WADA Webinar: Speak Up! to help raise the game for clean sport

Speakers:

Gunter Younger, Director of WADA’s Intelligence & Investigations (I&I) department;

Damien Larin, Head of WADA I&I’s Confidential Information Unit;

Tony Cunningham, WADA’s Senior Manager, Education (Policy & Research)

Dünya Dopingle Mücadele Ajansı’nın ihbar hattı ile ilgili açıklamalar için bkz. https://www.wada-ama.org/en/news/speak-help-raise-game-clean-sport

WADA ihbar hattı platformu için tıklayın!

Dopingle Mücadelede Sporcuların Sorumluluğu Çok; Hakları Yok

Türkiye’de dopingle mücadelenin suyu çıkmış durumda.

Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu, tüzel kişiliği olmamasına ve kanunla kendisine görev verilmemesine rağmen dopingle mücadeleyi tek başına yürütüyor.

Ne yazık ki TDMK denetlenmiyor. TDMK’nın işlemleri yargı denetimine tabi değil. Ne idüğü belirsiz olduğu için, devlet de bu komisyonun işine karışmıyor.

TDMK yetkilileri kafalarına göre mevzuat hazırlıyor. Bu mevzuat hem Türk hukukuna hem de Dünya Dopingle Mücadele Ajansı’nın (WADA) mevzuatına aykırı.

Bu konu çok kapsamlı. Bir blogla anlatılabilecek konu değil.

Birkaç haftadır TDMK ile ilgili sorularımı CİMER aracılığıyla ilgili kurumlara gönderiyorum. Her başvuruda aklıma yeni sorular geliyor. Bu ay içinde tüm sorularımı göndereceğimi umuyorum. Soruların cevapları geldiğinde, cevapları ve yorumlarımı blogda paylaşacağım.

Bugün bu blogu yazmamın sebebi, TDMK’nın sosyal medya hesaplarında yayınlanan bir içerik.

TDMK Twitter, Instagram ve Linkedin hesaplarında “Sporcu hak ve sorumlulukları nedir?” başlıklı bir içerik yayınladı.

Videoda ve açıklamada yer verilen metin aşağıdaki gibidir:

“Sporcu hak ve sorumlulukları nelerdir?

▪️Dopingle Mücadele Kuralları hakkında bilgi sahibi olmak ve gerekliliklerine uymak.
▪️Her zaman örnek vermek için hazır bulunmak.
▪️Ağız yoluyla aldığı ve kullandığı her şeyden dopingle mücadele bağlamında sorumlu olmak.
▪️Sporcu olarak, Yasaklılar Listesinden sorumlu olduğu konusunda sağlık çalışanlarını bilgilendirmek.
▪️Dopingle Mücadele Kural İhlallerini araştıran Dopingle Mücadele Kuruluşları ile iş birliği yapmak.
▪️Sporcunun son 10 yıl içinde bir dopingle mücadele kural ihlalinde bulunmuş olduğuna ilişkin İmza Sahibi olmayan bir kuruluşun aldığı kararı, Ulusal Dopingle Mücadele Kuruluşuna ve Uluslararası Federasyonuna bildirmek.
▪️Yetkili bir kuruluş tarafından talep edilmesi durumunda, Sporcu Destek Personelinin kimliğini açıklamak.”

Okuyucularıma sormak isterim: BU METİNDE SPORCU HAKLARINI GÖRDÜNÜZ MÜ?

TDMK sadece sporcuların yükümlülüklerini yazmış ama metnin başlığına “haklar” ifadesini de koymuş. Oysa bu metinde sporcuların hakları yok.

Biliyor musunuz, Türkiye’de sporcuların dopingle mücadele sürecinde sahip olduğu haklar düzenlenmedi.

TDMK’nın kaleme aldığı Türkiye Dopingle Mücadele Talimatı’nda sporcuların bazı hakları bölük pörçük düzenlenmiş ama bu haklar toplu halde kaleme alınmamış.

TDMT, WADA Kodu’ndan o kadar kötü tercüme edilmiş ve maalesef WADA Kodu’ndan saçmalık derecesinde ayrılmış ki, talimatı okumak büyük emek istiyor. Okuyunca anladığınız yanılgısına kapılmayın! TDMT’yi anlamak imkânsıza yakın bir uğraş.

TDMK’ya soralım: Neden WADA’nın Sporcu Hakları Kuralları’nı tercüme etmediniz?

WADA’nın öngördüğü haklar sınırlı ama hiç yoktan iyidir. Diğer haklar Anayasa, Türkiye Cumhuriyet devletinin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve ulusal mevzuat taranarak bulunabilir.

Bir konuyu tartışmaya bile gerek yok.

TDMK yönetimi sporcu haklarını önemsemiyor. Hattâ sporcuların haklarını bilmemelerini tercih ediyor.

Sporcular haklarını bilseler, TDMK’nın başına dert olurlar.

