Aslı Çakır Alptekin’in Açıklaması Hakkında

Aslı Çakır Alptekin, biyolojik pasaport verilerindeki anomali sebebiyle IAAF ile 8 yıl men cezası verilmesi konusunda anlaşmıştı. Anlaşma, CAS kararının parçası haline getirilmiş ve CAS‘ın kararı 18 Ağustos tarihinde yayınlanmıştı.

Alptekin, kararın yayınlanmasından iki gün sonra, 20 Ağustos tarihinde Facebook sayfasında bir açıklama yayınladı.

Bu açıklama kamuoyunda şüpheyle karşılandı. Açıklamadaki tutarsızlıklar dile getirildi. Birçok sitede ve sosyal medyada bu açıklamayla dalga geçildi.

Aşağıda açıklama ile ilgili görüşlerimi paylaşacağım.

Öncelikle, Aslı Çakır Alptekin‘in açıklamasının ciddiye alınacak bir yönünün olmadığını belirtmek zorundayım. Alptekin, IAAF ile anlaşma yaptı. Alptekin haksız suçlamaya maruz kaldığını, cezanın hukuka aykırı olduğunu düşünseydi IAAF ile anlaşma yapmazdı. Masumiyeti için tüm gücüyle savaşmayan, yargılama sürecini aksatmak için her yolu deneyen ve süreç sonunda IAAF ile ceza konusunda anlaşan bir sporcunun “haksızlığa uğradım” serzenişi inandırıcı değil.

Alptekin, IAAF ile anlaşmamış olsaydı bile, açıklaması yine ciddiye alınmazdı.

Biyolojik Pasaport Uygulaması Güvenilirdir

Alptekin, verdiği numunelerde hiçbir doping maddesine rastlanmadığını belirttikten sonra biyolojik pasaport uygulaması yüzünden birçok sporcunun delil ve belge olmadan cezalandırıldığını iddia etti.

Bu yazıda biyolojik pasaport uygulaması hakkında detaylı bilgi verecek değilim. Şimdilik sadece biyolojik pasaport uygulamasının UCI tarafından uygulanmaya başlandığını, IAAF dahil birçok uluslararası federasyonun bu uygulamayı hayata geçirdiğini, uygulamaya yakalanan sporcuların doping ihlali yaptığının kabul edildiğini belirteyim.

Biyolojik Pasaport uygulaması ile ilgili tartışma, uygulamanın tüm doping ihlallerini tespit edememesi ile sınırlı. Bu uygulamayı yanıltmak, uygulamaya takılmamak mümkün. “Minidoz” uygulaması ile biyolojik pasaport uygulaması alt edilebiliyor.

Bu yazının konusu biyolojik pasaport değil.  Şimdilik akılda tutulması gereken, biyolojik pasaport uygulamasına takılan sporcuların doping ihlali yaptığı konusunda hemfikir olunduğu ve birçok sporcunun bu uygulamaya yakalanmamayı becerdikleri.

Alptekin, minidoz uygulamasını veya biyolojik pasaport uygulamasını alt edecek başka bir uygulamayı akıl edememiş ki yakalanmış! Bugün biyolojik pasaport uygulamasına laf etmesi abesle iştigal.

Alptekin 2010 Yılında Doping Yaptı Mı?

Alptekin “suçlamaların, kamuoyunda belirtildiği gibi 2012 Olimpiyat Oyunlarındaki kan değerlerimle ilgili olmayıp bu tarihler öncesinde 2010 yılındaki kan değerleriyle ilgili olduğunu, 2012 Londra Olimpiyat Oyunlarında doping yaptığı yönündeki suçlamaların asılsız olduğunu” iddia etti.

Tarihlerle ilgili tartışmayı aşağıda yapacağız. O tartışmaya girmeden önce Alptekin‘in “suçlamalar 2010 yılındaki kan değerlerimle ilgili” iddiasını irdelemek gerekir.

