Yargıtay: “Sporcu Sözleşmelerinden Doğan Uyuşmazlıklarda İş Mahkemesi Görevlidir”

Resmî Gazete’nin bugünkü sayısında sporcu sözleşmelerinde tahkim şartı ve görevli mahkemeye ilişkin ilginç bir Yargıtay kararı yayınlandı.

Bu karar spor hukuku açısından çok önemli.

Yargıtay kararı bazı soruları gündeme getirdi:

  • Kulüp ile profesyonel sporcu arasındaki sözleşmenin niteliği nedir?
  • Profesyonel sporcu sözleşmesinde tahkim şartı öngörülebilir mi?
  • Profesyonel sporcu sözleşmesinden doğan ücret alacağının tahsili için Türkiye Basketbol Federasyonu veya bir başka federasyon görevli kılınabilir mi? Sporcu, alacağın tahsili için federasyona başvurmaya zorlanabilir mi?
  • Profesyonel sporcu sözleşmesinde yer alan tahkim şartı geçerli midir? Sporcu, tahkim şartına rağmen devlet mahkemesine başvurabilir mi?
  • Profesyonel sporcu sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar için hangi mahkeme görevlidir?

Yargıtay bazı sorulara cevap vermiş.

Önce olayı anlatayım.

Basketbol oyuncusu Dilan Çelik ile Kastamonu Basketbol Spor Kulübü Derneği arasında sözleşme imzalanmış.

Sporcu, ücret alacağının ödenmemesi sebebiyle icra takibi başlatmış. Davalı kulüp takibe itiraz etmiş. Sporcu, itirazın iptali ve takibin devamı için asliye hukuk mahkemesine başvurmuş.

Kulüp, davacı ile aralarındaki sözleşmede “uyuşmazlıkların basketbol federasyonunca inceleneceğine” dair hüküm bulunduğunu savunarak, tahkim ilk itirazında bulunmuş.

Asliye hukuk mahkemesi, sözleşmede tahkim şartı bulunması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş.

Yargıtay, 7036 sayılı Kanun uyarınca görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, davanın iş mahkemesinde açılması ve tahkim ilk itirazını iş mahkemesinin değerlendirmesi gerektiğini, asliye hukuk mahkemesinin görevsizlik karar vermesi gerekirken davanın usulden reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiş.

Bu kararda değerlendirilmesi gereken birkaç nokta var.

1) Kulübe bağlı çalışan profesyonel sporcu, işçidir:

Yargıtay, kulüp bünyesinde ücret karşılığı çalışan profesyonel sporcuların işçi olduklarını belirtmiş.

Yargıtay’ın bu tespiti doğru.

Her ne kadar ülkemizde bazı spor hukukçuları profesyonel sporcuların işçi olmadıklarını iddia etseler de, bu meslektaşlar – çok şükür – azınlıkta.

Konu hakkında uzun yazmayacağım. Daha önce yayınladığım yazımı okuyabilirsiniz.

2) Yargıtay, kanunun adını yanlış yazmış:

Yargıtay, “7036 sayılı İş Kanununun göreve ilişkin 5/1/a maddesi” uyarınca iş mahkemesinin görevli olduğunu açıklamış.

Yargıtay, kanunun adını yanlış yazmış.

7036 sayılı Kanun, İş Kanunu değildir. Bu kanunun başlığı İş Mahkemeleri Kanunudur.

3) Kanun, tahkim şartını ortadan kaldırmaz:

Yargıtay’ın ne dediğini doğru anlamak gerekiyor.

Twitter’da bir hukukçu bu kararı “Sözleşmeli sporcunun ücret alacağından doğan uyuşmazlıklar hakkında, tahkim şartı olsa bile 25.10.2017 tarihinden sonra açılan iş davalarında görevli mahkeme iş mahkemesidir.” şeklinde duyurmuş.

Bu ifadeyi düzeltmek gerekir.

Yargıtay, tahkim şartına rağmen iş mahkemesinin görevli olduğunu ifade etmedi. Yargıtay, davanın asliye hukuk mahkemesinde değil, iş mahkemesinde açılması gerektiğini; tahkim itirazını iş mahkemesinin değerlendirmesi gerektiğini açıkladı. Yargıtay, İş Mahkemeleri Kanununun yürürlüğe girmesi ile tahkim şartını geçersiz hale geldiği, tahkim şartı olmasın rağmen iş mahkemesinde dava açılması gerektiği yönünde bir açıklama yapmadı.

4) Tahkim şartı geçersiz:

Asliye hukuk mahkemesi, taraflar arasındaki sözleşmede yer alan “uyuşmazlıkların basketbol federasyonunca inceleneceğine” dair düzenlemeyi tahkim şartı olarak değerlendirmiş.

Uyuşmazlığın federasyonca değerlendirileceğine dair düzenleme tahkim şartı mıdır?

Kanımca bu tahkim şartı geçersizdir. Zira Türkiye Basketbol Federasyonu’na tahkim görevi yükleyen yasal düzenleme bulunmamaktadır. Ayrıca federasyon bünyesinde, Türkiye Futbol Federasyonu’ndan farklı olarak, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu gibi bir kurul bulunmamaktadır.

Federasyona yetki veren düzenlemenin tahkim şartı olduğu kabul edilse bile, bu tahkim şartının geçerliliği tartışmalıdır.

Yargıtay’ın konuyla ilgili çelişkili kararlar verdiği, içtihat yaratamadığı görülmektedir.

Yargıtay, “sözleşmenin kuruluşunda bizzat sözleşme içeriğinde tahkim şartı öngörülmesi halinde işçi, işverene bağımlı durumda bulunmakla tahkim şartının işçiyi bağladığından bahsedilemez” demiştir.

Yargıtay bir başka kararında “antrenör veya teknik direktör ile işveren arasındaki uyuşmazlıkların çözümü için, bu kişilerin bağlı bulundukları federasyonun yönetmelik veya genelgelerinde özel hukuk veya tahkim kurulunun öngörülmesinin iş mahkemesinin görevini ortadan kaldırma(yacağını)” kabul etmiştir.

Yargıtay bir diğer kararında “Federasyon ile kulüp, federasyon ile hakem, sporcu, teknik direktör, antrenör, idareci ve benzeri spor elemanları ile kulüpler arasında çıkan uyuşmazlıklar için federasyonun kendi özel kanunlarında veya hukuk talimatlarında özel kurullar ve tahkim şartı benimsen(mesi halinde) sporcu, antrenör gibi kimselerin işverenleri olan kulüplerle ilgili uyuşmazlıklarda öncelikle bağlı olduğu federasyonun kurullarına başvurması gerek(tiğini)” benimsemiştir.

Yargıtay’ın kararları dikkate alınırsa, Yargıtay sporcu sözleşmesinde spor federasyonunun görevli olduğuna tahkim şartının geçerliliğini sadece ilgili federasyonun mevzuatında bu yönde düzenleme olması ve federasyonda özel kurullar olması ihtimalinde tartışmaktadır. Federasyonda tahkim kurulu, uyuşmazlık çözüm kurulu gibi kurullar yok ise, kulüp ile sporcu arasındaki sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların federasyon tarafından çözümleneceğine dair düzenleme tahkim şartı olarak kabul edilmeyecektir.

Federasyon bünyesinde tahkim kurulu yer almadığına göre, işveren işçiyi federasyona başvurmaya zorlayabilir mi?

Zorlayamaz.

Taraflar arasında tahkim şartı olduğu kabul edilse bile, Yargıtay iş sözleşmesindeki tahkim şartını ya geçersiz kabul ediyor ya da işçinin mahkemeye başvurma hakkının ortadan kaldırmadığını belirtiyor.

Sonuç olarak, asliye hukuk mahkemesinin tahkim şartını kabul etmesi hukuka aykırıdır.

İş mahkemeleri de kulüp ile sporcular arasındaki sözleşmelerde yer alan bu tür tahkim şartlarının geçerli olmadığı ya da sporcuların devlet mahkemesine başvurma hakkını ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle sporcuların açacakları ücret alacağı davalarını kabul etmek zorundadır.

5) Dava şartı arabuluculuk atlanmamalı:

Kulüp ile profesyonel sporcu arasındaki sözleşme hizmet sözleşmesidir. Hizmet sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda iş mahkemesi görevlidir.

Dava açmaya karar verilmesi halinde, çok önemli bir hususa dikkat etmek gerekiyor.

Kulüp veya profesyonel sporcu, işçi veya işveren alacağı ve tazminatı talepli dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmektedir.

– – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – — – –

Yargıtay’ın kararını aşağıda paylaşıyorum.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinden:

ESAS NO : 2020/7165

KARAR NO : 2020/5239

TÜRK MİLLETİ ADINA

YARGITAY İLAMI

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KASTAMONU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 27/11/2018

NUMARASI: 2018/302-2018/380

DAVACI: DİLAN ÇELİK VEKİLİ AVUKAT ZEYNEP YURT

DAVALI : KASTAMONU BASKETBOL SPOR KULÜBÜ DERNEĞİ VEKİLİ AVUKAT OSMAN YİĞİT ÇINAROĞLU

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istenilmekle, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

YARGITAY KARARI

Davacı, davalı spor kulübünün sözleşmeli sporcusu olduğunu, 1.375,00 TL ücret alacağının davalı spor kulübü tarafından ödenmediğini, bu nedenle başlattığı takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.

Davalı spor kulübü, davacı ile aralarındaki sözleşmenin 8.maddesinde uyuşmazlıkların basketbol federasyonunca inceleneceğine dair hüküm bulunduğunu savunarak, tahkim ilk itirazında bulunmuştur.

Mahkemece, sözleşmede tahkim şartı bulunması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; miktar itibariyle kesin olan hüküm, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istemi ile temyiz edilmiştir.

Görev, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınabileceği gibi taraflarca da davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Ayrıca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 116’ncı maddesinin (b) bendine göre ihtiyari tahkimde uyuşmazlığın tahkimde görülmesi gerektiğine ilişkin itiraz, ilk itiraz niteliğinde olup, l 17’nci maddenin ikinci fıkrası gereğince, ilk itirazların, dava şartlarından sonra inceleneceği açıkça hükme bağlanmıştır.

7036 sayılı İş Kanununun göreve ilişkin 5/1/a maddesinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun ikinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen, hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarında görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır. Yine aynı kanunun 38′ inci maddesinde de görevi düzenleyen 5′ inci maddesinin yayın tarihinden itibaren yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.

O halde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işverenler arasındaki iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda, 7036 sayılı Kanununun 5’inci maddesinin (a) bendinde ve 38’inci maddeleri gereğince 25/10/2017 tarihinden sonra açılan davalarda görevli mahkeme iş mahkemeleridir.

Somut olaya bakıldığında; davacının, hizmet sözleşmesi gereğince davalı Spor Kulübünde profesyonel sporcu olarak görev yaptığı, 7036 sayılı Kanunun 25/10/2017 tarihinde yürürlüğe girdiği, davanın 18/09/2018 tarihinde açıldığı dikkate alındığında, davada görevli mahkeme iş mahkemesidir. İlk itirazı değerlendirecek olan mahkeme de görevli olan iş mahkemesidir. Mahkemece bu husus resen dikkate alınıp, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, tahkim ilk itirazı üzerine “davanın usulden reddine” karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına temyiz talebinin kabulü gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile Kastamonu Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 27.11.2018 tarih ve 2018/302 E., 2018/380 K. sayılı karanın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, 01/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Spor Federasyonları Sporcu Lisans, Vize ve Transfer Talimatlarını Yayınlamaya Devam Ediyor

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın hazırladığı yeni Sporcu Lisans, Vize ve Transfer Yönetmeliği, 14 Aralık 2019 Tarihli ve 30978 Sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe girdi. (Yönetmeliğin güncel versiyonu için bkz. https://tinyurl.com/v95qtwz)

Yönetmelik, birçok konunun düzenlenmesini spor federasyonlarına bıraktı. Spor federasyonlarının yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden itibaren 3 ay içinde talimatlarını hazırlamaları gerekiyordu. Bakanlık, talimatların hazırlanması süreci için bir genelge yayınlayacaktı.

Yönetmelik Aralık 2019’da yürürlüğe girdi.

Federasyonların Mart ayına kadar talimatlarını hazırlaması gerekiyordu ancak hazırlamadılar.

Mart ayında koronavirüs pandemisi patlak verdi. Talimatlar yalan oldu.

Ağustos ayında birçok federasyon talimatlarını yayınlamaya başladı. Talimatlarını yayınlayan ve yayınlamayan federasyonların listesini paylaşmıştım.

Listeyi yayınladıktan sonra bazı federasyonların talimatları Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün sitesinde yayınlandı.

Maalesef Türkiye Herkes İçin Spor Federasyonu ve Türkiye Okul Sporları Federasyonu henüz ilgili talimatlarını hazırlayıp Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün sitesinde yayınlatmadı.

Sporcu Vize, Lisans ve Transfer Talimatlarını Yayınlayan Federasyonlar

Türkiye Atıcılık ve Avcılık Federasyonu

Türkiye Atletizm Federasyonu

Türkiye Badminton Federasyonu

Türkiye Basketbol Federasyonu

Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu

Türkiye Bilardo Federasyonu

Türkiye Binicilik Federasyonu

Türkiye Bisiklet Federasyonu

Türkiye Bocce Bowling Dart Federasyonu

Türkiye Boks Federasyonu

Türkiye Briç Federasyonu

Türkiye Buz Pateni Federasyonu

Türkiye Buz Hokeyi Federasyonu

Türkiye Cimnastik Federasyonu

Türkiye Curling Federasyonu

Türkiye Dağcılık Federasyonu

Türkiye Dans Sporları Federasyonu

Türkiye Eskrim Federasyonu

Türkiye E-Spor Federasyonu

Türkiye Geleneksel Spor Dalları Federasyonu

Türkiye Geleneksel Türk Okçuluk Federasyonu

Türkiye Gelişmekte Olan Spor Branşları Federasyonu

Türkiye Golf Federasyonu

Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonu

Türkiye Güreş Federasyonu

Türkiye Halk Oyunları Federasyonu

Türkiye Halter Federasyonu

Türkiye Hava Sporları Federasyonu

Türkiye Hentbol Federasyonu

Türkiye Hokey Federasyonu

Türkiye İşitme Engelliler Spor Federasyonu

Türkiye İzcilik Federasyonu

Türkiye Judo Federasyonu

Türkiye Kano Federasyonu

Türkiye Karate Federasyonu

Türkiye Kayak Federasyonu

Türkiye Kaykay Federasyonu

Türkiye Kızak Federasyonu

Türkiye Kick Boks Federasyonu

Türkiye Kürek Federasyonu

Türkiye Masa Tenisi Federasyonu

Türkiye Modern Pentatlon Federasyonu

Türkiye Motosiklet Federasyonu

Türkiye Muay Thai Federasyonu

Türkiye Okçuluk Federasyonu

Türkiye Oryantiring Federasyonu

Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu

Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu

Türkiye Rafting Federasyonu

Türkiye Ragbi Federasyonu

Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu

Türkiye Sutopu Federasyonu

Türkiye Taekwondo Federasyonu

Türkiye Tenis Federasyonu

Türkiye Triatlon Federasyonu

Türkiye Voleybol Federasyonu

Türkiye Vücut Geliştirme Fitness Federasyonu

Türkiye Wushu Kung Fu Federasyonu

Türkiye Yelken Federasyonu

Türkiye Yüzme Federasyonu

Federasyonlar Sporcu Lisans, Vize ve Transfer Talimatlarını Yayınlamaya Başladı

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın hazırladığı yeni Sporcu Lisans, Vize ve Transfer Yönetmeliği, 14 Aralık 2019 Tarihli ve 30978 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. (Yönetmeliğin güncel versiyonu için bkz. https://tinyurl.com/v95qtwz)

Bu yönetmelik, eski yönetmeliğe göre farklı hükümler öngörüyor.

Yönetmelik, birçok konunun düzenlenmesini spor federasyonlarına bıraktı. Spor federasyonlarının yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden itibaren 3 ay içinde talimatlarını hazırlamaları gerekiyordu. Bakanlık, talimatların hazırlanması süreci için bir genelge yayınlayacaktı.

Yönetmelik Aralık 2019’da yürürlüğe girdi.

Federasyonların Mart ayına kadar talimatlarını hazırlaması gerekiyordu ancak hazırlamadılar.

Mart ayında koronavirüs pandemisi patlak verdi. Talimatlar yalan oldu.

Birkaç haftadır federasyonlar talimatlarını duyuruyor.

Federasyonların ve Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün sitelerinde bazı talimatları buldum.

Yayınlanmış talimatların linklerini federasyon sıralaması ile paylaşacağım.

Talimatların kapsamını, talimatlar arasındaki farkları ileride değerlendireceğim.

Maalesef Türkiye Basketbol Federasyonu, Türkiye Bisiklet Federasyonu, Türkiye Buz Hokeyi Federasyonu, Türkiye Cimnastik Federasyonu, Türkiye Dans Sporları Federasyonu, Türkiye Hentbol Federasyonu, Türkiye Herkes İçin Spor Federasyonu, Türkiye İzcilik Federasyonu, Türkiye Okul Sporları Federasyonu, Türkiye Satranç Federasyonu, Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu, Türkiye Voleybol Federasyonu, Türkiye Wushu KungFu Federasyonu ve Türkiye Yelken Federasyonu henüz ilgili talimatlarını hazırlayıp Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün sitesinde yayınlatmadı.

 

Sporcu Vize, Lisans ve Transfer Talimatlarını Yayınlayan Federasyonlar

Türkiye Atıcılık ve Avcılık Federasyonu

Türkiye Atletizm Federasyonu

Türkiye Badminton Federasyonu

Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu

Türkiye Bilardo Federasyonu

Türkiye Binicilik Federasyonu

Türkiye Bocce Bowling Dart Federasyonu

Türkiye Boks Federasyonu

Türkiye Briç Federasyonu

Türkiye Buz Pateni Federasyonu

Türkiye Curling Federasyonu

Türkiye Dağcılık Federasyonu

Türkiye Eskrim Federasyonu

Türkiye E-Spor Federasyonu

Türkiye Geleneksel Spor Dalları Federasyonu

Türkiye Geleneksel Türk Okçuluk Federasyonu

Türkiye Gelişmekte Olan Spor Branşları Federasyonu

Türkiye Golf Federasyonu

Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonu

Türkiye Güreş Federasyonu

Türkiye Halk Oyunları Federasyonu

Türkiye Halter Federasyonu

Türkiye Hava Sporları Federasyonu

Türkiye Hokey Federasyonu

Türkiye İşitme Engelliler Spor Federasyonu

Türkiye Judo Federasyonu

Türkiye Kano Federasyonu

Türkiye Karate Federasyonu

Türkiye Kayak Federasyonu

Türkiye Kaykay Federasyonu

Türkiye Kızak Federasyonu

Türkiye Kick Boks Federasyonu

Türkiye Kürek Federasyonu

Türkiye Masa Tenisi Federasyonu

Türkiye Modern Pentatlon Federasyonu

Türkiye Motosiklet Federasyonu

Türkiye Muay Thai Federasyonu

Türkiye Okçuluk Federasyonu

Türkiye Oryantiring Federasyonu

Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu

Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu

Türkiye Rafting Federasyonu

Türkiye Ragbi Federasyonu

Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu

Türkiye Sutopu Federasyonu

Türkiye Taekwondo Federasyonu

Türkiye Tenis Federasyonu

Türkiye Triatlon Federasyonu

Türkiye Vücut Geliştirme Fitness Federasyonu

Türkiye Yüzme Federasyonu

Türkiye Basketbol Federasyonu’ndan Altyapıdan Basketbolcu Yetiştiren Kulüpleri Teşvik Projesi

Türkiye Basketbol Federasyonu’nun, altyapıdan basketbolcu yetiştiren kulüpleri teşvik etmek amaçlı destek projesi 2020-21 sezonu itibariyle hayata geçiyor.

Altyapıdan basketbolcu yetiştiren kulüplerin desteklenmesi hususu aşağıdaki şekilde sicil lisans talimatına eklenmiştir:

Altyapıdan sporcu yetiştiren kulüplerin desteklenmesi:

MADDE 37 – (1) Basketbol Süper Ligi (BSL) Türkiye Basketbol Ligi (TBL) ve Kadınlar Basketbol Süper Liginde (KBSL) mücadele eden kulüpler, başka bir kulübün altyapısında yetişen bir basketbolcuyu transfer etmek istediklerinde yetiştirici kulüp veya kulüplere dağıtılmak üzere Federasyon tarafından belirlenecek kulüp destek bedelini yatırmak zorundadır. Basketbolcunun 13-18 yaşları arasındaki 6 sezonun tamamında yer aldığı kulübü ile sözleşme yapması halinde bu kulübün destek bedeli yatırması gerekli değildir. İlk kulübünden 13-18 yaş arasında başka bir kulübe veya kulüplere transfer yapmış basketbolcularla ilk kez sözleşme yapacak kulüpler de önceki kulübe veya kulüplere dağıtılmak üzere kulüp destek bedeli ödemekle yükümlüdür. 

(2) Kulüpler destek bedeli ödeyerek transfer ettikleri basketbolcuları ile müteakip sezonlarda sözleşmelerini yenilemek veya lisanslarını vize ettirmek için her sezon için ayrı ödeme yapmak zorundadır. Bir basketbolcu ile ilgili destek bedeli, ilgili sezon içerisinde yalnızca bir defa ödenir. Basketbolcunun başka bir kulübe kiralık olarak verilmesi veya ilişiksiz belgesi ile transfer edilmesi durumlarında aynı sezon içerisinde ikinci kez ödeme yapılmaz.

(3) Kulüplerin destek bedeli ödeyecekleri basketbolcular ve bunlara ilişkin esaslar aşağıdaki gibidir.

a)   Basketbolcunun 13-18 yaşları arasında lisanslı olarak bulunduğu kulüpler Sicil Lisans Müdürlüğü tarafından belirlenir. Yaşların belirlenmesinde basketbolcunun oynadığı sezonun ikinci yılı esas alınarak belirlenir. Yaşın belirlenmesinde ay ve gün dikkate alınmaz.

b)   Federasyon tarafından organize edilen veya yerel liglerde yer alan kulüplerin ümit, genç veya yıldız takımlarında en az bir basketbol sezonunda oynamış ve uluslararası mevzuat hükümlerine göre büyükler kategorisinde Türk Milli takımlarında oynamasında bir engeli bulunmayan basketbolcular için destek bedeli ödenir.

c)   Doğumdan sonra Türk vatandaşlığına geçmiş ve büyükler kategorisinde Türk Milli takımlarında oynayarak veya ilgili lig talimatına göre ülkemiz ümit, genç ve yıldız takımlarından yetişmiş koşulunda istisna kapsamında bulunan basketbolcular bu kapsamda değerlendirilmezler.

d)   Basketbol Süper Ligi (BSL), Kadınlar Basketbol Süper Ligi (KBSL)  veya Türkiye Basketbol Ligi (TBL) kulüplerinden geçici transfer veya ikinci lisans hakkından yararlanarak Basketbol Süper Ligi (BSL), Kadınlar Basketbol Süper Liginde (KBSL) veya Türkiye Basketbol Ligi (TBL) takımlarında müsabakalarda yer alan basketbolcular bu kapsamda değildir.

