Ulusal ve Uluslararası Sporcular Tanımları Değiştirildi

Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu, internet sayfasında yer alan “Ulusal ve Uluslararası #Sporcu Tanımları” bölümünde değişiklikler yapıldığını duyurdu.

Türkiye Dopingle Mücadele Talimatı‘nda ulusal ve uluslararası sporcular tanımları yer alıyor.

Bir sporcunun ulusal veya uluslararası sporcu olması çeşitli açılardan önem arz ediyor.

  • Kayıtlı doping kontrol havuzunun kapsamı ve kayıt şartları,
  • Tedavi Amaçlı Kullanım İstisnası (TAKİ) başvuru ve red kararına itiraz usulleri,
  • TAKİ’nin kapsamı ve geçerli olacağı müsabakalar,
  • Sporu bırakan sporcuların müsabakalara geri dönüş şartları,
  • Doping ihlali ile ilgili kararlara karşı itiraz makamı

gibi konuların kapsamı sporcunun ulusal veya uluslararası olmasına göre fark ediyor.

Bu sebeple, sporcuların ve sporcu destek personelinin (spor Müsabakalarına katılan veya hazırlanan bir Sporcu ile çalışan, onu tedavi eden veya ona yardımcı olan teknik direktör, antrenör, menajer, temsilci, takım personeli, yetkili, doktor, sağlık personeli, ebeveyn veya diğer Kişiler) sporcunun Türkiye Dopingle Mücadele Talimatı kapsamında sporcu olarak kabul edilip edilmediğini; sporcu olarak kabul ediliyorsa, ulusal mı uluslararası mı olduğunu bilmeleri gerekiyor.

Bir hususa dikkat etmek gerekiyor.

Sporcu, Talimat kapsamında ulusal sporcu olarak değerlendirilmese bile buna güvenmemeli! Sporcu her zaman sisteme dahil edilebilir. Bir Dopingle Mücadele Kuruluşu, takdir yetkisini kullanarak dopingle mücadele kurallarını ne Uluslararası Düzeyde ne de Ulusal Düzeyde Sporcu tanımına girmeyen bir Sporcuya uygulayabilir ve bu Kişileri “Sporcu” tanımına dahil edebilir.

TDMK Yanlış Atıf Yapmış

TDMK, sporcu tanımı ile ilgili açıklamasında, sporcu tanımının Türkiye Dopingle Mücadele Talimatı‘nın 1.4 maddesine göre belirlendiğini belirtmiş.

Oysa Talimat’ta 1.4 maddesi yok.

Talimat’ın 1’inci maddesi tek cümleden oluşuyor. Bu madde ise 2’nci maddeye atıf yapıyor.

Sporcu tanımı, Talimat’ın Giriş bölümünde yer alıyor.

Her ne kadar TDMK yanlış atıfla açıklama yapmış olsa da, açıklamanın içeriği dikkate alınmalı.

TDMK’nın açıklaması aşağıdaki gibidir. Açıklamanın devamında yorumlarımı paylaşacağım.

Ulusal Düzeyde Sporcu

Türkiye Dopingle Mücadele Talimatının 1.4 maddesi gereği;

  • TDMK’nın “Kayıtlı Doping Kontrol Havuzunda” bulunan Sporcular ve
  • TDMK’nın “Ulusal Doping Kontrol Havuzunda” bulunan Sporcular ve
  • TDMK tarafından belirlenen spor dallarında yine TDMK tarafından belirlenen kategorilerdeki Ulusal Şampiyonalara katılan Sporcular Ulusal Düzeyde Sporcu olarak kabul edilir.

Spor Dalları ve Ulusal Şampiyonalara İlişkin Tablo

Spor-DalıYarışma Seviyesi
Atletizm-AtmalarGençler veya Büyükler Türkiye Şampiyonası, Süper Lig müsabakalarına katılan sporcular ile Milli takım veya Milli takım aday kadrolarında bulunan sporcular
Atletizm-AtlamalarGençler veya Büyükler Türkiye Şampiyonası, Süper Lig müsabakalarına katılan sporcular ile Milli takım veya Milli takım aday kadrolarında bulunan sporcular
Atletizm-Sprint 400m ve altıGençler veya Büyükler Türkiye Şampiyonası, Süper Lig müsabakalarına katılan sporcular ile Milli takım veya Milli takım aday kadrolarında bulunan sporcular
Atletizm-Orta Mesafe
800-1500m
Gençler veya Büyükler Türkiye Şampiyonası, Süper Lig müsabakalarına katılan sporcular ile Milli takım veya Milli takım aday kadrolarında bulunan sporcular
Atletizm-Uzun Mesafe
3000m ve üstü
Gençler veya Büyükler Türkiye Şampiyonası, Süper Lig, Kros Ligi, Yürüyüş Ligi, Yarı Maraton Ligi/Şampiyonası ve Maraton Ligi/Şampiyonasına katılan sporcular ile Milli takım veya Milli takım aday kadrolarında bulunan sporcular
BasketbolKadınlar ve Erkekler Süper Lig müsabakalarına katılan sporcular
Bisiklet-YolBüyükler Türkiye Şampiyonası, Milli takım veya Milli takım aday kadrolarında bulunan sporcular
BoksBüyükler Türkiye Şampiyonası
CimnastikBüyükler Türkiye Şampiyonası, Milli takım veya Milli takım aday kadrolarında bulunan sporcular
Eskrim-TümüBüyükler Türkiye Şampiyonası
FutbolSüper Lig ve TFF 1. Lig ve 2. Lig
Güreş-Greko-romen,Büyükler Türkiye Şampiyonasına katılan sporcular ile Milli takım veya Milli takım aday kadrolarında bulunan sporcular
Güreş-Serbest StilBüyükler Türkiye Şampiyonasına katılan sporcular ile Milli takım veya Milli takım aday kadrolarında bulunan sporcular
Güreş-Kadınlar Serbest StilBüyükler Türkiye Şampiyonasına katılan sporcular ile Milli takım veya Milli takım aday kadrolarında bulunan sporcular
HalterGençler veya Büyükler Türkiye Şampiyonasına katılan sporcular ile Milli takım veya Milli takım aday kadrolarında bulunan sporcular
HentbolErkekler Süper Lig ve Kadınlar Süper Lig
JudoBüyükler Türkiye Şampiyonası
Kano-Kayak-TümüBüyükler Türkiye Şampiyonası
KarateBüyükler Türkiye Şampiyonası
KürekBüyükler Türkiye Şampiyonası
Masa TenisiSüper Lig
Modern PentatlonBüyükler Türkiye Şampiyonası
OkçulukBüyükler Türkiye Şampiyonası
Taekwondo-SparringBüyükler Türkiye Şampiyonası
Taekwondo-PoomsaeBüyükler Türkiye Şampiyonası
TenisTürkiye Şampiyonası
VoleybolEfeler Ligi ve Sultanlar Ligi
Yelken TümüTürkiye Şampiyonası
Yüzme-Yüzme Sprint
100m ve altı
Gençler veya Büyükler Türkiye Şampiyonası, Milli takım veya Milli takım aday kadrolarında bulunan sporcular
Yüzme Orta Mesafe
200-400m
Gençler veya Büyükler Türkiye Şampiyonasına katılan sporcular ile Milli takım veya Milli takım aday kadrolarında bulunan sporcular
Yüzme-Uzun Mesafe
800m ve üstü
Gençler veya Büyükler Türkiye Şampiyonasına katılan sporcular ile Milli takım veya Milli takım aday kadrolarında bulunan sporcular

Uluslararası Düzeyde Sporcu

Bir Uluslararası Federasyon tarafından Uluslararası Düzeyde Sporcu tanımına giren sporcular, “Uluslararası Düzeyde Sporcu” olarak kabul edilecektir.”

KRİTERLER NEDİR?

TDMK, bu listeyi hangi kriterlere göre belirledi?

Neden bazı spor dalları listede yok? Atıcılık, badminton, bedensel engelliler dalları, bilardo, binicilik, bocce, bowling, briç, buz hokeyi, buz pateni, dans sporları, e-spor, hava sporları, hokey, kaykay, kızak, kick boks, korfbol, körling, kriket, kungfu, kuraş, motosiklet, muaythai, okul sporları, otomobil sporları, rafting, ragbi, satranç, squash, sualtı sporları, sutopu, triatlon, üniversite sporları, vücut geliştirme ve wushu dalları listede yer almamış.

Neden bazı spor dallarında Gençler klasmanı dahil edilmedi?

Neden bazı spor dallarında bütün profesyonel sporcular listeye dahil edilmedi? Örneğin, TFF 3. Lig listede yok. Kadınlar futbol ligine yer verilmemiş. Basketbol, hentbol, masa tenisi, voleybol dallarında sadece en üst ligler listede yer bulmuş. Bu ligler federasyon ve Bakanlık tarafından profesyonel lig olarak kabul edilmese bile, sporcular fiilen profesyonel. Ücret karşılığı çalışıyorlar.

Bazı spor dallarında milli takım ve milli takım aday kadrosunda yer alan sporcular listeye alınmışken; bazı spor dallarında milli takım ve milli takım aday kadrosu dahil edilmemiş.

1. Spor Hukuku Zirvesi – Sporda Doping

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi spor hukuku zirvesi düzenliyor.

Zirvenin konusu ‘Sporda Doping’ olarak belirlenmiş

Zirve üniversitenin Sağlık Kültür ve Daire Başkanlığı’nın Youtube hesabında şu anda canlı yayınlanıyor.

Panel programı aşağıdaki gibidir.

Prof. Dr. Emine Yazıcıoğlu – Doping Kullanımı Halinde Ödüllerin İadesi

Prof. Dr. Murat Balcı – Futbol Disiplin Hukuku Bakımından Doping

Doç. Dr. Mehmet Emin Alşahin – Doping ve Ceza Hukuku

Doç. Dr. Hüseyin Aydın – Kişisel Verilerin Korunması Açısından Doping Test Sonuçları

Dr. Kerim Çakır – E-spor ve Doping

Dr. Can Yalçınkaya – WADA ve Yapılanması

Av. Sinem Turan – Dopingle İlgili Örnek CAS Kararları

Maalesef bu zirvede en önemli konulara değinilmiyor.

Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu’nun yapısı, suçta ve cezada kanunilik, dopingte kusursuz sorumluluğun kapsamı, doping testlerinin geçerliliği, dopingle mücadele karşısında sporcuların haklarının korunması, doping ve insan hakları, SGM Tahkim Kurulu’nun dopingle ilgili kararları, CAS ve İsviçre Federal Mahkemesi’nin Türkler ile ilgili kararları gibi konulara yer verilmiyor.

