Etiket: Türkiye Basketbol Federasyonu

Türkiye Basketbol Federasyonu’nun Ana Statüsü Değişti

Türkiye Basketbol Federasyonu’nun Ana Statüsü değiştirildi. Değişiklik, bugün Resmî Gazete‘de yayımlandı.

Değişiklik ile, 1/10/2014 tarihli ve 29136 mükerrer sayılı Resmî Gazete‘de yayımlanan Türkiye Basketbol Federasyonu Ana Statüsünün 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirildi ve üçüncü fıkrasının (d) ve (e) bentleri yürürlükten kaldırıldı:

(2) Başkan adayları, genel kurul tarihinden en az on gün önce, adaylık başvurularını Federasyona yaparlar.

Böylece federasyon başkanlığına aday olanlar, bundan böyle adaylık ücreti ödemeyecek ve delegelerin %15’inin teklifini sunmak zorunda kalmayacaklar.

Bu değişiklik, Danıştay’ın kararını hayata geçirmiş oldu. Ancak merak ediyorum: Bu ana statü değişikliği, federasyonun genel kurulu tarafından oylanıp onaylandı mı? Genel kurulun onaylamadığı bir değişiklik yok hükmündedir.

Yargıtay Kararı – Basketbol, Sporcu, Uygulanacak Kanun, Görevli Mahkeme

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2015/24584 E.,  2018/21216 K.

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, … Belediye Spor Kulübü ile müvekkilin 2011-2012 sezonu boyunca kulüp adına basketbol oynaması ve karşılığında ödeme yapılması konusunda anlaştıklarını fakat kulübün 26/06/2012 tarihli son ödeme taahhüdünü yerine getirmediğinden icra takibine başlandığını, davalının haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının öncelikle TBF yönetim kuruluna başvurusunun gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında akdedilen hizmet akdinin sözleşmenin süresi başlıklı 5. maddesinde ligin sona ermesi veya kulüp play off yarışmalarına hak kazanmışsa son play off maçının oynanmasından 3 gün sonra sözleşmenin sona ereceği düzenlenmiş olup davacının son play off maçı oynandıktan sonra aynı gün 20/04/2012 tarihinde …’yi tanık beyanına göre terk etmiş olup terkten sonra herhangi bir maç oynandığına dair dosyada delilde bulunmadığı, hal böyle olunca davacının sözleşme süresi bitmesinden sonra …’den ayrıldığı, hizmet akdi gereğince son ücreti olan ve icra takibine konu ettiği 2.200 TL.yi de hak ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, … İcra Müdürlüğü’nün 2013/794 Esas sayılı dosyasındaki davalı itirazının iptali ile takibin devamına, davalıdan takip çıkışının % 20’si olan 440,00 TL. icra inkar tazminatının alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 1. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.

İş Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde iş davalarına bakmak üzere bir asliye hukuk mahkemesi görevlendirilir. İş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesine açılan dava “iş mahkemesi sıfatıyla” açılmamış ise, mahkeme görevsizlik kararı veremez. Bu durumda asliye hukuk mahkemesi tarafından, verilecek bir ara kararı ile davaya “iş mahkemesi sıfatıyla ” bakmaya devam olunur.

Davanın, İş Kanunu kapsamı dışında kalması halinde, dava dilekçesinin görev nedeniyle reddi ve dosyanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. Davanın esastan reddi usule aykırıdır.

5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca, İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca, “sporcular” hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz.

Sporcular, kulüplerinin (işverenlerinin) gösterdiği yerlerde tespit edilmiş çalışma saatlerine tâbi olarak ve işverenin emir ve gözetimi altında antrenman ve müsabakalar yaptıkları ve karşılığında önceden kararlaştırılmış bir ücret aldıklarına göre, kulüpleri ile bağları iş sözleşmesine dayanmaktadır. Faaliyetin sporla ilgili oluşu sporcu ile kulüp arasındaki bağın iş ilişkisi sayılmasına engel oluşturmaz.

Federasyon ile kulüp, federasyon ile hakem, sporcu, teknik direktör, antrenör, idareci ve benzeri spor elemanları ile kulüpler arasında çıkan uyuşmazlıklar için federasyonun kendi özel yasalarında veya hukuk talimatlarında özel kurullar ve tahkim şartı benimsenmiştir. Bu nedenle sporcu, antrenör gibi kimselerin işverenleri olan kulüplerle ilgili uyuşmazlıklarda öncelikle bağlı olduğu federasyonun kurullarına başvurması gerekmektedir.

