Etiket: sözleşme

Yargıtay Kararı – Sporcu Sözleşmesi, Alacak, İcra İnkar Tazminatı

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 2016/10623 E.,  2019/1332 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı kulüp ile aralarında imzaladıkları 28.09.2013 Türkiye … Federasyonu tescil tarihli Deplasmanlı Lig Sporcuları sözleşmesi kapsamında, kulüp tarafından ödenmesi gereken 60.000,00 TL’den sadece 31.000,00 TL’nin ödendiğini, ödenmeyen 29.000,00 TL’nin tahsiline yönelik başlattığı takibe davalı kulübün itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

Davalı kulüp vekili, icra dosyasına yaptığı itirazında borcu bulunmadığını bildirmiş ancak, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, aldırılan bilirkişi raporu, federasyon yazısı ve sözleşme hükümleri gözetilerek, davanın kısmen kabulü ile … 19.İcra Müdürlüğü’nün 2013/17141 sayılı dosyasına yapılan itirazın toplam 21.761,70 TL yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya dair ve icra inkar tazminatına yönelik talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra- inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasını itiraz ile durduran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında kabul edilen alacak değerlendirildiğinde, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek konumda bulunması nedeniyle alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. O halde, kabul edilen asıl alacak bakımından, davacının bu istemi hakkında kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 (HMK’un 370.) maddesi gereğidir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte belirtilen nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, mahkeme kararının hüküm bölümünün 1. fıkrasında yer alan “… ayrıca icra inkar tazminatı talebinin de reddine,” ibaresinin karar yerinden çıkartılarak yerine “… ayrıca alacak likit ve muayyen olduğundan hüküm altına alınan asıl alacak üzerinden % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Kararı – Voleybol, Kulübün Prim Ödeme Borcu

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 2016/27796 E., 2018/11115 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalı kulübün sözleşmeli sporcusu olduğunu, aralarında yapılan sözleşmede bir üst lige çıkılması halinde 3.000,00 TL prim ödeneceğine dair hüküm bulunduğunu, sezon sonunda Voleybol Federasyonu tarafından 1.lige davet edildiği halde, kulüp tarafından davete cevap verilmediği ve sonucunda l.lige çıkılmadığını, hak kazanılan prim alacağına yönelik başlatılan takibe davalı kulübün itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.

