Etiket: Türkiye Atletizm Federasyonu

WADA Raporu’nda Türkiye ve Aslı Çakır Alptekin

WADA Bağımsız Soruşturma Kurulu’nun hazırladığı rapor dün açıklandı.

Rapor dünyada büyük yankı uyandırdı. Türk spor medyası ise sadece ajanslardan aldığı haberleri tercüme ederek haber yapmayı tercih etti.

Spor kamuoyu bu raporu Rus atletizmi üzerinden değerlendirmeyi tercih ediyor. Oysa raporda Türk sporu ve özellikle Aslı Çakır Alptekin ile ilgili çarpıcı tespitler ve iddialar yer alıyor.

Continue reading “WADA Raporu’nda Türkiye ve Aslı Çakır Alptekin”

WADA Cezalı Sporcu Destek Personeli Listesi’ni Yayınladı

WADA, sporcu destek personeli sıfatıyla ceza alan isimlerin listesini yayınladı. Bu liste, Dopingle Mücadele Ajansları’nın paylaştığı isimlerden oluşuyor.

Listede 5 Türk yer alıyor:

Continue reading “WADA Cezalı Sporcu Destek Personeli Listesi’ni Yayınladı”

Atletizm Federasyonu’nun CAS Sessizliği

Aslı Çakır Alptekin‘in 8 yıl men cezası almasının ardından, gözler Türkiye Atletizm Federasyonu‘na (TAF) döndü. Ancak federasyondan çıt çıkmıyor. Federasyon başkanı Ahmet Çıntımar olmak üzere, federasyon yönetim kurulundan açıklama bekledik. Federasyonun Internet sitesinde açıklama yapılması bile yeterli olacaktı. Beklenen açıklama bir türlü yayınlanmadı.

Federasyon, Alptekin ile ilgili kararı duyurmak zorunda olmadığını iddia edebilir. Bu iddia tartışılır.

Ne var ki, CAS kararı sadece Alptekin ile ilgili değil. IAAF hem Alptekin‘e hem de TAF‘ye karşı dava açtı. TAF, davalılardan biriydi. IAAF Alptekin ve TAF ile anlaşma yaptı. TAF, IAAF’in masraflarından sorumlu olmayı kabul etti. TAF, CAS‘ın kararını bu açıdan bile olsa duyurmak zorundaydı.

CAS‘ın Aslı Çakır Alptekin Kararı incelendiğinde, TAF‘nin süreç boyunca ağır kusurunun ve ihmalinin olduğu görülüyor:

Continue reading “Atletizm Federasyonu’nun CAS Sessizliği”

Aslı Çakır Alptekin’den Kamuoyu Açıklaması

IAAF ile anlaşarak doping kuralı ihlali nedeniyle kendisine 8 yıl men cezası verilmesini kabul eden Aslı Çakır Alptekin, bugün Facebook sayfasında açıklama yayınladı.

Açıklama, konu ile bilgisi olanları tatmin etmekten uzak, kendi içinde tutarsız, gerçeğe aykırı iddialar  ve maalesef doping ikrarı içeriyor.

Bu açıklamayı sonra değerlendireceğim.

Açıklama aşağıdaki gibidir:

“Kamuoyunun malumu olduğu üzere, Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği IAAF tarafından aleyhimde CAS Spor Tahkim Mahkemesi nezdinde yapılan suçlamalar sonucunda, geçmiş döneme ilişkin biyolojik pasaportumdaki değerler nedeniyle hakkımda haksız bir ceza uygulamasına gidilmiştir.

Öncelikle belirtmek isterim ki, 2012 Londra Olimpiyat Oyunları esnasında vermiş olduğum doping numuneleri de dahil müsabakalarda ve müsabakalar dışında vermiş olduğum numunelerin hiçbirinde yasaklı bir doping maddesine rastlanılmamıştır.