(4) Transfer veya vize başvurusunun ilgili kulüp tarafından yapılmasını müteakiben basketbolcunun 13-18 yaşları arasında bir ya da daha fazla başka kulüpte lisanslı olarak bulunduğu saptandığı takdirde, basketbolcunun transferini yapan veya sözleşmesini yenileyen kulüpten Federasyon tarafından belirlenen destek bedeli tahsil edilir. Tahsil edilen bedel, basketbolcunun 13-18 yaşlarında lisanslı olarak altyapısında yer aldığı kulüp ya da kulüplere yılları oranında pay edilerek ödenir.  Basketbolcunun 13-18 yaşları arasında lisanslı olarak yer aldığı kulüp veya kulüplerin TBF ve/veya yerel lig faaliyetlerinde aktif olarak yer almıyor olması halinde bu kulüplere tahakkuk eden destek bedeli basketbolcuyu transfer eden veya sözleşmesi yenileyen kulüpten tahsil edilir ve TBF Genç Basketbolcu Teşvik Projesi fonuna aktarılır.

2020 – 2021 sezonu için açıklanan bedeller şu şekildedir:

Altyapı Destek Bedeli

Lig/Yaş 19-25 yaş 26-32 yaş 33 yaş üstü
BSL 15.000.-TL 30.000.-TL 15.000.-TL
KBSL, TBL 5.000.-TL 10.000.-TL 5.000.-TL

·      Transfer edilen veya sözleşmesi yenilenen basketbolcu, tescil edildiği sezondan bir önceki basketbol sezonu içerisinde büyükler kategorisinde resmi bir milli (A milli) müsabakada görev aldı ise uygulanacak destek bedeli iki kat artırılır. 

·      2020-2021 sezonu için destek bedelleri % 50 oranında, takip eden sezonlarda ise tam olarak uygulanır.

Yargıtay – Basketbol, Sözleşmeye Aykırılık, Borçlu Temerrüdü, Devlet Yargısı, Tahkim, Derdestlik İtirazı

Yargıtay 13. HD., 29.11.2019, E. 2016/15775 K. 2019/11942

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı kulüp ile aralarında yaptıkları 01.06.1999 – 01.06.2003 yıllarına sari sözleşme kapsamında, 2002-2003 sezonu için federasyon nezdinde tek tip sözleşmenin yapılabilmesine yönelik davalı kulübün yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalıya keşide edilen ihtarnamelerden sonuç alınamadığını, bu nedenle 2002-2003 sezonunda başka bir kulüp ile sözleşme yapılmak zorunda kalındığını, borçlar kanunu hükümlerine göre davalının temerrüde düştüğünü ileri sürerek; fazlaya dair haklar saklı tutulmak suretiyle 368.250 USD karşılığı 520.000,00 TL alacağın tahsil tarihindeki dolar cinsi döviz kuru da hesaplanmak suretiyle 06.09.2002 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, sporcu sözleşmesinden kaynaklı temerrüt hükümlerine dayalı alacak isteğine ilişkindir. HMK’nun 297/1-c maddesinde hükmün tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıa hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılmasını ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bundan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsaması gerektiği, 297/2. maddesinde de hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerektiği açıklanmıştır. Mahkeme kararının gerekçesinde, taraflar arasında görülen … 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/851E., 2008/260 K. sayılı dosyası ile Gençlik ve Spor Bakanlığı Tahkim Kurulu ve Türkiye Basketbol Federasyonu Yönetim Kurulu kararlarından bahsedilip, daha önce açılan davalarla ilgili görev hususunun çözümlenmemiş olduğu, davalının görev ve derdestlik itirazının yerinde olduğu, ayrıca zamanaşımı süresinin de dolduğu saptaması yapılarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Oysa ki, öncelikle dava şartları yönünden inceleme ve değerlendirme yapılmalı, HMK 114. maddesinde sayılan dava şartları yönünden bir eksiklik görülmezse, ileri sürülen zamanaşımı yönünden somut olayın özelliğine göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece, görev ve derdestlik itirazları yerinde görüldükten sonra dosyadan el çekilmesi gerektiği halde, zamanaşımı itirazı hususunda da değerlendirme yapılarak karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, daha önce açılan davanın, zamanaşımı yönünden bu davaya olan etkisi tartışılmaksızın karar verilmiş olması hükmün açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde yazılması kuralına aykırı olup, bozmayı gerektirir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz talebinde bulunan davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Ligler Ertelendi

Yaklaşık bir aydır devam eden süreç sonunda sona erdi ve ligler ertelendi.

Sonraki yazımda süreci kronolojik olarak anlatacağım.

Bu yazıda şimdilik erteleme kararının alındığı toplantıdan sonra gerçekleşen basın açıklamasını paylaşıyorum.

Türkiye Basketbol Federasyonu’nun Ana Statüsü Değişti

Türkiye Basketbol Federasyonu’nun Ana Statüsü değiştirildi. Değişiklik, bugün Resmî Gazete‘de yayımlandı.

Değişiklik ile, 1/10/2014 tarihli ve 29136 mükerrer sayılı Resmî Gazete‘de yayımlanan Türkiye Basketbol Federasyonu Ana Statüsünün 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirildi ve üçüncü fıkrasının (d) ve (e) bentleri yürürlükten kaldırıldı:

(2) Başkan adayları, genel kurul tarihinden en az on gün önce, adaylık başvurularını Federasyona yaparlar.

Böylece federasyon başkanlığına aday olanlar, bundan böyle adaylık ücreti ödemeyecek ve delegelerin %15’inin teklifini sunmak zorunda kalmayacaklar.

Bu değişiklik, Danıştay’ın kararını hayata geçirmiş oldu. Ancak merak ediyorum: Bu ana statü değişikliği, federasyonun genel kurulu tarafından oylanıp onaylandı mı? Genel kurulun onaylamadığı bir değişiklik yok hükmündedir.

Yargıtay Kararı – Basketbol, Sporcu, Uygulanacak Kanun, Görevli Mahkeme

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2015/24584 E.,  2018/21216 K.

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, … Belediye Spor Kulübü ile müvekkilin 2011-2012 sezonu boyunca kulüp adına basketbol oynaması ve karşılığında ödeme yapılması konusunda anlaştıklarını fakat kulübün 26/06/2012 tarihli son ödeme taahhüdünü yerine getirmediğinden icra takibine başlandığını, davalının haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının öncelikle TBF yönetim kuruluna başvurusunun gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında akdedilen hizmet akdinin sözleşmenin süresi başlıklı 5. maddesinde ligin sona ermesi veya kulüp play off yarışmalarına hak kazanmışsa son play off maçının oynanmasından 3 gün sonra sözleşmenin sona ereceği düzenlenmiş olup davacının son play off maçı oynandıktan sonra aynı gün 20/04/2012 tarihinde …’yi tanık beyanına göre terk etmiş olup terkten sonra herhangi bir maç oynandığına dair dosyada delilde bulunmadığı, hal böyle olunca davacının sözleşme süresi bitmesinden sonra …’den ayrıldığı, hizmet akdi gereğince son ücreti olan ve icra takibine konu ettiği 2.200 TL.yi de hak ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, … İcra Müdürlüğü’nün 2013/794 Esas sayılı dosyasındaki davalı itirazının iptali ile takibin devamına, davalıdan takip çıkışının % 20’si olan 440,00 TL. icra inkar tazminatının alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 1. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.

