktrine ve Yargıtay kararlarına dayanmadı mı? Yoksa dilekçesinde sadece “sözleşme belirli sürelidir. ücret ve bakiye ücret talebimiz vardır” yazmakla mı yetindi?

Antrenörün avukatı kısa bir dilekçe vermiş olsa bile, hâkim hukuku re’sen uygulamak zorundadır. Yargıtay’ın yerleşik  içtihatlarına rağmen, Gaziantep’teki istinaf hâkimleri hukuka açıkça aykırı karar vermeyi nasıl başardılar?

“Davalı Spor Kulübüne Karşı Açılan İtirazın İptali Davasında Asliye Hukuk Mahkemeleri Görevlidir”

“T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
18.HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI

ESAS NO : 2018/1731
KARAR NO : 2018/1059
TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/02/2018
NUMARASI : 2017/412 Esas, 2018/145 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 20/06/2018
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında; Kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine yönelik verilen Karara karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği mahkememiz üye hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; Davacı şirketin davalı spor kulübü derneği sporcularına verdiği konaklama hizmeti bedelinden ibaret alacağının tahsili amacıyla, davalı dernek aleyhine başlatılan icra takibine haksız itiraz ile takibin durduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; Davacı şirketin tacir olduğunu, ancak davalı derneğin tacir olmadığını, dava konusu ihtilafın ticaret kanunundan doğan mutlak ticari dava niteliğinde olmadığından bahisle görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, bu nedenle HMK m. 114/1-c ve 115/2 gereğince davanın usulden reddine, talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Gebze Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir.
Davalı süresinde istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı istinaf dilekçesinde; Cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu fatura tarihi ile turnuva tarihinin birbirini tutmadığını, bu nedenle davanın öncelikle usulden ve esastan reddi gerektiğini, mahkemece verilen görevsizlik kararının ise hukuka aykırı olduğunu, ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
İstinaf dilekçesi tebliğ edilmiş olup, cevap verilmediği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, davanın davacı şirketin davalı spor kulübü derneği sporcularına verdiği konaklama hizmeti bedelinden ibaret alacağı bulunduğu iddiasıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır. Davalı dernek vasfında olup, ticari şirket niteliğinde olmayıp, dava konusu ihtilaf da mutlak ticari dava niteliğinde değildir. O nedenle mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Bu itibarla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1.HMK m.353/1-b-1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine,
2.İşin duruşmasız olarak incelenmesi nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca ücreti vekalet taktirine yer olmadığına,
3.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK’nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf edenden harç peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 20/06/2018 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.”

İstinaf Kararı – Marka Hukuku

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI

DOSYA NO : 2018/1346 Esas
KARAR NO : 2018/1154 Karar
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
NUMARASI : 2017/595 E.,
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli)
KARAR TARİHİ : 15/05/2018

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin … ve şekil markasının dünyaca tanınmış olduğunu ve 1997 yılından bu yana da Türkiye’de marka adı altında üretim yapılıp pazarlandığını ve.. şekilden oluşan çok sayıda markaları bulunduğunu, davalılardan …’ın …. numaralı tescilli markalarında müvekkilinin logo ve markasının kullanıldığını, ayrıca davalının tescilli markasını da tesciline aykırı olarak müvekkilinin logosuyla iltibas oluşturacak şekilde kullanıldığını, ürünlerin diğer davalı şirketlerce pazarlandığını öne sürerek Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29.ve 155.maddesi ve Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümleri dikkate alınarak davalı markaların hükümsüzlüğünü, haksız rekabetin ve marka haklarına tecavüzün tespitini, müvekkilinin logosuna benzer logo ve markaların ürünlerde kullanımının, satış ve dağıtımının, tanıtımlarda kullanılmasının önlenmesini ve toplatılması konusunda tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili .. sözcüğünün yaygın olarak kullanılan bir spor dalının ismi olduğunu, ilk kez davacı tarafından kullanılmadığını, tekstil sektöründe sözcüğün ayırt ediciliğinin bulunmadığını, jenerik hale geldiğini, giysi adı olarak kullanıldığını, davacının 35.sınıfta tescilinin bulunmadığını, davacı markasında.. ve logonun baskın unsur olmadığını, markalar arasında iltibasa yol açacak benzerlik bulunmadığını, SMK 155.maddesinin uygulama koşullarının oluşmadığını, marka tescilinde 4 yılı aşkın süre boyunca sessiz kalındığını savunarak tedbir talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, davalı markalarının tescilli oluşu ve hükümsüzlüğün yargılamayı gerektirmesi nedeniyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf sebepleri, davacı, davalının müvekkilinin tanınmış marka ve logosuyla iltibas oluşturan logoyu giysilerin üzerinde tescile aykırı olarak müvekkili gibi kullandığını, markanın görsel ve konsept olarak müvekkilinin markasına benzer şekilde iki at üzerinde iki … oyuncusunun aynen kullanıldığını, mahkemenin ret gerekçesinin yasaya aykırı olduğunu, tecavüze ilişkin delillerin sunulduğunu, SMK 155.madde gereğince marka tescilinin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, tescilin kötü niyetli olduğunu, TTK 51.maddeyle öngörülen haksız rekabet koşullarının da oluştuğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesindeki savunmasını tekrarlamıştır.

Deliller; davacı markasının tanınmışlığına, dünyadaki tescil sayısına, kullanımına, tescillerine ilişkin bir klasör delil ve markanın taraf ürünlerindeki kullanıma ilişkin görseller sunmuştur.

Davalı da … markası ve logonun kullanımıyla ilgili değişik görseller sunmuştur.

GEREKÇE:
İstinafın konusu, tedbir talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebine ilişkindir.

Davalının hükümsüzlüğü istenilen … numaralı markalarının tescilli oluşu ve hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı hususunun yargılamayı gerektirmesi nedeniyle SMK 155.maddeye göre talep edilen istinaf talebinin reddi gerekir.

Ancak söz konusu … ve … markalar yarım yay formunda yazılan … ve onun çevrelediği boşluğa atlı … oyuncusu, yayın alt kısmında da yatay olarak yazılı … sözlerinden oluştuğu olduğu halde davalının markalarını tescile aykırı olarak davacının … ve diğer seri at üzerinden … oyuncusu şekil markasıyla iltibas oluşturacak şekilde kendi tescilli markasının sözel kısmını kullandığı sunulan ürün görselleri ile anlaşıldığından istinaf talebinin kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldıırlmasına 50.000 TL teminat karşılığında davacının at üstünde … oyuncusu figürünü davalı ürün ve tanıtımlarından kullanılmasının ve piyasaya sürülmesinin tedbiren önlenmesine, ürün ve tanıtımlardan çıkarılması karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

KARAR:
1-İstinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
2-50.000 TL teminat karşılığında davacının at üstünde … oyuncularından oluşan şekil markasının davalı tarafından ürün ve tanıtımlarda kullanımın, markayı taşıyan ürünlerin satışının tedbiren önlenmesine, markanın ürün ve tanıtımlardan çıkarılmasına,
3Diğer talebin reddine
4-Peşin harcın talebi halinde davacıya iadesine,
5-İstinaf yargılama giderlerinin verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf aşaması için ayrıca avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile ve kesin olarak karar verildi. 15/05/2018