Davalı kulüp vekili, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın kabulüne, … 2.İcra Müdürlüğü’nün 2015/6800 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, Deplasmanlı Lig Sporcuları Sözleşmesine konu prim alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece, davalı voleybol takımının 1. lige katılma hakkı kazandığı, bunun oyuncular bakımından bir başarı olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında imzalanan ve Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanlığınca da onaylanan tip sözleşmenin 2. maddesi ile ” Sporcuya Türkiye Voleybol Ligine çıkıldığı takdirde Yönetim Kurulu’nun öngördüğü miktar olan 3.000 TL prim ödenecektir.” düzenlemesine yer verilmiş olup, sözleşmenin yapıldığı tarihteki Statü düzenlemesine göre, bir üst lige play-off müsabakaları sonucu ilk iki takım çıkabilmektedir. Davalı spor kulübünün 2013/2014 sezonu müsabakaları sonucu 3.sırada yer aldığı, statünün anılan bu kuralı gereğince bir üst lige çıkma hakkı elde edemediği anlaşılmaktadır. Prim, sporcuları teşvik etmek, verimlerini artırmak, sonuca daha kolay ve çabuk ulaşılmasını sağlamak için verilen ödüldür. Somut olayda, davalı tarafın, bir üst lige çıkma hakkını, müsabakalar sonucu gösterilen başarı ile değil, sezonun tamamlanmasını müteakip, üst ligden bir takımın çekilmesi üzerine, 04.07.2014 tarihli Federasyonun davet yazısı ile olmuş, kulüp tarafından bu teklif katılım bedeli yatırılmayarak reddedilmiştir.Davalı kulübün başarısızlık ve yetersizlik sayılacak durumda, ligden çekilen takım yerine, davet üzerine durum ve şartlar değerlendirilerek bir üst lige çıkmak istememesi hakkın kötüye kullanılması olarak yorumlanamaz. Hal böyle olunca, davacı sporcunun sözleşmedeki prim alacağına hak kazanamadığı sonucuna ulaşılmakta olup, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23/11/2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Taraflar arasında akdolunan ve Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanlığı’nca da onaylanan Tip Sözleşme’nin 2. maddesinde “Sporcuya Türkiye Voleybol Ligine çıkıldığı taktirde Yönetim Kurulu’nun öngördüğü miktar olan 7.500 TL ödenecektir.” hükmüne yer verilmiştir. Sözleşmeden açıkça anlaşılacağı gibi, prim ödeme şartı, sadece Voleybol 1. Ligine çıkılması sonucuna bağlanmış, bunun dışında, Kulübün sezonu birinci veya ikinci olarak bitirmesi suretiyle Voleybol Ligine çıkması vb. bir şart ya da başkaca herhangi bir şart Sözleşmede öngörülmemiştir. Yine Federasyon’un 26.01.2015 tarihli cevap yazısında, davalı Spor Kulübü’nün 2013-2014 sezonu play-off müsabakaları sonucu 3. sırayı aldığı, statü gereği ilk 2 takımın bir üst lige çıktığı, 2013-2014 sezonunda 1. Ligden çekilen takımlar olduğu, play-off müsabakalarını 3. sırada tamamlaması nedeniyle öncelikle (davalı) … …Spor Kulübü’ne 1. Lige katılım hususunda teklifte bulunulduğu, (davalı) Kulüp tarafından zamanında cevap verilmemesi nedeniyle play-off müsabakalarını 4. sırada tamamlayan … Belediye Spor Kulübü’nün 1. Lige davet edildiği belirtilmiştir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 1. Maddesi “Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur.”, 26. Maddesi “Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler.” hükümlerini içermektedir.

Davalı Kulübün 1. Lige katılmaya hak kazanmasıyla, davacı sporcuya prim ödenmesi için, tarafların serbest iradeleri ile kurdukları ve içeriğini oluşturdukları yukarıda bahsolunan Sözleşme’nin 2. Maddesinde öngörülen sonuç ortaya çıkmıştır. Davalı Kulübün herhangi bir nedenle ya da saikle Federasyon’un 1. Lige çıkma teklifine cevap vermemiş olması, bu sonucu ortadan kaldırmaz. Aksine bir yorum, Sözleşme’nin bizatihi amacına aykırılık teşkil edecektir. Prim ödenebilmesi için Sözleşmede öngörülen sonuç ortaya çıktığına göre, davalı Kulübün davacıya prim ödeme borcu da doğmuştur. TBK’nun 646. Maddesi “Bu Kanun, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun Beşinci Kitabı olup, onun tamamlayıcısıdır.” hükmüne amirdir. TMK’nun 2/2. Maddesi ise “Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” şeklindedir. Davalı Kulüp, elde ettiği ve esasında Sözleşme’nin de amacını oluşturan 1. Lige çıkma hakkını, Federasyon’un teklifine süresinde cevap vermeyerek kullanmamıştır. Buna rağmen, cevap dilekçesinde ileri sürdüğü çeşitli gerekçelerle Sözleşme’nin kendisine yüklediği edimi ifadan kaçınması açık bir şekilde hakkın kötüye kullanılmasıdır. Böyle bir davranışın ise korunmaması gerekir. Davacının, 7.500 TL asıl alacağa ilişkin ilişkin talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir. Temyiz incelemesine konu mahkeme kararının bu nedenle onanması gerektiği kanaatiyle sayın çoğun görüşüne katılmıyorum.

