Etiket: Atletizm Federasyonu

Süreyya Ayhan Kop Dosyasını Açarken…

Londra Olimpiyat Oyunları sona erdi. Kadın atletlerimizin imza attığı büyük başarılara doyasıya sevinmeye fırsat bulamadan Süreyya Ayhan Kop ile Atletizm Federasyonu arasındaki söz düellosuna tanık olduk.

Bu ülkede hep böyledir. Hiçbir başarı, mutluluk veren olay, bayram gereği gibi kutlanmaz. Kutlanamaz. Bayramlarımız, başarılarımız kavga ortamında zehir olur.
 
Ne olduğunu hatırlayalım.
 
Süreyya Ayhan Kop, Olimpiyat şampiyonluğunu sahiplenmeye çalıştı. Kamuoyunu doping davasıyla ilgili yanlış bilgilendirmeye devam etti.
 
Süreyya Ayhan Kop’u dinlerken, röportajlarını okurken onu ömür boyu men cezası almaya götüren süreci hatırladım. Ayhan, o dönem kamuoyunu ikna etmek için ortaya attığı iddiaları bugün tekrarlamakta sakınca görmüyor.
 
Medya da Ayhan’a destek veriyor. Birçok köşe yazarı Ayhan’ın ağzından çıkan her iddiayı doğru kabul edip devlete seslendiler. Devlet Ayhan’a sahip çıkmalıymış!
 
Enver Aysever’in Ayhan’ı konuk ettiği canlı yayın, medya desteğinin hangi boyutlara taşındığını gösterdi. Ismarlama sorularla bir mağdur yaratma çabası rahatsız ediciydi. Program objektif değildi. Ayhan’ın programdaki çelişik ifadelerinin bile üzerinde durulmadı. Atletizm Federasyonu Disiplin Kurulu, GSGM Tahkim Kurulu, Spor Tahkim Mahkemesi (CAS) ve İsviçre Federal Mahkemesi’nin (4A_624/2009) kararları dikkate alınmadan, Ayhan’ın avukatının savunmasını dayandırdığı gerekçelerin tutulacak yanı olmadığı açıkça görülecekken; gerçek, sadece Ayhan’ın iddiaları ile yeniden kurgulandı. 
 
Özellikle CAS kararında her ayrıntısıyla açıklanan kronolojik olay örgüsü Süreyya Ayhan Kop’un olayları farklı anlattığını, hatta sakladığını gösteriyor.
 
CAS’ın ve Federal Mahkeme’nin kararlarına başka bir yazıda değineceğim.
 
Türkiye Atletizm Federasyonu ve federasyon genel sekreteri Nihat Doker’in Süreyya Ayhan Kop’un iddialarına yönelik cevaplarının ayrıca irdelenmesi gerekiyor.
 
Federasyon, farkında olmadan ihmalini kabul etti. Türk atletizminde bir sistem olmadığı, sporcuların denetlenemediği ortaya çıktı. Federasyon ile kulüpler arasında iletişim kanallarının olmadığı ya da iyi işlemediği anlaşıldı.
 
Nihat Doker ise CAS’taki duruşmada federasyonu gerektiği gibi temsil etmediğini, federasyonun verdiği cezanın arkasında duramadığını itiraf etti. Doker’in açıklamasından, federasyonun IAAF korkusundan CAS’a gittiği anlaşıldı.
 
Süreyya Ayhan Kop’un ömür boyu men cezası aldığı süreci, Atletizm Federasyonu’nun bu süreçteki rolünü ilerleyen günlerde yazacağım.
 
Şimdiden söyleyeyim: Süreyya Ayhan Kop’un 2004 yılında başlayan doping macerası Atletizm Federasyonu’nun bu konuda yetersiz olduğunu ortaya koydu. Devletin dopingle mücadelede geri kaldığı anlaşıldı. Dopinge karşı sıfır tolerans gösterilmesi gerekirken, federasyonlar ve devletin politikaları bu sporculara destek üzerine kuruldu. Doping yapan sporcular mağdur gibi gösterildi. Onlara her tür destek verildi ancak bu sporculara sorumlulukları hatırlatılmadı. 
 
