Etiket: Futbolcu Hakları

Profesyonel Futbolcular Derneği’nden Tepki Doğuran Paylaşım

Profesyonel Futbolcular Derneği, İnternet sitesinde ““KOLAYDIR” TÜRKİYE’DE FUTBOL…” başlıklı bir yazı yayınladı.

Bu yazı, derneğin Twitter adresindeTürkiye’de futbolcu olmak çok kolay” diyenlere…‘ başlıklı bir tweet ile duyuruldu. Okumaya devam et “Profesyonel Futbolcular Derneği’nden Tepki Doğuran Paylaşım”

TFF 1. Lig Kulüpleri Birliği İlk Günden Kontrolü Kaybetti

TFF 1. Lig Kulüpleri Birliği, ‘kulüplerinden sorunlu ayrılan oyuncuları kendi aralarında transfer etmeme‘ kararı almıştı.

Bu kararla ilgili bazı hukuki sorunları yazmıştım.

Türkiye Profesyonel Futbolcular Derneği (TPFD) de bu konuda bir kamuoyu açıklaması yayınladı.

TPFD’nin açıklamasına göre, dernek başkanı Hakan Ünsal, Birlik Başkanı ve Eskişehirspor Başkanı Halil Ünal ile telefon görüşmesi gerçekleştirmiş. Bu görüşmede Halil Ünal, TFF 1. Lig’de kulüp başkanlarından oluşan bir Etik Kurul – UÇK (Uyuşmazlık Çözüm Kurulu) benzeri bir yapı oluşturduklarını ve ‘Sorunlu oyuncuları kendi aralarında transfer etmeme’ kararı aldıklarını açıklamış.

TPFD, bu açıklama ile ilgili bazı çekincelerini paylaşmış.

Birkaç hususa daha dikkat çekmek isterim.

BU BİRLİĞİN HUKUKÇUSU/AVUKATI KİM?

Halil Ünal‘ın açıklaması akıllara zarar.TFF 1. Lig’de kulüp başkanlarından oluşan bir Etik Kurul – UÇK (Uyuşmazlık Çözüm Kurulu) benzeri bir yapı oluşturmuşlar.

Böyle bir yapı oluşturulamaz.

Bir kurul hem Etik Kurulu hem de UÇK olarak işlev göremez. Üstelik böyle bir kurul sadece ve sadece Birlik üyesi kulüpler hakkında karar alabilir. Birlik üyesi kulüplerin yöneticilerinin Birliğe karşı disiplin ihlallerini soruşturabilir. Oysa bu kurul, futbolcular hakkında kararlar alacak.

Birlik bünyesinde Uyuşmazlık Çözüm Kurulu oluşturulamaz. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu sadece kulüp başkanlarından oluşamaz. Futbolcuların da temsilcilerinin bulunması gerekir. Üstelik UÇK’da görev alacak hakemlerin bağımsız ve tarafsız olması gerekir. Ayrıca sözde Uyuşmazlık Çözüm Kurulu kararlarına karşı hangi makama itiraz edilecek? Bu kurul, hiçbir şekilde FIFA’nın öngördüğü ulusal uyuşmazlık çözüm kurulu yapısının özelliklerini taşımamaktadır.

TFF 1. Lig Kulüpler Birliği, kendi bünyesinde Uyuşmazlık Çözüm Kurulu oluşturamaz. Birlik, TFF bünyesindeki UÇK’ya hakem listesi göndermek için uğraşmalıdır.

Halil Ünal hukukçu değil. Ne dediğini bilmiyor olabilir. Birliğin tüzüğünü görmek, tüzüğü yorumlamak gerekir. Birliğin tüzüğü nerede? 

Bu Birliğin hukukçusunun kim olduğunu, hangi hukukçuların bu birliğe danışmanlık hizmeti verdiklerini çok merak ediyorum. Birliğin hukukçusu, hukuk danışmanı var ise, lütfen bizimle Birliğin tüzüğünü ve talimatlarını paylaşsın!

ŞİKECİ, KULÜBÜ BORÇ BATAKLIĞINA SÜRÜKLEYEN YÖNETİCİLER NE OLACAK?

