Etiket: Görev

Yargıtay Kararı – Futbolcu Sözleşmesi, Yerel Uyuşmazlık, Uluslararası Tahkim, FIFA Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, Genel Mahkemelerin Görevi

13. Hukuk Dairesi         2016/18154 E.  ,  2016/22116 K.

“İçtihat Metni”


MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalı kulüp ile aralarında 27.01.2014 başlangıç, 31.05.2014 bitiş tarihli “Profosyonel Futbolcu Tip Sözleşmesi” ve bu sözleşmenin eki niteliğinde “Sözleşme” bulunduğunu, davalı kulüpte görev yaptığı dönem boyunca sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, ancak davalı kulübün “ücret ödeme” yükümlülüğünü sözleşmede belirtildiği şekilde yerine getirimediğini ileri sürerek; asıl dava dosyasında 728.775,4 EURO paranın tahsiline, birleştirilen dava dosyasında ise 29.05.2014 tarih 2014/77 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile verilen 60.000 TL para cezasının haksız olduğunu beyanla iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesinin A bendi uyarınca FİFA Tahkim Mahkemesi nezdinde ileri sürübeleceğini beyanla davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin sair hükümler başlıklı 7. maddesinin “İşbu sözleşme’den doğan uyuşmazlıklar nedeniyle, taraflardan herhangi birince FİFA Zurih, işviçre’deki Uluslararası Futbol Federasyonu Birliği’ne ve bu sözleşmeden doğan taraflar arasında çıkan herhangi uyuşmazlığı çözmek için yetkili kuruluş olan temyiz kurulu olarak CAS ( spor anlaşmazlık Çözüm Kurulu Mahkemesi) ne başvurulabilir.” hükmünün tahkim şartına ilişkin olduğu gerekçesi ile asıl ve birleştirilen davaların usulden reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın futbolcu olan davacının ücret alacağından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Öyle olunca, uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle görev hususunda yasal düzenlemelerin irdelenmesi gerekmektedir. 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun’un Tahkim Kurulu ve görevlerini düzenleyen 13 ve 14. maddesi, 4.12.2007 tarihi ve 26720 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 29.11.2007 tarih ve 5719 sayılı kanunun 10. ve 11. maddeleri ile değiştirilmiş, yine bu kanunun 9. maddesi ile de Kanunun 12. maddesinden sonra gelmek üzere 12/A maddesi eklenmiştir. 3813 sayılı kanuna 5719 sayılı kanunla eklenen “Uyuşmazlık Çözüm Kurulu” başlıklı 12/A maddelerinde önce bu kurulun oluşumu usulü ve çalışma usulleri açıklandıktan sonra, “Uyuşmazlık Çözüm Kurulu” Kulüpler ile kulüpler, Kulüpler ile futbolcular, teknik direktörler, antrenörler, oyuncu temsilcileri, masörler ve müsabaka organizatörleri, oyuncu temsilcileri ile futbolcular, teknik direktörler, antrenörler, arasında her türlü sözleşmeden doğan veya futbolla ilgili olan uyuşmazlıkları, tarafların başvurusu üzerine münhasıran yetkili olarak inceler ve karara bağlar.” hükmüne yer verilmiştir. 5719 sayılı kanunla değişik 3813 Sayılı Kanun, 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır. 5894 Sayılı kanunla uyuşmazlıkların çözüm yeri olarak İlk derece hukuk Kurulları (ki bunlar arasında uyuşmazlık Çözüm kurul da yer almaktadır) ile bunların üstünde olmak üzere Tahkim Kurulu gösterilmişse de, bu kurulların görevine girecek uyuşmazlıkların nelerden ibaret olduğu konusunda açık bir düzenleme getirilmeyerek, bu düzenleme TFF ana Statüsüne bırakılmıştır. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun görev ve yetkileri Futbol Federasyonunun ana statüsünde belirlenmiştir.
