Türkiye Eskrim Federasyonu, 6 Aralık’ta genel kurul yaptı ama bu genel kurul hukuken yok.
Var olan bir şey nasıl yok olabilir?
“Yokluk”, hukuk fakültesinin yeni öğrencilerine, mini mini birlere anlatması en zor olan konulardan biri.
Bir işlemin kurucu unsuru yoksa, o işlem yok hükmündedir. Hiç sonuç doğurmaz. Zamanla geçerli hale gelmez. Taraflar rıza gösterse bile hüküm ifade etmez. Hâkim, görevi gereği nazara almak zorundadır. Yokluğu ileri sürmek ise asla hakkın kötüye kullanılması olmaz.
Mesela evlenme merasimi yetkili kişi tarafından yapılmalıdır. Din adamlarının kıyacağı nikah, hukuk düzeninde yok hükmündedir. Eşler karı-koca olmazlar. Bu birliktelikten doğan çocuklar evlilik dışı kabul edilirler. Kadın ve erkek birbirlerini karı-koca olarak görse de, toplum onları o şekilde tanımlasa da hukuk düzeni bu birlikteliğe sonuç bağlamaz. Fiilen herkesin evlilik dediği birliktelik, hukuk düzeninde evlilik olarak kabul edilmez.
Gelelim federasyonun genel kuruluna.
Mevzuat uyarınca, genel kurulun delege sayısının en az 150 olması gerekiyor. 150’den az delege olduğu vakit, genel kurulun yapılamaması gerekiyor.
Federasyon, bir inceleme yaptı ve sadece 143 delege bulabildi. Baktı ki genel kurul yapılamayacak; Spor Genel Müdürlüğü’ne bir yazı yazdı ve görüş istedi. Spor Genel Müdürlüğü, bu yönde bir yetkisi olmamasına rağmen, federasyona delege sayısını arttırma izni verdi. SGM’nin tek şartı vardı: Federasyon, kulüplerin delege sayısını noterde yapılacak oylamaile arttırabilirdi.
Federasyon, notere gitmedi. Kendisine yakın kulüplere ulufe dağıttı.
Mevzuata göre, kulüpler en fazla üç delege gönderebiliyor. Federasyon ise sekiz kulübe dört delege belirleme hakkı tanıdı.
Bu kulüpler;
– Afyon Eskrim Gençlik ve Spor Kulübü,
– Akdeniz Eskrim Spor Kulübü,
– Alanya Eskrim Spor Kulübü,
– Ankara Eskrim Spor Kulübü,
– Düzbağ Gençlik Spor Kulübü,
– Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesi Spor Kulübü,
– Mersin Büyükşehir Belediye Spor Kulübü ve
– Tenis Eskrim Dağcılık Spor Kulübü oldu.
Federasyon genel kurul sayısını 151’e çıkarınca rahatladı. Çok memnun oldu. Genel kurul toplanabilirdi.
Ancak Allah’ın işine bakın ki, son anda 3 delegede sorun çıktı.
Delegelerden Can Aydın, Güzin Yalçın ve Hatice Özden Ezinler’in “federasyonda maaşlı veya ücretli çalışanlar ile genel kurulun yapılacağı tarihten en az bir yıl önce faal sporculuğu, hakemliği veya antrenörlüğü bırakmamış kişiler genel kurul üyesi olamazlar” hükmü (TEF Ana Statüsü md. 7/f. 8) nedeniyle delege olamayacakları ortaya çıktı.
151 kişilik delege listesi, bir anda 148’e indi.
148 delege ile genel kurul yapılamazdı. Ancak yapıldı.
Federasyon yönetimi, kanuna aykırı olduğunu bile bile genel kurulu yaptı.
Spor Genel Müdürlüğü, durumu bilmesine rağmen genel kurulun yapılmasına izin verdi. Genel Müdürlüğün gözlemcisi bu konuyu raporuna işlemedi. Spor Genel Müdürlüğü temsilcileri, genel kurulda yapılan itirazları dikkate almadılar. Göstere göstere ibra yönünde oy kullandılar.
Peki neden federasyon göz göre göre hukuksuzluğa imza attı? Neden Genel Müdürlük, federasyonu destekledi?
Nedeni çok basit.
Olağan genel kurul yapılamasaydı, genel kurulun, Tahkim Kurulunca oluşturulacak üç kişilik komisyon marifetiyle altmış gün içerisinde yapılması gerekecekti. Ayrıca dederasyon başkanı ve yönetim kurulu üyeleri hakkında mevzuata uymamaktan dolayı idari ve adli işlem başlatılacaktı.
İşin eğlenceli tarafı, Tahkim Kurulu da olağan mali genel kurulu yapamayacaktı. Zira genel kurulu toplayacak sayıda delege yok.
Düşünün! Bir federasyon yönetimi, genel kurul toplayamadan federasyonu yönetmeye kalkıyor. Genel kurul yok ama yönetim kurulu var.
Peki şimdi ne olacak?
Genel kurulun iptali için dava açıldı. Bu ülkede hukuk varsa, hâkimler hukuka uygun karar verecek kadar cesurlarsa (bunun için cesaret gerekmesidir asıl problem) genel kurulun iptal edilmesi gerekir.
İptalden sonrası ise tufan!
Tek şartla: Hiçbir gücün etkisinden, baskısından korkmayan hâkimler hukuka saygı gösterecekler.
Yorumunuzu Paylaşın