Spor, kişisel veya toplu oyunlar biçimde yapılan genellikle yarışmaya yol açan bir takım kurallara göre uygulanan beden hareketlerinin tümü olarak tanımlanabilir. Buna göre sporcu, sporla uğraşan, aktif olarak içinde yer alan, yarışan, maç yapan kişidir.

Antrenör, sahip olduğu bilgiyi bilim ışığında sporcunun başarısı için kullanan, bu bilgileri spor becerileri ve stratejisi ile birleştiren kişidir.

Teknik direktör ise eğitim sonucu aldığı teknik bilgileri sporcunun ve doğal olarak çalıştırdığı takımın başarısı için ortaya koyan, bu bilgileri strateji ve eğitici kimliğini kullanarak spor becerileriyle birleştiren ve bunları antrenör ve yardımcıları aracılığı ile uygulatan, eğiten, bu anlamda direktif veren kişidir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 23.05.1960 gün, 11-10 sayılı ve 10.05.1974 gün, 3-44 sayılı kararları uyarınca, özellikle iş hukukunda istisnaî hükmün genişletilerek değil, dar yorumlanması gerekir. İşçiler yararına düzenlenen hükümlerin, işçiler yararına yorumlanması asıldır.

Yukarıdaki tanımlar ve içtihadı birleştirme kararları ışığında, sporla doğrudan uğraşan sporcunun İş Kanunu kapsamında kalmadığı açıktır.

Ancak, doğrudan aktif spor yapmayan, sporcuyu aktif spor yapması için hazırlayan antrenör ile aktif görevi daha çok direktif vermek olan ve takımı başarıya ulaştırma görevi de bulunan teknik direktörün sporcu sayılmaması ve İş Kanunu kapsamında bir işçi olarak kabul edilmesi gerekir. Bu nedenle antrenör veya teknik direktör ile kulüpleri işveren arasındaki iş sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarının iş mahkemesinde görülmesi gerekir.

İş güvencesine yönelik hükümler dışında, İş Kanunu’nda işçilik alacakları ile ilgili olarak tahkim yoluna gidilmesine yönelik bir düzenleme olmadığından, antrenör veya teknik direktör ile işveren arasındaki uyuşmazlıkların çözümü için, bu kişilerin bağlı bulundukları federasyonun yönetmelik veya genelgelerinde özel hukuk veya tahkim kurulunun öngörülmesi iş mahkemesinin görevini ortadan kaldırmaz.

Gerek özel hakem, gerekse genel mahkemelerde görülen sporcu ile kulübü arasındaki alacaklara ilişkin uyuşmazlıklarda, 4857 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması olanağı bulunmamaktadır. Ancak antrenör, teknik direktör, idareci, masör ve benzeri elemanlar ile kulüpleri arasında çıkan uyuşmazlıklarda, özel yasal düzenlemeler dışında İş Kanunu hükümlerinin uygulanmasına engel bir durum bulunmamaktadır.

Somut uyuşmazlıkta; davacının sporcu olduğu tartışma konusu olmayıp, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında İş Mahkemesi görevli olmadığından, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esasına girilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Turgay Demirel’e ve Ekibine Disiplin Cezası Verilmeli

İddia odur ki, Spor Genel Müdürlüğü, Türkiye Basketbol Federasyonu‘na (TBF) yaptığı denetimlerde bazı hukuka aykırılıklar tespit etmiş.

Spor Genel Müdürlüğü müfettişleri tarafından yapılan denetimler sonunda 2010-12 arasındaki pek çok harcamanın federasyon hizmetleriyle ilgisi olmadığı ya da mevzuatlara aykırı olduğu gerekçesiyle Turgay Demirel, Ali Özsoy, Barbaros Akkaş ve federasyonda görev yapmış bazı kişilerden milyonlarca TL’nin geri ödemeleri istenmiş.

İddianın yer aldığı haberde, ödemelerin mevzuata uygun olduğu ispat edilemezse, ilgili kişilerin bu meblağları ödemek zorunda kalacakları ya da bu kişiler hakkında yargı sürecinin başlayacağı ifade edilmiş.

Geri istenen paraların başında Dünya Şampiyonası sonrası verilen ödüllerin mevzuatta yeri olmayan kişilere ödenmesi geliyormuş. Barboros Akkaş‘a 1,250,000 TL, dönemin genel sekreteri Ali Özsoy‘a 500.000 TL’lik ödül de iade edilmesi istenen paralar arasında bulunuyormuş.