Sporcular haklarını bilselerdi, öncelikle,

  • WADA Kodu’nun Türkiye’de doğrudan uygulanamadığını, dopingle ilgili kanun ve yönetmeliklerin hazırlanıp yürürlüğe girmesi gerektiğini,
  • TDMK’ya dopingle mücadele görevinin kanunla verilmediğini ve buna bağlı olarak Türkiye’de dopingle mücadelenin yasal temelinin bulunmadığını,
  • Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu’nun – sitesinde belirtildiğinin aksine – tüzel kişiliği haiz olmadığını, dernek olmadığını, Türkiye adını kullanma yetkisinin bulunmadığını ve tüm işlemlerinin geçersiz olduğunu,
  • Tüzel kişiliği olmayan TDMK’nın kaleme aldığı Türkiye Dopingle Mücadele Talimatı’nın yok hükmünde olduğunu; TDMT’nin kurucu unsurları haiz olduğu kabul edilse bile, Talimat’ın Türk hukukuna ve WADA Kodu’na aykırı olduğunu;
  • Doping testi için verilen rızaların geçerli olmadığını,
  • Doping testlerinin, numune alımlarının geçerli olmadığını,
  • TDMK’nın test sonuçlarını değerlendirme usulüne ilişkin mevzuat olmadığını, test değerlendirmelerinin hukuka aykırı olduğunu,
  • Sporcuların adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini,
  • TDMK bünyesinde kurulan Dopingle Mücadele Disiplin Kurulu ve Dopingle Mücadele İtiraz Kurulu’nun hukuka aykırı şekilde kurulduğunu,
  • Dopingle Mücadele Disiplin Kurulu ve Dopingle Mücadele İtiraz Kurulu üyelerinin tarafsız ve bağımsız olmadığını,
  • TDMK kararlarına karşı yargıya başvuru yollarının kapatılmasının ve Spor Tahkim Mahkemesi’ne (CAS) başvurunun zorunlu tutulmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu (bu sınırlamaya rağmen yargıya başvurulabilir),
  • TDMK’nın ihbar, bilgi uçurma (whistleblowing) sistemini kurmadığını, ihbarları gizli tutmak ve ihbarcıyı korumak için gerekli altyapıyı hazırlamadığını,
  • Doping konusunda yeterli eğitim almadıklarını anlarlar.
  • Kişisel verilerinin ilgili kanun ve WADA mevzuatı uyarınca korunmadığını, TDMK’nın bu konuda birçok ihlal yaptığını,
  • TDMK bünyesinde karar alma süreçlerine katılma ve söz hakkı olduğunu,
  • Adli yardımdan yararlanma hakkı bulunduğunu

Öğreneceklerdi.

Maalesef Türkiye’de sporcu doping konusunda olan bitenden habersizler. Kurumları tanımıyorlar. Haklarını bilmiyorlar.

Elbette sporcuları bu konuda suçlayamayız. Onların tek derdi antrenman yapmak ve yarışmalara katılmak.

Her ne kadar CAS ve ulusal yargılama makamları sporcuların doping mevzuatını bilmeleri gerektiğini kabul etse de, sporcuları bilgilendirmek TDMK’nın, federasyonların, kulüplerin, sporcu derneklerinin görevi.

Türkiye’de sporcu dernekleri yok denecek kadar az. Var olanlar da emekli sporcular tarafından yönetildiği için, bu derneklerin doping ve genel olarak spor hukuku konusunda etkin çalışma yapmalarını beklemek hayalperestlik olur.

Kulüpler ve federasyonlar da pek farklı değil.

Ne yazık ki dopingin hukuk boyutu hukukçular tarafından da önemsenmiyor. Barolar Birliği, barolar, hukuk dernekleri doping konusunda çalışmıyor.

Bugüne kadar dopingle ilgili yapılan toplantıları, konferansları, panelleri yakından takip etmeye çalıştım. Maalesef hiçbir toplantıda Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu’nun masaya yatırıldığını görmedim. Aksine, dopingi hep TDMK yetkilileri anlattı. İzleyicilerden gelen sorular ise laf kalabalığı ile es geçildi.

Oysa Türkiye’de dopingin hukuk boyutunun eleştirel şekilde değerlendirilmeli! TDMK ve Bakanlık yetkililerinin yanında, onları eleştirecek, sistemdeki aksaklıkları anlatacak hukukçulara da masada yer verilmeli!

Başa dönersek,

TDMK’nın “sporcu hak ve sorumlulukları” metninde sporcu haklarına yer vermemesi, sporcu haklarının TDMK’ya rağmen ve hatta TDMK’ya karşı korunması gerektiğini gösteriyor.

Umarım spor hukuku ile ilgilenen hukukçular doping sorununu ciddiye alır ve yargılanan kişilerin haklarını korumak için harekete geçerler.

CAS, WADA’nın Eleştirilerine Yanıt Verdi

Spor Tahkim Mahkemesi (Court of Arbitration for SportCAS) uzun zamandır sert eleştirilere maruz kalıyor.

Mahkemenin yapısı, kapalı hakem listesi, hakemlerin tarafsızlığı ve bağımsızlığı sık sık gündeme getiriliyor.

CAS ilk defa, kendisini eleştiren bir kuruma doğrudan yanıt verdi.

Dünya Dopingle Mücadele Ajansı (World Anti-Doping AgencyWADA), Tokyo Oyunları ile ilgili bağımsız gözlemci raporlarını yayınladı. Olimpiyat Oyunları ile ilgili raporda, CAS’ın Doping Dairesi’nde görev alan hakemlerin yeterli deneyime ve bilgiye sahip olmadığı iddia edildi.

CAS, bu iddialara yanıt verdi.

CAS, Dopingle Mücadele Dairesi ile ilgili iddia edilen sıkıntıların Oyunlar esnasında hemen muhataplarına bildirilmesinin, Oyunlar’dan 6 ay sonra yayınlanan raporda dile getirilmesini beklemekten daha kolay olacağını belirtti.

CAS, gözlemci raporunda sunulan önerilerin ise gerçekçi olmadığını, zira iddia edilen sıkıntıların yaşanmadığını ifade etti.

CAS, WADA’nın duruşmalardan haberdar edildiğini ve CAS kararlarının WADA’ya gönderildiğini açıkladı. Bununla birlikte, CAS, bir davada WADA’ya haber verilemediğini ancak bu durumun sorun yaratmaması gerektiğini, zira WADA’nın o davada taraf olmadığını ileri sürdü.

