Gençlik ve Spor Bakanı 2016 Bütçesini Sundu

Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının 2016 bütçesini sundu.

Bakan Kılıç‘ın TBMM genel kurulundaki konuşması sırasında sert tartışmalar yaşandı.

Bakan Kılıç, Bakanlığının başarılarından bahsetti ancak doping sorununa değinmedi. CHP milletvekillerinin ısrarı üzerine dopingle mücadele hakkında açıklama yaptı. Bu açıklama tatmin edici değildi. Bakan Kılıç, Bakanlığın açık ve şeffaf olduğunu; Bakanlığın Internet sitesinde her şeyin bulunabileceğini iddia etti. Bakanlığın Internet sitesinde dopingle ilgili hiçbir açıklama yok. Doping cezası almış sporcu ve antrenörlerin listesi yok.

Eski futbolcu milletvekili Saffet Sancaklı, Gençlik ve spor müdürlüklerindeki personellerde il ve ilçe müdürleri tecrübeli yetişmiş kadrolar olmasına rağmen kızağa çekildiğini, “uzman kadrosu” adı altında atıl vaziyette olduklarını belirtti. Gençlik ve Spor teşkilatı içinde hep bu ahbap çavuş ilişkisi olduğunu iddia etti. Bakan Kılıç bu iddiaya yanıt vermedi.

Bakan Kılıç’ın konuşması ve tartışmaları ile ilgili tutanak aşağıdadır:

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Samsun) – Sayın Başkanım, çok değerli milletvekillerimiz; yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.

Gençlik ve Spor Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının 2016 bütçesini sunmak üzere huzurlarınızda bulunuyorum. Bakanlığımız adına söz alan ve faaliyetlerimizle ilgili olumlu ve olumsuz görüşlerini, eleştirilerini dile getiren tüm milletvekillerimize teşekkür ediyorum.

Dünya ülkeleri arasında genç nüfusa sahip olma açısından ön sıralarda yer alan Türkiye’mizde gençlerimizin ekonomik ve sosyal hayatta ve karar alma mekanizmalarında rollerini genişletmek, gençlerimize daha kaliteli hizmet sunmak, sporun geniş kitlelerce bir yaşam biçimi olarak benimsenmesini sağlamak, farklı spor dallarını yaygınlaştırmak ve uluslararası yarışmalarda başarılı olacak sporcular yetiştirmek temel amaçlarımızdandır.

Gençlerimizin sağlıklı, üstün ahlaklı ve millî ve manevi değerlerine sahip çıkacak bireyler olarak yetiştirilmesi üzerinde önemle durduğumuz konulardan birisidir. Hassasiyetimizin en üst düzeyde olduğu bir başka konu ise gençlerimizin zararlı alışkanlıklardan korunmasına yönelik gerekli tedbirlerin alınması ve bunun için de her türlü imkânın harekete geçirilmesidir. Gençlerimizin ekonomik ve sosyal hayata aktif olarak katılmaları, ülkemizin geleceğine her açıdan olumlu kazanımlar sağlayacaktır. Biliyoruz ki, ancak bu hedefle yetiştirilen bugünün gençleri geleceğin Türkiye’sinde kalkınmanın lokomotifi olacaklardır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bakanlığımız ve bağlı kurum ve kuruluşlarımızla birlikte Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın huzur ve himayelerinde hedeflenen, Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu’nu hassasiyetle üzerinde durdukları gençliğimize ve ülke sporumuzun gelişimine yönelik projeleri gerçekleştirmeye devam etmekteyiz. Gerçekleştireceğimiz bu çalışmalar doğrultusunda gençlerimizin talep ve ihtiyaçlarını dikkate alarak gençliğe yönelik hizmetlerin kapsamını genişletmekte ve niteliğini yükseltmekteyiz.

Uluslararası düzeyde başarılı sporcular yetiştirmek için gerekli altyapı ve üstyapının geliştirilmesi çalışmalarını gerçekleştirmekteyiz. Gençlerimizin eğitimlerine katkı sağlayacak çalışmaların yanı sıra eğitimlerini bitiminde çalışma hayatında da onlara yol gösterici olacak projeler yapmaktayız. Bu kapsamda gençlerin mesleki bilgi ve beceri düzeyinin artırılması, kendi niteliklerine uygun işlere yönlendirilmesi ve girişimciliklerinin geliştirilmesi çalışmalarına önem vermekteyiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye’miz pek çok alanda olduğu gibi etik ve insani değerler açısından da zengin bir tarihe ve kültürel mirasa sahiptir. Sahip olduğumuz bu eşsiz kültürün dezenformasyona uğramaması, gelecek nesillere aktarılması, dünyada yaşanan hızlı değişim ve dönüşüm süreciyle ortaya çıkan değerler karmaşası, ahlaki, insani ve manevi değerlerde meydana gelen aşınmalardan etkilenmemesi amacıyla gençlerimize yönelik ahlaki, insani ve manevi değerlerin arttırılması ve benimsetilmesine yönelik politikaların üretilmesi ve uygulanması da çalışma programlarımızın arasındadır. 2014-2018 dönemini kapsayan Onuncu Kalkınma Planı milletimizi daha da yüksek bir refah seviyesine ulaştırma yolunda önemli bir kilometre taşı olacaktır.

Tabii ki, buradaki görüşmeler esnasında dile getirilen birçok konuya da konuşmamın içerisinde cevap vermeye çalışacağım ve aynı şekilde, dile getirilen bazı konuların da düzeltmesini yapmaya gayret edeceğim.

Öncelikle, Sayın Saffet Sancaklı spor hayatı içerisinde ve futbolculuk döneminde gerçekten bizim de severek takip ettiğimiz, saygı duyduğumuz bir arkadaşımız. Kürsüden biraz evvel Türkiye’nin şu anda FIFA sıralamasında 53’üncü olduğunu dile getirdiniz.

