Kategori: mevzuat

Spor Hakemleri De Vergi Ödeyecekler

Bugüne kadar spor karşılaşmalarını yöneten hakemlere ödenen ücretler gelir vergisinden müstesna idi. Hakemler, kendilerine ödenen ücretler üzerinden vergi ödemiyorlardı.

Bugün Resmî Gazete’de yayımlanan 7194 sayılı Kanun ile, hakemler için getirilen vergi ayrıcalığı kısıtlandı (md. 12). Gelir Vergisi Kanunu‘nun 29’uncu maddesinde yapılan değişiklikle, bundan böyle sadece amatör spor yarışmalarını yöneten hakemlere ödenen ücretler gelir vergisinden müstesna tutulacak. Profesyonel spor yarışmalarını yöneten hakemler gelir vergisi ödeyecekler. Profesyonel futbol liglerinde hakemlik yapanlar ile basketbol ve voleybol spor dallarının en üst liglerinde görev alan hakemlere ödenen ücretler gelir vergisine tabi olacak.

Kanunda sadece basketbol ve voleybol spor dallarının en üst ligleri ile sınırlı düzenleme getirilmesi doğru olmamış. Basketbol ve voleybolda alt liglerde profesyonel sporcular mücadele ediyorlar. Bu ligler aslında profesyonel. Sebebini kimse bilmiyor ama her nedense Gençlik ve Spor Bakanlığı bu ligleri profesyonel lig olarak nitelendirmiyor.

Profesyonel faaliyet gösteren teknik direktör, sporcu ve hakemlerin vergilendirilmeleri gerekir. Vergi oranı ise ayrıcalıklı olmamalıdır. Umarım ilerleyen günlerde spor sektöründe faaliyet gösteren profesyoneller, hepimizle eşit muameleye tabi tutulurlar.

Kulüplere Bağlı Profesyonel Sporcular, İşçidir

Geçen gün bir meslektaşımın “sporcu alacaklarınının tahsili” ile ilgili yazısını okudum. Yazısında çeşitli yollardan bahsettikten sonra, dava yoluna gidilmesi tercih edilirse, sporcu işçi sayılmadığı için davanın asliye hukuk mahkemesinde açılması gerektiğini savunmuş.

Bu hataya sık sık şahit oluyorum.

Sporcunun niteliği ve sporcu alacaklarının taleplerinde görevli mahkemenin tespiti konusunda iki büyük hata yapılıyor.

KULÜPLERE BAĞLI ÇALIŞAN PROFESYONEL SPORCULAR İŞÇİDİR

Bazı hukukçularımız, profesyonel sporcu ile kulübü arasındaki sözleşmeyi yanlış değerlendiriyorlar.

Geçen sene bir radyo programına katılan bir spor hukukçusu “basketbolcular, voleybolcular işçi olarak değerlendirilir ancak futbolcular işçi değildir. Milyonlarca TL kazanan işçi gördünüz mü?” demişti.

Bu, çok vahim bir yanlış.

Bir sözleşmeyi nitelendirirken, tarafların ne kadar para kazandığına bakılmaz. Taraflar arasındaki ilişki dikkate alınır. Üstelik çok para kazanan sporcu, işçi değil ise; az para kazanan sporcu mu işçi olacak? İkisi de profesyonel sporcu! Ayrıca bugün voleybolcular, basketbolcular da çok para kazanıyorlar. Ücret karşılığı çalışan sporcuları liglerine ve branşlarına göre mi sınıflandıracağız?

Türk Borçlar Kanunu’nda genel hizmet sözleşmesinin tanımı açıkça verilmiş: “Genel hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.”

Kanundaki tanım, profesyonel sporcu ile kulübü arasındaki ilişkiyi tanımlıyor. Taraflar arasında hiyerarşik ilişki var. Sporcu, kulübe bağımlı faaliyet gösteriyor. Sporcu, kulübün talimatları doğrultusunda antrenmanlara katılmak ve görev verilirse, maçlara çıkmak zorunda. Taraflar arasında belirli süreli iş görme sözleşmesi var. Sporcu, bu faaliyetleri karşısında ücrete hak kazanıyor.