CAS, hakemlerin yetkinliği ile ilgili iddiaların ise bir WADA çalışanının kişisel yorumu olduğunu, hakemlerin doping konusunda uzman olduklarını açıkladı.

CAS, WADA’ya karşı saldırı düzenlemekten geri durmadı.

CAS, WADA ile iletişime geçtiğini; WADA’dan Beijing 2022 Oyunları’nda görev alacak bağımsız gözlemcilerin gerçekten WADA’dan bağımsız olmalarını ve CAS’ın işleyişi hakkında bilgi sahibi olmalarını beklediklerini duyurdu.

TÜRKİYE’DE DURUM ENDİŞE VERİCİ

WADA ile CAS arasındaki atışmayı takip ederken Türkiye’deki durumu düşündüm.

Türkiye’de kaygı verici bir durumla karşı karşıyayız.

Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu’nun ne olduğu belli değil. Tüzel kişiliği yok. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi bünyesinde faaliyet gösteriyor ama TMOK’tan bağımsız olduğunu iddia ediyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan bütçe alıyor. Bakanlık bu komisyonda temsil ediliyor ama TDMK Bakanlık’tan da bağımsız olduğunu iddia ediyor. Tüzel kişiliği olmayan bir yapı hukuken yoktur. Hukuken var olmayan bir şeyin bağımsızlığını ve tarafsızlığını nasıl tartışacağız?

TDMK, tüzel kişiliği olmamasına rağmen Türkiye Dopingle Mücadele Talimatı’nı yayınladı. Bu talimat nasıl hüküm doğurur?

Kanunda Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu’na başvurabilecek kişi ve kurumlar tek tek yazılmış. Listede TDMK yok. Ancak TDMK’nın talimatında TDMK kendisine duruşmalarda hazır bulunma, disiplin kararlarını temyiz etme yetkileri vermiş.

Yıllardır doping davaları alan avukatlardan biri bile bu saçmalığı yargı önüne taşımamış.

Dünya ne tartışıyor; biz ne ile uğraşıyoruz?

Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu Bilgilendirme Videoları Yayınlamaya Başladı

Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu dopingle mücadele ile ilgili bilgilendirme videoları yayınlamaya başladı.

Avukat Mehmet Yoğurtçuoğlu’nun verdiği bilgiler giriş seviyesinde olmakla birlikte, özellikle sporcuların izlemeleri gerekir.

TDMK sadece iki video yayınladı.

Birinci videonun başlığı: Dopingle Mücadele Kural İhlali Nedir?

İkinci videonun konusu ise ‘İspat Yükümlülüğü, Disiplin Yargılaması, İtiraz Süreci’.

Ne yazık ki videolar amatörce hazırlanmış.

Mehmet Bey’in sesi iyi duyulmuyor. İlerleyen günlerde mikrofon kullanmasını öneririm.

Maalesef bu videolar izlenmemiş. Bir ay boyunca 60 izleyici toplamamış.

Bu videoların Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile spor federasyonlarının internet sitelerinde yayınlanması gerekiyor.

TDMK’nın daha çok video yayınlaması gerekiyor. TDMK videoları hazırlarken WADA, USADA, UKADA gibi kuruluşların Youtube hesaplarını örnek almalı.

1. Spor Hukuku Zirvesi – Sporda Doping

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi spor hukuku zirvesi düzenliyor.

Zirvenin konusu ‘Sporda Doping’ olarak belirlenmiş

Zirve üniversitenin Sağlık Kültür ve Daire Başkanlığı’nın Youtube hesabında şu anda canlı yayınlanıyor.

Panel programı aşağıdaki gibidir.

Prof. Dr. Emine Yazıcıoğlu – Doping Kullanımı Halinde Ödüllerin İadesi

Prof. Dr. Murat Balcı – Futbol Disiplin Hukuku Bakımından Doping

Doç. Dr. Mehmet Emin Alşahin – Doping ve Ceza Hukuku

Doç. Dr. Hüseyin Aydın – Kişisel Verilerin Korunması Açısından Doping Test Sonuçları

Dr. Kerim Çakır – E-spor ve Doping

Dr. Can Yalçınkaya – WADA ve Yapılanması

Av. Sinem Turan – Dopingle İlgili Örnek CAS Kararları

Maalesef bu zirvede en önemli konulara değinilmiyor.

Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu’nun yapısı, suçta ve cezada kanunilik, dopingte kusursuz sorumluluğun kapsamı, doping testlerinin geçerliliği, dopingle mücadele karşısında sporcuların haklarının korunması, doping ve insan hakları, SGM Tahkim Kurulu’nun dopingle ilgili kararları, CAS ve İsviçre Federal Mahkemesi’nin Türkler ile ilgili kararları gibi konulara yer verilmiyor.

Bu zirvede yapılan sunumları daha sonra değerlendireceğim.

CAS Bülteni’nin Yeni Sayısı Yayımlandı

Spor Tahkim Mahkemesi (CAS), CAS Bülteni‘nin yeni sayısını (2021/1) yayınladı.

Bültende iki makale, CAS kararları ve CAS ile ilgili İsviçre Federal Mahkemesi kararlarının İngilizce çevirileri yer alıyor.

Spor hukuku ile ilgilenenlere bu bülteni okumalarını öneririm.

Özellikle İsviçre Federal Mahkemesi’nin Çinli yüzücü Sun Yangın başvurusu üzerine verdiği kararı mutlaka okumalısınız. Hakemlerin tarafsızlığı ve bağımsızlığı hakkındaki tartışmalar ve mahkemenin değerlendirmeleri ufkunuzu açacak.

