Etiket: İddaa

Uyuşmazlık Mahkemesi: “İddaa Bayiliği Ruhsatının İptali İşlemin İptali İstemiyle Açılan Davanın İDARİ YARGI YERİNDE Görülmesi Gerekir”

T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ

ESAS NO : 2018 / 50

KARAR NO : 2018 / 85

KARAR TR : 26.2.2018

ÖZET : Davalı idare ile davacı arasında imzalanan bayilik sözleşmesi kapsamında davacı adına düzenlenen bayilik ruhsatının; ikramiyeli bilet aslını Teşkilat Başkanlığına ibraz edemediğinden bahisle, Bayilik Sözleşmesinin 2/a ve 8/b maddeleri ile Spor Müsabakalarına Dayalı Sabit İhtimalli ve Müşterek Bahis Oyunları Uygulama Yönetmeliği’nin 24. maddesinin birinci fıkrasının (p) bendi uyarınca iptaline ilişkin olur/sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.

KARAR

OLAY : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin 29.03.2012’den beri Batman ilinde 126144 sayılı iddaa bayiliğini yürüttüğünü; eşinin sağlık sorunları nedeniyle il dışına gidip gelmesi nedeniyle işyerine geçici olarak bir eleman aldığını; 02.07.2014 tarihinde B.G.isimli kişinin, bilete benzetilmeye çalışılmış buruşmuş bir fotokopi ile iddaa bayisine giderek ikramiye kazanıp kazanamadığını öğrenmek istediğini, iddaa makinelerinin buruşmuş olan fotokopiyi okumayınca, elemanın barkod numarası ile giriş yaparak 918 TL ikramiye kazandığını söylediğini, bunun üzerine adıgeçen kişinin, aslının evde olduğunu hemen getireceğini söylediğini, elemanın da ara ara iddaa bayisine gelen bu şahsı simaen tanıdığı için, güvenerek ödemeyi yaptığını; 02.07.2014 tarihinde İstanbul’da yaşayan F.K. isimli kişinin kendilerini arayarak, ödemesi yapılan biletin kendisine ait olduğunu söyleyerek kendilerini tehdit ettiğini; müvekkilinin bu konuşma sonrasında kendi çalışanını arayarak 918 TL’lik ödemenin yapıldığını öğrendikten sonra tekrar F.K.’ya dönerek bilet elindeyse bulunduğu yerdeki herhangi bir iddaa bayiine giderek bileti teslim ettiği takdirde fazladan ödemeyi de kabul ederek hesaba yatıracağını beyan edince, F.K.nın bileti teşkilata gönderdiğini geri almak için hemen dilekçe yazıp bileti geri isteyerek kendisine iade edeceğini beyan ettiğini ve şikayetinden vazgeçerek kuponun iadesi için kuruma bir dilekçe yazdığını, buna rağmen Kurumun bayilik ruhsatını iptal ettiğini; Spor Müsabakalarına Dayalı Sabit İhtimalli ve Müşterek Bahis Oyunları Uygulama Yönetmeliğinin 12. maddesinin İkramiye Ödenmelerine ilişkin olduğunu, müvekkilinin çalışanın bilgisiz ve dikkatsiz davranışından dolayı muhakkak ki sorumlu tutulacağını, ancak bunun; sabit bayilik ruhsatının iptali için yeterli olmadığını, konuya ilişkin 24.maddenin (p) fıkrasında; “haklı bir gerekçe olmadan bilet iptal edilmesi, iptal edilen biletlerin 1 yıl süresince saklanmaması veya iptal edilen biletlerin talep tarihinden en geç 15 gün içerisinde teşkilata teslim edilmemesi” denildiğini; mevcut duruma göre teşkilatın, el koyduğu bir bileti bayiden tekrar istemesi ve bunu sunamadığı için bayilik sözleşmesini iptal ettiğini, bu şekilde alınan idari kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu ifade ederek; müvekkiline ait işyerinin kapalı olması nedeniyle telafisi güç ve imkansız olan zarar ve ziyanın doğmaması için 29.12.2014 tarihli ve 30875700- 110/2061 sayılı idari işlemin iptali istemiyle 12.1.2015 tarihinde idari yargı yerinde dava açmıştır.