Biyolojik pasaport programı IAAF tarafından yakın dönemde kullanılmaya başlanılan bir program olup Sporcuların eski tarihlerdeki kan değerlerindeki artış ve düşüşlerden dolayı suçlanmalarına, numunelerinde yapılan testlerde yasaklı bir maddeye rastlanmamasına rağmen bu kan değerlerini açıklayamamaları halinde doping cezası ile karşı karşıya kalmalarına sebebiyet vermektedir.

Benim de karşı karşıya kaldığım bu suçlamalar daha önce Türk ve yabancı birçok sporcu aleyhinde öne sürülmüş olup yıllar öncesindeki kan değerlerine dair açıklama yapma imkanı bulunmayan, bu dönemlere ait elinde normal olarak hiçbir belge ve delil bulunmayan sporcular kolaylıkla cezalandırılmıştır.

CAS tarafından cezalandırılmama neden olan suçlamalar, kamuoyunda belirtildiği gibi 2012 Olimpiyat Oyunlarındaki kan değerlerimle ilgili olmayıp bu tarihler öncesinde 2010 yılındaki kan değerlerimle ilgilidir. Bu nedenle 2012 Londra Olimpiyat Oyunlarında doping yaptığım suçlamaları asılsızdır.

Yıllarca ağır koşullarda antrenman yaparak elde ettiğim başarıların, bilhassa Ülkemizi gururlandıran ve sevindiren 2012 Londra Olimpiyatları Altın Madalyasının elimizde kalmasını herkes gibi bizde istemekteyiz ve bunun için her türlü mücadele’yi verdik ve veriyoruz. Ülkemin ve şahsımın bu şekilde anılmasından dolayı son derece çok üzgünüm. Ancak bir kez daha vurgulamak isterim ki aleyhimde yapılan biyolojik pasaport suçlamalarında yer alan kan değerlerinin tarihleri 2012 Londra Olimpiyatları dönemine ilişkin olmayıp, Olimpiyatlarda ve daha öncesinde vermiş olduğum numunelerde de yasaklı bir maddeye rastlanmamıştır.

Son olarak, halen antrenmanlarıma devam ettiğimi ve bir an önce pistlere dönmek için her türlü hukuki mücadelemizi de devam ettirdiğimi bildirir aynı başarıları Ülkemize tekrar yaşatmak için en yüksek çabayı sarf edeceğimi bildirmek isterim.

Ayrıca Twitter da şahsıma ait hesap aslicakir07 olup bunun haricinde açılan sahte hesaplarda yazılan mesajların dikkate alınmamasını rica ederim.

Bana inanan ve desteğini esirgemeyen yanımda olan herkese çok teşekkür ediyorum.

Saygılarımla.

Aslı Çakır Alptekin”

CAS’ın "Aslı Çakır Alptekin Kararı"nın Sonuçları

CAS, Aslı Çakır Alptekin ile ilgili kararını dün açıkladı. IAAF, Aslı Çakır Alptekin ve Türkiye Atletizm Federasyonu (TAF) bir anlaşmaya vardı ve anlaşma CAS’ın kararı haline geldi.

Kararı önceki yazımda özetlemiştim. Bu yazıda Aslı Çakır Alptekin’in doping cezası almasının sonuçlarına değinmeye çalışacağım. Özellikle kamuoyunda tartışılan iki hususla ilgili görüşlerimi paylaşacağım.

Continue reading “CAS’ın "Aslı Çakır Alptekin Kararı"nın Sonuçları”

Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu "Dopingle Mücadeleyi Kavrama Çevrimiçi Eğitim Kursu" Düzenliyor

Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu, sporcuların birlikte çalıştıkları sporcu ve antrenörler, takım doktorları, ebeveynler, kulüp yetkilileri ve federasyon üyeleri ile sporcu destek personelinin bilgi eksikliğini gidermek amacıyla internet ortamında “Dopingle Mücadeleyi Kavrama Çevrimiçi Eğitim Kursu” isimli bir elektronik eğitim programı hazırladı.

Milli takımda yer alan sporcular ve destek personelinin bu eğitimi almaları ve sınava girmeleri gerekiyor.

Komisyon, eğitimle ilgili bilgi yazısını federasyonlara gönderdi.