Aşağıda listeyi bulacaksınız. Linklere tıklayarak içeriğe erişebilirsiniz. İlk tıkladığınızda birinci sayfa açılırsa, bir kez daha linke tıklayarak link verilen sayfayı açabilirsiniz.

İsviçre Federal Mahkemesi kararlarının orijinal metinlerinin linklerini de paylaşıyorum.

Keyifli okumalar.

MAKALELER

CAS KARARLARI

Okumaya devam et CAS Bülteni’nin Yeni Sayısı Yayımlandı

Hasan Akkuş Türkiye’de Yargılanacak mı?

Hasan Akkuş, Avrupa Halter Federasyonu başkanı olmadan önce Türkiye Halter Federasyonu başkanıydı. Onun döneminde Türk halteri doping ile anıldı. Birçok sporcu doping cezası aldı.

İsrail’de düzenlenen Avrupa 23 Yaş Altı Halter Şampiyonası’nda 5 Türk sporcunun testlerinde doping kapsamına giren “Stanozolol” maddesi bulunması üzerine, dönemin Türkiye Halter Federasyonu Başkanı Hasan Akkuş, tüm sporcuların numunelerini test edilmeleri için Köln’e göndermiş, Köln’den gelen cevapta 16 numunenin tamamının dopingli çıkması sonucu Türkiye Halter Federasyonu yönetim kurulu istifa etmek zorunda kalmıştı.

Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu‘nun (TDMK) açıkladığı rapora göre ,2013’ün ilk 6 ayında numune alınan 648 sporcudan 90’ı dopingli çıkmış. Dünyada kabul gören doping tehlike sınırı %1,5-2 iken, Türkiye’de bu oran ortalama %13,88 olmuş, bazı dallarda (atletizm, halter vb.) %45’e kadar çıkmış.

Bir de saklananlar varmış.

Hasan Akkuş‘un ismi bir süredir dünya kamuoyunda yolsuzlukla anılıyordu.

2020 yılında, Alman ARD kanalı, Uluslararası Halter Federasyonu (IWF) başkanı Tamás Aján‘ın karıştığı yolsuzluklar hakkında bir program yayınladı.

Programın detaylarını öğrenmek için bkz. https://www.insidethegames.biz/articles/1088760/ard-programme-targets-weightlifting

Bu programda doping yaptığı tespit edilen Türk haltercilerin doping testi sonuçlarının saklandığı, bu sporcuların doping ihlali yapmalarına rağmen yarışmalara katılmaya devam ettikleri öne sürüldü.

ARD’nin yayınından sonra Richard H. McLaren‘in başkanlığında bağımsız bir denetim komisyonu oluşturuldu. Bu komisyon, IWF‘nin belgelerini inceledi ve bir rapor yayınladı (Alternatif link: https://tinyurl.com/mclarenhalter). Bu raporda usulsüzlükler sıralandı.

Bu raporun yayınlanmasından sonra ARD yeni bir belgesel hazırladı.

Bu belgeselde Hasan Akkuş’un adı açıkça zikredildi. Türk halterindeki skandallar ilan edildi.

Resmi açıklamalarda 2012 yılında sadece 5 haltercinin pozitif çıktığı belirtilmesine rağmen, gerçek sayının saklandığı iddia edildi. Dünya Dopingle Mücadele Ajansı‘nın (WADA) verilerine göre, 5 değil, 22 sporcunun testi pozitif çıkmış. IWF‘nin sitesindeki listede sadece 2 sporcu yer almış.

IWF‘nin kurallarına göre, Türkiye Halter Federasyonu‘nun üyeliğinin askıya alınması ya da federasyonun IWF‘ye 500.000 USD ceza ödemesi gerekiyordu. İkisi de gerçekleşmedi.

ARD’nin iddiasına göre, Hasan Akkuş ile Tamás Aján çok yakınlardı. Birlikte birçok olayı halı altına süpürmüşlerdi.

Hasan Akkuş, ARD’ye yaptığı açıklamada, testlerin ulusal olduğunu, IWF ile ilgisi olmadığını söylemiş. Oysa WADA bu savunmayı yalanlamış ve testlerin IWF tarafından yapıldığını belirtmiş.

Ekim 2020’de WADA IWF ile ilgili bir rapor yayınladı.

McLaren Raporu, WADA Raporu ve ARD’nin yayınlarına rağmen IWF’de pek bir değişiklik olmadı. Hasan Akkuş başta olmak üzere, isimleri kötü anılan kişiler IWF yürütme kurulunda yer buldular. Hasan Akkuş Avrupa Halter Federasyonu başkanlığına seçildi.

Halter camiası, yolsuzluk iddialarını görmezden geldi.

Bugüne kadar.

Uluslararası Test Ajansı (ITA), IWF’de 2009-2019 yılların arasında gerçekleşen doping ihlalleri ve yolsuzluklar hakkında bir rapor (FINAL REPORT – Anti-Doping Rule Violations and related allegations of misconduct from 2009 to 2019) yayınladı.

Raporda Hasan Akkuş‘a da geniş yer verilmiş.

Hasan Akkuş hakkında çok çarpıcı iddialar var.

Akkuş, Türkiye Halter Federasyonu başkanı iken, IWF ile temasa geçmiş ve IWF tarafından yapılan testleri pozitif çıkan 17 Türk halterci ile ilgili kayıtlarla oynanmasını, kayıtların değiştirilmesini istemiş. Akkuş, testlerin Türkiye Halter Federasyonu tarafından yapılmış gibi kayda geçirilmesini istemiş. Böylece IWF‘nin Türkiye Halter Federasyonu‘na vereceği olası 4 yıllık üyelik dondurma cezasını ve 500.000 USD idari para cezasını engellemeyi amaçlamış.

