Etiket: fikri haklar

İstanbul Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi: “Yayın Hakkı Bulunmayan Televizyon Kanalında Maç İzlemek Suretiyle Maç Yorumu Yayınlanması Hukuka Aykırıdır.”

T.C.
İSTANBUL
2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/2
KARAR NO : 2019/145

DAVA : Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref’i, Önlenmesi.
DAVA TARİHİ : 06/11/2013
KARAR TARİHİ : 09/04/2019

Mahkememizde görülmekte bulunan fikir ve sanat sanat eseri sahipliğinden kaynaklanan haklara tecavüzün ref’i, önlenmesi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, … ile … arasında … Maçlarının münhasır yayınına ilişkin Paket A Yayın Hakları sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereği yayın haklarının görsel ve işitsel anlamında münhasır sahibi olduğu, davalının … logolu televizyon kanalında yayınlanan “…” adlı televizyon programında, “…” olarak yayınladığı ve hatta yorumcular vasıtasıyla da bu maçlarla ilgili program yaptıklarını tespit ettiklerini, davalının programları “…” yaparak izletmekte ve bu yolla haksız bir kazanç sağladığını, davalının …’nun haklarını ihlal ettiğini, davalının sahibi olduğu … Logolu televizyon kanalında yayınlanan “…” adlı programın yayınının dava sonuna kadar ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, müvekkil şirketinin yayınlarının izlenmesi yoluyla maç anlatımı şeklinde program yapılmasının engellenmesine, davanın … Kurumuma ihbar edilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Mahkemenin görevli olmadığını, yargılamanın Asliye Ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, futbol maçı esnasında görüntü kullanılmadığını sadece yorum ve bilgi verildiğini, Televizyon ekranından izlemek suretiyle maç anlatımı şeklinde bir eylemden bahsedildiğini, böyle bir eylemin müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilmediğini, davacılardan … A.Ş. adında bir şirketten bahsedilmediğini, davacılardan …’nın … lisansı üzerinde ne şekilde bir hak tesisi olduğuna ilişkin herhangi bir somut ve hukuki kanıt bulunmadığını, ayrıca dava dilekçesinin önemli bir kısmında … logolu kanaldan bahsedilmekteyse de, bahsedilen fiillerin hiçbirinde televizyon yayınına ait görüntünün kullanılmasının sözkonusu olmadığını, … logolu kanaldan bahsedip … A.Ş.’nin de haklarının ihlal edilmiş olduğu iddiasıyla davacı sıfatına haiz olması mümkün olmadığını, bu kapsamda davacıların herhangi bir surette aktif dava ehliyetlerinin de bulunmadığını, husumet yönünden de davanın ve tüm taleplerin reddine karar verilmesi gerektiği, davanın görev yönünden reddine, dava konusu programının yayının durdurulması nedeniyle tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Asli Müdahil vekili asli müdahale talepli dilekçesinde özetle, müvekkili ile … arasında imzalanan 22/08/2013 tarihli sözleşme gereğinde 2013-2014 futbol sezonu …, …, … Kupası müsabakalarında gruplarda oynanacak karşılaşmalar ve … Final müsabakasının yurt içine ve yurt dışına internet vs.her türlü iletişim teknolojisi aracılığı ile sesli (audio) radyo yayın hakkının … kurumuna ait olduğunu, davalı şirketin Türkiye Futbol Federasyonu ile hiçbir anlaşması, sözleşmesi olmadan herhangi bir telif ödemesi yapmadan izinsiz şekilde söz konusu müsabakaları canlı yayın esnasında … logolu kanalı izlemek marifetiyle “canlı” olarak yayınladığı ve hatta yorumcular vasıtasıyla da bu maçlarla ilgili program yaptıklarının tespit edildiğini, söz konusu yayınların televizyonlar üzerinden bu şekilde … izleyerek anlatılmasının müvekkili kurumun çok büyük meblağlar ödeyerek aldığı yayın haklarını kullanılmasını olumsuz şekilde etkilediğini, bu durumun açıkça hak gasbı olduğunu ve haksız bir kazanç sağlandığını iddia ederek, asli müdahale taleplerinin kabulüne, …, …, … Kupası müsabakalarında gruplarda oynanacak karşılaşmalar ve … Final müsabakasının yayınlarının hak sahibi olmayan davalı tarafından maç anlatımı şeklinde program yapmasının engellenmesi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, davacının yayın haklarına sahip olduğu … maçları kapsamında kalan futbol müsabakalarının davalı şirket TV kanalında canlı yayın esnasında davalı şirkete ait TV kanalında … adlı programda programı yapanlar tarafından izlenerek bu maçla ilgili yapılan canlı yayın programının önlenmesi talepli davadır.

