spor hukuku

Rıza Kayaalp Spor Müşavirliğine Atandı

Güreşçi Rıza Kayaalp, spor müşavirliğine atandı. Kayaalp bu statüyü hak ediyor mu?

Bugün Resmî Gazete‘de Cumhurbaşkanı tarafından yapılan bazı atamalar yayımlandı.

Sporla ilgili atamaları paylaşayım.

Gençlik ve Spor Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne Ahmet Can Acaroğlu,

Gençlik ve Spor Bakanlığı Eğitim, Araştırma ve Koordinasyon Genel Müdür Yardımcılığına Ertan Göv,

Gençlik ve Spor Bakanlığında açık bulunan Spor Müşavirliğine Rıza Kayaalp atandı.

Bu atamalar içinde en dikkat çeken, Rıza Kayaalp’in spor müşavirliğine atanması oldu.

Bu atamanın hukuka uygunluğu tartışılır.

İlgili kanunda “spor müşavirlerinin atama, çalıştırılma usul ve esaslarının Cumhurbaşkanı tarafından yönetmelikle düzenleneceği” öngörülmüş.

Cumhurbaşkanı henüz spor müşavirleri hakkında bir yönetmelik yayınlamadı.

Diyelim ki cumhurbaşkanı tarafından düzenleme yapılana kadar konuyla ilgili diğer yönetmelik uygulanacak. Bu ihtimalde dahi faal sporcunun spor müşaviri olarak atanması hukuka aykırı olacağı gibi menfaat çatışması yaratacak.

Sporcuların spor müşaviri olarak atanmalarının yolu 3289 sayılı Kanun ile açıldı.

Son değişiklikler ile, Gençlik ve Spor Bakanının teklifi üzerine Cumhurbaşkanı tarafından sayısı kırkı geçmemek üzere, olimpiyat şampiyonluğu veya olimpik spor dallarından birinde büyükler kategorisinde birden fazla dünya şampiyonluğu kazanan otuz yaşını doldurmuş sporcular, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesi (A) bendinin (2), (3) ve (6) numaralı alt bentlerindeki şartlar hariç diğer şartları taşımak kaydıyla spor müşaviri olarak atanabiliyor. Spor müşavirleri aylık ve özlük hakları bakımından Bakanlık müşavirleri hakkında uygulanan hükümlere tabi oluyorlar. Spor müşavirlerinin atama, çalıştırılma usul ve esaslarının Cumhurbaşkanı tarafından yönetmelikle düzenlenmesi öngörüldü.

Spor müşavirleri, devlet memuru olmalarına rağmen, bunların atanmasında bazı istisnalar öngörülmüş. Devlet Memurları Kanununda memurlar için aranan yaş, eğitim, askerlik şartları spor müşavirleri için aranmıyor.

Devlette “başarılı sporcular eğitim almasalar bile iyi antrenör, spor yöneticisi olur” zihniyeti hakim. Antrenörlük eğitimi almamış, spor yöneticiliği okumamış sporcular kolayca antrenör ve yönetici olarak atanıyorlar.

Spor müşavirliği gibi teknik bilgi, yabancı dil gerektiren bir statü, yöneticilik eğitimi almamış, yöneticilik deneyimi olmayan ve maalesef yabancı dil bilmeyen, araştırma ve raporlamadan anlamayan sporculara veriliyor.

Sporculara verilen spor müşavirliği statüsü verilmesi, yandaş beslemekten başka amaç taşımıyor.

Eğitimi, dili, deneyimi olmayanları müşavirliğe atamak sıkıntılı. Hadi atadılar, bu sporculara ne iş yaptıracaklar?

2001 yılında yürürlüğe giren Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Spor Müşavirleri Atanma ve Çalıştırma Yönetmeliği‘nde spor müşavirlerinin görevleri düzenlenmiş.

Spor müşavirlerinin görev, yetki ve sorumlulukları şunlar:

a) Sporun ve branşının gelişmesi için çalışmalar yapmak, rapor hazırlamak,

b) Sporun genel konularında ve branşı ile ilgili konularda görüş ve önerilerde bulunmak,

c) Branşı ile ilgili federasyonun eğitim çalışmalarını izlemek ve katkıda bulunmak,

d) Sporla ilgili diğer kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapmak,

e) Bakan veya Genel Müdür tarafından verilen diğer görevleri yapmak.

Rıza Kayaalp özelinde, faal sporcu bu görevleri nasıl yerine getirecek?

Faal sporcu antrenmanlara gidip gelirken bu görevleri yerine getirmek için nasıl zaman bulacak?

Faal sporcu, Bakanlıkta nasıl görev yapacak? Bakanlık binasında, görev yerinde nasıl mesai yapacak? Mesai yapacak mı?

Faal sporcu, kendisini de ilgilendiren konularda nasıl objektif olabilecek? Hazırlayacağı raporlar objektif temellere dayanabilecek mi? Sporcunun kendi menfaatleri için yazıp yazmadığını kim nasıl denetleyecek?

Faal sporcu, kendisini yöneten federasyonun faaliyetlerini nasıl izleyip raporlayacak? Federasyon ile sporcular arasında hiyerarşik ilişki vardır. Federasyon, milli sporcuyu istediği zaman kampa çağırabilir, sporcuya talimat verebilir. Faal sporcuya spor müşaviri statüsü verilmesi, sporcu ile federasyon arasındaki ilişkinin temelini bozmaktadır. Sporcular federasyon yönetiminin amiri haline gelmektedir. Spor müşavirliği ciddi menfaat çatışması yaratmaktadır.

Spor müşaviri, sadece kendi branşı ile ilgili çalışmıyor. Diğer kurumlarla da iletişim kuracak ve hatta Bakan ve genel müdürün verdiği diğer işleri yapacak. Faal sporcu, aktif antrenman temposunun yanında bu işleri yapacak zamanı ve gücü nasıl yaratacak?

Aktif sporcuların spor müşaviri olarak atanması doğru değil. Aktif sporu bırakmış, artık federasyonla doğrudan ilişkisi bulunmayan kişiler spor müşaviri olarak atanmalı.

Yukarıda genel ve soyut değerlendirme yaptım.

Rıza Kayaalp’in spor müşavirliğine atanmasını ayrıca değerlendirmek gerekiyor.

Uzun yazmayacağım.

Rıza Kayaalp kendisini anlatıyor.

rıza kayaalp tweet

Bu ırkçı tweet çok tepki toplamıştı. Bakanlık ise ırkçı tutumu görmezden gelmiş ve Kayaalp’e kol kanat germişti. O sene Akdeniz Oyunları açılış töreninde bayrağı Kayaalp’e taşıtmışlardı.

rc4b1za-kayaalp-bayrak-840x420-1

Rıza Kayaalp’e önce bayrak taşıttılar. Şimdi onu spor müşaviri yaptılar.

Yorumunuzu Paylaşın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: