Etiket: spor kulübü

Gençlik ve Spor Bakanlığı “Spor Kulüpleri ve Federasyonları Çalıştayı” Düzenliyor

Gençlik ve Spor Bakanlığı, 13-17 Ocak 2020 tarihleri arasında “Spor Kulüpleri ve Federasyonları Çalıştayı” düzenliyor.

Bakanlığın çalıştay ile ilgili basın açıklaması aşağıda:

TÜRK SPORU ANKARA’DA MASAYA YATIRILACAK

Türk Sporu, Ankara’da düzenlenecek çalıştayda masaya yatırılacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nca düzenlenecek ve Türk Sporunun mevcut sorunları ve çözüm önerilerinin ele alınacağı çalıştayda, spor kulüpleri ve federasyonlarının yapısal sorunları ve gelecek stratejileri 5 gün boyunca tartışılacak.

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun açılış ve kapanış konuşmalarını yapacağı “Spor Kulüpleri ve Federasyonları Çalıştayı” 13-17 Ocak 2020 tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek. Spor kulüpleri ve federasyonlarının yapısal sorunları, gelecek stratejileri 5 gün boyunca tartışılacağı çalıştayda, Gençlik ve Spor Bakanlığı, kulüplerin ve federasyonların mevcut sorunlara çözüm önerilerini dinleyecek.

İki gün Türk Futbolu tartışılacak

Çalıştay’ın ilk iki gününde, Türkiye Futbol Federasyonu, kulüp birlikleri ve profesyonel liglerde yer alan kulüplerin katılımı ile gerçekleştirilecek oturumlarda, Türk futbolunun mevcut sorunları ve çözüm önerileri ele alınacak.

Çalıştayda; kulüplerin ve TFF’nin stratejik plan çalışmaları ile Türk Futbolunun geleceğinde devletin rolü “Türk Sporunda Gelecek Stratejileri” başlığı altında, kulüplerde mali disiplin ve iç denetim, UEFA finansal fair play Türkiye uygulaması ve Türk futbolunda kaynakların etkin ve verimli kullanılması konuları ise “Türk Futbolunda Finansal Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlığı altında ele alınacak. Çalıştayın ikinci gününde ise; “Türk Futbolunda Sportif Sorunlara Çözüm Önerileri” ile Türk Futbolunda, Adil Oyun, Pazarlama ve sponsorluk, iletişim, yayıncılık ve taraftar ilişkilerinin ele alınacağı “Türk Futbolunda Marka Yönetimi” başlıkları görüşülecek. Çalıştayın üçüncü gününde ise “Spor kulüplerinin hukuki sorunları ve çözüm önerileri ortak oturumda ele alınacak.

Türk sporunun sorunları tüm yönleriyle masada olacak

Çalıştayın son üç gününde ayrıca, federasyon başkanları, Paralimpik, Olimpik, Deaflimpik branşlarda sporcu yetiştiren kulüplerin temsilcileri, Türkiye Milli Paralimpik Komitesi, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi, Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu ve spor kulübü konfedarasyonlarının katılacağı oturumlarda ise Türk sporunun sorunları ve çözüm önerileri istişare edilecek. “Türk Sporunda Gelecek Stratejileri”, “Türk Futbolunda Finansal Sorunlar ve Çözüm Önerileri”, “Sportif Sorunlara Çözüm Önerileri” ve “Türk Sporunda Marka Yönetimi” konuları değerlendirilecek.”

Sporcu Lisans, Vize ve Transfer Yönetmeliği Yayımlandı

Gençlik ve Spor Bakanlığı, yeni bir Sporcu Lisans, Vize ve Transfer Yönetmeliği hazırladı. Yönetmelik, 14 Aralık 2019 Tarihli ve 30978 Sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik aşağıda paylaşılmıştır. Yönetmeliğin güncel versiyonu için bkz. https://tinyurl.com/v95qtwz

Okumaya devam et “Sporcu Lisans, Vize ve Transfer Yönetmeliği Yayımlandı”

Kulüplere Bağlı Profesyonel Sporcular, İşçidir

Geçen gün bir meslektaşımın “sporcu alacaklarınının tahsili” ile ilgili yazısını okudum. Yazısında çeşitli yollardan bahsettikten sonra, dava yoluna gidilmesi tercih edilirse, sporcu işçi sayılmadığı için davanın asliye hukuk mahkemesinde açılması gerektiğini savunmuş.

Bu hataya sık sık şahit oluyorum.

Sporcunun niteliği ve sporcu alacaklarının taleplerinde görevli mahkemenin tespiti konusunda iki büyük hata yapılıyor.

