Kategori: Futbolcu Hakları

Profesyonel Futbolcular Derneği’nden Tepki Doğuran Paylaşım

Profesyonel Futbolcular Derneği, İnternet sitesinde ““KOLAYDIR” TÜRKİYE’DE FUTBOL…” başlıklı bir yazı yayınladı.

Bu yazı, derneğin Twitter adresindeTürkiye’de futbolcu olmak çok kolay” diyenlere…‘ başlıklı bir tweet ile duyuruldu. Okumaya devam et “Profesyonel Futbolcular Derneği’nden Tepki Doğuran Paylaşım”

TFF 1. Lig Kulüpler Birliği’nden Futbolculara Tehdit

TFF 1. Lig Kulüpler Birliği, kurulmasının üzerinden bir gün geçmeden skandal bir karara imza attı.

Medyada yayınlanan haberlere göre, Halil Ünal başkanlığında kurulan birlikte başkanlar tarafından alınan ortak karara göre bundan sonra kulüplerden sorunlu olarak ayrılan bir oyuncu bir başka 1. Lig kulübü tarafından transfer edilmeyecekmiş.

Bu tek cümlelik karar, TFF 1. Lig Kulüpler Birliği’nin başına büyük belalar açar” demek isterdim ama Türkiye’de hukuk başka türlü işliyor.

Ben yine de kararı hukuki açıdan kısaca değerlendireyim. Okumaya devam et “TFF 1. Lig Kulüpler Birliği’nden Futbolculara Tehdit”

Altınordu FK Oyuncularını Kim Koruyacak?

Altınordu FK Başkanı Seyit Mehmet Özkan, 1-1 biten Bandırmaspor maçından sonra futbolcularına açık mektup yazdı. Bu mektup, kulübün Internet sitesinde yayınlandı. Özkan, bu mektupla futbolcuların ara transfer döneminde kulüpten ayrılmalarını istedi.

Bu mektup Türk futbolunun, spor yönetiminin içler acısı haline ortaya koydu. Futbolcuların şamar oğlanına döndüklerini, ciddi mobinge uğradıklarını, hiçbir güvenceleri olmadığını, kaderlerinin kulüp başkanının iki dudağı arasında olduğunu, her an hedef tahtası olabileceklerini gösterdi.

TFF, Özkan’ı disipline sevk edecek mi göreceğiz. TFF’nin hiç düşünmeden sevk etmesi gerekir.

Özkan, hangi futbolculara kapıyı gösterdi? Yola evlatları ile devam edeceğini yazdığına göre, Özkan büyük yaştaki futbolculara seslenmiş olmalı.

Altınordu’nun oyuncu listesine baktığımızda Özkan’ın şu isimlere seslendiğini düşünüyorum: Emre Kara (1989), Erdoğan Yeşilyurt (1993), Göksu Türdoğan (1985), Kenan Karışık (1987), Mehmet Ozan Tahtaişleyen (1985), Muhammed Emel (1995), Murat Hocaoğlu (1995), Serkan Göksu (1993), Sertaç Çam (1992), Sinan Osmanoğlu (1990), Uğur Arslan Kuru (1989), Umut Sözen (1990), Üstün Bilgi (1988), Yusuf Abdioğlu (1989)

Peki futbolcular bu kadar korumasız mı? Onları kim koruyabilir?

İÇERİĞİN KALDIRILMASI VE ERİŞİM ENGELLEME TALEP EDEBİLİRLER

Altınordu FK’nın futbolcuları, kendilerine çeşitli sıfatlar atfederek kişilik haklarına saldıran Özkan’ın yazısının kaldırılmasını veya en azından ilgili yazıya erişimin engellenmesini talep edebilirler. Avukatları, farklı kanunlarda öngörülen yöntemleri kullanabilirler.

FUTBOLCULAR İŞÇİDİR

Özkan’a göre, futbolculuk, bir meslek değil. Sadece bir uğraş. Özkan‘ın “uğraş”tan ne anladığı da belli değil. Yazısından anlaşılmıyor.

Türkiye’de futbolcuların statüsü henüz anlaşılmadı. Medyatik spor hukukçularımız bile futbolcunun niteliğini bilmiyorlar.

Futbolcu, işçidir. Dünyada istisnasız bu şekilde nitelendirilir. Bu konu sadece Türkiye’de tartışmalı. Bu da, Türk akademisyenlerin ve avukatların hukuku sulandırma alışkanlığının sonucu.