Ne yazık ki birçok federasyon bilgi yazısını camiasıyla paylaşmadı. Federasyonlar dopingle mücadeleyi pek önemsemiyor.

Türkiye Atletizm Federasyonu‘nun sitesinde yayınlanan yazı için bkzhttps://goo.gl/NuPdi0

IAAF’in Dopingli Sporcular Listesinde 32 Türk Atlet Yer Aldı

Az önce Anadolu Ajansı, IAAF’in doping cezalısı sporcular listesinde 32 sporcu olduğunu duyurdu. IAAF, 149 numaralı bülteni ile listeyi açıkladı. IAAF, bu listeyi Türkiye Atletizm Federasyonu’ndan aldığı bilgilere göre oluşturdu.
Anadolu Ajansı’nın haberinde sadece doping cezası alan atletlerin isimleri paylaşılmış. Bu sporcuların hangi ihlalden ötürü kaç sene ceza aldıkları belirtilmemiş. Cezaların sona ereceği tarihler de haberde yer almamış.
Anadolu Ajansı’nın haberindeki eksikleri tamamlamak amacıyla sporcuların listesini ihlal sebebi ve cezanın biteceği tarihleri belirterek açıklayacağım.
149 numaral bültene baktığımızda, İzmir Türkiye Şampiyonası ve Gençler Türkiye Şampiyonası’nda birçok sporcunun doping maddesi kullandığını görüyoruz. Yarışma dışı doping kontrollerinde yakalanan sporcuların sayısı da dikkat çekici.
Listede hesaplama yanlışları göze çarpıyor. Dilek Esmer, Emel Güngör, Kaan Sencan ve Fatih Eryıldırım 2 sene 6 ay ceza aldılar. Ancak IAAF sitesinde sadece 6 aylık ceza verilmiş gibi hesaplama yapılmış. Bu yanlış IAAF tarafından düzeltilecektir.
Bu liste, Atletizm Federasyonu’nun dopingten sınıfta kaldığını gösteriyor. Her ne kadar federasyon yetkilileri bu kadar çok sayıda sporcunun yakalanmasını dopingle mücadele gösterdikleri başarı olarak yansıtsalar da, ilgili herkes bu testlerin federasyon yetkililerinin şiddetli muhalefetine rağmen yapıldığını biliyor. Doping kontrol görevlilerine yer gösterilmediği, alana alınmadıkları; bazı sporcuların testlerden kaçırıldığı medyada haber olmuştu.
Federasyonun yeni yönetiminin doping konusunda nasıl bir politika izleyeceğini göreceğiz.
Bir konuyu daha gündeme getirmek gerekiyor. Bu listede yer alan sporcuların hangi kulüplerin bünyesinde yarıştıklarını biz biliyoruz. Kamuoyu bilmiyor. Özellikle iki kulübün ön plana çıktığını görüyoruz. Spor Bakanlığı bu kulüpler hakkında soruşturma açacak mı? Sadece antrenörlere ceza verilerek skandalın unutturulması düşünülmesin! Bu kulüpler sistematik dopinge imza atıyor. Gerekirse bu kulüplerin Atletizm Federasyonu’na tescillerinin iptal edilmesi gerekiyor.
Atletizm Federasyonu bu sporcuların listesini, kulüplerini beliterek kamuoyu ile paylaşmalıdır. Belli kulüplerin sporcuların zehirlediği kamuoyu tarafından bilinmelidir. Ancak federasyonun güçlü kulüpleri karşısına alabileceğine inanmak zor. Şikede olduğu gibi, “paralel devlet“, “paralel federasyon” saçmalıklarını duyma ihtimali de çok yüksek.
Aşağıda IAAF’in genel listesinde ve son bülteninde yer alan Türk sporcuların listesini bulacaksınız.
Umut Aday – 24 Haziran 2015
Elif Akbaş (Stanozolol) – 13 Haziran 2015
Burcu Akmazoğlu (Stanozolol & Dehydrochloromethyltestosterone) – 13 Haziran 2015
Emrah Altunkalem – 25 Haziran 2015
Eşref Apak – 25 Haziran 2015
Çağdaş Arslan – 25 Haziran 2015
Veysi Aslan (Metenolone) – 13 Şubat 2015
Mazlum Aydemir (Metenolone) – 10 Eylül 2014
Süreyya Ayhan Kop (Stanozolol) – Ömür boyu men
Adewummi BAMHIHIYBIN – 13 Haziran 2015 (Bu sporcu KKTC vatandaşı)
 
Büşra Baş – 24 Haziran 2015
 
Alemitu Bekele (yasak madde/metot kullanmak, kullanmaya teşebbüs etmek) – 14 Şubat 2016
Sarık Bilgin (Stanozolol) – 13 Haziran 2015
Hasan Birinci – 24 Haziran 2015
İsa Can – 25 Aralık 2013 (Cezanın 2 yıl 6 ay olduğu yazılmış. Doğrusu 25 Aralık 2015 olmalı)
Gökçe Çelenk (Stanozolol & Dehydrochloromethyltestosterone) – 13 Haziran 2015
Recep Çelik (Metenolone) – 29 Mayıs 2014
Emrah Çoban (Doping kontrolüne girmeyi reddetmek) – 8 Mayıs 2015
Kübra Danış (Stanozolol & Dehydrochloromethyltestosterone) – 13 Haziran 2015
Burak Demir – 25 Haziran 2015
Oğuzhan Demir – 24 Haziran 2015
Meryem Erdoğan (yasak madde/metot kullanmak, kullanmaya teşebbüs etmek) – 14 Şubat 2014
Batuhan Buğra Eruygun – 25 Haziran 2015
Fatih Eryıldırım – 25 Aralık 2013 (Cezanın 2 yıl 6 ay olduğu yazılmış. Doğrusu 25 Aralık 2015 olmalı
Dilek Esmer – 24 Aralık 2013 (Cezanın 2 yıl 6 ay olduğu yazılmış. Doğrusu 24 Aralık 2015 olmalı)
Emel Güngör – 26 Aralık 2013 (Cezanın 2 yıl 6 ay olduğu yazılmış. Doğrusu 26 Aralık 2015 olmalı)
Ümmühani Karaçadır – 24 Haziran 2015
Kıvılcım Kaya Salman – 24 Haziran 2015
Ali Ekber Kayas (Oxandrolone) – 2 Mayıs 2014
Esen Kızıldağ Kale – 25.06.2015
Handan Koçyiğit (Metenolone) – 29 Mayıs 2014
Cansu Korur – 25 Haziran 2015
Özge Kurteş – 25 Haziran 2015
Serkan Lapçin – 26 Haziran 2015
Karin Melis Mey (Testosterone) – 7 Ağustos 2014
Simge Olçun – 26 Haziran 2015
Gülsüm Özdemir Güneş (Stanozolol) – 7 Haziran 2015
Urfan Özolan – 26 Haziran 2015
Nilgün Öztürk (Methandienone) – 2 Haziran 2014
Narin Sağlam – 25 Haziran 2015
Pınar Saka (Biyolojik Pasaport) – 2 Haziran 2016
Serhat Soyer – 26 Haziran 2015
Tuğçe Şahutoğlu (Müsabaka dışı test) – 7 Haziran 2015
Furkan Şen – 25 Haziran 2015
Kaan Şencan – 26 Aralık 2013 (Cezanın 2 yıl 6 ay olduğu yazılmış. Doğrusu 26 Aralık 2015 olmalı)
Serdar Tamaç – 25 Haziran 2015
Berkay Tolun (Stanozolol) – 6 Haziran 2015
Semra Türk Akdoğan – 25 Haziran 2015
Elif Yıldırım – 25 Haziran 2015
Ebru Yurddaş – 25 Haziran 2015

Atletizm Federasyonu’ndan 31 Atlete Doping Cezası

Atletizm Federasyonu, 31 atlete doping ihlali sebebiyle 2 yıl müsabakalardan men cezası verdi.

5 sporcunun dosyası daha sonra görüşülecek.

