Fatih Çintimar: ‘Türkiye’de atletizm liglerinde yabancı sporcu yarıştırmayacağız’

Türkiye Atletizm Federasyon (TAF) Başkanı Fatih Çintimar, Ali Naili Moran Atletizm Pisti’nde basın toplantısı düzenledi. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın projeleri ile neticesinde ciddi bir alt yapıya eriştiklerini belirten Başkan Çintimar, son 6 yılda Türk atletizminin önemli bir noktaya ulaştığını ifade etti.

Yapılan görüşmeler neticesinde Türkiye Atletizm Federasyonu olarak bir karar aldıklarını dile getiren Çintimar, “Bu kararı Kulüpler Birliğimiz ile birlikte oluşturduğumuz istişare kurulumuz, teknik ve yönetim kurulumuzla aldığımız karar. Artık Türkiye’de atletizm liglerinde yabancı sporcu yarıştırmayacağız” diye konuştu.

Çintimar, “Mevcut durumda yabancı statüsünde kros takımlarımızda 1 sporcu, pist takımlarımızda ise 3 kadın, 3 erkek sporcu yarışabiliyordu. Fakat 2020 liglerimizle birlikte artık yabancı sporcunun yarışmasına gerek kalmadığını, sporcularımızın onlarla aynı seviyede yarışabildiğini, çok fark olmadığı için de bu süreçten sonra kendi sporcularımızla devam ederek, altyapıya daha çok önem verip destekleyerek, kendi geliştirdiğimiz çocuklarımız ile Süper Lig’de, 1. Lig’de, Yürüyüş Ligi’nde, Kros Ligi’nde, Maraton Ligi’nde artık kendi çocuklarımızla yarışan, kendimize yeten bir atletizm federasyonu olduk. Bununla alakalı da yine bakanımız ve teşkilatına bize vermiş olduğu desteklerden dolayı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

‘Atletizm diğer branşlar gibi değil, ara verdiğinizde toparlamanız çok zor’

Başkan Çintimar, açık saha ve sahalarda yapılmasından dolayı pandemi sürecinden ilk çıkan federasyonlardan biri olarak sezonu başlattıklarını belirterek, “Sezonumuzu 15 Temmuz Şehitlerini Anma Koşusu ile tüm Türkiye’de aynı anda temsili bir koşu ile çok fazla katılım olmadan sezon yarışlarımızı başlatmış olacağız. Olimpik kadro, Süper Lig ve 1. Lig’de yarışacak sporcularımızın antrenmanını da başlattık. Bu vesileyle tüm Türkiye’deki atletizm pistlerinde çalışmalar başladı. Bu anlamda bize destek olan Gençlik ve Spor Bakanımız Mehmet Muharrem Kasapoğlu’na ve tüm gençlik spor ailesine teşekkür ediyoruz. Türkiye genelindeki tesislerimizin açılması ve antrenmanlarının başlaması bu anlamda önemliydi. Atletizm diğer branşlar gibi değil. Ara verdiğinizde toparlamanız çok zor bir süreci kapsıyor. Bunun için biz pandemi sürecinde de özellikle olimpiyat sporcularımızın tamamına yakını için antrenman yapabilecek imkanları sağladık. Bu imkanlarla da çocuklarımızın antrenmansız kalmadan gündemi takip etmelerini sağlamış olduk. Önümüzdeki ay başlayacak olan Golden Lig ile de sporcularımız ülkemizi temsil edecekler. O konsepte çalışmalarını sürdürüyorlar. İnşallah bu şekliyle Türkiye’de atletizm gelmiş olduğu noktadan daha ileriye büyük bir ivmeyle hareketini sürdürecektir” diye konuştu.

‘Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın projeleri neticesinde ciddi bir altyapıya eriştik’

Çalışmalar sonunda altyapının son derece hızlı ve iyi geliştirdiğini ifade eden Fatih Çintimar, “Alt yapıda şu an dünya klasmanında en az 10 tane ilk 6 içerisinde sporcumuz var. Bunlardan 3 tanesi dünya sırlamasında 2019 ve 2020 verilerine göre 1. sırada olan sporcularımız. İnşallah bunların sayısını arttıracağız. Gençlik ve Spor Bakanlığımız ile birlikte TOHM projeleri, olimpik kadro projeleri ve sporcu eğitim merkezleri dediğimiz SEM projeleri ile elde etmiş olduğumuz çalışmalar neticesinde ciddi bir altyapıya eriştik” şeklinde konuştu.