2004’te gerçekleşen skandaldan sonra Atletizm Federasyonu ve Süreyya Ayhan aynı platformda buluşamadı. Atletizm Federasyonu, Süreyya Ayhan‘ı kamuoyunu doping konusunda bilgilendirmek için kullanamadı. WADA Kodu, Atletizm Federasyonu‘na yol gösteriyordu ancak federasyon gerginliği tercih etti. Sporcusu üzerinde otorite kuramadı.
 
Süreyya Ayhan Kop, ömür boyu men cezası aldıktan sonra köşesine çekilmeliydi. Çekilmedi. O hep sahalarda, sahalara yakın olmak istedi. İnat etti. Bu inat karşılığında Atletizm Federasyonu ve kulüplerin sporcularını koruması gerekirdi. Onlar ise sporcularını Süreyya Ayhan‘dan uzak tutamadı.
 
Süreyya Ayhan Kop, her fırsatta devletten destek beklediğini dile getirdi. Bu talep ciddiye alınmışa benziyor. Ayhan’ın iddiasına göre, spor bakanımız ona Mersin’de düzenlenecek Akdeniz Oyunları koordinatörlüğünü teklif etmiş!
 
Doping, şike ile birlikte sporun en büyük düşmanıdır. Sporun kirli yüzüdür. Hükümetin şike politikasını görünce, dopingle mücadele konusunda büyük umutlar beslemek çok zor.
 
Süreyya Ayhan Kop tekrar sahneye çıkmak istiyor. Medya desteğiyle kamuoyu bu gelişmeye hazırlanıyor. Ancak gerçekler henüz paylaşılmadı. Kimse Süreyya Ayhan Davası’nda olanları açıklamadı. Atletizm Federasyonu, Ayhan ile karşı karşıya gelmek istemiyor. Oysa objektif, tarafsız ve konuyu bilen bir televizyoncunun yönetiminde iki taraf kamuoyu önünde tartışmalı! Atletizm Federasyonu, o süreci tüm açıklığıyla anlatmalı!

Atletizm Federasyonu’ndan Süreyya Ayhan’a Sert Tepki

Türkiye Atletizm Federasyonu, Süreyya Ayhan‘ın son günlerde çeşitli medya organlarında yayınlanan röportajlarında dile getirdiği iddialara sert tepki gösterdi.
Federasyon, Internet sitesinde aşağıdaki açıklamayı yayınladı.
“Süreyya Ayhan Kop’un son günlerde, Türkiye Atletizm Federasyonu (TAF) ve 2012 Londra Olimpiyat Oyunları’nda elde edilen başarılar ile ilgili görsel ve yazılı basında yapmış olduğu açıklama ve yorumlar sonucu oluşan bilgi kirliliğini gidermek amacıyla yapılan bilgilendirmedir.
 
2012 Londra Olimpiyat oyunları öncesinde başlayıp, kadınlar 1500 metre yarışında sporcularımız Aslı Çakır Alptekin’in Olimpiyat şampiyonu olması ve Gamze Bulut’un aynı branşta Olimpiyat ikinciliğini elde etmesinden sonra, bu ortamı fırsat bilerek kendilerini ön plana çıkaran, Olimpiyatlardaki başarıyı bütünüyle kendilerine mal edip sahiplenerek kamuoyunu yanıltıcı bir şekilde halkımızın duygularını kullanarak ve gerçekleri yok sayarak yapmış olduğu açıklamalarTAF tarafından üzüntüyle karşılanmıştır. Oluşan bu yapay gündem ile ilgili kamuoyunu bilgilendirme ihtiyacı duyulmuştur.
 
