Birkaç gün önce Gençlik ve Spor Bakanlığı Tahkim Kurulu’nun sayfasına baktım.

Bu sayfaya sık sık bakıyordum. Kurul başkanı Yılmaz Akçil’in kuruldaki varlığının devam edip etmediğini kontrol ediyordum.

Yılmaz Akçil, Ocak ayında Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilmesine rağmen GSB Tahkim Kurulu’ndaki görevine devam ediyordu. Oysa Anayasa, Anayasa Mahkemesi üyelerinin, aslî görevleri dışında resmî veya özel hiçbir görev almalarını yasaklıyor (Anayasa md. 146/VII).

Bu böyle aylarca devam etti. Yılmaz Akçil bir türlü görevinden ayrılmadı.

Sonunda, GSB Tahkim Kurulu değişmiş. Yeni üyeler atanmış.

GSB Tahkim Kurulu’nun güncel üyeleri aşağıdaki gibidir:

Mehmet TUNCER – Başkan
Ahmet Can ACAROĞLU – Başkan Vekili
Abdurrahim TAŞ – Raportör
Ayşe Tuğba ÖZKARSLIGİL – Üye
Mehmet Cemal YOĞURTCUOĞLU – Üye
Umut ÖZKAN – Üye
Serkan KAYA – Üye

Bu üyeler kim?

Bu üyelerin spor ve spor hukuku ile ilgileri nedir? Spor deneyimleri nedir?

Kaçı kamu görevlisi? Bunlar hangi kurumlarda görev alıyorlar?

Hâkim ve savcı kökenli üyeler var mı? Bunlar Adalet Bakanlığı’nda görev alıyorlar mı? Aralarında genel müdür, genel müdür yardımcısı, daire başkanı vs. var mı? Hangi mahkemelerde hangi statüde görev alıyorlar?

Kamu görevlisi olmayan üyeler kim? Bunların mesleği nedir? Hangi kuruluşlarda çalışıyorlar?

Üyeler birlikte mi atandı, yoksa farklı tarihlerde mi atandılar? Görev süreleri nasıl tespit edilecek?

Maalesef yukarıdaki soruların cevaplarını bilmiyoruz.

Yurt dışında tahkim kurullarına atananların CV’leri yayınlanıyor. Kurul üyeleri hakkında detaylı bilgiye erişilebiliyor.

Türkiye’de gizem tercih ediliyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı şeffaf değil.

İnternette isimleri araştırdım. Aynı isimli birçok kişi bulduğum için, sonuçlardan emin olamadım.

Örneğin, Abdurrahim Taş.

Bu ismi taşıyan iki önemli sıfatlı kişi var. Biri, Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü daire başkanı. Diğeri, Doçent, Beyin ve Sinir Cerrahı.

Elbette mantık, hukukçunun Tahkim Kurulu üyesi olmasını gerektiriyor. Ancak geçmişte Sağlık Dairesi Başkanı’nın Gençlik ve Spor Bakanlığı Tahkim Kurulu üyesi olduğuna şahit oldum. Bu sebeple, atamalardan emin değilim.

İki isim özellikle dikkatimi çekti.

Açık söyleyeyim, bu iki kişinin Gençlik ve Spor Bakanlığı Tahkim Kurulu’nda görev almasından çok rahatsız oluyorum.

İlk isim: Ahmet Can Acaroğlu.

Acaroğlu’nun Gençlik ve Spor Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürü sıfatı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı Tahkim Kurulu üyesi sıfatı çelişiyor. Ciddi menfaat çatışması doğuyor. Bu menfaat çatışması kişilerin adil yargılanma hakkını ihlal ediyor. Detayları önceki yazımda okuyabilirsiniz.

İkinci isim: Mehmet Cemal Yoğurtçuoğlu.

Yoğurtçuoğlu, görevi sona ermediyse, aynı zamanda Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu (TDMK) Genel Koordinatör Yardımcısı ve Hukuk Danışmanı.

Aşağıdaki açıklamaları, Yoğurtçuoğlu’nun TDMK’daki görevinin devam ettiği ihtimaline göre kaleme aldım.