Yukarıda da belirttiğim gibi, TFF 1. Lig Kulüpler Birliği bünyesinde oluşturulacak Etik Kurulu sadece Birlik üyesi kulüpler, kulüp yöneticileri hakkında karar alabilir.

Bugün TFF 1. Lig kulüpleri içinde şike ve teşvik primi sebebiyle ceza alan kulüpler bulunmaktadır. Aynı şekilde, şikeye ve teşvik primine karışan yöneticiler spor kamuoyu tarafından bilinmektedir. Birliğin Etik Kurulu öncelikle bu kulüpleri ve yöneticilerini radarına almalı.

Kulüpleri borç bataklığına sürükleyen, futbolculara ücretlerini ödemeyen kulüpler ne olacak? Daha geçen hafta kulübünün anahtarını Eskişehir Valisi’ne teslim eden Halil Ünal, nasıl oluyor da “sorunlu futbolculara” iş vermemeye cüret edebiliyor? Birliğin Etik Kurulu, Halil Ünal‘a da ceza verecek mi?

REKABET KURULU, BU BİRLİK HAKKINDA SORUŞTURMA AÇMALIDIR

Önceki yazımda da belirtmiştim. Rekabet Kurulu hemen TFF 1. Lig Kulüpler Birliği hakkında soruşturma açmalıdır. Bu birliğin futbolcularla ilgili aldığı karar açıkça Rekabet Kanunu’na aykırıdır.

Bu birliğe hemen bir ders verilmesi gerekiyor.

Profesyonel Futbolcular Derneği, futbolcuların çalışma haklarının elinden alınmasına yönelik bahsedilen bu ve benzeri uygulamalar için TFF ve ilgili kurumlara da başvuracağını açıkladı. Bu dernek hemen Rekabet Kurulu’na başvurmalıdır.

TFF, Seyit Mehmet Özkan’a Göz Yummaya Devam Edecek mi?

Seyit Mehmet Özkan.

“Futbolda altyapı” denildiğinde akla ilk gelen isimlerden.

Özkan’ı özellikle Nisan ayından beri yakından takip ediyorum.

ÇOCUK DÖVEN BAŞKAN

Hürriyet yazarı Kenan Başaran, Özkan’ın bir futbolcuya attığı tokatları 2 Nisan’da haber yaptı. “Altınordu devrimini sarsan tokat!” başlıklı haberde, Özkan‘ın 16 yaşındaki çocuk futbolcu Berk Akgönül’e tokat attığı açıklandı.

Her ne kadar haber başlığında “tokat” ifadesi geçse bile, aslında Özkan, çocuğu dövmüş. Özkan, çocuğa 6 tokat atmış. 6 tokat artık sadece tokat olarak tanımlanamaz.

Ne yazık ki, Altınordu Futbol Kulübü, başkanına tavır almadı. Özkan başkanlıktan uzaklaştırılmadı. Kimse onu eleştirmedi.

Türkiye Futbol Federasyonu da olay hakkında soruşturma açmadı. TFF, Özkan‘ı disiplin kurula sevk etmedi. Skandal örtbas edildi.

Peki Özkan, attığı dayağı nasıl savunmuştu? Özkan, şöyle demiş: “Berk’in takım ruhundan, ortak heyecandan ve arkadaşlarından uzak, adeta umarsızca tavrı, bir saniye içinde bende farklı bir ruh hali ortaya çıkardı. Kendimi tutamadım ve insani bir refleksle, halen büyük pişmanlığını yaşadığım olayı yaptım“. Ve röportajın devamında şunu söylemiş: “Yeminimizde gamsız olunmayacağı var. Berk, çok gamsız ve coşkusuzdu. Genç Milli Takım’dam da bu yönde eleştiriler geldi. Bu yüzden yolumuzu ayırdık.

Özkan‘ın bu ifadeleri, yakın zamanda tekrar karşımıza çıktı.