Davacı ile … arasında … maçlarının münhasır yayına ilişkin … hakları sözleşmesi imzalandığı, ayrıca … tarafından söz konusu müsabakaların radyodan canlı olarak yayınlanması da başka bir kuruma (Asli müdahil …’ye) ihale edildiği, davalı şirketin ise herhangi bir anlaşma olmadan izinsiz şekilde söz konusu müsabakaları canlı yayın esnasında …’yi izlemek marifetiyle canlı olarak yayınladığı iddiasıyla dava açılmıştır.
Davacılar vekilinin mahkemeye sunduğu 17.07.2014 tarihli dilekçesinde 10.01.2014 tarihli olarak verilen … Logolu televizyon kanalında yayınlanan … adlı programa ait … maçına ait yorum değerlendirme içeriğinin bulunduğu CD dosyaya sunulmuştur.
Davacının ve Asli Müdahil …’nin … ile yaptığı anlaşma gereğince … maçlarının Türkiye’de inhisari yayın haklarına sahip olduğu dosyaya sunulan sözleşmelerle sabittir.

Davalı şirketin … maçına ilişkin … adlı programdaki yorumlar CD içeriğinde dosyaya sunulmuş olup mahkememizce bilirkişi olarak seçilen Bilişim Uzmanı …’dan CD izlenmek suretiyle rapor alınmıştır. Görüntülerden davacıya ait … kanalında yayınlanan maçın davalıya ait … kanalında görüntü kullanmaksızın kameranın görmediği açıdan eş zamanlı olarak maçın izlenerek bu görüntüler üzerinden program yapıldığı ve dolaylı şekilde maçın aktarıldığı canlı görüntü olmamasına rağmen programdaki yorumcuların aktarımından maç seyrinin takip edildiği anlaşılmaktadır.

DVD içerisinde 45 dakikalık kayıtta Süper Ligin 2013-2014 sezonu 10 Haftasının 2.ci karşılaşması olan … maçının ilk yarısı oynandığı sırada … sitesinden yayın yapan …’nin … kanalındaki dakika yorum programında 18.50-20.55 saatleri arasında sunucu … ve … isimli yorumcularla birlikte yorumların yapıldığı naklen yayından anlık aktarmalar yapıldığı anlaşılmıştır.