SAFFET SANCAKLI (Kocaeli) – 2015’te Sayın Bakanım.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Devamla) – Şu anda 20’nci sıradayız elhamdülillah, daha da iyiye gideceğiz inşallah. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

SAFFET SANCAKLI (Kocaeli) – İnşallah.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Devamla) – Şu anda, Bakanlığımız merkez teşkilatı için 221 milyon 497 bin lira, Spor Genel Müdürlüğü için 1 milyar 131 milyon 912 bin lira ve Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü için 9 milyar 377 milyon 831 bin lira bütçe öngörülmektedir.

Bakanlığımızca gençlik alanında gerçekleştireceğimiz projelerin başında gençlik merkezlerimiz gelmektedir. 2002 yılında sadece belli illerde ve spor tesislerinin içerisinde küçük odalarda “gençlik merkezi” adı altında gençlerimize hizmet sunmaya çalışırken 2016 yılında 81 ilde ve birçok ilçemizde tam teşekküllü olarak hizmete sunduğumuz gençlik merkezlerimizin sayısı 215’e ulaşmıştır. İnşaatı devam etmekte olan gençlik merkezlerinin de faaliyete geçmesiyle 2016 yılı sonunda hedefimiz 366 gençlik merkezini faaliyete sokmaktır ve gençlik merkezlerimizin üye sayısı şu an itibarıyla 1 milyon 500 bin civarındadır. Bu, gerçekten ciddi anlamda, gençliğimizin kendisini geliştirebilmesi için onlara sunulan imkânları en iyi şekilde kullanmaya çalıştığının en güzel göstergesidir.

Tabii ki gençlik merkezlerimizde birçok farklı kursun, birçok farklı eğitimin yapıldığı hepinizin malumudur. Bu çerçevede, değerler eğitimi, inovasyon ve girişimcilik eğitimi, Türk edebiyatı, yakın tarih, sosyoloji, kişisel gelişim, rehberlik ve psikolojik destek, hitabet ve diksiyon, kariyer planlama, liderlik ve motivasyon alanlarında, toplam 516 bin gencimize eğitim verilmiştir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Ayrıca, güncel okumalar ve yazar buluşmalı kariyer sohbetleri, yakın tarih okumaları, gönüllülük çalışmaları ve öğrenci kulüp faaliyetleri programlarından da 302 bin gencimiz faydalanmıştır.

Gençliğimize yönelik gerçekleştirilen ve üzerinde hassasiyetle durduğumuz bir diğer projemiz ise gençlik kamplarımızdır. Gençlerimizin çeşitli eğitim, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle donatılmış nesiller olması için, toplam 27 kamp tesisimizde, gençlerimize kendilerini geliştirme ve birbirleriyle kaynaşma imkânı sunulmuştur. 2015 yılında gençlik kamplarımızdan faydalanan Türkiye’deki tüm gençlerimizin sayısı 60 bindir. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığıyla imzalanan protokol çerçevesinde, 1.900 dezavantajlı gencimizin de kamplarımızdan faydalanmasını sağladık.

Proje destekleri çerçevesinde, özellikle madde bağımlılığıyla mücadele konusunda, biliyorum, hepimizin, tüm milletvekillerimizin bu anlamda büyük hassasiyeti var, çünkü gençlerimizin bağımlılıkla mücadele konusunda desteklenmesi gerekiyor. Bu anlamda 110 projeye destek sağladık ve toplam üç yıl içerisinde 1.356 projeye destek sağlayarak, 128 milyon 920 bin lira maddi destek sağlamış olduk, bu sadece gençlik çalışmalarıyla alakalı olarak.

Tabii ki gençliğimizin kendini geliştirmesi ve tarihî değerlerini de hatırlaması, geçmişini bilerek geleceğe yürümesi için özellikle yaptığımız programlar çerçevesinde Sarıkamış Şehitlerini Anma Programı bulunmaktadır ki her yıl gerçekleştirilmektedir. 2015 yılında, yüzüncü yılında Sarıkamış Şehitlerini Anma Programı’nda 100 bini aşkın gencimizle bu programımızı gerçekleştirdik.

Bu yıl, 2016 yılı 3 Ocak tarihinde tüm illerimizde, yani Türkiye’nin her bir ilinde gençlik merkezlerimizde, yurtlarımızda ve tüm vatandaşlarımızın katılabileceği açık programlarla, Türkiye’nin genelinde, Sarıkamış’ı anma programları yaptık ki biliyorum, bu programlara birçok siyasi partinin milletvekilleri de katıldılar ve birçok arkadaşımız da gelip bize burada yapmış olduğumuz programlardan dolayı teşekkür etti.

Tabii ki 57. Piyade Alay şehitlerimizi anma yürüyüşlerimiz ve bunun çerçevesinde, aynı zamanda, gerçekleştirdiğimiz Uluslararası Liderlik Becerileri Kampı ve ülkemize farklı ülkelerden gelmiş olup yurtlarımızda barınan ve aynı zamanda ülkemizde eğitim gören -illa yurtlarımızda barınması da gerekli değil- gençlerimizle beraber bu çalışmaları yapıyoruz. 56 iş adamı, sanatçı, bilim insanı tecrübeleriyle 18 bin gencimizle buluştu.

Tabii ki bu çalışmaları yaparken özellikle ve özellikle şunun altını çizmek istiyorum: Bütün gençlik merkezlerimizde, Kredi ve Yurtlar Kurumunda yapılan tüm faaliyetler gönüllük esasına göredir, hiç kimse zorla katılmak durumda değildir. Ancak, şunu görmekteyiz: Genç kardeşlerimiz katılmış oldukları programlardan memnuniyetlerini dile getirerek, bizlere program sayısının artırılması konusunda özellikle talepte bulunmaktadırlar. Biz bu çalışmaları artırarak bunu inşallah geliştireceğiz.