Bütün hukuk sistemleri profesyonel sporcu ile kulübü arasındaki sözleşmeyi hizmet sözleşmesi olarak nitelendiriyor ve sporcuyu işçi olarak kabul ediyor. Sadece bazı Türk spor hukukçuları, kulübe bağlı çalışan profesyonel sporcunun işçi olmadığını iddia ediyorlar.

Hukuk fakültesinde üçüncü sınıfı bitirmiş hiçbir öğrenci böyle hata yapmaz. Yapmamalı.

Yeri gelmişken, bir yanlışa daha değineyim. Spor branşının profesyonel olması başka, sporcunun profesyonel olması ise bambaşka bir konu. Bir spor dalının profesyonel olup olmayacağına Gençlik ve Spor Bakanlığı karar veriyor. Ancak bugün profesyonel olmayan spor dallarında binlerce profesyonel sporcu var. Bu sporcular kulüplerinde ücret karşılığı çalışıyorlar. Maalesef bazı hukukçular, “profesyonel olmayan dallarda faaliyet gösteren kulüpler ile onların ücret verdiği sporcular arasındaki sözleşmenin hizmet sözleşmesi olarak nitelendirilemeyeceğini, hizmet sözleşmesi olsa bile, bu sözleşmenin kanuna aykırılık nedeniyle kesin hükümsüz olduğunu” iddia ediyorlar. Hukuken savunulması mümkün olmayan bu görüşü ciddiye almak mümkün değil. Üstelik hizmet sözleşmesinin varlığını kabul edip, bunun kesin hükümsüz olduğunu iddia edenler, Türk Borçlar Kanunu’nun açık hükmünü göz ardı ediyorlar: “Bir kimse, durumun gereklerine göre ancak ücret karşılığında yapılabilecek bir işi belli bir zaman için görür ve bu iş de işveren tarafından kabul edilirse, aralarında hizmet sözleşmesi kurulmuş sayılır. Geçersizliği sonradan anlaşılan hizmet sözleşmesi, hizmet ilişkisi ortadan kaldırılıncaya kadar, geçerli bir hizmet sözleşmesinin bütün hüküm ve sonuçlarını doğurur.

İŞ KANUNUNA TABİ OLMAYAN YÜZBİNLERCE İŞÇİ VAR

Sporcuları işçi olarak değerlendirmeyen hukukçular ayrıca İş Kanunu’na dayanıyorlar. Bu hukukçular, İş Kanunu’na tabi olmayan sporcuların işçi olarak değerlendirilemeyeceğini ileri sürüyorlar.

Bu asla kabul edilemeyecek, fahiş bir hata.

İş Kanunu’nda, kanunun uygulanmayacağı iş ve iş ilişkileri belirtiliyor. İş Kanunu, sporcular hakkında uygulanmıyor.

Bazı hukukçuların iddiasının aksine, İş Kanunu’na tabi olmak, işçi sıfatının kazanılması için tek ve mutlak ölçüt değil. İş Kanunu’na tabi olmayıp başka kanunlara (5953 sayılı Kanun, 854 sayılı Kanun) ve genel olarak Türk Borçlar Kanunu‘na tabi yüzbinlerce işçi var. Bu işçiler de sosyal güvenlik sistemine tabiler. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı bunlara da uygulanıyor. Bu işçiler de sendika kurabiliyorlar.

O hukukçulara sormak gerekir: İş Kanunu’na tabi olmayan ancak Türk Borçlar Kanunu ve diğer kanunlar uyarınca bir işverene bağlı çalışan kişiler işçi değil ise, bu kişilerin sıfatı nedir? Taraflar arasındaki sözleşme nasıl değerlendirilmelidir?

