Etiket: yabancı oyuncu sınırı

Türkiye Profesyonel Futbolcular Derneği, Yabancı Sınırı Tartışması Hakkında Açıklama Yaptı

Kamuoyu birkaç haftadır futboldaki yabancı sınırı hakkında tartışıyor.

Türkiye Profesyonel Futbolcular Derneği de tartışmaya katıldı. Dernek, konuyu başka bir açıdan değerlendirip Türk futbolcuların sorunlarını aktardı.

Derneğin açıklaması aşağıdaki gibidir: Continue reading “Türkiye Profesyonel Futbolcular Derneği, Yabancı Sınırı Tartışması Hakkında Açıklama Yaptı”

Galatasaray Sportif A.Ş.’den Açıklama

Galatasaray Sportif A.Ş., TFF Tahkim Kurulu’nun yabancı oyuncu sınırının kaldırılması talebini reddetmesinden sonra açıklama yayınladı.

Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu 18 Temmuz 2013 Perşembe günü itibarı ile Kulübümüzde forma giyen Avrupa Birliği (AB) vatandaşı yedi futbolcumuzun Türkiye Futbol Federasyonu’nun AB vatandaşı futbolculara yönelik getirdiği sınırlamaya karşı yaptıkları başvuruya ilişkin kısa kararını açıklamıştır. 


Her ne kadar basın organlarında başvuruların başvuru süresine ilişkin bir gerekçe ile reddedildiği belirtilse de –ve bu Tahkim Kurulu’nun başvuru müddetini başlattığı tarihe ilişkin itirazlarımız saklı kalmak üzere- asıl altı çizilmesi gereken Tahkim Kurulu’nun yargı yetkisine dair yaptığı değerlendirmedir. Tahkim Kurulu açık bir şekilde AB yurttaşı futbolcuların hangi statüde forma giymeleri gerektiği hususunun Tahkim Kurulu talimatının 2. Maddesi kapsamında olmadığını ve kendi yargı yetkisi içine girmediğini belirtmiştir. Dolayısıyla Tahkim Kurulu bu konuda asıl yargı yetkisinin Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde olduğunu kabul etmiştir. Yetkili yargı makamının tespitine yönelik bu tespit sürecin devamı açısından büyük önem taşımaktadır.

Tahkim Kurulu’nun bu tespitinin akabinde Kulübümüzde forma giyen AB vatandaşı futbolcularımız ve Kulübümüz, verilen kararın doğal bir sonu olarak, hukuki mücadelelerini yetkili Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri önünde devam ettireceklerdir. Mezkur şahıslar en kısa süre içinde konuya ilişkin başvurularını yetkili Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerine ileteceklerdir. Tahkim Kurulu’nun bu kararı diğer spor kulüplerinde forma giyen tüm AB yurttaşı futbolcular için de Türk mahkemelerine benzer başvurular yapılmasının da kapısını aralamıştır.

Bu vesile ile hatırlatmak isteriz ki Galatasaray camiası olarak tek talebimiz hukukun gereğinin yerine getirilmesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin akdettiği, anayasamız gereği kanun hükmünde olan uluslararası andlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerimize riayet edilmesidir. Talebimiz 1963 tarihli Türkiye-AB Ortaklık Andlaşması’nın ve 1970 tarihli Katma Protokol’ün hukuka uygun şekilde uygulanmasıdır. 

Unutulmamalıdır ki bu talep hem hukukun, hem de devletimizin uzunca süredir takip ettiği resmi dış politikasının bir gereğidir. Türkiye Cumhuriyeti uzunca yıllardır bu andlaşmaların gereği gibi uygulanması için Avrupa çapında önemli mücadeleler vermiş ve Nihat Kahveci kararı örneğinde görüldüğü üzere önemli başarılar da elde edilmiştir. Eğer başvurumuz yönünde karar verilmezse elde edilen bu başvurular tehlikeye atılacak, Avrupa’da yaşayan Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının hakları riske edilecek, resmi dış politikamıza halel gelecek ve başta Türkiye Futbol Federasyonu gibi kurumlarımız yol açtıkları maddi zararlardan ötürü uzun sürecek ulusal ve uluslararası hukuki mücadelelere maruz kalacaklardır. 

Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinin hukukun gereğini yerine getireceğine, belirttiğimiz zararları engelleyecek ve ülkemizin uluslararası plandaki itibarını koruyacak kararlara imza atacaklarına ilişkin güvenimiz tamdır.

Galatasaray Sportif A.Ş.

Tahkim Kurulu, Galatasaray’ın Yabancı Futbolcularının Başvurularını Reddetti

TFF Tahkim Kurulu, Galatasaray’ın yabancı futbolcularının yabancı statüsünde olmadıklarının tespitine yönelik taleplerini reddetti.

Kurulun ilgili kararı aşağıdadır:

E.2013/187

Aurelian Bayard Chedjou Fongang, Dany Achile Nounkeu Tchounkeu, Wesley Sneijder, Johan Erik Calvin Elmander, Tebily Didier Drogba, Riera Ortega ve Noureddine Amrabat ile ilgili Kurulumuzun E.2013/187 numaraya kayıtlı dosyası incelendi. Yerinde görülmeyen duruşma talebinin reddi ile dosya üzerinde yapılan müzakere neticesinde;


Futbolcular vekili tarafından yapılan başvurunun 2013-2014 Sezonu Spor Toto Süper Lig Müsabakaları Statüsünün 2.maddesinin 2. ve 3. fıkra hükümlerine yönelik olduğu; dilekçede, başvurucuların yabancı statüsünde olmadıklarının tespitinin istendiği anlaşılmıştır.


Başvurunun yöneldiği 2013-2014 Sezonu Spor Toto Süper Lig Müsabakaları Statüsü, TFF Yönetim Kurulu’nun 18.06.2013 tarih ve 27 sayılı toplantısında aldığı karar ile kabul edilmiş, bu karar da 19.06.2013 tarihinde TFF’nin resmi internet sitesinde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere Kurulumuza itirazların Tahkim Kurulu Talimatının 7.maddesi uyarınca itiraz konusu kararın yazılı bildirimini veya yazılı bildirim hükmündeki duyuruyu izleyen 7 gün içerisinde harcı yatırılmak suretiyle gerçekleştirilmesi gerekmekte iken başvuru, TFF Yönetim Kurulu kararının yazılı olarak duyurulduğu 19.06.2013 tarihinden itibaren 7 günlük itiraz süresi geçtikten sonra 12.07.2013 tarihinde yapılmıştır.

Öte yandan, her ne kadar başvuru dilekçesinin muhtelif kısımlarında 2013-2014 Sezonu Spor Toto Süper Lig Müsabakaları Statüsündeki düzenlemenin uluslararası anlaşmalar ile sair düzenlemelere aykırı olduğu ileri sürülmüş ve nihayetinde aykırılıkların giderilmesinin gerektiği ifade edilmişse de, başvuruda asıl arzu edilenin, başvuran futbolcuların “yabancı olmadıklarının tespiti” olduğu açık olup “tespit” talepli başvurunun bu haliyle, Kurulumuzun yargı yetkisine dair Tahkim Kurulu Talimatı’nın 2.maddesinde tahdidi olarak sayılan başvurulardan biri olmadığı kabul edilmelidir.

Böylece, ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere, Tahkim Kurulu Talimatının 2. ve 7. Maddelerine aykırı başvurunun reddine oybirliği ile (2013/184 K.)

TFF’den 3 Temmuz Süreci ve Yabancı Oyuncu Sayısı Hakkında Açıklama

Trabzonspor başkanı …’nın genel kurulda şike süreci ile ilgili sert sözlerinin ardından Gençlerbirliği Kulübü başkanı …’nın yabancı oyuncu sayısı ile ilgili çıkışı TFF yöneticilerini çok sinirlendirmiş.

TFF, bugün resmi sitesinden yaptığı açıklama ile kamuoyuna gözdağı vermeye çalışmış.


Yıldırım Demirören başkanlığındaki Türkiye Futbol Federasyonu, Genel Kurul iradesiyle seçilip göreve başladığı tarihten itibaren, futbolumuzun dönemsel olarak en önemli sorunu olan kaos ortamını ortadan kaldırmaya özel bir önem ve öncelik vererek yoğun bir çaba göstermiştir.


Nitekim o çabaların sonucunda, 3 Temmuz sürecinin oluşturduğu karabasandan büyük ölçüde kurtulunmuş ve dönemin koşullarına göre futbolumuz, çok daha huzurlu, çok daha güvenli, çok daha barışçıl bir sürece adım atmıştır.