İş Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde iş davalarına bakmak üzere bir asliye hukuk mahkemesi görevlendirilir. İş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesine açılan dava “iş mahkemesi sıfatıyla” açılmamış ise, mahkeme görevsizlik kararı veremez. Bu durumda asliye hukuk mahkemesi tarafından, verilecek bir ara kararı ile davaya “iş mahkemesi sıfatıyla ” bakmaya devam olunur.

Davanın, İş Kanunu kapsamı dışında kalması halinde, dava dilekçesinin görev nedeniyle reddi ve dosyanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. Davanın esastan reddi usule aykırıdır.

5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca, İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca, “sporcular” hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz.

Sporcular, kulüplerinin (işverenlerinin) gösterdiği yerlerde tespit edilmiş çalışma saatlerine tâbi olarak ve işverenin emir ve gözetimi altında antrenman ve müsabakalar yaptıkları ve karşılığında önceden kararlaştırılmış bir ücret aldıklarına göre, kulüpleri ile bağları iş sözleşmesine dayanmaktadır. Faaliyetin sporla ilgili oluşu sporcu ile kulüp arasındaki bağın iş ilişkisi sayılmasına engel oluşturmaz.

Federasyon ile kulüp, federasyon ile hakem, sporcu, teknik direktör, antrenör, idareci ve benzeri spor elemanları ile kulüpler arasında çıkan uyuşmazlıklar için federasyonun kendi özel yasalarında veya hukuk talimatlarında özel kurullar ve tahkim şartı benimsenmiştir. Bu nedenle sporcu, antrenör gibi kimselerin işverenleri olan kulüplerle ilgili uyuşmazlıklarda öncelikle bağlı olduğu federasyonun kurullarına başvurması gerekmektedir.

Spor, kişisel veya toplu oyunlar biçimde yapılan genellikle yarışmaya yol açan bir takım kurallara göre uygulanan beden hareketlerinin tümü olarak tanımlanabilir. Buna göre sporcu, sporla uğraşan, aktif olarak içinde yer alan, yarışan, maç yapan kişidir.

Antrenör, sahip olduğu bilgiyi bilim ışığında sporcunun başarısı için kullanan, bu bilgileri spor becerileri ve stratejisi ile birleştiren kişidir.

Teknik direktör ise eğitim sonucu aldığı teknik bilgileri sporcunun ve doğal olarak çalıştırdığı takımın başarısı için ortaya koyan, bu bilgileri strateji ve eğitici kimliğini kullanarak spor becerileriyle birleştiren ve bunları antrenör ve yardımcıları aracılığı ile uygulatan, eğiten, bu anlamda direktif veren kişidir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 23.05.1960 gün, 11-10 sayılı ve 10.05.1974 gün, 3-44 sayılı kararları uyarınca, özellikle iş hukukunda istisnaî hükmün genişletilerek değil, dar yorumlanması gerekir. İşçiler yararına düzenlenen hükümlerin, işçiler yararına yorumlanması asıldır.

Yukarıdaki tanımlar ve içtihadı birleştirme kararları ışığında, sporla doğrudan uğraşan sporcunun İş Kanunu kapsamında kalmadığı açıktır.

Ancak, doğrudan aktif spor yapmayan, sporcuyu aktif spor yapması için hazırlayan antrenör ile aktif görevi daha çok direktif vermek olan ve takımı başarıya ulaştırma görevi de bulunan teknik direktörün sporcu sayılmaması ve İş Kanunu kapsamında bir işçi olarak kabul edilmesi gerekir. Bu nedenle antrenör veya teknik direktör ile kulüpleri işveren arasındaki iş sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarının iş mahkemesinde görülmesi gerekir.

İş güvencesine yönelik hükümler dışında, İş Kanunu’nda işçilik alacakları ile ilgili olarak tahkim yoluna gidilmesine yönelik bir düzenleme olmadığından, antrenör veya teknik direktör ile işveren arasındaki uyuşmazlıkların çözümü için, bu kişilerin bağlı bulundukları federasyonun yönetmelik veya genelgelerinde özel hukuk veya tahkim kurulunun öngörülmesi iş mahkemesinin görevini ortadan kaldırmaz.

Gerek özel hakem, gerekse genel mahkemelerde görülen sporcu ile kulübü arasındaki alacaklara ilişkin uyuşmazlıklarda, 4857 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması olanağı bulunmamaktadır. Ancak antrenör, teknik direktör, idareci, masör ve benzeri elemanlar ile kulüpleri arasında çıkan uyuşmazlıklarda, özel yasal düzenlemeler dışında İş Kanunu hükümlerinin uygulanmasına engel bir durum bulunmamaktadır.

Somut uyuşmazlıkta; davacının sporcu olduğu tartışma konusu olmayıp, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında İş Mahkemesi görevli olmadığından, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esasına girilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Turgay Demirel’e ve Ekibine Disiplin Cezası Verilmeli

İddia odur ki, Spor Genel Müdürlüğü, Türkiye Basketbol Federasyonu‘na (TBF) yaptığı denetimlerde bazı hukuka aykırılıklar tespit etmiş.

Spor Genel Müdürlüğü müfettişleri tarafından yapılan denetimler sonunda 2010-12 arasındaki pek çok harcamanın federasyon hizmetleriyle ilgisi olmadığı ya da mevzuatlara aykırı olduğu gerekçesiyle Turgay Demirel, Ali Özsoy, Barbaros Akkaş ve federasyonda görev yapmış bazı kişilerden milyonlarca TL’nin geri ödemeleri istenmiş.

İddianın yer aldığı haberde, ödemelerin mevzuata uygun olduğu ispat edilemezse, ilgili kişilerin bu meblağları ödemek zorunda kalacakları ya da bu kişiler hakkında yargı sürecinin başlayacağı ifade edilmiş.

Geri istenen paraların başında Dünya Şampiyonası sonrası verilen ödüllerin mevzuatta yeri olmayan kişilere ödenmesi geliyormuş. Barboros Akkaş‘a 1,250,000 TL, dönemin genel sekreteri Ali Özsoy‘a 500.000 TL’lik ödül de iade edilmesi istenen paralar arasında bulunuyormuş.

Gerçekten hukuka aykırı ödemeler yapılmış ise, Spor Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Turgay Demirel ve dönemin yönetim kurulu hakkında idarî soruşturma açmalı. Merkez Ceza Kurulu bu kişileri yargılamalı.

Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Amatör Spor Dalları Yönetmeliği gereğince bu kişilere Genel Müdürlük veya özerk spor federasyonların mevzuatına kasten aykırı harekette bulundukları gerekçesiyle altı aydan iki yıla kadar hak mahrumiyeti cezası verilmeli (md. 32).

Bu kişilere en az altı ay ceza verildiği takdirde, bu şahıslar beş sene içinde herhangi bir bağımsız federasyonun başkanlığına aday olamayacaklar (Bağımsız Spor Federasyonlarının Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik md. 11).

Spor Genel Müdürlüğü, daha önce başka federasyonların başkanlarını usulsüz ödemeler gereğince Merkez Ceza Kurulu‘na sevk etmişti. Turgay Demirel ve ekibi dokunulmaz mı yakında öğreneceğiz.