Alptekin, 2010 yılında kendisinden alınan numunelerdeki kan değerlerinde anomali/sapma olduğunu kabul ediyor. O halde, Alptekin 2010 yılında doping ihlali yaptığını kabul ediyor. Bu itiraf bile, Alptekin‘in ikinci doping ihlali sebebiyle yine 8 yıl ceza alması için yeterli.

Alptekin Sadece 2010 Yılında Takip Edilmedi

Yukarıda belirtildiği üzere, Alptekin, “hakkındaki suçlamaların 2012 Olimpiyat Oyunları’daki kan değerleri ile ilgili olmadığını, kan değerlerinin tarihlerinin 2012 Londra Olimpiyatları dönemine ilişkin olmadığını, Olimpiyat Oyunları’nda doping yaptığını yönündeki suçlamaların asılsız olduğunu” iddia etti.

İki ihtimal var: Alptekin, hakkındaki suçlamaların farkında değil ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunuyor.

CAS kararında açıkça belirtildiği üzere, 10 Ocak 2013’te IAAF, Alptekin’in 29 Temmuz 2010 ilâ 17 Ekim 2012 tarihleri arasında biyolojik pasaportundaki aykırı değerler bulunduğu gerekçesiyle Alptekin’i doping ihlali yapmakla suçladı.

Görüldüğü üzere, Alptekin sadece 2010 yılındaki aykırı değerler yüzünden değil, 2010-2012 yılları arasındaki aykırı değerler yüzünden suçlandı. Alptekin‘in inatla “Olimpiyat Oyunları’nda doping yaptığıma dair suçlamalar asılsızdır” demesi kabul edilemez. Alptekin, Olimpiyat Oyunları’nda da doping ihlali yapmıştır. Alptekin, IAAF ile anlaşma yaparak bu suçlamayı kabul etmiştir.


Alptekin Nasıl Hukuki Mücadele Veriyor?

Alptekin, “bir an önce pistlere dönmek için her türlü hukuki mücadeleyi devam ettirdiğini” bildirdi.

Alptekin‘in nasıl bir hukuki mücadele yaptığını merak ediyorum. IAAF ile anlaşan, suçlamaları kabul eden, bu anlaşmayı CAS‘a bildiren, CAS kararını kabul eden bir sporcu hangi hukuki mücadeleyi veriyormuş?

Alptekin’i kurtaracak birkaç ihtimal var:

1) IAAF ile yaptığı anlaşmanın yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle iptal edilebilir olması:

Alptekin, IAAF ile anlaşma yapması için tehdit edildi mi? Ona anlaşmanın içeriği hakkında yalan mı söylendi? Yanılma ihtimalini hiç tartışmıyorum.

2) Tarafların eşitliği prensibinin veya savunma hakkının ihlal edilmesi: 

Alptekin, kendisine karşı ayırımcılık yapıldığını, IAAF‘e sağlanan imkanların kendisine sağlanmadığını iddia edebilir. Savunma hakkının ihlal edildiğini de ileri sürebilir.

Bu iddiaların kabul edileceğini sanmıyorum.

CAS‘ın kararı incelendiğinde, CAS‘ın Alptekin‘e gereğinden çok müsamaha gösterdiği anlaşılıyor.

IAAF, Alptekin‘in hakem seçmede geciktiğini iddia etmesine rağmen en sonunda Alptekin‘in seçtiği hakeme onay verdi.

Hakem Heyeti birçok kez Alptekin‘den bilgi, belge istemesine rağmen Alptekin bu talebi yerine getirmemek için uzun süre inat etti. Alptekin, bazı belgeler sunarken ayrıca Türkiye Atletizm Federasyonu başkan adaylarından Ahmet Karadağ‘ın tanık ifadesini dosyaya ekledi.

Görüldüğü üzere, CAS, Alptekin‘in hakem seçiminde, bilgi ve belge vermede gecikmesine rağmen sporcuya her türlü kolaylığı sağlamış.

Alptekin, yargılanmanın adil olmadığına dair bir beyanı tutanaklara geçirmediği için, bu yönde itiraz ileri sürmesi kabul edilmeyecek.