PROFESYONEL SPORCU İLE KULÜP ARASINDAKİ UYUŞMAZLIKLARDA GÖREVLİ MAHKEME, İŞ MAHKEMESİDİR

Sporcu sözleşmeleri ile ilgili ikinci hata ise, görevli mahkemenin tespitinde yapılıyor.

Bazı spor hukukçuları, İş Kanununa tabi olmayan sporcu sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu iddia ediyorlar.

Bu da çok vahim bir hata. Kanunun açık hükmüne rağmen böyle bir iddiada bulunulması düşündürücü.

Geçen sene yürürlüğe giren İş Mahkemeleri Kanunu‘na göre, Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin dava ve işlere İş Mahkemeleri bakmakla görevli.

Kanunda açıkça, Türk Borçlar Kanunu’na tabi hizmet sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar için iş mahkemeleri görevli kılınmışken, hukukçuların asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu iddia etmeleri çok ilginç.

Özellikle profesyonel sporcuların, vekillerinin dikkat etmeleri gereken bir hususu hatırlatmak isterim. Kulübe karşı iş mahkemesinde dava açılmadan önce, arabuluculuğa başvurulmalı. Kanuna, bireysel iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenleniyor. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamazsa,  taraflar ve arabulucu tarafından imzalanmış son tutanağın dava dilekçesine eklenmesi gerekiyor.

ÖZET

Bir kulübe bağlı çalışan profesyonel sporcu ile kulüp arasında hizmet sözleşmesi bulunmaktadır. Sporcu, işçi; kulüp ise işverendir.

Kulüp ile profesyonel sporcu arasında doğacak uyuşmazlıklarda ise iş mahkemesi görevlidir.

İş mahkemesinde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmalıdır.

6222 sayılı Kanun’da Değişiklik Yapılan TBMM Genel Kurulu Tutanağı

6222 sayılı Sporda Şiddetin ve Düzensizliğin Önlenmesi Hakkında Kanun’da değişiklik öngören kanun teklifi, TBMM genel kurulunda çeşitli değişiklikler ve eklemelerle kabul edildi.

TBMM genel kurul tutanağını paylaşıyorum. Şimdilik tutanağın ham versiyonunu bilginize sunuyorum. İlerleyen günlerde metni daha anlaşılır ve kolay takip edilebilir hale getireceğim.

İyi okumalar. Okumaya devam et “6222 sayılı Kanun’da Değişiklik Yapılan TBMM Genel Kurulu Tutanağı”

At Yarışları İle İlgili Yönetmeliklerde Değişiklik Yapıldı

Tarım ve Orman Bakanlığı, At Yarışları Yönetmeliği‘nde ve At Yarışları Müşterek Bahisler Yönetmeliği‘nde değişiklikler yaptı.

Değişiklikler 20 Aralık 2018 Tarihli ve 30631 Sayılı Resmî Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

At Yarışları Yönetmeliği‘nde yapılan değişiklikler için bkz. http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/12/20181220-13.htm

At Yarışları Müşterek Bahisler Yönetmeliği‘nde yapılan değişiklikler için bkz. http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/12/20181220-12.htm

Sporcu Ücretlerinden Tevkif Yoluyla Alınan Gelir Vergisinin İadesi Hakkında Yönetmelik Yayımlandı

Geçen aylarda bu blogda spor kulüplerine özel bir vergi düzenlemesini duyurmuştum.

Kulüpler, sporcularına ödedikleri ücretler üzerinden ödemeleri gereken gelir vergisi tutarları özel hesaba yatırılacak. Kulüpler bu tutarları amatör spor branşları için yapacakları harcamalar için kullanabilecek.