Ankara 8.İdare Mahkemesi; 11/11/2015 gün ve E:2015/45, K:2015/1731 sayı ile uyuşmazlığın esasını inceleyerek davanın reddine karar vermiş; temyiz edilmesi üzerine Danıştay 10. Dairesi; 30/05/2016 gün ve E:2016/760, K:2016/2989 sayı ile, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle Mahkeme kararını bozmuştur.

ANKARA 8.İDARE MAHKEMESİ; 16.11.2016 gün ve E:2016/4009, K:2016/3746 sayı ile bozma kararına uyulduğu belirtildikten sonra; “ Dava, 126144 numaralı Spor Toto Bayii olan davacı tarafından bayiliğinin iptal edilmesine ilişkin 29/12/2014 tarih ve 30875700-110.05/2061 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesinin üçüncü fıkrasında; dilekçelerin, görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği, 15/1-a maddesinde ise, Yasanın 14/3-a maddesine göre adli ve askeri yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine karar verileceği hükmüne yer verilmiştir.

İdare hukukunun uygulanmasından doğan anlaşmazlıklar idari yargının görev alanını oluşturmaktadır. İdare hukuku kuralları içinde, kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla, kamu gücü kullanılarak tesis edilen idari işlemler ile aynı amaçla gerçekleştirilen idari eylemler ve idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların görüm ve çözümü idari yargının görev alanına girmektedir.

Bir sözleşmenin idari sözleşme sayılabilmesi için sürekli bir kamu hizmetinin görülmesi amacını taşıması, taraflardan birinin idare olması ve kamu hukukuna özgü, kamu hukukundan doğan şart ve hükümlerin sözleşmede yer alması zorunludur.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacı ile davalı Spor Toto Teşkilat Başkanlığı arasında 05/04/2012 tarihli Bayilik Sözleşmesi’nin imzalandığı, imzalanan sözleşme uyarınca davacıya 126144 nolu bayilik ruhsatının verildiği, bu sözleşme ve Yönetmelik hükümlerine göre ikramiyeli biletler ibraz edilmeksizin ikramiye ödemesi yapılmasının yasak olmasına rağmen ikramiyeli biletin asıl sahibi tarafından davalı idareye yapılan şikayet üzerine yapılan incelemede davacıya ait iş yerinde 02/07/2014 tarihinde saat 10:30’da 511634 sayılı kupon aslı ibraz edilmeksizin 918,00 TL ikramiye ödemesi yapıldığının tespit edildiği gerekçesiyle davalı idare tarafından tek taraflı olarak bayilik ruhsatının iptal edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İdarenin, davacı ile yapmış olduğu bayilik sözleşmesinin, idarenin özel hukuk alanında gerçekleştirdiği bir hukuksal işlem olduğu ve bu ilişkiden doğan hakların kullanılmasına ve takibine ilişkin davaların da özel hukuk hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekeceği dikkate alındığında, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlığın çözümü adli yargı yerinin görev alanında bulunmaktadır.

Açıklanan nedenlerle; davanın görev yönünden reddine…” karar vermiş; bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı vekili aynı istemle, bu kez adli yargı yerinde dava açmıştır.

ANKARA 10.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 19.10.2017 gün ve E:2017/29, K:2017/308 sayı ile “(…) Dava, davalı idare tarafından davacıya verilmiş olan bayiliğin iptali kararına karşı açılmış olan muarazanın önlenmesi talebine ilişkindir.

Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı idare arasında mevcut bayilik sözleşmesinin iptal edilmesi üzerine davacı tarafından idare mahkemesine işlemin iptali için açılan davanın adli yargıda çözümlenmesi gerektiğinden bahisle görev yönünden reddine karar verilmesi üzerine mahkememize aynı konuda muarazanın önlemi için dava açılmış olup, davalı vekili tarafından dosyamız arasına sunulan Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün 26/12/2016 tarihli kararında da belirtildiği üzere bu tür davalara bakma görevi idari yargıya ait olduğundan Mahkememizce yargı yolu caiz olmadığından dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,

1-Davanın HMK 114/1-b maddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığından, HMK 115/2 maddesi gereğince usulden reddine, görevli yargı yerinin İdare Mahkemeleri olduğuna, İdare Mahkemesi ile Mahkememiz arasında görev uyuşmazlığı oluştuğundan yargı yerinin belirlenmesi bakımından kararın kesinleşmesi halinde görevli mahkemenin tayini için dosyanın UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA gönderilmesine…”karar vermiş; bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir.

