Etiket: sponsorluk

Asliye Ticaret Mahkemesi Kararı – Uluslararası Dans Federasyonu, Sponsorluk Sözleşmesi, Hizmet Sözleşmesi, İcra Takibi

T.C.
İSTANBUL
1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2016/1164 Esas
KARAR NO : 2018/532

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/12/2016
KARAR TARİHİ : 22/05/2018

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı … dava dışı şirketler arasında 25/12/2008 tarihli Ortak Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme maddeleri gereğince dava dışı … firmasına ödemeler yapıldığını, bu firmanın yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin fesh edildiğini, … 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne alacak davası ile … 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne maddi tazminat davası açıldığını, 126.000,00 Euro ile 1.909,71 TL’nin davalıdan alınıp müvekkiline verilmesine karar verildiğini, mahkeme kararı doğrultusunda …’a karşı … 25. İcra Dairesi’nin … Esas sayılı dosyasında takibe geçildiğini, icra takibi sonucu mal varlığı bulunmaması nedeniyle borcun haciz vesikasına bağlandığını, davalı ile akledilen sözleşmenin 3. Maddesi gereğince müvekkilinin uğramış olduğu zararın davalı payına düşen %20’si olan 25.320,00 Euro ve 381,94 TL’nin davalıdan talep edildiğini, davalının cevap vermemesi üzerine … 18. İcra Dairesi’nin … Esas sayılı dosyasında davalıya karşı icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA/

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Esas bakımından müvekkilinin imzası bulunan sözleşmeye ilişkin yapılan işlem ve girişimlerde müvekkilinin bulunmamış olduğunu, müvekkilinin …ile ilişkisi bulunmadığını, davacının …aleyhine açtığı davada ve icra takibinde de müvekkilinin bildirimde bulunmadığını beyanla, davanın reddine, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE/

… 18. İcra Dairesi’nin … E sayılı takip dosyası, … 25. İcra Dairesi’nin … Esas sayılı dosyası, taraflar arasındaki hizmet ve sponsorluk sözleşmesi, ortak hizmet sözleşmesi, İstanbul (Kapatılan) 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/184 Esas – 2013/42 Karar sayılı dosyası ve dayanılan tüm deliller getirtilmiş, konusunda uzman bilirkişiden tüm dosya kapsamında rapor alınmıştır.

Tüm dosya kapsamında konusunda uzman bilirkişiden alınan 27/03/2018 tarihli raporda özetle; davacı … davalı şirket ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu, taraflar arasında 25/12/2008 tarihli hizmet ve sponsorluk sözleşmesi ile aynı tarihli ortak hizmet sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin firmaların sorumluluk ve haklar paylaşımı başlıklı 3. maddesine göre ”işbu ortak hizmet sözleşmesi gereğince elde edilecek kar ve zararın %20’sinin davacı şirkete, %20’sinin davalı şirkete ait olduğu” herhangi bir zarar doğması halinde diğer firmalara karşı payları ile orantılı olarak sorumlu olacakları, davacının ticari defterlerinde davalı şirket adına tanzim edilmiş 31/08/2016 tarihli 25.320,00 Euro ve 673,99 TL miktarlı 2 adet borç dekontunun bulunduğu, bu dekontlara karşın davalı tarafından yapılan bir ödeme bulunmadığı, davalıya ait cari hesabın takip tarihi itibariyle 84.331,27 TL borç bakiyesi verdiği, davalı şirketin ticari defterlerinde davacı şirkete ait herhangi bir cari hesap kaydına rastlanmadığı gibi davacı tarafında tanzim edilen borç dekontlarının kayıtlı olmadığı, davacı şirket tarafından dava dışı …… Ltd. Şti.’ye toplam 126.600,00 Euro ve 1.909,71 TL ödeme yapıldığı, sözleşmenin 3. maddesi gereğince davalının kar ve zarara katılma oranı olan %20 oranının uygulanması ile davacının davalı şirketten 25.320,00 Euro ve 381,94 TL talep edebileceği belirtilmiştir.

Mahkememizce konusunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenen denetime olanaklı rapora itibar edilmiştir.

Dava, davacının ortaya çıkan zararının davalı ile aralarında akdedilen sözleşmelere dayanılarak davalının sorumululuk oranında tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.

… 18. İcra Dairesi’nin … Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalıya karşı 25,320,00 Euro + 381,94 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yaptığı, davalının süresinde itiraz ederek takibi durdurduğu, davacının 86.902,91 TL harca esas değerle itirazın iptali davası açtığı görülmüştür.

… 25. İcra Dairesi’nin … Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının dava dışı …… Ltd. Şti.’ye karşı … 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07/03/2013 tarih ve … Esas – … Karar sayılı ilamını 19/04/2013 tarihinde takibe koyduğu, takibin semeresiz kalması nedeniyle 27/10/2016 tarihinde haciz vesakasına bağlandığı görülmüştür.

Tüm dosya kapsamından, uluslararası dans federasyonu tarafından 2009 yılında Türkiye’de düzenlenmesine karar verilen organizasyon için dava dışı …… Ltd. Şti. ile davacı … davalının da aralarında bulunduğu şirketlerle 25/12/2008 tarihinde hizmet ve sponsorluk sözleşmesi imzalandığı, davacı … davalının yer aldığı ortak girişimdeki şirketlerin de kendi aralarında sorumluluklarını düzenleyecek şekilde aynı tarihli ortak hizmet sözleşmesi imzaladıkları, davacı şirket tarafından dava dışı …’a davacının ticari defterlerine göre 126.600,00 Euro ve 1.909,71 TL ödeme yapıldığı, dava dışı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle akdedilen hizmet ve sponsorluk sözleşmesinin feshedildiği ve yapılan ödemelerin iadesi için … 29. Asliye Ticaret Mahkemesinde .. Esas sayılı dosyada alacak davası açıldığı, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine kararın…’a karşı … 25. İcra Dairesi’nin … Esas sayılı dosyasında takibe konulduğu, icra takibi sonucu mal varlığı bulunmaması nedeniyle borcun aciz vesikasına bağlandığı, davacının aciz vesikası sonrası davalının da aralarında bulunduğu şirketlerle akdedilen ortak hizmet sözleşmesinin 3. maddesi’nin 1. fıkrası gereğince davalının kar ve zarara katılım oranı olan %20 oranına isabet eden miktar olan 25.320,00 Euro ve 381,94 TL’yi davalıdan talep ettiği, davalının ödeme yapmaması üzerine … 18. İcra Dairesi’nin … Esas sayılı dosyasında davalıya karşı icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, tarafların yer aldığı ortak hizmet sözleşmesinin 3. maddesinin 1. fıkrasına göre davalının elde edilecek kar ve zararın %20’sinden sorumlu olduğu, davacının ticari defterlerine göre dava dışı …’a 126.600,00 Euro ve 1.909,71 TL ödeme yaptığı, sözleşmenin feshi sonrası … 25. İcra Dairesi’nin … Esas sayılı dosyasının aciz vesikasına bağlanması da dikkate alındığında davacının bu miktarda zararının oluştuğu, ortak hizmet sözleşmesine göre de oluşan zarardan davalının %20 oranında sorumlu olduğu, bu nedenle davalının itirazında haksız olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, davacı her ne kadar icra inkar tazminatı talep etmiş ise de davacının zarar miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden bu talebin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davanın KABULÜNE,
Davalının … 18. İcra Dairesi’nin … E sayılı takip dosyasın yaptığı itirazın 25.320,00 Euro + 381,94 TL asıl alacak için İPTALİNE,
Takibin aynen DEVAMINA,
Asıl alacak 25.320,00 Euro’ya takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince döviz faizi İŞLETİLMESİNE,
Asıl alacak 381,94 TL’ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz işletilmesine,
TL alacağı ile birlirkte Euro niteliğindeki asıl alacak ve işlemiş faiz toplamından oluşan miktarın fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının tahsilini teminen takibin DEVAMINA,
İcra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen Euro cinsi alacak miktarının dava tarihindeki TCMB efektif satış döviz kuru Türk Lirası karşılığı ile kabul edilen Türk Lirası alacak miktarı toplamı üzerinden hesaplanan 6.383,10 TL nispi karar harcından, peşin yatırılan 1.049,58 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 5.333,52 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen Euro cinsi alacak miktarının dava tarihindeki TCMB efektif satış döviz kuru Türk Lirası karşılığı ile kabul edilen Türk Lirası alacak miktarı toplamı üzerinden 10.225,44 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 672,00 TL yargılama gideri ile 1.049,58 TL peşin harç, 29,20 TL başvuru harcı toplamı 1.750,78 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde başvurulması halinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/05/2018