Tabii birçok konu var ama aynı zamanda, cevap vermek istediğim de birçok konu olduğu için, konuşma metnimizin dışına çıkarak bazı konulara da cevap vereceğim.

Spor alanında yaptığımız çalışmaları değerlendirecek olursak: Bakın, değerli arkadaşlar, gerçekten Türkiye’de çok büyük çalışmaların ve çok büyük atılımların yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Evet, burada dile getirildi, sadece tesis yapmak tabii ki yeterli değil ama eğer spor tesisiniz olmazsa, spor tesisi altyapınız olmazsa o zaman hayata geçireceğiniz hamleleri yapma imkânınız olmaz. Bundan dolayı, her zaman dile getirdiğimiz gibi tabii ki sadece tesis yapmak yetmez ama o tesisleri yapmazsanız içerisinde kendini geliştirecek sporcular bulamazsınız. Dolayısıyla, bu anlamda 2002 yılına kadar Türkiye’de hayata geçirilmiş olan, inşa edilmiş olan tesislerin sayısı 1.570 civarıdır. 2002’den bu yana inşa edilmiş olan spor tesisi sayısı -ki bunun içerisinde irili ufaklı birçok tesis mevcut- 1.780 civarıdır. Sadece son yıl içerisinde “mahalle tipi” olarak tabir ettiğimiz… Ki burada birçok milletvekilimizin seçim bölgesinde ki bunun içerisinde muhalefet milletvekilleri, iktidar milletvekilleri hep var, hiçbir ayrım yapmaksızın… Çünkü gençliğimize yapacağımız hizmet ve gençlerimizin, çocuklarımızın kullanacakları sosyal alanların geliştirilmesi, bizim geleceğe olan yürüyüşümüzü geliştireceğinden dolayı 809 adet, mahalle tipi olarak tabir ettiğimiz- halı saha, basketbol sahası, voleybol sahası inşa ettik ve bunu sadece bir yıl gibi kısa bir sürede başardık.

Tabii ki 27 adet sporcu fabrikasını da 2016 yılı içerisinde hayata geçirmiş olacağız inşallah, 5 tanesi şu anda faaliyette.

Tabii ki dile getirilen birtakım rakamlar oldu. O rakamlarla ilgili olarak ben de bazı rakamlar paylaşmak istiyorum. 2002 yılında 278 bin lisanslı sporcumuz varken 2016 yılı şubat ayı itibarıyla 5 milyon 995 bin lisanslı sporcumuz var. Bu yeterli midir? Bu konuda Saffet Bey’e kesinlikle katılıyorum, 78 milyon nüfusu olan Türkiye’mizin çok daha fazla lisanslı sporcuya ihtiyacı vardır ve işte bizim yaptığımız bu altyapı yatırımları ve aynı zamanda antrenörlere yönelik yaptığımız eğitim çalışmaları da bunun artırılması için yapılmaktadır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Yine, 2002 yılında 18.674 olan antrenör sayısı, 2016 yılı şubat ayı itibarıyla 207 bine yükselmiştir ve bunların artarak devam etmesi, uluslararası tecrübeleri haiz antrenörlerimizin daha da fazla Türkiye’mizde görev yapması gerektiğine inanıyoruz.

Tabii ki madalya sayılarıyla ilgili, Sayın Erdoğan Toprak’ın birtakım eleştirileri oldu. Ancak, şunu söylememiz gerekir ki madalya istatistikleri AK PARTİ iktidarından önce de 2000 yılından bu yana olimpiyat oyunları, dünya, Avrupa şampiyonaları, Akdeniz Oyunları, Balkan şampiyonaları ve uluslararası turnuvalar olmak üzere tasnif edilmektedir. Ve bu tasnifleri yaparken Universiade, EYOF, Avrupa Oyunları gibi önemli organizasyonlar da bunun içerisine daha sonra eklenmiştir. Bu eklenmeyle beraber verdiğimiz rakamdaki, evet, toplam madalya sayımız 2015’te 5.178 olmuştur ve şunu da söyleyebilirim ki bu madalyaların tabii ki artması gerekmektedir ve bu artması gerekmesi için de biz elimizden gelen her türlü çalışmayı yapmaktayız.

Yine, burada, birtakım millî takımlarımızın, farklı branşlardaki millî takımlarımızın uluslararası müsabakalarda ve aynı zamanda olimpiyatlardaki katılımı ve başarı noktasında ortaya koydukları çalışmalarla ilgili eleştiriler oldu.

Bakın, özellikle bir şeyi hatırlatmak istiyorum: AK PARTİ iktidarı döneminde yaşanan, bir ilktir. Takım sporlarında kota alan Kadın Millî Basketbol Takımımızın, yani Potanın Perilerinin 2012 Londra Olimpiyatları’na gitmesi AK PARTİ dönemlerinde gerçekleşmiştir ve takım sporlarında bir ilktir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAKİ ŞİMŞEK (Mersin) – Bununla mutlu olun, bununla mutlu olun.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Devamla) – Şu anda da, Kadın Basketbol Millî Takımımız 2016 Rio Olimpiyatları’na gidebilmek için kota müsabakalarına ve çalışmalarına devam etmektedir.