Bu zirvede yapılan sunumları daha sonra değerlendireceğim.

Türkiye, Halterde Olimpiyat Kotası Kaybetti

Tokyo 2020 Oyunları yakında başlıyor.

Ülkeler kafilelerini göndermeye başladı.

Türkiye, ilk kafilesini Tokyo’ya gönderdiği sırada halterde kota kaybettiğini öğrendi.

Türkiye Halter Federasyonu eski başkanı Hasan Akkuş‘un resmi evrakta sahtekarlık yaptığı ve 17 dopingli sporcunun test sonuçlarını sakladığı iddiası ile başlayan soruşturma sürecinde ilk karar alındı.

Uluslararası Halter Federasyonu, Türkiye Halter Federasyonu‘na verdiği üç kotayı ikiye düşürdü.

Erkekler 61 kiloda kota alan Ferdi Hardal listeden çıkarıldı.

Hasan Akkuş‘un 8 sene önce karıştığı yolsuzluk, bugün sporcularımıza zarar veriyor. Hasan Akkuş‘un günahlarının bedelini sporcularımız ödüyorlar.

Gençlik ve Spor Bakanlığı ise uyuyor.

Bakanlık soruşturma açmadı. Hasan Akkuş ve diğer yönetim kurulu üyeleri hakkında harekete geçmedi. Kamuoyunu bilgilendirmedi.

Türkiye Halter Federasyonu başkanı Tamer Taşpınar, kota indirilmesi kararı ile ilgili “geçmiş yönetimden kaynaklanan bir olay. Mevcut federasyonumuzun bu konuda hiçbir sorumluluğu yoktur. 2012’de İsrail’de yapılan Avrupa Şampiyonası’ndan kaynaklı, o günkü yönetimin sorumluluğu olan bir konudurdemiş.

Taşpınar, geçmiş yönetimden kaynaklanan olayın ne olduğunu anlatmaktan imtina ediyor. Rezaleti ağzına alamıyor.

Tamer Taşpınar, “Eski Türkiye Halter Federasyonu Başkanı Hasan Akkuş döneminde, 9 yıl önce İsrail’de düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda birçok sporcuda doping çıkması üzerine, IWF’in soruşturma başlattığını ve bu cezayı aldıklarını” ifade etmiş.

Taşpınar eksik, yanlış konuşmuş.

Türkiye Halter Federasyonu, Akkuş döneminde birçok sporcuda doping çıktığı için cezalandırılmadı.

Uluslararası Test Ajansı (International Testing AgencyITA) raporuna göre, Hasan Akkuş, resmi evrakta sahtekarlık yapmış ve doping ihlali sonuçlarını saklamış. ITA, sahtekarlık ve birden çok doping ihlali sebebiyle Türkiye Halter Federasyonu’nun cezalandırılmasını talep edeceğini duyurdu. (Olayla ilgili detaylı anlatım için bkz. https://tinyurl.com/hasanakkus1)

Türkiye Halter Federasyonu başkanı Tamer Taşpınar, “Hep geçmişin sıkıntısını yaşıyoruz ve halen yaşamaya devam ediyoruz. Biz dopingle en iyi şekilde mücadele etmeyi sürdürüyoruz” diye konuşmuş.

Bu savunma da doğru değil.

Tamer Taşpınar dönemi de temiz değil.

Nisan 2021’de Avrupa Halter Şampiyonu olan Daniyar Ismayilov‘un doping ihlali yaptığı tespit edildi.

ITA, Türkiye Halter Federasyonu‘nun cezalandırılması için Uluslararası Halter Federasyonu Bağımsız Disiplin Kurulu‘na sevkini talep edeceğini duyurdu.

Türk spor hukuku açısından çok önemli bir süreç başlayacak.

Bakalım Hasan Akkuş ve Türkiye Halter Federasyonu kendilerini nasıl savunacaklar.

Asıl merak ettiğim, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, Hasan Akkuş hakkında soruşturma talimatı verecek mi?

Türkiye Wushu Kung-Fu Federasyonu‘ndaki yolsuzluk iddiaları karşısında üç maymunu oynayan Bakan Kasapoğlu, uluslararası spor kamuoyunun yakından takip ettiği yolsuzluk ve doping iddiaları karşısında nasıl tavır alacak?

Hasan Akkuş Türkiye’de Yargılanacak mı?

Hasan Akkuş, Avrupa Halter Federasyonu başkanı olmadan önce Türkiye Halter Federasyonu başkanıydı. Onun döneminde Türk halteri doping ile anıldı. Birçok sporcu doping cezası aldı.

İsrail’de düzenlenen Avrupa 23 Yaş Altı Halter Şampiyonası’nda 5 Türk sporcunun testlerinde doping kapsamına giren “Stanozolol” maddesi bulunması üzerine, dönemin Türkiye Halter Federasyonu Başkanı Hasan Akkuş, tüm sporcuların numunelerini test edilmeleri için Köln’e göndermiş, Köln’den gelen cevapta 16 numunenin tamamının dopingli çıkması sonucu Türkiye Halter Federasyonu yönetim kurulu istifa etmek zorunda kalmıştı.

Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu‘nun (TDMK) açıkladığı rapora göre ,2013’ün ilk 6 ayında numune alınan 648 sporcudan 90’ı dopingli çıkmış. Dünyada kabul gören doping tehlike sınırı %1,5-2 iken, Türkiye’de bu oran ortalama %13,88 olmuş, bazı dallarda (atletizm, halter vb.) %45’e kadar çıkmış.

Bir de saklananlar varmış.

Hasan Akkuş‘un ismi bir süredir dünya kamuoyunda yolsuzlukla anılıyordu.

2020 yılında, Alman ARD kanalı, Uluslararası Halter Federasyonu (IWF) başkanı Tamás Aján‘ın karıştığı yolsuzluklar hakkında bir program yayınladı.

Programın detaylarını öğrenmek için bkz. https://www.insidethegames.biz/articles/1088760/ard-programme-targets-weightlifting

Bu programda doping yaptığı tespit edilen Türk haltercilerin doping testi sonuçlarının saklandığı, bu sporcuların doping ihlali yapmalarına rağmen yarışmalara katılmaya devam ettikleri öne sürüldü.

ARD’nin yayınından sonra Richard H. McLaren‘in başkanlığında bağımsız bir denetim komisyonu oluşturuldu. Bu komisyon, IWF‘nin belgelerini inceledi ve bir rapor yayınladı (Alternatif link: https://tinyurl.com/mclarenhalter). Bu raporda usulsüzlükler sıralandı.

Bu raporun yayınlanmasından sonra ARD yeni bir belgesel hazırladı.

Bu belgeselde Hasan Akkuş’un adı açıkça zikredildi. Türk halterindeki skandallar ilan edildi.

Resmi açıklamalarda 2012 yılında sadece 5 haltercinin pozitif çıktığı belirtilmesine rağmen, gerçek sayının saklandığı iddia edildi. Dünya Dopingle Mücadele Ajansı‘nın (WADA) verilerine göre, 5 değil, 22 sporcunun testi pozitif çıkmış. IWF‘nin sitesindeki listede sadece 2 sporcu yer almış.

IWF‘nin kurallarına göre, Türkiye Halter Federasyonu‘nun üyeliğinin askıya alınması ya da federasyonun IWF‘ye 500.000 USD ceza ödemesi gerekiyordu. İkisi de gerçekleşmedi.

ARD’nin iddiasına göre, Hasan Akkuş ile Tamás Aján çok yakınlardı. Birlikte birçok olayı halı altına süpürmüşlerdi.

Hasan Akkuş, ARD’ye yaptığı açıklamada, testlerin ulusal olduğunu, IWF ile ilgisi olmadığını söylemiş. Oysa WADA bu savunmayı yalanlamış ve testlerin IWF tarafından yapıldığını belirtmiş.

Ekim 2020’de WADA IWF ile ilgili bir rapor yayınladı.

McLaren Raporu, WADA Raporu ve ARD’nin yayınlarına rağmen IWF’de pek bir değişiklik olmadı. Hasan Akkuş başta olmak üzere, isimleri kötü anılan kişiler IWF yürütme kurulunda yer buldular. Hasan Akkuş Avrupa Halter Federasyonu başkanlığına seçildi.

Halter camiası, yolsuzluk iddialarını görmezden geldi.

Bugüne kadar.

Uluslararası Test Ajansı (ITA), IWF’de 2009-2019 yılların arasında gerçekleşen doping ihlalleri ve yolsuzluklar hakkında bir rapor (FINAL REPORT – Anti-Doping Rule Violations and related allegations of misconduct from 2009 to 2019) yayınladı.

Raporda Hasan Akkuş‘a da geniş yer verilmiş.

Hasan Akkuş hakkında çok çarpıcı iddialar var.

Akkuş, Türkiye Halter Federasyonu başkanı iken, IWF ile temasa geçmiş ve IWF tarafından yapılan testleri pozitif çıkan 17 Türk halterci ile ilgili kayıtlarla oynanmasını, kayıtların değiştirilmesini istemiş. Akkuş, testlerin Türkiye Halter Federasyonu tarafından yapılmış gibi kayda geçirilmesini istemiş. Böylece IWF‘nin Türkiye Halter Federasyonu‘na vereceği olası 4 yıllık üyelik dondurma cezasını ve 500.000 USD idari para cezasını engellemeyi amaçlamış.

ITA, Hasan Akkuş‘un IWF‘ye gönderdiği e-postayı yayınlamış.

Akkuş, bu e-postada son durumun (17 haltercide doping tespit edilmesi) Türkiye Halter Federasyonu ve kendisi için ağır sonuçlar doğuracağını belirtmiş.

Akkuş, evrakta sahtekarlık yaptığını itiraf etmiş.

Akkuş, Ocak 2013’te geçmişe etkili olacak şekilde, 05.11.2012 tarihli sahte belge hazırladığını açıklamış.

Böylece IWF‘nin görev belgesini düzenlediği tarihten önce Türkiye Halter Federasyonu‘nun yarışma dışı test yaptığını belgelemiş (!) olacaktı.

Akkuş, IWF‘den Türk sporcularla ilgili belgeleri göndermesini, böylece bu sporcularla ilgili prosedürün Türkiye’de başlamış gibi gösterebileceğini belirtmiş.

