Bir otelin balo salonunda Eskrim Türkiye Kupası düzenlenebilir mi?

İlk bakışta, “neden olmasın?” diyebiliriz. Balo salonunda, tiyatroda, operada Türkiye Kupası, Türkiye Şampiyonası düzenlenebilir. En azından finaller bir opera salonunun sahnesinde oynatılabilir. İtalya ve Fransa’da bunun örneklerini görüyoruz. Alman Federasyonu da Almanya Şampiyonası’nın finallerini bir kongre salonunda organize ediyor.

Türkiye’de geçen senelerde de otellerin salonlarında şampiyonalar düzenlendi. Üniversiteler arası turnuvalar da otellerde düzenlenebiliyor.

Fiili uygulama bu yönde olsa da mevzuatımız açısından sorun olduğunu kabul etmek gerek.

Geçen hafta Ankara’da düzenlenen Türkiye Kupası’nı Facebook’taki “Eskrimci” sayfasında duyurmuştuk.

Bu duyurunun altına şöyle bir yorum eklendi: “Sporcu sayısı az olan müsabakalara seyircide gelmesin diye yerleşim yerlerine kilometrelerce uzakta müsabakalar yapılıyor herhalde!

Şampiyonadan sonra bir velimiz de şu yorumu paylaştı: “Balo salonuna veliler zor sığdı, seyirciye hiç yer yoktu!

Bu iki yorumu okuyunca Türkiye Eskrim Federasyonu’nun mevzuatı aklıma geldi. Bütün yönetmelikler, talimatları ezbere bilmediğim için tekrar mevzuat sayfasını açtım ve Eskrim Teknik Talimatı’nı okudum.

Ne yazık ki şaşırdım. Yadırgadım.

Velilerin zor yer bulduğu bir Türkiye Şampiyonası…

Şehrin dışında bir otelde, tribün olmadan koskoca Türkiye Kupası düzenleniyor.

Peki mevzuat bu konuda ne diyor?

Eskrim Teknik Talimatı’na göre, müsabakaların düzenlenmesinde belli kriterlerin gözetilmesi gerekiyor.

“Kriter” ve “bunların gözetilmesi”… Federasyonumuza çok yabancı kavramlar bunlar.

Federasyon bizi yanıltmıyor elbette. Her zaman olduğu gibi…

Bu kriterleri tek tek paylaşalım ve her birinin gerçekleşip gerçekleşmediğini inceleyelim.

–  Müsabakanın yapıldığı salon şehir merkezinde olmalı.

Türkiye Şampiyonası’nın yapıldığı salon, şehir merkezine 25 km uzaktaydı. Merkeze 25 kilometre uzaklıktaki bir salonun şehir merkezinde olduğunu iddia edebilir miyiz?

–  Salonda en az 500 kişilik tribün olmalı.

500 kişilik tribün! Sanırım 50 kişiye yetecek yer yoktu o salonda. Tribün olmadan Türkiye Şampiyonası düzenlenmiş.

–  Pistlerin bulunduğu alan separatör ile sınırlandırılmalı. Antrenör ve sporcu oturma yeri oluşturulmalı.

Bu konuda bilgim yok. Ancak fotoğraflardan gördüğüm kadarıyla pistler arasında separatör yoktu.

–  Tüm apereler protokol tribününden izlenecek şekilde kurulmalı.

Seyircileri için tribün yokken, protokol için tribün oluşturuldu mu? Oluşturulduysa, “ye kürküm ye!” denmiş demek ki! Protokolde olunca her şey ayarlanabiliyor.

Son iki kriter gerçekleşmese de olur. Ancak koskoca Türkiye Şampiyonası şehre o kadar uzak bir yerde yapılamaz.

Eskrimi yaymayı düşünenlere soralım: Başkentte bir Türkiye Şampiyonası düzenliyorsunuz. Bunun tanıtımı nasıl yaptınız? Ankara içinden sadece izlemek için kaç vatandaşın geleceğini umdunuz?

Federasyonun en büyük hatası, ilk önce kendisinin uygulamayacağı kurallar yaratması! Laf olsun diye mevzuat hazırlıyorlar. Sonra hemen ardından dolanıyorlar. Kendi kurallarını yok sayıyorlar. Kafalarına göre iş yapıyorlar.

Madem şehir dışındaki bir otelde, tribün olmadan Türkiye Şampiyonası düzenlenebiliyor; açık turnuvalar ve diğer organizasyonların da bu şekilde yapılmasına izin verecek misiniz? Verecekseniz, mevzuatı değiştirecek misiniz? İzin vermeyecekseniz, size ne haltlar karıştırdığınızı sormazlar mı?

İnsanın aklına şu soru takılıyor hemen: Ankara’da o kadar salon varken, neden şehir dışındaki bir otel tercih edildi?

Bu sezonda bu otelin ortalama iş hacmi nedir? Sporcuların hepsi bu otelde mi kaldılar? Öyle bir anlaşma sağlandıysa, otelin bundan menfaati ne oldu? Ölü sezon ise, çok kar elde etmişlerdir.

O zaman diğer soru akla geliyor: Bundan federasyonun veya bir (yahut birkaç) yöneticisinin menfaati oldu mu?

Eğer şehirde salon bulunamadıysa, bundan kim sorumlu? Koskoca Türkiye Şampiyonası’nı bir otel salonunda yapmayı kim akıl etti? Şehir merkezinde salon bulunamadıysa, neden başka bir şehir tercih edilmedi?

Bu şampiyona ile ilgili akıllara gelebilecek çok soru var. Sadece birkaçını paylaştım.

Federasyon, bu talimatları ortadan kaldırsın. Camia ile dalga geçmesin. Hiç olmazsa keyfi yönettikleri imajını silsinler. Uymayacakları mevzuatlarla federasyonculuk oynamasınlar. Birkaç yıldan beri uyguladıkları tek kriteri tek madde olarak yayınlasınlar: Paşa gönlüm nasıl isterse!

Atatürk’ün sporu bunlara emanet! İçinde “Türkiye” geçen bir organizasyona verdikleri değer de bu kadar!

Yorumunuzu Paylaşın

SON YAZILAR