yargı kararları

Sporcunun Açtığı Hizmet Tespit Davası Nasıl Yürütülmeli?

Bir spor kulübü ile bir sporcu ücret karşılığı anlaştıklarında hizmet sözleşmesi yapmış olurlar. Kulüp, işveren; sporcu ise işçi sıfatını kazanır.

Kulüpler, sporcuya ücret ödemenin dışında, ayrıca sporcunun SGK primlerini yatırmak zorundadır.

Eğer kulüp SGK primlerini yatırmaz veya eksik yatırırsa, sporcu hizmet tespit davası açabilir.

Yargıtay kararlarını okuduğumuzda, ilk derece mahkemelerinin bu davaları eksik yürüttüğünü, gerekli araştırmayı yapmadığını görüyoruz.

Yargıtay, yakın tarihli bir kararında, sporcuların açtıkları hizmet davalarında mahkemelerin nasıl hareket etmesi gerektiğini detaylı şekilde açıklamış.

Davacı sporcuların ve vekillerinin bu kararı dikkate almaları ve ilk derece mahkemelerini uyarmaları gerekir.

Kararı aşağıda paylaşıyorum.

– – – – – – – – – – – – – – – – – – – –

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 21/10/2021, 2021/1182 E., 2021/12734 K.

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

I- İSTEM:

Davacı vekili, davacının davalı …’nde 24.10.2000 – 31.05.2001 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitini talep ve dava etmiştir.

II- CEVAP:

Davalı Futbol Spor Kulübü cevap dilekçesi sunmamıştır.

Fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili, hizmet tespit davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğinden özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini belirtmek suretiyle davanın reddini talep etmiştir.

III- MAHKEME KARARI:

A- İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince “davanın kabulüne”, “davacı …’nun, 006861.10 sicil sayılı davalı … Kulübüne ait spor tesisleri işletmesi işi işyerinde 24.10.2000 ile 31.05.2001 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden asgari ücret ile toplam 216 gün çalıştığı, 61 günlük çalışmasının feri müdahil Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği, 155 günlük çalışmasının ise feri müdahil Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğinin tespitine” karar verilmiştir.

B- BAM KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince “feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,” karar verilmiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Feri müdahil Kurum vekili özetle; Davacının iddiasının kanıtlanamadığını, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.

V- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun ispatı konusunda, İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Hizmet tespiti davalarının amacı, hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.

Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.

Eldeki dosya kapsamında; davacıya ait hizmet cetvelinde, ihtilaf konusu dönem içerisinde davalı işyerinden 24.10.2000-01.01.2001 tarihleri arasında 61 gün davacı adına Kurum’a hizmet bildiriminde bulunulduğu, Türkiye Futbol Federasyonu kayıtlarında davacı ile davalı arasında imzalanan Profesyonel Futbolcu Sözleşmesi ile hizmet sürelerinin 19.10.2000 – 31.05.2001 tarihleri arası olarak belirlendiği, duruşmalarda sadece davacı tanığının dinlendiği, Mahkemece dosyadaki kayıtlara ve tanık beyanına itibarla davalı … tarafından Kuruma bildirilmeyen eksik hizmet gün sayılarının tespit edildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, TFF dan sorularak davacının oynanan maçlarda görev alıp almadığının kontrol edilmediği, re’sen seçilecek bordro tanıklarının dinlenmediği, davacının çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır.

Mahkemece yapılacak iş; Türkiye Futbol Federasyonundan müsabaka isim listelerine göre davacının sezon içerisinde görev aldığı müsabaka tarihlerini sormak, davacının dava konusu dönem içerisinde başka bir kulüpte geçici olarak görev alıp almadığını sormak, davacı ile davalı … arasında sözleşme bulunmayan dönemlerde davacının herhangi bir spor kulübü adına oynama uygunluğu (vize) ve lisans verilip verilmediğini sormak, davalı işyerine ait dönem bordrolarını ve işyeri dosyasını getirtmek, tespiti istenen dönem içerisinde Kurum müfettişlerince yapılan bir inceleme olup olmadığını sormak, hizmet cetvellerini getirtmek suretiyle resen tespit edilecek dönemin tamamını kapsayan bordro tanıklarını dinlemek, bordro tanıklarının beyanı alınamaz ise Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak, ayrıca talep edilen dönemde davalı … kulübünde futbolcu, teknik adam ve kulüp yöneticisi olarak çalışan kişileri de dinlemek, kayıtlı tanıklara davacının çalışmasına ara verip vermediğini ve ücretini nasıl aldığını açıklatmak, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O hâlde, feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yorumunuzu Paylaşın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: