Türkiye Eskrim Federasyonu’nun olağan mali genel kurulu 6 Aralık tarihinde gerçekleşti.
Facebook gruplarındaki yazışmalardan anlaşıldığı kadarıyla, federasyon yönetim kurulu üyelerinden biri Divan Kurulu’na saçilmiş. Ben böyle bir uygulamayı ilk defa duydum. Divan Kurulu’nun yönetimde olmayan kişilerden oluşması gerekir. Yazılı kural yoktur ama uygulama ve genel kurul etiği bunu gerektirir.
Muhalefete yeterli söz hakkı verilmemiş. Konuşmalar 3 dakika ile sınırlandırılmış. Denetim kurulu raporlarının okunması 3 dakikadan uzun sürüyor. Neden raporla ilgili konuşma 3 dakika ile sınırlandırıldı? Demokratik bir ortam oluşturulmamış.
Muhalefetin hiçbir sorusuna yanıt verilmemiş. Yazılı yanıt verilecekmiş. Bu da mali genel kurul uygulamasına aykırı. Yönetim kurulu raporlar hakkında hazırlanıp yanıt vermeliydi. Yazılı yanıt verme usulü yok. Dün Galatasaray Kulübü’nde olağanüstü genel kurul gerçekleşti. Eski başkan Ünal Aysal, bütün iddiaları genel kurulda yanıtladı.
Bu genel kurul büyük ihtimalle yargıya götürülecek. Yargı kurallara bağlı kalır ve başka bir saikle hareket etmezse bu genel kurulu iptal edecektir.
Süreci birlikte izleyeceğiz.
Aşağıda federasyonun eski başkanlarından Cengiz Aydın’ın dün yapmaya çalıştığı ancak süre sınırı nedeniyle tamamlayamadığı konuşmanın metni yayınlanmıştır.
Mali genel kurulda kürsüde veya yazılı olarak sorularını paylaşan diğer delegeler sorularını, tespitlerini, eleştirilerini paylaşırlarsa bu platformda yayınlarım.
Konuşma aşağıdaki gibidir:
“Sayın Başkan, Sayın Divan üyeleri,
Değerli Delegeler,
Eskrim Federasyonu faaliyet programıyla ilgili söyleyeceklerime geçmeden önce, bu Genel Kurul öncesinde yaşanan bazı durumları sizlerle paylaşmak istiyorum.
Olağan Mali Genel Kurul tarihini ve 5 Kasım tarihine kadar üye ismi bildirilmesi gerektiğini sosyal medya platformundan öğrendik.
Kulübümüze bir tebligat gelmemesine rağmen telefonla sorup bilgiyi doğruladık. Ricamız üzerine kulübe lütfen bir faks gönderildi. Alelacele Yönetim Kurulunu toplayıp, delege isimlerini belirledik ve Federasyona bildirdik. Bu süreçte bildiremeyen kulüpler de oldu. Federasyonun yazısı bildirim tarihinden tam 3 gün sonra elimize geçti. Federasyon sanki genel kurula katılmamızı istemiyordu…
Akabinde Üye listesi yayınlandı. Listeye baktığımızda 8 kulübe Ana Statüye aykırı olarak 4 üye hakkı verildiğini gördük.
Sayın Delegeler;
Bilirsiniz ki, bir federasyonun en üst kurulu genel kuruldur. Genel Kurul kanun yapıcıdır. Denetleyicidir. Onun kararları ancak yine bir genel kurulda değiştirilebilir.
Bilmem farkında mısınız, geçen Genel Kurulda Kulüplere 10 sporcuya kadar 1 üye, 10-20 sporcusu olanlara 2 üye, 20 ve üstü sporcusu olanlara ise 3 üye hakkı verilmişti. Peki bu 4 üye nerden çıktı?
Ayrıca bazı kulüplere de olmaması gereken sayılarda delege hakkı verildiğini görünce, oturup, Federasyon Sitesindeki referans alınabilecek klasmanlardan yola çıkılarak bir değerlendirme yaptım. Bu noktada da bir çok kulübün temsilci sayısında hatalar olabileceği ortaya çıktı.