Süreyya Ayhan Kop tarafından yapılan açıklamalar, tarafımızdan öncelikle Londra 2012 Olimpiyat oyunlarında kazanılan bu başarılarla büyük bir sevinç yaşayan Türk halkına, başarıları elde eden milli atletlerimiz Aslı Çakır Alptekin, Gamze Bulut ve antrenörlerine, diğer tüm atletlerimiz ve antrenörlerimizin emeklerine, her türlü şartta desteklerini eksik etmeyen başta Sayın Başbakanımız ve Gençlik ve Spor Bakanlığımız olmak üzere, Spor Genel Müdürlüğümüze ve TAF’a, Kulüplerimize, Sponsorlarımıza, Ulusal Basınımıza ve emeği geçen diğer tüm kişi ve kuruluşlarımıza yapılan bir saygısızlık ve haksızlık olarak değerlendirilmektedir.
 
Belirtmek isteriz ki, Süreyya Ayhan Kop geçmişte ülkemize üstün başarılar getirmiş Türk Atletizm tarihinde kendisine önemli bir yer edinmiş eski bir milli atletimizdir.
 
1.    Süreyya Ayhan 17 Ağustos 2012 tarihinde CNNTURK televizyon kanalında Sayın Enver Aysever’in konuğu olarak katılmış olduğu Aykırı Sorular programında;
 
a.    Aslı Çakır Alptekin’in kendi sporcusu olduğunu söyleyerek eşi Yücel Kop ve kendisinin katkılarından bahsederek elde edilen başarıyı tamamen sahiplenme çabasına girmiştir.
Milli atletimiz Aslı Çakır Alptekin’in resmi antrenörü İhsan Alptekin’dir. İhsan Alptekin TAFtarafından desteklenerek Spor Genel Müdürlüğü Atletizm Antrenörlüğü kadrosuna atanmış ve eğitim çalışmalarımıza katılmış üst düzey yeterlilik seviyesine sahip bir antrenörümüzdür. Aslı Çakır Alptekin ve İhsan Alptekin’in her yıl; yıllık hedefleri, antrenman programları, performans ölçümleri, alacakları ergojenik yardımlar, yapacakları kamplar ve katılacakları ulusal ve uluslararası yarışlar TAF yıllık faaliyet programında Teknik Genel Koordinatör ve diğer koordinatörlerimiz tarafından planlanmakta olup, yıl içerisinde sporcularımız ve antrenörlerimiz çok yakından takip edilmekte ve hedeflerindeki yarışlarda en üst seviyede performans göstermeleri için en iyi çalışma ortamları sağlanmaktadır.
 
Aslı Çakır Alptekin’in antrenörü İhsan Alptekin’in TAF’a belirttiği gibi, Süreyya Ayhan Kop ve Yücel Kop’un destekleri diğer antrenörlerle ilgili yapılan bilgi alışverişi içerisinde olduğu gibi sadece tavsiye niteliğinde görülebilir.
 
Tüm antrenman periyotlarının son kararının İhsan Alptekin kendisi ve sporcusu tarafından yapıldığını federasyonumuza belirtmektedir. TAF Teknik Kurulu’nun da yıl boyunca yapmış olduğu gözlemlerde, Aslı Çakır Alptekin’in antrenman programında Süreyya Ayhan Kop’un ve eşinin bir katkısı olmadığı tespit edilmiştir. Bu görüş İhsan Alptekin tarafından teyit edilmektedir.
 
b.   Aynı televizyon programında Süreyya Ayhan: “Bu federasyon bana ömür boyu ceza verdirtti. Ben bu federasyonla çalışmam.” şeklindeki açıklamalar yapmıştır.
 