Elbette bu dönem içerisinde futbola yakışmayan, başta federasyonumuz olmak üzere, futbol kamuoyunu rahatsız eden münferit saha olayları yaşanmış, yangına körükle gitmeyi alışkanlık haline getiren bazı odakların tahrik edici söylemleriyle tesis etmeye çalıştığımız huzur ortamına zaman zaman darbe vurulmak da istenmiştir.

Salı günü gerçekleştirdiğimiz Olağan Genel Kurul sırası ve sonrasında, bazı kulüp başkanlarımızın yapmış oldukları maksadını aşan açıklamalar, futbolumuzu yeniden bir kaos ortamının eşiğine taşımaktadır.

Bu, taraftarlar arasında bölünmelere ve olası çatışmalara yol açabilecek düzeysizliği içeren son derece tehlikeli bir gelişmedir. Öncelikle şunu belirtmekte yarar görüyoruz:
Yabancı futbolcu sayısını 10’la sınırlamak, maç kadrolarında yalnızca 6 yabancı oyuncunun yer almasına izin vermek, bugünün kararı değildir.

Bu karar, Yönetim Kurulumuz tarafından 1 yılı aşkın bir süre önce, 13 Haziran 2012 tarihinde, üstelik de Kulüpler Birliği’nin değerli üyelerinin ittifakla birleşmeleri üzerine alınmış bir karardır.

Bu karar, sanki yeni alınmış gibi, çok değerli kulüp yöneticilerimizin adeta birbirleri ile yarışırcasına yaptıkları açıklamalar, hem şaşırtıcı, hem de üzüntü vericidir.

Kararın alındığı dönemde itiraz etmek bir yana, bunun doğru bir adım olduğu konusunda ortak fikir beyan edenlerin, şimdi tam tersine bir duruş göstermeleri iyi niyetten, sözün arkasında durmaktan, futbol adamlığı ciddiyeti ve tutarlılığından malesef çok uzak görülmektedir.

Önemle hatırlatmak, vurgulamak isteriz ki Türkiye ve Türk futbolunda, “Bunu yaparsan kalırsın, bunu yapmazsan gidersin” dönemi sona ermiştir.

Bir diğer ve önemli konu, iki büyük, iki değerli kulübümüzün hakaret, tahrik içeren karşılıklı suçlamalarıdır.

Federasyonumuzu da tartışmaların içine çekmeye çalışarak sürdürülen bu girişimler, adeta ateşin üzerine benzin dökmeyi çağrıştırmaktadır.

Türkiye Futbol Federasyonu Yönetimi, görevi ve sorumlulukları içerisinde, tüm kulüplere eşit mesafede durmaya, Türk futbolunun hak ve doğrularını savunmaya, değerlerine sahip çıkmaya devam edecektir.

Yeni bir kaos ortamının yaratılması için, bazı odakların yönlendirmesi ile yapılan bu tür girişimlere görevi ve sorumlulukları kapsamında izin vermeyecektir.

Değerli yöneticilerimizi, futbolumuzun dinamiklerini yok etmeye yönelik bu girişimlerden uzak durmaya, gerilimi daha fazla tırmandırmamaya, sağduyulu davranmaya ve yalnızca kulüplerinin değil, Türk futbolunun değerlerini korumaya davet ediyoruz.

Fikir ayrılıkları demokrasilerin gereğidir ve elbette olmalıdır. Düzeyli tartışmalar futbolumuzun yararınadır. Bunları hep saygıyla karşıladık. Bundan sonra da saygıyla karşılamaya devam edeceğiz.

Ancak, ülkemizde huzura en çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde ve yeniden sakinleşmeye doğru gidilirken; toplumumuzu futbolla tahrik etmeye çalışanların da karşısında kararlılıkla duracağız. Artniyetli, tahrikkar, tahripkar, kışkırtıcı ve bölücü davranışlara asla izin vermeyeceğiz.

Unutulmamalıdır ki; Türk futbolunu kulüpler değil, Türkiye Futbol Federasyonu yönetir.
Aklın, mantığın, sağduyunun en büyük dostumuz olduğunu bir kez daha hatırlatmakta yarar görüyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Türkiye Futbol Federasyonu