TDMK yöneticisi ve hukuk danışmanının Gençlik ve Spor Bakanlığı Tahkim Kurulu’nda görev alması Anayasa’ya aykırı.

Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında aynı kişiler görev alamazlar.

Doping yargılaması sürecini kısaca özetleyeyim.

Dosya spor federasyonunun önüne gelene kadar TDMK aşağıdaki işlemleri yapar.

– Sporcu havuzu oluşturulur.

– Sporcu havuzundan sporcu seçilir.

– Doping kontrol görevlileri sporcunun daha önce bildirdiği veya müsabakanın gerçekleştiği yere gider ve doping kontrolünü gerçekleştirir. Numune alınır.

– Numune test edilir. Sonuçlar değerlendirilir.

– (A) numunesi pozitif çıkan sporcudan savunma istenir. Sporcu, (B) numunesinin açılıp değerlendirilmesini talep edebilir.

– Sporcu hakkında tedbir kararı verilir.

– Sporcuyla anlaşma yapılabilir. Sporcu, bilgi verirse, daha az ceza alması sağlanabilir.

– Sporcunun dosyası spor federasyonuna gönderilir.

TDMK, dosyayı federasyona gönderdikten sonra dosyadan elini çekmiyor. Dosyayı takip etmeye devam ediyor.

Federasyon disiplin kurulu sporcudan savunma alır.

TDMK da federasyon sürecine müdahil olur. Duruşma açılırsa, duruşmaya katılır.

TDMK, federasyonun kararından memnun olmazsa, federasyonun kararının iptali için Gençlik ve Spor Bakanlığı Tahkim Kurulu’na başvurabilir.

Mehmet Yoğurtçuoğlu’nun Gençlik ve Spor Bakanlığı Tahkim Kurulu’na atanmasıyla, TDMK hem ceza isteyen hem de ceza veren kurum haline geldi.

Spor hukukuyla ilgilenmeyen hukukçular için durumu ceza yargılamasına kıyasla anlatayım.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nu hatırlayalım:

Aynı işte soruşturma evresinde görev yapmış bulunan hâkim, kovuşturma evresinde görev yapamaz” (CMK md. 23/II).

Mehmet Yoğurtçuoğlu birçok sıfatı bünyesinde topluyor. Yoğurtçuoğlu süreç boyunca bir şapkayı çıkarıp diğerini takıyor.

Yoğurtçuoğlu Emniyet Müdürü, polis, soruşturma savcısı, sulh ceza hâkimi, duruşma savcısı, Yargıtay savcısı, Yargıtay tetkik hâkimi ve Yargıtay hâkimi sıfatları ile hareket ediyor.

Böyle şey olur mu?

Üstelik Yoğurtçuoğlu, federasyon ile Gençlik ve Spor Bakanlığı Tahkim Kurulu’nun diğer üyelerinin elde edemeyeceği özel bilgilere de erişebiliyor. Doping şüphelileri TDMK ile özel bilgiler paylaşabiliyorlar.

Yoğurtçuoğlu’nun GSB Tahkim Kurulu’ndaki varlığı adil yargılanma hakkını ihlal edecek.

Yoğurtçuoğlu, GSB Tahkim Kurulu’na atanmadan önce de TDMK’nın bağımsız ve tarafsız olduğunu söyleyemiyorduk. Bu komisyonun tüzel kişiliği yok. Komisyonun yasal altyapısı yok. İşlemleri hukuka aykırı.

Yoğurtçuoğlu’nun GSB Tahkim Kurulu üyesi olmasının ardından, TDMK bağımsız ve tarafsız olamaz.

TDMK gizlilik ilkesine uygun hareket edemez. Özel bilgiler elde edemez. Sporcular TDMK’dan çekinir; verecekleri bilgilerin aleyhlerine kullanılacağından, GSB Tahkim Kurulu üyeleri ile paylaşılacağından endişe ederler.