Yine ana statüye göre delege listesine 10 gün içinde itiraz edilmesi gerekir hükmüne dayanarak 8’inci ve 9’uncu günlerde iki ayrı itiraz dilekçesi gönderdim.
Federasyon Yönetim Kurulu benim bu itirazlarımı değerlendirmek için derhal toplanmış. Ve bana bir cevap gönderdiler.
Genel Kurul üye sayısının 150’nin altında kaldığı, bu sayının 150’ye tamamlanabilmesi için ne yapılması gerektiğini Spor Genel Müdürlüğü’ne sormuşlar. Spor Genel Müdürlüğü Hukuk Kurulu da, “madem 150’nin altında kalıyorsunuz… kaç eksiğiniz var 8, o zaman 8 kulübe 1’er üye fazla yazın” diye bir görüş vermiş. Peki bu kulüpler hangileri nasıl belirlenecek? İşte orası meçhul.
Yani tam bir hukuksuzluk örneği. Genel Kurulun yani sizlerin iradesinin hiçe sayılması.
Federasyon bana gönderdiği cevabının altına bir de şöyle bir paragraf sıkıştırmışlar: “İddialarınızın mesnetsiz olması ve özellikle itiraz süresinin son gününe kadar bekletilerek (ki bu yanlış) Federasyona faks ve mail olarak gönderilmesi ise genel kurul sürecine zarar vermeye çalıştığınız izlenimi oluşturmaktadır.
İmza: Genel Sekreter Yılmaz Portakal.”
Bir kere ben Federasyon eski başkanlarımdanım. Benim yazdığım yazıya en azından nezaketen başkanın imzasıyla cevap verilmesi gerekir. Kaldı ki, son gün de itiraz edebilirim. Bunun genel kurul sürecine zarar vermekle ne alakası var? Bir bilen varsa bana anlatsın! Bundan çok alındım. “Aralarında hukukçular var belki haklılığımı anlarlar” diyerek, bir dilekçe de Tahkim Kurulu’na gönderdim.
Meğerse burada hukuka filan bakıldığı yok. Federasyonun kararını hiç irdelemeden doğru kabul ederek itirazımı yerinde görmemişler.
Sağlık olsun!
Ben böyle itirazlar filan genel kurul sürecine zarar vermeye çalışıyorum ya Federasyonun sayın ilgilileri de bana resmi davet yazısını göndermediler. “Olsun! Biz zaten günü ve gündemi biliyoruz. Davete ne hacet!” dedik.
Dün akşam otele geldik ki, bize yer de ayrılmamış. 41 delege seçilmiş. Herhalde onlar da kurayla belirlenmiştir. Onlara otelde yer ayırılmış ama itiraz edenlere yer yok.
Sanırım Federasyon itiraz etmeyen delegeleri ayrı bir yere koyup, itiraz edenleri de aklınca bu şekilde cezalandırıyor. Ben bu ayrımcılığı buradan ayıplıyorum ve “hiç yakışmadı” diyorum.
Federasyon Başkanı ve ekibi eleştiriye açık değiller. Eleştiri yapanları hemen farklı bir yer koyuyorlar, ötekileştiriyorlar. Bu yanlıştır. Sorumlu mevkide olanların eleştirileri de anlayışla karşılaması gerekir.
Son seçimden önce Başkan’a “Federasyon Yönetim Kurulunda mutlaka birkaç Eskrimci bulunsun” diye önermiştim. Şu andaki yönetim kurulunda maalesef eskrimin içinden gelen bir kişi bile yok. Peki eskrimle hiç ilgisi olmayan bu değerli insanların Eskrim sporunun gelişmesine nasıl katkıları olacak?
Faaliyet Programı‘na baktığımda ise;
Sadece yurt içinde düzenlenen müsabakalar ile, yurt dışında katılım sağlanan turnuvalar mevcut. Başka hiçbir bilgi yok. İnsan merak ediyor:
– Bu faaliyetlere kaç kulüp, kaç sporcu katılmış?
– Yurt dışına gidenler kim? Oralarda ne sonuçlar alınmış?
– Antrenör eğitimleri sonucu kaç antrenör yetiştirilmiş? Kaç hakem yetiştirilmiş?
Federasyon fazla bilgi vermeyi, bu bilgileri paylaşmayı da sevmiyor. Bu raporda olduğu gibi, genel olarak icraat bu şekilde.
Faaliyet Programı tam bir yaz boz tahtası. Bir bakıyorsunuz, bir turnuva bugün var yarın yok. Özellikle yurt dışına gidecek kafile listeleri yayınlanmıyor. Hep gizli kapaklı işler!
Aralık ayı içerisindeyiz. Neden halen 2015 yılına ilişkin 1 aylık bile bir program ilan edilmedi? Kulüpler, Sporcular ve veliler bu durumda nasıl bir planlama yapacaklar?
Ama bazı kulüp ve sporcular eminim ki önümüzdeki 3 ay içinde hangi müsabakalara katılacaklarını biliyordur.
Yakışmıyor Sayın Federasyon Başkanı! Siz üstelik de iletişimcisiniz. Ve de kamu görevi yapıyorsunuz. Şu bilgileri herkesin ulaşabileceği şekilde web sayfanızda niye paylaşmıyorsunuz?
Tekrar raporun faaliyetlerine dönecek olursak… Bu tablodan şunu anlıyorum. Bu Federasyon yurt dışı faaliyeti çok seviyor.
Yurt dışına karşı değilim ama, Yurt içinde doğru dürüst müsabaka yapılmamasını doğru bulmuyorum.
Klasman sistemi çok az sayıda ulusal müsabakanın yapıldığı mevcut düzen içerisinde önemli yetersizlikler barındırıyor. Neden iyileştirme yönünde herhangi bir girişim yapılmıyor?
Milli Takım Sporcularını Seçme Prosedürü yayınlıyorsunuz. Sonra bir sporcu devşirip onu bu kurallardan muaf tutuyorsunuz. Kendi koyduğunuz kurala kendiniz uymuyorsunuz. Devşirilen İtalyan sporcu prosedürün hangi maddesine göre Milli Takıma dahil edilebiliyor?
Hele her önüne gelenin klasmanda kaçıncı olursa olsun, yurt dışına kendi imkanı ile gidip, döndüğünde milli sporcu belgesi almasını hiç anlayamıyorum. Milli sporculuk bu kadar ucuzladı mı?
2013-2014 sezonuna göre Olimpik Sporcu olmayı hak eden sporcuların bu hakkı neden teslim edilmiyor?
Gelir Gider Tablosunda yer alan;
– Yurt dışı Faaliyet Giderlerinin detayı nedir?
– 2012 yılında 273 bin, 2013 yılında 710 bin, 2014 yılında ise 834 bin TL. Bu tutarların ne kadarı ulaşım, ne kadarı harcırah olarak ödenmiştir? Ne kadarı sporcu ve antrenörlere, ne kadar idarecilere ödenmiştir?
– Sporculara harcırah veriliyor mu?
– Ödenen harcırahlar neye göre belirleniyor?
– TEF bütçesinin %40’ı oranındaki kaynağı kendi yaratabiliyor mu? Ki yaratamadığını gördük. Bu durumda SGM’nin harcırah yönetmeliğine neden bağlı kalınmıyor?
– Harcırahlar çoğu zaman aylarca sonra ödeniyor. Neden sporcu ve antrenörler mağdur ediliyor?
Altyapı Çalışmaları Gideri olarak 2012’de 196 bin, 2013’de 253 bin, 2014’de 215 bin TL harcama yapılmış. Nedir bu harcamalar? Kime ne alınmış, ne yapılmış? Bunları öğrenmek istiyorum.
Devşirme-Yabancı sporcuların maliyeti nedir? Bunlara maaş vs. ödemesi yapılmakta mıdır? Bunlardan beklenen yarar sağlanmış mıdır?