Akkuş, e-postasında IWF başkanı Tamás Aján‘ın ve IWF‘nin kendisine yardım etmesi için âdeta yalvarmış.

Akkuş, e-postasının sonunda e-postasının okunduktan sonra silinmesini rica etmiş.

HASAN AKKUŞ İSTİFA ETMEDİ. İNAT EDİYOR

ITA Raporu‘nun yayınlanmasının ardından raporda ismi geçen kişilerin istifa etmeleri bekleniyordu.

Maalesef şüpheliler istifa etmediler.

Hasan Akkuş, soruşturma bitene kadar IWF yürütme kurulu üyeliğinden ve Avrupa Halter Federasyonu başkanlığından geçici olarak ayrıldığını duyurdu.

ŞİMDİ NE OLACAK?

ITA‘nın raporu, Türk sporu için utanç kaynağı oldu.

Bir federasyon başkanının, şahsi çıkarları için evrakta sahtekarlık yaptığı ve sahte evrakı uluslararası federasyona gönderdiği, uluslararası yolsuzluğa imza attığı iddia ediliyor.

Bu federasyon başkanı uluslararası spor camiasını, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nı, Bakan’ı, Spor Genel Müdürü’nü, spor teşkilatını ve Türkiye kamuoyunu yanıltmış.

ITA, Türkiye Halter Federasyonu ile ilgili bulguları IWF Disiplin Komitesi ile paylaştı. ITA, Türkiye Halter Federasyonu‘nun cezalandırılmasını talep etti.

Türkiye Halter Federasyonu‘nun Olimpiyatlar’dan atılması mümkün. Ancak Türkiye’nin halter camiasında güçlü lobisi var. Büyük ihtimalle, IWF, Tokyo Oyunları’ndan sonra federasyona ceza verecek.

Peki Hasan Akkuş ne olacak?

IWF, Akkuş‘a ceza verir mi bilinmez.

Akkuş ile ilgili iddiaların Türkiye’de soruşturulması gerekiyor.

Buna da ihtimal vermiyorum.

ITA Raporu iki hafta önce açıklandı. Geçen güne kadar medyada yer bulmadı.

Türkiye Halter Federasyonu henüz açıklama yapmadı.

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu susuyor.

Spor teşkilatından ses çıkmıyor.

Hasan Akkuş hakkında sportif soruşturma açılması, Bakan Kasapoğlu‘nun talimatına bağlı.

Kasapoğlu, Pandora’nın kutusunu açacak mı?

Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu Şüphe Doğuruyor

Hasan Akkuş‘un mektubu ve sporculara Türkiye Halter Federasyonu tarafından ceza verilmesi, Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu‘nun (TDMK) güvenirliği hakkında şüphe doğurdu.

Hukuki niteliği tartışmalı, tüzel kişiliği bulunmayan ve hukuken çok şüpheli işler yapan TDMK, bu süreçte neredeydi? Bu usulsüzlükte rolü var mı?

TDMK 2011 yılında kuruldu ve faaliyete başladı. 2012 yılında yüzlerce test yaptı ve testleri değerlendirdi. 2012 yılından beri doping testleri TDMK tarafından yapılıyor. Ulusal federasyonlar test yapmıyor.

Kasım 2012’de Hasan Akkuş sahte belge hazırladı. 2012 yılının sonunda, 2013 yılında testleri kim yaptı? TDMK’dan habersiz test yapılmış olabilir mi? Bu testler nasıl usulüne uyduruldu?

TDMK, pozitif test sonuçlarını WADA ile paylaşmak zorunda. TDMK, “bu testler nereden çıktı?” demedi mi?

SORUŞTURMA GENİŞ TUTULMALI

Hasan Akkuş ile ilgili yolsuzluk, görevi kötüye kullanma, evrakta sahtekarlık iddiaları soruşturulacak ise, bu soruşturma sadece Hasan Akkuş ile sınırlı kalmamalı. Dönemin federasyon yönetim kurulu üyeleri, TDMK yönetimi ve sorumluları da soruşturulmalı!

SÇM Seminer Serisi XXIV – Spor Hukukunun Lokomotifi: Dopingle Mücadele

GÜNCELLEME: Seminerin videosu yayınlandı.

Kadir Has Üniversitesi Spor Çalışmaları Merkezi Seminer Serisi’nin yirmi dördüncü etkinliği olan ‘Spor Hukukunun Lokomotifi: Dopingle Mücadele’ semineri 4 Mayıs Salı günü saat 20:00’da Zoom platformu aracılığıyla online olarak düzenlenecek ve Spor Çalışmaları Merkezi YouTube kanalından canlı olarak yayınlanacak.

Konuk konuşmacı, Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu Genel Koordinatör Yardımcısı Av. Mehmet Yoğurtcuoğlu olacak.

Tartışma Konu Başlıkları:

  • Gelişen spor mevzuatında dopingle mücadelenin uyumu
  • Dopingle mücadele sisteminin hukuki sonuçları
  • Dopingle mücadele ve adil yargılanma hakkı
  • Vaka Çözümleme Anlaşması
  • Somut Destek ve Ceza Askı Süresi
  • Erken Kabul İndirimi

Etkinliğe katılım ücretsizdir.

Kayıt için tıklayınız!

TÜRKİYE DOPİNGLE MÜCADELE TALİMATINDA DEĞİŞİKLİK

Türkiye Dopingle Mücadele Komiyonu, bugün Twitter hesabında Türkiye Dopingle Mücadele Talimatı’nın değiştirildiğini duyurdu.

Komisyonun sitesinde yayınlanan açıklama aşağıdaki gibidir:

TÜRKİYE DOPİNGLE MÜCADELE TALİMATINDA DEĞİŞİKLİK

Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu 2019 yılı başında Dünya Dopingle Mücadele Kuralları (Code) ile uyumluluk açısından Dünya Dopingle Mücadele Ajansı’nın (WADA) yetkili birimleri tarafından yerinde denetime tabi tutulmuş ve denetim neticesinde Dünya Dopingle Mücadele Ajansı Denetim Çalışma Grubu tarafından Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonunun, yapısı, işleyişi, Türkiye’deki dopingle mücadele faaliyetlerinin yürütülmesi ve dopingle mücadele disiplin yargılamaları başta olmak üzere toplam 400’e yakın kriter dikkate alınarak  düzeltici eylem planını içerir rapor hazırlanmıştır.

Raporda yer alan düzeltici eylemlerden “kritik” başlığıyla ve düzeltilmemesi halinde Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu ve dolayısıyla da Türkiye’nin “dopingle mücadele kurallarıyla uyumsuz” ilan edilmesi sonucunu doğuracak, dopingle mücadele disiplin yargılamasının uluslararası kurallara uygun, tarafsız, tek bir çatı altında, adil yargılanma ilkelerine bağlı ve uzmanlaşmış bir yapıya kavuşturulması hususuna ilişkin olarak; Dünya Dopingle Mücadele Ajansı ile yürütülen yoğun bir çalışma ve görüş alışverişi neticesinde, Türkiye Dopingle Mücadele Talimatının, 7.9, 8 ve 13. maddelerinde değişikliğe gidilmesi yönünde çalışmalar tamamlanmış ve Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu Yönetim Kurulunun 17.09.2019 tarih ve 32 sayılı toplantısında değişiklik onaylanmıştır.

Değişiklik ile; Türkiye Dopingle Mücadele Talimatında hüküm altına alınmış ihlallere ilişkin olarak yürütülecek dopingle mücadele disiplin yargılaması konusunda, 2 (iki) ay içerisinde oluşturulacak Dopingle Mücadele Disiplin Kurulu ve Dopingle Mücadele İtiraz Kurulu tek yetkili yargı mercileri olarak belirlenmiştir. Yapılan bu değişiklik Dünya Dopingle Mücadele Ajansı tarafından da uygun görülmüş, Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu ve dolayısıyla da Türkiye’nin “dopingle mücadele kurallarıyla uyumsuz” ilan edilmesi sonucu ortadan kaldırılmış ve durum Dünya Dopingle Mücadele Ajansı tarafından teyit edilmiştir.

Dopingle Mücadele Disiplin Kurulu ve Dopingle Mücadele İtiraz Kurulunun oluşturulması için belirlenen 2 (iki) aylık süre boyunca değişiklikten önce uygulanmakta olan, ilgili ulusal spor federasyonlarının disiplin kurulları ile Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurullarının yetkileri devam edecek olup, dopingle mücadele disiplin yargılaması kurullarının oluşturulmasına ilişkin bilgilendirme resmi internet sayfamız (www.tdmk.org.tr) aracılığıyla spor kamuoyuna duyurulacaktır.

Saygılarımızla,

Türkiye Dopingle Mücadele Talimatının son haline aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Türkiye Dopingle Mücadele Talimatı 17 Eylül 2019

Ankara Üniversitesi Dopingle Mücadele Merkezi’nin İçini Boşalttılar

Geçtiğimiz günlerde Resmî Gazete’de bir yönetmelik değişikliği okudum. Okurken üzüldüm.

4 sene önce, 2015 yılında, Ankara Üniversitesi bünyesinde Dopingle Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi kurulmuştu.

Bu merkezin kurulması önemli bir adımdı. Devletten bağımsız ve tarafsız şekilde dopingle ilgili araştırma yapılabilecekti. Hacettepe Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Türkiye Doping Kontrol Merkezi‘nin (TDKM) sicili iyi değildi. Üstelik TDKM, doping kontrolleri yapıyordu. Usulü kendisi belirliyordu. Kimse bu merkezi eleştirmiyordu. TDKM, spor camiasını dopingle ilgili bilgilendirmiyordu. Gizli kapaklı iş çeviriyordu.

Ankara Üniversitesi‘nde doping araştırma merkezi kurulunca sevinmiştim ancak bu sevinç uzun sürmedi. Bu merkez hiçbir iş yapmadı. Merkez bünyesinde ne yapıldığını kimse görmedi. Bugün Ankara Üniversitesi‘nin sitesinde girip “Araştırma, Uygulama ve Eğitim Merkezleri” sayfasını açtığınızda çeşitli merkezlerin listesini görürsünüz. Bu listede çoğu merkezin kendi sitesine/sayfasına link verilmiş ancak Dopingle Mücadele, Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin linki yok. Üniversite bu merkez için site/sayfa açmamış. Merkezin sadece adı var. Hiçbir icraatı yok.