‘Son 6 yıl, cumhuriyet tarihinden yüzde 30 daha iyi durumda’

Türkiye’de atletizmin son 6 yılda önemli başarılara imza attığını belirten Başkan Çintimar, “Atletizmin son 6 yılı ile cumhuriyet tarihimiz arasında bir kıyaslama yaptığımız zaman cumhuriyet tarihimizde atletizm 2014 yılı başına kadar madalya olarak, katılım olarak hesapladığınızda son 6 yıl, cumhuriyet tarihinden yüzde 30 daha iyi durumda. Onun için bu altyapının gelişimi ve bu süreç içerisinde kulüplerimiz antrenörlerimiz, sporcularımız ve teknik ekiplerimiz sonsuz bir özveri ile çalışıp başarıyı elde ettik. İnşallah bu başarıya devam edeceğiz” diye konuştu.

Alan değil, dışarıya ihraç eden bir ülke noktasına geleceğiz” Antrenörlük kurslarına da değinen Türkiye Atletizm Federasyon Başkanı Fatih Çintimar, “Yarından itibaren tüm Türkiye’de bütün illerde atletizm 1. 2. ve 3. kademe antrenörlük kurslarını her ilde ayrı ayrı açarak atletizmdeki antrenör sayını ve niteliğini geliştirmiş olacağız. Sonrasında biz alan değil, dışarıya ihraç eden bir ülke noktasına geleceğiz” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.

Yine Atletizm, Yine Doping

Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği (IAAF), doping cezalısı atletlerin listesini sık sık güncelliyor. Son güncelleme dün yapıldı. Medyada çıkan haberlerde üç Türk atletin (Elvan Abeylegesse, Gamze Bulut ve Songül Konak) daha listeye eklendiği açıklandı.

Türkiye Atletizm Federasyonu (TAF) yetkilileri bu konuda çelişik ve ilgisiz açıklamalar yaptılar.

Savunulanın aksine, Elvan’a yeni bir ceza verilmedi. TAF Disiplin Kurulu’nun verdiği ceza uygulanıyor. Elvan’ın cezası 28 Eylül 2017’de sona erecek.

TAF yöneticileri, her zaman olduğu gibi, bir doping skandalını yine komplo teorisi ve Türkiye düşmanlığı safsatası ile savuşturmayı denemişler. 24 kişilik takımda 18 kişiye test yapıldığını, Türk sporcuların devamlı takip edildiğini söylemişler.

Onlarca sporcusu doping ihlali yapan bir federasyon elbette takip edilecek. Bu federasyonun sporcuları, diğer sporculara göre daha fazla doping testine tabi tutulacak.

TAF yetkilileri, Elvan hakkında konuşurken, diğer atletler hakkında tek kelime etmekten kaçınmışlar. Bu sessizliğin sebebi nedir? Aslı Çakır’ın ve Üsküdar Belediyespor’un karıştığı rüşvet skandalını soruşturmayan TAF, sessiz kalmaya devam edecek mi?

IAAF liste yayınlamasa, Türk atletlerin hangi cezaları aldığını bilemeyeceğiz. Neden Türkiye Dopingle Mücadele Kurulu, doping cezalısı sporcuların, antrenörlerin, yardımcı personelin listesini yayınlamıyor? Neden bu kişilerin kulüplerini açıklamıyor? Devlet destekli doping tartışılırken, sistematik doping yaptığından şüphelenilen kulüplerin de ifşa edilmesi gerekiyor.

Halterci Sibel Özkan, Olimpiyat Madalyasını Kaybetti

Halterci Sibel Özkan Konak, Pekin Oyunları’nda gümüş madalya almıştı. Özkan’ın sevinci 8 sene sonra, 18 Mayıs 2016 tarihinde son buldu.

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi, Özkan‘ın Olimpiyatlar’da alınan numunesinin tekrar test edildiğini ve numunesinde Stanozolol tespit edildiğini bildirdi. Sporcunun B numunesi de pozitif çıktı. IOC, Özkan‘ı diskalifiye etti ve sporcuya madalyasını ve diğer ödülleri geri vermesini emretti.

Özkan, Ağustos 2016’da CAS‘a başvurdu.

Özkan, CAS‘a gönderdiği dilekçede Stanozolol‘un kullandığı protein destek maddesinden bulaşmış olabileceğini; vücudunda tespit edilen maddenin yarıştaki performasını arttıracak seviyede olmadığını; kusurunun çok az olduğunu iddia etti.

Özkan, ceza almamak için Uluslararası Olimpiyat Komitesi ile anlaşmaya çalıştı ve bunun için Türkiye Halter Federasyonu hakkında hassas bilgiler vermeyi teklif etti.

CAS hakemi Michael J Beloff, bu iddiaları ciddiye almadı ve Özkan’ın itirazını reddetti.

CAS’ın kararı bugün CAS’ın sitesinde yayınlandı (Alternatif linkhttps://goo.gl/K9hRBW).

SPOR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SORUŞTURMA AÇACAK MI?

CAS‘ın kararı, Türkiye Halter Federasyonu‘nun doping sicili hakkında yeni şüpheler doğurdu.

