Engelli masa tenisi milli takımı sporcuları Abdullah ÖztürkAli ÖztürkHamza Çalışkanİrem Oluk, Merve Cansu DemirNergiz Altıntaş ve Nesim Turan Türkiye Masa Tenisi Federasyonu başkanı Kerim Koç ile federasyon yönetim kurulunu engelli sporculara yönelik ayrımcılık yapmakla suçluyorlar.

Sporcuların kişisel mesajlarını ve ortak kamuoyu duyurusunu daha önce yayınladım.

Sporcuların serzenişlerini ve iddialarını okurken aklıma takılan bazı hususları, soruları paylaşmak istiyorum.

Federasyonun Stratejik Planı’nda sadece olimpik hedefler öngörülmüş. Linkinde ‘2025’ ifadesi geçtiği için (https://www.tmtf.gov.tr/uploads/img/stratejik-plan-2025.docx) bu Stratejik Plan’ın 2025 yılında yayınlandığını varsayıyorum.

Stratejik Plan’ın ilgili bölümü şöyle:

b) Olimpik Hedefler

2028 Los Angeles Olimpiyatlarına 2 kadın, 2 erkek sporcu ile kota alabilmek için şansımız devam etmektedir. Olimpik hedefler doğrultusunda sporcularımızın puanlı turnuvalara azami ölçüde katılmaları sağlanmakta, teknik kadronun görüşleri doğrultusunda hedef turnuvalar belirlenmektedir. Bir yandan 2028 Los Angeles Olimpiyatlarına kota alabilmek için mücadelemiz devam ederken, bir yandan da 2032 Brisbane Olimpiyatları için altyapıdan gelen sporcular desteklenecektir. Senegal’de düzenlenecek olan 2026 Gençlik Olimpiyatları’na katılım sağlayabilmek amacıyla ise altyapı sporcularımıza destek sağlanacaktır.”

Stratejik planda ‘engelli masa tenisi’, ‘para masa tenisi’, ‘paralimpik’, ‘Paralimpik Oyunlar’ ifadelerine yer verilmemiş.

Anlaşılan, Türkiye Masa Tenisi Federasyonu 2028 Paralimpik Oyunları’na kota almayı hedeflemiyor. Haliyle, federasyon yönetimi engelli sporcuları 2028 Paralimpik Oyunları’na kota verecek turnuvalara göndermeyi düşünmüyor.

Türkiye Masa Tenisi Federasyonu yönetim kurulunun engelli sporcularla ilgili görevlerini ihmal ettiğini ve hatta engelli sporculara ayrımcılık uyguladığını yine federasyonun stratejik planından anlıyoruz.

Türkiye Masa Tenisi Federasyonu yönetimi, ‘Senegal’de düzenlenecek olan 2026 Gençlik Olimpiyatları’na katılım sağlayabilmek amacıyla ise altyapı sporcularımıza destek sağlanacağını’ açıklamış.

Federasyona hatırlatmak gerekir. 2026 Gençlik Olimpiyatları’ndan önce, bu sene İstanbul’da Avrupa Para Gençlik Oyunları düzenlenecek. Bu organizasyonda SADECE dokuz (9) spor dalında mücadele verilecek. Engelli masa tenisi (para masa tenisi) bu dokuz spor dalı arasında yer alıyor.

Türkiye Masa Tenisi Federasyonu, stratejik planında kendi ülkesinde, İstanbul’da düzenlenecek Avrupa Para Gençlik Oyunları’na yer vermemiş.

İnanılmaz!

Türkiye Masa Tenisi Federasyonu başkanı Kerim Koç’a sormak lazım: “Neden federasyonun stratejik planında Avrupa Para Gençlik Oyunları’na yer vermediniz? Organizasyonu İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin üstlenmesinden mi rahatsızsınız?”

Paralimpik sporcular federasyondan ne istiyorlar?

Federasyon engelli olmayan sporculara sağladığı imkânları paralimpik sporculardan esirgiyor mu?

Bünyesinde engelli spor dalı bulunan diğer spor federasyonlarının engelli sporculara sağladığı menfaatler masa tenisi sporcularına sağlanmıyor mu?

Sporcular federasyondan maddi menfaat talep ettiler mi?

Türkiye Masa Tenisi Federasyonu, paralimpik oyunlarına hazırlanan sporculara harçlık verilmesi ve giderlerinin karşılanması için sporcu havuzu kurdu mu? Sporcu listesini Gençlik ve Spor Bakanlığı’na sundu mu?

Şartları sağlayan paralimpik sporculara devlet sporcusu unvanı verildi mi? Türkiye Masa Tenisi Federasyonu bu sporcuların listesini kurula sunmuş muydu?

Avrupa, Dünya Şampiyonaları ile Paralimpik Oyunları’nda ilk üç dereceye giren sporculara mevzuat ile öngörülen ödüller verildi mi? Federasyon sporculara destek sağladı mı?

Türkiye Masa Tenisi Federasyonu, engelli olmayan milli sporculara da aynı muameleyi uyguluyor mu? Engelli olmayan sporcular da turnuvalara gönderilmiyorlar mı? Bu sporculara da turnuvalara kendi imkânlarıyla katılmaları söylendi mi?

Sporcular ‘tarih yazmış antrenörlerinin, federasyonun “böl, parçala, yönet” politikasıyla görevlerinden alındığını ve pasifize edildiğini; verilen sözlerin tutulmadığını’ iddia ediyorlar.

Sporcular hangi antrenörlerden bahsediyorlar?