ITA, Hasan Akkuş‘un IWF‘ye gönderdiği e-postayı yayınlamış.

Akkuş, bu e-postada son durumun (17 haltercide doping tespit edilmesi) Türkiye Halter Federasyonu ve kendisi için ağır sonuçlar doğuracağını belirtmiş.

Akkuş, evrakta sahtekarlık yaptığını itiraf etmiş.

Akkuş, Ocak 2013’te geçmişe etkili olacak şekilde, 05.11.2012 tarihli sahte belge hazırladığını açıklamış.

Böylece IWF‘nin görev belgesini düzenlediği tarihten önce Türkiye Halter Federasyonu‘nun yarışma dışı test yaptığını belgelemiş (!) olacaktı.

Akkuş, IWF‘den Türk sporcularla ilgili belgeleri göndermesini, böylece bu sporcularla ilgili prosedürün Türkiye’de başlamış gibi gösterebileceğini belirtmiş.

Akkuş, e-postasında IWF başkanı Tamás Aján‘ın ve IWF‘nin kendisine yardım etmesi için âdeta yalvarmış.

Akkuş, e-postasının sonunda e-postasının okunduktan sonra silinmesini rica etmiş.

HASAN AKKUŞ İSTİFA ETMEDİ. İNAT EDİYOR

ITA Raporu‘nun yayınlanmasının ardından raporda ismi geçen kişilerin istifa etmeleri bekleniyordu.

Maalesef şüpheliler istifa etmediler.

Hasan Akkuş, soruşturma bitene kadar IWF yürütme kurulu üyeliğinden ve Avrupa Halter Federasyonu başkanlığından geçici olarak ayrıldığını duyurdu.

ŞİMDİ NE OLACAK?

ITA‘nın raporu, Türk sporu için utanç kaynağı oldu.

Bir federasyon başkanının, şahsi çıkarları için evrakta sahtekarlık yaptığı ve sahte evrakı uluslararası federasyona gönderdiği, uluslararası yolsuzluğa imza attığı iddia ediliyor.

Bu federasyon başkanı uluslararası spor camiasını, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nı, Bakan’ı, Spor Genel Müdürü’nü, spor teşkilatını ve Türkiye kamuoyunu yanıltmış.

ITA, Türkiye Halter Federasyonu ile ilgili bulguları IWF Disiplin Komitesi ile paylaştı. ITA, Türkiye Halter Federasyonu‘nun cezalandırılmasını talep etti.

Türkiye Halter Federasyonu‘nun Olimpiyatlar’dan atılması mümkün. Ancak Türkiye’nin halter camiasında güçlü lobisi var. Büyük ihtimalle, IWF, Tokyo Oyunları’ndan sonra federasyona ceza verecek.

Peki Hasan Akkuş ne olacak?

IWF, Akkuş‘a ceza verir mi bilinmez.

Akkuş ile ilgili iddiaların Türkiye’de soruşturulması gerekiyor.

Buna da ihtimal vermiyorum.

ITA Raporu iki hafta önce açıklandı. Geçen güne kadar medyada yer bulmadı.

Türkiye Halter Federasyonu henüz açıklama yapmadı.

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu susuyor.

Spor teşkilatından ses çıkmıyor.

Hasan Akkuş hakkında sportif soruşturma açılması, Bakan Kasapoğlu‘nun talimatına bağlı.

Kasapoğlu, Pandora’nın kutusunu açacak mı?

Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu Şüphe Doğuruyor

Hasan Akkuş‘un mektubu ve sporculara Türkiye Halter Federasyonu tarafından ceza verilmesi, Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu‘nun (TDMK) güvenirliği hakkında şüphe doğurdu.

Hukuki niteliği tartışmalı, tüzel kişiliği bulunmayan ve hukuken çok şüpheli işler yapan TDMK, bu süreçte neredeydi? Bu usulsüzlükte rolü var mı?

TDMK 2011 yılında kuruldu ve faaliyete başladı. 2012 yılında yüzlerce test yaptı ve testleri değerlendirdi. 2012 yılından beri doping testleri TDMK tarafından yapılıyor. Ulusal federasyonlar test yapmıyor.

Kasım 2012’de Hasan Akkuş sahte belge hazırladı. 2012 yılının sonunda, 2013 yılında testleri kim yaptı? TDMK’dan habersiz test yapılmış olabilir mi? Bu testler nasıl usulüne uyduruldu?

TDMK, pozitif test sonuçlarını WADA ile paylaşmak zorunda. TDMK, “bu testler nereden çıktı?” demedi mi?

SORUŞTURMA GENİŞ TUTULMALI

Hasan Akkuş ile ilgili yolsuzluk, görevi kötüye kullanma, evrakta sahtekarlık iddiaları soruşturulacak ise, bu soruşturma sadece Hasan Akkuş ile sınırlı kalmamalı. Dönemin federasyon yönetim kurulu üyeleri, TDMK yönetimi ve sorumluları da soruşturulmalı!

TÜRKİYE DOPİNGLE MÜCADELE TALİMATINDA DEĞİŞİKLİK

Türkiye Dopingle Mücadele Komiyonu, bugün Twitter hesabında Türkiye Dopingle Mücadele Talimatı’nın değiştirildiğini duyurdu.