Asliye Ticaret Mahkemesi Kararı – Uluslararası Dans Federasyonu, Sponsorluk Sözleşmesi, Hizmet Sözleşmesi, İcra Takibi

T.C.
İSTANBUL
1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2016/1164 Esas
KARAR NO : 2018/532

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/12/2016
KARAR TARİHİ : 22/05/2018

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı … dava dışı şirketler arasında 25/12/2008 tarihli Ortak Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme maddeleri gereğince dava dışı … firmasına ödemeler yapıldığını, bu firmanın yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin fesh edildiğini, … 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne alacak davası ile … 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne maddi tazminat davası açıldığını, 126.000,00 Euro ile 1.909,71 TL’nin davalıdan alınıp müvekkiline verilmesine karar verildiğini, mahkeme kararı doğrultusunda …’a karşı … 25. İcra Dairesi’nin … Esas sayılı dosyasında takibe geçildiğini, icra takibi sonucu mal varlığı bulunmaması nedeniyle borcun haciz vesikasına bağlandığını, davalı ile akledilen sözleşmenin 3. Maddesi gereğince müvekkilinin uğramış olduğu zararın davalı payına düşen %20’si olan 25.320,00 Euro ve 381,94 TL’nin davalıdan talep edildiğini, davalının cevap vermemesi üzerine … 18. İcra Dairesi’nin … Esas sayılı dosyasında davalıya karşı icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA/

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Esas bakımından müvekkilinin imzası bulunan sözleşmeye ilişkin yapılan işlem ve girişimlerde müvekkilinin bulunmamış olduğunu, müvekkilinin …ile ilişkisi bulunmadığını, davacının …aleyhine açtığı davada ve icra takibinde de müvekkilinin bildirimde bulunmadığını beyanla, davanın reddine, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE/

… 18. İcra Dairesi’nin … E sayılı takip dosyası, … 25. İcra Dairesi’nin … Esas sayılı dosyası, taraflar arasındaki hizmet ve sponsorluk sözleşmesi, ortak hizmet sözleşmesi, İstanbul (Kapatılan) 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/184 Esas – 2013/42 Karar sayılı dosyası ve dayanılan tüm deliller getirtilmiş, konusunda uzman bilirkişiden tüm dosya kapsamında rapor alınmıştır.

Tüm dosya kapsamında konusunda uzman bilirkişiden alınan 27/03/2018 tarihli raporda özetle; davacı … davalı şirket ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu, taraflar arasında 25/12/2008 tarihli hizmet ve sponsorluk sözleşmesi ile aynı tarihli ortak hizmet sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin firmaların sorumluluk ve haklar paylaşımı başlıklı 3. maddesine göre ”işbu ortak hizmet sözleşmesi gereğince elde edilecek kar ve zararın %20’sinin davacı şirkete, %20’sinin davalı şirkete ait olduğu” herhangi bir zarar doğması halinde diğer firmalara karşı payları ile orantılı olarak sorumlu olacakları, davacının ticari defterlerinde davalı şirket adına tanzim edilmiş 31/08/2016 tarihli 25.320,00 Euro ve 673,99 TL miktarlı 2 adet borç dekontunun bulunduğu, bu dekontlara karşın davalı tarafından yapılan bir ödeme bulunmadığı, davalıya ait cari hesabın takip tarihi itibariyle 84.331,27 TL borç bakiyesi verdiği, davalı şirketin ticari defterlerinde davacı şirkete ait herhangi bir cari hesap kaydına rastlanmadığı gibi davacı tarafında tanzim edilen borç dekontlarının kayıtlı olmadığı, davacı şirket tarafından dava dışı …… Ltd. Şti.’ye toplam 126.600,00 Euro ve 1.909,71 TL ödeme yapıldığı, sözleşmenin 3. maddesi gereğince davalının kar ve zarara katılma oranı olan %20 oranının uygulanması ile davacının davalı şirketten 25.320,00 Euro ve 381,94 TL talep edebileceği belirtilmiştir.

Mahkememizce konusunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenen denetime olanaklı rapora itibar edilmiştir.

Dava, davacının ortaya çıkan zararının davalı ile aralarında akdedilen sözleşmelere dayanılarak davalının sorumululuk oranında tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.