Federasyonun Internet sitesinde yayınlanan açıklama aşağıdadır:

Türkiye Atletizm Federasyonu Disiplin Kurulu, gündemindeki konuları görüşmek üzere 17 Temmuz 2013 Çarşamba ve 2 Ağustos 2013 Cuma günü toplanmıştır. 

Disiplin Kurulu Başkan Vekili Av. İhsan Yeşilyurt’un başkanlık yaptığı toplantıya üyeler Av. Yasin Bahadır Akyürek ve Av. Doç. Dr. Devrim GÜNGÖR katılmıştır.  

Türkiye Atletizm Federasyonu Disiplin Kurulu, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Dopingle Mücadele Komisyonu tarafından muhtelif tarihlerde sporculardan yarışma içi ve yarışma dışı alınan numune örneği sonuçlarında yasaklı madde bulunması nedeniyle Atletizm Disiplin Talimatı’nın 36.maddesinin 1-a bendi i fıkrası uyarınca; aşağıda adı ve soyadı belirtilen sporcular

1 – Hasan BİRİNCİ    

2 – Kıvılcım KAYA SALMAN    

3 – Semra TÜRK AKDOĞAN   

4 – Büşra BAŞ    

5 – Çağdaş ARSLAN    

6 – EMEL GÜNGÖR    

7 – Ümmühani KARAÇADIR    

8 – Özge KURTEŞ    

9 – Kaan ŞENCAN    

10 – Oğuzhan DEMİR    

11 – Batuhan Buğra ERUYGUN    

12 – İsa CAN

13 – Emrah ALTUNKALEM  

14 – Dilek ESMER   

15 – Tuğçe ŞAHUTOĞLU    

16 – Elif YILDIRIM

17 – Serdar TAMAÇ

18 – Ebru YURDDAŞ

19 – Cansu KORUR

20 – Furkan ŞEN

21 – Urfan ÖZALAN

22 – Serhat SOYER

23 – Yeliz KURT

24 – Simge OLÇUN

25 – Serkan LAPÇİN

26 – Berdan Burak  DEMİR

27 – Eşref APAK

28 – Umut ADAY    

29 – Fatih  ERYILDIRIM   

30 – Esen  KIZILDAĞ KALE  

31 – Narin  SAĞLAM

2 yıl müsabakalardan men cezası ile cezalandırılmalarına karar vermiştir.

Kurul, gündeminde bulunan Emrah ÇOBAN ve Ümit TAN’ın Tahkim Kurulundan geri dönen  dosyalarını yeniden değerlendirmiş ve Emrah ÇOBAN ile Ümit TAN’dan olayla ilgili ek yeni savunma isteminde bulunmuştur.

Ayrıca Aslı ÇAKIR ALPTEKİN, Nevin YANIT ve Pınar SAKA‘nın savunma sonrası inceleme süreçleri devam ettiğinden bu kişilere ait dosyalar değerlendirilememiştir.

Mehmet Terzi’den Basın Toplantısı

Türkiye Atletizm Federasyonu başkanı Mehmet Terzi son günlerde kamuoyuna yansıyan doping skandallarının ardından basın toplantısı düzenledi.

Mehmet Terzi’nin açıklamaları Atletizm Federasyonu’nun Internet sitesinde yayınlandı.

Federasyonun Internet sitesindeki açıklama aşağıdadır:

Continue reading “Mehmet Terzi’den Basın Toplantısı”

Atletizm Federasyonu’ndan Süreyya Ayhan’a Sert Tepki

Türkiye Atletizm Federasyonu, Süreyya Ayhan‘ın son günlerde çeşitli medya organlarında yayınlanan röportajlarında dile getirdiği iddialara sert tepki gösterdi.
Federasyon, Internet sitesinde aşağıdaki açıklamayı yayınladı.
“Süreyya Ayhan Kop’un son günlerde, Türkiye Atletizm Federasyonu (TAF) ve 2012 Londra Olimpiyat Oyunları’nda elde edilen başarılar ile ilgili görsel ve yazılı basında yapmış olduğu açıklama ve yorumlar sonucu oluşan bilgi kirliliğini gidermek amacıyla yapılan bilgilendirmedir.
 