Davacı vekili, kararın kesinleşmesi halinde dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığına gönderilmesini talep etmiş; Ankara 10.Asliye Hukuk Mahkemesi, 27.12.2017 gün ve 2017/29 Esas sayılı üst yazıyla dosyayı Mahkememize göndermiş; dosya 11.1.2018 tarihinde kayıtlarımıza girmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE :

Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nın katılımlarıyla yapılan 26.2.2018 günlü toplantısında:

I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;

Olay kısmında belirtildiği üzere, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahip olduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.

1- 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görev uyuşmazlığının bulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargı mercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir.

Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarca ileri sürülebilir” hükmüne göre, idare mahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine adli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.

2- 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlik kararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki,  başvuru kararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir.

Yasakoyucu, 14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görev uyuşmazlığı doğması halinde her iki yargı merciince işten el çekilmiş olduğundan başvurma iradesini davanın taraflarına bırakmış iken, bu yönteme nazaran daha kısa zamanda çözüme ulaşılmasını amaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmeden doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurma olanağını tanımıştır.

Olayda, adli yargı yerince, öncelikle görevsizlik kararı verilmekle birlikte, bununla yetinilmemiş ve görevli merciin belirtilmesi için re’sen Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurulmasına da karar verilmiştir.

Bu haliyle, Ankara 10.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce re’sen yapılan başvuru, 2247 sayılı Yasa’da öngörülen yönteme uymamaktadır.

Ancak, adli ve idari yargı yerleri arasında olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, adli yargı dosyasının, davacı vekilinin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesi istemine ilişkin dilekçesi ile birlikte son görevsizlik kararını veren Mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği; idari yargı dosyasının da Mahkemesinden istenildiği ve sonuçta usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.

II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK’in, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Dava, davalı idare ile davacı arasında imzalanan bayilik sözleşmesi kapsamında davacı adına düzenlenen 126144 numaralı bayilik ruhsatının; ikramiyeli bilet aslını Teşkilat Başkanlığına ibraz edemediğinden bahisle, Bayilik Sözleşmesinin 2/a ve 8/b maddeleri ile Spor Müsabakalarına Dayalı Sabit İhtimalli ve Müşterek Bahis Oyunları Uygulama Yönetmeliği’nin 24. maddesinin birinci fıkrasının (p) bendi uyarınca iptaline ilişkin 29.12.2014 günlü 30875700-110.05/2061 olur/sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Dava konusuna ilişkin mevzuat hükümleri incelendiğinde;  3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 1. maddesine göre, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, Başbakanlığa bağlı ve tüzelkişiliğe sahip bir kamu kurumu iken;  aynı Kanunun 4. maddesine göre Genel Müdürlüğe bağlı bir birim olan Spor Toto Teşkilat Başkanlığının tüzelkişiliğinin bulunmadığı;  Kanunun 2. maddesinin mülga (i) bendi uyarınca, Türkiye’de düzenlenecek futbol ve diğer spor müsabakaları üzerine sabit ihtimalli ve müşterek bahisler ile şans oyunlarının düzenlenmesi ve yürütülmesi yetki ve görevinin Genel Müdürlüğe ait olduğu; Genel Müdürlüğün bu yetkisini, 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 2. maddesi uyarınca Spor Toto Teşkilat Başkanlığı kanalı ile kullandığı;  Başkanlığın ise kendisine ait olan bu faaliyetini, sözleşme imzaladığı ve bayilik ruhsatı verdiği bayileri aracılığı ile yürüttüğü görülmekte iken; 

08.06.2011 tarih, 27958-Mük. Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 638 No.lu “Gençlik ve Spor Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” ile Gençlik ve Spor Bakanlığının kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları düzenlenmiş; Kararnamenin 31. maddesinin 1.fıkrasında; 21/5/1986 tarihli ve 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda ve diğer mevzuatta gençlik hizmetleriyle ilgili olarak Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne yapılmış olan atıfların Bakanlığa, spor hizmetleriyle ilgili olarak Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne yapılmış olan atıfların Spor Genel Müdürlüğüne yapılmış sayılacağı; 2.fıkrasının c bendinde (3289 sayılı Kanunun) 2 nci maddesinin birinci fıkrasının  (i)  bendinin yürürlükten kaldırıldığı; ç bendi ile; 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin “e) Uluslararası Organizasyonlar Dairesi Başkanlığı” şeklinde değiştirildiği ve aynı maddede yer alan “Bağlı Birimler: Spor Toto Teşkilat Başkanlığı” ibaresinin yürürlükten kaldırıldığı; Kararnamenin 31. maddesinin 6.fıkrasının a bendinde; 29/4/1959 tarihli ve 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanunun;  1 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinin “Yurtiçinde ve yurtdışında spor müsabakaları üzerine sabit ihtimalli ve müşterek bahis oyunlarını oynatmak üzere, Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı, tüzel kişiliği haiz Spor Toto Teşkilat Başkanlığı kurulmuştur.” şeklinde değiştirildiği; Kararnamenin “Düzenleyici İşlemler” başlıklı Geçici 1. maddesinde; bu Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanmasına ilişkin düzenlemelerin, bir yıl içinde yürürlüğe konulacağı,  bu düzenlemeler yürürlüğe girinceye kadar mevcut düzenlemelerin bu Kanun Hükmünde Kararnameye aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı; Geçici 9.maddesinde; Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün, Spor Toto Teşkilat Başkanlığının iş ve işlemleri nedeniyle taraf olduğu her türlü davalar ve icra takipleri ile sair hukukî ihtilaflardaki aktif ve pasif husumet ehliyetinin, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğü tarihinde, başka herhangi bir işleme gerek kalmaksızın Spor Toto Teşkilat Başkanlığına devredilmiş sayılacağı hükümlerine yer verilmiştir.

638 No.lu Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan değişiklikler de dikkate alındığında;  7528 sayılı “Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun” 2.maddesinde; Teşkilat Başkanlığının yetkisini bizzat kullanabileceği gibi kısmen veya tamamen özel hukuk tüzel kişilerine devredebileceği veya mal ve hizmet satın alma yoluna gidebileceği belirtilmiş;  Yurt içinde ve yurt dışında yapılan her türlü spor müsabakası üzerine yurt içinde ve yurt dışında spora dayalı bahis ve şans oyunları düzenlemek, denetim ve gözetimi altında düzenletmek, bunlara ilişkin her türlü izni vermek ve sözleşmeyi yapmak; spora dayalı bahis ve şans oyunlarına yönelik mevzuata aykırı iş ve eylemlerin önlenmesi için gerekli denetimleri yapmak, faaliyetlerde bulunmak ve tedbirleri almak; spora dayalı bahis ve şans oyunlarının kamu yararına ve sosyal amaçlara uygun olarak düzenlenmesi ve gelişmesini sağlayacak politikalar belirlemek ve uygulamak; izinsiz olarak spora dayalı bahis ve şans oyunları düzenleyen, başbayilik veya bayilik faaliyetinde bulunan veya kurallara aykırı hareket eden gerçek ve tüzel kişilere uygulanacak yaptırımlara ilişkin esasları belirlemek ve bunlar hakkında gerekli yasal işlemleri yapmak; spora dayalı bahis ve şans oyunları düzenleme faaliyetinin gelişmesini sağlayacak tedbirleri almak ve bu konuda yapılması gerekli düzenlemeleri Gençlik ve Spor Bakanlığına önermek Teşkilat Başkanlığının görev ve yetkileri arasında sayılmış; aynı maddede, Teşkilat Başkanlığının spora dayalı bahis ve şans oyunlarının düzenlenmesi ve düzenletilmesinde tek yetkili olduğu; Gençlik ve Spor Bakanlığının izin veya onayıyla spora dayalı bahis ve şans oyunlarının düzenlenmesi, denetim ve gözetimi altında düzenletilmesi, oynatılması, gerekli altyapı ve organizasyonun sağlanması ve yürütülmesi için gerçek ve tüzel kişilerle sözleşme yapabileceği ifade edilmiş; spora dayalı bahis ve şans oyunlarının düzenlenmesine ilişkin kararları almanın, bayiliklerin nerede kurulacağını ve sayısını tespit etmenin, bayilere verilecek komisyon ve teşvik primi oranlarını tespit etmenin Yönetim Kurulunun görev ve yetkileri arasında olduğu hükümlerine yer verilmiştir.