Futbolcunun yüksek ücret alması sebebiyle işçi olarak nitelendirilemeyeceğini iddia eden hukukçularımız Borçlar Hukuku Özel Hükümler ders kitaplarını ve ders notlarını tekrar okumalarını tavsiye ederim. “Hizmet sözleşmesi” konusundaki bilgilerini tazelesinler.

TFF TALİMATLARI HUKUKA AYKIRI

Türkiye’de bir başka hukuki sorun ise, futbolcu-kulüp ilişkisini sadece TFF Talimatları uyarınca değerlendirme çabası.

TFF Talimatları’nı normlar hiyerarşisinde en üste koyan hukukçularımızın bilgi düzeyini tartışmayacağım. TFF Talimatları, Türk Anayasası’nın ve Türk Borçlar Kanunu’nun altındadır. Bu Talimatlar, Türk mevzuatına uygun olmak zorundadır. FIFA talimatına uygunluk, Türk hukukuna uygunluk karinesini doğurmaz. Türk Borçlar Kanunu’nun hizmet sözleşmesine ilişkin hükümleri nisbi emredici niteliktedir. İşçi aleyhine düzenleme getirilemez.

Son olarak, TFF Talimatları, FIFA ve UEFA düzenlemelerine uygun olmadığını belirteyim. FIFA düzenlemelerinde futbolcuyu koruyan hükümler TFF Talimatları’na işlenmedi. Sözleşmenin feshi için öngörülen süre ise FIFA düzenlemesine açıkça aykırı. Futbolcuyu 30 gün kulübe bağlayan ve kulübe her türlü suistimali yapma imkanı tanıyan bu hüküm hala yürürlükte.

BAŞKANIN PSİKOLOJİK TACİZİ ALTINORDU FK’YI BAĞLAR

TFF Talimatları’nın hukuka aykırı ve eksik olması, futbolcuların korumasız olduğu anlamına gelmez.

Futbolcular Türk Borçlar Kanunu’nun hizmet sözleşmesi hükümlerine dayanabilirler. Aynı şekilde, FIFA’nın ulusal mevzuata aynen geçirilmesini istediği hükümleri ileri sürebilirler.

Başkanları tarafından taciz edilen ve taraftarlara yem edilen Altınordu FK futbolcuları öncelikle Türk Borçlar Kanunu’na dayanabilirler.

Türk Borçlar Kanunu’na göre, işveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür (TBK md. 417/I).

Altınordu FK, başkanının psikolojik tacizinden ötürü sorumludur. Futbolcular hem başkandan hem de kulüpten tazminat isteyebilirler. İşverenin kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabi olacaktır (TBK md. 417/III).

Kanun futbolculara tazminat talep etme hakkı verse bile futbolcular kulübe dava açarlar mı?

KADRO DIŞI BIRAKMANIN ÖNÜNE NASIL GEÇİLECEK?

Futbolcular, kulüpten veya başkandan tazminat isterler ise, büyük ihtimalle kadro dışı bırakılacaklar.

Kadro dışı bırakma, haklı ve objektif sebebe dayanması gerekirken, Türkiye’de kulüpler bu imkanı kötüye kullanıyorlar. TFF de kadro dışı bırakma uygulamasına izin veriyor. Bugüne kadar futbolcusunu kadro dışı bıraktığı için cezalandırılan tek bir kulüp yok.

İsviçre Federal Mahkemesi, kadro dışı bırakmanın son çare olması ve ölçülülük ilkesine uygun hareket edilmesi gerekliliğine işaret etmektedir. İFM, antrenörüne hareket çeken futbolcunun kadro dışı bırakılmasını uygun görmemiş ve kadro dışı bırakılan futbolcunun sözleşmeyi haklı sebeple feshettiğini kabul etti.

FIFPro da bu konuda çok hassas. FIFPro, kadro dışı bırakma uygulamasına karşı çıkıyor. FIFPro ulusal mahkemeler, tahkim mahkemeleri ve CAS önünde bu uygulamaya karşı savaş veriyor.

UYUŞMAZLIK ÇÖZÜM KURULU’NA BAŞVURU ZORUNLU MU? UÇK BAĞIMSIZ MI?

Futbolcular, tazminat davası açmaya karar verseler, nereye başvuracaklar? Devlet mahkemelerine mi, TFF bünyesindeki Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’na mı başvurmalılar?