Medyascope TV’de Aziz Yıldırım’ı ve Başakşehir’i Konuştuk

Türkiye Basketbol Federasyonu Disiplin Kurulu’nun 03.03.2016 Tarihli Kararları Yayınlandı

Türkiye Basketbol Federasyonu Disiplin Kurulu, tarafına gönderilen 11 dosyayı yaptığı toplantıda görüşerek karara bağladı.

SGM Tahkim Kurulu’nun “Lynetta Janae Kizer Kararı” Hukuka Uygun Mu?

screenshot_1-1450105398

Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu, Lynetta Janae Kizer Olayı‘nda Galatasaray’ın itirazını karara bağladı ve Türkiye Basketbol Federasyonu’nun Fenerbahçe maçı için verdiği hükmen mağlubiyet kararını onadı. Karar 7’ye karşı 2 aleyhte oyla çıktı.

Bu kararın hem maddi hukuk hem de usul hukuku yönünden tartışılması gerekiyor.

Bu karar açısından şanslıyız. Zira SGM Tahkim Kurulu’nun kararları yayınlanmaz. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Spor Genel Müdürlüğü bu kararları yayınlamaktan imtina eder. Kararlar saklanır. Kamuoyu, hukukçular bu kararlara ulaşamaz. Kararlar hukuki açıdan değerlendirilemez. Bu kararlar akademik çalışmalarla eleştirilemez. SGM Tahkim Kurulu’nun hukuku doğru uygulayıp uygulamadığı bilinmez. Kararların saklanmasının tek sebebi de kararların denetlenmesini, eleştirilmesini engellemek.

Okumaya devam et SGM Tahkim Kurulu’nun “Lynetta Janae Kizer Kararı” Hukuka Uygun Mu?

SGM Tahkim Kurulu, Galatasaray’ın Kizer Olayı ile İlgili İtirazını Reddetti

kizer-640

Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu, Lynetta Janae Kizer Olayı‘nda Galatasaray’ın itirazını karara bağladı ve Türkiye Basketbol Federasyonu’nun Fenerbahçe maçı için verdiği hükmen mağlubiyet kararını onadı. Karar 7’ye karşı 2 aleyhte oyla çıktı.

İŞTE GEREKÇELİ KARAR

Okumaya devam et SGM Tahkim Kurulu, Galatasaray’ın Kizer Olayı ile İlgili İtirazını Reddetti

Türkiye Basketbol Federasyonu Dopingle Mücadele Yönergesi’ni Yayınladı

Türkiye Basketbol Federasyonu, Dopingle Mücadele Yönergesi’ni 30 Aralık 2015 tarihinde duyurarak yürürlüğe koydu.

30 Aralık 2015 tarihinden itibaren geçerli olan yönerge, Türkiye Basketbol Federasyonu ve Spor Genel Müdürlüğü internet sayfalarında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Dopingle Mücadele Yönergesi’ne ulaşmak için bkz. http://goo.gl/gVms35

Yönerge’nin SGM’nin sitesindeki versiyonu için bkz. https://goo.gl/LGOaE7

Basketbol Federasyonu Mali Genel Kurulu Sorun Yarattı

Bağımsız (!) spor federasyonlarının mali genel kurulları tek tek gerçekleşiyor. Bazı yönetimler ibra edilmedi. Basketbol Federasyonu’nda da denetim kurulu üyelerinden muhalefet şerhi ortalığı karıştırdı.

Aşağıda önce medyada çıkan haberi, ardından TBF’nin açıklamasını paylaşacağım. Yorumlarımı başka bir yazıda açıklayacağım.

Okumaya devam et Basketbol Federasyonu Mali Genel Kurulu Sorun Yarattı

Türkiye Basketbol Federasyonu Disiplin Kurulu Kararları (22.11.2014)

Türkiye Basketbol Federasyonu Disiplin Kurulu, tarafına gönderilen 15 dosyayı yaptığı toplantıda görüşerek karara bağladı.

Kararlar aşağıdaki gibidir:


Beykoz – Yeşilyurt maçı hakkındaki karar için tıklayınız.

Galatasaray Liv Hospital – Anadolu Efes maçı hakkındaki karar için tıklayınız.

Boluspor – Muğla Orman maçı hakkındaki karar için tıklayınız.

Batman Petrol – Tofaş Gelişim maçı hakkındaki karar için tıklayınız.

Afyon Belediye – Final Spor maçı hakkındaki karar için tıklayınız.

Antalya Gelişim Gençlik – Mevlana Üniversitesi maçı hakkındaki karar için tıklayınız.

Fenerbahçe Ülker – Galatasaray Liv Hospital maçı hakkındaki karar için tıklayınız.

Beşiktaş İntegral Forex – Pınar Karşıyaka maçı hakkındaki karar için tıklayınız.

Torku Konyaspor – Rönesans TED Ankara Kolejliler maçı hakkındaki karar için tıklayınız.

NSK Eskişehir Basket – Uşak Sportif maçı hakkındaki karar için tıklayınız.

Gümüşhane Üniversitesi – Akdeniz Üniversitesi maçı hakkındaki karar için tıklayınız.

Sakarya Büyükşehir Belediyesi – Sinpaş Denizli Basket maçı hakkındaki karar için tıklayınız.

İstanbul DSİ – Adanaspor maçı hakkındaki karar için tıklayınız.

Orman Gençlik – İstanbul Üniversitesi BGD maçı hakkındaki karar için tıklayınız.

Trabzonspor Medical Park – Türk Telekom maçı hakkındaki karar için tıklayınız.

Türkiye Basketbol Federasyonu 2014-2015 Sezonu Yurtiçi Faaliyetleri Sirküleri’ni Yayınladı

Türkiye Basketbol Federasyonu tarafından her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen altyapı faaliyetlerine ilişkin organizasyonlara katılım esasları ile düzenlenecek iller ve tarihlerin yer aldığı Yurtiçi Faaliyetler Sirküleri yayınlandı.


İllerde düzenlenmekte olan İl Birincilikleri organizasyonları ile başlayan ve ilgili kategorilerde gerçekleştirilmekte olan Türkiye Şampiyonaları ile sona eren Yurtiçi Faaliyetleri,  Gençler, Yıldızlar, Küçükler ve Minikler (Kız-Erkek) kategorilerinde düzenleniyor.


Her kategoriye ait illerin katılım durumlarını ve organizasyon tarihlerini içeren Yurtiçi Faaliyetler Sirkülerine ulaşmak tıklayınız.

Türkiye Basketbol Federasyonu, İkinci Takımla Liglere Katılım Uygulama Esasları Yönergesi’ni yayınladı

Türkiye Basketbol Federasyonu, yaptığı açıklamayla İkinci Takımla Liglere Katılım Uygulama Esasları’nı ilan etti: http://goo.gl/6ImRyt

Yiğiter Uluğ’dan Yaylım Ateş

Cenk Akyol Olayı bir süre daha kamuoyunu meşgul edecek gibi.
Yiğiter Uluğ, bugün Radikal Gazetesi’ndeyayınlanan yazısı ile Türkiye Basketbol Federasyonu, Turgay Demirel, Tanjevic, Nihat İziç, Garanti Bankası, NTV Spor, Fuat Akdağ hakkında çok ağır ihtamlarda bulundu.
Uluğ, yazısının son paragrafında ismini vermediği bir ismi yerden yere vurdu. Sosyal medyada bu ismin Mehmet Demirkol olduğu iddia edildi.
Yazıyı paylaşmak isterim:
‘Cenk Akyol tartışması’ sürüyor: Mikrofon, sahibinin sesi ve teknik sebepler

Cenk Akyol’un hikâyesi malum, artık herkes biliyor. Nasıl başladı her şey? Önce genç sporcunun tepkisine hedef olan kurumun en tepesindeki yönetici, NTV Spor Genel Yayın Yönetmeni Fuat Akdağ, üniversite yıllarından beri tanıştığı dostu, Galatasaray Kulübü İcra Kurulu Başkanı Lütfi Arıboğan’a bir şikâyet mektubu yolladı. İçeriğine hâkim değilim elbet ama “Sporcunuz canlı yayında bizim mikrofonumuzu yere attı. Gereğini yapın, bu adamı cezalandırın” demiş olsa gerek. 