FUTBOLCUYU HEDEF GÖSTEREN BAŞKAN

Özkan, 12 Ağustos’ta kaleme aldığı bir yazı ile Altınordu A Takımı futbolcularına kapıyı gösterdi. Özkan bu yazıda, çocuğa attığı tokat hakkındaki açıklamalara benzer cümleler kullandı.

İşte o ifadeler:

1989 yılından itibaren, yani 27 yıllık futbol yöneticiliği geçmişimde, benim yönetimimdeki tüm takımlarımız daimaCOŞKULU ve TEMPOLU takımlar olmuştur..

Bütün hafta çalışan çalışır, -mış gibi yapan çalışıyormuş gibi yapar, çalışmayan kılım döndü diyen montofon ineği gibi yatar !..

Siz Altınordu Futbol Kulübü’nün ülkemiz için ne kadar değerli olduğunun farkında değilsiniz !.. 
– Olsaydınız bu kadar MİSKİN, SİLİK ve KORKAK maç çıkarmazdınız !.. 
Altınordu Misyonu’nun yüklendiği Değerler’in de farkında değilsiniz !.. 
– Olsaydınız COŞKULU, TEMPOLU ve CESUR futbol oynardınız..

Özkan, oyunundan memnun olmadığı futbolculara seslenmiş ve ara transferde kulübü terk etmelerini istedi. Özkan’ın gerekçesi, bu sporcuların “coşkusuz” oynamaları.

Özkan‘ın yazısını futbolcu hakları açısından daha sonra değerlendireceğim. Bu yazıda sadece TFF ve Profesyonel Futbolcular Derneği‘nin yapması gerekenlere değineceğim.

TFF, ÖZKAN’I DİSİPLİNE SEVK ETMELİDİR

Özkan, kamuoyu önünde futbolcularını suçladı. Futbolcular için”Beyinleri Salata”, “-mış gibi yapan”, “namert“, “eski jenerasyon“, “ucuz, semiz, temiz“, “çalışmayıp inek gibi yatan“, “miskin, silik, korkak” gibi sıfatlar kullandı.

Bir başkan, futbolcuları hakkında bu şekilde konuşamaz. En azından kamuoyu önünde konuşamaz.

Özkan, futbolcularının işçi olduklarını bilmiyor mu? İşveren, işçisini korumalıdır. Bu koruma sadece futbolcuların fiziksel değil, ruhsal bütünlüklerinin korunmasını da kapsar.

Özkan, futbolcularını kamuoyu ve özellikle Altınordu taraftarları önünde açıkça hedef gösterdi. Gelecek günlerde futbolcuların başına gelecek şiddet olaylarından Özkan sorumlu olacaktır.

TFF ise Özkan‘ı acilen disipline sevk etmelidir. Özkan’a “Sportmenliğe Aykırı Açıklamalar” sebebiyle ceza verilmelidir.

PROFESYONEL FUTBOLCULAR DERNEĞİ NEREDE?

Profesyonel Futbolcular Derneği (PFD), futbolcuların haklarının korunması için kurulan bir dernek. Bu dernek, futbolcuları TFF bünyesinde temsil eden tek oluşum. FIFPro’ya üyelik konusunda aşama kaydeden dernek, futbol camiasını sarsan olaylar hakkında sessiz kalmayı tercih ediyor.

PFD, Altınordu bünyesinde yaşanan iki skandal hakkında harekete geçmedi. Çocuk futbolcu dayak yedi ama PFD açıklama yapmadı. Bu hafta futbolcular toplum önünde azarlandı ve taraftarlara yem olarak sunuldu. PFD yine ses çıkarmadı.

PFD, FIFPro üyeliği için gün sayarken, Türk futbolunun gündeminden uzak duramaz. Altınordu FK futbolcularına yönelik muameleye gözünü kapatamaz. PFD, futbolculara sahip çıkmalıdır. Bu sahip çıkma ise, futbolculara avukat ayarlamakla sınırlı kalamaz.

Altınordu FK, futbolcularına mobbing uygulayan tek kulüp değil. Onlarca kulübün bu tür metotlara başvurduğunu biliyoruz. Futbolcular haklarını bilmiyorlar. PFD, Internet sitesinde açıklama yayınlamalıdır. Televizyon kanallarında ve gazetelerde futbol yorumculuğu yapan PFD Başkanı ve yönetim kurulu üyeleri bu konuyu gündeme taşımalıdır.

