Spor Kulüpleri Kanunu için Tartışılacak Konular

Birkaç haftadan beri “Spor Kulüpleri Kanunu” hazırlığı ile ilgili haberler okuyor, izliyorsunuz.
Futbol kulüplerinin acınacak durumu, futbol ailesindeki mafya yapılanması bu kanunu gerekli kılıyor.
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç da bu kanunun çıkmasını istediğini söylüyor. Ne yazık ki Bakan Kılıç, kanunun hazırlanmasında gerekli siyasi iradeyi gösteremedi. Top artık futbol kulüplerinde. Sorunun kaynağı olan kulüpler, kendileri ile ilgili kanun hazırlayacak.
Türk spor mevzuatı söz konusu olduğunda, TBMM iradesi ortadan kalkıyor. TFF, futbol kulüpleri ne derse o oluyor. Yalanlar resmi belgelere giriyor. TBMM Komisyonu raporlarında bu yalanları sık sık görüyoruz. TBMM ise adeta futbolun noteri gibi işlem yapıyor. Milletvekilleri, önlerine gelen her teklifi ve tasarıyı lehe oyluyor ve kanun haline getiriyorlar.
Spor Kulüpleri Kanunu da aynı şekilde TBMM’de kabul edilecek. Futbolu siyasi ve ekonomik çıkar için kullanan yöneticiler, kendileri için hiçbir yükümlülük ve yaptırım getirmeyecek bir taslak hazırlatacaklar. UEFA ve FIFA yalanları yine kanun gerekçesine eklenecek.
Türk kamuoyu şunu çok iyi bilmeli! FIFA ve UEFA, federasyonların ve kulüplerin denetlenmesine karşı değil. Şike, finansal fair-play konusunda kulüplere yaptırım uygulanmasını destekliyor. UEFA, Avrupa Kupaları için sıkı denetim yapıyor. Futbol camiasının “kulüpleri denetlemek, futbolun özerkliğine aykırı. FIFA ceza verir” sözü ciddiye alınmamalı! Yalan söylüyorlar.
Türkiye’de spor hukuku federasyon ve kulüplere yakın avukatlar tarafından yaratılmaya çalışılıyor. Bu kuruluşların menfaatine göre yorum yapılıyor. Ne yazık ki bu avukatlar dünyada örneği olmayan doktrin de yaratıyorlar. Şike soruşturması sürecinde doktrin uydurma faaliyetlerinin en çarpıcı örneklerini gördük.
Kulüpler, Kulüpler Birliği ve TFF tarafından ileri sürülen görüşlerin kuşkuyla karşılanması gerekir. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğü, Bakanlar Kurulu, TBMM Komisyonları ve TBMM Genel Kurulu futbol camiasından gelen istekleri hemen kabul etmemeli! FIFA ve UEFA’nın görüşü de etkili olmamalı! Bu kuruluşlar futbola müdahale edilmesini istemez.
Hükümet ve TBMM karşılaştırmalı hukuku incelemelidir. Bu inceleme ise futbol camiasının sunacağı raporlarla sınırlı olmamalıdır. Ne yazık ki futbol camiası karşılaştırmalı hukuk çalışmalarında objektif raporlar sunmamakta, işlerine gelen örnekleri ortaya koymaktadır.
Avrupa devletlerinin sporu nasıl düzenlediği araştırılmalıdır. Avrupa’da futbol diğer federasyonlardan ayrı tutulmamaktadır. Tüm federasyonlar aynı mevzuatla yönetilmektedir. Futbol da, en az diğer federasyonlar kadar devlet denetimi altındadır. Bizde olduğu gibi feodal düzen söz konusu değildir. Futbola kapitülasyon verilmemektedir.
Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi’nin spor yönetimi ve özellikle futbola ilişkin onlarca raporu ve tavsiye kararı bulunuyor. TBMM bu raporları incelemelidir.
Spor söz konusu olduğunda, Avrupa’da yeknesak bir uygulama bulunmuyor. Her devlet kendi sistemini uyguluyor. Türkiye, sporda öne çıkmış ülkelerin mevzuatını incelemeli ve mevzuatını ileri devletlerin seviyesine getirmelidir.
Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Spor Genel Müdürlüğü’nün hukukçuları yabancı dile hakimler mi bilmiyorum. Spor Kulüpleri Kanunu taslağını hazırlarken karşılaştırmalı hukuka bakacaklar mı emin değilim. Eğer inceleme yaparlarsa, kanun taslağının gerekçesinde bu çalışma sürecinden bahsetmeli ve değişikliklerin hangi ülkelerin mevzuatı dikkate alınarak getirildiğini açıklamaları gerekir. Açıkçası, kanun taslağının bu kadar kapsamlı bir çalışma ile hazırlanacağına ihtimal vermiyorum.