Okumaya devam et “Kulüplere Bağlı Profesyonel Sporcular, İşçidir”

Asliye Ticaret Mahkemesi – Spor Kulübü, Kayıp Kaçak Bedeli, Haksız

T.C.  İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/43 Esas
KARAR NO : 2019/626
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ: 02/02/2015
KARAR TARİHİ: 25/04/2019

Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılama sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili İstanbul … Tüketici Mahkemesine verdiği dava dilekçesi ile; müvekkili … Demeğinin, …l Kulübü için… nolu, … Kulübü için … nolu, …Kulübü için … nolu, … Stadı için… nolu ve … sokaktaki yeri içinde … nolu tesisatları için akdedilen “Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi” ile davalı şirketin abonesi olduğunu, bu sözleşmeler kapsamında davalının davacıdan elektrik satış bedeli haricinde, ayrıca ‘kayıp kaçak bedeli’ adı altında bir takım bedeller tahsil ettiğini, oysa taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalının kayıp kaçak bedeli tahsil etme hakkının bulunmadığını, davalının davacıdan 10 yıl geriye dönük tüketim dönemlerinde kayıp kaçak bedelini haksız olarak tahsil ettiğini, bunun yanında TRT payı, sayaç okuma bedeli, enerji fonu vs.nam altında alınmaması gereken bedelleri haksız olarak tahsil ettiğini belirterek sözleşme kapsamı dışında fazladan tahsil eden tutarın fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000 TL’nin işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 02/01/2018 tarihli bedel artırım dilekçesi ile taleplerini artırarak tamamlama harcını yatırmıştır.

Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İstanbul … Tüketici Mahkemesi 13/12/2018 tarih ve … E., … K.sayılı kararı ile Mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiştir.

Dava, elektrik abonesinden tahsil edilen kayıp kaçak bedeli, TRT payı, Sayaç Okuma bedeli ve Enerji fonu bedelinin istirdatı istemine ilişkindir.

Yargılama sırasında 17.06.2016 tarih ve 29745 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren geçmişe de etkili 6719 sayılı Kanunun 21. maddesi ile 6446 sayılı kanunun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve dava konusu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde EPDK nun Kanundaki yetkileri genişletilerek bu bedeller maliyet kapsamına dahil edilmiştir.

6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’na eklenen; Geçici madde 19; “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” hükmünü, Geçici madde 20; “Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. madde hükümleri uygulanır.” hükmünü içermektedir.

Her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki sebeplere ilişkin koşullara göre hükme bağlanır. Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması ve tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması gibi hallerde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır. Yukarıda açıklanan bu yasa değişiklikleri birlikte değerlendirildiğinde; Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kararlarına dayanılarak alınmış olan ve dava konusu yapılan bedeller ile ilgili olarak açılan ve halen derdest olan davalar, açıklanan yasa değişikliklerinin yürürlüğe girmesiyle birlikte konusuz kalmıştır. Buna göre dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren 6719 sayılı yeni yasa nedeni ile konusuz kalan dava hakkında, karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulması gerekmektedir. (Yargıtay 3.HD nin 25.09.2018 tarih ve 2018/5745 E.,2018/9024 K. sayılı ilamı)

Davalı vekili davacının davasını 6719 sayılı kanunun yürürlüğe girmesinden sonra ıslah dilekçesi ile davasını arttırdığını belirterek ıslahla artırılan kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmesini ve nispi vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiş ise de; dava dilekçesinde belirsiz olan alacağın şimdilik 5.000 TL’sinin işleyecek faizi ile tahsilinin talep edildiği, davaya konu edilen alacak miktarının davalı kurum bünyesinde bulunan belgelerle tespit edileceği, buna göre davanın belirsiz alacak davası olduğu ve davacı tarafından yapılan işlemin ıslah değil belirlenen alacağın arttırılması olduğu, bu nedenle davanın tamamının konusuz kaldığından dolayı karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği (İstanbul BAM 3. HD.’nin 11/03/2019 tarih ve 2019/427 E., 2019/367 K.sayılı ilamı) anlaşıldığından davalı vekilinin talebi yerinde görülmemiştir.
Davacı tarafın dava açıldığı tarihteki mevzuat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 K. sayılı kararı ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararları gereği içtihat durumuna göre dava açmakta haklı olduğu, bu kapsamda kayıp kaçak ve diğer bedellerin tahsilini talep edebileceği dikkate alındığında, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliği ya da içtihadı birleştirme kararı gereği davanın kabul edilmemesi nedeniyle haksız çıkmasına rağmen yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı kuşkusuzdur. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 14.06.2017 gün ve 2016/20808 Esas, 2017/10060 Karar sayılı ve yine aynı Daire’nin 07.06.2017 gün ve 2016/20106 Esas, 2017/9319 Karar sayılı ilamları). Bu durumda; dava açıldıktan sonra hasıl olan yasa değişikliği nedeniyle, davacının dava açmasında haksız sayılamayacağı cihetle; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davacı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesi ve yapmış olduğu diğer yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline (Yargıtay 3.HD nin 25.09.2018 tarih ve 2018/5745 E.,2018/9024 K. sayılı ilamı) karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 44,40 TL harcın peşin alınan toplam 8.025,39 TL harçtan mahsubu ile geriye kalan 7.980,99 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan başvurma ve peşin harç toplamı 72,10 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 2.725 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 1.328,50 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
7-Davalı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,

Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Sayıştay: “Profesyonel kulüplere belediye bütçesinden para aktarılması mevzuata aykırı”

Sayıştay Temyiz Kurulu, profesyonel kulüplere belediye bütçesinden para aktarılmasının mevzuata aykırı olduğuna hükmetti.

