“Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu” Davasında Görevsizlik Kararı

Naim Süleymanoğlu’nun hayatını anlatan “Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu” filmi, tartışma yaratmaya devam ediyor.

Süleymanoğlu‘nun kızları Sezin ve Esin‘in avukatı, filmin yapımcıları Mustafa Uslu ve Dijital Sanatlar Yapım Evi‘ne karşı açtıkları davada filmde kullanılan madalyalara el konulması, Naim Süleymanoğlu‘nun hayatını konu alan filminin tüm yayın ve filmlerinin basım ve yayının durdurulmasına, sinemalarda gösteriminin yasaklanmasına, müvekkillerinin uğramış oldukları ve uğrayacakları maddi ve manevi zararların giderilmesine karar verilmesini talep etti.

Davacıların avukatı bu davayı Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi‘nde açtı ancak mahkeme “gerek FSEK gerekse SMK kapsamında değerlendirilmesi gereken bir uyuşmazlık bulunmadığı, müteveffa murise ait bir esere dayanılmadığı, murise yönelik kişilik hakkının ihlali iddiasının genel hükümler çerçevesinde çözülmesi gerektiği, bu kapsamda dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yargılamayı yapma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiği” gerekçesiyle görevsizlik kararı verdi.

Bunun üzerine hem davacılar hem de davalılar, ilk derece mahkemesinin kaldırılması talebiyle istinafa başvurdular.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, “davacıların FSEK kapsamında yapılan herhangi bir sözleşmenin tarafı olmadığı, FSEK 1/a maddesi kapsamında eser sahipliğinden kaynaklanan herhangi bir mali yada manevi hak talebinde bulunmadıkları, davacıların FSEK 1/a maddesinde sayılan kişilerden olmadığı, davalı tarafça kişilik haklarına saldırı yapıldığının iddia edildiği, haksız fiil iddiasına dayanıldığı, aralarındaki hukuki ilişkinin genel hükümlere göre çözümleneceği, ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararının yerinde olduğu” kanaatiyle davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunu reddetti.

Aşağıda istinaf mahkemesinin kararını paylaşıyorum.

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

DOSYA NO: 2019/2536 Esas
KARAR NO : 2019/2436 Karar

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 09/09/2019

NUMARASI : 2019/261 E. – 2019/349 K.

DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref’i, Önlenmesi Ve Tazmini

KARAR TARİHİ: 08/11/2019

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekilinin dava dilekçesinde, müvekkillerinin …’nun kızları ve yasal mirasçıları olduğunu, davalılar tarafından merhum … hayatının film olarak çekilip 2019 yılının Ekim-Kasım aylarında sinemalarda gösterime gireceğinin 2018 yılı sonlarında gazete haberlerinden öğrendiklerini, yaptıkları araştırmalar neticesinde… kardeşi olan davalı … ile diğer davalılar arasında bir sözleşme yapıldığını ve … hayatının film olarak çekilerek sinemalarda gösterileceği ve bundan da sadece …’nun bir bedel alacağı, filmin iyi iş yapması halinde de merhum … yasal mirasçıları olan kızlarına birer daire alınacağı şeklinde anlaşmaya varıldığını öğrendiklerini, davalı …’nun devam eden tereke davasında verdiği beyanında film çekimi için kitap yazdığını, 1988 Seul Olimpiyatları altın madalyasını, 1992 Barcelona olimpiyatları altın madalyasını, 1996 Atlanta Olimpiyatları altın madalyasını 23/05/2010 tarihinden itibaren sakladığını, bu madalyaların yapım şirketinde olduğunu, film çekiminde kullanıldıklarını ve film çekiminin devam ettiğini ifade ettiğini, müvekkillerinin murisi olan … özel hayatı, aile hayatı, özel hayat ilişkileri, sosyal yaşantısı, ve diğer kişilik haklarının kapsamında yer alan bilgilerin mirasçılarının izni olmaksızın bir kitaba konu edilemeyeceğini, söz konusu kitabın, sinema filminin çekilmesi ve mirasçıların murise ilişkin kişilik haklarına yapılan saldırıların meşrulaştırılması amacıyla yazıldığını, ancak kitabın basılmadığını, davalının kitap yazma gayesi ile hareket etmediğini, kitabın yazılmasının muris ve mirasçıların kişilik haklarına aykırılık teşkil edeceğinden kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davalı şirketin murisin yasal mirasçılarından izin almak ve sözleşme yapmak yerine mirasçıları aradan çıkarmak amacıyla murisin erkek kardeşine kitap yazdırma girişimlerinin kötü niyet göstergesi olduğundan bahisle, öncelikle müvekkillerine intikal eden …’na ait halter sporuna ilişkin Olimpiyat, Avrupa ve Dünya Şampiyonluğu madalyalarının çekiminin ve yayımının tedbiren yasaklanmasına, müvekkillerinin muvafakatleri bulunmadığından murisleri olan merhum N…u’nun hayatının yayınlanacağı ileri sürülen Türk Herkül filminin tüm yayın ve filmlerin basım ve yayının durdurulmasına, sinemalarda gösteriminin yasaklanmasına, müvekkillerinin uğramış oldukları ve uğrayacakları maddi ve manevi zararların giderilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 09/09/2019 tarihli 2019/261 Esas- 2019/349 Karar sayılı kararıyla; “gerek FSEK gerekse SMK kapsamında değerlendirilmesi gereken bir uyuşmazlık bulunmadığı, müteveffa murise ait bir esere dayanılmadığı, murise yönelik kişilik hakkının ihlali iddiasının genel hükümler çerçevesinde çözülmesi gerektiği, bu kapsamda dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yargılamayı yapma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiği” gerekçesiyle; Davanın görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine, HMK 20. maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesini mütaekip iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İstanbul nöbetçi asliye hukuk mahkemesi’ne gönderilmesine, aksi taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına karar verilmiştir.

Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davalı tarafın kötüniyetli olduğunu, kanunu dolanma amacı güttüklerini, davalı murisin kardeşine kitap yazdırarak hak kayıplarına karşı kendilerini korumak istediklerini, izin ve muvaffakat alınmadan murisin özel hayatının gözler önüne serilerek ve mirasçıların kişilik haklarına saldırı yapılarak haksız kazanç sağlamaya çalıştıklarını, davalı tarafça müteveffa murisin aile ve özel hayatına ilişkin bilgilerin sinema filmine konu edilmesi ve filmin bir kitaptan esinlenerek yapıldığına ilişkin algı oluşturulmasının fikri mülkiyet hakkına aykırılık oluşturduğunu beyanla görevsizlik kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalılar … ve … şirketi vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep ettiği görülmüştür.

FSEK 1/A “Bu Kanunun, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını, bu haklara ilişkin tasarruf esas ve usullerini, yargı yollarını ve yaptırımları ile Kültür Bakanlığının görev, yetki ve sorumluluğunu kapsamaktadır.” hükmü düzenlenmiştir. FSEK 76/1 “Bu kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile bu Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme, Sınai Mülkiyet Kanununun 156.maddesinin 1.fıkrasında belirtilen mahkemelerdir.” hükmü düzenlenmiştir.

İstinaf başvurusuna konu davada, davacılar vekilinin müvekkillerinden izin alınmadığını murisleri … özel hayatı ve aile hayatının filme konu edilerek kişilik haklarına saldırı yapıldığını ileri sürerek, murisin hayatının yayınlanacağı tüm yayın ve filmlerin basım ve yayınının durdurulmasını, müvekkillerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesini talep ettiği, davacıların FSEK kapsamında yapılan herhangi bir sözleşmenin tarafı olmadığı, FSEK 1/a maddesi kapsamında eser sahipliğinden kaynaklanan herhangi bir mali yada manevi hak talebinde bulunmadıkları, davacıların FSEK 1/a maddesinde sayılan kişilerden olmadığı, davalı tarafça kişilik haklarına saldırı yapıldığının iddia edildiği, haksız fiil iddiasına dayanıldığı, aralarındaki hukuki ilişkinin genel hükümlere göre çözümleneceği, ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararının yerinde olduğu kanaatiyle davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:

1-6100 sayılı HMK.’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacılar vekili ile davalılar … ve … vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2- Her iki taraftan da harçlar peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3- İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

4- İstinaf yargılama giderleri olarak; davacılar avansından kullanıldığı anlaşılan; 124,00 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 62,00 TL’sinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,

5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 08/11/2019 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.”

Yorumunuzu Paylaşın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s