3) Kararın kamu düzenine aykırı olması:

Alptekin, CAS kararının kamu düzenine aykırı olduğunu iddia edebilir. İddia edebilir ama bu iddia ciddiye alınmaz.

Medyada ve hatta Alptekin‘in açıklamasında Alptekin‘e 8 yıl ceza “verildiği” belirtiliyor. “Ceza verildi” ifadesi bir açıdan yanlış. Alptekin ve IAAF cezanın 8 yıl olması konusunda anlaştı. Anlaşma metni CAS kararına işlendi.

Bu anlaşma ile, Alptekin‘in 8 yıl men cezasına rıza verdiği unutulmamalı!

Alptekin, CAS kararının kamu düzenine aykırı olduğunu iddia edecekse, öncelikle kendisinin bu yönde bir anlaşma yaptığını dikkate almalı!

Alptekin ile IAAF arasında herhangi bir anlaşma olmasa, CAS tek yetkili olarak söz konusu cezayı verseydi bile, karar iptal edilmeyecekti. CAS kararlarına karşı başvurulabilecek kurum olan İsviçre Federal Mahkemesi (İFM), WADA Kodu‘nun ve bu Kod uyarınca sporculara verilecek cezaların hukuka uygunluğunu teyit etti. İFM, taraflar arasında anlaşma olmasa bile, 8 yıl men cezasını onayacaktı.

İsviçre Federal Mahkemesi, IAAF ile Alptekin arasında anlaşma olmasını da dikkate alacak ve CAS kararının bir anlaşmaya dayandığını belirterek kararı onayacaktır.

Bununla birlikte, karşılaştırmalı hukuk doping cezalarının geçerliliği, CAS‘ın yapısı ile ilgili tartışmalar yaşanmaktadır. Bazı ulusal mahkemeler CAS‘ın verdiği kararları tanımamakta, sporcu lehine kararlar vermektedir.

IAAF ile Alptekin Arasındaki Anlaşma Gerçek Bir Anlaşma mı?

CAS kararını okurken bir husus dikkatimi çekti. IAAF ile Alptekin arasındaki sözleşme metninde, WADA Kodu 2015 versiyonunun yürürlüğe girmesinin ve IAAF mevzuatının değişmesinin ardından ikinci doping ihlalinin cezasının 8 yıl men olduğu belirtilmiş. Sözleşmede IAAF mevzuatının çeşitli maddelerine atıf yapılarak men cezasının biteceği tarih, Alptekin‘in iptal edilecek dereceleri, Alptekin‘in iade etmesi gereken madalyalar ve para ödülleri sıralanmış.

Özetle, söz konusu anlaşma yapılmasaydı bile, CAS IAAF mevzuatını uygulayarak aynı cezaları verecekti. Üstelik Alptekin Atletizm Federasyonu ile birlikte IAAF‘in masraflarını da üstlendi.

Bu durumda akla şu soru geliyor: Cezalar değişmeyecekse, üstlendiği masraflar azalmayacaksa, neden Alptekin IAAF ile anlaşma yaptı? Alptekin‘in böyle bir anlaşma yapmakta çıkarı ne idi? Ne fark etti?

Alptekin, bilmediğimiz sebeplerle IAAF ile anlaşma yapmış olabilir. Alptekin bu sebepleri ispat edemezse ne anlaşmayı iptal edebilir ne de CAS kararının iptalini sağlayabilir. Kanımca, Alptekin bu anlaşmayı yaparak çok büyük stratejik hata yapmıştır. Bu hata ona pahalıya mal olacak.

SONUÇ

Alptekin, IAAF ile anlaşma yaparak hak mücadelesine büyük zarar verdi.

Kamuoyu, anlaşmayı dikkate alarak cezanın hukuka uygun olduğunu düşünüyor.

IFM de bu anlaşmayı temel alacak. İFM, Alptekin‘in suçlamaları, mevzuatı ve uygulamasını kabul ettiğini göz önünde tutacak.

Alptekin‘in anlaşma temeline dayanan 8 yıl men cezasını iptal ettirmesi kanımca mümkün değil.

Yorumunuzu Paylaşın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s