3289 ve 7258 sayılı Kanun hükümlerine dayanılarak hazırlanan ve 28.02.2009 tarih ve 27155 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Spor Müsabakalarına Dayalı Sabit İhtimalli ve Müşterek Bahis Oyunları Uygulama Yönetmeliği”nin spor müsabakalarına dayalı olarak düzenlenecek sabit ihtimalli ve müşterek bahislerin oynatılmasını, oyun çeşitlerini, bu oyunlara ait kupon kabul ve değerlendirme işlemlerini, dağıtılacak ikramiye ile sabit, gezici ve sanal ortam bayilerine ilişkin esaslar ile uygulama şekil ve şartlarını kapsadığı belirtilmiş;

“İkramiye ödemeleri” başlıklı 12. Maddesinde; “ (1) İkramiyeler Teşkilat tarafından ödenir. Teşkilat ikramiye ödemeleri için sabit ve gezici bayiler ile bankaları yetkilendirebilir. Sabit ve gezici bayiler, Teşkilatın belirleyeceği bayi ödeme yetkisindeki ikramiyeleri, ikramiyeli biletleri ibraz edenlere, kimlik tespiti yaparak öder. Sabit veya gezici bayinin ödeme limitinin üzerindeki ikramiyeler ise bankalarca kimlik tespiti yapılarak bilet ibrazına istinaden ödenir. İkramiye ödenmesi konusunda yetkilendirilen sabit ve gezici bayiler ile bankalar, ikramiye ödemelerini zamanında, eksiksiz ve doğru olarak gerçekleştirmekle yükümlü olup, ikramiye ödemeleri oyun planları çerçevesinde gerçekleştirilir.

(2) Bayi ve bankaların ikramiye ödeme limitleri Teşkilat yönetim kurulu tarafından belirlenir ve ikramiye ödemeleri bu limitler çerçevesinde gerçekleştirilir.

(3) İkramiyeler bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, tertip tarihinden itibaren bir yıl içerisinde ibraz edilmeyen biletlerin ikramiyeleri zamanaşımına uğrar ve bu biletlere ikramiye ödemesi yapılmaz. Zamanaşımına uğrayan ikramiyeler Teşkilata gelir kaydedilir. İkramiye son başvuru tarihinin hafta sonu veya resmi tatile rastlaması halinde, izleyen ilk iş günü mesai bitimine kadar ikramiye ödenir. İkramiyesi ödenen biletler on iki ay süreyle muhafaza edilir. Açılmış davalarla ilgili biletler dava sonuçlanıncaya kadar muhafaza edilir.

(4) On sekiz yaşından küçüklere ikramiye ödemesi yapılamaz.

(5) Sanal ortam üzerinden oynatılan sabit ihtimalli ve müşterek bahis oyunlarına ilişkin biletler hariç olmak üzere, sabit ihtimalli ve müşterek bahis oyunlarına ilişkin biletler hamiline ait olup, ikramiye ödenmesi için biletin ibrazı şarttır. Değerlendirmeden önce veya sonra zayi olduğu bildirilen biletlerin sahiplerine bilet ibraz edilmedikçe ikramiye ödenmez. İkramiye ödemesi ancak bir yargı kararına istinaden durdurulabilir. Sanal ortam üzerinden oyunlara iştirak edenlerin ikramiyeleri elektronik biletlerine istinaden sanal bayi tarafından ödenir ve ikramiyeler abonelerin hesaplarına talepleri beklenmeksizin otomatik olarak yatırılır.

(6) İkramiye ödenmesi konusunda yetkilendirilen sabit ve gezici bayiler ile bankalar tarafından ikramiye ödemeleri sırasında talihlilerden ilgili mevzuatta belirtilenlerin dışında masraf, komisyon, hizmet karşılığı ve benzeri adlarla hiçbir kesinti yapılamaz.

(7) Yetkilendirilen bankalar, 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun ile 10/12/2007 tarihli ve 2007/13012 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde ikramiye ödemelerinde kimlik tespiti yapmakla ve ikramiyelerin suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması amacıyla kullanımının önlenmesine yönelik gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.

(8) Sahte, tahrif edilmiş veya yırtılmış biletlere ikramiye ödenmez. Yetkilendirilen sabit ve gezici bayiler ile bankalar, ikramiye ödemeleri sırasında sahte veya tahrif edilmiş biletleri tespit etmeleri halinde bileti ibraz eden kişi hakkında ilgili cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunmak zorundadır. Bu hüküm, ikramiyesi ödenmekle birlikte, ikramiyeli biletlerin sonradan yapılan kontrolü sırasında tespit edilen sahte veya tahrifatlı biletler hakkında da uygulanır.