2012 Londra Olimpiyat oyunları öncesinde başlayıp, kadınlar 1500 metre yarışında sporcularımız Aslı Çakır Alptekin’in Olimpiyat şampiyonu olması ve Gamze Bulut’un aynı branşta Olimpiyat ikinciliğini elde etmesinden sonra, bu ortamı fırsat bilerek kendilerini ön plana çıkaran, Olimpiyatlardaki başarıyı bütünüyle kendilerine mal edip sahiplenerek kamuoyunu yanıltıcı bir şekilde halkımızın duygularını kullanarak ve gerçekleri yok sayarak yapmış olduğu açıklamalarTAF tarafından üzüntüyle karşılanmıştır. Oluşan bu yapay gündem ile ilgili kamuoyunu bilgilendirme ihtiyacı duyulmuştur.
 
Süreyya Ayhan Kop tarafından yapılan açıklamalar, tarafımızdan öncelikle Londra 2012 Olimpiyat oyunlarında kazanılan bu başarılarla büyük bir sevinç yaşayan Türk halkına, başarıları elde eden milli atletlerimiz Aslı Çakır Alptekin, Gamze Bulut ve antrenörlerine, diğer tüm atletlerimiz ve antrenörlerimizin emeklerine, her türlü şartta desteklerini eksik etmeyen başta Sayın Başbakanımız ve Gençlik ve Spor Bakanlığımız olmak üzere, Spor Genel Müdürlüğümüze ve TAF’a, Kulüplerimize, Sponsorlarımıza, Ulusal Basınımıza ve emeği geçen diğer tüm kişi ve kuruluşlarımıza yapılan bir saygısızlık ve haksızlık olarak değerlendirilmektedir.
 
Belirtmek isteriz ki, Süreyya Ayhan Kop geçmişte ülkemize üstün başarılar getirmiş Türk Atletizm tarihinde kendisine önemli bir yer edinmiş eski bir milli atletimizdir.
 
1.    Süreyya Ayhan 17 Ağustos 2012 tarihinde CNNTURK televizyon kanalında Sayın Enver Aysever’in konuğu olarak katılmış olduğu Aykırı Sorular programında;
 
a.    Aslı Çakır Alptekin’in kendi sporcusu olduğunu söyleyerek eşi Yücel Kop ve kendisinin katkılarından bahsederek elde edilen başarıyı tamamen sahiplenme çabasına girmiştir.
Milli atletimiz Aslı Çakır Alptekin’in resmi antrenörü İhsan Alptekin’dir. İhsan Alptekin TAFtarafından desteklenerek Spor Genel Müdürlüğü Atletizm Antrenörlüğü kadrosuna atanmış ve eğitim çalışmalarımıza katılmış üst düzey yeterlilik seviyesine sahip bir antrenörümüzdür. Aslı Çakır Alptekin ve İhsan Alptekin’in her yıl; yıllık hedefleri, antrenman programları, performans ölçümleri, alacakları ergojenik yardımlar, yapacakları kamplar ve katılacakları ulusal ve uluslararası yarışlar TAF yıllık faaliyet programında Teknik Genel Koordinatör ve diğer koordinatörlerimiz tarafından planlanmakta olup, yıl içerisinde sporcularımız ve antrenörlerimiz çok yakından takip edilmekte ve hedeflerindeki yarışlarda en üst seviyede performans göstermeleri için en iyi çalışma ortamları sağlanmaktadır.
 
Aslı Çakır Alptekin’in antrenörü İhsan Alptekin’in TAF’a belirttiği gibi, Süreyya Ayhan Kop ve Yücel Kop’un destekleri diğer antrenörlerle ilgili yapılan bilgi alışverişi içerisinde olduğu gibi sadece tavsiye niteliğinde görülebilir.
 