2004 yılında World Anti-Doping Agency (WADA) yani Dünya Anti-Doping Ajansıgörevlilerinin Edirne’de Süreyya Ayhan’dan numune alımı sırasında, Süreyya Ayhan ve Yücel Kop ile WADA yetkilileri arasında yaşanan olaylar nedeniyle International Association of Athletics Federations (IAAF) yani Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği tarafından dava açılmıştır. Dopingle ilgili açılan davalar sporcunun bağlı olduğu ülkenin atletizm federasyonlarının disiplin kurullarınca yürütülür.
 
2004 yılında seçimle göreve gelen Mehmet Terzi başkanlığındaki TAF döneminden önce yaşanan bu olayın hukuki süreci yukarıda açıklandığı üzere IAAF’ın talimatları ile TAF disiplin kurulu tarafından yürütülmüştür. Dava IAAF’ın bir üyesi olan TAF tarafından IAAF’ın anti-doping yönetmeliğine göre alanında uzmanlaşmış hukukçulardan oluşan bir disiplin kurulunca yürütülmüştür. TAF Başkanı veya yönetim kurulu üyelerinin ve diğer kişilerin disiplin kurulunda her hangi bir görevlendirilmeleri söz konusu değildir ve davada kişisel olarak görüş bildirme veya etkileme gibi bir durumları ve yetkileri bulunmamaktadır.
 
2007 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde Süreyya Ayhan Kop’tan alınan numunede iki adet yasaklı madde tespit edilmiştir. TAF disiplin kurulunca davası görülen bu konu IAAF anti-doping yönetmeliğine göre ikinci kez doping cezası verilmesi nedeniyle ömür boyu men cezası kararı verilmiştir. Gençlik Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu bu cezayı dört yıla indirmiştir. Süreyya Ayhan Kop davayı The Court of Arbitration for Sport‘a (CAS) yani Spor Tahkim Mahkemesi’ne taşımış, kendilerine sunulan her davayı sıfırdan görme (hukuk diliyle “de novo”) yetkisine sahip olan CAS’ta dava görülmüş ve IAAF ve WADA kuralları gereği Süreyya Ayhan Kop’a ömür boyu men cezası verilmiştir.
 
Her iki davanın evrakları detaylı bir şekilde federasyonumuz arşivinde bulunmaktadır. Sporcumuzun ve antrenörünün daha fazla rencide olmamaları için bu zamana kadar evraklardaki bilgi ve belgeler kamuoyu ile paylaşılmamıştır.
 
Bu iki dava arasında geçen ve Süreyya Ayhan Kop’un cezalı olan sürelerin dışında kalan bir yıllık süreç Mehmet Terzi’nin TAF başkanlığı döneminde sadece 2006 Haziran – 2007 Temmuz ayları arasındaki süreci kapsamaktadır. Bu süreçte TAF, Süreyya Ayhan Kop’un spora devam etmesi ve 2007 Dünya Atletizm Şampiyonası’na katılması için destek vermiş 6 ay süre için antrenman çalışmalarını yapması için Amerika Birleşik Devletleri’ne göndermiş ancak tüm destek ve isteklerimize rağmen, Süreyya Ayhan Kop ve antrenörü Yücel Kop, ne Avrupa 1. Ligi’nde ne de Dünya Atletizm Şampiyonası’nda yarışmalara katılmamışlardır.
 
Ayrıca, uluslararası hukuk kuralları gereğince; iki kez doping cezası almış ve bunun neticesinde ömür boyu men cezası almış bir sporcu olan Süreyya Ayhan Kop ve antrenörü Yücel Kop ileTAF olarak benimsediğimiz evrensel spor etiği değerleri gereği, birlikte çalışmamız veya herhangi bir şekilde görev vermemiz kesinlikle söz konusu değildir.
 
c.    Süreyya Ayhan Kop’un “Ülkem CAS’a müracaat ettiği takdirde cezam kalkacaktır.” şeklindeki açıklamaları hukuk çerçevesinde mümkün olmayan bir durumdur.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) sadece Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesindeki (AİHS) haklara ilişkin şikâyetlere bakabilir. AİHM’de ancak ve ancak AİHS’e taraf Devletler dava edilebilir. Bu devletler, Türkiye dâhil olmak üzere 47 Avrupa Konseyi üyesi devlettir. Dava konusu, o devlete atfedilebilir bir kamusal tasarruf olmak zorundadır. Bir uluslararası organı (CAS, WADA veya IAAF gibi ) dava etmek mümkün değildir. 
 