İlgili karar aşağıdaki gibidir:

Okumaya devam et “Sayıştay: “Profesyonel kulüplere belediye bütçesinden para aktarılması mevzuata aykırı””

“Spor Kulübü Derneği, Tacir Değildir”

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
18.HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI

ESAS NO : 2018/1731
KARAR NO : 2018/1059
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/02/2018
NUMARASI : 2017/412 Esas, 2018/145 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 20/06/2018

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında; Kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine yönelik verilen Karara karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği mahkememiz üye hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili; Davacı şirketin davalı spor kulübü derneği sporcularına verdiği konaklama hizmeti bedelinden ibaret alacağının tahsili amacıyla, davalı dernek aleyhine başlatılan icra takibine haksız itiraz ile takibin durduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; Davacı şirketin tacir olduğunu, ancak davalı derneğin tacir olmadığını, dava konusu ihtilafın ticaret kanunundan doğan mutlak ticari dava niteliğinde olmadığından bahisle görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, bu nedenle HMK m. 114/1-c ve 115/2 gereğince davanın usulden reddine, talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Gebze Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir.

Davalı süresinde istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı istinaf dilekçesinde; Cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu fatura tarihi ile turnuva tarihinin birbirini tutmadığını, bu nedenle davanın öncelikle usulden ve esastan reddi gerektiğini, mahkemece verilen görevsizlik kararının ise hukuka aykırı olduğunu, ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.

İstinaf dilekçesi tebliğ edilmiş olup, cevap verilmediği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, davanın davacı şirketin davalı spor kulübü derneği sporcularına verdiği konaklama hizmeti bedelinden ibaret alacağı bulunduğu iddiasıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır. Davalı dernek vasfında olup, ticari şirket niteliğinde olmayıp, dava konusu ihtilaf da mutlak ticari dava niteliğinde değildir. O nedenle mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.

Bu itibarla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1. HMK m.353/1-b-1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine,
2. İşin duruşmasız olarak incelenmesi nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca ücreti vekalet taktirine yer olmadığına,
3. İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK’nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına,
4. İstinaf edenden harç peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
5. Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 20/06/2018 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

“Davalı Spor Kulübüne Karşı Açılan İtirazın İptali Davasında Asliye Hukuk Mahkemeleri Görevlidir”

“T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
18.HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI

ESAS NO : 2018/1731
KARAR NO : 2018/1059
TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/02/2018
NUMARASI : 2017/412 Esas, 2018/145 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 20/06/2018
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında; Kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine yönelik verilen Karara karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği mahkememiz üye hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; Davacı şirketin davalı spor kulübü derneği sporcularına verdiği konaklama hizmeti bedelinden ibaret alacağının tahsili amacıyla, davalı dernek aleyhine başlatılan icra takibine haksız itiraz ile takibin durduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; Davacı şirketin tacir olduğunu, ancak davalı derneğin tacir olmadığını, dava konusu ihtilafın ticaret kanunundan doğan mutlak ticari dava niteliğinde olmadığından bahisle görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, bu nedenle HMK m. 114/1-c ve 115/2 gereğince davanın usulden reddine, talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Gebze Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir.
Davalı süresinde istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı istinaf dilekçesinde; Cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu fatura tarihi ile turnuva tarihinin birbirini tutmadığını, bu nedenle davanın öncelikle usulden ve esastan reddi gerektiğini, mahkemece verilen görevsizlik kararının ise hukuka aykırı olduğunu, ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
İstinaf dilekçesi tebliğ edilmiş olup, cevap verilmediği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, davanın davacı şirketin davalı spor kulübü derneği sporcularına verdiği konaklama hizmeti bedelinden ibaret alacağı bulunduğu iddiasıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır. Davalı dernek vasfında olup, ticari şirket niteliğinde olmayıp, dava konusu ihtilaf da mutlak ticari dava niteliğinde değildir. O nedenle mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Bu itibarla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1.HMK m.353/1-b-1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine,
2.İşin duruşmasız olarak incelenmesi nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca ücreti vekalet taktirine yer olmadığına,
3.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK’nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf edenden harç peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 20/06/2018 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.”

Sayıştay Genel Kurulu İçtihadı Birleştirme Kararı (E: 2017/1, K: 5415/1): “Belediyelere Ait Taşınmazların Belediye Meclisi Kararı İle Spor Kulüplerine Tahsis Edilmesi Hususunda”

İlgili karar, 02.02.2018 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Okumaya devam et “Sayıştay Genel Kurulu İçtihadı Birleştirme Kararı (E: 2017/1, K: 5415/1): “Belediyelere Ait Taşınmazların Belediye Meclisi Kararı İle Spor Kulüplerine Tahsis Edilmesi Hususunda””