Sermayeye yakın duranlar ve sermaye gruplarından ekmek yiyenler, işçi haklarını savunamaz; işçi hakları için savaşamazlar.

PFD yöneticileri, bir yandan sermaye sahipleri ile iş yaparken, diğer yandan işçileri koruyabileceklerini göstermek zorundadırlar. Aksi halde, tercih yapmaları gereken zaman yaklaşmaktadır: Ya TFF’ye ve kulüplere yakın olacaklar ve PFD yönetiminden ayrılacaklar; ya da futbolcular için savaşacaklar.

 

Altınordu SK Başkanı, Futbolcuları Hedef Gösterdi

Altınordu Futbol Kulübü’nün Başkanı Seyit Mehmet Özkan, futbolcularını tehdit etti. Özkan, performansından memnun olmadığı futbolcuları kamuoyuna şikayet etti.

Özkan, kulübünün Internet sitesinde aşağıdaki yazıyı yayınladı. Bu yazıyı daha sonra değerlendireceğim.

İşte o yazı:

Öz Kaynak Sahada, Lejyon’un Sonu *** (12 Ağustos 2016)

Ey kendilerinin Profesyonel bir “İş” yaptığını zannedenler,
Ey Paralı Askerler,
Ey Lejyon Takımı,
Ey A takım Oyuncuları,

Benim yazılarımı Altınordu İnternet sitemizden okumadığınızı biliyorum.
Okusaydınız zaten bugün bu yazımı “İyi Bayramlar” şeklinde yazardım !..

Beni içinizde orta halli tanıyan var veya az buçuk tanıyan var ama hiç biriniz beni ÇOK İYİ tanımıyorsunuz !..
Şimdi bu yazımla, artık içinizde beni tanımayan kalmayacak..

Babanız yaşlarda, 61 yaşımdayım..
20 ila 40 arasında sadece para kazanmaya odaklandım.
40 ila 50 arası Ben Kimim, Nereden Geldim, Nereye Gidiyorum ile uğraştım..
50’den sonraya ise, yani inişe geçmeye başlarken, kendime bir Misyon koydum..

50 yaşımdan sonraki Hayatım’a Anlam Katmak adına “Ya Herru Ya Merru” şeklinde daldığım bu Misyon ;

– Evet, nedir bu Misyon ? 
Bu toprakların çocuklarından “Gerçek” Profesyonel Futbolcular Yetiştirmek.. 
– “Gerçek” ne demek ? 
– mış gibi yapmadan YAŞAMAK demek !..
– “Profesyonellik” ne demek ? 
Hayatını namerde muhtaç olmadan YAŞAMAK demek..
– Futbolculuk ne demek ? > (Lütfen kısa cümlelerle olsun ki, herkes anlasın..)
1. Futbol dünyada en yaygın spor dalıdır. Çok basit kuralları vardır, bu sayede neredeyse herkes bilir..
2. Futbol ayakla oynanır, arada sırada kafayla da vurulur..
3. Ama kafalarının içindeki BEYİNLERİ SALATA olanların en üst liglere kadar tırmanmalarına imkan tanımayan bir ÜST DÜZEY REKABET branşıdır !..

– Bu tanımlamalara göre, Misyonum’un Açılımı şöyle oluyor ;
Bu toprakların çocuklarından, – mış gibi yapmadan, namerde muhtaç olmadan, ayakla oynanan bir sporu beyinlerini kullanarak üst düzeyde yapabilecek İNSAN YETİŞTİRMEK..

Yani benim için sizler, eski jenerasyonsunuz, geleceğe dair sizlerle işim yok benim..
Sizler bizim yetiştirmekte olduğumuz “Evlatlarımız”dan önceki, “Ucuz, Semiz, Temiz” kriterlerimize göre seçilmiş Öncü Grup’sunuz..
Altınordu forması ile işiniz bittiği zaman, zaten biz söylemeden kendiniz gidin kardeşim..