TV izleyicisi şifreli ve paralı olan davacı kanalını izlemek yerine ücretsiz olan davalı kanalını izleyen seyirci hem maçın seyrini takip edebilmekte hem de görüntüler üzerine yapılan yorumları izleyebilmekte bu şekilde davacının yüksek bedel ödeyerek yayın haklarını aldığı, söz konusu maçlar üzerinden davalının davacı yayın hakkını ihlal ederek onun yatırımını sömürdüğü ve paraziter rekabet oluşturduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili ve asli müdahil … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 11.HD’nin 24/10/2016 tarihli ve 2016/11712 esas, 2016/8332 karar sayılı ilamı ile “1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı … vekilinin … A.Ş. ve … A.Ş.nin davacı olduğu ilk davaya yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Asli müdahil … Müdürlüğü vekilinin temyizine gelince, dava, davalının eylemi ile davacıların yayın haklarını ihlal ettiği iddiasıyla yayının engellenmesi talebine ilişkindir. İlk davayı … A.Ş. ve … A.Ş. açmış, işbu davaya … Müdürlüğü de 2013-2014 futbol sezonu maçlarının radyo yayın hakkı sahibi olarak gerekli harçları yatırmak suretiyle asli müdahale talebinde bulunmuştur. Ancak, mahkemece davanın kabulü yönünden hüküm kurulurken, asli müdahil … Genel Müdürlüğü’nün radyo yayın hakkı sahibi olarak dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddia ve talepler değerlendirilmemiş ve … Genel Müdürlüğü yönünden bir hüküm kurulmamıştır. Oysa ki, asli müdahale davası ile ilk dava birbirinden bağımsızdır ve buna göre, asli müdahale davası hakkında da ayrı bir hüküm kurulması gerekir. Asli müdahil kendisi hakkında verilen bu hükmü yalnız başına kanun yoluna götürme hakkına da sahiptir (KURU/ARSLAN/YILMAZ; Medeni Usul Hukuku, 19. Baskı, s. 537-538). Bu durumda mahkemece asli müdahil … Müdürlüğü’nün talepleri hakkında da olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sadece diğer davacıların taleplerine yönelik değerlendirme yapılarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu yönden asli müdahil yararına bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, mahkememize iade edilen dava dosyasının yeni esasa kaydının yapılarak bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamanın bitirildiği anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda açılan davalar değerlendirildiğinde; bozma dışında kalan davacının davasının kabulüne yönelik hüküm kısmına dokunulmaksızın, davaya konu spor müsabakaları bakımından radyo yayın haklarına sahip olduğu anlaşılan ve Yargıtayca da kabul gören tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında aynı kapsamda sübut bulan asli müdahil …’nin açmış olduğu davanın kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1- Davanın kabulü ile davalının sahibi olduğu … Logolu TV kanalında yayınlanan davacı yayınlarının izlenmesi yolu ile maç anlatımı şeklindeki … adlı program yayının durdurulması ve önlenmesine,

2- Asli müdahil …’nin açmış olduğu davanın kabulü ile; davalıya ait … Logolu TV kanalında yayınlanan “…” adlı programda …’nin Radyo yayın haklarının sahibi olduğu …, …, … Kupası müsabakalarında gruplarda oynanacak karşılaşmalar ve … müsabakasının maç anlatımı şeklinde yayınlanmasının DURDURULMASI VE ÖNLENMESİNE,

3- ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 44,40 TL karar harcından peşin yatırılan 24,30 TL’nin mahsubu ile kalan 20,10 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekili yararına hesap olunan 3.931,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
-Davacı tarafından yapılan: 400,00 TL bilirkişi ücreti, 600,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.000,75 TL ve 48,60 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 1.049,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-ASLİ MÜDAHİL …’NİN AÇMIŞ OLDUĞU DAVA YÖNÜNDEN;
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 44,40 TL karar harcından peşin yatırılan 25,20 TL’nin mahsubu ile kalan 19,20 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-Asli müdahil …’nin yapmış olduğu 50,40 TL (peşin+başvuru harcı) yargılama giderinin davalıdan alınarak Asli müdahil …’ye verilmesine,
-Asli müdahil … yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap olunan 3.931,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak asli müdahile verilmesine,

5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2019

İstinaf Kararı: Futbol Maçı Özetinin İzinsiz ve Bedel Ödenmeksizin Yayını,Yayın Hakkı, Tazminat, Kısmî Dava

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI

DOSYA NO: 2017/1501 Esas
KARAR NO: 2019/419
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/12/2016
NUMARASI: 2016/147 2016/242
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 27/02/2019