Aynı şekilde, “12 Dev Adam” olarak adlandırılan ve Erkek Basketbol Millî Takımımızın oluşturduğu kardeşlerimiz de yine AK PARTİ döneminde, 2010 yılında ilk kez dünya 2’ncisi olmuştur ve İstanbul’da olmuştur. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Dolayısıyla, şu anda da yine Erkek Basketbol Millî Takımımız, yani 12 Dev Adam Filipinler’de yapılacak olan olimpiyat kota müsabakalarını müteakip, ümit ediyoruz ki, Rio Olimpiyatları’na da katılacaktır.

Bu çalışmalarla beraber, doping konusunda birtakım konular dile getirildi. Bakın, şunu baştan söylemek istiyorum, geçen seneki bütçe konuşmamda dile getirdim: Dopinge karşı bizim hiçbir toleransımız yoktur. Sıfır tolerans noktasındaki duruşumuz sonuna kadar devam edecektir ve, inanıyorum ki, spordan gelmiş olan, spor kökenli arkadaşlarımızın da bu konuda bize verecekleri destek çok önemlidir. Ama şunu söylemek istiyorum: 2014 yılında WADA Başkanı Sayın Craig Reedie’nin, yine, İstanbul’da yapılan bir toplantıda, WADA tarafından düzenlenen toplantıda, sporcuların sağlıyla alakalı olarak geleceğe yönelik yapılacak çalışmalar içerisinde ülkemizin ortaya koymuş olduğu çabaları aynen şu kelimelerle övmüştür ve demiştir ki: “Türkiye doğru yolda.” Ve, aynı zamanda…

BAKİ ŞİMŞEK (Mersin) – Doping için ne dedi Sayın Bakan, doping için? Bir de onu anlatın.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Devamla) – Lütfen dinleyin, lütfen dinleyin.

BAKİ ŞİMŞEK (Mersin) – Dopinge de gelin.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Devamla) – Lütfen dinleyin. Bütün her şeyimiz şeffaftır ve açıktır. İnternet sitesine girersiniz, bakarsınız.

Şu anda, Türkiye’de meydana gelen birtakım olumsuzluklara rağmen, dopingle çok ciddi bir mücadele yaparak dünya standartlarını yakalamış durumdayız ve dünya standartlarını yakalamış olarak da bunun altına düşmüş durumdayız. Bu bir gerçektir, rakamsal gerçektir. Bu, hiçbir şekilde, kimse tarafından inkâr edilemez. Geçmişte sıkıntılarımız oldu mu? Evet, oldu. Bununla alakalı olarak atmamız gereken adımlar var da atıyor muyuz? Atıyoruz. Atmaya devam edeceğiz mi? Edeceğiz. Önemli olan, bunun arkasında sağlam bir iradeyle durmaktır ve şu anda biz onu ortaya koyuyoruz.

Yine, federasyonların, spor federasyonlarımızın başkanlarıyla ilgili birtakım eleştiriler oldu fakat şunu hatırlatmak isterim şu anda Basketbol Federasyonumuzun Başkanı eski bir millî basketbolcudur, yine Voleybol Federasyonumuzun Başkanı eski bir millî voleybolcudur. (MHP sıralarından alkışlar)

KAMİL AYDIN (Erzurum) – Konuşmayı hepten değiştirip Saffet Bey’e cevaba dönüştürdünüz.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Devamla) – Dolayısıyla, hentbolda aynı şekilde, millî atletlerimiz Atletizm Federasyonunda aynı şekilde, yüzmede aynı şekilde, jimnastikte aynı şekilde… Bunlar tabii ki güzel şeyler ve artması gereken şeyler. Ben bu noktada bunun olmaması gerektiği değil, daha da fazla olması gerektiği konusunda hemfikirim ama salt, sadece eleştirmek için öyledir veya böyledir demeyelim, beraberce bunu geliştirmek için birtakım çabalarımızı ortaya koyalım.

KAMİL AYDIN (Erzurum) – Evet, Saffet’i başkan istiyoruz.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Devamla) – İnşallah, ümit ediyorum ki 2016 Rio Olimpiyatlarında birçok kardeşimiz, Taha, Rıza, Selçuk -ümit ederim İlkay kotasını alır ve ilk kez olimpiyatlara katılma başarısını gösterir- Servet, Nur, büyük başarılar elde ederler ve ümit ediyorum ki örneğin Nur Tatar kardeşimizin -biraz sonra göstereceğim resimlerde- kendisi adına Van’da açılmış olan 5 bin kişilik spor salonunda olimpiyat madalyasını sergileme şansı olur. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Tabii ki bu çalışmaları gündeme getirdikten sonra, süremin de azlığını göz önünde bulundurarak, Sayın Onursal Adıgüzel’in özellikle Kredi ve Yurtlar Kurumuyla alakalı olarak yaptığı konuşmasında gündeme getirdiği bazı konulara cevap vermek istiyorum.

Bakın, rakamlar yalan söylemez: Başvuru sayısı 389 bin, yerleştirilen öğrenci sayısı 277 bin yani yüzde 71 karşılama oranı. Yeterli midir? Değildir ama 2002’de 185 bin olan kapasitenin bugün itibarıyla 462 binin üzerinde olduğunu düşünürsek çok büyük bir yol katetmiş durumdayız.

Aynı zamanda, aynı şekilde öğrencilerimize yaptığımız yardımlar, evet, kredi ve burslar… İktidarımız döneminde sürekli artarak devam eden kredi ve burslarımız şu anda 400 liraya ulaşmış durumda. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu, şu anda öğrencilerimize iktidarımız tarafından verilmiş olan destektir. Bu gençliğimize verebileceğimiz en büyük desteklerden birisidir ve hepsinin bunu da en iyi şekilde kullanmasını ümit ediyoruz.