Bugün (13 Haziran 2018 Tarihli ve 30450 Sayılı Resmî Gazete) bu konuyla ilgili bir yönetmelik yayımlandı. Sporcu Ücretlerinden Tevkif Yoluyla Alınan Gelir Vergisinin İadesi Hakkında Yönetmelik başlıklı düzenleme ile, Spor Genel Müdürlüğü, Türkiye Futbol Federasyonu ve bağımsız spor federasyonlarına tescil edilmiş olan ve Türkiye’de faaliyette bulunan spor kulüpleri ve sportif alanda faaliyette bulunan sermaye şirketleri tarafından sporculara ödenen ücretlerden tevkif edilerek ilgili vergi dairesine kanuni süresinde beyan edilen ve ödenen gelir vergisi tutarlarının, ilgili işverenlerce açılan özel hesaplara iade edilmesi, özel hesabın oluşturulması, idaresi, bu hesaba aktarılan tutarların kullanılması ve denetlenmesi ile uygulamaya ilişkin diğer usul ve esaslar hayata geçiriliyor.

Yönetmelik bugün yürürlüğe girdi.

 

Yasa Dışı Bahisle Mücadele Sertleşiyor

694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 25 Ağustos 2017 Tarihli ve 30165 Sayılı Resmî Gazete‘de yayımlandı.

Bu KHK ile, 29/4/1959 tarihli ve 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 5 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklendi:

Birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinde düzenlenen suçlar ile 5237 sayılı Kanunun 228 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında düzenlenen suç bakımından 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;

a) 128 inci maddesinde yer alan taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma,

b) 135 inci maddesinde yer alan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması,

c) Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın 139 uncu maddesinde yer alan gizli soruşturmacı görevlendirilmesi,

ç) 140 ıncı maddesinde yer alan teknik araçlarla izleme, tedbirlerine ilişkin hükümler uygulanabilir.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Spor Merkezi Kurdu

Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesinde Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sporcu Sağlığı Çalışmaları Atletik Performans Uygulama ve Araştırma Merkezi kuruldu.

Merkezin yönetmeliği 13 Ağustos 2017 Tarihli ve 30153 Sayılı Resmî Gazete'de yayılanarak yürürlüğe girdi.

2017 Yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Yayınlandı

2017 yılında uygulanacak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, Resmî Gazete’de yayımlandı.

Tarife ile, Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu’nun karşı tarafa yükletmesi gereken avukatlık ücretleri de öngörüldü.

SGM Tahkim Kurulu, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde Danıştay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde ilk derecede görülen davalar için öngörülen avukatlık ücretine hükmedecek. Bu düzenlemeye göre, SGM Tahkim Kurulu, duruşmasız işlerde 1.800 TL, duruşmalı işlerde ise 3.600 TL avukatlık ücretine hükmedecek.

Türkiye Futbol Federasyonu ise bu konuda kendi mevzuatını uyguluyor. Uyuşmazlık Çözüm Kurulu Talimatı‘na göre, UÇK Talimatı kapsamındaki uyuşmazlıklarda Asliye Mahkemelerinde takip edilen davalar için uygulanan maktu avukatlık ücretine hükmedilmektedir (UÇK Talimatı md. 20/son).

TFF’nin yukarıdaki düzenlemesi hukuka aykırıdır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, hakem önünde yapılan her türlü hukuki yardımlarda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerinin uygulanması gerekir (Tarife md. 17/I). TFF, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne aykırı düzenleme getiremez.

TFF’nin bu düzenlemesinin iptali için dava açılabilir.

Spor Hukuku Makale Yarışması Son Gönderim Süresi Uzatıldı

scm20spor20hukuku20makale20yarc4b1c59fmasc4b120afic59fi20-20gc3bcncelKadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Kadir Has Üniversitesi Spor Çalışmaları Merkezi’nin birlikte Spor Hukuku Makale Yarışması düzenlediğini duyurmuştum: http://goo.gl/QRHyWk

Yarışmanın ilk duyurusunda makalelerin son gönderim tarihi 22 Şubat açıklanmıştı.

Bugün yarışma ile ilgili yeni duyuru yapıldı. Makalelerin son gönderim tarihi 1 NİSAN olarak belirlendi. Böylece makale göndermek isteyen adaylara 1,5 ay ek süre verildi.

Okumaya devam et “Spor Hukuku Makale Yarışması Son Gönderim Süresi Uzatıldı”