Tüm antrenman periyotlarının son kararının İhsan Alptekin kendisi ve sporcusu tarafından yapıldığını federasyonumuza belirtmektedir. TAF Teknik Kurulu’nun da yıl boyunca yapmış olduğu gözlemlerde, Aslı Çakır Alptekin’in antrenman programında Süreyya Ayhan Kop’un ve eşinin bir katkısı olmadığı tespit edilmiştir. Bu görüş İhsan Alptekin tarafından teyit edilmektedir.
 
b.   Aynı televizyon programında Süreyya Ayhan: “Bu federasyon bana ömür boyu ceza verdirtti. Ben bu federasyonla çalışmam.” şeklindeki açıklamalar yapmıştır.
 
2004 yılında World Anti-Doping Agency (WADA) yani Dünya Anti-Doping Ajansıgörevlilerinin Edirne’de Süreyya Ayhan’dan numune alımı sırasında, Süreyya Ayhan ve Yücel Kop ile WADA yetkilileri arasında yaşanan olaylar nedeniyle International Association of Athletics Federations (IAAF) yani Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği tarafından dava açılmıştır. Dopingle ilgili açılan davalar sporcunun bağlı olduğu ülkenin atletizm federasyonlarının disiplin kurullarınca yürütülür.
 
2004 yılında seçimle göreve gelen Mehmet Terzi başkanlığındaki TAF döneminden önce yaşanan bu olayın hukuki süreci yukarıda açıklandığı üzere IAAF’ın talimatları ile TAF disiplin kurulu tarafından yürütülmüştür. Dava IAAF’ın bir üyesi olan TAF tarafından IAAF’ın anti-doping yönetmeliğine göre alanında uzmanlaşmış hukukçulardan oluşan bir disiplin kurulunca yürütülmüştür. TAF Başkanı veya yönetim kurulu üyelerinin ve diğer kişilerin disiplin kurulunda her hangi bir görevlendirilmeleri söz konusu değildir ve davada kişisel olarak görüş bildirme veya etkileme gibi bir durumları ve yetkileri bulunmamaktadır.
 
2007 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde Süreyya Ayhan Kop’tan alınan numunede iki adet yasaklı madde tespit edilmiştir. TAF disiplin kurulunca davası görülen bu konu IAAF anti-doping yönetmeliğine göre ikinci kez doping cezası verilmesi nedeniyle ömür boyu men cezası kararı verilmiştir. Gençlik Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu bu cezayı dört yıla indirmiştir. Süreyya Ayhan Kop davayı The Court of Arbitration for Sport‘a (CAS) yani Spor Tahkim Mahkemesi’ne taşımış, kendilerine sunulan her davayı sıfırdan görme (hukuk diliyle “de novo”) yetkisine sahip olan CAS’ta dava görülmüş ve IAAF ve WADA kuralları gereği Süreyya Ayhan Kop’a ömür boyu men cezası verilmiştir.
 
Her iki davanın evrakları detaylı bir şekilde federasyonumuz arşivinde bulunmaktadır. Sporcumuzun ve antrenörünün daha fazla rencide olmamaları için bu zamana kadar evraklardaki bilgi ve belgeler kamuoyu ile paylaşılmamıştır.
 
Bu iki dava arasında geçen ve Süreyya Ayhan Kop’un cezalı olan sürelerin dışında kalan bir yıllık süreç Mehmet Terzi’nin TAF başkanlığı döneminde sadece 2006 Haziran – 2007 Temmuz ayları arasındaki süreci kapsamaktadır. Bu süreçte TAF, Süreyya Ayhan Kop’un spora devam etmesi ve 2007 Dünya Atletizm Şampiyonası’na katılması için destek vermiş 6 ay süre için antrenman çalışmalarını yapması için Amerika Birleşik Devletleri’ne göndermiş ancak tüm destek ve isteklerimize rağmen, Süreyya Ayhan Kop ve antrenörü Yücel Kop, ne Avrupa 1. Ligi’nde ne de Dünya Atletizm Şampiyonası’nda yarışmalara katılmamışlardır.
 