Katip …
e-imza

Hakim …
e-imza

Harç / Masraf Dökümü
Peşin Harç : 1.049,58 TL
Karar Harcı : 6.383,10 TL
Noksan Harç : 5.333,52 TL

Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 765,00 TL

Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 55,00 TL

Yargılama Gideri Detayları
Bilirkişi Ücreti : 600,00 TL
Posta Giderleri : 105,00 TL

Alkol Satışı İle İlgili Yeni Düzenlemeler

Kamuoyunun heyecanla tartıştığı alkol düzenlemeleri nihayet Resmi Gazete‘de (http://goo.gl/G9Gu5nyayımlandı.

6487 sayılı Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile alkol satışı dahil birçok konuda düzenleme getirildi.

Alkollu içkilerin reklamı ve satışına ilişkin bu düzenlemeler alkol firmalarının spor sektörüne yatırım yapmasını, sponsor olmasını engelleyecektir.

Kanun değişikliği birçok yönden eleştirilse bile, kanımca Dünya Sağlıl Örgütü tavsiye kararları ve Avrupa Birliği üyesi devletlerin düzenlemeleri ile uyumludur.

Kanunda eksiklik bile vardır. Spor sahalarına yakın yerlerde alkol satışı yasaklanmamıştır. Kanımca, maç günleri spor sahalarına en az yüz metre uzaklığındaki alanlarda alkol satışı yasaklanmalıdır.

6487 sayılı Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un alkollü içkilerle ilgili bölümünü paylaşıyorum.