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile Türkiye Futbol Federasyonu arasında 16/12/2011 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca müvekkilinin münhasır lisansını elinde bulundurduğu Ziraat Türkiye Kupası kapsamında 16/05/2012 tarihinde Fenerbahçe Bursaspor arasında oynanan ve müvekkiline ait televizyondan canlı yayınlanan futbol müsabakasına ait görüntülerin davalıya ait internet sitesinde izinsiz ve hiçbir bedel ödenmeksizin 2 dakika 19 saniye süresince kullanıldığını, böylelikle müvekkilinin haklarının ihlal edildiğini, bu durumun aynı zamanda haksız rekabet de teşkil ettiğini, bu hukuka aykırı yayın sebebiyle davalı aleyhinde İstanbul 3. FSHHM’nun 2012/146 esas sayılı dosyası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla açmış oldukları davada 5000 USD’nin davalıdan tahsiline karar verildiğini, kararın temyiz edilmediğinden 11/04/2014 tarihinde kesinleştiğini, müvekkili ile TFF arasında imzalanan sözleşmenin 8.9 maddesi uyarınca dakikası 5000 USD olmak üzere bir tarife belirlendiğini, tarifeye göre davalının sahibi olduğu internet sitesinde 2 dakika 19 saniyelik görüntü için toplam 11.583 USD ödeme yapılması gerektiğini, 5846 sayılı FSEK’in 68.maddesine göre müvekkilinin davalının bu eylemi sebebiyle rayiç bedelin 3 katını talep etme hakkı bulunduğunu, buna göre 11.583X3 = 34.749,00 USD ödeme yapılması gerektiğini, hüküm altına alınan 5000 USD’nin mahsubu neticesinde geriye 29.750,00 USD alacaklarının kaldığını belirterek geriye kalan 29.750,00 USD maddi tazminatın tahsil tarihindeki TC. Merkez Bankası efetiktif döviş satış kuru esas alınarak TL karşılığı olan 85.959,65 TL tutarın tecavüzün meydana geldiği 16/05/2012 tarihinden itibaren hesaplanacak devlet bankalarının 1 yıl vadeli USD mevduata uğradığı en yüksek faiziyle birlikten davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu talebin 16/05/2012 tarihinde gerçekleşen müsabakanın izinsiz yayını iddiasına dayandığını, eylem tarihinden itibaren 4 yılı aşkın süre geçtiğini, dolayısıyla talebin zamanaşımına uğradığını, talep konusu davacı tarafından İstanbul 3.FSHHM’nun 2012/146 esas sayılı dosyasıyal talep edildiğini, söz konusu dava tarihinde yürürlükte olan HMK 109 kapsamında talep konusu miktarın belirlenebilir olması nedeniyle kısmi dava açılamayacağını, mahkemece hükmedilen 5000 USD’nin davacıya ödendiğini, davacının söz konusu davada fazlaya dair haklarını saklı tuttuğunu beyan ettiğini, davacının gerek önceki dava gerekse huzurdaki davayı varsayımsal sözleşme ilişkisine dayandırdığını, davaya konu görüntülerin FSEK 37.maddesi kapsamında haber vasfıyla yayınlandığını, söz konusu mahkeme kararında davacı lehine fazlaya ilişkin hak tespiti bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek şartıyla rayiç bedelin 11.583,00 USD değil, 6.583,00 USD olduğunu, ayrıca görüntülerin 2 dakika 19 saniyelik maç görüntüsü olup büyük çoğunluğunun maç sonuna ait olduğunu bildirmiştir. Mahkemece, davacı tarafından daha önceden İstanbul 3. FSHHM’nin 2012/146 esas sayılı dosyasında dava konusu maç görüntülerine ilişkin davalı aleyhine dava açıldığı, dosyada alınan raporla ihlalin tespit edildiği, yine o dosya içerisine getirilen İstanbul 2 FSHHM’nin 2012/133 esas sayılı emsal dosyasındaki bilirkişi raporundaki ve yine İstanbul 1 FSHHM’nin 2012/158 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporlarındaki maddi tazminat hesaplamasında dayanak dakika bedelinin 5000 USD üzerinden hesaplandığı ve mahkemece taleple bağlı kalınarak 5000 USD’ye hükmedildiği, manevi tazminat talebinin reddedildiği, kararın 11/04/2014 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, somut olayda Ziraat Türkiye Kupası maçlarının televizyonda canlı yayın haklarının davacıya ait olup bu durumun ihtarname ili tüm kuruluşlara bildirildiği, davalının internet sitesinde 16/05/2012 tarihinde oynanan Türkiye Kupası final maçının görüntülerinden 2 dakika 19 sanileyelik bir görüntüyü yayınladığı, olayda maç görüntülerinin yayınlandığından haber amaçlı kullanımdan söz edilemeyeceği, dakikası 5000 USD üzerinden hesap yapıldığında 11.583,33 USD tutarında ücdret çıktığı, FSEK 68 uyarınca 3 katı hesaplamanın uygun olacağı, buna göre davacının isteyebileceği tutarın 34.749,99 USD olduğu , daha önceden hükmolunan 5000 USD mahsup edildiğinde, davacının talep ettiği 29.750,00 USD’nin yerinde olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, 29.750,00 USD tazminatın 16/05/2012 tarihinden itibaren devlet bankalarının 1 yıl vadeli USD faizine uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf sebebi olarak; talebin haksız fiil iddiasına dayandığını ve 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, Yargıtay’ın bazı kararlarında FSEK 68 .maddesi uyarınca farazi sözleşme teorisi adı altında eser haklarına ilişkin haksız fiillerin zamanaşımının 10 yıla çıkarıldığını, bunun zorlama bir yorum olduğunu, taraflar arasında gerçek bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, buna göre zamanaşımı def’inin mütecavize ait bir hak ve yetki olduğunu, eser sahibi tarafından ileri sürülebilecek bir hak olmadığını, zamanaşımı müessesesinin davalı tarafın sahibi olduğu bir def’i hakkı olduğunu, zamanaşımı def’inin değerlendirilmesi gerektiğini, yine talep konusu hakkında kesin hüküm olması nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, her ne kadar davacı tarafça İstanbul 3 FSSHM’nin 2012/146 esas sayılı dosyasında fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuş ise de, davada maddi tazminat yönünden kısmen kabul kısmen red kararı verildiği ve kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiğini, mahkemece kabul olunan miktarın üzerinde kalan tutar reddedildiği için artık fazlaya ilişkin talepler yönünden mevcut bir kesin hüküm bulunduğunu, davacının kararda itiraz etmediğini ve kararın kesinleştiğini, dolayısıyla davacının fazlaya ilişkin haklarını bu davada isteyemeyeceğini, yine daha önceki dava tarihinde mevzuata göre kısmi dava açılamayacağını, bu nedenle bu davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca bu savunmaları kabul edilmese dahi önceki tarihli davada sözleşme ile öngörülecek rayiç tutarın 5000 USD tahsiline, 3 katı bedelin ise reddine karar verilmiş olmakla davacının 11.583,00 USD rayiç bedel üzerinden hak ettiğini iddia ettiği toplam 34.746,00 USD’nin 15.000 USD’si hakkında kesin hüküm bulunduğunu, mahkemenin önceki kararda 5000 USD’ye hükmetmekle beraber 3 kat talebi yerinde bulmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, yine davacının bakiye 29.759,00 USD talebinin 10.000 USD’lik kısmı hakkında önceki savunmaları saklı kalmak kaydıyla kesin hüküm mevcut olduğunu, davacının rayiç bedeli 11.583,00 USD rayiç bedel ileri sürmekte is ede, bunun 5000 USD’si hkkandı hüküm kurulup 3 kat talebin reddedildiğini, buna göre bu davada üzerinden hüküm kurulacak bakiye rayiç bedelinin 6.583,00 USD olup, 3 katının ise 19.749,00 USD olduğunu, kararın bu nedenle de bozulmasını istediklerini, yayınlanan görüntülerin haber amaçlı olup 2 dakikalık bir süreyi kapsadığını, dava konusu kullanımın hukuka uygun iktibas serbestisi kapsamında bir kullanım olduğunu, bu nedenle sahibinden izin alınması gerekmediğini bildirmiştir. İstanbul 3.FSHHM’nin 2012/146 esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacının davalı aleyhine aynı iddialarla dava açarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla FSEK 68.maddesi uyarınca şimdilik 5000 USD maddi tazminatın ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini istediği, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda; bilirkişi heyetince ihlalin varlığından söz edildiği, heyetteki bilirkişilerden sadece bir tanesinin 2 dakika 19 saniyelik yayının haber verme kapsamında değerlendirilmesi yolunda görüş bildirildiği görülmüştür. Aynı dosya içerisinde sunulan İstanbul 1.FSHHM’nin 2012/158 esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda; yayının dakika bedelinin 5000 USD olduğundan bahisle hesaplama yapıldığı görülmüştür. Yine aynı dosyaya sunulan İstanbul 2 FSHHM’nin 2012/133 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda; yayının dakikasının 5000 USD üzerinden hesaplama yapıldığı görülmüştür. Yargılama sonunda davanın kısmen kabul, kısmen reddine, takdiren 5000 USD’nin devlet bankalarının uyguladığı en yüksek faizle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, kararın temyiz edilmeksizin 11/04/2014 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Dosyaya sunulan yayın sözleşmesi içeriğinden Türkiye Kupası maçlarının yayınlanmasının davacı tarafa bırakıldığı, sözleşme bedelinin 11.160.715 USD + KDV olduğu görülmüştür. Mahkemenin gerekçeli kararının 3.sayfasının 2.paragrafında mahkemenin 2012/133 esas sayılı dosyasın dakika bedelinin 5000 USD üzerinden bilirkişinin hesaplama yapıldığını ve bu dava sonunda verilen kararın onandığının belirtildiği ve kararın kesinleştiği belirtilmiştir. Yine İstanbul 1 FSHHM’nin 2012/158 esas sayılı dosyasında da bilirkişinin dakika hesabının 5.000 USD üzerinden yaptığını ve tazminata hükmedildiğini belirttiği görülmüştür.

