Etiket: Oğuz Atalay

Prof. Oğuz Atalay Konferansta Doğru Söyledi, Etik Kurulu’nda Şaştı

Bir önceki yazımda, TFF Etik Kurulu’nun uydurduğu garip bir teoriden bahsetmiştim. Etik Kurulu, yöneticinin yaptığı şikenin kulübe izafe edilebilmesi için bu konuda yönetim kurulu kararı alınması; yöneticinin görevlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştü.

TFF Etik Kurulu başkanı Prof. Oğuz Atalay, Şehir Üniversitesi’nde katıldığı bir sempozyumda tam tersi bir açıklama yapmıştı.

Blogger sitesi, bir videoyu belli bir süreden itibaren yayınlamaya izin vermediği için linki paylaşıyorum: http://goo.gl/wZ6bYR

Konuşmanın metni şöyle:

Okumaya devam et “Prof. Oğuz Atalay Konferansta Doğru Söyledi, Etik Kurulu’nda Şaştı”

TFF Etik Kurulu: “Şikenin Kulübe İzafe Edilebilmesi için Yönetim Kurulu Kararı ile Görevlendirme Gerekir”

TFF Etik Kurulu başkanı Oğuz Atalay tekrar sahneye çıkınca Kurul’un raporlarını hatırlatmak gerekti.

Bu Kurul’da akademisyenler de görev alıyorlar. Onlar da çok iyi biliyorlar ki, “yöneticinin (organın) bu sıfatla, görevi ile ilgili olarak gerçekleştirdiği hukuka aykırı eylemlerden dernek de sorumludur.

Ne yazık ki TFF Etik Kurulu, yöneticilerin imza attıkları şike ve teşvik primi eylemlerinin kulüplere izafe edilebilmesi için kulübün yönetim kurulunda şike veya teşvik primi verilmesi hususunda karar alınması; yönetim kurulunun bir yöneticiyi bu fiilleri gerçekleştirmekle görevlendirmesi gerektiğini ileri sürdü. Kurul, diğer yöneticilerin de bu faaliyetten haberdar olmaları gerektiğine işaret etti.

Hukuk Fakültesi’nin birinci sınıfında, Kasım ayı civarı öğrencilere tüzel kişilerin hak ehliyeti anlatılır. Tüzel kişilerin sorumluluğu öğretilir. Bir öğrenci, tüzel kişinin organın hukuka aykırı fiilinden sorumlu olması için yönetim kurulu kararı veya diğer yöneticilerin ilgili fiilden haberdar olmaları gerektiğini yazsa, Medeni Hukuk dersini geçemez. TFF Etik Kurulu’ndaki akademisyenler ise bu teoriyi (!) kaleme alabilmişler.

Kurul’un sayın üyelerinden bu teorilerini destekleyecek doktrin ve içtihatlar göstermelerini rica ediyorum.

İlgili kararları hatırlayalım:

1) 07.03.2011 tarihli Gençlerbirliği – Fenerbahçe Futbol Müsabakası (2-4)

İlhan Yüksel Ekşioğlu’nun Fenerbahçe Yönetim Kurulu Üyesi olması nedeniyle şike faaliyetinin Fenerbahçe Spor Kulübü’ne izafe edilmesinin uygun olacağı, ancak bu eylemden Fenerbahçe Spor Kulübü’nün diğer yöneticilerinin haberdar olduğuna ilişkin bir kanıta rastlanmadığı; özellikle İlhan Yüksel Ekşioğlu’nun TFF Etik Kurulu’na vermiş olduğu sözlü beyanında Kulüp adına yapacağı işlemlerle ilgili olarak Yönetim Kurulu toplantılarında karar alındığı ve görevlendirme ya da yetkilendirme yapıldığını bildirmesi karşısında dosya içeriğinde I.Yüksel Ekşioğlu’nun bu maçta yetkilendirdiğine ya da görevlendirildiğine dair bir belge ya da karara da rastlanmadığı

2) 15.05.2011 tarihli Fenerbahçe-MKE Ankaragücü Futbol Müsabakası(6-0)

İlhan Yüksel Ekşioğlu’nun Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi olması nedeniyle şike teşebbüsü eyleminin Fenerbahçe Spor Kulübü’ne izafe edilmesinin uygun olduğu; ancak bu eylemden Fenerbahçe Spor Kulübü’nün diğer yöneticilerinin haberdar olduğuna ilişkin bir kanıta rastlanmadığı; özellikle İlhan Yüksel Ekşioğlu’nun TFF Etik Kurulu’na vermiş olduğu sözlü beyanında Kulüp adına yapacağı işlemlerle ilgili olarak Yönetim Kurulu toplantılarında karar alındığı ve görevlendirme ya da yetkilendirme yapıldığını bildirmesi karşısında dosya içeriğinde I.Yüksel Ekşioğlu’nun bu maçta yetkilendirildiğine ya da görevlendirildiğine dair bir belge ya da karara da rastlanmadığı

Ekleme:
1) Twitter’da çok komik bir ileti aldım. TFF Etik Kurulu’nun kriterlerinin somut olaya uygulanması ancak aşağıdaki şekilde olabilir. Paylaşmak isterim.