2.    24 Temmuz 2012 tarihli Hürriyet Gazetesinin 33. Sayfasında yer alan Özgür ÖZTÜRK’ ün “Hürriyet Özel” de 25 Temmuz 2012 tarihinde ise Euro Sport ve Milliyet internet sayfalarında yer alan, Süreyya Ayhan KOP röportajında; “Ben orada tam da o anda bittim.” şeklinde verilen haberlerle ilgili olarak TAF tarafından yapılan basın açıklamasına TAF resmi internet sitesinde aşağıda verilen bağlantıyla ulaşabilirsiniz
 
Uluslar arası platformda ömür boyu men cezası alan sporcularına ülkeleri hiçbir şekilde o branşla ilgili altyapılarda, olimpik aday kadrolarında, projelerde ve branşlarla ilgili diğer konularda görev vermemektedirler. Ayrıca, ceza alan sporcuların ülkelerinde ve uluslararası alanlarda aldıkları madalyalar ve şampiyonluklar geçersiz sayılıp madalyaları geri alınmakta aldıkları maddi destekler de kendilerinden tahsil edilmektedir.
 
Dünya spor kamuoyunda, sporcuların yaptıkları hataları kabul etmeleri ve özeleştiri yapmaları en önemli, erdemli ve etik davranış şekli olarak görülmektedir.
 
Dünyada bu konuyla ilgili örnekler bulunmaktadır. Doping kullanımı sebebiyle ceza alan sporculara tavsiye olunan en erdemli ve ahlaki davranış biçimi, doping kullanımının insan metabolizmasına verdiği zararların yeni nesillere anlatıldığı ve doping ihtiva eden ilaçların kullanılmaması gerektiğiyle ilgili bilgilendirmelerin yapıldığı seminerlere, kurslara ve panellere katılım yoluyla sporcuları bilgilendirmek olarak görülmektedir.
TAF çağdaş ve kurumsal bir yapı içerisinde çalışmaktadır. Kurduğu sistem ve uyguladığı projelerin neticelerinin son sekiz yılda Türk Atletizmindeki ivme ve kazanılan başarılarda açık şekilde görüldüğü gerçeği yadsınamaz.
 
Süreyya Ayhan Kop ve antrenörü Yücel Kop, yukarıda da açıklandığı gibi tüm iyi niyetli, yapıcı ve kucaklayıcı yaklaşımlarımıza rağmen, TAF’ın çağdaş, günümüz uluslararası spor konjonktürünün gerektirdiği bilimsel çalışmaları temel alan, tek amacı Türk atletizmini dünya standartları seviyesine çıkartmak ve Olimpiyat ruhuna uygun, fair-play anlayışını özümseyen sporcular yetiştirmek amacına hizmet etmek olan sisteminin dışında kalmayı tercih etmişlerdir.
 
Sisteme inanmayanların bugün sistemden bahsetmeleri manidardır.
 
Neticede ülkemizi, kendilerine her türlü desteği esirgemeyen kişi ve kurumları ve kendilerini üzecek bir tabloyla karşı karşıya kalınmıştır.
 
Tüm kamuoyunun bilgisine saygılarımızla arz olunur.”

Nihat Doker’den Süreyya Ayhan Kop’a Yanıt

Türkiye Atletizm Federasyonu genel sekreteri Nihat Doker, Süreyya Ayhan Kop’un iddialarına yanıt verdi.

Doker’in yanıtı, Türkiye Atletizm Federasyonu’nun resmi sitesinde yayınlandı.