‘Aaa Tanjeviç buradaymış!’ 

Galatasaray, bu dilekçeyi ciddiye almamış olacak ki, Cenk’e herhangi bir yaptırım uygulanmadı. Final bitti, şampiyonluk kutlandı. Federasyon tarafından aylardır “Milli Takımın başına kim gelecek?” sahte gündemiyle oyalanan basketbol kamuoyuna “Aaa Tanjeviç buradaymış! Masanın altındaymış” açıklaması yapıldı. Bu arada 16 Mayıs günü açıklanan Milli Takım aday kadrosunda ismi yer almasına karşın, Cenk henüz takımının maçları devam ettiği için kampın ilk bölümüne ve Akdeniz Oyunları’na katılamamıştı. 

Sonra malum süreç yaşandı. Federasyon bu defa Avrupa Şampiyonası için Milli Takım aday kadrosunu açıkladı ve Cenk Akyol, adını o listede bulamadı. 2006’dan beri (o zaman 19 yaşındaydı) A Milli Takımda sürekli yer alan bir oyuncu Cenk… 

Başkana kılıf uyduran Koç 

En formsuz olduğu dönemlerde, kendi takımında süre alamadığı sezonlarda bile Milli Takım’a davet edildi. Hatta bu yüzden ona “Tanjeviç’in prensi” diyenler bile oldu. Şimdi şampiyonlukla biten ve onun da iyi maçlar çıkardığı bir play-off’un ardından, Cenk’in Milli Takım’a ‘teknik’ sebeplerle alınmadığı söyleniyor ve bu kuyruklu yalana inanmamız bekleniyor. 

Basketbol Federasyonu’ndaki yapılanmayı tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren bir olay bu; Tanjeviç yıllardır o koltukta muhteşem koçluk dehası sebebiyle değil, Başkan Demirel’in sürekli zikzaklar çizen tuhaf uygulamalarına uygun kılıflar bulabildiği, yaşından başından utanmadan gözümüze baka baka yalan söyleyebildiği için oturuyor. Buna diplomasi diyorlar… Becerebilen kalıyor (ve yerine bir türlü adam bulunamıyor), beceremeyen gidiyor. Harun Erdenay gibi yalan söylerken kızarıp bozaranlar da zaman içinde Demirel tarafından gönderilir herhalde… 

Dönelim Cenk’e… NTV Spor mikrofonuna konuşmak istemediğini söylerken, yarın-öbür gün o kurum tarafından boykot edilebileceğini, zaman zaman sert eleştirilere maruz kalabileceğini aklına getirmiştir herhalde… Ama bu kadarını? Sanmıyorum. 

Durumdan vazife çıkarmak 

Cenk’i kulübüne şikâyet edenler, benzer bir başvuruyu federasyona da yapmış olamazlar mı? Çok iyi biliyoruz ki, o tarafta elleri daha güçlü. Aynı grubun amiral gemisi Garanti Bankası, 2001’den bu yana Basketbol Federasyonu’nun en büyük sponsoru. 2002’den beri tüm basketbol milli takımlarının maçlarını NTV yayınlıyor. Diyelim Fuat Akdağ, Lütfi Arıboğan’a yazmış olduğu mektubun bir benzerini Turgay Demirel’e göndermedi. Bir yerde durmaya ve olayı büyütmemeye karar verdi. Peki, iktidarla sürekli al takke-ver külah ilişkisinde olan ‘sözüm ona özerk’ federasyon, durumdan vazife çıkarmış ve Cenk’i ‘makaslamış’ olamaz mı? Nihat İziç’in ağzından kaçan ‘Devlet’ sözcüğü de buna işaret etmiyor mu zaten? 

Her şey kabak gibi ortadayken, Tanjeviç çıkıp “Teknik sebepler” diyor, Bakan Kılıç “Kimmiş o devlet? Ben değilim, Sayın Başbakan değil. Kim öyleyse?” diye twit atıyor. Suyu bulandırmaktan, hepimizi enayi yerine koymaktan başka işe yaramayan nafile çıkışlar… Resmen zekâmıza hakaret! 

Şiirlerle, tweet’lerle… 

Bir de sesini çıkarmadan uslu uslu oturan arkadaşlarımız var… Hani arada sırada iç geçirerek bizde sporcu takımının apolitik olmasından dert yanan, topçularımızın hiçbir konuda tavır almamasına bozularak “Avrupa’da öyle mi?” makamından çalan… Ama bir delikanlı çıktığında, onu boğmaya çalışanlarla aynı stüdyoları, aynı programları paylaşmakta beis görmeyen… Memlekette futbol muktedirlerin sidik yarışı haline gelmişken, hâlâ ‘güzel oyun’dan söz edebilecek kadar romantik bindirmeler yapan… Lacivert cümlelerle bezeli metinlerden öteye gidemeyen… Sosyal medyada gençleri gaza getirirken, programlarında çalının etrafından dolaşan çok sevgili arkadaşlarımız… 

Şair sizler için yıllar önce yazmış: “Ya dışındasındır çemberin / ya da içinde yer alacaksın / kendin içindeyken kafan dışındaysa / çaresi yok kardeşim / her akşam böyle içip kederlenip / mutsuz olacaksın /şiirlerle şarkılarla kendini avutacaksın…” 

Murathan Mungan “Şiirlerle şarkılarla…” demiş. O zaman tweet yoktu ki… 

Milletvekilinden Suat Kılıç’a Cenk Akyol Sorusu

CHP Kırklareli milletvekili Turgut Dibek, Cenk Akyol’un milli takıma alınmamasından sonra başlayan tartışmayı TBMM’ye taşıdı. Dibek, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın cevaplandırması için sorularını paylaştı.

Türkiye Basketbol Federasyonu’ndan Cenk Akyol Açıklaması

Cenk Akyol ve Nihat İziç’ten sonra nihayet sıra Türkiye Basketbol Federasyonu’na geldi.
TBF, Cenk Akyol’un iddiaları ve kamuoyundaki eleştiriler üzerine bir açıklama yaptı.
Açıklama aşağıdaki gibidir:
Milli Takımımız aday kadrosunun belirlenmesi sürecine ilişkin son günlerde medyada çeşitli iddia ve yorumlar yer bulmakta ve Cenk Akyol’un Milli Takım aday kadrosuna dahil edilmemesi hususunda kamuoyu yanlış yönlendirilmektedir.

* Öncelikle, altyapılardan itibaren Milli Takım kadrolarında defalarca yer almış bir sporcumuzun bugün yapmış olduğu açıklamayı üzüntüyle karşılamış bulunuyoruz. 

* Devletin hiçbir kademesinden ve spor yönetiminden, sponsorlarımızdan Milli Takımlarımızın kadro seçimlerine müdahale hiçbir zaman söz konusu olmamıştır ve bu gibi kararlar sadece teknik kadro tarafından verilmektedir.

* Milli Takımlarımız için sporcu seçimleri yapılırken aralarında; sağlık durumu, form düzeyi, teknik ve fiziksel kapasite, yetenek, potansiyel, zihinsel güçlülük, devamlılık, kamplardaki davranışlar gibi birçok kriter göz önünde bulundurulmakta, ayrıca, takım oyuncusu olma, teknik ekip ve takım arkadaşlarıyla uyum içerisinde çalışma gibi vasıflar da gözetilmektedir. 