6487 sayılı Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun


MADDE 2 – 8/6/1942 tarihli ve 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanununun mülga 6 ncımaddesi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
“MADDE 6 – Alkollü içkilerin her ne surette olursa olsun reklamı ve tüketicilere yönelik tanıtımı yapılamaz. Bu ürünlerin kullanılmasını ve satışını özendiren veya teşvik eden kampanya, promosyon ve etkinlik yapılamaz. Ancak, münhasıran alkollü içkilerin uluslararası düzeyde tanıtımına yönelik ihtisas fuarları ile bilimsel yayın ve faaliyetler düzenlenebilir. Alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayanlar, her ne surette olursa olsun hiçbir etkinliğe ürünlerinin marka, amblem ya da işaretlerini kullanarak destek olamazlar. Açık alkollü içki satışı yapmaya ilişkin izin belgesi olan işletmelerde servis amaçlı materyallerde marka, amblem ve logo kullanılabilir. Televizyonlarda yayınlanan dizi, film ve müzik kliplerinde alkollü içkileri özendirici görüntülere yer verilemez.
Alkollü içkileri üretenler, ithal edenler ve pazarlayanlar her ne amaçla olursa olsun, teşvik, hediye, eşantiyon, promosyon veya bedelsiz olarak alkollü içki dağıtamazlar.
Alkollü içkiler, tüketilmek veya beraberinde götürülmek üzere on sekiz yaşını doldurmamış kişilere satılamaz veya sunulamaz.
On sekiz yaşını doldurmamış kişiler, alkollü içkilerin üretiminde, pazarlanmasında, satışında ve açık sunumunda istihdam edilemez. Yasal düzenlemeler uyarınca gerçekleştirilen eğitim amaçlı çalışmalar bu hükmün dışındadır.
Alkollü içkiler, otomatik satış makineleri ile satılamaz, her nevi oyun makineleri veya farklı yöntemlerle oyun ve bahse konu edilemez. Bu ürünler basın ve yayın yoluyla tüketicilere satılamaz ve posta ile satış yöntemi kullanılarak gönderilemez. Alkollü içkiler, 22:00 ila 06:00 saatleri arasında perakende olarak satılamaz.
Alkollü içkiler sunum izni verilen yerlerde açık olarak tüketilebilir ve bu yerlerde tesis sınırları dışında tüketilmek üzere alkollü içki satışı yapılamaz.
Alkollü içkiler, işletme dışından görülecek şekilde perakende olarak satışa arz edilemez.
İhraç amaçlı üretilenler hariç olmak üzere, Türkiye’de üretilen veya ithal edilen alkollü içkilerin ambalajları üzerine, zararlarını belirten Türkçe yazılı uyarı mesajları konulur. Uyarı mesajları resim, şekil veya grafik biçimlerinde de olabilir. Uyarı mesajlarını taşımayan alkollü içkiler satışa arz edilemez, satılamaz. Uyarı mesajlarının şekli, boyutu ve içeriği Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından belirlenir.
Alkollü içkilerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti, alkolsüz içki ve sair ürünlerde; alkolsüz içki ve sair ürünlerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti de alkollü içkilerde kullanılamaz. Ancak, ihraç amaçlı üretilenlerde bu fıkra hükmü uygulanmaz.
İhraç amaçlı üretilenler hariç olmak üzere, alkollü içki kategorisindeki ürünlerin işlenmesi sonucunda, elde edilen alkolsüz içkilerde; içeriğinde alkol kalmış içeceklerin ambalajları üzerine içerdiği alkol miktarı, alkol tamamen alınmış ise alkolün tamamen alındığı hususu tüketiciler tarafından kolaylıkla okunabilecek şekilde yazılır.
Meskun mahaller ve konaklama yerleri hariç olmak üzere, otoyollardaki ve devlet karayollarındaki yapı ve tesislerde alkollü içki satışına ve tüketimine izin verilmez. Öğrenci yurtları, sağlık hizmeti verilen yerler, spor müsabakası yapılan stadyum ve kapalı spor salonları, her türlü eğitim ve öğretim kurumları, kahvehane, kıraathane, pastane, bezik ve briç salonları ile akaryakıt istasyonlarının mağaza ve lokantalarında alkollü içkilerin satışı yapılamaz.”

MADDE 3 – 4250 sayılı Kanunun mülga 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
“Cezalar
MADDE 7 – Bu Kanunun 6 ncı maddesinin;
a) Birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen yasakların her birine aykırı hareket edenlere ve ilgili işletme sahiplerine, beş bin Türk Lirasından iki yüz bin Türk Lirasına kadar,
b) Üçüncü, dördüncü ve altıncı fıkralarında belirtilen yasaklara aykırı hareket edenlere, on bin Türk Lirasından beş yüz bin Türk Lirasına kadar,
c) Yedinci fıkrasına aykırı hareket edenlere, beş bin Türk Lirasından elli bin Türk Lirasına kadar,
ç) Sekiz, dokuz ve onuncu fıkralarındaki yükümlülük ve yasakları ihlal eden üretici ve ithalatçılara, yüz bin Türk Lirasından aşağı olmamak kaydıyla, bu yükümlülük ve yasaklara aykırı olarak piyasaya sürülen malların piyasa değeri kadar,
d) On birinci fıkrasındaki yasakları ihlal eden satıcılara, on bin Türk Lirasından yüz bin Türk Lirasına kadar,
e) Beşinci fıkrasındaki yasaklara aykırı hareket edenlere, 3/1/2002 tarihli ve 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 8 inci maddesinin beşinci fıkrasının (k) bendinde öngörülen,
idari para cezası verilir.
ncı maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen yasağa aykırı hareket edilmesi sonucunda çocuğun sağlığının tehlikeye sokulması hâlinde, fail hakkında ayrıca 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Sağlık için tehlikeli madde temini” başlıklı 194 üncü maddesi hükmüne göre cezaya hükmolunur.
Bu maddenin (a), (ç) ve (e) bentlerinde belirtilen idari para cezalarını vermeye Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu, televizyon ve radyolara uygulanacak idari para cezalarını vermeye Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, diğer bentlerde yer alan idari para cezalarını vermeye mahalli mülki amir yetkilidir.
Birinci fıkranın (ç) bendinde tanımlanan kabahatin konusunu oluşturan ürünlerin ayrıca mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. Bu kararı vermeye Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu yetkilidir.”