Komisyonun sitesinde yayınlanan açıklama aşağıdaki gibidir:

TÜRKİYE DOPİNGLE MÜCADELE TALİMATINDA DEĞİŞİKLİK

Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu 2019 yılı başında Dünya Dopingle Mücadele Kuralları (Code) ile uyumluluk açısından Dünya Dopingle Mücadele Ajansı’nın (WADA) yetkili birimleri tarafından yerinde denetime tabi tutulmuş ve denetim neticesinde Dünya Dopingle Mücadele Ajansı Denetim Çalışma Grubu tarafından Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonunun, yapısı, işleyişi, Türkiye’deki dopingle mücadele faaliyetlerinin yürütülmesi ve dopingle mücadele disiplin yargılamaları başta olmak üzere toplam 400’e yakın kriter dikkate alınarak  düzeltici eylem planını içerir rapor hazırlanmıştır.

Raporda yer alan düzeltici eylemlerden “kritik” başlığıyla ve düzeltilmemesi halinde Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu ve dolayısıyla da Türkiye’nin “dopingle mücadele kurallarıyla uyumsuz” ilan edilmesi sonucunu doğuracak, dopingle mücadele disiplin yargılamasının uluslararası kurallara uygun, tarafsız, tek bir çatı altında, adil yargılanma ilkelerine bağlı ve uzmanlaşmış bir yapıya kavuşturulması hususuna ilişkin olarak; Dünya Dopingle Mücadele Ajansı ile yürütülen yoğun bir çalışma ve görüş alışverişi neticesinde, Türkiye Dopingle Mücadele Talimatının, 7.9, 8 ve 13. maddelerinde değişikliğe gidilmesi yönünde çalışmalar tamamlanmış ve Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu Yönetim Kurulunun 17.09.2019 tarih ve 32 sayılı toplantısında değişiklik onaylanmıştır.

Değişiklik ile; Türkiye Dopingle Mücadele Talimatında hüküm altına alınmış ihlallere ilişkin olarak yürütülecek dopingle mücadele disiplin yargılaması konusunda, 2 (iki) ay içerisinde oluşturulacak Dopingle Mücadele Disiplin Kurulu ve Dopingle Mücadele İtiraz Kurulu tek yetkili yargı mercileri olarak belirlenmiştir. Yapılan bu değişiklik Dünya Dopingle Mücadele Ajansı tarafından da uygun görülmüş, Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu ve dolayısıyla da Türkiye’nin “dopingle mücadele kurallarıyla uyumsuz” ilan edilmesi sonucu ortadan kaldırılmış ve durum Dünya Dopingle Mücadele Ajansı tarafından teyit edilmiştir.

Dopingle Mücadele Disiplin Kurulu ve Dopingle Mücadele İtiraz Kurulunun oluşturulması için belirlenen 2 (iki) aylık süre boyunca değişiklikten önce uygulanmakta olan, ilgili ulusal spor federasyonlarının disiplin kurulları ile Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurullarının yetkileri devam edecek olup, dopingle mücadele disiplin yargılaması kurullarının oluşturulmasına ilişkin bilgilendirme resmi internet sayfamız (www.tdmk.org.tr) aracılığıyla spor kamuoyuna duyurulacaktır.

Saygılarımızla,

Türkiye Dopingle Mücadele Talimatının son haline aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Türkiye Dopingle Mücadele Talimatı 17 Eylül 2019

Ankara Üniversitesi Dopingle Mücadele Merkezi’nin İçini Boşalttılar

Geçtiğimiz günlerde Resmî Gazete’de bir yönetmelik değişikliği okudum. Okurken üzüldüm.

4 sene önce, 2015 yılında, Ankara Üniversitesi bünyesinde Dopingle Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi kurulmuştu.

Bu merkezin kurulması önemli bir adımdı. Devletten bağımsız ve tarafsız şekilde dopingle ilgili araştırma yapılabilecekti. Hacettepe Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Türkiye Doping Kontrol Merkezi‘nin (TDKM) sicili iyi değildi. Üstelik TDKM, doping kontrolleri yapıyordu. Usulü kendisi belirliyordu. Kimse bu merkezi eleştirmiyordu. TDKM, spor camiasını dopingle ilgili bilgilendirmiyordu. Gizli kapaklı iş çeviriyordu.

Ankara Üniversitesi‘nde doping araştırma merkezi kurulunca sevinmiştim ancak bu sevinç uzun sürmedi. Bu merkez hiçbir iş yapmadı. Merkez bünyesinde ne yapıldığını kimse görmedi. Bugün Ankara Üniversitesi‘nin sitesinde girip “Araştırma, Uygulama ve Eğitim Merkezleri” sayfasını açtığınızda çeşitli merkezlerin listesini görürsünüz. Bu listede çoğu merkezin kendi sitesine/sayfasına link verilmiş ancak Dopingle Mücadele, Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin linki yok. Üniversite bu merkez için site/sayfa açmamış. Merkezin sadece adı var. Hiçbir icraatı yok.

14 Eylül’de Resmî Gazete‘de yayımlanan yönetmelik değişikliği ile, merkezin adı ve amaçları değiştirildi. Merkezin adına “bağımlılık ve” eklendi.  Merkezin yeni adı, “ANKARA ÜNİVERSİTESİ BAĞIMLILIK VE DOPİNGLE MÜCADELE UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ” oldu.

Bu değişiklik ile, dopingle mücadelenin sadece kağıt üzerinde kaldığını görüyoruz. Zira bağımlılık ve doping ile mücadele farklı konulardır. Uzmanlıkları , muhatapları ve faaliyet alanları çok farklıdır. Bu iki uzmanlığın tek çatı altında toplanması doğru değildir.

Anlaşılan, Ankara Üniversitesi‘nin dopingle mücadele etmek gibi bir derdi yok. Yönetmelik değişikliğini de laf olsun diye yapmışlar. Yukarıda bahsettiğim merkezler sayfasında, yönetmelik değişikliği işlenmemiş. Merkezin adı güncellenmemiş.