Personel Giderleri de bir muamma. Faaliyet Raporunda personelle ilgili bir satır bilgi yok. Denetim Kurulu raporundan kaç kişi çalıştığını anlayabildik. 2014 yılında Eylül ayına kadar 6 kişi çalışırken Ekim ayında 15 kişiye çıkmış. Bu büyük artışın sebebi nedir? Federasyon görevlileri arasında en yüksek ücret alan 5 kişinin aylık ücretleri ne kadardır?
2012 yılında 225 bin TL Gider Fazlası oluşmuş. Yani Federasyon gelirinden fazla harcama yapmış. Federasyon bir ticarethane olmadığını dikkate alırsak, ve denk bütçe uygulaması gerektiğini dikkate alırsak bu gider fazlasının neden oluştuğuna cevap verilmesi gerekir. Bu harcamalar yasal mıdır?
Verilen Sipariş Avansı Hesabında 3 yıldır aynı bakiye var. 48.596 Lira 26 kuruş. Bu nasıl sonuçlanmayan bir sipariş avansıdır? Ne sipariş edilmiştir? Kime verilmiştir? Para kaptırıldı mı? Eğer bu para kaptırıldı ise sorumlusu kimdir?
Bazı duyumlara göre, yönetim kurulundan alınmış 50 bin liralık bir avans yetkisi varmış. Yoksa bu para, o avans yetkisinin bakiyesi midir? Doğruysa bu yetkiyi kim ya da kimler kullanmaktadır. Aktif büyüklüğü 300 bin TL olan bir bilançonun %15-16’sına tekabül eden bu tutarın bir ya da bir kaç kişinin üstünde avans olarak kalması doğru mudur?
Günümüzde eskrim yapmanın yükü tamamen sporcu velilerinin üzerine yıkılmış durumda. Turnuva katılımı için para ödenmesi ve turnuvalarda hakem için para ödenmesi gibi uygulamalar sporcu ailelerine ve kulüplere ciddi ekonomik yükler getirmektedir.
TEF’in asli görevi nedir? Bu ülkede bu sporun en uygun şartlarda yapılması için zemin hazırlamak değil midir?
Başta başarı elde eden kulüplere neden hiç bir yardım yapılmıyor? TEF’in maddi konulardaki tek tutumu para almak üzerinedir. TEF neden hak edene hak ettiğini vermek konusunda gereğini yapmıyor?
Son olarak şunu da belirtmek isterim: En önemli konu eğitimdir. Antrenör ve Hakem eğitimi başta gelir.
Eskrim diğer sporlara benzemez. Anlamak için yapmak gerekir. Öyle sadece seyretmekle olmaz. Siz daha önce eskrimle hiç ilgisi olamayan insanları 15 günlük kurs sonucu antrenör yapıp, ortalığa salarsanız bu sporu bitirirsiniz.
Ama aslında size, Sayın Başkan, size ve yakın çalışma arkadaşlarınıza sormak istiyorum: Eskrim sporu sizi neden bu kadar ilgilendiriyor? Siz Eskrimci değilsiniz. Yapmamışsınız. 7 senedir buradasınız. Bu fahri bir görev. Neden bu işin başında kalmak için bu kadar çaba harcıyorsunuz?
Herşeye rağmen, TEF’in görevi, gruplaştırıcı değil bütünleştirici olmaktır.
Umarım bundan sonra Camianın eleştirilerine daha fazla kulak verilir. Talepler hoşgörü ile karşılanıp sıkıntıları dile getirenler ile bir araya gelinip fikir alışverişi yapılır.
Sporcuların başarıları da ayrım gözetilmeksizin TEF’in web sayfasından duyurulur.
Beni sabırla dinlediğiniz için hepinize teşekkür eder, saygılar sunarım.
Cengiz Aydın
Eskrim Federasyonu Eski Başkanı,
Türk Eskrimini Geliştirme Vakfı Başkanı,
TMOK Denetleme Kurulu Başkanı”
Yorumunuzu Paylaşın