14 Eylül’de Resmî Gazete‘de yayımlanan yönetmelik değişikliği ile, merkezin adı ve amaçları değiştirildi. Merkezin adına “bağımlılık ve” eklendi.  Merkezin yeni adı, “ANKARA ÜNİVERSİTESİ BAĞIMLILIK VE DOPİNGLE MÜCADELE UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ” oldu.

Bu değişiklik ile, dopingle mücadelenin sadece kağıt üzerinde kaldığını görüyoruz. Zira bağımlılık ve doping ile mücadele farklı konulardır. Uzmanlıkları , muhatapları ve faaliyet alanları çok farklıdır. Bu iki uzmanlığın tek çatı altında toplanması doğru değildir.

Anlaşılan, Ankara Üniversitesi‘nin dopingle mücadele etmek gibi bir derdi yok. Yönetmelik değişikliğini de laf olsun diye yapmışlar. Yukarıda bahsettiğim merkezler sayfasında, yönetmelik değişikliği işlenmemiş. Merkezin adı güncellenmemiş.

Devlet destekli dopingin had safhada olduğu, Türkiye Doping Kontrol Merkezi‘nin ve Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu‘nun WADA (Dünya Dopingle Mücadele Ajansı) mevzuatı ve özellikle WADA Kodu ile ilgisiz ve bu Kod’a aykırı işler çevirdiği bir ülkede sadece bir üniversitede dopingle mücadele merkezi olması üzücü idi. Bugün tek merkezimizi de kaybetmiş olduk.

Fransa, Doping Mevzuatını Güncelledi

Fransa, 2024 yılında Yaz Olimpiyat Oyunları’na ev sahipliği yapacak.

2024 Oyunları hazırlığı sürecinde IOC, WADA ve Oyunlar Organizasyon Komitesi arasında sıkı görüşmeler gerçekleşti. IOC ve WADA, Fransa’nın doping mevzuatının değiştirilmesini ve ulusal mevzuatın WADA Kodu ile uyumlu olmasını istiyor.

Fransa, bu talepleri geri çeviremeyeceği için hemen hazırlıklara başladı. Yoğun bir çalışma döneminin ardından Fransız doping mevzuatı güncellendi. Birçok kanun ve yönetmelikte değişiklik yapıldı.

Mevzuat değişikliği bugün Resmî Gazete’de yayımlandı:
https://goo.gl/nTRCi9

2019 Yasaklılar Listesi’nin Tercümesi Yayınlandı

Dünya Dopingle Mücadele Ajansı (WADA), 2019 Yasaklılar Listesi‘ni birkaç ay önce yayınlamıştı.

Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu, listenin çevirisini bugün yayınladı: http://www.tdmk.org.tr/wp-content/uploads/2016/03/2019_Yasaklilar_Listesi.pdf

Not:

WADA Kodu‘nu ve Türkiye Dopingle Mücadele Talimatı‘nı dikkate almayı unutmayın!

Zeynep Sönmez’e Özel Ceza

Türk tenisçi Zeynep Sönmez, doping cezası aldı.

Uluslararası Tenis Federasyonu‘ndan (ITF), yapılan açıklamaya göre, 21-28 Ekim 2017 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Cumhuriyet Kızları Tenis Turnuvası‘nda mücadele eden Zeynep Sönmez‘in, 24 Ekim 2017’de verdiği doping numunesinde yasaklı “modafinil” maddesine rastlandı.

ITF, Sönmez‘in kasten hareket etmediğini ve sporcunun doping ihlalini kabul ettiğini açıkladı.

ITF, gerekçeli kararı yayınladı: http://www.itftennis.com/media/282367/282367.pdf

Okumaya devam et Zeynep Sönmez’e Özel Ceza

Olimpik Aday Kadrosundaki Sporcular Doping Eğitimini Tamamlamalılar

Spor Genel Müdürlüğü Yüksek Performans Strateji Kurulu’ndan Olimpik aday kadrodaki sporculara yönelik duyuru yapıldı. 

Bu sporcuların dopingle ilgili eğitimi tamamlamaları gerektiği ifade edildi.

Kuruldan yapılan açıklama aşağıdaki gibidir:

“Bilindiği üzere 2018 Pyeongchang Kış ve 2020 Tokyo Yaz Olimpiyat Oyunları hazırlık çalışmalarının değerlendirilmesi ve koordinasyonunun sağlanması amacıyla Genel Müdürlük Makamının 24.02.2017 tarih ve 30405 sayılı oluru ile Yüksek Performans Strateji Kurulu oluşturulmuştur.

Üst düzey performans sporcularının dopingle mücadele kapsamında da bilgili ve yetkin omasının sağlanması, Yüksek Performans Strateji Kurulu’nun öncelikleri arasında yer almaktadır. Bu çerçevede, Yüksek Performans Strateji Kurulu çalışmaları kapsamında desteklenen sporcuların Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu’nca elektronik ortamda verilen dopingle mücadele eğitimini tamamlamaları gerekmektedir.

Bahsi geçen eğitime erişim sağlanabilmesi için ekte adı geçen sporcuların https://tdmk.triagonal.net/online/login/index.php web adresinde yer alan e-eğitime kayıt olmaları ve eğitimi tamamlamaları beklenmektedir.

Bu açıklama eksik ya da uygulama hatalı.

2018 ve 2020 yıllarında sadece Olimpiyatlar düzenlenmeyecek. Paralimpik Oyunları da organize edilecek. Paralimpik sporcularımız da bu organizasyonlarda ülkemizi temsil edecekler.

Paralimpik sporcular listede değiller mi?

Spor Genel Müdürlüğü Yüksek Performans Strateji Kurulu’nda engelli spor federasyonlarının temsilcileri yer almıyor mu? Bu Kurul, paralimpik dallar hakkında kararlar almıyor mu?

Paralimpik spor dalları dikkate alınmıyorsa, çok ciddi bir ayırımcılık söz konusu.

WADA, 2018 Yasaklılar Listesi’ni Yayınladı

Dünya Dopingle Mücadele Ajansı (WADA), 2018 Yasaklı Maddeler ve Yöntemler Listesi‘ni yayınladı: https://goo.gl/3b11zP

Liste, 1 Ocak 2018 tarihinde yürürlüğe girecek.

WADA, listenin yanında ayrıca kısa açıklama notu da yayınladı: https://goo.gl/DA4Zka

Amerika Birleşik Devletleri Dopingle Mücadele Ajansı (USADA) ise, 2018 Listesi’ndeki önemli değişikliklerin listesini yayınladı: https://goo.gl/mT1MJv

İLGİLİ BELGELER:

WADA 2015 Kodu: https://goo.gl/hfyTsL

Türkiye Dopingle Mücadele Talimatı 2015https://goo.gl/zKH3oD

WADA, 2016 Yılı Raporu’nu Yayınladı

WADA 2016 RaporuDünya Dopingle Mücadele Ajansı, 2016 Yılı Raporu’nu yayınladı.

Raporda WADA’nın yönetimi, Doping Programı, WADA Kodu, Ortaklıklar, WADA Kodu’na Uyum Çalışmaları, Sporcularla İlişkiler, Eğitim, Doping Testleri gibi başlıklar yer alıyor.

Rapor sadece İngilizce dilinde hazırlandı: https://goo.gl/gbJo1y

WADA, Ebeveynlere Yönelik Eğitim Kitapçığı Yayınladı

Dünya Dopingle Mücadele Ajansı (WADA), çocuk sporcuların ebeveynlerine yönelik eğitim kitapçığı yayınladı.

Kitapçıkta “beslenme“, “doping risk faktörleri“, “yasaklı maddelerin kullanımının önlenmesi“, “doping kontrolü süreci“, “madde kullanımının tespiti“, “çocuk doping kullanıyorsa ne yapılmalı?” gibi başlıklar yer alıyor.

Kitapçık İngilizce, Fransızca ve İspanyolca dillerinde yayınlandı.

Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu‘nun en kısa zamanda bu kitapçığı tercüme ederek sitesinde yayınlamasını ve ilgili tüm spor kurum ve kuruluşlarına göndermesini bekliyorum.

İkarus

Geçtiğimiz Cuma akşamı Netflix’te “İkarus” isimli bir belgesel yayınlandı.

Filmin yapımcısı Brian Fogel bir yönetmen ve amatör bisikletçi.

Lance Armstrong hayranı olan Fogel, Armstrong’un doping yaptığını itiraf etmesinin ardından “doping kontrol sistemi”ni test etmeye karar verir.

Fogel, Rusya Dopingle Mücadele Ajansı’nın müdürü Grigory Rodchenkov ile temasa geçer. Rodchenkov, Fogel’a doping yapmayı ve doping kontrol sistemini nasıl alt edeceğini öğretir. Fogel, büyüme hormonu ile testosteron alır ve kendisine EPO enjekte eder. Fogel’ın performansı inanılmaz biçimde gelişir ve Fogel dünyanın en büyük amatör bisiklet yarışı Haute Route’a katılır.

Bu süreçte Fogel, Rodchenkov’un büyük bir doping sisteminin başında olduğunu öğrenir. Rodchenkov, Rusya’nın elit sporcularının doping ile madalya almalarını sağlamaktadır.

WADA bu süreçte soruşturma açar. Rodchenkov, Rusya Dopingle Mücadele Ajansı’ndan istifa etmek zorunda kalır. Rus devleti Rodchenkov’un peşine düşer.

Fogel, Rodchenkov’un ABD’ye kaçmasına yardım eder. Rodchenkov, Rusya’nın doping uygulamasını ABD yetkililerine anlatır. Fogel, delilleri WADA’ya sunar.

WADA, Rusya’nın devlet destekli doping uygulaması hakkında rapor yayınlar ama IOC bu raporu dikkate almaz. IOC, Rus sporcuların Rio Oyunları’na katılmalarına izin verir.

Bu belgeselin her dakikası, ders niteliğinde. İlerleyen günlerde belgeselin detaylarını ve Rusya skandalının Türkiye ile ilgisini yazacağım.

Filmin en beğendiğim yönlerinden biri George Orwell’in “1984” isimli kitabına sık sık atıf yapılması oldu. İlk sahnede izleyiciyi diken üzerine oturtan cümle ise asla zihinlerimizden silinmemeli: “Sahtekârlığın evrensel düzeyde egemen olduğu dönemlerde, gerçeği söylemek devrimci bir eylemdir.”