(9) Kupon bilet yerine geçmez.

(10) İkramiye ödenebilmesi için biletlerde bu Yönetmelikte öngörülen özelliklerin mevcut olması zorunlu olup, usulsüz veya hatalı olarak yapılan ikramiye ödemelerinden ödemeyi yapanlar haksız ödeme yapılanlar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.”;

“Bilet iptali ve teslimi” başlıklı 13.maddesinde; “ (1) Kuponun oynandığı andan itibaren en fazla beş dakika içinde ve ancak iştirakçinin onayı ile bilet iptal edilebilir.

(2) Bayiler iptal ettikleri biletleri on iki ay süresince saklamak ve talep halinde en geç on beş gün içerisinde Teşkilata teslim etmek zorundadır.”;

 “Bayilik ruhsatı”  başlıklı 14. maddesinde; “Sabit bayilik faaliyetinin yapılabilmesi için Teşkilattan ruhsat alınması zorunlu olup, bayilik faaliyetinde bulunması uygun görülenlere bayilik ruhsatı verilir. Ruhsat verildiği tarihten itibaren Teşkilatça iptal edildiği tarihe kadar başka bir işleme gerek olmaksızın geçerlidir. Ancak, Teşkilat tarafından gerekli görülen hallerde ruhsat yenilenebilir veya vize edilebilir.”;

“Sabit bayilik sözleşmesi” başlıklı 15. maddesinde; “(1) Sabit bayilik ruhsatı verilen gerçek veya tüzel kişiler ile Teşkilat arasında süresi 10 yılı geçmemek üzere süreli sabit bayilik sözleşmesi yapılır.

(2) Sabit bayilik sözleşmesi ruhsatın geçerli olduğu sürece yürürlükte kalır, ruhsatın iptali halinde başkaca bir işleme gerek olmaksızın kendiliğinden feshedilmiş sayılır.

(3) Teşkilatça gerekli görülen durumlarda sabit bayilik sözleşmesi yenilenebilir.

(4) Sabit bayilik ruhsatı vermeye ve bu bayiler ile sözleşme yapmaya Teşkilat Başkanı yetkilidir. Teşkilat Başkanı bu yetkisini alt birimlere devredebilir.

(5) Sabit bayilikler tüzel kişilere birden fazla olarak ve 16 ncı maddede belirtilen kriterler dahilinde verilebilir. Bu durumda verilen bayiliklerin her türlü hukuki ve cezai sorumluluğu bu tüzel kişiye aittir.”;  denilmiş;

Yönetmeliğin 16.maddesinde “Sabit bayilik ruhsatı verilmesi şartları”, 17.maddesinde “Bayilerin işyerlerinde aranılacak asgari nitelikler”,18.maddesinde “Sabit bayiliklerin verilmesinde izlenecek yöntem”,  19.maddesinde “Sabit bayilik teminatı”, 20.maddesinde “Sabit bayi komisyonu ve ikramiye ödeme primi oranı” 21.maddesinde “Sabit bayiinin adres değişikliği”, 22.maddesinde “Sabit bayiliğin devredilmesi”, 23.maddesinde “Sabit bayilik faaliyetinin sürekliliği ve yürütülmesi” ne ilişkin düzenlemelere yer verilmiş;

“Sabit bayilik ruhsatının iptali” başlığını taşıyan 24.maddede ise “(1) Aşağıda belirtilen hallerde bayilik ruhsatı, Teşkilat tarafından tek taraflı olarak ve herhangi bir bildirim süresine uyulmaksızın iptal edilir:

a) Gerçek kişi bayiinin ölmesi halinde mirasçılarından altmış gün içinde bayilik ruhsatı talebinde bulunulmaması,

b) Bayilik ruhsatını haiz olan şirketin iflas etmesi,

c) İzinli süreler ve mücbir sebepler dışında, her ne sebeple olursa olsun bayiinin bir takvim yılı içerisinde, izinsiz toplam on beş gün oyun oynatmaması,