Özkan, Türkiye Halter Federasyonu‘nun doping politikası ve hatta belki dopingi teşvik eden uygulamaları hakkında bilgi sahibi olmalı. Özkan‘ın IOC‘ye anlaşma teklifinde bulunması ve Halter Federasyonu‘nu gammazlamaya hazır olduğunu bildirmesi Spor Genel Müdürlüğü‘nü (SGM) harekete geçirmeli. SGM, Halter Federasyonu ve federasyon başkanı Tamer Taşpınar hakkında soruşturma açacak mı?

Özkan, CAS‘a başvurusunda, deneyimli antrenörü Talat Ünlü‘ye güvenerek maddeleri aldığını belirtmiş. Özkan, Talat Ünlü yüzünden ceza aldığını ima etmiş. Bu antrenör hakkında soruşturma açılacak mı?

HANGİ SIFIR TOLERANS?

Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, WADA Yürütme Kurulu’na seçildi. Kılıç, WADA toplantısından ve Avrupa Konseyi Spor Bakanları toplantısından sonra verdiği demeçlerde “Dopinge karşı 0 tolerans“ilkesi ışığında hareket ettiklerini iddia etti.

Ne yazık ki bu iddiaya katılamayacağım.

Bakanlığın Aslı Çakır Alptekin Olayı’ndaki tutumu, spor teşkilatının kulağının üzerine yattığını gösteriyor.

  • Bakanlık ve Spor Genel Müdürlüğü 8 yıl hak mahrumiyeti cezası alan Aslı Çakır Alptekin’e hukuka aykırı şekilde verdiği ödülleri geri alamadı.
  • Alptekin‘in ismi Ataköy’deki spor salonundan silinmedi.
  • Alptekin, dopingli şekilde kazandığı başarı sayesinde elde ettiği “öğretmen” statüsünü kaybetmedi.
  • Aslı Çakır Alptekin‘in kulübü Üsküdar Belediyespor yöneticileri, antrenörü, doktoru hakkında soruşturma açılmadı.
  • Aslı Çakır Alptekin‘in IAAF yetkilileri ile yaptığı rüşvet görüşmelerine aracılık yapan iki eski federasyon başkanı tespit edilmedi.
  • Rüşvet görüşmelerinden birine katılan federasyon başkanı Fatih Çintimar hakkında soruşturma açılmadı ve Çintimar‘ın seçimlere girmesine izin verildi.

Aslı Çakır Alptekin‘in yanında birçok elit sporcu doping cezası aldı ama federasyonlar hakkında soruşturma açılmadı. Birkaç antrenöre ceza verilmekle yetinildi. Kaynağa inilmekten imtina edildi. Neden?

Halterci Sibel Özkan ile ilgili CAS kararı, Spor Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu için ihbar niteliğindedir. Eğer Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Spor Genel Müdürlüğü bu işin üzerine gitmezse, suça ortak olacaktır. Kimse kamuoyunu kandırmasın!

Rüşvet Ağında Kimi Ararsanız Var

WADA Bağımsız Soruşturma Komisyonu, IAAF bünyesindeki doping ve rüşvet yolsuzluğunu ortaya serdiği raporun ikinci bölümünü dün yayınladı: https://goo.gl/tFsTmW

Raporun “Aslı Çakır Alptekin” ile ilgili bölümü, Türk atletizminin bataklığa saplandığını gösterdi.

Okumaya devam et Rüşvet Ağında Kimi Ararsanız Var

Atletizm Federasyonu’nun CAS Sessizliği

Aslı Çakır Alptekin‘in 8 yıl men cezası almasının ardından, gözler Türkiye Atletizm Federasyonu‘na (TAF) döndü. Ancak federasyondan çıt çıkmıyor. Federasyon başkanı Ahmet Çıntımar olmak üzere, federasyon yönetim kurulundan açıklama bekledik. Federasyonun Internet sitesinde açıklama yapılması bile yeterli olacaktı. Beklenen açıklama bir türlü yayınlanmadı.

Federasyon, Alptekin ile ilgili kararı duyurmak zorunda olmadığını iddia edebilir. Bu iddia tartışılır.

Ne var ki, CAS kararı sadece Alptekin ile ilgili değil. IAAF hem Alptekin‘e hem de TAF‘ye karşı dava açtı. TAF, davalılardan biriydi. IAAF Alptekin ve TAF ile anlaşma yaptı. TAF, IAAF’in masraflarından sorumlu olmayı kabul etti. TAF, CAS‘ın kararını bu açıdan bile olsa duyurmak zorundaydı.

CAS‘ın Aslı Çakır Alptekin Kararı incelendiğinde, TAF‘nin süreç boyunca ağır kusurunun ve ihmalinin olduğu görülüyor:

Okumaya devam et Atletizm Federasyonu’nun CAS Sessizliği