Kulüp başkanına karşı devlet mahkemelerinde dava açılabilir. Ancak kulübe karşı açılacak davada görev konusu tartışmalı.

Kulübün sorumluluğu sözleşmeden doğan sorumluluk olarak nitelendirilecek. Sözleşmeden doğan sorumluluğun ise Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun görevi kapsamında olduğu iddia edilebilir.

Sözleşme imzalanırken kabul edilen tahkim şartı geçerli midir? Futbolcunun tahkim konusunda serbest iradesi var mıdır? Sözleşmeden doğan sorumluluktan tahkime başvuru zorunlu değildir. Zira Anayasa değişikliğinde bu konu açıkça kapsam dışında bırakılmıştır. Anayasa’da kapsam dışı bırakılan ve TFF Kanunu’nda açıkça zorunlu başvuru makamı olarak kabul edilmemiş bir kurul, Statü değişikliği ile zorunlu hale getirilebilir mi?

Yukarıdaki sorular Anayasa, usul hukuku ve tahkim uzmanlarının yanıt verebileceği sorulardır. Ne yazık ki spor hukukçuları temelsiz ve gerekçesiz şekilde UÇK’nın zorunlu tahkim makamı haline geldiğini iddia ediyorlar. Sadece UÇK Talimatı’na referans veren bu görüşleri ciddiye almak mümkün değil.

UÇK’ya başvurunun zorunlu hale geldiğini kabul edelim. Bu sefer UÇK’nın yapısı güven vermiyor. Kulüpler tarafından seçilen TFF, UÇK’da Başkanlar Kurulu oluşturdu. UÇK heyetlerinde başkan bu Kurul üyeleri arasından atanıyor. Kulübün atadığı hakem ve kulüplerin seçtiği TFF’nin başkan olarak atadığı hakem karşısında futbolcuların pek şansı yok. Görünüşte bile bağımsız olmayan bir kuruldan adil ve hukuka uygun karar beklemek hayal.

PROFESYONEL FUTBOLCULAR DERNEĞİ NEREDE?

Yukarıda sayılan tüm olumsuzluklar, hukuka aykırlıklar futbolu sarmışken futbolcuların haklarını korumak için kurulduğu iddia edilen ve futbolcuları TFF genel kurulunda temsil eden Profesyonel Futbolcular Derneği ne yapıyor?

Hiçbir şey.

Profesyonel Futbolcular Derneği, TFF’nin hukuka aykırı talimatlarının değiştirilmesi için kılını kıpırdatmıyor. UÇK sisteminin değişmesi için uğraşmıyor. Bu konularda raporlar hazırlayıp yayınlamıyor. Kamuoyunu bilgilendirmiyor. Lobi yapmıyor. FIFPro‘dan destek istemiyor. Futbolcuları dava açmaya yönlendirmiyor. Kendisi davalar açmıyor.

Sormak lazım: Profesyonel Futbolcular Derneği nerede?

Altınordu SK Başkanı, Futbolcuları Hedef Gösterdi

Altınordu Futbol Kulübü’nün Başkanı Seyit Mehmet Özkan, futbolcularını tehdit etti. Özkan, performansından memnun olmadığı futbolcuları kamuoyuna şikayet etti.

Özkan, kulübünün Internet sitesinde aşağıdaki yazıyı yayınladı. Bu yazıyı daha sonra değerlendireceğim.

İşte o yazı:

Öz Kaynak Sahada, Lejyon’un Sonu *** (12 Ağustos 2016)

Ey kendilerinin Profesyonel bir “İş” yaptığını zannedenler,
Ey Paralı Askerler,
Ey Lejyon Takımı,
Ey A takım Oyuncuları,

Benim yazılarımı Altınordu İnternet sitemizden okumadığınızı biliyorum.
Okusaydınız zaten bugün bu yazımı “İyi Bayramlar” şeklinde yazardım !..

Beni içinizde orta halli tanıyan var veya az buçuk tanıyan var ama hiç biriniz beni ÇOK İYİ tanımıyorsunuz !..
Şimdi bu yazımla, artık içinizde beni tanımayan kalmayacak..

Babanız yaşlarda, 61 yaşımdayım..
20 ila 40 arasında sadece para kazanmaya odaklandım.
40 ila 50 arası Ben Kimim, Nereden Geldim, Nereye Gidiyorum ile uğraştım..
50’den sonraya ise, yani inişe geçmeye başlarken, kendime bir Misyon koydum..