İşte o açıklama:

24 Temmuz 2012 tarihli Hürriyet Gazetesinin 33. Sayfasında yer alan Özgür ÖZTÜRK’ ün “Hürriyet Özel” de 25 Temmuz 2012 tarihinde ise Euro Sport ve Milliyet internet sayfalarında yer alan, Süreyya Ayhan KOP röportajında;

“BEN ORADA TAM DA O ANDA BİTTİM”

“Yardım istedik olmadı. Ülkemiz 4 sene verdi. Ben kesinlikle bu olayda suçsuz olduğum için 4 seneyi beğenmedim. CAS’ a gittik. Karşılıklı aynı masada oturduk. Ortada CAS Başkanı’ nın sorduğu sorulara cevap verdik.

Ben yaşadıklarımı tüm hatlarıyla anlattım, hedeflerimden daha önce yaptıklarımdan da bahsettim. Beni dinledi daha sonra şuan Genel Sekreterlik görevini yürüten Nihat Doker gelmişti federasyonu temsilen. CAS Başkanı, “Sizin federasyonunuz hangi cezayı istiyor” diye bir soru sordu, “Biz ömür boyu men istiyoruz” denildi.

Artı Nihat Doker’ e şöyle bir soru sordu, üst üste basarak üç kere tekrarladı. “siz şahsi olarak Süreyya’ ya ne ceza verilmesini istiyorsunuz” dedi. Bizzat ben sizin fikrinizi soruyorum, “ne ceza verelim” dedi, “ömür boyu istiyorum” dedi. Ben orada tam da o anda bittim. Gerçekten çok zor günler geçirdim.”

Cümlelerinde federasyonla ve şahsımla ilgili olan konuşmalar gerçek dışıdır. CAS’ da Süreyya Ayhan KOP duruşması 6 saat sürmüştür. Ben Atletizm Federasyonunu temsilen bulundum. IAAF ise 3 avukatı ile taraf olarak bulunmuşlardır. 3 CAS hâkimi, Süreyya Ayhan KOP’ la ilgili 2004 yılında Edirne’ den başlayıp, Amerika’ nın New Mexico/Albuquerque’de şehrinde WADA yetkililerince alınan numunenin pozitif çıkmasına kadar ki süreci ele almış, sözlü ve yazılı her savunmayı en ince detayına kadar değerlendirip, karşılıklı soru-cevapları dinleyerek ve dosyalardaki somut bilgilere, belgelere dayanarak karar vermişlerdir.

Federasyonu temsilen katıldığım bu dava duruşmasında, ne federasyon adına, ne de şahsi fikrim olarak “Süreyya Ayhan KOP’ a ömür boyu ceza verilsin” asla söylemedim.

CAS Davasındaki tüm konuşmalar CAS kayıtlarında vardır. Evraklarda yazılıdır. Olayın üzerinden 5 yıl geçtikten sonra olimpiyat öncesi federasyon ve şahsımla ilgili bu sözlerin arkasında farklı bir amaç taşıdıklarını düşünüyorum.

Federasyon olarak Süreyya Ayhan KOP’ un hep yanında olmaya, sahip çıkmaya, kazanmaya çalıştık. Kötüledikleri bu federasyon, 2 yıllık ilk cezalarının bitiminden sonra 2007 yılında Avrupa Kupasına ve Dünya Şampiyonasına hazırlanmaları için onları Amerika’ ya 6 ay kampa gönderdi. Ama onlar Amerika’ dan döndükten sonra yarışmalara katılmayı tercih etmediler. Ve maalesef onlar Atletizmden uzaklaşmayı, federasyonu kötülemeyi tercih ettiler.

Spor kamuoyuna duyurur, şahsi olarak yasal haklarımı kullanacağımı bildiririm.

Nihat DOKER

Türkiye Atletizm Federasyonu
Genel Sekreteri”