Fransa Dopingle Mücadele Ajansı, 2016 Yılı Faaliyet Raporunu Yayınladı

Fransa Dopingle Mücadele Ajansı (L’Agence française de lutte contre le dopageAFLD) 2016 yılı Faaliyet Raporu’nu yayınladı: https://goo.gl/MLrMeH (Alternatif link: https://goo.gl/96QREB)

Screen Shot 2017-06-29 at 10.24.49

Raporda Ajans kısaca tanıtıldıktan sonra Ajans’ın doping kontrolü, doping analizi, disipin yargılaması, medikal ve araştırma faaliyetlerine yer verilmiş.

Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu‘ndan da benzer detaylı raporlar bekliyoruz.

 

Yine Atletizm, Yine Doping

Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği (IAAF), doping cezalısı atletlerin listesini sık sık güncelliyor. Son güncelleme dün yapıldı. Medyada çıkan haberlerde üç Türk atletin (Elvan Abeylegesse, Gamze Bulut ve Songül Konak) daha listeye eklendiği açıklandı.

Türkiye Atletizm Federasyonu (TAF) yetkilileri bu konuda çelişik ve ilgisiz açıklamalar yaptılar.

Savunulanın aksine, Elvan’a yeni bir ceza verilmedi. TAF Disiplin Kurulu’nun verdiği ceza uygulanıyor. Elvan’ın cezası 28 Eylül 2017’de sona erecek.

TAF yöneticileri, her zaman olduğu gibi, bir doping skandalını yine komplo teorisi ve Türkiye düşmanlığı safsatası ile savuşturmayı denemişler. 24 kişilik takımda 18 kişiye test yapıldığını, Türk sporcuların devamlı takip edildiğini söylemişler.

Onlarca sporcusu doping ihlali yapan bir federasyon elbette takip edilecek. Bu federasyonun sporcuları, diğer sporculara göre daha fazla doping testine tabi tutulacak.

TAF yetkilileri, Elvan hakkında konuşurken, diğer atletler hakkında tek kelime etmekten kaçınmışlar. Bu sessizliğin sebebi nedir? Aslı Çakır’ın ve Üsküdar Belediyespor’un karıştığı rüşvet skandalını soruşturmayan TAF, sessiz kalmaya devam edecek mi?

IAAF liste yayınlamasa, Türk atletlerin hangi cezaları aldığını bilemeyeceğiz. Neden Türkiye Dopingle Mücadele Kurulu, doping cezalısı sporcuların, antrenörlerin, yardımcı personelin listesini yayınlamıyor? Neden bu kişilerin kulüplerini açıklamıyor? Devlet destekli doping tartışılırken, sistematik doping yaptığından şüphelenilen kulüplerin de ifşa edilmesi gerekiyor.

Kanada Dopingle Mücadele Programı Taslağı Görüşe Açıldı

Kanada Dopingle Mücadele Programı Taslağının ikinci versiyonu görüşe açıldı. Ulusal spor kurum ve kuruluşları, çoklu dal organizasyonları ve spor yöneticileri 24 Mart tarihine kadar görüşlerini, yorumlarını ve eleştirilerini paylaşabilecekler.

Kanada Dopingle Mücadele Programı Taslağı ikinci versiyonu için bkz. https://goo.gl/ss6Yj0

Programla ile ilgili kısa bilgi notu için bkz. https://goo.gl/mBbauX

Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu Ne Yapıyor?

Türkiye’de dopingle mücadeleden sorumlu olan Türkiye Dopingle Mücadele Kurumu, bu mücadeleni mevzuatının ve programının şeffaf ve hesap verilebilir şekilde düzenlenmesi için somut adımlar atmıyor. Kapalı grup olarak faaliyet sürdüren TDMK, dopingle mücadele konusunda güven vermiyor.

TDMK yabancı dopingle mücadele kurumlarının yapısını, mevzuatını, çalışmalarını ve projelerini incelemeli; taslakları ve çalışmaları kamuoyu ile paylaşmalı! Belki önce Kanada’nın taslağını incelemeli!

WADA 2017 Yasaklılar Listesi Yürürlüğe Girdi

Dünya Dopingle Mücadele Ajansı’nın (WADA) 2017 Yasaklılar Listesi 1 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe girdi.

Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu, listenin Türkçe çevirisini yayınladı: https://goo.gl/w8wKFX

Listenin İngilizce versiyonu için bkz. https://goo.gl/wKFfCl

Listenin Fransızca versiyonu için bkz. https://goo.gl/evhLU9

Halterci Sibel Özkan, Olimpiyat Madalyasını Kaybetti

Halterci Sibel Özkan Konak, Pekin Oyunları’nda gümüş madalya almıştı. Özkan’ın sevinci 8 sene sonra, 18 Mayıs 2016 tarihinde son buldu.

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi, Özkan‘ın Olimpiyatlar’da alınan numunesinin tekrar test edildiğini ve numunesinde Stanozolol tespit edildiğini bildirdi. Sporcunun B numunesi de pozitif çıktı. IOC, Özkan‘ı diskalifiye etti ve sporcuya madalyasını ve diğer ödülleri geri vermesini emretti.

Özkan, Ağustos 2016’da CAS‘a başvurdu.

Özkan, CAS‘a gönderdiği dilekçede Stanozolol‘un kullandığı protein destek maddesinden bulaşmış olabileceğini; vücudunda tespit edilen maddenin yarıştaki performasını arttıracak seviyede olmadığını; kusurunun çok az olduğunu iddia etti.

Özkan, ceza almamak için Uluslararası Olimpiyat Komitesi ile anlaşmaya çalıştı ve bunun için Türkiye Halter Federasyonu hakkında hassas bilgiler vermeyi teklif etti.

CAS hakemi Michael J Beloff, bu iddiaları ciddiye almadı ve Özkan’ın itirazını reddetti.

CAS’ın kararı bugün CAS’ın sitesinde yayınlandı (Alternatif linkhttps://goo.gl/K9hRBW).

SPOR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SORUŞTURMA AÇACAK MI?

CAS‘ın kararı, Türkiye Halter Federasyonu‘nun doping sicili hakkında yeni şüpheler doğurdu.

Özkan, Türkiye Halter Federasyonu‘nun doping politikası ve hatta belki dopingi teşvik eden uygulamaları hakkında bilgi sahibi olmalı. Özkan‘ın IOC‘ye anlaşma teklifinde bulunması ve Halter Federasyonu‘nu gammazlamaya hazır olduğunu bildirmesi Spor Genel Müdürlüğü‘nü (SGM) harekete geçirmeli. SGM, Halter Federasyonu ve federasyon başkanı Tamer Taşpınar hakkında soruşturma açacak mı?

Özkan, CAS‘a başvurusunda, deneyimli antrenörü Talat Ünlü‘ye güvenerek maddeleri aldığını belirtmiş. Özkan, Talat Ünlü yüzünden ceza aldığını ima etmiş. Bu antrenör hakkında soruşturma açılacak mı?

HANGİ SIFIR TOLERANS?

Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, WADA Yürütme Kurulu’na seçildi. Kılıç, WADA toplantısından ve Avrupa Konseyi Spor Bakanları toplantısından sonra verdiği demeçlerde “Dopinge karşı 0 tolerans“ilkesi ışığında hareket ettiklerini iddia etti.

Ne yazık ki bu iddiaya katılamayacağım.

Bakanlığın Aslı Çakır Alptekin Olayı’ndaki tutumu, spor teşkilatının kulağının üzerine yattığını gösteriyor.

  • Bakanlık ve Spor Genel Müdürlüğü 8 yıl hak mahrumiyeti cezası alan Aslı Çakır Alptekin’e hukuka aykırı şekilde verdiği ödülleri geri alamadı.
  • Alptekin‘in ismi Ataköy’deki spor salonundan silinmedi.
  • Alptekin, dopingli şekilde kazandığı başarı sayesinde elde ettiği “öğretmen” statüsünü kaybetmedi.
  • Aslı Çakır Alptekin‘in kulübü Üsküdar Belediyespor yöneticileri, antrenörü, doktoru hakkında soruşturma açılmadı.
  • Aslı Çakır Alptekin‘in IAAF yetkilileri ile yaptığı rüşvet görüşmelerine aracılık yapan iki eski federasyon başkanı tespit edilmedi.
  • Rüşvet görüşmelerinden birine katılan federasyon başkanı Fatih Çintimar hakkında soruşturma açılmadı ve Çintimar‘ın seçimlere girmesine izin verildi.

Aslı Çakır Alptekin‘in yanında birçok elit sporcu doping cezası aldı ama federasyonlar hakkında soruşturma açılmadı. Birkaç antrenöre ceza verilmekle yetinildi. Kaynağa inilmekten imtina edildi. Neden?

Halterci Sibel Özkan ile ilgili CAS kararı, Spor Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu için ihbar niteliğindedir. Eğer Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Spor Genel Müdürlüğü bu işin üzerine gitmezse, suça ortak olacaktır. Kimse kamuoyunu kandırmasın!

TFF Dopingle Mücadele Kurulu’nda Yeni Oluşum, Yanıtlanmayan Sorular

TFF, Dopingle Mücadele Kurulu’nu yeniden oluşturdu.

Hatırlanacağı üzere, TFF Dopingle Mücadele Kurulu, Osmanlıspor ve Beşiktaş’ın kamplarını ziyaret edip futbolculara müsabaka dışı doping kontrolü uygulayınca büyük kaos doğmuştu. Kurul üyeleri istifa etmişler ve TFF aşağıdaki açıklama yayınlamıştı:

TFF Dopingle Mücadele Kurulu tarafından dün Beşiktaş ve Osmanlıspor kulübü futbolcularına yapılan müsabaka dışı doping kontrolleri kamuoyu nezdinde tartışma yaratmıştır. Müsabaka dışı doping kontrolleri bu sene test aşamasında olan bir uygulamadır. Dün kulüplerimize yapılan müsabaka dışı uygulama, Dopingle Mücadele Talimatı’nın 13. Maddesi’ne kişisel bir yorum katılarak yapılmış ve maksadını aşan bir uygulama olmuştur.

Konuyu değerlendiren TFF Dopingle Mücadele Kurulu başkan ve üyeleri istifalarını vermiş ve istifaları TFF Yönetim Kurulu tarafından 14 Mayıs 2016 tarihinde kabul edilmiştir. Dün alınan numuneler tüm dopingle mücadele uygulamalarında olduğu gibi test laboratuvarlarına gönderilmiştir.