GEREKÇE: Dava, 5846 Sayılı FSEK’e dayalı tazminat davasıdır. Davacı tarafça İstanbul 3.FSHHM’nin 2012/146 esas sayılı dosyasında fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 5.000 USD maddi tazminat ve manevi tazminat talep edildiği, yargılama sonunda ise davanın kısmen kabul, kısmen reddiyle 5000 USD’nin davalıdan tahsiline ve manevi tazminat talebinin de reddine karar verildiği görülmüştür. Öte yandan kararın gerekçe kısmında “davacının yayınla ilgili hak sahibi olması sebebiyle FSEK 68.maddesinin uygulanması talebinin ….reddine” karar verilmesi gerektiği şeklinde bir gerekçeye yer verildiği görülmüştür. Davacı taraf anılan dosyada FSEK’in 68.maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunmuş olup az önce belirtilen gerekçe ile davacının FSEK 68.maddesi ile ilgili talebinin reddine karar verilmesi gerektiği şeklindeki gerekçeye ilişkin olarak davacı tarafından o tarihte kanun yolu olan temyiz yoluna başvurulmamış olup bir anlamda bu gerekçe kesinleşmiştir. Bir başka ifadeyle bu gerekçe davacının 5000 USD’den fazla maddi tazminat isteyemeyeceği anlamına gelmektedir. Davacı taraf bu gerekçeye yönelik olarak temyiz kanun yoluna başvurmadığından bu husus kesinleşmiştir. Kaldı ki kararın hüküm kısmında fazlaya ilişkin talep reddedilmemiş olmakla birlikte fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına dair bir karar da oluşturulmamıştır. Dolayısıyla davacının 68.maddenin uygulanmasına yönelik talebi reddedildiğinden ve kesinleştiğinden istinafa konu davada 68.maddeye dayalı olarak tazminat talep etme hakkı kalmamıştır. Mahkemece açıklanan bu hususlar doğrultusunda davanın reddi gerektiği gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hal böyle olunca davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,

2-İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 29/12/2016 gün, 2016/147 Esas, 2016/242 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Davanın REDDİNE,

4-Alınması gereken 44,40 TL harcın, peşin alınan 1.467,98 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 1.423,58 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,

5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 23,10 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7-Davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 9.626,77 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine,

9-İstinaf aşamasında davalı tarafça yapılan yargılama gideri olan 85,70 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

10-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

11-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/02/2019