ç) Teşkilatın izni olmaksızın, işyerinde Teşkilata ait olmayan oyunlar oynatması,

d) Teşkilat tarafından her bayi için belirlenen haftalık hasılat limitinin üzerinde oyun oynatılması,

e) Oyun bedellerinin kayıt dışı olarak bayiinin kendi nam ve hesabına tahsil edilmesi,

f) Yetkisi dahilindeki ikramiye ödeme taleplerini geri çevirmesi, 

g) Bayi olabilme şartlarından herhangi birini kaybetmesi veya ruhsat verildikten sonra bu şartlardan herhangi birine sahip olmadığının anlaşılması,

ğ) Teşkilatın itibarını zedeleyecek veya Teşkilata olan güvenin sarsılmasına neden olacak davranış, yayın veya faaliyetlerde bulunulması, Teşkilat tarafından verilen talimat ve kurallara riayet edilmemesi,

h) Teşkilatın veya Başbayiinin yetkili personellerine fiili saldırı, hakaret ve tehditte bulunulması,

ı) Teşkilat veya Başbayiinin mallarına kasıtlı zarar verilmesi,

i) 18 yaşından küçüklere oyun oynatılması veya ikramiye ödenmesi,

j) Yılbaşından itibaren dörder aylık periyotlardaki asgari haftalık satış hasılatı ortalamasının Yönetim Kurulunca belirlenen limitin altında olması,

k) Teşkilattan yazılı izin almadan adresini değiştirmesi veya bayiliği devretmesi,

l) Teşkilata ait olan oyun hasılatlarının işlemiş yasal faiziyle birlikte veya gecikme cezalarının tamamının yatırma tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde ödenmemesi,

m) Teşkilata ait olan oyun hasılatının bir takvim yılı içerisinde beş kez geç ödenmesi,

n) Güncellenen teminat miktarının süresinde tamamlanmaması,

o) Süreli teminat mektuplarının süresi dolmadan en geç on gün önce yenilenmemesi,

ö) Yasa dışı bahis oynatılması, oynatılmasına aracılık edilmesi, bunlara yer veya imkan sağlanması veya bunların reklam ve tanıtımın yapılması,

  1. p) Haklı bir gerekçe olmadan bilet iptal edilmesi, iptal edilen biletlerin bir yıl süresince saklanmaması veya iptal edilen biletlerin talep tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde Teşkilata teslim edilmemesi,
  2. r) Oyunları, Teşkilat tarafından belirlenen değerinden fazla bedelle oynatması,
  3. s) Borç mukabili veya kredi kartıyla ya da kredili hesaptan oyun bedelini tahsil etmek suretiyle oyun oynatılması,

(2) Teşkilat tarafından bayilik ruhsatı iptal edilenlere yeniden bayilik ruhsatı verilmez.” hükmü yer almıştır.

Öte yandan, Spor Toto Teşkilat Müdürlüğü ile davacı arasında 29.03.2012 tarihinde, 126144 Numaralı Spor Toto Bayilik Sözleşmesi imzalanmıştır.

Söz konusu Sözleşmenin 2. maddesinin (a) bendinde, 7258 sayılı Futbol Müsabakalarında Müşterek Bahisler Tertibi Hakkında Kanun,  Futbol Müsabakalarında Müşterek Bahisler Tüzüğü, Futbolda Müşterek Bahis Oyunları Uygulama Yönetmeliği ve bunlara ait tebliğler ve talimatların, bu sözleşmenin vazgeçilmez parçası olduğu, bunların bayilere ait hükümlerine, bayiinin aynen uymakla yükümlü bulunduğu; Bayiinin Teşkilatın ve Başbayiinin re’sen vereceği talimatlara, mevcut veya değişebilecek Yönetmelik vb. düzenlemelere uymayı peşinen kabul edeceği; 8.maddenin (b) bendinde,  ödeme ile ilgili maddeler ve bayiinin başbayie karşı olan yükümlülükleri de dahil olmak üzere, bayi tarafından iş bu sözleşmenin maddelerine uyulmaması halinde bayilik ruhsatının Teşkilat tarafından ayrıca herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin iptal edileceği; (d) bendinde, bayilik ruhsatının herhangi bir sebeple iptali halinde sözleşmenin kendiliğinden feshedilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır.