50 yaşımdan sonraki Hayatım’a Anlam Katmak adına “Ya Herru Ya Merru” şeklinde daldığım bu Misyon ;

– Evet, nedir bu Misyon ? 
Bu toprakların çocuklarından “Gerçek” Profesyonel Futbolcular Yetiştirmek.. 
– “Gerçek” ne demek ? 
– mış gibi yapmadan YAŞAMAK demek !..
– “Profesyonellik” ne demek ? 
Hayatını namerde muhtaç olmadan YAŞAMAK demek..
– Futbolculuk ne demek ? > (Lütfen kısa cümlelerle olsun ki, herkes anlasın..)
1. Futbol dünyada en yaygın spor dalıdır. Çok basit kuralları vardır, bu sayede neredeyse herkes bilir..
2. Futbol ayakla oynanır, arada sırada kafayla da vurulur..
3. Ama kafalarının içindeki BEYİNLERİ SALATA olanların en üst liglere kadar tırmanmalarına imkan tanımayan bir ÜST DÜZEY REKABET branşıdır !..

– Bu tanımlamalara göre, Misyonum’un Açılımı şöyle oluyor ;
Bu toprakların çocuklarından, – mış gibi yapmadan, namerde muhtaç olmadan, ayakla oynanan bir sporu beyinlerini kullanarak üst düzeyde yapabilecek İNSAN YETİŞTİRMEK..

Yani benim için sizler, eski jenerasyonsunuz, geleceğe dair sizlerle işim yok benim..
Sizler bizim yetiştirmekte olduğumuz “Evlatlarımız”dan önceki, “Ucuz, Semiz, Temiz” kriterlerimize göre seçilmiş Öncü Grup’sunuz..
Altınordu forması ile işiniz bittiği zaman, zaten biz söylemeden kendiniz gidin kardeşim..

1989 yılından itibaren, yani 27 yıllık futbol yöneticiliği geçmişimde, benim yönetimimdeki tüm takımlarımız daima COŞKULU ve TEMPOLU takımlar olmuştur..
En canlı örneği hemen yanınızda Sedat Kaptan.. Anlatsın dinleyin..

Bu futbolculuk uğraşısı ( çünkü henüz ülkemizde iş veya meslek olarak görülmüyor) 20’lerde başlar, 35’lerde biter.. En babası 15 yıllık ömrü vardır..
Bütün hafta çalışan çalışır, -mış gibi yapan çalışıyormuş gibi yapar, çalışmayan kılım döndü diyen montofon ineği gibi yatar !..
Sadece hafta sonları, o da hepi topu 1,5 saatliğine Arena’ya çıkılır..
Arena’da yenersen, önündeki 7 gün kebap yapabilirsin..
Ama yenilirsen, gelecek haftaya bakacağız artık, klasiğini çalıp, gelecek hafta biraz sıkarsın, olur biter, hayat ta böyle –mış gibilerle geçer gider..
O eskidendi, yani Arena dediğin, sonunda aslanlara yem olmak falan yoktur artık !..

Bandırmaspor maçında Altınordu A Takım formasını temsil eden Futbol Emekçileri,
Siz Altınordu Futbol Kulübü’nün ülkemiz için ne kadar değerli olduğunun farkında değilsiniz !..
– Olsaydınız bu kadar MİSKİN, SİLİK ve KORKAK maç çıkarmazdınız !..
Altınordu Misyonu’nun yüklendiği Değerler’in de farkında değilsiniz !..
– Olsaydınız COŞKULU, TEMPOLU ve CESUR futbol oynardınız..

Benim sizinle işim bitmiştir.
Beni uyandırdığınız için, bu hamlemi 2 yıl önceye çekmeme neden olduğunuz için, hepinize teşekkür ederim.

2016 yılının son maçına kadar bu formayı giyin, ama ADAM gibi giyin ve ara transferde hepiniz gidin. NOKTA.

2017 yılında bizi “Evlatlarımız”la baş başa bırakın !..

1 Ocak 2017 Altınordu Organizasyonu için YEPYENİ BİR DÖNEM BAŞLAYACAK..
Önce geri çekileceğiz, sonra “Evlatlarımız”’la iyi hazırlık yapıp bir daha geri adım atmamacasına ileri hamle yapacağız..