1989 yılından itibaren, yani 27 yıllık futbol yöneticiliği geçmişimde, benim yönetimimdeki tüm takımlarımız daima COŞKULU ve TEMPOLU takımlar olmuştur..
En canlı örneği hemen yanınızda Sedat Kaptan.. Anlatsın dinleyin..

Bu futbolculuk uğraşısı ( çünkü henüz ülkemizde iş veya meslek olarak görülmüyor) 20’lerde başlar, 35’lerde biter.. En babası 15 yıllık ömrü vardır..
Bütün hafta çalışan çalışır, -mış gibi yapan çalışıyormuş gibi yapar, çalışmayan kılım döndü diyen montofon ineği gibi yatar !..
Sadece hafta sonları, o da hepi topu 1,5 saatliğine Arena’ya çıkılır..
Arena’da yenersen, önündeki 7 gün kebap yapabilirsin..
Ama yenilirsen, gelecek haftaya bakacağız artık, klasiğini çalıp, gelecek hafta biraz sıkarsın, olur biter, hayat ta böyle –mış gibilerle geçer gider..
O eskidendi, yani Arena dediğin, sonunda aslanlara yem olmak falan yoktur artık !..

Bandırmaspor maçında Altınordu A Takım formasını temsil eden Futbol Emekçileri,
Siz Altınordu Futbol Kulübü’nün ülkemiz için ne kadar değerli olduğunun farkında değilsiniz !..
– Olsaydınız bu kadar MİSKİN, SİLİK ve KORKAK maç çıkarmazdınız !..
Altınordu Misyonu’nun yüklendiği Değerler’in de farkında değilsiniz !..
– Olsaydınız COŞKULU, TEMPOLU ve CESUR futbol oynardınız..

Benim sizinle işim bitmiştir.
Beni uyandırdığınız için, bu hamlemi 2 yıl önceye çekmeme neden olduğunuz için, hepinize teşekkür ederim.

2016 yılının son maçına kadar bu formayı giyin, ama ADAM gibi giyin ve ara transferde hepiniz gidin. NOKTA.

2017 yılında bizi “Evlatlarımız”la baş başa bırakın !..

1 Ocak 2017 Altınordu Organizasyonu için YEPYENİ BİR DÖNEM BAŞLAYACAK..
Önce geri çekileceğiz, sonra “Evlatlarımız”’la iyi hazırlık yapıp bir daha geri adım atmamacasına ileri hamle yapacağız..

Hayatın anlamı olacak.. Patinaj yapıp durmayacağız..
– 05.01.2007 > Kazmayı ilk vurduğumuz gün idi.. Bir sürü şahit ve fotoğraf var..
– 08.01.2017 > “Evlatlarımız”ı ilk 11 süreceğimiz ilk Gün olacak.. Belki o gün Eskişehir’den 5 yiyeceğiz..

Ama bir gün Tarih şöyle yazacak ;
– Evet, bu Avrupa Şampiyonu Altınordu A Takımı Öz Kaynak Futbolcuları, 7 yıl önce çıktıkları ilk profesyonel maçlarında 5 yemişlerdi..

Ya Rab duy sesimi, o günü göster ve sonra beni yanına al Ya Rab..

Seyit Mehmet ÖZKAN
Altınordu Yediemini”

FIFPro Oyunu Değiştirmeye Kararlı

Uluslararası Profesyonel Futbolcular Federasyonu (FIFPro), profesyonel futbolcuların haklarını korumak ve futbolculara yeni haklar sağlamak için dünya çapında faaliyet gösteriyor.

FIFPro, birkaç hafta önce bir kampanya başlattı. GAME CHANGERS (Oyunu Değiştirenler) başlıklı bu kampanya ile futbolcuların içinde bulundukları elverişsiz koşullar göz önüne seriliyor ve futbolcuların başka sektörlerde çalışan diğer işçilerle aynı haklara sahip olmaları için çağrıda bulunuluyor. Kampanyanın Internet sitesi: http://gamechangers.football/why-change.

Okumaya devam et “FIFPro Oyunu Değiştirmeye Kararlı”