Uyuşmazlık konusu sözleşmenin hukuki niteliği incelendiğinde;

İdare, özel hukuk kişileri gibi özel hukuk sözleşmeleri yapabildiği gibi; kamusal yetkisinin verdiği üstünlük ve ayrıcalıklara dayanarak konusu, hüküm ve koşulları bakımından özel hukuk sözleşmelerinden farklı olan sözleşmeler de yapabilir. İdare hukuku esaslarına tabi bulunan bu sözleşmeler “idari sözleşme” olarak adlandırılırlar. İdarenin, genel ehliyetini kullanarak, sözleşme serbestisi ve tarafların eşitliği gözetilerek gerçekleştirdiği sözleşmelerin tamamen özel hukuk hükümlerine tabi olması ve dolayısıyla bunların yargısal denetiminin adli yargı yerince yapılmasına karşılık, 2577 sayılı Yasa’nın idari dava türlerinin sayıldığı 2/1-c maddesinde belirtildiği üzere,  kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi amacıyla ve kamusal nitelikte üstün hak ve yetkilere dayanarak yaptığı idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların görüm ve çözümünde ise, idari yargı yerleri görevli bulunmaktadır.

Anılan düzenlemeler uyarınca, müşterek bahisler ile şans oyunları düzenleme hak ve yetkisi, Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı, tüzel kişiliği haiz Spor Toto Teşkilat Başkanlığı’na ait olduğuna ve bu hak, bir sözleşme ile bayilik ruhsatı alma koşullarını taşıyanlara devredilebildiğine göre, buna ilişkin bayilik sözleşmesinin, bir genel hizmetin yürütülmesi için yapılan idari sözleşme olduğu açıktır.

Olayda, davacıya ait 126144 numaralı bayilik ruhsatının; Bayilik Sözleşmesi’nin 2/a, 8/b;  Spor Müsabakalarına Dayalı Sabit İhtimalli ve Müşterek Bahis Oyunları Uygulama Yönetmeliği’nin 12. maddesinin birinci, üçüncü, beşinci ve onuncu fıkraları; 13. maddesinin ikinci fıkrası;  24. maddesinin birinci fıkrasının (p) bendi uyarınca; kendisinden talep edilen ikramiyeli iddaa biletlerinden şikayet konusu 01/07/2014 tarihli ve 000511634 kupon numaralı 918,00-TL ikramiyeli bilet aslı ile birlikte toplam 3 (üç) adet ikramiyeli bilet aslını Teşkilat Başkanlığına ibraz edemediğinden bahisle iptaline ilişkin 29.12.2014 günlü, 30875700-110.05/2061 sayılı işlemin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Bu durumda, idarece, kamu gücüne dayanılarak tek yanlı düzenlenen bayilik sözleşmesinde yer alan yaptırımların uygulanmasına ilişkin işlemin iptali isteminden doğan uyuşmazlığın çözümünde, idari yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, dava konusu işlemin, hem bayilik sözleşmesine, hem de Spor Müsabakalarına Dayalı Sabit İhtimalli ve Müşterek Bahis Oyunları Uygulama Yönetmeliği hükümleri uyarınca tesis edildiği; İdarenin sözleşmeyi anılan Yönetmelik hükümleri uyarınca tek taraflı olarak iptal etme yetkisi göz önüne alındığında, sadece sözleşme hükümlerinin uygulanmasından kaynaklanan bir uyuşmazlıktan söz etme olanağı da bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde idari yargı mercileri görevli olduğundan; Ankara 10.Asliye Hukuk Mahkemesinin yönteme aykırı başvurusunun kabulü ile, Ankara 8.İdare Mahkemesince verilen 16.11.2016 gün ve E:2016/4009, K:2016/3746 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.

S O N U Ç  : Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 10.Asliye Hukuk Mahkemesinin yönteme aykırı BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Ankara 8.İdare Mahkemesince verilen 16.11.2016 gün ve E:2016/4009, K:2016/3746 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.2.2018 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.

Yargıtay Kararı – İddaa, İkramiye Alacağı, Şike

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 2015/22235 E., 2017/10282 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 24.12.2008 tarihinde sıralı 30 adet aynı olarak oynadığı iddia kuponundaki maçların sonuçlarını doğru tahmin ettiğini ve 38.253,60 TL ikramiye kazandığını, ikramiye almak için iddia bayisine gittiğinde iddia kuponunun cihaz tarafından okunmadığını, davalı ile yapmış olduğu görüşmede ödeme yapılacağının bildirilmesine rağmen bu güne kadar ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 38.253,60 TL ikramiye alacağının 24.12.2008 tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.

Okumaya devam et “Yargıtay Kararı – İddaa, İkramiye Alacağı, Şike”