Devlet destekli dopingin had safhada olduğu, Türkiye Doping Kontrol Merkezi‘nin ve Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu‘nun WADA (Dünya Dopingle Mücadele Ajansı) mevzuatı ve özellikle WADA Kodu ile ilgisiz ve bu Kod’a aykırı işler çevirdiği bir ülkede sadece bir üniversitede dopingle mücadele merkezi olması üzücü idi. Bugün tek merkezimizi de kaybetmiş olduk.

WADA, 2016 Yılı Raporu’nu Yayınladı

WADA 2016 RaporuDünya Dopingle Mücadele Ajansı, 2016 Yılı Raporu’nu yayınladı.

Raporda WADA’nın yönetimi, Doping Programı, WADA Kodu, Ortaklıklar, WADA Kodu’na Uyum Çalışmaları, Sporcularla İlişkiler, Eğitim, Doping Testleri gibi başlıklar yer alıyor.

Rapor sadece İngilizce dilinde hazırlandı: https://goo.gl/gbJo1y

İkarus

Geçtiğimiz Cuma akşamı Netflix’te “İkarus” isimli bir belgesel yayınlandı.

Filmin yapımcısı Brian Fogel bir yönetmen ve amatör bisikletçi.

Lance Armstrong hayranı olan Fogel, Armstrong’un doping yaptığını itiraf etmesinin ardından “doping kontrol sistemi”ni test etmeye karar verir.

Fogel, Rusya Dopingle Mücadele Ajansı’nın müdürü Grigory Rodchenkov ile temasa geçer. Rodchenkov, Fogel’a doping yapmayı ve doping kontrol sistemini nasıl alt edeceğini öğretir. Fogel, büyüme hormonu ile testosteron alır ve kendisine EPO enjekte eder. Fogel’ın performansı inanılmaz biçimde gelişir ve Fogel dünyanın en büyük amatör bisiklet yarışı Haute Route’a katılır.

Bu süreçte Fogel, Rodchenkov’un büyük bir doping sisteminin başında olduğunu öğrenir. Rodchenkov, Rusya’nın elit sporcularının doping ile madalya almalarını sağlamaktadır.

WADA bu süreçte soruşturma açar. Rodchenkov, Rusya Dopingle Mücadele Ajansı’ndan istifa etmek zorunda kalır. Rus devleti Rodchenkov’un peşine düşer.

Fogel, Rodchenkov’un ABD’ye kaçmasına yardım eder. Rodchenkov, Rusya’nın doping uygulamasını ABD yetkililerine anlatır. Fogel, delilleri WADA’ya sunar.

WADA, Rusya’nın devlet destekli doping uygulaması hakkında rapor yayınlar ama IOC bu raporu dikkate almaz. IOC, Rus sporcuların Rio Oyunları’na katılmalarına izin verir.

Bu belgeselin her dakikası, ders niteliğinde. İlerleyen günlerde belgeselin detaylarını ve Rusya skandalının Türkiye ile ilgisini yazacağım.

Filmin en beğendiğim yönlerinden biri George Orwell’in “1984” isimli kitabına sık sık atıf yapılması oldu. İlk sahnede izleyiciyi diken üzerine oturtan cümle ise asla zihinlerimizden silinmemeli: “Sahtekârlığın evrensel düzeyde egemen olduğu dönemlerde, gerçeği söylemek devrimci bir eylemdir.”

Aslı Çakır Alptekin ve Sıfır Tolerans

Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC), Aslı Çakır’dan Olimpiyat altın madalyasını geri istemiş.

Nedense IOC madalyayı geri istemek için uzun süre bekledi. CAS, kararını Ağustos 2015’te duyurmuştu.

Aslı Çakır’ın doping sürecini takip ederken tek bir konudan emin olduk: Devlet, dopingçi sporcusuna destek verdi.

Dünya Dopingle Mücadele Ajansı’nın (WADA) Soruşturma Komisyonu İkinci Raporu’nda, Aslı Çakır’ın rüşvet sarmalında rol aldığı iddia edildi. Rapora göre, IAAF eski başkanı ve şantaj çetesinin lideri Lamine Diack‘ın oğulları Papa Masada Diack ve Khalil Diack, Aslı Çakır ve çevresi ile rüşvet görüşmeleri yaptılar. Aslı Çakır, antrenörü İhsan Alptekin, Üsküdar Belediyesi Spor Kulübü’nün başkanı ve iki yöneticisi ve kulüp doktoru Diack ailesi ile rüşvet görüşmeleri yapmışlar. Türkiye Atletizm Federasyonu’nun iki eski başkanı görüşmelere aracılık etmiş.

Ne yazık ki Spor Genel Müdürlüğü rüşvet iddialarını soruşturmadı. Devlet WADA Raporu’nu görmezden geldi.

Devlet doping cezalısı Aslır Çakır’a destek vermeye devam ediyor. Aslı Çakır, doping sebebiyle iptal edilen dereceleri sayesinde sınavsız öğretmen olmuştu. Çakır’dan öğretmenlik hakkı geri alınmadı. Çakır, masum miniklere beden öğretmenliği yapmaya devam ediyor.

Devlet, Çakır’ın adını İstanbul Ataköy’deki atletizm salonuna vermişti. Doping, rüşvet skandallarına rağmen Çakır’ın adı o salonda yer alıyor. Bakanlık, Çakır’ın üçüncü ve ömür boyu doping cezası almasını mı bekliyor?

Aslı Çakır’ın cezası sona erdi. Bugün mağdur gibi konuşuyor. Gerçeği ise bir avuç insan biliyor.

Devlete soruyoruz: Hangi sıfır tolerans?

WADA’nın 2016 Yılı Komiteleri Belirlendi

WADA’nın 2016 yılında faaliyet gösterecek komiteleri belirlendi. Komitelerin üyeleri WADA’nın sitesinde açıklandı.