Yine, barınma yardımı… 11 lira, barınırken beslenme yardımı. Bakın, Sayın Adıgüzel, bu beslenme katkısıdır, yardımıdır, bu birincisi. Bu, aylık 11 lira olarak yapılırken şu anda aylık 270 liradır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu, matematiksel bir gerçektir.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Enflasyonu reel olarak ver.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Devamla) – Aynı şekilde, Kredi ve Yurtlar Kurumumuzda yapılan faaliyetler çerçevesindeki tüm faaliyetlerimiz gönüllülük esasınadır ve genç bir siyasetçi olarak iki konuda gerçekten dile getirmiş olduğunuz sözlerden üzüldüm.

Birincisi: Bakın, biz, hepimiz siyaset yapıyoruz, evet, hepimiz siyasi arenadayız. Ancak ailelerimiz bu siyasi konuşmalar içerisinde, siyasi eleştiriler içerisinde kullanılmaması gereken birer özelliğimizdir, mahremiyetimizdir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Benim çocuklarımın nasıl bir maddi gelirle veya hangi parayla geçinecekleri… Bunu buraya getirmek doğru bir şey değildir.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Burada öyle bir şey var mı ya? Böyle bir şey yok, haksızlık ediyorsun!

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Devamla) – O zaman buraya çıkar, onun açıklamasını da yapar.

Ayrıca, Tunceli’de öğrenci yurtları sayısı, sizin dile getirdiğiniz gibi 400 civarı değildir, 2 binin üzerindedir. Bu da Tunceli’deki öğrenci yurtlarımızdan birinin resmidir. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Yine, ülkemizde birçok spor tesis yapılmışken bazılarınsa bölücüler tarafından, bölücü terör örgütü tarafından yakılması… Bakın, Kars Sarıkamış kayak tesisi; bu, eylül ayındaki hâli, ocak ayındaki hâli. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu kadar hızlı bir şekilde de kendine getiriyoruz. Van’daki Nur Tatar Spor Salonu… Bunlar sadece bazı örnekler.

Diğer bir konu: Biz burada siyaset yaparken ülkemizin farklı alanlarından gelen… (CHP sıralarından gürültüler)

Biraz dinleyin ya, biraz dinleyin!

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Hayır ama sen ayıp ediyorsun.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Devamla) – Cevap verecektir buraya gelip.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Cevap verelim tabii ki.

BAŞKAN – Sayın Bakan, lütfen sözlerinizi tamamlar mısınız, süreniz geçiyor.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Devamla) – Ülkemizde siyaset yaparken özellikle ayrıştırıcı bir dil değil, birleştirici bir dil kullanmak zorundayız.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Tam senin yaptığın işte Çağatay.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Devamla) – Çünkü, bakın, buraya gelip “ocu bucu” olarak adlandırdığınız… “Yurtlarda nasıl ders veriyor?”, “gerici” gibi birtakım kelimeler kullanıyorsunuz. Bu, genç bir siyasetçi için doğru bir şey değil. Biz birleştirici olacağız, birlikte yapacağız bu işleri ve bir araya getireceğiz. Ben bu anlamda…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – O zaman biz de yurtlara adam gönderip konferans ver-direlim. Böyle bir şey varsa Türkiye’de kaç aydın konferans vermiş yurtlarda?

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri…

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Devamla) – Aykut Bey… Aykut Bey, lütfen, bakın…

BAŞKAN – Sayın Bakan, lütfen…

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Sayın Başkan, Bakan cevap versin, Türkiye’de laik, demokrat aydınlar yurtlarda konferans verebiliyor mu? Kimi kandırıyorsunuz, rica ederim ya?

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Devamla) – Dolayısıyla, 2016 yılı bütçemizin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Hepinize katkılarınız için teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.

ONURSAL ADIGÜZEL (İstanbul) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Sizi dinliyorum Sayın Adıgüzel.

ONURSAL ADIGÜZEL (İstanbul) – İsmimin geçtiği bir sataşma vardı, mümkünse cevap vermek istiyorum.

BAŞKAN – Sizin isminiz geçti ama sizin söylediğiniz şeyleri tekrar etti ve size cevap verdi.

ONURSAL ADIGÜZEL (İstanbul) – Çarpıtarak…

BAŞKAN – Şahsınızla ilgili hiçbir sataşma yok.

ONURSAL ADIGÜZEL (İstanbul) – Söylemediğim şeyler söylendi ve ben genç bir siya-setçiyim, Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Kolları…

SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) – Tutanaklara bakalım Başkan, tutanaklara!

BAŞKAN – Peki, hadi, gelin, iki dakika…

Genç siyasetçileri kırmıyoruz, şimdi Gençlik ve Spor Bakanlığını konuşuyoruz ya o yüzden.

ONURSAL ADIGÜZEL (İstanbul) – Sayın Bakanımız doğru bir şey söyledi. Ben Cumhu-riyet Halk Partisi Gençlik Kollarından gelen genç bir siyasetçiyim ve Cumhuriyet Halk Partili üyeler bana ön seçimde 20 bin oy verdi ve bugün sizin yanınızdayım, burada karşınızdayım; öncelikle bunu söyleyeyim.

Hiçbir gazetenin önüne gidip de camları tekmeledim. Her zaman mağdurun, garibanın, demokrasiye karşı olanların karşısında durup diğerlerinin yanında durdum. (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Diğer taraftan, benim Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında aldığım terbiye kimsenin ailesine söz söylemeye izin vermez.

FUAT KÖKTAŞ (Samsun) – Sen şu kursların rakamını bir söyle bakalım!

ONURSAL ADIGÜZEL (Devamla) – Şimdi söyleyeceğim.

BAŞKAN – Genel Kurula hitap eder misiniz Sayın Adıgüzel.