… 18. İcra Dairesi’nin … Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalıya karşı 25,320,00 Euro + 381,94 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yaptığı, davalının süresinde itiraz ederek takibi durdurduğu, davacının 86.902,91 TL harca esas değerle itirazın iptali davası açtığı görülmüştür.

… 25. İcra Dairesi’nin … Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının dava dışı …… Ltd. Şti.’ye karşı … 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07/03/2013 tarih ve … Esas – … Karar sayılı ilamını 19/04/2013 tarihinde takibe koyduğu, takibin semeresiz kalması nedeniyle 27/10/2016 tarihinde haciz vesakasına bağlandığı görülmüştür.

Tüm dosya kapsamından, uluslararası dans federasyonu tarafından 2009 yılında Türkiye’de düzenlenmesine karar verilen organizasyon için dava dışı …… Ltd. Şti. ile davacı … davalının da aralarında bulunduğu şirketlerle 25/12/2008 tarihinde hizmet ve sponsorluk sözleşmesi imzalandığı, davacı … davalının yer aldığı ortak girişimdeki şirketlerin de kendi aralarında sorumluluklarını düzenleyecek şekilde aynı tarihli ortak hizmet sözleşmesi imzaladıkları, davacı şirket tarafından dava dışı …’a davacının ticari defterlerine göre 126.600,00 Euro ve 1.909,71 TL ödeme yapıldığı, dava dışı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle akdedilen hizmet ve sponsorluk sözleşmesinin feshedildiği ve yapılan ödemelerin iadesi için … 29. Asliye Ticaret Mahkemesinde .. Esas sayılı dosyada alacak davası açıldığı, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine kararın…’a karşı … 25. İcra Dairesi’nin … Esas sayılı dosyasında takibe konulduğu, icra takibi sonucu mal varlığı bulunmaması nedeniyle borcun aciz vesikasına bağlandığı, davacının aciz vesikası sonrası davalının da aralarında bulunduğu şirketlerle akdedilen ortak hizmet sözleşmesinin 3. maddesi’nin 1. fıkrası gereğince davalının kar ve zarara katılım oranı olan %20 oranına isabet eden miktar olan 25.320,00 Euro ve 381,94 TL’yi davalıdan talep ettiği, davalının ödeme yapmaması üzerine … 18. İcra Dairesi’nin … Esas sayılı dosyasında davalıya karşı icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, tarafların yer aldığı ortak hizmet sözleşmesinin 3. maddesinin 1. fıkrasına göre davalının elde edilecek kar ve zararın %20’sinden sorumlu olduğu, davacının ticari defterlerine göre dava dışı …’a 126.600,00 Euro ve 1.909,71 TL ödeme yaptığı, sözleşmenin feshi sonrası … 25. İcra Dairesi’nin … Esas sayılı dosyasının aciz vesikasına bağlanması da dikkate alındığında davacının bu miktarda zararının oluştuğu, ortak hizmet sözleşmesine göre de oluşan zarardan davalının %20 oranında sorumlu olduğu, bu nedenle davalının itirazında haksız olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, davacı her ne kadar icra inkar tazminatı talep etmiş ise de davacının zarar miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden bu talebin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davanın KABULÜNE,
Davalının … 18. İcra Dairesi’nin … E sayılı takip dosyasın yaptığı itirazın 25.320,00 Euro + 381,94 TL asıl alacak için İPTALİNE,
Takibin aynen DEVAMINA,
Asıl alacak 25.320,00 Euro’ya takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince döviz faizi İŞLETİLMESİNE,
Asıl alacak 381,94 TL’ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz işletilmesine,
TL alacağı ile birlirkte Euro niteliğindeki asıl alacak ve işlemiş faiz toplamından oluşan miktarın fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının tahsilini teminen takibin DEVAMINA,
İcra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen Euro cinsi alacak miktarının dava tarihindeki TCMB efektif satış döviz kuru Türk Lirası karşılığı ile kabul edilen Türk Lirası alacak miktarı toplamı üzerinden hesaplanan 6.383,10 TL nispi karar harcından, peşin yatırılan 1.049,58 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 5.333,52 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen Euro cinsi alacak miktarının dava tarihindeki TCMB efektif satış döviz kuru Türk Lirası karşılığı ile kabul edilen Türk Lirası alacak miktarı toplamı üzerinden 10.225,44 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 672,00 TL yargılama gideri ile 1.049,58 TL peşin harç, 29,20 TL başvuru harcı toplamı 1.750,78 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde başvurulması halinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/05/2018