WADA bünyesinde Sporcu Komitesi, Eğitim Komitesi, Finans ve Yönetim Komitesi, Sağlık, Medikal ve Araştırma Komitesi olmak üzere dört komite faaliyet gösterecek.

Ne yazık ki bu komitelerde Türk üye bulunmuyor.

WADA Raporu’nda Türkiye ve Aslı Çakır Alptekin

WADA Bağımsız Soruşturma Kurulu’nun hazırladığı rapor dün açıklandı.

Rapor dünyada büyük yankı uyandırdı. Türk spor medyası ise sadece ajanslardan aldığı haberleri tercüme ederek haber yapmayı tercih etti.

Spor kamuoyu bu raporu Rus atletizmi üzerinden değerlendirmeyi tercih ediyor. Oysa raporda Türk sporu ve özellikle Aslı Çakır Alptekin ile ilgili çarpıcı tespitler ve iddialar yer alıyor.

Okumaya devam et WADA Raporu’nda Türkiye ve Aslı Çakır Alptekin

WADA Cezalı Sporcu Destek Personeli Listesi’ni Yayınladı

WADA, sporcu destek personeli sıfatıyla ceza alan isimlerin listesini yayınladı. Bu liste, Dopingle Mücadele Ajansları’nın paylaştığı isimlerden oluşuyor.

Listede 5 Türk yer alıyor:

Okumaya devam et WADA Cezalı Sporcu Destek Personeli Listesi’ni Yayınladı

TMOK, Doping Mevzuatını Güncelledi

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi, doping mevzuatını WADA 2015 Kodu’na uygun hale getirdi. Yeni mevzuat, TMOK’un sitesinde yayınlandı.

 Mevzuat aşağıdaki gibidir:

 Uluslararası sporcular ve antrenörler WADA Kodu ve ikincil mevzuatı da dikkate almalılar.

WADA Kodu 2015 ve İkincil Mevzuat

WADA Kodu’nun son versiyonu 2015 yılında yürürlüğe girecek. WADA, 2015 Kodu’nu ve Kod ile ilgili önemli belgeleri sitesinde paylaştı.

WADA Kodu 2015http://goo.gl/gqBgE0

WADA Kodu 2009 versiyonu ile 2015 versiyonu arasındaki önemli değişiklikler: http://goo.gl/78G3de

WADA Kodu 2009-2015 karşılaştırması: http://goo.gl/4O3UWl

Uluslararası Federasyonlara Yönelik 2015 Model Kuralları: http://goo.gl/rLLNrK

Büyük Spor Organizasyonlarına Yönelik 2015 Model Kuralları: http://goo.gl/ncrIFA

Ulusal Olimpiyat Komiteleri’ne Yönelik 2015 Model Kuralları: http://goo.gl/j32dA1

Ulusal Dopingle Mücadele Kurumları’na Yönelik 2015 Model Kuralları: http://goo.gl/xhGgsn

Doping Testleri ve Soruşturmalarına İlişkin Uluslararası Standart: http://goo.gl/IZBRzV

Laboratuarlara Yönelik Uluslararası Standart: http://goo.gl/LKnJNj

Tedavi Amaçlı Kullanım İstisnalarına İlişkin Uluslararası Standart: http://goo.gl/HkZ5PW

Özel Hayatın ve Kişisel Verilerin Kullanılmasına İlişkin Uluslararası Standart: http://goo.gl/7s7C5U

WADA, 2015 Yılı Yasak Maddeler ve Yöntemler Listesi’ni Yayınladı

Dünya Dopingle Mücadele Ajansı (WADA), 2015 yılında uygulanacak Yasak Maddeler ve Yöntemler Listesi’ni yayınladı: http://goo.gl/cMMqsH
2015 yılında sadece yeni liste yürürlüğe girmeyecek. Dopingle mücadelede yeni bir dönem başlayacak.
Dünya Dopingle Mücadele Kodu’nun yeni versiyonu 2015 yılında yürürlüğe girecek: http://goo.gl/gqBgE0

CAS Bülteni’nin 1/2014 Sayısı Yayınlandı

CAS Bülteni 1/2014 sayısı yayınlandı. Bu sayıda özellikle Efraim Barak ve Dennis Koolard’ın CAS’ın şike kararlarını değerlendirdikleri makale dikkat çekici.

Bültenin önemli başlıklar aşağıdaki gibidir.

Okumaya devam et CAS Bülteni’nin 1/2014 Sayısı Yayınlandı

WADA 2014 Yasaklı Madde ve Yöntem Listesi Yürürlüğe Girdi

WADA’nın 2014 Yasaklı Madde ve Yöntemler listesi 1 Ocak 2014’te yürürlüğe girdi.
WADA yürütme kurulu tarafından 11 Eylül 2013’te onaylanan listeye WADA’nın Internet sitesinden veya ücretsiz Iphone uygulamasından ulaşılabilir.
Liste WADA’nın mobil sitesinde de yayınlandı.

WADA 2012 Yılı Raporunu Yayınladı

Dünya Dopingle Mücadele Ajansı 2012 yılı raporunu yayınladı. 

Raporun çevrimiçi versiyonu için: http://goo.gl/eiZQl
Raporun PDF versiyonu için: http://goo.gl/ANqK4

WADA Kodu’nun Üçüncü Taslağı Yayınlandı

WADA Kodu tekrar değişiyor. Yeni Kod 2015’te yürürlüğe girecek Yeni Kod için devam eden değişiklik çalışmaları sonucunda üçüncü taslak yayınlandı.

WADA’nın Internet sitesinde 3 farklı belge paylaşılmış.