Gerçekten hukuka aykırı ödemeler yapılmış ise, Spor Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Turgay Demirel ve dönemin yönetim kurulu hakkında idarî soruşturma açmalı. Merkez Ceza Kurulu bu kişileri yargılamalı.

Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Amatör Spor Dalları Yönetmeliği gereğince bu kişilere Genel Müdürlük veya özerk spor federasyonların mevzuatına kasten aykırı harekette bulundukları gerekçesiyle altı aydan iki yıla kadar hak mahrumiyeti cezası verilmeli (md. 32).

Bu kişilere en az altı ay ceza verildiği takdirde, bu şahıslar beş sene içinde herhangi bir bağımsız federasyonun başkanlığına aday olamayacaklar (Bağımsız Spor Federasyonlarının Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik md. 11).

Spor Genel Müdürlüğü, daha önce başka federasyonların başkanlarını usulsüz ödemeler gereğince Merkez Ceza Kurulu‘na sevk etmişti. Turgay Demirel ve ekibi dokunulmaz mı yakında öğreneceğiz.

Türkiye Basketbol Federasyonu Disiplin Kurulu’nun 03.03.2016 Tarihli Kararları Yayınlandı

Türkiye Basketbol Federasyonu Disiplin Kurulu, tarafına gönderilen 11 dosyayı yaptığı toplantıda görüşerek karara bağladı.

SGM Tahkim Kurulu’nun “Lynetta Janae Kizer Kararı” Hukuka Uygun Mu?

screenshot_1-1450105398

Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu, Lynetta Janae Kizer Olayı‘nda Galatasaray’ın itirazını karara bağladı ve Türkiye Basketbol Federasyonu’nun Fenerbahçe maçı için verdiği hükmen mağlubiyet kararını onadı. Karar 7’ye karşı 2 aleyhte oyla çıktı.

Bu kararın hem maddi hukuk hem de usul hukuku yönünden tartışılması gerekiyor.

Bu karar açısından şanslıyız. Zira SGM Tahkim Kurulu’nun kararları yayınlanmaz. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Spor Genel Müdürlüğü bu kararları yayınlamaktan imtina eder. Kararlar saklanır. Kamuoyu, hukukçular bu kararlara ulaşamaz. Kararlar hukuki açıdan değerlendirilemez. Bu kararlar akademik çalışmalarla eleştirilemez. SGM Tahkim Kurulu’nun hukuku doğru uygulayıp uygulamadığı bilinmez. Kararların saklanmasının tek sebebi de kararların denetlenmesini, eleştirilmesini engellemek.

Okumaya devam et “SGM Tahkim Kurulu’nun “Lynetta Janae Kizer Kararı” Hukuka Uygun Mu?”

SGM Tahkim Kurulu, Galatasaray’ın Kizer Olayı ile İlgili İtirazını Reddetti

kizer-640

Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu, Lynetta Janae Kizer Olayı‘nda Galatasaray’ın itirazını karara bağladı ve Türkiye Basketbol Federasyonu’nun Fenerbahçe maçı için verdiği hükmen mağlubiyet kararını onadı. Karar 7’ye karşı 2 aleyhte oyla çıktı.

İŞTE GEREKÇELİ KARAR

Okumaya devam et “SGM Tahkim Kurulu, Galatasaray’ın Kizer Olayı ile İlgili İtirazını Reddetti”

Türkiye Basketbol Federasyonu Dopingle Mücadele Yönergesi’ni Yayınladı

Türkiye Basketbol Federasyonu, Dopingle Mücadele Yönergesi’ni 30 Aralık 2015 tarihinde duyurarak yürürlüğe koydu.

30 Aralık 2015 tarihinden itibaren geçerli olan yönerge, Türkiye Basketbol Federasyonu ve Spor Genel Müdürlüğü internet sayfalarında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Dopingle Mücadele Yönergesi’ne ulaşmak için bkz. http://goo.gl/gVms35

Yönerge’nin SGM’nin sitesindeki versiyonu için bkz. https://goo.gl/LGOaE7

Basketbol Federasyonu Mali Genel Kurulu Sorun Yarattı

Bağımsız (!) spor federasyonlarının mali genel kurulları tek tek gerçekleşiyor. Bazı yönetimler ibra edilmedi. Basketbol Federasyonu’nda da denetim kurulu üyelerinden muhalefet şerhi ortalığı karıştırdı.

Aşağıda önce medyada çıkan haberi, ardından TBF’nin açıklamasını paylaşacağım. Yorumlarımı başka bir yazıda açıklayacağım.

Okumaya devam et “Basketbol Federasyonu Mali Genel Kurulu Sorun Yarattı”