* Konunun gelişimine ilişkin olarak, A Milli Takım Baş Antrenörü Bogdan Tanjevic ve Yardımcısı Nihat İziç de gerekli bilgilendirmeleri yapmışlardır. 

Bir sporcu özelinde yaratılmak istenen polemiği anlamsız buluyor ve Milli Takımımızın bu gibi suni gündemlerle yıpratılmasını onaylamıyoruz. 

Spor kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.

Türkiye Basketbol Federasyonu 

Nihat İziç’tan Açıklama

Cenk Akyol’un kamuoyu açıklamasından sonra, A Milli Erkek Takım Yardımcı Antrenörü Nihat İziç, süreçle ilgili açıklamalarda bulundu.
Türkiye Basketbol Federasyonu, resmi sitesinde bu açıklamalara yer verdi.
İziç’in açıklaması aşağıdadır:
Avrupa Şampiyonası aday kadrosunun belirlenme sürecinde, Cenk Akyol ile bir görüşme yaptığım doğrudur. Ancak bu görüşmenin içeriği, Cenk’in kamuoyuna aksettirdiği gibi değildir. Yapmış olduğumuz telefon görüşmesinde Cenk’e onu Milli Takım’da görmek istediğimi ve kendisinin de kabul etmesi halinde Tanjevic ile aday kadroda yer alması konusunda görüşeceğimi belirttim. Ayrıca sezon içindeki başarılı performansını Avrupa Şampiyonası’na taşımak için çok çalışması ve Tanjevic ile geçtiğimiz yıl yaşadığı uyuşmazlığı ortadan kaldırmak adına ekstra bir çaba sarf etmesi gerektiğini de vurguladım. Cenk’in cevabı ise beklemediğim derecede olumsuz oldu. Tanjevic ile hiçbir şekilde anlaşamadığını ve kendisine geçtiğimiz yılki gibi davrandığı takdirde ya kampı terk edeceğini, ya da üzerine yürüyeceğini söyledi. Ben de bu düşüncelerini Tanjevic ile paylaşacağımı ve son kararı yine Tanjevic’in vereceğini kendisine ifade ettim. Konuşmamız bu şekilde noktalandı. 

Dolayısıyla, iddia edildiği üzere; Cenk’e kadroda yer alacağı yönünde kesin bir söylemde bulunmadım. Sadece, onunla uzun yıllar birlikte çalışmış ve üzerinde büyük emekleri bulunan bir Milli Takım antrenörü olarak kendisini aramızda görme isteğimi belirttim. Sonrasında da Cenk ile olan diyaloğumuzu Milli Takım yetkililerine aktardım ve 10 günlük bir süre için tatile çıktım.

Milli Takım aday kadrosu açıklandıktan sonra Cenk Akyol beni telefonla aradı ve kadroda yer almamasının sebebini sordu. Ben de, bir süredir tatilde olduğumu, Tanjevic’in kendisi ile ilgili verdiği nihai kararı bilmediğimi ancak ilk edindiğim intibahın olumlu olduğunu anlattım. Bunun dışındaki gelişmelerden haberim olmadığını belirttim. O ise bu kararın Tanjevic’e mi ait olduğunu, yoksa bir yayın kuruluşunun mikrofonunu atmasından mı kaynaklandığını söylemem konusunda beni zorladı. Tanjevic ile yaptığım ilk konuşmanın olumlu geçtiğini ancak sonraki süreçten haberdar olmadığımı kendisine bir kez daha ifade ettim. Neden kadroda olmadığını bilmediğimi de yineledim. Ardından iki gün sonra ofise döneceğimi ve araması durumunda kendisiyle net bilgileri paylaşabileceğimi söyledim. Bunun üzerine Cenk de; “Eğer kadroda yer almayışım Tanjevic’in tercihi değilse, Milli Takım da benim arkamda durmadıysa, ben bundan sonra yokum, sizlerle ilişkimi kesiyorum” dedi ve telefonu kapattı. Sonrasında da başka bir görüşmemiz olmadı. 

Cenk Akyol’dan Açıklama

Türkiye Basketbol Federasyonu ile Cenk Akyol arasında tansiyon gittikçe artıyor.

Cenk Akyol, resmi sitesinden bir açıklama yayınladı:

Son bir haftadır kamuoyunun gözleri önünde yaşanan sürecin içerisinde olmak benim için yeteri kadar üzüntü vericiydi. Keşke bu olayların hiçbiri yaşanmamış olsaydı.. Ama madem yaşandı tüm gerçekleri bir de benim cephemden öğrenmenizde fayda var..

19 yaşımdan bu yana Türkiye Basketbol Milli Takımının formasını büyük bir gururla taşıdım. Bu formayı taşıyan her sporcu gibi ben de Milli Takımımızın bir sporcusu olmayı diğer her türlü değerin üzerinde tuttum, tutuyorum. Nitekim bu yılın Mayıs ayında Akdeniz Oyunları öncesi açıklanan 33 kişilik Milli Takım kadrosuna yeniden seçilmiş olmaktan da onur duydum. Ama şampiyon olup uzun bir final serisi oynayınca , Galatasaray ve Banvit takımlarında oynayan diğer Milli oyuncular gibi ben de nihai kadroda yer alamadım.
Bu arada Galatasaray Spor Kulübünün 23 yıl aradan sonra şampiyonluğu kazandığı final serisinin son maçında bildiğiniz olay yaşandı. Tüm Türkiye’nin üzüntüyle takip ettiği Gezi parkı olayları sırasında sessiz kalan bir televizyon kanalına kendi özgür irademle konuşmama hakkımı kullandım. Konuşmak kadar bazen konuşmamak da demokratik bir tepkidir, saygısızlık değildir..
Ve son olarak Milli Takım kadrosuna alınmamam konusuna gelirsek.. Kadro açıklanmadan bir hafta önce teknik ekipten Ertuğrul Erdoğan ile yüz yüze, Nihat İziç’le de telefonda konuşmam oldu. Benim kesinlikle kadroda olduğumu hatta bu sezon oynadığım basketbolun Avrupa Şampiyonası boyunca da sürmesi gerektiğini söylediler.
Kadro bir hafta sonra açıklandı. Yoktum. Nihat İziç’e telefonla ulaştım. “Ne oldu da kadroda yokum” diye sordum.. Bana sadece “Devlet” dedi.. Ardından da “Senin kadroda olmayacağını ögrenince Tanjeviç de rahatladı” cümlesini kurdu.
Ama ben bir sporcu olarak “Devlet” seçeneğine inanmıyorum, inanmak istemiyorum. Çünkü düşüncemiz ne olursa olsun hepimiz aynı bayrak adına mücadele ediyoruz. Nitekim Sayın Bakan Suat Kılıç da attığı tweet ile benim düşüncemi doğruladı. Devlet Milli Takım seçimlerine karışmazdı. Nihat İziç’in “devlet ” derken neyi kast ettiğini kendinin izah etmesini bekliyorum.
Benim açımdan Milli Takım kadrolarının seçimi sportif ve teknik gerekçelerle Milli Takım teknik ekibince yapılır. Ben de kararlarına saygı duyarım. Ancak spor hayatımın en verimli döneminde kadroya niçin alınmadığımı bir yandan siyasi faktörlere, diğer yandan dedikodu düzeyindeki “istediğimi yapmadı” biçimindeki izahlara dayandıran bir Milli takım teknik kadrosuna saygı duymam mümkün değildir. Benim Türk Milli takımının formasına onlardan çok daha fazla değer verdiğimin bilinmesini isterim.
Değerlendirmeyi tüm spor kamuoyunun en iyi şekilde yapacağına eminim..
Saygılarımla
Cenk Akyol