Bu açıklamanın ardından, TFF Yönetim Kurulu Üyesi ve Basın Sözcüsü Mete Düren müsabaka dışı doping kontrolü  uygulamasının EURO 2016 ile başlayacağını, müsabaka dışı doping kontrollerinin test aşamasında olduğunu belirtmiş ve “Bizim doping kurulu önce Osmanlıspor’un antrenmanına gitmiş. ‘Osmanlı’ya yaptık, Beşiktaş’a da gidelim’ demişler. Bunlar neye istinaden Osmanlıspor ve Beşiktaş’a gittiler ortada bir şikayet mi var bulgu mu var? Biz bunu önce Almanlar’ın, Mario Gomez için geldiğini düşündük ancak bizim ekibimiz olduğunu öğrenince şaşırdık. Bu durum ‘Biz hata yaptık’ demekle olacak iş değil. Biz de doping kurulunu lağv ettik. Yerine yeni bir kurul atayacağız.” ifadelerini kullanmıştı.

Mete Düren‘in müsabaka dışı kontrol uygulaması ile ilgili gerçeğe aykırı açıklamalarını bir kenara koyalım.

TFF’nin resmi sitesinde kurul üyelerinin istifa ettikleri açıklandı ama Mete Düren, TFF’nin kurulu lağvettiğini belirtti. Kim doğruyu söyledi? (Olayla ilgili diğer sorular için bkz. https://goo.gl/GLOQDM

Olayın üzerinden yaklaşık üç hafta geçtikten sonra kurul tekrar oluşturuldu.

TFF’nin kurulla ilgili açıklaması şöyle:

TFF Dopingle Mücadele Kurulu 14 Mayıs 2016 tarihinde verilen istifaların ardından yeniden oluşturuldu ve yeni kurul TFF Yönetim Kurulu tarafından onaylanarak göreve başladı. Üye sayısı 4’e düşürülen kurula Prof. Dr. Ömer Taşer başkanlık yapmaya devam edecek.

TFF Dopingle Mücadele Kurulu

Başkan
Prof. Dr. Ömer TAŞER

Üyeler
Prof. Dr. Ahmet ARAMAN
Prof. Dr. Aydın BARLAS
Prof. Dr. Nezih HEKİM
Prof. Dr. Gökhan METİN

Bu açıklamaya göre, kurul hukuka aykırı şekilde oluşturulmuş.

TFF yönetim kurulu, talimata aykırı hareket etmiş. Yönetim kurulu, Dopingle Mücadele Kurulu’nun üye sayısını 4’e düşüremez. Daha doğrusu, talimat değiştirilmeden kurulun üyesi sayısı indirilemez. TFF Dopingle Mücadele Talimatı’na göre, Kurul 1 (bir) başkan ve (10) on asil üyeden oluşuyor. Talimat değiştirilmeden üye sayısı nasıl indirilebilir?

Üstelik üye sayısı 4’e düşürülmedi. 5’e düşürüldü. Bu kurul, başkan dahil 11 üyeden oluşuyor. Başkan da kurulun üyesidir.

TFF, kurulun üye sayısını indirme gerekçesini açıklayacak mı? Neden üye sayısı azaltıldı?

Kurul’un yeni atanan üyeleri de ilginç. İstifa eden kurulun 5 üyesi tekrar atanmış.

TFF’nin iddiası ciddiye alınırsa, maksadını aşan uygulamaya imza atan Kurul Başkanı ve 4 üye tekrar Kurul’a dahil edilmiş.

Yukarıda anlatılanlar ışığında, bazı sorulara yanıt verilmesi gerekir:

  • TFF Dopingle Mücadele Kurulu, hukuka aykırı uygulama yapmış ve TFF tarafından lağvedilmiş ise, neden lağvedilen kurulun 5 üyesi tekrar kurula atandı?
  • TFF Dopingle Mücadele Kurulu istifa etmiş ise, istifa eden üyelerin kurula geri alınmalarının sebebi nedir? Bu üyelere nasıl güvenilebilir?
  • TFF Dopingle Mücadele Kurulu’nda sözde hukuka aykırı uygulamaya imza atan üyeler kimlerdi?  Kurul Başkanı Ömer Taşer müsabaka dışı kontrol uygulamasına ilişkin kararın altına imza atmamış mıydı? O kontroller ondan habersiz mi yapıldı? Uygulamadan sorumlu ise, neden geri alındı? Uygulamadan sorumlu değildi ise, neden istifa etti?
  • İstifa eden üyelerden Doç. Dr. Erdal Cevher, Dr. Eren Eroğlu, Prof. Dr. Sadi Kurdak, Dr. Mesut Nalkaçan, Prof. Dr. Yavuz Yıldız ve Yrd. Doç. Dr. İlker Yücesir‘in kurula geri alınmamasının gerekçesi nedir? Hukuka aykırı (!) uygulamalara bu üyeler mi imza attılar?
  • Ve tekrar soralım: Talimatı değiştirmeden Kurul üyelerinin sayısının düşürülmesinin gerekçesi nedir?

TFF’den Gerçeğe Aykırı Doping Açıklaması ve Doping Kurulu’na Sorular

TFF, Beşiktaş kulübünün futbolcularına müsabaka dışı doping kontrolü yapılmasının ardından bir açıklama yayınladı.

Açıklama aşağıdaki gibidir:

TFF Dopingle Mücadele Kurulu tarafından dün Beşiktaş ve Osmanlıspor kulübü futbolcularına yapılan müsabaka dışı doping kontrolleri kamuoyu nezdinde tartışma yaratmıştır. Müsabaka dışı doping kontrolleri bu sene test aşamasında olan bir uygulamadır. Dün kulüplerimize yapılan müsabaka dışı uygulama, Dopingle Mücadele Talimatı’nın 13. Maddesi’ne kişisel bir yorum katılarak yapılmış ve maksadını aşan bir uygulama olmuştur.

Konuyu değerlendiren TFF Dopingle Mücadele Kurulu başkan ve üyeleri istifalarını vermiş ve istifaları TFF Yönetim Kurulu tarafından 14 Mayıs 2016 tarihinde kabul edilmiştir. Dün alınan numuneler tüm dopingle mücadele uygulamalarında olduğu gibi test laboratuvarlarına gönderilmiştir.

TFF’nin basın sözcüsü Mete Düren ise, müsabaka dışı doping kontrolü uygulamasının UEFA tarafından getirildiğini, uygulamanın EURO 2016’da başlayacağını açıklamış.

Yukarıdaki açıklamalar gerçeğe ve mevzuata aykırı.

MÜSABAKA DIŞI DOPİNG KONTROLÜ UYGULAMASI TEST AŞAMASINDA DEĞİL. BUGÜNE KADAR UYGULANMAMIŞ.

Müsabaka dışı doping kontrolünün UEFA ile ilgisi yok. Üstelik UEFA, doping dışı doping kontrollerine EURO 2016’da başlamayacak. UEFA, uzun yıllardan beri müsabaka dışı doping kontrolleri yapıyor. UEFA, EURO 2000’den beri müsabaka dışı kontroller uyguluyor.

TFF’nin müsabaka dışı doping kontrolü yapma görev ve yetkisi FIFA mevzuatına dayanıyor.

TFF, Dopingle Mücadele Talimatı’nın yanında FIFA Dopingle Mücadele Talimatı’nın da geçerli olacağını öngörmüş. İki metin arasında herhangi  bir çelişki bulunması durumunda cezai hükümler de dahil olmak üzere 01 Ocak 2015 tarihinde yürürlüğe giren FIFA Dopingle Mücadele Talimatı ve eklerine ilişkin hükümlerin geçerli olacağını belirtmiş.

FIFA Dopingle Mücadele Talimatı’na uygun olması gereken TFF Dopingle Mücadele Talimatı’nda öngörülen herhangi bir uygulamanın “test aşamasında olduğu” ileri sürülemez. Talimatlar aynen uygulanmalıdır.

UYGULAMA TEST AŞAMASINDA DEĞİL. MÜSABAKA DIŞI DOPİNG KONTROLLERİ YAPILABİLİR.

Müsabaka dışı doping kontrolü, TFF Futbolda Dopingle Mücadele Talimatı’nda öngörülüyor.

Talimat’ta “uygulamanın test aşamasında olduğuna” dair bir açıklama yer almıyor.

TFF Dopingle Mücadele Talimatı’na göre, “futbolcunun, müsabaka dışında yasak olan bir Yasaklı Maddeyi veya bir Yasaklı Yöntemi müsabaka dışındaki dönemde bulundurması” doping kuralı ihlali olarak düzenlenmiş (md. 5.6).

TFF Dopingle Mücadele Kurulu’nun müsabaka dışı kontrollerle ilgili yetkisi aşağıdaki gibidir (md. 9):

– Müsabaka dışı dönemde  doping  kontrolü için örnek alım esaslarını ve yöntemlerini belirlemek (md. 9.4);

– Müsabaka dışı antrenman döneminde örnek alma takvimini yapmak ve Doping Kontrol Görevlilerini bilgilendirmek ve görevlendirmek (md. 9.9);

– TFFden   lisans   alan futbolculara  yönelik  olarak  yeterli sayıda Müsabaka Dışı Doping Kontrollerini planlamak ve uygulamak;

– Müsabaka dışı doping kontrollerini yapacak Doping Kontrol Görevlisi’ni görevlendirmek,

Talimat’ta doping kontrollerinin müsabaka dışı dönemde de yapılabileceği açıkça öngörülmüş (md. 11) ve müsabaka dışı doping kontrollerinin nasıl yapılacağı hakkında kapsamlı düzenleme getirilmiş (md. 13).

Müsabaka dışı kontrolun gereği gibi yapılabilmesi için “Futbolcunun Nerede Olduğu Bilgisi”nin TFF’ye bildirilmesi gerekiyor (md. 12).

MÜSABAKA DIŞI KONTROL HABER VERİLMEKSİZİN YAPILIR

Talimat’ta İstisnai  durumlar  dışında,  bütün  Müsabaka  Dışı  Doping  Kontrollerinin önceden  haber verilmeksizin yapılacağı öngörülmüş (md. 11.1.2).

Bu kontrollerin önceden haber verilerek yapılması saçma olurdu. Federasyon ve kulüpler sporcuları saklayabilir yahut başka önlemler alabilirler.

NEDEN KURUL ÜYELERİ İSTİFA ETTİLER?

Eğer TFF’nin iddiası doğru ise, Kurul üyeleri, görevlerini kötüye kullandıkları için, yargılanmalıdırlar.