Hayatın anlamı olacak.. Patinaj yapıp durmayacağız..
– 05.01.2007 > Kazmayı ilk vurduğumuz gün idi.. Bir sürü şahit ve fotoğraf var..
– 08.01.2017 > “Evlatlarımız”ı ilk 11 süreceğimiz ilk Gün olacak.. Belki o gün Eskişehir’den 5 yiyeceğiz..

Ama bir gün Tarih şöyle yazacak ;
– Evet, bu Avrupa Şampiyonu Altınordu A Takımı Öz Kaynak Futbolcuları, 7 yıl önce çıktıkları ilk profesyonel maçlarında 5 yemişlerdi..

Ya Rab duy sesimi, o günü göster ve sonra beni yanına al Ya Rab..

Seyit Mehmet ÖZKAN
Altınordu Yediemini”

Belçika Futbolunda “Kadro Dışı Bırakma” Uygulaması Kaldırıldı

Futbol dünyasında kadro dışı bırakma uygulaması futbolcuları mağdur ediyor. Alacaklarını talep eden, teknik direktörle anlaşamayan, yasal süre içinde başka kulüplerle görüşen futbolcular herhangi bir haklı gerekçe olmadan kadro dışı bırakılıyorlar.

Kadro dışı bırakma uygulaması, yavaş yavaş yargıya taşınıyor. Spor Tahkim Mahkemesi (CAS), bu uygulamaya karşı çıkıyor. FIFA, UEFA ve CAS’ın merkezlerinin bulunduğu İsviçre’de Federal Mahkeme, kadro dışı uygulamanın ölçüsüz bir yaptırım olduğuna ve bu uygulamaya maruz kalan futbolcuların sözleşmelerini haklı sebeple feshedebileceğine karar verdi.

Bu uygulama ile ilgili en çarpıcı gelişme Belçika’da yaşandı. Belçika Oyuncular Birliği, Belçika’nın iki ligi ile masaya oturdu ve taraflar arasında toplu sözleşme imzalandı. Bu sözleşme ile, kadro dışı bırakma uygulaması tarihe karıştı.

Sözleşmenin detayları şöyle:

  • Bundan böyle kulüpler futbolcuları lig maçları oynayan kadro ile antrenman yaptırmak ve futbolcuları maçlar için hazır bulundurmak zorunda olacak.
  • Kulüpler, sadece sakatlanan veya sakatlık sonrası iyileşme sürecindeki futbolcuları tek başlarına çalıştırabilecek.
  • Kulüpler, tek başına çalışacak futbolcuya nezaret etmek üzere teknik ekibin uzman antrenörünü görevlendirmek zorunda kalacak.
  • Kadro dışı çalışan futbolcuya iş saatleri içinde antrenman yapma imkanı sağlanacak. Futbolcu, sabahın köründe veya gece saatlerinde antrenman yapmayacak.
  • Kadro dışı bırakılan veya genç takımla çalışmaya zorlanan futbolcu sözleşmesini haklı sebeple feshedebilecek.

“SÖZLEŞMENİZE ÖZEL HÜKÜMLER YAZDIRIN”

Dünya Profesyonel Futbolcular Federasyonu (FIFPro) Hukuk Kurulu Başkanı Wil van Megen, benzer toplu sözleşmelerin bulunmadığı ülkelerde top koşturan futbolculara seslendi.

Wil van Megen, kulüplerle yapılan sözleşmelere “kadro dışı bırakmaya”, “zorbalığa” ve “tacize” karşı koruma sağlayacak hükümler yazılması konusunda uyardı.

FIFPro Oyunu Değiştirmeye Kararlı

Uluslararası Profesyonel Futbolcular Federasyonu (FIFPro), profesyonel futbolcuların haklarını korumak ve futbolculara yeni haklar sağlamak için dünya çapında faaliyet gösteriyor.

FIFPro, birkaç hafta önce bir kampanya başlattı. GAME CHANGERS (Oyunu Değiştirenler) başlıklı bu kampanya ile futbolcuların içinde bulundukları elverişsiz koşullar göz önüne seriliyor ve futbolcuların başka sektörlerde çalışan diğer işçilerle aynı haklara sahip olmaları için çağrıda bulunuluyor. Kampanyanın Internet sitesi: http://gamechangers.football/why-change.

Okumaya devam et “FIFPro Oyunu Değiştirmeye Kararlı”