2) Prof. Dr. Oğuz Atalay’ın bir konferansta yaptığı konuşmada kişilerin faaliyetlerinin kulüplere izafe edilmesi konusunda çok farklı görüşler sundu. O konferansla ilgili yazım için: http://goo.gl/zQQ56i

TFF Etik Kurulu Başkanı Oğuz Atalay: "Sahaya Yansıma Kriterini Uygulamadık. Raporda ‘Saha’ İfadesi Geçmiyor"

TFF Etik Kurulu Başkanı Oğuz Atalay, Yargıtay kararı sonrası durum değerlendirmesi yapmış.
 
O değerlendirmeyi uzun uzun tartışmak gerekiyor.
 
Şimdilik tek bir hususu açıklığa kavuşturmak gerektiğini düşünüyorum.
 
Atalay, röportajda şikenin sahaya yansımadığına ilişkin bir ifade kullanmadıklarını; raporda “saha” ifadesinin geçmediğini söylemiş.
Kazın ayağı öyle değil.

Raporda sadecesahaifadesi geçmekle kalmıyor. Kurulmüsabakanın seyrindevemüsabakanın görüntü kaydı incelendiğindeifadeleri ile, maçları tekrar izlediğini ve sahaya baktığını; sahaya yansımanın var olup olmadığını tartıştığını itiraf ediyor.
 
Röportajın ilgili bölümü şöyle:

Okumaya devam et “TFF Etik Kurulu Başkanı Oğuz Atalay: "Sahaya Yansıma Kriterini Uygulamadık. Raporda ‘Saha’ İfadesi Geçmiyor"”

TFF Etik Kurulu Üyeleri UEFA’da Tanıklık Yapacaklar

BJK bugün UEFA Temyiz Kurulu önünde savunma yapacak. Kulüp, TFF Etik Kurulu üyelerinden bazılarını tanık olarak dinletecek. TFF Etik Kurulu başkanı Prof. Dr. Oğuz Atalay, Yard. Doç. Dr. Burak Oder ve Av. Mertay Kugay UEFA Temyiz Kurulu’nun sorularına yanıt verecekler.
 
Bu uygulamayı ilk defa görüyorum. TFF’nin kurul üyelerinin tarafsız ve bağımsız olduğu kabul edilir. Kurul üyelerinin bir kulüp lehine tanıklık etmeleri, onların tarafsızlığı hakkında şüphe doğurur.
 
BJK‘nin bu isimleri tanık olarak dinletmek istemesi anlaşılabilir. Etik Kurulu Serdal Adalı ve Tayfur Havutçu‘nun şike yapmadıkları yönünde mütalaa verdi. Etik Kurulu sadece Yusuf Turanlı’nın şike teşebbüsünde bulunduğuna kanaat getirdi.
 
BJK‘ye sormak lazım: Neden PFDK üyelerini de Nyon’a götürmediniz? PFDK da Serdal Adalı ve Tayfur Havutçu‘nun şike yapmadığına kanaat getirdi.
 
TFF kurullarının kulüpler lehine hareket etmesini doğru bulmuyorum. Kurullar kararları ile görüş bildirir. Kararlarını gerekçeli yazmaları ve bu gerekçeleri aracılığıyla konuşmaları gerekir.
 
TFF Etik Kurulu üyeleri öncelikle kamuoyu önünde ceza mahkemesinin mahkumiyet kararını değerlendirmeleri; ceza mahkemesi kararının hangi noktalar açısından yanlış olduğunu tartışmaları beklenirdi. Bu şekilde davranmış olsalardı, bugün kapalı kapılar ardında yürütülen lobi faaliyetlerine destek verdiklerine dair izlenim hiç doğmamış olurdu.
 
TFF Etik Kurulu üyeleri, şike davasında tanık olmayı kabul ederek büyük hata yaptılar. Onların kararlarına güvenmek artık mümkün değil.