Bakanlık ve Genel Müdürlük TMOK’tan, üniversitelerden, sivil toplum kuruluşlarından, kulüplerden destek almalı! Bu kuruluşlar kanun hazırlığına dahil edilmeli! Kanun hazırlama süreci şeffaf olmalı!
Avrupa Birliği, bir konuda düzenlemeye gitmeden önce kamuoyundan görüş alır. Görüşlerin hazırlanıp ulaştırılması için Internet sitesinde duyuru yapar. Yeterli süre verir. En sonunda, bu görüşleri toplar ve resmi sitede yayınlar. Herkes bu görüşleri okuyabilir, değerlendirebilir. Görüşler tartışılır. En sonunda mevzuat hazırlanır.
Türk hukuku henüz şeffaflık görmedi. Kanunlar kapalı kapılar ardında hazırlanıyor. Kanun son halini aldıktan, TBMM’ye ulaştıktan sonra görüş göndermenin hiçbir faydası olmuyor.
Kulüpler Kanunu Taslağı özenle hazırlanmalı! Futbol kulüpleri ayrı tutulmamalı! Futbol kulüplerinin ayrı tutulması Anayasa’ya aykırılık teşkil eder. Avrupa’da futbol kulüplerinin ayrı mevzuata tabi olduğu tek bir devlet yoktur. Futbol camiası aksini ispat etmek zorundadır.
Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Spor Genel Müdürlüğü, Türk sporunda kulüplerden kaynaklanan sorunları, Kulüpler Kanunu’nda yer alabilecek konuları üç başlıkta toplayıp belli kuruluşlara gönderdi. Altta detayını paylaşacağım belge Bakanlık ve Genel Müdürlük’ün Internet sitelerinde yayınlanmadı. Kamuoyu bu gelişmeden habersiz.
Şimdilik konu başlıklarını yazacağım. İleride bu başlıklar hakkında görüşlerimi paylaşacağım.
I. GENEL KONULAR
1) Mevcut dernekler yasası yerine yeni bir spor kulüpleri yasasına ihtiyaç olup olmadığı (gerekçesi ile birlikte),
2) Amatör ve profesyonel kulüp faaliyetlerinin yeni bir kanuna ihtiyaç duyulması halinde ayrışması,
3) Amatörlük, gizli profesyonellik (!) ve profesyonelliğin ihtiyaç duyulması halinde yasada tanımlanması ve ayrıştırılması,
4) Spor kulüplerinin statüleri (amatör ve profesyonel faaliyetlerine göre dernek, şirket ve diğer çözümler), faaliyette bulunabilecekleri asgari veya azami branş sayıları,
5) Sportif faaliyetlerdeki hukuki anlaşmazlıkların çözümü için etkin ve federasyonlardan bağımsız bir kurulun kurulması,
6) Kulüplerin il dışına taşınması,
7) Belediyeler ile diğer kamu idarelerinin kulüpleri desteklemesi, belediyelerin profesyonel spor üzerindeki rolü,
8) Sporda kara para aklama ve diğer suçların önlenmesine ilişkin öneriler,
9) Menajerlik sisteminin sorunları,
10) Spor kulüplerinin örgütlenmesi, üyelik sorunları ve kulüp içi demokrasinin işletilmesi,
11) Spor kulüplerinin profesyonel branşlarına ve spor federasyonlarına doğrudan ya da dolaylı devlet yardımı yapılıp yapılamayacağı, yapılacaksa kriterleri.
II. KULÜPLERİN YÖNETİMİ
1) Kulüp yönetim ve diğer kurullarında görev alanların, idari ve sportif ücretli çalışanların görevlerine uygun kriterlerin tartışılması,
2) Kulüplerin idari, sportif ve mali performanslarının denetlenmesi konusundaki görüşler.
III. KULÜPLERİN MALİ YAPILARI İLE İLGİLİ KONULAR
1) Transfer harcamaları için kulüplere tavan kotası konulup konulmayacağı,
2) Kulüplerin borçlanması konusunda sınırlama getirilmesi,
3) Kulüplere “kamu yararına çalışan kulüp” statüsünün tartışılması,
4) Kulüplerin kurduğu halka açık anonim şirketlerde Sermaye Piyasası Kurulu mevzuatının gözetilmesi ve şirket değerleme kriterlerinin tartışılması, şirket paylarının devrinde sınırlama olması,
5) Üçüncü şahısların alacaklarına temlikte sınır getirilmesi,
6) Kulüp ve bağlı şirket yönetim kurulu üyelerinin dönemlerindeki borçlanmadan dolayı müteselsil sorumluluğu,
7) Tüm para hareketlerinin bankalar üzerinden yürütülmesi,
8) Mali denetimlerinin genel kurul ve seçilmiş denetim kurulları yanında, bağımsız denetim firmalarınca ve kurulacak kamu denetim üst kurulunca yapılması,
9) Mali yapıları için kriterler belirlenmesi, uymayanlara yaptırıp gerekip gerekmediği.

Yorumunuzu Paylaşın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s