TFF Ana statüsünde TFF Genel Kurulu’nca yapılan değişiklik 21.7.2011 tarih ve 280001 sayılı Resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Ana Statünün 21.7.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren değişik 56. maddesinde, 1. Kulüpler, futbolcular teknik direktörler, antrenörler, futbolcu temsilcileri, sağlık personelleri ve müsabaka organizatörleri aralarındaki futbolla ilgili her türlü sözleşmeden doğan ihtilafların çözümü için uyuşmazlık çözüm kurulunun yetkisini kabul edip etmemekte serbesttirler. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun yetkili olabilmesi için tarafların ihtilafın ortaya çıkmasından sonra Kurulun yetkisini yazılı olarak kabul etmeleri şarttır. Bununla birlikte sportif cezalarla, yetiştirme tazminatına ilişkin ihtilaflar münhasıran uyuşmazlık Çözüm Kurulu önünde çözülür. Bu kararlara karşı ancak Tahkim Kurulu’na itiraz edilebilir, şeklinde düzenleme getirilmiştir. Bu düzenleme ile, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun mecburi tahkim ve ihtiyari tahkim şeklinde iki ayrı görevi bulunduğu, sadece sportif cezalarla yetiştirme tazminatlarına ilişkin uyuşmazlıkların mecburi hakem olarak uyuşmazlık Çözüm kurulu’nda görülebileceği, diğer uyuşmazlıkların ise genel hükümlere ve 1. madde uyarınca tarafların anlaşmalarına bağlı olduğu ve uyuşmazlığın doğmasından sonra yazılı olarak kabul etmeleri halinde uyuşmazlık çözüm kurulunun ihtiyari tahkim sıfatıyla bakıp sonuçlandırabileceği ve bu kararlara karşı Genel Hükümler uyarınca yargı yoluna başvurulabileceği anlaşılmaktadır. Yine Geçici 1. madde uyarınca da, uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nca henüz karara bağlanmamış ihtilaflarda taraflara uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun ihtiyari yetkisini kabul edip etmediklerini 10 günlük kesin süre içerisinde bildirmeleri, tarafların Kurulun yetkisini yazılı olarak kabul etmeleri halinde, dosyanın yeni teşekkül ettirilecek hakem heyeti tarafından karara bağlanacağı, söz konusu süre içerisinde taraflarca kurulun yetkisinin yazılı olarak kabul edilmemesi halinde taraflara hakları da hatırlatılmak suretiyle dosyalarının ve harçlarının iade edileceği kararlaştırılmıştır. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan Mahkemece her aşamada re’sen nazara alınması gerekmektedir. Dava açılmadan önce ana statüde değişiklik gerçekleşmiştir. Henüz ihtilaf doğmadan önce statü değişikliği yürürlüğe girdiğine göre, artık statü uyarınca tarafların yazılı olarak uyuşmazlık çözüm kurulunun görevini benimsemesi gerekir. Bu hususta davalı yanın herhangi bir beyanı bulunmamaktadır.
Diğer yandan; 21.6.2001 tarihinde, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK) kabul edilmiş ve 5.7.2001 tarihinde de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Tahkim usulüne uygulanacak kuralları düzenleyen söz konusu kanunun, “amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesi gereğince, yabancılık unsuru taşıyan ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği veya anılan kanun hükümlerinin taraflar ya da hakem veya hakem kurulunca seçildiği uyuşmazlıklarda, MTK’nun uygulanması zorunlu olup, kanunun 5. ve 6. maddelerinde belirtilen hallerde tahkim yerinin Türkiye dışında belirlendiği durumlarda da MTK’nun uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin Türkçe tercümesinin 7. maddesinin “İşbu sözleşme’den doğan uyuşmazlıklar nedeniyle, taraflardan herhangi birince FİFA Zurih, işviçre’deki Uluslararası Futbol Federasyonu Birliği’ne ve bu sözleşmeden doğan taraflar arasında çıkan herhangi uyuşmazlığı çözmek için yetkili kuruluş olan temyiz kurulu olarak CAS (spor anlaşmazlık Çözüm Kurulu Mahkemesi) ne başvurulabilir.” düzenlemesi ile FİFA kapsamında tahkim şartı içerdiği görülmektedir. Davacı futbolcu, mahkeme kararını müteakip 11.08.2015 tarihinde FİFA Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’na müracaat etmiş, 27 Kasım 2015 tarihli kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın uluslararasılık boyutu bulunmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında; uyuşmazlığın çözümünde Genel Mahkemeler görevli olup, HMK.nun 2/1. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemece, bu doğrultuda deliller toplanıp hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin alınan 29,20 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Kararı – Voleybol Antrenörü, Tahkim Şartı, Devlet Mahkemesinin Görevi