ONURSAL ADIGÜZEL (Devamla) – Sayın Bakan, sizin çocuklarınızın yurtlarla çok işi olmadığı için bilmezsiniz, ben şimdi söyleyeceğim. 2002’de 185 bin kişiye yurt buluyorduk ama o gün 1 milyon 200 bin öğrenci vardı, bugün 6 milyondan fazla öğrenci var, 4 bin kapasi-teli yurt var. Ben dedim ki: “İstanbul’daki öğrencilerin -tutanak kayıtlarına göre, sizin Plan ve Bütçe Komisyonundaki tutanak kayıtlarına göre- yüzde 54’üne yurt sağlayabildik.” diyen Sayın Bakanımız. Ben, onun söylediklerini sadece dile getirdim. (CHP sıralarından alkışlar)

Ben, AKP iktidarında öğrencilik yaptım, 2004’te öğrenciydim, 2002’de üniversite ka-zanmıştım. Şunu gözden kaçırıyorsunuz: O günlerde ben üniversiteye geldiğimde AKBİL 20 liraydı, bugün öğrenciler 80 liraya AKBİL alıyorlar.

Bir de yaptığınız zamların reel anlamda öğrencilerin cebine ne fayda sağladığına bakın. Bu ülkede inşaatlarda çalışıp harçlığını çıkarmaya çalışan öğrenciler var ve ne yazık ki bunlar iş kazalarıyla ölüyor, bunları görmezden gelmeyin. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Sadece sizin çocuklarınız gibi bir eli yağda bir eli balda okuyan öğrenceler yok.

HÜSNÜYE ERDOĞAN (Konya) – CHP döneminde “Biz para bulamıyoruz.” diye okula gidemiyorlardı.

ONURSAL ADIGÜZEL (Devamla) – Köylerden büyükşehirlere gelmiş öğrenciler var, onu gözden kaçırmayın.

BAŞKAN – Sayın Konuşmacı, çocukları karıştırmayalım, lütfen.

ONURSAL ADIGÜZEL (Devamla) – Teşekkür ederim.

FUAT KÖKTAŞ (Samsun) – Her çıktığında sıkıntı yaratıyorsun ya.

BAŞKAN – Çocuklarımızı, lütfen, rica ediyorum, bu kürsüde örneklemeyelim, rica ediyorum.

VELİ AĞBALA (Malatya) – Sayın Başkan, ne söyledi, ne söyledi Allah aşkına? Ne söyledi?

BAŞKAN – Siz de oradan bana bağırmayın. Size de verecek cevabım var.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) – Biz mi ayakkabı kutularını doldurduk? Ne desek bir şey diyorsunuz ya.

İLKNUR İNCEÖZ (Aksaray) – Her şeyi kişiselleştirme.

VELİ AĞBALA (Malatya) – Eleştiri de mi yapmayacağım?

SAFFET SANCAKLI (Kocaeli) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Sancaklı.

SAFFET SANCAKLI (Kocaeli) – Sayın Bakan, biraz önceki konuşmasında yanlış bilgi verdiğimi söyledi, 69’a göre söz talep ediyorum.

BAŞKAN – Peki, buyurun Sayın Sancaklı.

İki dakika size söz vereceğim.

Sayın Bakana da sonra söz vereceğim.

SAFFET SANCAKLI (Kocaeli) – Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Bakanımız bu sıralamayla ilgili yanlış bilgi verdiğimi söyledi. Ben futbol hayatımda çok yanlış pas atmış olabilirim ama yanlış bilgi vermem o konuda merak etmeyin. (MHP ve CHP sıralarından alkışlar)

Demin söyleyemediğim -Gençlik ve Spor Müdürümüz de burada- sizden önceki bakanın yapmış olduğu bir yanlış uygulamayı da buradan size söyleyeyim: Gençlik ve spor müdürlüklerindeki personellerde il ve ilçe müdürleri tecrübeli yetişmiş kadrolar olmasına rağmen kızağa çekildi, “uzman kadrosu” adı altında atıl vaziyetteler. Hep bu ahbap çavuş ilişkisini söylerken biraz evvel yetiştiremedim, daha on gün önce sayın bir vekilimizin kardeşi -polis kendisi- ilçe müdürlüğüne atandı. Daha sonra da basında yer alınca geri almak zorunda kaldı. Biraz önce “Lütfen, yardımcı olun hep beraber sporcu arkadaşlarla çalışalım.” dediniz, Sayın Bakan çok memnun oldum.

Harun Erdenay konusunda da destekliyorum. Bunu söyledim ben zaten “Federasyonların başkanlıklarına ehil insanlar gelsin.” diye.

Ben, evet, şu anda MHP milletvekiliyim, bununla da onur ve gurur duyuyorum, bunu da her yerde de söylüyorum. Ben eski bir millî sporcuyum ama tahmin ediyorum millî futbolcu yok aramızda. Benim bilgim, tecrübem, ehliyetim yeterlidir. Eğer samimi yardım isterseniz, davet ederseniz memnuniyetle geliriz çünkü Milliyetçi Hareket Partisi Sayın Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin söylediği gibi her zaman aynı şeyi söylüyoruz biz: “Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben.” Bu ülkenin hayrına bir şey varsa ben hazırım Sayın Bakanım.

Teşekkür ederim. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz.

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Sayın İnceöz, siz vaz mı geçtiniz?

İLKNUR İNCEÖZ (Aksaray) – Sayın Başkanım, biraz evvel genç milletvekilimiz konuşurken özellikle söyledi, işte “Şöyle geldim, böyle geldim.” diye ama… Kayıtlara girmesi açısından benim naçizane bir tavsiyem olacak. Böyle kişiler üzerinden siyaset yaparak birilerinin üzerine basarak yükselmeyi hedeflemesin. Tarzının çok yanlış olduğunu özellikle belirtmek istiyorum. Burada olan ve olmayan -ve bütün ön yargılarla- milletvekili arkadaşlarımızın çocuklarına “Bir eliniz yağda, bir eliniz balda.” demek, bu tarafa bakıp başka türlü açıklamalar yapmak; bunlar hoş değil.

SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) – Rabb’im ona da çocuk nasip etsin.

İLKNUR İNCEÖZ (Aksaray) – Siyaseti bu şekilde kişiselleştirmek yerine politikalar üzerinden eleştirmek çok daha yerinde olurdu.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Samsun) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Sayın Bakan, buyurun.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Samsun) – Sayın Adıgüzel, ismimi anarak…

BAŞKAN – Mikrofonunuzu açar mısınız.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Samsun) – Eğer müsaade ederseniz sataşmadan dolayı kürsüden cevap vermek isterim.

BAŞKAN – Buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

İki dakika…

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Samsun) – Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.

Biraz evvel benim söylediklerime cevap vermek için Sayın Adıgüzel kürsüye geldi ve işte benim de tam söylemeye çalıştığım konuyu tekrarladı. Çünkü “çocuklarımızın bir eli yağda, bir eli balda”ki gibi bir örneklemeyle yine ailelerimiz üzerinden bir örnek verdi. İşte, bunu yapmayalım diyorum, bu bir.

İLKNUR İNCEÖZ (Aksaray) – İşte, öğrenecek, öğrenecek ama…

SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) – Hocam, yanlış bir şey dedi, Sayın Bakanım, olabilir. Allah bütün çocuklarımıza versin.

VELİ AĞBABA (Malatya) – Niye üzerinize alınıyorsunuz?

BAŞKAN – Laf atmayın lütfen.

Sayın Bakanım, buyurun.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Devamla) – Şimdi, ikincisi, sizin dile getirmiş olduğunuz 6 milyon rakamı açık öğretimde de öğrenim gören tüm öğrencilerin hep beraber kapsandığıdır, örgün öğretim 3 milyon 200 bindir. Bu hesaba göre baktığınızda, şu anda 7’ye 1’dir.

ONURSAL ADIGÜZEL (İstanbul) – Hayır, örgün öğretimin yüzde 54’üdür tabii ki.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Devamla) – Bu da ayrıca dile getirilmesi gereken bir konudur. Dolayısıyla, lütfen bu rakamları doğru şey yapalım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

FUAT KÖKTAŞ (Samsun) – Bakanım, burs miktarlarına bir şey söylemedi.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Devamla) – Ve şunu da söylüyorum…

VELİ AĞBABA (Malatya) – Niye bu kadar alındınız ya!

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Devamla) – Bakın, öğrenci kardeşlerimiz için, gençlerimiz için, çocuklarımız için yapacağımız her yatırıma helal olsun ve her yatırımı yapmaya biz devam edeceğiz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Saffet Bey’le de her zaman bir arada çalışmak için tabii ki kapımız sonuna kadar açık, bunda hiçbir şüpheniz olmasın. Bizim amacımız ülkemizi, milletimizi, gençlerimizi ve çocuklarımızı geleceğe en iyi şekilde taşımaktır. Tabii ki eleştirilerimiz olacak, birbirimize karşı eleştiriler getireceğiz ama dediğim gibi, bu eleştirileri yaparken kendi içimizde, birbirimize karşı nezaket ve üslubumuzu koruyarak, muhafaza ederek bunu yapmamız gerekiyor ki geleceğe yönelik olarak bu çalışmalarımızı gerçekleştirelim.

2002 yılından itibaren Türkiye’mizde büyük işler başarmış olan AK PARTİ iktidarları, kurucu Genel Başkanımız ve seçilmiş ilk Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koymuş olduğu çalışmalar doğrultusunda bugün de Genel Başkanımız ve Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu’nun Başbakanlığında yoluna devam etmektedir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Milletimiz 1 Kasım seçimleri sonucunda sözünü söylemiştir. Biz görevimizin başındayız, görevimizin bilincindeyiz, hep beraber ülkemize hizmet etmek için buradayız.

Teşekkür ediyorum, iyi günler diliyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkürler.

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Sayın Baluken…

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) – İç Tüzük 60’a göre söz talebim var.

BAŞKAN – Peki, buyurun, iki dakika.

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Tabii burada Ekonomi ve Maliye Bakanlıklarının bütçesini görüşüyoruz. Çalışma alanını ve emek alanını da yakından ilgilendiren bir tartışma, çalışma. Ancak, buradaki rakamlardan çok AKP’nin emek alanına genel bakışını ortaya koyan son derece vahim bir tablo yaşandı bugün. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu bugün üçüncü köprünün açılış törenine katıldılar ve orada çalışan işçilerin, emekçilerin ikramiye talebiyle ilgili deyim yerindeyse medya önünde şov yaptılar. İşçilerin ve emekçilerin ikramiye talepleri için Cumhurbaşkanı Erdoğan oradaki patrona, işverene, sermaye sahibine “Ramazandan önce verin de sadakadan sayın, zekâttan sayın.” anlamına gelecek cümleler kullandı.

MİHRİMAH BELMA SATIR (İstanbul) – Hiç öyle bir şey demedi.

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) – Bunu kabul edilemez buluyoruz.

ORHAN KIRCALI (Samsun) – Yorumlama, yorumlama, yorumlamadan! Kendine göre yorumlama!

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) – İşçinin ve emekçinin bu ülkede alın terine, emeğine, hakkına hukukuna…

İLYAS ŞEKER (Kocaeli) – Artı veriyor ona, artı. Haddinin üzerinde veriyor, “Alacağının üzerine ilave et.” diyor.

ALİM TUNÇ (Uşak ) – Sen anlayamamışsın!