Kanımca, Kurul mevzuatı doğru yorumlayıp hareket etti.Mevzuat incelendiğinde, TFF Dopingle Mücadele Kurulu’nun hukuka uygun hareket ettiği sonucuna ulaşılıyor. O zaman neden Kurul üyeleri istifa ettiler?

İstifa eden kurul üyelerinin isimlerine baktığımızda, her birinin birbirinden değerli akademisyenler olduklarını görüyoruz. Bütün kurul, TFF’nin iddialarını sineye çekip istifa ettiğine göre, Kurul’a yoğun baskı yapılmış olmalı.

TFF DOPİNG KURULU’NA SORULAR

Bu skandalı olay temelli incelersek, Kurul’a haksızlık edilmiş. Kurul, mevzuatı uygulamış ve testleri yaptırmış. Ancak sistem açısından değerlendirme yapılırsa, Kurul’un pek masum olmadığı iddia edilebilir.

İstifa eden Kurul üyeleri aşağıdaki soruların yanıtları yanıtlamalıdır:

1) Bugüne kadar yapılan müsabaka dışı kontrollerin sayısı nedir? Kaç kulüp ziyaret edildi? Kaç futbolcuya müsabaka dışı doping testi uygulandı?

2) Sadece Beşiktaş ve Osmanlıspor futbolcularına müsabaka dışı doping kontrolleri uygulandı ise, bugüne kadar hiçbir futbolcuya müsabaka dışı doping kontrolü uygulanmamasının gerekçesi nedir?

3) Neden bu hafta sadece Beşiktaş ve Osmanlıspor futbolcularına doping testi yapıldı? Beşiktaş ile şampiyonluk yarışında olan Fenerbahçe’ye ve onun rakibi Gençlerbirliği’ne müsabaka dışı doping kontollerinin uygulanmamasının gerekçesi nedir?

4) Küme düşme potasında olan Sivasspor, Eskişehirspor, Gaziantepspor, Kayserispor ve Çaykur Rizespor kulüplerine müsabaka dışı doping testi yapıldı mı? Bu takımlar genelde karşı karşıya oynayacaklar. Bu hafta pota dışındaki kulüplerden Medipol Başakşehir, Eskişehirspor ile oynayacak. Başakşehir’in futbolcularına müsabaka dışı doping kontrolü uygulandı mı?

5) Beşiktaş ve Osmanlıspor futbolcularına müsabaka dışı doping kontrolü uygulanması kararında kimin payı var? Kim önerdi? Kim talimat verdi? Talimat federasyon içinden mi yoksa federasyon dışından mı geldi?

6) Neden istifa ettiniz?

Türk Sporu Meldonium’a Hazır mı?

Birkaç hafta önce Rus tenisçi Maria Sharapova, basın toplantısı ile doping ihlali yaptığını açıkladı. Sharapova, “Meldonium” sebebiyle doping ihlalini gerçekleştiğini duyurdu.

Okumaya devam et Türk Sporu Meldonium’a Hazır mı?

Rüşvet Ağında Kimi Ararsanız Var

WADA Bağımsız Soruşturma Komisyonu, IAAF bünyesindeki doping ve rüşvet yolsuzluğunu ortaya serdiği raporun ikinci bölümünü dün yayınladı: https://goo.gl/tFsTmW

Raporun “Aslı Çakır Alptekin” ile ilgili bölümü, Türk atletizminin bataklığa saplandığını gösterdi.

Okumaya devam et Rüşvet Ağında Kimi Ararsanız Var

Aslı Çakır Alptekin’in Rüşveti, İstanbul 2020’nin “Kaybedilmesi”

Bugün WADA, Bağımsız Soruşturma Komisyonu atletizmdeki doping ve rüşvet ağı ile ilgili raporunun ikinci bölümünü yayınladı: https://goo.gl/tXyRBd

Rapor, Rusya ağırlıklı olmakla birlikte, Türk atletizmini yakından ilgilendiren bir bölüm de içeriyor. Raporda Aslı Çakır Alptekin ve çevresinin doping sonuçlarının saklanması ve IAAF’nin CAS’a itiraz etmemesi için verdiği rüşvetler anlatılıyor.

Okumaya devam et Aslı Çakır Alptekin’in Rüşveti, İstanbul 2020’nin “Kaybedilmesi”

Almanya’da Doping İhlali Yapanlara Hapis Cezası Verilecek

3d6e1334

Almanya, dopingle mücadelede yeni dönemi başlattı. Doping ihlalleri için hapis cezaları öngören kanun yürürlüğe girdi.

Bu kanuna göre, doping testi pozitif çıkan veya yasaklı maddeleri bulunduran sporculara 3 seneye kadar hapis cezası verilecek.

Sporculara yasak madde temin eden antrenör veya doktorlar ise 10 seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılacaklar.

Kanun metni için bkz. “Gesetz zur Bekämpfung von Doping im Sport

WADA 2016 Yasaklılar Listesi Yürürlüğe Girdi. Türk Makamlarından Açıklama Yok.

wada-2016-prohibited-list-en-232x300WADA 2016 Yasaklılar Listesi, 1 Ocak 2016’da yürürlüğe girdi.

Yasaklılar Listesi, Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu (TDMK) bu listeyi tercüme etti ve TMOK’un Internet sitesinde yayınladı.

Türk federasyonları bu listeyi sitelerine link olarak koydu ama camialarını bilgilendirecek manşetler atmadı. Konuyla ilgilenenler dışında kimse o listenin varlığından haberdar edilmedi.

Okumaya devam et WADA 2016 Yasaklılar Listesi Yürürlüğe Girdi. Türk Makamlarından Açıklama Yok.

Aslı Çakır Alptekin’den Hangi İmtiyazlar Geri Alındı?

Medyada çıkan haberlere göre, doping sebebiyle 8 yıl hak mahrumiyeti alan Aslı Çakır Alptekin, ödül olarak verilen paranın tamamını harcadığını, geri veremeyeceğini açıklamış.

Alptekin gerçekten paranın tamamını harcadı mı? Nasıl harcadı? Harcamaların belgeleri var mı? Devlet bu harcamaları soruşturacak mı?

Haberi okuyunca, Alptekin’e dışarıdan akıl verildiğini düşündüm. Bu aklı sözde takip yapan Spor Genel Müdürlüğü mü, yoksa Alptekin‘in avukatı ya da muhasebecisi mi verdi bilemem.

Okumaya devam et Aslı Çakır Alptekin’den Hangi İmtiyazlar Geri Alındı?

İHAM, “Spor ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi” başlıklı Bilgi Formu’nu Yayınladı

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) yavaş yavaş sporla ilgili insan hakları ihlali iddialarını incelemeye ve bu konuda karar vermeye başladı.

Geçtiğimiz hafta İHAM, sporla ilgili kararları ve derdest başvurular ile ilgili bilgi notu yayınladı: http://www.echr.coe.int/Documents/FS_Sport_ENG.pdf

Okumaya devam et İHAM, “Spor ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi” başlıklı Bilgi Formu’nu Yayınladı

Türkiye Basketbol Federasyonu Dopingle Mücadele Yönergesi’ni Yayınladı

Türkiye Basketbol Federasyonu, Dopingle Mücadele Yönergesi’ni 30 Aralık 2015 tarihinde duyurarak yürürlüğe koydu.

30 Aralık 2015 tarihinden itibaren geçerli olan yönerge, Türkiye Basketbol Federasyonu ve Spor Genel Müdürlüğü internet sayfalarında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Dopingle Mücadele Yönergesi’ne ulaşmak için bkz. http://goo.gl/gVms35

Yönerge’nin SGM’nin sitesindeki versiyonu için bkz. https://goo.gl/LGOaE7

Atletizm Federasyonu’nun Yeni Disiplin Talimatı Yürürlüğe Girdi

Türkiye Atletizm Federasyonu‘nun yeni Disiplin Talimatı, 23.12.2015 tarihinde Spor Genel Müdürlüğü’nün sitesinde yayınlanarak yürürlüğe girdi.

TAF’nin sitesinde yayınlanan metinhttp://www.taf.org.tr/wp-content/uploads/2013/12/Disiplin_talimati_23.12.2015.pdf

Okumaya devam et Atletizm Federasyonu’nun Yeni Disiplin Talimatı Yürürlüğe Girdi

WADA, 2016 Yılı Uzman Grupları Listesini Yayınladı

WADA, 2016 yılı Uzman Grupları Listesi’ni yayınladı: https://wada-main-prod.s3.amazonaws.com/resources/files/wada-expert-groups-2016_en.pdf

Ne yazık ki WADA uzman gruplarında Türk uzmanlar yer almıyor.

IAAF, Doping Cezalısı Sporcuların Listesini Güncelledi

IAAF, doping ihlali sebebiyle ceza alan atletlerin listesini güncelledi.

Liste için bkz. http://goo.gl/R2wgj7

Listede  16 Türk atlet bulunuyor:

Okumaya devam et IAAF, Doping Cezalısı Sporcuların Listesini Güncelledi

WADA’nın 2016 Yılı Komiteleri Belirlendi

WADA’nın 2016 yılında faaliyet gösterecek komiteleri belirlendi. Komitelerin üyeleri WADA’nın sitesinde açıklandı.

WADA bünyesinde Sporcu Komitesi, Eğitim Komitesi, Finans ve Yönetim Komitesi, Sağlık, Medikal ve Araştırma Komitesi olmak üzere dört komite faaliyet gösterecek.

Ne yazık ki bu komitelerde Türk üye bulunmuyor.

IAAF Soruşturması Türkiye’ye Sıçrayacak

IAAF eski başkanı Lamine Diack‘ın, oğlu Papa Massata Diack, hukuk danışmanı Habib Cissé ve IAAF’in dopingle mücadele programından sorumlu Doktor Gabriel Dollée ile birlikte doping testi pozitif çıkan atletlere şantaj uyguladıkları iddia ediliyor.

Bu skandal, Türkiye’ye de sıçrayacak. WADA Soruşturma Komisyonu Raporunda Aslı Çakır Alptekin‘in adı geçiyor. Fransa Ulusal Finans Savcılığı’na bağlı müfettişlerin Aslı Çakır Alptekin‘i dinleyecekleri iddia ediliyor.

Okumaya devam et IAAF Soruşturması Türkiye’ye Sıçrayacak

WADA Soruşturma Raporu’nun Özeti

Dün WADA Bağımsız Soruşturma Komisyonu, Rusya’daki devlet destekli sistemli doping skandalını ortaya koydu. Komisyon raporu ve komisyonun basın toplantısı Internet’te yayınlandı.