Katip …
e-imza

Hakim …
e-imza

Harç / Masraf Dökümü
Peşin Harç : 1.049,58 TL
Karar Harcı : 6.383,10 TL
Noksan Harç : 5.333,52 TL

Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 765,00 TL

Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 55,00 TL

Yargılama Gideri Detayları
Bilirkişi Ücreti : 600,00 TL
Posta Giderleri : 105,00 TL

Yargıtay Kararı – Futbolcu Temsilcisi, Alacak, Cezai Şart

13. Hukuk Dairesi 2016/15205 E., 2016/17716 K.

“İçtihat Metni”


MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, Türkiye Futbol Federasyonundan lisanslı futbol temsilcisi olduğunu, davalı ile 14.06.2011 başlangıç ve 14.06.2013 bitiş tarihli futbolcu temsilcisi sözleşmesi imzaladıklarını, davalının bu sözleşme süresi içinde kendisinden habersiz transfer görüşmeleri yaptığını ve davadışı klüpler ile sözleşmeler imzaladığını, bu eylemi nedeniyle sözleşmenin ilgili maddesindeki ceza-i şartı kendisine ödemek zorunda olduğunu ve ayrıca ücret alacağının da olduğunu beyanla fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ücret alacağı olarak şimdilik 1.000,00 TL’nin, ceza-i şart olarak ise şimdilik 1.000,00 euro nun faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, usulüne uygun tebligat yapıldığı halde yargılamaya katılmamıştır.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava futbolcu temsilcisi sözleşmesinden kaynaklanan ücret ve ceza-i şart talebine ilişkindir. Davacı, davalı ile imzaladıkları federasyon tarafından da onaylanmış olan 14.06.2011 tarihli sözleşmeye rağmen davalı tarafından yapılan transfer görüşmelerine dahil edilmediğini, ücret alacağının ödenmediğini ve sözleşme gereği ceza- şart alacağı doğduğunu iddia etmiş, davalı yargılamaya katılmamıştır. Mahkemece, davalı tarafından gerçekleştirilen transfer görüşmelerinde davacı temsilcinin bulunmadığı, emek sarfetmediği, bu nedenle bedel talep edemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında imzalanmış olan 14.06.2011 tarihli sözleşmenin Türkiye Futbol Federasyonu tarafından onaylandığı ve davalı tarafça imzaya itiraz edilmediği anlaşılmış olup, sözleşme bu haliyle taraflar açısından bağlayıcı ve geçerlidir. Sözleşmenin ücret başlıklı 2. maddesinde sözleşme ile temsilciye tanınan temsil yetkisinin münhasır olması halinde temsilcinin bizzat katılmadığı müzakere ile bağıtlanan transfer sözlemesinden dahi ücret doğacağı ve 3. maddede ise temsilciye tanınan hakkın münhasır olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Yine taraflar arasında imzalanmış olan ek protokolün 5. maddesinde ise futbolcu temsilcisi bulunmaksızın davalının tarnsfer görüşmeleri yapması ve transfer sözleşmesi imzalaması halinde davalının ceza-i şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği görülmektedir. 11.04.2014 tarihli bilirkişi raporu uyuşmazlığın çözümlenmesi yönünden yetersiz olup, yukarıda bahsedilen sözleşme maddeleri yeterince irdelenmemiştir. O halde mahkemece, yargıtay, mahkeme ve taraf denetimine elverişli, konularında uzman bilirkişilerin oluşturacağı bir heyetten rapor alınmak suretiyle, anlatılan hususlar değerlendirilerek, hasıl olacak sonuca göre hüküm tesis edilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 05/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.