Antrenörler Avrupa, Dünya ve Paralimpik Oyunlar dereceleri elde eden sporcular yetiştirmiş ise, bu antrenörler hangi gerekçeyle milli takımlardan gönderildi?

Sporculara antrenörler konusunda hangi sözler verilmişti?

Bu konuda çoğu spor federasyonu için ortak bir sorunu tartışmak gerekiyor. Spor federasyonlarının bağımsız ve tarafsız antrenörleri yok. Spor federasyonları, milli takıma sporcu gönderen antrenörleri milli takımlarda görevlendiriyor. Bu antrenörler sporcular ve sporcuların kulüpleri ile menfaat ilişkisi içinde oluyorlar. Böyle bir ortamda, bazı milli sporcuların antrenörleri milli takımda görevlendirilmediğinde sporcular tepki gösteriyorlar.

Bu sorunun yaşanmaması için, spor federasyonları hiçbir spor kulübü, spor anonim şirketi ve sporcu ile menfaat ilişkisi içinde olmayan antrenörler görevlendirmeli! Milli takım antrenörleri sadece federasyona karşı sorumlu olmalı! Bu antrenörler objektif şekilde hareket edip, sporculara eşit mesafede durmalı ve bütün ülkede sporcuları takip etmeli!

Kamuoyu duyurusu yayınlayan sporcuların özelinde ise bir başka sorun var.

Bazı sporcular Instagram hesaplarında teknik direktör İlhami Kılınçkaya ile fotoğraflarını paylaşmışlar. Yanılmıyorsam, Türkiye Masa Tenisi Federasyonu İlhami Kılınçkaya’yı görevden almış.

İlhami Kılınçkaya’nın milli takım antrenörü olması sıkıntı doğuruyor.

İlhami Kılınçkaya hem teknik direktör hem de Lider Engelliler Spor Kulübü’nün başkanı.

Bir kulüp başkanının aynı zamanda milli takım teknik direktörü olması ciddi menfaat çatışması doğuruyor.

Kulüp yöneticileri, kulüp üyeleri spor federasyonlarında görev alamazlar. Kanuna göre, spor federasyonunda ücretli veya fahri görev alanların, spor federasyonuna bağlı spor dallarında tescili bulunan spor kulüplerindeki üyelik ve yöneticilikleri göreve başlama tarihinden itibaren kendiliğinden sona erer (7405 sayılı Kanun md. 10/III).

Sormak gerekir: Bir kulüp başkanı aynı anda spor federasyonunda nasıl görev alabildi?

Milli sporcuların sosyal medyada spor federasyonlarını eleştirmesine, suçlamasına alışkın değiliz.

Sporcular genelde sorunu önce Gençlik ve Spor Bakanlığı içinde çözmeye çalışırlar. Sporcular federasyon yöneticilerini, çalışanlarını Bakanlığa şikayet etmeyi tercih ederler. Sporcular bir ağabeylerini, ablalarını araya sokar; Bakan, Bakan Yardımcıları, müsteşarlar, genel müdürler, daire başkanları ile konuşmayı denerler.

Engelli masa tenisi milli takımı sporcuları Bakanlıkla temasa geçmediler mi?

Sporcular Bakan Osman Aşkın Bak’a ulaşmayı denediler mi? Bakan Yardımcıları Enes Eminoğlu, Halis Yunus Ersöz, Hamza Yerlikaya, Safa Koçoğlu ile konuştular mı? Spor Hizmetleri Genel Müdür Vekili Veli Ozan Çakır, Spor Federasyonları Daire Başkanı Erbil Yiğitbaş, Sporcu Yetiştirme Dairesi Başkan Vekili Ali Sosanoğlu ile görüştüler mi?

Bu sporcular bir paralimpik spor dalında mücadele ediyorlar. Bu sebeple, sporcular Türkiye Milli Paralimpik Komitesi ile de temasa geçmelilerdi. Sporcular TMPK başkanı Murat Aksu ve TMPK genel sekreteri İbrahim Gümüşdal ve TMPK Sporcu Konseyi Başkanı Öznur Cüre ile temas kurdular mı?

Sporcular yukarıda saydığım isimlerle konuşmadan, uyuşmazlığın çözümü için onlardan yardım istemeden sosyal medyada kamuoyu duyurusu yayınlamışlarsa, büyük yanlış yapmışlar. Önce diplomatik yollar denenmeliydi!

Yok eğer bu görüşmeler yapılmış ama sonuç alınamamış ise, kamuoyu açıklamasında Gençlik ve Spor Bakanı, Türkiye Milli Paralimpik Komitesi, Hamza Yerlikaya’nın etiketlenmesinin sebebi nedir?

Kamuoyu açıklamasına imza atan milli sporcular Türkiye Masa Tenisi Federasyonu başkanı Kerim Koç ve federasyon yönetim kurulu hakkında ağır ithamlarda bulundular.

Ben bu kamuoyu açıklamasının ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum ancak spor teşkilatı sporcuların bu tür davranışlarını doğru bulmuyor ve hatta bu tür konuşmaları, açıklamaları disiplin suçu olarak değerlendiriyor.

Türkiye Masa Tenisi Federasyonu sporcuların kamuoyu açıklamasını sportmenliğe aykırı davranış veya hakaret olarak değerlendirerek disiplin sürecini başlatır mı?

Umarım sporcular disiplin soruşturmaları ile uğraşmazlar.

Dilerim sporcular ve ilgili kurumlar bir araya gelerek diyalog kurar ve bir çözüm bulurlar.

Yorumunuzu Paylaşın

SON YAZILAR