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) – …sadaka ya da zekât tanımlaması üzerinden bir yaklaşımı AKP Hükûmetinin gerçek bütçe planlamasıyla ilgili

yaklaşımı üzerinden de bütün halkımıza göstermek istiyoruz. Bu ülkedeki işçilerin, emekçilerin sadakaya, zekâta ihtiyacı yoktur; alın terinin, emeğinin karşılığını, hakkını, hukukunu almaya ihtiyacı vardır. Dünya Çalışma Örgütünün verilerine göre son on üç yılda, AKP hükûmetleri döneminde emekçilerin millî gelirden aldığı pay yüzde 43’ten yüzde 30’a düşmüşken, dünyada iş cinayetlerinde en çok Türkiyeli emekçiler, işçiler yaşamını yitirirken, en fazla çalışma saatiyle, en az ücretle, en örgütsüz kesim olmakla…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) – Bitiriyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN – Tamamlayın lütfen.

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) – İşçilerin, emekçilerin alın teri, emeği, hakkı, hukuku bu kadar sömürülürken bir de onlara verilecek en küçük bir ücretlendirmede sadaka üzerinden, zekât üzerinden yapılacak olan bir tanımlamayı asla kabul etmiyoruz, buradan da şiddetle kınıyoruz.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Sayın Özel, nedir talebiniz?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Yerimden, İç Tüzük’ün 60’ıncı maddesinin verdiği hakka dayanarak, aynen Sayın Baluken’in ve diğer grup başkan vekillerinin yaptığı gibi açıklama yapmak istiyorum efendim.

BAŞKAN – Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Bakan doğru bir şey söylüyor, söylediği şu, diyor ki: “Bu işe aileleri, çocukları, torunları karıştırmayalım.” Çok güzel. Sayın Bakanın Sayın Cumhurbaşkanıyla geçmişte çok uzun mesaileri ve aralarında bir gönül bağları var. Kendisinden rica ediyoruz, Sayın Cumhurbaşkanına, grubumuzun üyesi Sayın Gülsüm Bilgehan Toker’in İsmet Paşa’nın torunu olduğunu hatırlatınız lütfen öncelikle.

İkincisi: Sayın Bakanın kendi öz ve rahmetli dedesi Cumhuriyet Halk Partisinden milletvekilliği yapmıştır beş dönem boyunca, onun biyolojik dedesidir, bizim siyasi dedemizdir. CHP’ye ve geçmiş CHP zihniyetine kendi grubu, grubun kurucu genel başkanı ve mevcut genel başkanı tarafından yöneltilen en ağır, acımasız ve haksız saldırılar ister istemez, siyaseten ret de etse biyolojik dedesi üzerinden kendisini rahatsız ettiği için bu konuda ekstra bir hassasiyet içindedir. (CHP sıralarından alkışlar) Biz, çocukların ve torunların bu işe karışmamasını doğru buluyoruz. Ama, siyasetçilerin de bir görevi var, çocuklarınızı ve torunlarınızı ihalelerden, iş takiplerinden ve dolayısıyla, yolsuzluklardan uzak tutun ki bu kürsünün konusu olmasınlar. (CHP sıralarından alkışlar)

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAŞ KILIÇ (Samsun) – Sayın Başkan, yerimden müsaade ederseniz…

BAŞKAN – Yerinden konuşuldu, siz de yerinizden iki dakika lütfen Sayın Bakan.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAŞ KILIÇ (Samsun) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Grup Başkan Vekili tabii ki ailemle ilgili olarak dile getirmiş olduğu rahmetli dedem evet, Cumhuriyet Halk Partisinden 5 dönem milletvekilliği yapmıştır, Samsun Milletvekilidir ve Samsun’da da çok büyük bir hürmetle anılır ve herkes tarafından da kabul edilmiştir.

“Siyaseten ret” mi dediniz, ben mi yanlış anladım?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Evet, evet. Siz reddediyor olabilirsiniz, biz sahipleniyoruz, bizim siyasi dedemizdir.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAŞ KILIÇ (Samsun) – Peki.

O zaman, Sayın Özel, bakın, ben, evet, Adalet ve Kalkınma Partisinde Milletvekiliyim ve şu anda Türkiye Cumhuriyeti’nin Gençlik ve Spor Bakanıyım. Cumhurbaşkanımızla uzun seneler yakın mesai yaptım ve bundan gurur duyuyorum, bu benim için büyük bir şereftir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Ama, aynı şekilde rahmetli büyükbabamın Samsun’daki siyasi hayatını her yönüyle sonuna kadar sahipleniyorum.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Tamam, öyle yapın zaten.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAŞ KILIÇ (Samsun) – Bunda hiçbir şekilde bir soru işareti yoktur.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Cumhurbaşkanına söyleyin de hakaret etmesinler, onu söylüyoruz.

VELİ AĞBABA (Malatya) – Bize söyleme, oraya söyle.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAŞ KILIÇ (Samsun) -Dolayısıyla, lütfen, bu noktada hiçbir şekilde… Siyasi eleştiriler başka şeylerdir, benim dile getirdiğim çok farklı bir konu, bunu siz de biliyorsunuz. Lütfen, burada bu konuyu noktalayın ve burada bu şeyi kapatmış olalım.

Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Sayın Bakan, bir şey sorabilir miyim?

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAŞ KILIÇ (Samsun) – Buyurunuz efendim.

BAŞKAN – Dedenizi ben de tanımak şerefine erdim, bir ismini zikredebilir misiniz lütfen.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAŞ KILIÇ (Samsun) – İlyas Kılıç.

BAŞKAN – Kendisini rahmetle analım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

GENÇLİK VE SPOR BAKANI AKİF ÇAĞATAŞ KILIÇ (Samsun) – Sağ olun.”

Yorumunuzu Paylaşın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s