MADDE 4 – 4250 sayılı Kanunun mülga 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
“MADDE 9 – Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumundan satış belgesi almak isteyenlerin, öncelikle belediye veya il özel idaresinden iş yeri açma ruhsatı ya da Kültür ve Turizm Bakanlığından turizm belgesi almaları zorunludur. Tütün mamulü, etil alkol, metil alkol ve alkollü içki satmak isteyenlerin, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumundan satış belgesi almaları zorunludur. Belediye veya il özel idaresi, ruhsat vermeden önce, yetkili kolluk kuvvetinin görüşünü alır. Kolluk kuvveti görüşünü yedi gün içinde verir.
Bu Kanun kapsamına giren ürünlerin perakende veya açık olarak satışının yapıldığı yerler ile örgün eğitim kurumları ve dershaneler, öğrenci yurtları ve ibadethaneler arasında kapıdan kapıya en az yüz metre mesafenin bulunması zorunludur. Bu fıkradaki mesafe şartı turizm belgeli işletmeler için uygulanmaz.
Mesafe şartı, satış belgesinin verildiği tarih itibarıyla aranır.
İkinci fıkradaki mesafe sınırları içerisindeki taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli yapılarda düzenlenecek süreli etkinlikler için Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunca açık alkollü içki sunum izni verilebilir.”

MADDE 5 – 4250 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 1 – Perakende ya da açık alkollü içki satışı yapılan iş yerlerinin tabelaları bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde 6 ncı maddenin birinci fıkrasına uygun hâle getirilir.
ncı maddenin sekiz, dokuz ve onuncu fıkraları ile ilgili ikincil düzenlemeler bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay içinde Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yapılır.
ncı maddenin sekiz, dokuz ve onuncu fıkraları kapsamına giren ürünler, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından çıkarılacak ikincil düzenlemelerin Resmî Gazete’de yayımından itibaren on ay içinde anılan fıkralardaki hükümlere uygun hâle getirilir. Uygun olmayan ürünler, bu tarihten itibaren piyasaya arz edilemez.
9 uncu maddenin ikinci fıkrası, bu maddenin yayımı tarihinden önce iş yeri açma ruhsatı ve satış belgesi almış işletmeler için uygulanmaz. Bu işletme sahipleri işletmelerini birinci ve ikinci derece kan hısımlarına devredebilir.
Bu maddenin yayımı tarihinde alkollü içkilerin üretiminde, pazarlanmasında, satışında ve açık sunumunda on sekiz yaşını doldurmamış kişileri çalıştırmakta olanlar, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren bir yıl süreyle bu kişileri çalıştırmaya devam edebilirler.
Perakende alkollü içki satışı yapılan iş yerlerindeki alkollü içkilerin konulduğu ve üzerlerinde alkollü içkilerin marka, amblem ve logosu bulunan mevcut soğutucular, iş yerlerinin kapalı bölümlerinde bulunması kaydıyla, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren üç yıl süreyle kullanılabilir.”

MADDE 6 – 4250 sayılı Kanunun 19 uncu ve 28 inci maddeleri yürürlükten kaldırılmış, 3/1/2002 tarihli ve 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 8 inci maddesinin beşinci fıkrasının (m) bendinde geçen “veya alkollü içkilerin” ibaresi ile aynı fıkranın (n) bendinde geçen “veya alkollü içkileri” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.