Ayrıca, uluslararası hukuk kuralları gereğince; iki kez doping cezası almış ve bunun neticesinde ömür boyu men cezası almış bir sporcu olan Süreyya Ayhan Kop ve antrenörü Yücel Kop ileTAF olarak benimsediğimiz evrensel spor etiği değerleri gereği, birlikte çalışmamız veya herhangi bir şekilde görev vermemiz kesinlikle söz konusu değildir.
 
c.    Süreyya Ayhan Kop’un “Ülkem CAS’a müracaat ettiği takdirde cezam kalkacaktır.” şeklindeki açıklamaları hukuk çerçevesinde mümkün olmayan bir durumdur.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) sadece Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesindeki (AİHS) haklara ilişkin şikâyetlere bakabilir. AİHM’de ancak ve ancak AİHS’e taraf Devletler dava edilebilir. Bu devletler, Türkiye dâhil olmak üzere 47 Avrupa Konseyi üyesi devlettir. Dava konusu, o devlete atfedilebilir bir kamusal tasarruf olmak zorundadır. Bir uluslararası organı (CAS, WADA veya IAAF gibi ) dava etmek mümkün değildir. 
 
2.    24 Temmuz 2012 tarihli Hürriyet Gazetesinin 33. Sayfasında yer alan Özgür ÖZTÜRK’ ün “Hürriyet Özel” de 25 Temmuz 2012 tarihinde ise Euro Sport ve Milliyet internet sayfalarında yer alan, Süreyya Ayhan KOP röportajında; “Ben orada tam da o anda bittim.” şeklinde verilen haberlerle ilgili olarak TAF tarafından yapılan basın açıklamasına TAF resmi internet sitesinde aşağıda verilen bağlantıyla ulaşabilirsiniz
 
Uluslar arası platformda ömür boyu men cezası alan sporcularına ülkeleri hiçbir şekilde o branşla ilgili altyapılarda, olimpik aday kadrolarında, projelerde ve branşlarla ilgili diğer konularda görev vermemektedirler. Ayrıca, ceza alan sporcuların ülkelerinde ve uluslararası alanlarda aldıkları madalyalar ve şampiyonluklar geçersiz sayılıp madalyaları geri alınmakta aldıkları maddi destekler de kendilerinden tahsil edilmektedir.
 
Dünya spor kamuoyunda, sporcuların yaptıkları hataları kabul etmeleri ve özeleştiri yapmaları en önemli, erdemli ve etik davranış şekli olarak görülmektedir.
 
Dünyada bu konuyla ilgili örnekler bulunmaktadır. Doping kullanımı sebebiyle ceza alan sporculara tavsiye olunan en erdemli ve ahlaki davranış biçimi, doping kullanımının insan metabolizmasına verdiği zararların yeni nesillere anlatıldığı ve doping ihtiva eden ilaçların kullanılmaması gerektiğiyle ilgili bilgilendirmelerin yapıldığı seminerlere, kurslara ve panellere katılım yoluyla sporcuları bilgilendirmek olarak görülmektedir.
TAF çağdaş ve kurumsal bir yapı içerisinde çalışmaktadır. Kurduğu sistem ve uyguladığı projelerin neticelerinin son sekiz yılda Türk Atletizmindeki ivme ve kazanılan başarılarda açık şekilde görüldüğü gerçeği yadsınamaz.
 
Süreyya Ayhan Kop ve antrenörü Yücel Kop, yukarıda da açıklandığı gibi tüm iyi niyetli, yapıcı ve kucaklayıcı yaklaşımlarımıza rağmen, TAF’ın çağdaş, günümüz uluslararası spor konjonktürünün gerektirdiği bilimsel çalışmaları temel alan, tek amacı Türk atletizmini dünya standartları seviyesine çıkartmak ve Olimpiyat ruhuna uygun, fair-play anlayışını özümseyen sporcular yetiştirmek amacına hizmet etmek olan sisteminin dışında kalmayı tercih etmişlerdir.
 
Sisteme inanmayanların bugün sistemden bahsetmeleri manidardır.
 
Neticede ülkemizi, kendilerine her türlü desteği esirgemeyen kişi ve kurumları ve kendilerini üzecek bir tabloyla karşı karşıya kalınmıştır.
 
Tüm kamuoyunun bilgisine saygılarımızla arz olunur.”