22. Hukuk Dairesi 2016/16083 E., 2016/17467 K.

“İçtihat Metni”


MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
HATİCE ALKAN

DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili, müvekkilinin …… Belediyesi Anka Spor Klubü Derneğinde voleybol antrönörü olarak çalıştığını, ücretlerinin ödenmemesi sebebi ile, tahsili için, aralarında organik bağ bulunan …… Spor Klubü Derneği ve … aleyhine yaptıkları icra takibine davalı … tarafından itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ve icra takibinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, ….. Spor Klübü Derneği ile aralarında organik bağ bulunmadığını belirterek davanın husumet yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının imzaladığı sözleşmede, voleybol federasyonunun yönetmeliklerine uyacağı ve uyuşmazlıkların voleybol federasyonu hukuk kurulunca incelenerek çözümleneceğinin öngörüldüğü gerekçesi ile göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ve davaya bakmakla Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiştir.

Karar süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, bu bağlamda iş mahkemesinin görevi ve uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözümlenip çözümlenmeyeceği noktasında toplanmaktadır.

5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca, İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş sözleşmesine veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.
4857 sayılı İş Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca, “sporcular” hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz
Yargıtay İçtihadları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 23.05.1960 gün, 11-10 sayılı ve 10.05.1974 gün, 3-44 sayılı kararları uyarınca, özellikle iş hukukunda istisnaî hükmün genişletilerek değil, dar yorumlanması gerekir. İşçiler yararına düzenlenen hükümlerin, işçiler yararına yorumlanması asıldır.

Sporla doğrudan uğraşan sporcunun İş Kanunu kapsamında kalmadığı açıktır. Ancak doğrudan aktif spor yapmayan, sporcuyu aktif spor yapması için hazırlayan antrenör ile aktif görevi daha çok direktif vermek olan ve takımı başarıya ulaştırma görevi de bulunan teknik direktörün sporcu sayılmaması ve İş Kanunu kapsamında bir işçi olarak kabul edilmesi gerekir. Bu sebeple antrenör veya teknik direktör ile kulüpleri işveren arasındaki iş sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarının iş mahkemesinde görülmesi gerekir.

İş güvencesine yönelik hükümler dışında, İş Kanununda işçilik alacakları ile ilgili olarak tahkim yoluna gidilmesine yönelik bir düzenleme olmadığından, antrenör veya teknik direktör ile işveren arasındaki uyuşmazlıkların çözümü için, bu kişilerin bağlı bulundukları federasyonun yönetmelik veya genelgelerinde özel hakem veya tahkim kurulunun öngörülmesi iş mahkemesinin görevini ortadan kaldırmaz.

6100 sayılı Kanun’un 412/1-2. maddesinde;” Tahkim sözleşmesi, tarafların, sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmının çözümünün hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmadır.
Tahkim sözleşmesi, taraflar arasındaki sözleşmenin bir şartı veya ayrı bir sözleşme şeklinde yapılabilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan Kanunu’nun 114/1-c maddesinde,mahkemenin görevli bulunması dava şartları arasında; uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı ise 116/2. maddesinde ilk itiraz olarak düzenlenmiştir. 117. maddesinde ise, ilk itirazların cevap dilekçesi ile birlikte ileri sürülmesinin zorunlu olduğu dava şartlarından sonra inceleneceği açıklanmıştır.

Somut olayda davacı, davalı … ve dava dışı … Spor Kulübü Derneği arasında organik bağ bulunduğunu iddia ederek her ikisi aleyhine ücret alacağının tahsili amacı ile yaptığı icra takibine, davalı belediyenin itirazı nedeni ile , itirazın iptali istemine ilişkin davayı açmıştır. Dosya içeriğine göre, davacının dava dışı …… Spor Kulübü Derneğinde voleybol antrönörü olarak çalıştığı taraflar arasında tartışmasızdır. Yarışma ve müsabakalara aktif sporcu olarak da katılmamıştır. Bu durumda, kulübü ile arasında organik bağ bulunduğu iddiası ile …… Belediye Başkanlığına yöneltmiş olduğu davaya bakma görevi iş mahkemelerine aittir. Ayrıca davacının bağlı bulunduğu federasyonun yönetmelik veya genelgelerinde özel hakem veya tahkim şartının öngörülmesi iş mahkemesinin görevini ortadan kaldırmayacaktır. Davacı tarafından imzalanan sözleşmede düzenlenen tahkim şartının ilk itiraz olarak da ileri sürülmemiş olması karşısında davanın bu sebeple usulden reddedilme imkanı bulunmamaktadır. Mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi hatalıdır.

Kabule göre de, mahkeme gerekçesinde tahkim ilk itirazına ilişkin açıklamalarda bulunulmasından sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 413/1. maddesine aykırı olarak görevsizlik kararı verilmesi hatalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine 13.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

Olimpik Hazırlık Merkezlerinin Kuruluş, Çalışma, Görev, Yetki ve Sorumluluk Yönetmeliği Yayımlandı

Kamuoyunda kısaltması olan TOHM olarak bilinen Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezleri ile ilgili bir yönetmelik yayımlandı.

Olimpik Hazırlık Merkezlerinin Kuruluş, Çalışma, Görev, Yetki ve Sorumluluk Yönetmeliği11 Nisan 2015 Tarihli ve 29323 Sayılı Resmî Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğü ve federasyonların en kısa zamanda spor camiasını bu yönetmelik konusunda bilgilendirmelidir.

İlgili yönetmelik aşağıdaki gibidir:
Continue reading “Olimpik Hazırlık Merkezlerinin Kuruluş, Çalışma, Görev, Yetki ve Sorumluluk Yönetmeliği Yayımlandı”