Komisyon raporundaki tespitler, iddialar sadece Rusya ve Rus atletizmi ile sınırlı. Ruslar dışında sadece Aslı Çakır Alptekin‘in dosyası masaya yatırılmış. Alptekin Dosyası‘nın tekrar açılması gerektiği belirtilmiş.

Raporda özetle, Rusya’da devlet destekli sistematik doping yapıldığı açıklandı. (WADA bugün Moskova laboratuvarının akreditasyonunu kaldırdığını açıkladı.)

WADA soruşturma raporundaki çarpıcı tespitler aşağıda özetlendi. Özet, raporun sistematiği takip edilerek hazırlandı:

Okumaya devam et WADA Soruşturma Raporu’nun Özeti

WADA Bağımsız Soruşturma Komisyonu’nun Basın Toplantısı Yayınlandı

WADA Bağımsız Soruşturma Komisyonu, Cenevre’de basın toplantısı düzenledi ve raporunu sundu.

WADA, basın toplantısını yayınladı.

youtube=http://youtu.be/306v-aDQ4w8

WADA Raporu’nda Türkiye ve Aslı Çakır Alptekin

WADA Bağımsız Soruşturma Kurulu’nun hazırladığı rapor dün açıklandı.

Rapor dünyada büyük yankı uyandırdı. Türk spor medyası ise sadece ajanslardan aldığı haberleri tercüme ederek haber yapmayı tercih etti.

Spor kamuoyu bu raporu Rus atletizmi üzerinden değerlendirmeyi tercih ediyor. Oysa raporda Türk sporu ve özellikle Aslı Çakır Alptekin ile ilgili çarpıcı tespitler ve iddialar yer alıyor.

Okumaya devam et WADA Raporu’nda Türkiye ve Aslı Çakır Alptekin

WADA, Rus Atletizminde Yolsuzluk Dosyası’nı Yayınladı

WADA, Alman televizyon kanalı ARD’de yayınlanan belgeselin ardından bağımsız soruşturma komisyonu oluşturmuştu. Bu komisyon özellikle Rusya Milli Olimpiyat Komitesi, Rusya Dopingle Mücadele Ajansı, Rusya Atletizm Federasyonu hakkındaki iddiaları araştırmakla görevlendirilmişti.

Okumaya devam et WADA, Rus Atletizminde Yolsuzluk Dosyası’nı Yayınladı

Fatih Çekirge’den Dopingçiye Destek Yazısı

Hürriyet yazarı Fatih Çekirge, bugünNevin’e destek için var mısınız?başlıklı bir yazı kaleme almış.
 
Çekirge, 3 yıl doping cezası alan Nevin Yanıt‘tan mağdur yaratmaya çalışmış. Yazısından anlaşıldığı kadarıyla, Yanıt, sponsor bulamıyor. Çekirge ise, Yanıt‘ın sponsor bulması için PR çalışmasına destek vermeye çalışıyor.

Okumaya devam et Fatih Çekirge’den Dopingçiye Destek Yazısı

WADA Cezalı Sporcu Destek Personeli Listesi’ni Yayınladı

WADA, sporcu destek personeli sıfatıyla ceza alan isimlerin listesini yayınladı. Bu liste, Dopingle Mücadele Ajansları’nın paylaştığı isimlerden oluşuyor.

Listede 5 Türk yer alıyor:

Okumaya devam et WADA Cezalı Sporcu Destek Personeli Listesi’ni Yayınladı

Atletizm Federasyonu’nun CAS Sessizliği

Aslı Çakır Alptekin‘in 8 yıl men cezası almasının ardından, gözler Türkiye Atletizm Federasyonu‘na (TAF) döndü. Ancak federasyondan çıt çıkmıyor. Federasyon başkanı Ahmet Çıntımar olmak üzere, federasyon yönetim kurulundan açıklama bekledik. Federasyonun Internet sitesinde açıklama yapılması bile yeterli olacaktı. Beklenen açıklama bir türlü yayınlanmadı.

Federasyon, Alptekin ile ilgili kararı duyurmak zorunda olmadığını iddia edebilir. Bu iddia tartışılır.

Ne var ki, CAS kararı sadece Alptekin ile ilgili değil. IAAF hem Alptekin‘e hem de TAF‘ye karşı dava açtı. TAF, davalılardan biriydi. IAAF Alptekin ve TAF ile anlaşma yaptı. TAF, IAAF’in masraflarından sorumlu olmayı kabul etti. TAF, CAS‘ın kararını bu açıdan bile olsa duyurmak zorundaydı.

CAS‘ın Aslı Çakır Alptekin Kararı incelendiğinde, TAF‘nin süreç boyunca ağır kusurunun ve ihmalinin olduğu görülüyor:

Okumaya devam et Atletizm Federasyonu’nun CAS Sessizliği

Aslı Çakır Alptekin’in Açıklaması Hakkında

Aslı Çakır Alptekin, biyolojik pasaport verilerindeki anomali sebebiyle IAAF ile 8 yıl men cezası verilmesi konusunda anlaşmıştı. Anlaşma, CAS kararının parçası haline getirilmiş ve CAS‘ın kararı 18 Ağustos tarihinde yayınlanmıştı.

Alptekin, kararın yayınlanmasından iki gün sonra, 20 Ağustos tarihinde Facebook sayfasında bir açıklama yayınladı.

Bu açıklama kamuoyunda şüpheyle karşılandı. Açıklamadaki tutarsızlıklar dile getirildi. Birçok sitede ve sosyal medyada bu açıklamayla dalga geçildi.

Aşağıda açıklama ile ilgili görüşlerimi paylaşacağım. Okumaya devam et Aslı Çakır Alptekin’in Açıklaması Hakkında

Aslı Çakır Alptekin’den Kamuoyu Açıklaması

IAAF ile anlaşarak doping kuralı ihlali nedeniyle kendisine 8 yıl men cezası verilmesini kabul eden Aslı Çakır Alptekin, bugün Facebook sayfasında açıklama yayınladı.

Açıklama, konu ile bilgisi olanları tatmin etmekten uzak, kendi içinde tutarsız, gerçeğe aykırı iddialar  ve maalesef doping ikrarı içeriyor.

Bu açıklamayı sonra değerlendireceğim.

Açıklama aşağıdaki gibidir:

“Kamuoyunun malumu olduğu üzere, Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği IAAF tarafından aleyhimde CAS Spor Tahkim Mahkemesi nezdinde yapılan suçlamalar sonucunda, geçmiş döneme ilişkin biyolojik pasaportumdaki değerler nedeniyle hakkımda haksız bir ceza uygulamasına gidilmiştir.

Öncelikle belirtmek isterim ki, 2012 Londra Olimpiyat Oyunları esnasında vermiş olduğum doping numuneleri de dahil müsabakalarda ve müsabakalar dışında vermiş olduğum numunelerin hiçbirinde yasaklı bir doping maddesine rastlanılmamıştır.

Biyolojik pasaport programı IAAF tarafından yakın dönemde kullanılmaya başlanılan bir program olup Sporcuların eski tarihlerdeki kan değerlerindeki artış ve düşüşlerden dolayı suçlanmalarına, numunelerinde yapılan testlerde yasaklı bir maddeye rastlanmamasına rağmen bu kan değerlerini açıklayamamaları halinde doping cezası ile karşı karşıya kalmalarına sebebiyet vermektedir.

Benim de karşı karşıya kaldığım bu suçlamalar daha önce Türk ve yabancı birçok sporcu aleyhinde öne sürülmüş olup yıllar öncesindeki kan değerlerine dair açıklama yapma imkanı bulunmayan, bu dönemlere ait elinde normal olarak hiçbir belge ve delil bulunmayan sporcular kolaylıkla cezalandırılmıştır.

CAS tarafından cezalandırılmama neden olan suçlamalar, kamuoyunda belirtildiği gibi 2012 Olimpiyat Oyunlarındaki kan değerlerimle ilgili olmayıp bu tarihler öncesinde 2010 yılındaki kan değerlerimle ilgilidir. Bu nedenle 2012 Londra Olimpiyat Oyunlarında doping yaptığım suçlamaları asılsızdır.

Yıllarca ağır koşullarda antrenman yaparak elde ettiğim başarıların, bilhassa Ülkemizi gururlandıran ve sevindiren 2012 Londra Olimpiyatları Altın Madalyasının elimizde kalmasını herkes gibi bizde istemekteyiz ve bunun için her türlü mücadele’yi verdik ve veriyoruz. Ülkemin ve şahsımın bu şekilde anılmasından dolayı son derece çok üzgünüm. Ancak bir kez daha vurgulamak isterim ki aleyhimde yapılan biyolojik pasaport suçlamalarında yer alan kan değerlerinin tarihleri 2012 Londra Olimpiyatları dönemine ilişkin olmayıp, Olimpiyatlarda ve daha öncesinde vermiş olduğum numunelerde de yasaklı bir maddeye rastlanmamıştır.

Son olarak, halen antrenmanlarıma devam ettiğimi ve bir an önce pistlere dönmek için her türlü hukuki mücadelemizi de devam ettirdiğimi bildirir aynı başarıları Ülkemize tekrar yaşatmak için en yüksek çabayı sarf edeceğimi bildirmek isterim.

Ayrıca Twitter da şahsıma ait hesap aslicakir07 olup bunun haricinde açılan sahte hesaplarda yazılan mesajların dikkate alınmamasını rica ederim.

Bana inanan ve desteğini esirgemeyen yanımda olan herkese çok teşekkür ediyorum.

Saygılarımla.

Aslı Çakır Alptekin”

CAS’ın "Aslı Çakır Alptekin Kararı"nın Sonuçları

CAS, Aslı Çakır Alptekin ile ilgili kararını dün açıkladı. IAAF, Aslı Çakır Alptekin ve Türkiye Atletizm Federasyonu (TAF) bir anlaşmaya vardı ve anlaşma CAS’ın kararı haline geldi.

Kararı önceki yazımda özetlemiştim. Bu yazıda Aslı Çakır Alptekin’in doping cezası almasının sonuçlarına değinmeye çalışacağım. Özellikle kamuoyunda tartışılan iki hususla ilgili görüşlerimi paylaşacağım.

Okumaya devam et CAS’ın "Aslı Çakır Alptekin Kararı"nın Sonuçları