Yoğurtçuoğlu’nun GSB Tahkim Kurulu’nda görev alması, kurulun sözde bağımsızlığına ve tarafsızlığına büyük zarar verir.

Yoğurtçuoğlu’nun TDMK’yı temsilen hangi şapkaları kullandığını anlattım. Bu sıfatlar birbiriyle çelişkilidir.

Yoğurtçuoğlu, doping ihlali yaptığı tespit edilen kişi hakkında tedbir kararı veriyor. Sulh ceza hâkimi gibi hareket ediyor. Bununla da kalmıyor. İddianameyi hazırlıyor. İddianameyi federasyona gönderiyor. Federasyondan sporcuya veya destek personeline ceza verilmesini talep ediyor. Duruşmaya katılıp kişi aleyhine bilgi, belge sunuyor; cezalandırılması için mütalaa veriyor. Sonra federasyonun kararına itiraz ediyor. İtiraz ettiği karar hakkında karar veriyor.

Bundan öte adil yargılanma hakkının ihlâli olabilir mi?

Durumu değerlendirirken, karşılaştırmalı hukuka da bakmalı!

Fransa’da Anayasa Konseyi (Conseil Constitutionnel) Fransa Dopingle Mücadele Ajansı’na (Agence française de lutte contre le dopage – AFLD) hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında görev alma, soruşturma sürecini yürütürken ayrıca spor federasyonlarının kararlarını gözden geçirme ve yeni karar verme yetkisi veren düzenlemeleri Anayasa’ya aykırı buldu.

Fransa Anayasa Konseyi’nin kabul ettiği ilkeler, bugün TDMK ile Gençlik ve Spor Bakanlığı Tahkim Kurulu için de geçerli.

Yoğurtçuoğlu’nun hem TDMK’da hem de GSB Tahkim Kurulu’nda görev alması ile, TDMK önce soruşturma yapacak, son raddede federasyonun kararlarına itiraz edip kendi kararını verecek.

Yoğurtçuoğlu, TDMK’da görevi devam ediyorsa, derhal TDMK’dan istifa etmelidir. İstifasını kamuoyuna duyurmalıdır.

Eğer Yoğurtçuoğlu TDMK’daki görevinden istifa etmezse, doping ihlali sebebiyle yargılanan kişiler dosya Gençlik ve Spor Bakanlığı Tahkim Kurulu’nun önüne geldiğinde, Yoğurtçuoğlu reddedilebilir. Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu’nda ve Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu Yönetmeliği’nde kurul üyelerinin reddine dair düzenleme bulunmuyor ama muhakkak red talebinde bulunulması gerekiyor.

Gençlik ve Spor Bakanlığı Tahkim Kurulu, red talebini reddeder ve yargılama sonunda kişi aleyhine karar verirse, ilgili kişi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurabilir.

Biz ‘TDMK’nın yasal altyapısı olsun’, ‘TDMK tarafsız ve bağımsız olsun’, ‘kişisel veriler korunsun’, ‘kişilerin insan hakları korunsun’ derken, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın TDMK’nın yanında bir de Gençlik ve Spor Bakanlığı Tahkim Kurulu’nu hukuksuz bir yapıya dönüştürmesini şaşkınlıkla izliyorum.

Ne yazık ki Türkiye Barolar Birliği Spor Hukuku Komisyonu,İstanbul Barosu Spor ve Spor Hukuku Komisyonu, Ankara Barosu Spor Hukuku Kurulu ve diğer baroların spor hukuku komisyonları Türk spor hukukunun yapısal sorunlarına, hukuka aykırı uygulamalara tepki göstermiyor, kamuoyunu bilgilendirmiyor.

Bu komisyonların Türkiye Barolar Birliği ve diğer baroların yönetim kurullarını bilgilendirmesi, baroları ses çıkarmaya yönlendirmesi beklenir ama tahmin ettiğim saiklerle etliye sütlüye karışmıyorlar.

Haliyle, ‘bu komisyonlar küçük bir gruba spor ve turistik gezi yaptırmak dışında ne işe yarar?’ diyoruz.

Yorumunuzu Paylaşın

SON YAZILAR